“Din Nasihattır” Hadisi Üzerine


Arif Gezer |



Camilerimizin hemen hepsinde minberlerin kapısının üstünde şu hadis-i şerif vardır: “Din nasihattır”. Bu ifade şu hadisin ilk kısmıdır. “Din nasihattır. Kime ya Rasulallah? Allah’a, Kitabına, Rasûlü’ne. Müslümanların imamlarına ve cemaatına.” (Buharî, Müslim, Nesaî)



“Din nasihattır” ifadesini yalın olarak ele aldığımızda, nasihat kelimesinin manasını “öğüt vermek, doğru yolu göstermek” olarak ele almak ve buradan hareketle vaaz ve nasihatın yapıldığı minberin kapısına bu yazıyı asmak, yerinde bir hareket gibi değerlendirilebilir. Fakat bu ifadeyi, bir parçası olduğu yukarıdaki ana hadis içinde mütalaa ettiğimiz zaman başka bir anlamla karşılaştığımızı görmekteyiz: “İhlas, samimiyet, sadakat ve itaat.” Bu dört kelime, anlam bakımından birbirlerine yakın olmakla beraber, “öğüt vermek” mefhumundan bir hayli uzaktırlar.


“Nasihat” kelimesinin manasını arap lügatlerinden araştırdığımızda, karşımıza çıkan açıklamaların bizim işaret ettiğimiz mana yönünde olduğu görülmektedir.


Şu ayeti kerimede de nasihat kelimesinin kökü olan nasaha kelimesi yukarıda verdiğimiz anlamda kullanılmıştır:


“Zayıflara, hastalara, harcayacak bir şey bulamayanlara, Allah ve Rasulü’ne nasih (sadık) kaldıkları müddetçe (sefere katılmamalarından ötürü) bir günah yoktur.” (Tevbe/91) Bu ayetin tefsirini yaparken Kurtubî şöyle demektedir: “Hakkı tanıyıp kabul ettikleri, Allah’ın evliyasını sevdikleri ve düşmanlarına buğz ettikleri müddetçe sefere katılmamalarından ötürü onlara bir günah yoktur…” (el-Cami’, VIII, 209)


Şu hadiste geçen nasihat kelimesi de ihlas ve sadakat anlamında kullanılmıştır:


“Rabbine karşı ibadet görevini ve efendisinin kendi üzerindeki nasihat ve itaat haklarını yerine getiren bir köle için iki ecir vardır.” (Buhari)


Bir kölenin efendisine öğüt vermesi pek mümkün olmayacağından, bu hadisteki nasihat kelimesinin manası sadakat olarak anlaşılmalıdır.


Sonuç olarak şunu söylüyoruz: Evet din, gerçekten nasihattır. Fakat bunun manası; “din öğüttür” şeklinde değil, “din ihlastır, sadakattir ve itaattir” olarak anlaşılmalıdır. Bu bakış açısı kavranıldığı zaman anlaşılacaktır ki, “din nasihattır” ifadesinin yeri, camilerdeki minberlerin kapısı değil, müminlerin kalbidir.