Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    kenz-i mahfi şimdi çevrimiçi Sorumlu
    Sorumlu
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    811
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 125 + 6585


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Kelime Analizi 50: Gölge-Saye-Zıll

    Bu defaki kelime analizimizde günlük hayatımızda çok kullandığımız "gölge" kelimesi ile Farsça "gölge" manasına gelen fakat şuursuzca kullandığımız "saye" kelimesi - kaç kişiye sorduğum halde hiç birisi bu kelimenin manasını söyleyemedi- ile bu kelimelerin Arapça karşılığı olan "zıll" kelimesini işleyeceğiz. Detaylara girsek konu çok uzayacağı için genel hatlarıyla incelemeyi uygun gördüm.

    GÖLGE (Türkçe)
    1. Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık:
    2. Güneş ışınlarından korunacak yer:
    3. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet:
    4. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.
    5. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan: Gölge başkan. Gölge kabine.
    6. Röfle. (Saçın doğal renginden bir ton açık ya da koyu saç tutamı)
    7. mec. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse
    8. mec. Koruma, kayırma himaye manalarında kullanılmaktadır.

    Eski Türkçe'de "kölige" kelimesinden dönüştürülmüştür. Gölgelik için "köliklik" kelimesi kullanılmaktadır. Açık ve zayıf gölge için "köşige", örtü, perde ve gölge için "köşik", örtmek manasında "köşimek", gölgelenmek, gizlenmek manasında "köşinmek" kelimesi kullanılmaktadır. Eski Türkçe'de kullanılan "kuz" kelimesi "güneş görmeyen, gölgeli yer" manasında olup "kuzey" kelimesi bu kökten türetilmiştir. Aynı şekilde "güney" kelimesinin zıddıdır.

    Gölge kelimesi günlük hayatta çok sık kullanılmakla, atasözlerine dahi girmiştir.
    Bunlara misal;
    "Yazın gölge hoş, kışın çuval boş"
    "Ağustosta gölge kovan, zemherirde karın ovar."
    "Giden kağnının gölgesinde oturulmaz"
    "Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar" (Arap Atasözü)
    "Büyük ağaca yaslanan her zaman gölge bulur" (Arnavut Atasözü)

    Gölge kelimesini öyle dar anlamda değil de daha geniş anlamda kullandığımızda karşımıza şu mülahazalar çıkmaktadır.

    Işık kaynağının kesafetine göre gölge, berrak bir görünürlükten belirsiz bir hale kadar değişir. Işığın geliş, derece, alçaklık, yükseklik durumuna göre büyür, küçülür, uzar, kısalır.

    Gölgenin koyuluğu ancak maddenin geçirgenliğiyle doğru orantılıdır. Mekanda yer tutan bazı maddelerin gölgesi olmadığı halde, bazı saydam olarak tabir ettiğimiz maddelerin ise latif bir gölgesi mevcut iken, maddesi kesif olan bir cismin de gölgesi o nisbette kesif olmaktadır. Hava, dünyamızda bir yer kapladığı halde onun gölgesi mevcut değildir. Buhar, cam ve su gibi saydam cisimlerin ise latif birer gölgesi mevcuttur. Taş gibi bir cismin gölgesi ise koyudur. Gölge niçin bu kadar ehemmiyetlidir. Yaşantımızdaki pek çok ehemmiyete sahip şeylerin aslında gölge sayesinde bulunduğunu biliyor muyuz? Mesela zaman kavramı gölge ile alakalıdır. Çünkü saati yani zaman kavramını bulan Mısırlılar, diktikleri bir çubuğun gölge boyundan günün saatini yani zamanını belirlemişlerdir ve saatin ilk örnekleri bu şekilde hesaplanmıştır. Güneş saatinin temel ölçü birimi de zaten gölge boyudur.

    Güneşin hareketiyle gölgenin uzayıp kısalması, zamanla boyut arasındaki bağlantıyı göstermektedir. Güneş saatleri ile zaman ölçümü gölgenin hareketi prensibine göre çalışır. Gölgenin oluşabilmesi için birinci şart, güneşin hareketi yani zamandır. İkinci şart ise üç boyuttan biri olan yükseklik boyutudur, yüksekliği olmayan gölgesi de olmaz yani iki boyutlu bir dünyada gölgeden söz edilemeyecektir. Zaman da bir boyut olduğuna göre, dört boyutlu bir cismin mekanda bulunduğunu gölgesi ispatlamaktadır.

    Gölgenin yoğun olması aynı zamanda bir cismin mekandaki belirginliğinin ölçüsüdür.

    Gölge bir anlamda zıtlıkları da göstermektedir. Karanlıkta gölge olmaz, ancak aydınlıkta gölge olur. Öyle ise aydınlık olan her yerde gölgenin olması kaçınılmazdır. Aslında gölge, aydınlığın en büyük ispatı durumundadır. Gölge olmasaydı, aydınlığı ispat edemezdik. Çünkü her şey zıddıyla bilinir. Karanlık yani gölge olmazsa, aydınlığın kıymeti bilinemezdi, bizce meçhul kalırdı. Eğer gölgenin derinlik oluşturan hassası olmasaydı bir cismin ne kadar uzakta olduğunu veya hangi cismin daha büyük, hangisinin daha küçük olduğunu anlayamayacaktık.

    Gölge aynı zamanda renklerin vücuduna sebeptir. Renk, bir ışık kaynağından gelen ışığın cisme çarpması sonucu, değişik dalga boylarında tekrar yansıması ve gözün bu yansıyan dalga boylarını algılamasıdır. Gölgenin rengi, kokusu, mekanda kapladığı bir yer olmadığı gibi, rüya aleminde gölge olmaz. Madde aleminde, yer kaplayan, kütlesi ve boyutu olan cisimlerde gölge olur.

    Hayatımızda büyük değere sahip olan zaman, renk ve maddenin vücudu ancak gölgenin varlığıyla anlaşılabiliyor.

    Latince'de gölge "umbra"dır. Avrupa dillerinde şemsiye manasında kullanılan "umbrella" kelimesi "gölgelik" demektir.

    Gölge kelimesinin İngilizcesi "shadow", Fransızcası "ombre", İtalyancası "ombra", Arapçası "zıll", Farsçası "saye", Kürtçesi "sîh" kelimeleridir. Günlük hayatta kullandığımız "saye" kelimesi Farsça'da "gölge, himaye, sahip çıkma, koruma" manasına gelip mecazen "ihsan, lütuf" olarak kullanılmaktadır.

    Günlük hayatta çok kullandığımız ve Farsça'da "gölge" manasına gelen "saye" kelimesi mecazen lütuf ve ihsan anlamına gelir. Erbab-ı tasavvuf, başarılı olduğu bir işi anlatırken, kendi varlığını ortadan kaldırmak için, "Rabbimin sayesinde", "sâye-i erenlerde", "pîr sayesinde" gibi ifâdeler kullanırlar. Eskiden "sâye-i şahanede" diye bir kullanım daha vardı ki bu, padişahlara lâyık gölgede, padişahın lütuf ve ihsânıyla anlamında olarak, padişaha yakın kişilere söylenirdi. Gölge, hakikatin gölgesi olarak değerlendirilir ki, bu da, öze göre kışr (kabuk) demektir. Olumlu manaları ifade etmek için "filanın sayesinde" gibi tabirleri kullanıyoruz fakat olumsuzlukları ifade ettiğimizde mesela "Ahmet'in sayesinde otobüse geç kaldım" cümlesinde bizce "saye" kelimesi yanlış kullanılmıştır. Bunun yerine "Ahmet'in yüzünden otobüse geç kaldım" cümlesi kullanılabilir. Fakat bu kelimenin yaygınlığından olsa gerektir ki bazen olumlu yerde kullanmayıp, olumsuz yerde yanlış kullanıyoruz. Birinin gölgesinde, onun yardımı ve çabasıyla olduğunu ifade eden bu kelime olumsuz ifadelerde yanlış kullanılıyor diyebiliriz.

    Arapça'da gölge kelimesinin karşılığı "Zıll" kelimesidir. Zıll kelimesi aynı Farsça'daki gibi"koruma, himaye" manalarına da gelmektedir. Çoğulu "Zılâl" kelimesidir. "Zalîl" kelimesi "gölgeli, gölgede" manasına gelmektedir. "Mizallet" kelimesi ise "şemsiye, abajür" manasına gelmektedir. "Zıll" kelimesi Kur'anî bir kelime olup Kur'anda türevleriyle birlikte 30 defa zikredilmiştir. Arapça'da kullanılan ve "geri dönmek, batıdan doğuya meyletmek" manasına gelen "fey'" kelimesinden türetilen "tefeyyeu" kelimesi "gölgesi düşmek, dönmek, meyl etmek" manasında olup Kur'an'da 1 defa zikredilmiştir. Fey' kelimesinin çoğulu olan "Fuyû'" kelimesi "öğleden sonraki gölge" demektir.

    “Gölge” kelimesi Risale-i Nur’da çoğu yerde “tecelli”, "in'ikas" ve “cilve” yerinde kullanılmıştır. Bunlara misal olarak;
    Onuncu Söz’ün Zeylinde; “…bütün kainatı bir gölgesiyle ışıklandıran ve bir cilvesiyle bütün Dar-ı Ahireti zerratiyle beraber hayatlandıran hayat-ı sermediyyesine şehadet ederler.

    Otuzikinci Söz’ün Üçüncü Mevkıfında; “Hem dünyada yalnız zaif gölgeleri gösterilen Esma, o Cennet’in ayinelerinde en şa’şaalı bir surette gösterilecektir.”

    Yirminci Mektub’un Onbirinci Kelimesi’nde; “…bütün mevcudat-ı dünyeviyedeki hüsün ve cemal, O’nun cilve-i cemalinin ve hüsn-ü esmasının bir nevi gölgesi…”

    Yirmidokuzuncu Mektubun Altıncı Kısmında; “İnsanların teveccühü; o teveccüh-ü rahmetin in’ikası ve gölgesi olmak cihetiyle makbuldür, yoksa arzu edilecek bir şey değildir.”

    “Gölge” kelimesinin en çok geçtiği yer 19.Mektup olan Mucizat-ı Ahmediye Risalesidir. Burada 9 defa zikredilmiş ve hepsinde de ilk manada zikredilmiştir.

    Gölge ancak bir ışık kaynağının vücuduyla olabildiği gibi bütün mevcudat dahi Cenab-ı Hakk’ın varlığıyla vücut bulabiliyor. Buna dair 20. Mektupta; “Evet bir hayat ki, bütün vücud, bütün envârıyla onun gölgesidir” denilmiştir.

    Gölge etmek tabiri bir diğer anlatımla ışığı kesmek yani tesiri azaltmak, karanlık yapmaktır. 26.Mektup’ta; “Ne vakit dellâl ve vekil gölge etse, yani onlara teveccüh edilse, o me'hazdaki kudsiyetin tesiri kaybolur” denilmiştir.

    Gölge kelimesi ile Farsça’da “gölge” manasına gelen “saye” kelimesi aynı cümlede kullanılarak, karşılıklı olarak manaları verilmiştir. Buna misal olarak 29. Mektubun 9. Kısmında; “Tarîkatın gaye-i maksadı, marifet ve inkişaf-ı hakaik-i imaniye olarak, Mi'rac-ı Ahmedî'nin (A.S.M.) gölgesinde ve sayesi altında kalb ayağıyla bir seyr ü sülûk-u ruhanî neticesinde…” denilmiştir. Yine aynı Risalede; “her bir makamın çok zılleri ve gölgeleri var” cümlesinde “gölge” ve “zıll” kelimeleri aynı cümlede zikredilmiştir. “

    “Saye” kelimesini günlük hayatta çok kullandığımız halde kelime manasını neredeyse bilmiyoruz diyebilirim. Şuursuzca fakat çok güzel manalı kullandığımız bir kelimedir.

    Risale-i Nur’da kullanılan kelimelere baktığımızda bir kelimenin ifade ettiği başka manalar yine o metin içinde zikredilmiştir. Bu ise edebiyatın fevkalade bir kaidesidir. Buna dair Risalelerde binlerce misal mevcuttur. “Saye”kelimesiyle alakalı olarak Mesnevi-i Nuriye’de; “Evet cismine verilen hayat sayesinde, geniş duyguların ile âlem-i şehadet üzerinde cevelan etmekle filcümle cüz'iyet kaydından kurtulmuşsun. Ve keza insaniyet i'tasıyla bilkuvve "küll" hükmündesin. Ve keza iman ve İslâmiyet ihsanıyla bilkuvve "küllî" olmussun. Ve keza marifet ve muhabbetin in'amıyla muhit bir nur olmuşsun” cümlelerinde “saye” ve “ihsan” kelimeleri kullanılmakla “saye”nin bir manası olan “ihsan” zikredilmiştir.

    Risale-i Nur'da "gölge, "saye" ve "zıll" kelimeleri;

    Sözler: 30 - 3 - 10
    Mektubat: 34 - 2 - 6
    Lem'alar: 14 - 3 - 1
    Şualar: 18 - 4 - 0
    Mesnevi-i Nuriye; 10 - 18 - 6
    İşarat'ül İ'caz: 2 - 15 - 0
    Barla Lahikası: 1 - 13 - 1
    Kastamonu Lahikası: 2 - 2 - 0
    Emirdağ Lahikası: 0 - 5 - 0
    Sikke-i Tasdik-i Gaybi: 1 - 4 - 0
    Tarihçe-i Hayatı: 7 - 15 - 0
    Asa-yı Musa-12 - 2 - 0
    TOPLAM:131 - 86 - 24

    Ebced Değerlerine baktığımızda;
    Gölge = 81
    Saye = 76
    Zıll = 960

    Benzer Konular
    Kelime Analizi 72: Sofra
    Kelime Analizi 72: Sofra SOFRA (Arapça) Günlük hayatımızda çok kullandığımız bu kelime; 1. isim Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu 2. Birlikte yemek yiyenlerin tümü 3. Genellikle tekerlek biçiminde, üzerinde yemek
    Kelime Analizi 71: Antika
    Kelime Analizi 71: Antika ANTİKA (İtalyanca) 1. (sıfat) Tarihsel bir döneme ait olan 2. (tarih) Antik 3. (isim) Eski çağlardan kalma eser 4. isim Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dik
    Kelime Analizi 70: Nefer
    Kelime Analizi 70: Nefer NEFER (نفر)(Arapça) Bir kişi, tek kişi, asker, er (Bazılarınca insan cemaati, üç ile on arasında bir sayıya sahip olan küçük topluluk) manalarına gelmektedir. “Nefer” (نف&#
    Kelime Analizi 69: Ezber
    Kelime Analizi 69: Ezber EZBER (Farsça) Bir metni veya bir sözü tekrarlayacak şekilde akılda tutma manasına gelmektedir. Farsça “ez” (-den, -dan” ve “ber” (göğüs) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir.
    Kelime Analizi 55: Muaraza
    Kelime Analizi 55: Muaraza MUARAZA: Bir şeyden yan verip sapmak. Biri ile yarışmak, birbirine karşı gelmek, sözle karşılıklı mücadele, söz mücadelesi manalarına gelmektedir. Muaraza-i bil-huruf: Söz, yazı veya fikir ile birisine karşı gelmek,
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Ziyaretçi Guest


    Cevap: Kelime Analizi 50: Gölge-Saye-Zıll

    saye kelimesini bu kadar şuursuzca kullandığımın farkına, sayenizde vardım. Dua ve muhabbetle...
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    kenz-i mahfi şimdi çevrimiçi Sorumlu
    Sorumlu
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    811
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 125 + 6585


    Cevap: Kelime Analizi 50: Gölge-Saye-Zıll

    Alıntı Ziyaretçi Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    saye kelimesini bu kadar şuursuzca kullandığımın farkına, sayenizde vardım. Dua ve muhabbetle...
    Evet kardeşim, biz de aynen sizin gibi şuursuzca kullanıyorduk ki, kelimenin ne manaya geldiğini öğrenmekle bahtiyar olduk.
    Bir kardeşimiz tarikatlar bahsinde geçen "sayesi altında" ibaresini biraz garip bulduğunu söylemişti. Evet doğrudur çünkü saye kelimesi hem gölge, hem de himaye ve koruma anlamına geliyor. Bu bakımdan bu bahiste gayet şuurkarane kullanılmıştır diyebiliriz. Zaten risalelerin umumundu şuurlu olarak kullanılmıştır.
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222