TEBLİĞ (Arapça) Taşımak, götürmek, bildirmek, eriştirmek.manalarına geliyor.
"Tebliğ" kelimesi "Beleğa" fiilinden türetilen tef'il babında bir mastardır. Çoğulu "tebligat"tır.

Tebliğ-i Şeriat: Peygamberlere mahsus 5 vasıftan biri olan Allah'tan (CC) aldıkları emir ve kanunları insanlara aynen bildirmektir.

Mübelliğ: Tebliğ eden, bildiren, duyuran

Tebellüğ: Anlayıp alma, yetişme, erişme, tebliği kabul etme.

Büluğ: Ulaşma, erme.manasında kişiye dini hükümlerin farz olduğu yaşa ermesi manasındadır.

Tebliğin manası bir şeyi muhatabına bildirmektir. İslam Hukukun'da tebliğ, Allah'ın (CC) var ve bir olduğunu, O'ndan başka ilah ve Rab olmadığını, Hazret-i Muhammed'in (ASM) O'nun resulü olduğunu, Allah'ın kitabını muhataba bildirmektir.

Tebliğde İslam'ı hiç duymamış bir kişiye bir kere yapılması farzdır. Tebliği yapmak her halukarda vaciptir. Tebliğ hususunda gözden kaçırılmaması gereken husus ise tebliğ ile davet arasında bir öncelik ve sonralık olmasıdır. Istılahi manadaki tebliğde bir kere yapıldıktan sonra, tebliğ vazifesi bitmiş artık bundan sonra davet vazifesi başlamıştır. Yani ilk tebliğden sonra yapılan duyurmalar davettir. Mesela: Peygamberimiz (ASM)'in Ebu Cehil'e İslam'ı ilk defa bildirmesi tebliğ, bundan sonraki bildirmeleri ise davet olarak kabul edilir.

Onun için biz genellikle tebliğ kelimesini İslam'ı ilk defa duyanlar için kullanıyoruz. Yoksa İslam'ı bilenler içinde İslam'ı anlatmaya ve Hakk'a çağırmaya "davet" denilir.

Tebliğ kelimesinin davet kelimesine göre daha geniş bir manası vardır. Tebliğ kelimesinde İslam'ı hiç duymamış olanlara en az bir defa duyurmaktır. Davet kelimesi İslam'ı duymuş olanlara ilahi hakikatleri ilan etmektir.

Tebliğde en mühim olan şey "Lailaheillallah Muhammedun Rasulullah" hakikatini duyurmaktır. Eğer bu hakikat duyurulmamış yani tebliğ yapılmamış ise, davet zaten yapılamaz. Tebliğ edilen şeyin içeriğini insanlara duyurmak daveti ifade eder. Tebliğ bir defa yapıldığı halde, davet pek çok defa yapılabilir.

Maide Süresi 99.ayette: "Peygamberlere düşen ancak tebliğ yapmaktır" buyurulmuştur.

Kur'an-ı Kerim'de "tebliğ" tabiriyle alakalı olarak geçen kelimeler şunlardır:
"belağ" Al-i İmran 20, Maide 92-99, Ra'd 40, Nahl 35-82, Ankebut 18, Yasin 17, Şura 48, Ahkaf 35, Teğabun 12,
"belleğte" Maide 67,
"übelliğukum" A'raf 62-68-79-93, Ahkaf 23
"ebleğtukum" Hud 57,
"yübelliğune" Ahzab 39
"beleğan" Cin 23
"ebleğu" Cin 28
olmak üzere toplam 21 yerde geçmektedir. Diğer ifadeler "yebluğa" kelimesi gibi "yetişmek, erişmek" manalarında kullanılmıştır.

Risale-i Nur'da "tebliğ" kelimesi ile kurulan terkipler şunlardır:
Vazife-i tebliğ, tebliğ-i risalet, tebliğ-i ubudiyet, emanet-i tebliğ, tebliğ-i umur, makam-ı tebliğ, tebligat-ı Ahmediye, mübelliğ-i marziyat, mübelliğ-i Kur'an, nida-i beliğ,

"tebliğ" kelimesinin Ebced Değeri: 1442'dir.

Risale-i Nur Külliyatı'nda "tebliğ", "tebligat" ve "mübelliğ" kelimelerinin geçme oranları şöyledir.

tebliğ tebligat mübelliğ
Sözler 12 4 5
Mektubat 13 1 3
Lem'alar 7 - 3
Şualar 10 - -
Mesnevi-i Nuriye 10 1 -
İşarat-ül İ'caz 13 1 -
Asa-yı Musa 8 - -
Barla Lahikası 14 2 4
Kastamonu Lahikası 8 -
Emirdağ Lahikası 13 - 1
Sikke-i Tasdik-i Gaybi 2 - 2
Tarihçe-i Hayatı 20 - 2
TOPLAM 130 9 20