Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Lahika Analizi 69: Kastamonu Lahikası 65.sayfadan başlayan mektup

    Bugünlerde Tefsir'in ve Onuncu Söz'ün tevafukatına baktım. Kendi kendime dedim ki: Bu ziyade tafsilât israftır, ehemmiyetli mes'elelere çoktur, vakit zayi' olmasın. Birden ihtar edildi ki: O tevafuk altında çok ehemmiyetli bir mes'ele vardır. Hem madem tevafukta bir inayet-i hassa ve iltifat-ı Rahmanî Risale-i Nur'a karşı tezahür etmiş. O iltifaka karşı hiss-i şükran ve memnuniyet ve müteşekkirane sevinç ne kadar ifratkarane de olsa israf olmaz. Bu ihtar mücmelini iki cihetle izah edeceğim:

    Birincisi: Her şeyde -ne kadar cüz'i de olsa- bir kasd ve iradenin cilvesi bulunmasıdır; tesadüf, hakiki olarak olmamasıdır. Evet kesretin en çok dağınık ve en ziyade tesadüfe verilen, kelimattaki hurufatın vaziyetleridir. Hususan kitabette, madem hiç münasebeti olmayan ve ihtiyar-ı beşerî karışmayan hurufatın vaziyetlerinde bir tenasüb, bir nizam bulunuyor; elbette bir irade-i gaybî tahtında vaziyetler veriliyor. Hiç bir şey daire-i ilim ve kudretinden hariç olmadığı gibi, daire-i irade ve meşietinden dahi hariç değildir ki: böyle cüz'i ve dağınık şeylerde dahi bir tenasüb gözetiliyor ve tanzim ediliyor. Ve o tanzim içinde ve irade-i âmme cilvesinde, bir inayet-i hassa suretinde, Risale-i Nur'a bir imtiyaz nev'inde, hususî bir teveccüh ve iltifat görülmüş. Ben bu derin mes'eleyi görmek için, İşarat-ül İ'caz tefsirinin tevafukatına dikkat ettim; kat'i bir kanaat ile o sırrı bildim ve hissettim.

    İkinci cihet: Nasılki çok mübarek ve kudsi büyük bir zât, gayet fakir ve muhtaç bir adama, ümid edilmediği bir tarzda, iltifatkârane, bir kabda bazı kağıtlara sarılı bir hediye ihsan etse; elbette o bîçare adam, o pek büyük zâta karşı, hediyenin binler mislinden fazla teşekkür etmek ister. Ve bin o hediye kadar kıymetli bulunan, o hediye ile gösterilen iltifatına karşı, ne kadar teşekkürde israf ve ifrat etse de makbuldür. Ve o çok mübarek zâtın o hediyesine sardığı kağıtları da teberrük deyip şeker gibi yese, hatta o hediye içindeki cevizlerin sert kabuklarını da teberrük diye ekmek gibi yutsa ve o hediyenin kabını mübarek bir kitap gibi öpse ve başında koysa, israf olmadığı gibi; aynen öyle de; Risale-i Nur yüzünde irade-i âmme, inayet-i hassa iltifatını tevafuk zarfıyla ihsan edilmiş. Elbette tevafuka dair tafsilât, tasvirat fiilî teşekküratın bir nev'idir ve sevincin ve minneddarlığın heyecanlı tereşşuhatıdır. Kusura bakılmaz. Evet böyle bir zâtın iltifatını gösteren maddî kırk para ihsanına karşı kırk bin teşekkür edilse israf değil.

    Benzer Konular
    Lahika Analizi 68: Kastamonu Lahikası 64.sayfadan başlayan mektup
    Lahika Analizi 68: Kastamonu Lahikası 64.sayfadan başlayan mektup Bismihi Sübhanehu Aziz kardeşlerim! Âhirzamana işaret eden hadîsin âhirinde "Meselen kelimeten tayyibeten keşeceratin tayyibe"âyetine dair iki dakika içinde ve hadîsin işaretini tashih ânında âni olarak mücm
    Lahika Analizi 62 Kastamonu Lahikası 36. Mektup
    Lahika Analizi 62 Kastamonu Lahikası 36. Mektup Ahmed Nazif'in bir parça mektubundandır. Maddî ve mânevî borcumuz olan hizmetleri ifâdan kendimizi çekmek, hissizlik ve bîgânelik fıtratımızda ve yaratılışımızda yoktur ki kalalım. Madem Cenab-ı Hâlık-ı Rahîm bizleri
    Lahika Analizi 59. Kastamonu Lahikası 33. Mektup
    Lahika Analizi 59. Kastamonu Lahikası 33. Mektup بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ ž
    Lahika Analizi 54. Kastamonu Lahikası 31.Mektup -
    Lahika Analizi 54. Kastamonu Lahikası 31.Mektup - Lahika derslerimize Kastamonu Lahikası'nda kaldığımız yerden devam edeceğiz inşaallah. Abdullah Ağabeyimiz gücenmez ümit ediyorum. (Ahmed Nazif'in bir fıkrasıdır) Kıymetli Üstadım, Yüksek şahsiyetinizin aczi v
    Lahika Analizi 43: Kastamonu Lahikası 25. Mektup
    Lahika Analizi 43: Kastamonu Lahikası 25. Mektup Bismihi Sübhanehu * Esselamu Aleykum Ey Fedakar Kardeşlerim Sizin ile dört-beş kelime konuşacağım: Birincisi: Bu defaki mektubunuzun verdiği şevk ve sürur ile derim ki: Ben, hizmet-i Kur'aniyedeki tam sadakat ve
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 69: Kastamonu Lahikası 65.sayfadan başlayan mektup

    "Her zaman isabet edene tesadüf denilmez" kaidesine göre, tevafukların bir kast eseri olduğu anlaşılır. Çünkü, bazı şeyler insan aklı ve çalışmasıyla olması mümkün değildir. Bundan da anlaşılır ki, meydana gelen o harikulade işte, gaybi bir el hükmediyor. Bu ise ilahi bir ikram ve bir keramet olarak kabul edilir. Üstad hazretlerinin bu konuda ifadeleri şöyledir: "Tevafuktaki müdahale-i gaybiyeyi bir mektupta size böyle bir temsille beyan etmiştim. Meselâ, benim avucumda nohut, leblebi, üzüm, buğday gibi maddeler bulunsa, ben onları yere atsam, üzüm üzüme, leblebi leblebiye karşı sıralansa, hiç şüphe kalır mı ki, elimden çıktıktan sonra, gaybî bir el müdahale edip sıralamasın? İşte hurufat ve kelimat o maddelerdir; ağzımız o avuçtur."

    19. Mektup olan Mu'cizat-ı Ahmediye (a.s.m.) ile alakalı şu tevafuk tespitleride şayan-ı dikkattir. "Acemi ve tevâfuktan haberi yok ve bize de daha tevâfuk tezâhür etmeden evvel yazdıkları nüshalarda, lâfz-ı "Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm" kelimesi bütün risâlelerde ve lâfz-ı "Kur'ân" beşinci parçasında öyle bir tarzda tevâfuk (Haşiye) etmeleri göründü ki, zerre miktar insafı olan tesadüfe veremez. Kim görmüş ise, katî hükmediyor ki: ‘Bu bir sırr-ı gaybîdir, mu'cizât-ı Ahmediyenin (a.s.m.) bir kerâmetidir.’
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Mesajlar Mesajlar
    735
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 113 + 6465


    Cevap: Lahika Analizi 69: Kastamonu Lahikası 65.sayfadan başlayan mektup

    Onuncu Söz namındaki Haşir Risalesi'nin tevafukatına dair Barla Lahikası 312.sayfada şu ifade vardır.
    "bu sözün latif tevafukat-ı harfiyesindendir ki, (mebhasındaki) hem sahifenin yirmiiki olmak itibariyle, yazı bulunanların yerinde (yarısından ziyade yazılı bulunan sahifelerin) hakikî ve itibarî satırlarına ve baştaki yaprağın cild üstünde isminin iki satırı ilâvesiyle bin üçyüz kırkiki (1342) ilh... Hem o mebhastaki bu cümle, hem âhirdeki beyaz sahifeyi saymak cihetiyle altmışaltı olup baştaki âyetin melfuz (altmışaltı) hurufuna tevafuk ediyor. Birinde, âhirdeki iki beyaz sahifeyi saymak cihetiyle (altmışyedi) olup baştaki âyetin melfuz altmışyedi hurufuna tevafuk ediyor. O âyet Sure-i İhlas'ın hurufatına, hem Lafzullah'ın makam-ı ebcedîsine tevafuk ediyor."
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222