Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.033
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 792 + 40278


    7 üyeden 7 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    Bismillahirrahmanirrahim.

    Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen.


    Bu haftaki Lahika Analizi dersimize Kastamonu Lahikasi 12.Mektup,dan devam ediyoruz insallah. Anladiklarinizi paylasarak katilimlarinizi bekliyoruz kardesler. Derse katilin kardeslerimize özel dua edilecektir...
    Vesselam...



    Bilgi
    Aziz ve sıddık ve sadık ve fedâkâr ve vefadar kardeşlerim,

    Sizin bu defaki mânevî ve nurlu hediyeniz benim nazarımda Cennetü’l-Firdevsten bir desti âb-ı kevser hediyesi, âlem-i bekadan bize gelmiş gibi ruhum inşirahla doldu; bütün duygularım sürurla şükrettiler. Size uzun bir mektup yazmak arzu ediyorum, fakat zaman ve halim müsaade ve muvafakat etmediğinden, kısa kesmeye mecbur oldum. Yalnız, o hediyelerin hususî sahiplerine mâşâallah, bârekâllah, veffakakümullah, es’adekümullah derim.

    Bilhassa Yirmi Yedinci Mektubun medresesinde mütehassirâne müştak bulunduğum kardeşlerimle maziye gidip tekrar görüştüm ve mükerreren ayrı ayrı görüşüyorum.
    Otuz birinci âyetin birinci mukaddemesi olan 1
    وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰى cümlesi, bin beş yüz küsur olan makam-ı cifrîsiyle, ehl-i dalâlet tarafından aşılanan mânevî hastalıkların kısm-ı âzamı, Risaletü’n-Nur’un Kur’ânî ilâçlarıyla izale edilebilir diye işaret etmekle beraber; maatteessüf iki yüz sene kadar dünyanın ömrü bâki kalmışsa, bir fırka-i dâlle dahi devam edeceğine îmâ ediyor.

    2فَتَيَمَّمُوا صَعِيدًا cümlesi, mânâ-yı işarîsinde, ikinci emarenin birinci noktasında sin harfi sad harfinin altında gizlenmesi ve sad görünmesinin iki sebebi var.

    Birisi: Said, tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enaniyet ve tevazu-u mutlakta bulunmak şarttır; tâ ki Risaletü’n-Nur’u bulandırmasın, tesirini kırmasın.

    İkincisi: Şimdiki bataklığa ve manevî tâuna sukutun sebebi ise, terakkî fikrinden neş’et ettiği cihetle, onların hatâlarını gösterip, suud ve terakkî, Müslüman için ancak İslâmiyette ve imanlı olmakta olduğuna işaret etmektir.

    • • •Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :

    1 : "Eğer hasta olup suyu kullanamayacak halde bulunursanız..." Mâide Sûresi, 5:6.
    2 : "Toprakla teyemmüm edin." Mâide Sûresi, 5:6.





    Not
    * Sin harfinin, Sad harfinin altında gizlenmesini nasıl anlamalıyız, bahsi geçen yeri izah eder misiniz?

    * "Said, tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enaniyet ve tevazu-u mutlakta bulunmak şarttır; tâ ki Risaletün-Nuru bulandırmasın, tesirini kırmasın." cümlesini izah eder misiniz?

    * Maatteessüf iki yüz sene kadar dünyanın ömrü baki kalmışsa, bir fırka-ı dalle dahi devam edeceğine ima ediyor, ifadesini nasıl anlamalıyız?

    * Ayn ve Sin Harfleri Ne Anlama Gelmektedir?


    Benzer Konular
    Lahika Analizi 45: Kastamonu Lahikasi 27.Mektup
    Lahika Analizi 45: Kastamonu Lahikasi 27.Mektup . Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen. Bu haftaki Lahika Analizi dersimize Kastamonu Lahikasi 27.Mektup,dan devam ediyoruz insallah. Anladiklarinizi payl
    Lahika Analizi 42: Kastamonu Lahikasi 24.Mektup
    Lahika Analizi 42: Kastamonu Lahikasi 24.Mektup . Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen. Bu haftaki Lahika Analizi dersimize Kastamonu Lahikasi 24.Mektup,dan devam ediyoruz insallah. Anladiklarinizi paylas
    Lahika Analizi 44: Kastamonu Lahikasi 26.Mektup
    Lahika Analizi 44: Kastamonu Lahikasi 26.Mektup . Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen. Bu haftaki Lahika Analizi dersimize Kastamonu Lahikasi 26.Mektup,dan devam ediyoruz insallah. Anladiklarinizi payl
    Lahika Analizi 41: Kastamonu Lahikasi 23.Mektup
    Lahika Analizi 41: Kastamonu Lahikasi 23.Mektup . Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen. Bu haftaki Lahika Analizi dersimize Kastamonu Lahikasi 23.Mektup,dan devam ediyoruz insallah. Anladiklarinizi payl
    Lahika Analizi 27: Kastamonu Lahikasi 9.Mektup
    Lahika Analizi 27: Kastamonu Lahikasi 9.Mektup Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden daimen. Bu haftaki Lahika Analizi dersimize Kastamonu Lahikasi'ndan devam ediyoruz insallah. Anladiklarinizi paylasarak katilimlarini
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nereden Yer
    KASTAMONU
    Mesajlar Mesajlar
    267
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 60 + 2916


    8 üyeden 8 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    Bismillahirrahmanirrahim
    Ayette geçen ve sad harfi ile yazılan “Said” kelimesi; temiz toprak anlamına geliyor. Şayet sad harfi yerine sin harfi olmuş olsa “Said” kelimesi bu sefer; Allah’ın rızasına ulaşmış mübarek kul manasını alıyor. Yani sad ve sin harfleri bu kelimenin hem zahir manasını, hem de işari manasını oluşturuyor. Ayetin kelime yapısı içinde “Sad” harfi zahir ve görünür iken, “Sin” harfi müphem ve remzidir.

    Üstad ebcet ve cifir vasıtası veya ayetten çıkardığı sırlı manalar ile, bu ayette Said’in nasıl olması gerektiğine işaret çıkarıyor. Nasıl olması gerektiğini de zaten yukarıda vermiş olduğunuz iki sebepte izah ediyor.

    Nasıl sin harfi sad harfinin altında gizlenmiş ise, yani sad zahir olarak ayetin manası iken sin harfi batini ve gizli manası şeklinde kalmış. Aynı şekilde Said Nursi de; iman ve Kur’an hizmetinde toprak gibi mütevazi olmalı ve kendi şahsını nazara vermemelidir, diye kendi nefsine ikazda bulunuyor.
    Yazar : Risale Forum
    BİR MUM DİĞER MUMU TUTUŞTURMAKLA ATEŞİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ.....
    DUA VE SELAM İLE...

  3. #3
    denizbaker çevrimdışı Banlı Kullanıcı
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2012
    Mesajlar Mesajlar
    50
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 0 + 440


    8 üyeden 8 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    said ayetin sırrınca, risale-i nurun intişarına bir zarar gelmemek için toprak gibi, tam bir tevazu ve mahviyet içinde, bulunmak lazım ve elzemdir.

    üstad bu noktadan hareketle, küçük bir çocuk bile odasına gelse ayağa kalkarmış.
    Yazar : Risale Forum

  4. #4
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.033
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 792 + 40278


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup


    Not

    * "Said, tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enaniyet ve tevazu-u mutlakta bulunmak şarttır; tâ ki Risaletün-Nuru bulandırmasın, tesirini kırmasın." cümlesini izah eder misiniz?








    Bilgi
    Risale-i Nurların tesirli olmasının en önemli sebeplerinden birisi ihlas, diğeri de ihtiyaç ile yazılmasındandır. Şayet ihtiyaç yokken ve ilmi bir ihtiras ile yazılmış olsa idi bu denli insanlar arasında tesirli ve etkili olamazdı. İhlas ise ancak mahviyet ve terk-i enaniyet ile kazanılır. Üstad Hazretlerinin ifade etmek istediği husus burasıdır.

    Diğer bir husus Risale-i Nurlar manevi ve vehbi şekilde yazılmış bir tefsirdir. Manevi ve vehbi tefsirlerde zahirdeki müellif ne kadar benliğini ve kişiliğini eritip aradan çekilir ise o kadar güçlü ve kuvvetli olur. Üstad Hazretlerinin kalp ve hafızası insanlar ile Allah arasında bir araç, bir vasıtadır. Zira Allah’ın nimet ve ihsanlarını sebepler eli ile göndermesi değişmez bir adetidir. Bu hakikatten yola çıkarak Üstad Hazretleri kendini daima bir sebep, bir vasıta olarak görmüş ve mümkün mertebe benliğini aradan çekmeye çabalamıştır.

    Başka bir husus mahviyet ve mutlak tevazu, üzerimizdeki nimetleri inkar edip görmezlikten gelmek demek değildir. Böyle olursa küfran-ı nimet olur. Yani Allah’ın üzerimizdeki nimetleri inkar etmek anlamına gelir ki bu caiz değildir. Öyle ise ne nimetleri kendimizden bileceğiz, ne de nimetleri inkar edip görmezlikten geleceğiz ve nimetleri Allah’tan bilip şükredeceğiz.

    Üstad Hazretleri Risale-i Nurların çok yerinde tahdis-i nimet nevinden üzerindeki nimetleri izhar ve ilan ediyor.

    Özet olarak mahviyet, tevazu ve terk-i enaniyet, nimetleri Allah’tan bilip şükretmek ve insanlar üstünde faziletfüruşluk taslamamaktır. Bu şartlar dahilinde, üzerimizdeki nimetleri tahdis nevinden izhar ve ilan etmemizde bir sakınca yoktur. Üstad Hazretleri bu halleri üzerinde cem eden güzel bir misaldir.
    sorularla Risale


    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  5. #5
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.904
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2613 + 209828


    4 üyeden 4 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    "Said, tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enaniyet ve tevazu-u mutlakta bulunmak şarttır; tâ ki Risaletün-Nuru bulandırmasın, tesirini kırmasın." cümlesini izah eder misiniz?

    Şahıslarla bağlı olan bir şeyi çürütmek kolaydır. Bilhassa böyle bir zamanda din muarızları, bir eseri çürütmek istediklerinde önce onun müellifinde olan kusurları nazara veriyorlar. Bu da "müellifi böyle ise, ortaya koyduğu eserde kusurludur" gibi bir algılayışa sebep oluyor. Nitekim Risale-i Nur'lar intişara başladığında tesirini farkeden din muarızları, Risale-i Nur'dan ziyade müellifini çürütmeye çalışmışlar, fakat muvaffak olamamışlardır. Çünkü Üstad Hazretleri, bu konuda zaten Risale-i Nur okuyucularını ikaz ediyor. Mesela diyor ki: "
    Lezzetli üzüm salkımlarının hasiyetleri, kuru çubuğunda aranılmaz. İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim." Yani ben kuru çubuk, Risale-i Nur ise lezzetli üzüm salkımlarıdır diyerek, eserin kendi meziyetlerinin bir sonucu olmadığını söylüyor. Enaniyetini terk ve şahsını, imanın selametine feda ediyor.
    Yazar : Risale Forum

  6. #6
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.033
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 792 + 40278


    4 üyeden 4 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    Maatteessüf iki yüz sene kadar dünyanın ömrü baki kalmışsa, bir fırka-ı dalle dahi devam edeceğine ima ediyor, ifadesini nasıl anlamalıyız?



    Fırak-ı dallenin hangisi olduğunu şimdiden bilemiyoruz. Kıyamete yakın demesi ise, zatan kıyamet kafirlerin başında kopacaktır. Firak-ı dalle olmadan da olmayacağına göre, her zaman dini tahrip etmeye çalışanlar gibi, bir grup ortaya çıkacaktır, diye anlıyoruz.
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar Mesajlar
    1.605
    Blog Blog Girişleri
    44
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 253 + 16732


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    Konuyu açan, fikirlerini paylaşan kardeşlerimize ayrı ayrı teşekkür ederim.

    Rabbim gayretinizi, feyzinizi, şevkinizi, ziyadeleştirsin. Âminn...

    Yazar : Risale Forum
    İnsanlar içinde kurtulması en ümitli olan, kendisinin akıbeti hakkında en çok korkandır.

    Süfyan-ı Sevrî

  8. #8
    Ziyaretçi Guest


    3 üyeden 3 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    Ustadimizin nazara verdigi maide 6. Ayetin ortalarinda diyor ki seferi oldugunuz da su yok ise kadina bulasmis iseniz temiz topraktan teyemmum alin . Yani seferinin ebcet ve cifiri 1.Dunya Savasina yani herkes savas korkusu ile telaslanirken siz Said Nursi ye yapisiniz . Su yok iken in manasi da islamiyetin suyu hukmunde olan imanin onune sed cekilmesi tekye ve zaviyelerin ezanin Ismullah yerine baska sekil almasi malumunuz ,ebcet ve cifiri o tarihlere yani Allah Allah diyen kalmadigi devir de Said Nursiye dayaniniz ondan teyemmum aliniz kadin bahsi ise cok acik ahirzaman fitnesi hengaminda Said Nursi yapisiniz teyemmum aliniz . Daha cok manalar var kisa kestim hakkinizi helal edin. Selam ve dua ile
    Yazar : Risale Forum

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Mesajlar Mesajlar
    18
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 27 + 182


    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    Üstad hazretleri hep vermiş,hep vermiş belki de hiç almamış nasıl kusur bulacaklar ki...
    Yazar : Risale Forum

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2012
    Nereden Yer
    İzmir
    Mesajlar Mesajlar
    121
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 40 + 1522


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lahika Analizi 30: Kastamonu Lahikasi 12.Mektup

    gayet öz bir hulasa şeklinde bu mektubun ifade ettiklerini arkadaşlar
    harika bir şekilde beyan etmişler . Risale i nur anlaşılmıyor diyen adamların
    fevkinde oldukları için değil bu mektubu anlama ihtiyacının tezahürüdür.gayretleri ziyade ola.
    İkincisi: Şimdiki bataklığa ve manevî tâuna sukutun sebebi ise, terakkî fikrinden neşâ€™et ettiği cihetle, onların hatâlarını gösterip, suud ve terakkî, Müslüman için ancak İslâmiyette ve imanlı olmakta olduğuna işaret etmektir.
    Dinsiz serserilerden birisi teraki için "Biz, Allah Allah diye diye geri kaldık. Avrupa,top tüfek diye diye ileri gitti." Demiş
    Maddi teraaki için din ikinci üçüncü derecede kalmış, kimi dinsizliği seçmiş.Bu fikre kapılanlar maddinyunluk bataklığına girmiş boğulmuş, bu fikir veba gibi yayılmış ve manen ve maddetende öldürücü olmuş.
    Terakki, Müslüman için ancak islamiyet ve imanla olmaktadır öylemi ?
    29.mektup 7.kısım
    "Acaba bu ehl-i bid'a ve doğrusu ehl-i ilhad, bu dinsizlikte hangi menfaati buluyorlar? Eğer idare ve asayişi
    düşünüyorlarsa; Allah'ı bilmeyen dinsiz on serserinin idaresi ve şerlerini def'etmesi, bin ehl-i diyanetin
    idaresinden daha müşkildir. Eğer terakkiyi düşünüyorlarsa; öyle dinsizler idare-i hükûmete muzır oldukları gibi,
    terakkiye dahi manidirler. Terakki ve ticaretin esası olan emniyet ve asayişi kırıyorlar. Doğrusu onlar,
    meslekçe tahribatçıdırlar. Dünyada en büyük ahmak odur ki, böyle dinsiz serserilerden terakki ve saadet-i hayatiyeyi
    beklesin."
    ehl-i İslâm, dünyaya ve hırsa sevketmeye ve teşvik etmeye muhtaç değildirler. Terakkiyat ve asayişler, bununla temin edilmez. Belki mesaîlerinin tanzimine ve mabeynlerindeki emniyetin tesisine ve teavün düsturunun teshiline muhtaçtırlar. Bu ihtiyaç da, dinin evamir-i kudsiyesiyle ve takva ve salabet-i diniye ile olur.
    "17. lema 7. nota"
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222