+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"




    Selamünaleyküm Degerli Kardeslerim;



    Bu haftaki Hadis Sohbetleri dersimiz basladi.


    Buyrun beraber mütaala edelim anladiklarimizi paylasalim insallah..





    Hadis Sohbetleri 97-
    "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"




    İbni Ömer raıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    Bilgi

    "İslâm dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak."


    Buhârî, Îmân 1, 2; Tefsîru sûre (2), 30; Müslim, Îmân 19-22. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 3; Nesâî, îmân 13

    Benzer Konular
    Hadis Sohbetleri 90- "Müslümana sövmek fısk, öldürülmesi küfürdür."
    Hadis Sohbetleri 90- "Müslümana sövmek fısk, öldürülmesi küfürdür." Selamünaleyküm Degerli Kardeslerim; Bu haftaki Hadis Sohbetleri dersimiz baslad
    Hadis Sohbetleri 86- "Kim bir kavme benzemeye çalışırsa o, onlardandır."
    Hadis Sohbetleri 86-  "Kim bir kavme  benzemeye çalışırsa o, onlardandır." Selamünaleyküm Degerli Kardeslerim; Bu haftaki Hadis Sohbetleri dersimiz baslad
    Allah'ı bilmeye niye "İlmullah" yani "ilim" denmiyor da "Mar
    Allah'ı bilmeye niye "İlmullah" yani "ilim" denmiyor da "Mar Devami...
    Hadis Sohbetleri 65:"Dünya, mü'mine hapishâne, kâfire cennettir."
    Hadis Sohbetleri 65:"Dünya, mü'mine hapishâne, kâfire cennettir." Selamünaleyküm Degerli Kardeslerim; Bu haftaki Hadis Sohbetleri dersimiz basla
    Hadis Sohbetleri 42 : Kıymetini bilemediğimiz iki büyük nimet: "Sıhhat ve Boş Va
    Hadis Sohbetleri 42 : Kıymetini bilemediğimiz iki büyük nimet: "Sıhhat ve Boş Va بِسْمِاللَّهِالرَّحْمَنِالرَّحِ
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #2
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    HAC İLE İLGİLİ ÂYET VE HADİSLER


    Âyet

    "Yoluna güç yetirenlerin Kâbe'yi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnîdir."


    Âl-i İmrân sûresi (3), 97



    Hac kelime olarak kastetmek, ziyaret etmek demektir. Dinimizde ise, "arefe günü zevâlden bayram günü fecrin doğuşuna kadar Arafat'ta bir süre durmak ve sonra Kâbe'yi tavaf etmek" demektir. Âyette, "yol bulabilenler yani gücü ve imkânı olanlar üzerinde Allah'ın hakkı olduğu" bildirilen işte bu ziyarettir. Biz buna hac diyoruz. Hac, bilindiği gibi İslâm'ın beş şartından olup bu beş şart içinde en son farz kılınandır. Haccın farz olduğuna bu âyet delâlet etmektedir.

    "Güç yetirmek"veya "yol bulabilmek" ten maksadın, "azık ve binek" olduğu Hz. Peygamber tarafından açıklanmıştır (bk. Tirmizî, Hacc 14; İbni Mâce, Menâsik, 6, 16). Hatta Tirmizî'nin rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfte (Hacc 3)


    Peygamber Efendimiz "Kim, azığa ve kendisini Allah'ın evi Kâbe'ye ulaştıracak bir bineğe sahip olduğu halde haccetmezse, ha yahudi ha hıristiyan olarak ölmüş, hiç farketmez" buyurmuştur.



    Âyet-i kerîmedeki "kim inkâr ederse" ifadesi de "şartlarına sahip olduğu halde kim haccetmezse" anlamında yorumlanmıştır. Şah Veliyyullah ed-Dihlevî'nin belirttiği üzere, İslâm'ın esaslarından herhangi birini terketmek dinden çıkmak gibi bir şeydir. Binaenaleyh İslâm'ın beş esasından biri olan haccı terkeden kimsenin, yukarıda zikrettiğimiz hadiste görüldüğü gibi, yahudi veya hıristiyana; bir başka hadiste ( bk. Müslim, İmân 134) namazı terkeden kimsenin de müşrike benzetilmesi; Hz. Peygamber dönemindeki yahudi ve hıristiyanların namaz kılıp haccetmemeleri, Arap müşriklerinin de haccedip namaz kılmamaları sebebiyle olsa gerektir. Hac, şartlarına sahip olanlar için ömürde bir kere yerine getirilmesi gerekli ve yeterli olan bir farzdır. Adanmış olan haccın yerine getirilmesi ve başlanmışken bozulmuş bulunan nâfile haccın kazâsı vâciptir. Henüz kendisine hac farz olmamış kişi ile farz haccı yerine getirmiş olan kimsenin yaptığı hac ise, nâfiledir.



    Hadisler

    1274. İbni Ömer raıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    "İslâm dini beş esas üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak."
    Buhârî, Îmân 1, 2; Tefsîru sûre (2), 30; Müslim, Îmân 19-22. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 3; Nesâî, îmân 13




    Açıklamalar


    1077 ve 1209 numara ile geçmiş olan hadîs-i şerîf, burada haccın İslâm'ın beş temel esasından biri olduğunu göstermek için zikredilmiştir.

    İslâm'ın kendisiyle tarif edildiği her şey, hiç şüphesiz son derece önemlidir. Çünkü o, İslâm'ın vazgeçilmez bir esası demektir. Bu sebeple hadisimizde sayılan beş esastan her biri, farz-ı ayn niteliğinde olup birilerinin yerine getirmesi ile diğerlerinin üzerinden asla düşmez. Her mükellefin bizzat kendisinin işlemesi gerekir. Dolayısıyla da bu beş esastan her biri, müslümanlık bakımından hayatî bir öneme sahiptir.

    İslâm'ın bu beş esası hadisimizde farz oluş sırasına göre sayılmış değildir. Öyle olsaydı, haccın en son sırada yer alması gerekirdi. Zira hac, en son farz kılınmış olan hem malî hem bedenî bir ibadettir.

    İbadetlerde asıl maksat, Allah emrinin yerine getirilmesi ve dinin yüceltilmesidir. Bu maksat, hacda ümmet çapında gerçekleşmektedir. Çünkü tevhid dininin ilk mâbedi olan Kâbe çevresinde gerçekleştirilen hac, İslâm ümmetinin inanç ve uygulama birliğinin en üst düzeyde göstergesidir. Haccın mü'minler üzerindeki tesirini ancak o ibadeti yerine getirenler bilebilir.



    Uygulama açısından üç çeşit hac söz konusudur:

    Hacc-ı ifrad: Sadece hac yapmak niyetiyle ihrama girilir. Kâbe’ye ulaşmış olmanın şükrü anlamında Kâbe'nin etrafında yedi kere dolaşmak demek olan kudûm tavafı icra edilir, bu tavafın ilk üç dönüşünde kısa ve çabuk adımlarla biraz çalımlıca yürünür ( remel) ve Safa ile Merve tepeleri arasında yedi kez gidip gelinir yani sa'y yapılır, ihramda kalınır, günü gelince Arafat'a çıkılır, şeytan taşlanır, tıraş olunur ve Kâbe tavaf edilir. Artık bir daha remel ve sa'y yapılmaz.


    Hacc-ı temettu'
    : Hac aylarında önce umre niyetiyle mîkat denilen ihrama girme yerlerinden birinde ihrama girilir. Tavaf ve sa'y yapılıp tıraş olunur (umre) ve ihramdan çıkılır. Günü gelince bu defa hac niyetiyle ihrama girilir. Bu tür hac yapanların kurban kesmeleri gerekir.


    Hacc-ı kıran: Mîkâtta hem umre hem de hac niyetiyle ihrama girilir. Önce yukarıda tarif edildiği gibi umre yapılır ve ihramda beklenir, hac günü gelince hac yapılır. Bu tür hac yapanların da kurban kesmesi gerekir.
    Bir anlamda namazdaki başlama (iftitah) tekbirine benzeyen ihrama girme olayı ile başlayan hac, menâsik denilen bir dizi uygulamadan meydana gelir. Namaz, selâmla bitirildiği gibi hac da tıraş olmak suretiyle sona erdirilir.

    Haccetme niyetinin açık bir şekil ve fiille ispatı ve sürdürülmesi anlamına gelen ihram, kişiye her çeşit lezzetleri, rahatı, alışık olduğu âdetlerini terkettirmesi ve çevreye en küçük bir zarar vermemeyi öğretmesi bakımından son derece önemli ve etkili bir uygulamadır.

    Hac; ihram, "lebbeyk Allahümme lebbeyk..." diye seslenmek demek olan telbiye, tavaf, sa'y, Arafat dağında arefe günü öğleden akşam güneş batıncaya kadar kısa bir süre de olsa ayakta durup dua etmek (vakfe), şeytan taşlama, kurban kesme ve tıraş olma gibi birtakım sembol niteliğindeki uygulamaların bir araya toplandığı en büyük kulluk hareketidir. Bu niteliği sebebiyledir ki İslâm'ın beş esasının en son farz kılınanı olmuştur. Bu yönüyle hac, kullukta zirveyi temsil eder, yani o bir kemaldir. En geniş kapsamlı bir kulluk hareketi ve bir ameldir.


    Hadisten Öğrendiklerimiz


    1. İslâm'ın beş esasından biri olarak hac, şartlarını taşıyanlar için farz-ı ayn bir ibadettir.
    2. Haccı inkâr eden kâfir olur.



    1275. Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize bir gün bir konuşma yaptı ve:
    - "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!" buyurdu. Sahâbilerden biri:

    - Her sene mi, ey Allah'ın Resulü? diye sordu.


    Hz. Peygamber, adam sorusunu üç defa tekrarlayıncaya kadar cevap vermeyip sustu. Sonra şöyle buyurdu:

    - "Eğer "evet" deseydim, her sene haccetmeniz farz olurdu, siz de onu yerine getiremezdiniz!“ Sonra sözlerine devamla:
    - "Ben sizi kendi halinize bıraktığım sürece siz de beni kendi halime bırakın. Çünkü sizden öncekiler peygamberlerine çok sual sormaları ve aldıkları cevaplar konusunda ihtilâf etmeleri sebebiyle helâk oldular. Bundan dolayı size, bir şey emrettiğim zaman onu gücünüz yettiğince yerine getirin. Herhangi bir şeyi de yasaklarsam ondan da kesin olarak kaçının!" buyurdu.



    Müslim, Hac 412; Nesâî, Menâsik 1. Ayrıca bk. Buhârî, İ'tisâm 2



    Açıklamalar


    Haccın farz bir ibadet olduğunu ve yerine getirilmesi gerektiğini Kur'ân-ı Kerîm'i te'yiden bildiren hadisimiz, aynı zamanda ümmet olmanın gereklerinden birini de ortaya koymaktadır. Hz. Peygamber'in, "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!" emri üzerine, hadisin bir başka rivayetinden öğrendiğimize göre Akra' İbni Hâbis, "Her sene mi?" diye Hz. Peygamber'e ısrarla soru yöneltmiştir. Bu durum Peygamber Efendimiz'in hoşuna gitmemiş ve neticede bilinçli olarak bazı emirlerin genel ifadelerle verildiğini, onlardan ne anlaşılıyorsa öylece amel etmenin daha doğru olacağını açıklamıştır. Birtakım sorularla bazı sınırlamaların getirilmesine vesile olmanın işi iyice zorlaştıracağına dikkat çekmiştir. Hatta Efendimiz geçmişte bazı ümmetlerin, böylesine gerekli, gereksiz çok soru sormaları ve peygamberlerinin açıklamaları üzerinde çokça ihtilâf etmeleri yüzünden helâk olduklarını da hatırlatmıştır. En sonunda da yasaklara mutlaka uymayı; emirleri ise gücü ölçüsünde yerine getirmeyi genel tavır ve kaide olarak ortaya koymuştur. Resûl-i Ekrem Efendimiz'in, "Ben sizi kendi halinize bıraktığım sürece siz de beni kendi halime bırakınız" ikazı, "Ben size bir şey emretmediğim veya bir şeyden nehyetmediğim sürece siz de bana bir şey sormayın" demektir. Çünkü her soruya verilecek cevap yeni bir sınırlama getirir. Her getirilen sınır da birilerini sıkıntıya sokar. Böyle bir şeye vesile olmamak gerekir. Hatta Efendimiz, bir başka beyanlarında (bk. Heysemî, Mecmeu'z-zevâid, I, 171) "Allah, bazı şeyleri unutmaksızın ihmal etmiştir, bunları araştırmayın!" buyurur. Bir hadîs-i şerîfte ise, (Buhârî, Î'tisâm 3) "Vebali en ağır olan kişi, daha önce yasaklanmamış olan bir konunun, soru sorarak yasaklanmasına sebep olandır" uyarısında bulunur.

    Peygamber Efendimiz'in bu ifade ve ikazları, her sistemde olduğu gibi, İslâm’da da az çok bilinçli boşluklar bulunduğunu, bunun, mükelleflere kolaylık olsun diye yapıldığını göstermektedir. Bu olayda "Eğer evet deseydim, her sene haccetmeniz farz olurdu, siz de onu yerine getiremezdiniz" buyurması, Efendimiz'in dinî konulardaki açıklamalarının ümmeti mutlak mânada bağlayıcı olduğunu ifade etmektedir. Hz. Peygamber'in sözleri, fiilleri ve onaylarından oluşan sünneti hakkında ileri geri sözler söyleyerek uygulama konusunda tereddütler uyandıranlar ve ihtilâflara sebep olanlar, geçmiş ümmetlerin helâkine sebep olan işleri tekrar ediyorlar demektir. Neticeden de bu sebeple korkulur.

    "Her sene mi haccedelim?" sorusunun üç defa tekrar edilmesine rağmen, Efendimiz'in cevap vermemesi, haccın ömürde bir defa yapılması gerektiğini hükme bağlamıştır.

    Âlimler, bu hadis sebebiyle mutlak olarak verilmiş olan emrin tekrarı gerektirip gerektirmeyeceğini tartışmışlar, sonuçta büyük çoğunlukla tekrarı gerektirmediği kanaatine varmışlardır. Hanefîler'e göre haccın sebebi olan Kâbe, tekerrür etmediği için, ömürde bir defa Kâbe'yi ziyaret etmekle hac konusundaki mutlak emir yerine getirilmiş olur.


    Hadisten Öğrendiklerimiz

    1. Ömürde bir defa haccetmek hac emrinin yerine getirilmesi için yeter.
    2. Genel nitelikli emir ve yasakları kendi genellikleri içinde uygulamak ümmet için kolaylık sebebidir.
    3. Yasaklara mutlak surette, emirlere gücü ölçüsünde uymak her müslümanın değişmeyen görevidir.
    4. Gereksiz sorular, uygulamayı aksatacağı veya durduracağı için felâket sebebi sayılmıştır.
    5. Hz. Peygamber'in dînî konulardaki emir ve yasakları ilâhî vahye dayanmaktadır.

    Riyazüs Salihin
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  3. #3
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    HAC İLE İLGİLİ HADİSLER




    HACCA GİTME

    İbnu Abbas veya Fadl İbni Abbas -veya bunlardan biri bir diğerinden- anlatmıştır: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kim hacc yapmak isterse acele etsin. Çünkü olur ki insan hastalanır (bineği) kaybolur, (gitmeye mani) bir iş zuhür eder.”


    HACCIN FARZ KILINMASI

    Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Halk: “Ey Allah’ın Resülü, haccetmek her sene farz mıdır?” diye sormuştu. “Eğer “Evet!” desem bu vacip olur. Eğer vacip olsa, bunu yerine getiremezsiniz, bu durumda yerine getirmezseniz azab görürsünüz” buyurdular.”

    HACC VE UMRENİN FAZİLETİ

    Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Hacc ve umreyi peşpeşe yapın. Çünkü bunların peşpeşe yapılması, tıpkı körüğün demirin pasını temizlemesi gibi, fakrı ve günahları temizler.”


    HACININ DUASINDAKİ FAZİLET


    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Hacılar ve umre yapanlar Allah’ın elçileridir. Onlar Allah’a dua etseler, Allah onlara derhal icabet eder (dualarını kabul eder). Eğer kendisinden af ve mağfret dileseler, derhal onlara mağfiret eder.”


    HACININ DUASINDAKİ FAZİLET


    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Allah yolunda cihad eden, hacceden ve umre yapan Allah’ın elçisidir. Çünkü Allah bunların yapılmasına kulları davet etti, onlar da icabet ettiler. Buna mukabil onlar da O’ndan (dilediklerini istediler), Allah da onlara istediklerini verdi.”


    ÖLENE BEDEL HACC


    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Bir adam Resûlullah aleyhissalatu vesselam’a gelip: “Babama bedel haccedebilir miyim?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselem: “Evet! Babana bedel haccet. Bu haccınla onu hayır yönüyle artırmasan bile şer yönüyle artırmış olmazsın” buyurdular.”

    ÖLENE BEDEL HACC



    Ebu’l-Gavs İbnu Huseyn’in -ki el-Fur kabilesinden biridir anlattığına göre: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam’a babasının üzerine vacib olmuş fakat eda etmeden ölmüş olduğu hacc hakkında sormuştu. Aleyhissalatu vesselam: “Babana bedel haccet!” buyurdu ve ilave etti: “Nezir orucu da böyle, ona bedel kaza edilir.”


    HAYATTA OLAN GÜÇSÜZE BEDEL HACC


    Husayn İbnu Avf radıyallahu anh anlatıyor: “Ey Allah’ın Resülü! Babama hacc farz oldu. Ancak binek üzerinde bağlanmadıkça hacc yapmaya muktedir değil!” dedim. Aleyhissalatu vesselam bir müddet süküt buyurup sonra: “Babana bedel haccet!” buyurdular.”
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  4. #4
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    MİKAT YERLERİ

    Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam bize hitap ederek buyurdular ki: “Medine halkının ihrama gireceği yer Zülhuleyfe’dir. Şam halkının ihrama gireceği mikat yeri Cuhfe’dir. Yemenlilerin mikat yeri Yelemlem’dir. Necid ahalisinin mikat mahalli Karn’dır. Doğu (yani Irak) ahalisinin mikat yeri Zat-ı Irk’dır.” Aleyhissalatu vesselam sonra, mübarek yüzlerini doğu taraftaki ufka çevirdi ve: “Allahım onların (doğudakilerin) kalplerini İslam’a çevir” diye dua etti.”


    İHRAM


    Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Ben (Zülhuleyfe’deki) ağacın yanında, Resûlullah’ın bindiği devesinin sefinelerinin (yani çökük iken yere değen uzuvlarının) yanında idim. Deve ayağa kalkıp doğrulunca, Aleyhissalatu vesselam: “Allah’ım! Umre ve hacca beraber niyet ederek davetine icabet ediyorum! Emrine amadeyim!” buyurdular. (Yani o zaman ihrama girdiler). Bu (ihrama girme işi) Veda haccında idi.”


    İHRAMLIYA GÖLGELİK


    Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Allah rızası için gününü, akşama kadar, güneş altında telbiye çekerek geçiren hiçbir muhrim (hacc veya umre için ihrama giren) yoktur ki günahları güneşle beraber batmasın ve annesinin kendisini doğurduğu (günahsız) şekle dönmesin.”


    HACCDA İHRAMDAN ÇIKMA ŞARTI


    Ebu Bekr İbnu Abdillah İbnü’z-Zübeyr radıyallahu anhüma büyük annesinden -ravi der ki: Bu büyükanne Esma Bintu Ebi Bekr midir, yoksa Su’da Bintu Avf mıdır bilemiyorum- naklediyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam Duba’a Bintu Abdilmuttalib’in yanına girmişti, ona: “Ey halacığım seni hacc yapmaktan alıkoyan mani nedir?” diye sordu. Halası: “Ben hastalıklı bir kadınım, (hastalığımın hacc menasikini yapmama) engel olmasından korkuyorum” dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: “İhrama gir, ancak (menasiki) ikmalden alıkonulduğun yerde ihramdan çıkmayı şart koş!” buyurdular.”



    HACCDA İHRAMDAN ÇIKMA ŞARTI

    Duba’a (Bintu Zübeyr İbnü Abdilmuttalib) radıyallahu anha anlatıyor: “Ben hasta iken Resûlullah aleyhissalatu vesselam yanıma girdi ve (bana): “Sen bu yıl hacca gitmek istemiyor musun?” buyurdular. Ben: “Ey Allah’ın Resülü! Ben cidden hastayım” dedim. Aleyhissalatu vesselam: “Sen hacca git ve ihrama girerken: “(Allah’ım!) beni hacc menakisini tamamlamaktan alıkoyduğun yerde ihramdan çıkacağım” diyerekten niyet et!” buyurdular.”
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  5. #5
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    HAREM-İ ŞERİFE GİRME ÂDÂBI


    Abdullah İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Peygamberler Harem-i, Şerife yaya ve yalınayak olarak girerlerdi. Yine yalınayak ve yaya olarak Beytullah’ı tavaf edip, menasiki (hacc ve umrenin gereklerini) bu şekilde ifa ederlerdi.”


    HACERÜ’L-ESVED’İ İSTİLAM


    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam Hacerü’l-Esved’e yöneldi, sonra dudaklarını üzerine koyup uzun müddet ağladıktan sonra ondan ayrıldı. Bir de baktı ki, Ömer İbnu’I-Hattab da yanında, o da ağlıyor. Hemen: “Ey Ömer buyurdular, evet gözyaşları burada dökülür.”



    TAVAFIN FAZİLETİ

    Ata İbnu Ebi Rabah Ka’be’yi tavaf ederken İbnu Hişam radıyallahu anhüm’ün kendisine şöyle soru sorduğuna ve kendisinin şöyle cevap verdiğine şahit oldum: “İbnu Hişam: “Rükn-i Yemani hakkında bilgi verir misin?” diye sordu. Ata dedi ki: “Ebu Hureyre radıyallahu anh’ın rivayetine göre, Aleyhissalatu vesselam demiştir ki: “Rükn-i Yemani yetmiş(70) bin meleğe emanet edilmiştir. Kim (onun yanında): “Allahım! Senden af, dünya ve ahirette afiyet diliyorum. Rabbimiz! Bize dünyada iyiyi, ahirette de iyiyi ver ve bizi cehennem azabından koru!” diye dua ederse o melekler “amin!” derler.” Ata, Hacerü’l-esved’in bulunduğu köşeye gelince: “Ey Ebu Muhammed! Bu Hacerü’I-esved rüknü hakkında ne işittin?” dedi. Ata şu cevabı verdi: “Ebu Hureyre radıyallahu anh bana, Resulullah aleyhissalatu vesselamın: “Kim hacerü’l-esvede yönelirse, şüphesiz Rahman (olan) Allah’a yönelmiş olur” buyurduğunu anlattı.. “

    İbnu Hişam, Ata’ya: “Ey Ebu Muhammed! Tavafın faziletiyle ilgili ne işittiniz?” diye sordu. Ata şu cevabı verdi: “Ebu Hureyre radıyallahu anh, bana Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın: “Kim Beytullah’ı yedi sefer tavaf eder, tavaf sırasında konuşmayıp sadece “Sübhanallah, velhamdülillah ve lailahe illallah, vallahu ekber vela havle vela kuvvete illa billah” derse ondan on günah silinir ve on sevap yazılır, onun bununla mertebesi on derece yükselir. Kim de tavaf sırasında konuşursa sadece ayaklarıyla rahmete girer, tıpkı ayaklarıyla suya dalanlar gibi.”
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  6. #6
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    HACC-I İFRAD

    Hz. Cabir radıyallahu anh diyor ki: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam hacc-ı ifrad yapmıştır.”


    HACC-I İFRAD

    Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam, Ebu Bekr, Ömer, Osman radıyallahu anhüm ecmain hacc-ı ifrad yaptılar.”


    HACC-I KIRAN


    Ebu Talha radıyallahu anh demiştir ki: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam hacc ve umreyi beraber (yani hacc-ı kıran) yaptı.”


    HACC-I KIRAN


    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam, ashabıyla birlikte (Veda Haccında Mekke’ye) geldikleri zaman, ne o ne ashabı, umre ve hacc için (Ka’be’nin etrafında yedi defa dolaşmak suretiyle) ancak bir kere tavaf ettiler.”


    HACCI FESHETMEK


    Bera İbnu’l-Azib radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam ve ashabı, haccda başımızda beraber çıktılar. Biz (sahabilerin çoğu) hacc niyetiyle ihrama girdik. Mekke’ye geldiğimiz vakit, Aleyhissalatu vesselam: “Haccınızı umreye çevirin!” buyurdular. Ashab: “Ey Allah’ın Resülü! Biz hacc niyetiyle ihrama girmiştik! Şimdi onu nasıl umreye çevirelim?” dediler. Aleyhissalatu vesselam:

    “Size emrettiğime riayet edin, dediğimi yapın!” buyurdular. Ashab, önceki itirazlarını tekrar etti, bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam kızdı. (Ashab’ı koyup) gitti. Öfkeli haliyle Hz. Aişe’nin yanına girdi. Aişe radıyallahu anha, Resûlullah’ın öfkesini yüzünden okumuştu: “Seni kim öfkelendirdi ? Allah da onu öfkelendirsin! dedi. Aleyhissalatu vesselam: “Nasıl öfkelenmeyeyim? Ben bir emirde bulunuyorum, emrim tutulmuyor!” buyurdu.”
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  7. #7
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    UMRE


    Talha İbnu Ubeydillah radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Hacc cihaddır. Umre tatavvu (sünnet)dir.”


    RAMAZANDA UMRE

    Herim İbnu Hanbeş radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Ramazan ayında yapılan bir umre (sevap cihetiyle) bir hacca muadildir.”


    ZÜLKADE AYINDA UMRE


    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam Zülkade ayından başka bir ayda umre yapmamıştır.”

    MİNAYA ÇIKMA



    İbnu Ömer radıyallahu anhüma’nın anlattığına göre: “Kendini (hacc sırasında) beş vakti (yani Zilhicce’nin sekizinci günü öğle, ikindi, akşam, yatsı ve Arefe günü sabah namazlarını) Mina’da kılardı. Sonra Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın da böyle yaptığını arkadaşlarına haber verdi.”

    ARAFAT’TA DUA



    Abbas İbnu Mirdas es-Sülemi radıyallahu anh’ın anlattığına göre: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam, Arafe günü akşamı ümmeti için mağfiret duasında bulunmuştur. Rabb Teala, duasına: “Ben, zalimler hariç ümmetini mağfiret buyurdum. Zira ben zalimden mazlumun intikamını alacağım” diye icabette bulunmuştur. Resûlullah: “Ey Rabbim! Dilersen mazluma (kendi katından bir lütuf olarak) cenneti verir, zalimi de affedersin!” dedi. O akşam Rabb Teala bu duasına icabet etmedi. Resûlullah aleyhissalatu vesselam Müzdelife’de sabah namazını kılınca, önceki (cevapsız kalan) duasını tekrar etti. Duasına, arzusu istikametinde cevap verildi.

    Ravi devamla der ki: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam bunun üzerine (memnuniyetinden) güldü -veya “tebessüm etti” demiştir.- Hz. Ebu Bekr ve Ömer radıyallahu anhüma: “Annem babam sana kurban olsunlar! Şimdiye kadar bu saatlerde hiç gülmemiştiniz. Sizi güldüren şey nedir? Allah seni sevindirsin!” dediler. Aleyhissalatu vesselam: “Allah’ın düşmanı İblis, Rab Teala hazretlerinin, ümmetimin hepsini mağfiret buyurduğunu öğrenince, yerden toprak alıp kendi yüzüne saçtı ve “Yazıklar olsun bana! Helak oldum, her emeğim boşa gitti!” diye bağırıp çağırmaya başladı. Onun bu korku ve üzüntüsünü görmek beni güldürdü” buyurdular.”



    ARAFAT’TAN MÜZDELİFE’YE DÖNÜŞ



    Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Kureyşliler dediler ki: “Biz Ka’be-i Muazzama sakinleriyiz (yani onun yanında ikamet eden imtiyazlı kimseleriz). Biz (vakfe için) Harem-i Şerif’in dışına çıkmayız (Arafat’a gitmeyiz, vakfemizi sadece Müzdelife’de taşradan gelenlerden ayrı olarak yaparız)”dediler. Bunun üzerine Allah Teala hazretleri şöyle buyurdular. (Mealen): “Sonra siz de, halkın ifaza yaptığı (döndüğü) yerden (yani Arafat’tan Müzdelife’ye) ifaza yapınız (akın akın dönünüz)” (Bakara 199).
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  8. #8
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    MÜZDELİFE’DE VAKFE

    Bilal İbnu Rabah radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam bana, Müzdelife vakfesinin sabahında: “Ey Bilal! Halkı sustur -veya Halkı dinlet!” buyurdular. Sonra halka şu hitabede bulundular:

    “Allah Teala hazretleri, şüphesiz, şu Müzdelife’nizde, sizlere iyilik ve ihsanda bulunarak, günahkarlarınızı, hayır sahipleriniz hatırına bağışladı. İyilerinize dilediğini verdi. Öyleyse Allah’ın adıyla (buradan Mina’ya) hareket edin!”



    AKABE CEMRESİ (İLK TAŞLAMA YERİ)NDE DURULMAZ

    İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam Akabe cemresine taş attığı zaman hemen geçiyor (orada dua ve zikir için) durmuyordu.”




    TELBİYEYİ KESME ZAMANI

    İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam Akabe cemresine (ilk taşlama)ya kadar telbiye getirdi (Lebbeyk… dedi).”



    TELBİYEYİ KESME ZAMANI


    Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam, kurban günü, Mina’da halk(ın suallerine cevap vermek üzere) oturdu. Bir adam yanına gelip: “Ey Allah’ın Resûlü! Kurbanımı kesmezden önce traş oldum!” dedi. “Bir zararı yok!” buyurdular. Sonra bir başkası gelip: “Ey Allah’ın Resûlü! Taşlamaları yapmazdan önce kurbanımı kestim” dedi. “Bir zararı yok!” buyurdular. O gün menasikle ilgili takdim ve tehirden her ne sorulmuşsa mutlaka “Bir zararı yok!” diye cevap verdiler.”
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  9. #9
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    KURBAN BAYRAMINDA HUTBE


    Cübeyr İbnu Mut’im radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam Mina’da Hayf (denilen dere kenarın)da ayağa kalkarak şunları söyledi: “Benim sözümü işitip aynen tebliğ edenin yüzünü (Kıyamet günü) Allah ak eylesin. Çünkü fıkıh (dolu hadisleri) yüklenen nice kimseler vardır ki, fakih değildir. Nice hadis taşıyıcıları vardır ki kendilerinden daha fakih olana hadis götürürler. Üç haslet vardır ki, bunlar oldukça mü’min kalbi kin ve husümet taşımaz: Ameli Allah rızası için ihlaslı yapmak, müslüman idarecilere hayırhah olmak, müslümanların cemaatine devam etmek… Çünkü müslümanların duaları ona katılanların hepsini kuşatır.”

    KURBAN BAYRAMINDA HUTBE



    Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam Arafat’ta kulakları kesik gibi küçük olan devesinin üstünde olduğu halde şöyle buyurdular: “Bugünün hangi gün olduğunu, bu ayın hangi ay olduğunu, bu beldenin hangi belde olduğunu biliyor musunuz?”

    Halk: “Burası haram beldedir, bu ay haram aydır, bugün kurban günüdür” diye cevap verdiler.

    Aleyhissalatu vesselam sözlerine şöyle devam ettiler: “Bilesiniz! Şurası muhakkak ki mallarınız, kanlarınız birbirinize karşı haramdır, tıpkı şu ayınızın şu belde ve şu gündeki haramlığı gibi. Bilesiniz! (Kıyamet günü) Havz’ın başına hepinizden önce ben geleceğim. Ben sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı iftihar edeceğim. Sakın benim yüzümü kara çıkarmayın. Haberiniz olsun! Ben pek çok kimseyi (şefaatimle) ateşten kurtaracağım. Bazı kimseler de benden kurtarılacak (zebaniler onları götüreceklerdir). Ben: “Ey Rabbim! (Zebanilerin benden kaçırdıkları) benim sahabeciklerimdi (niye cehenneme götürülüyorlar?)” diyeceğim. Allah Teala hazretleri şöyle buyuracak: “Senden sonra onların neler ihdas ettiklerini sen bilmiyorsun!”



    ZEMZEM İÇME ADABI


    Muhammed İbnu Abdirrahman İbni Ebi Bekr radıyallahu anhüm anlatıyor: “Ben İbnu Abbas radıyallahu anhüma’nın yanında oturuyordum. Ona bir adam gelmişti. “Nereden geliyorsun?” diye sordu. Adam: “Zemzemden!” dedi. İbnu Abbas: “Ondan gerektiği şekilde içtin mi?” diye sordu. Adam: “Nasıl?” deyince açıkladı: “Zemzem içerken kıbleye döneceksin. Besmele çekeceksin. Üç kere nefes alıp kana kana içeceksin. İçip bitirince aziz ve celil olan Allah’a hamdedeceksin. Zira Aleyhissalatu vesselam şöyle buyurdular: “Münafıklarla bizim aramızdaki fark, onların zemzemi kana kana içmemeleridir.”



    ZEMZEM İÇME ADABI


    Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Zemzem suyu ne maksatla içilirse o maksatla faydalıdır.”






    Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam Mina’dan döndügü günü ertesi güne bağlayan gecenin sonunda Batha’dan Medine’ye hareket etti.”

    MUHASSAB NAM MEVKİDE KONAKLAMA



    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam, hacının son amelinin (veda tavafı denilen) Ka’be’yi tavaf etmek olmadıkça Mekke’den ayrılmasını yasakladı.”

    VEDA TAVAFI
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  10. #10
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.011
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 790 + 40278


    Cevap: Hadis Sohbetleri 97- "Ey müslümanlar! Allah size haccı farz kıldı, haccedin!"

    İHRAMLININ AV CEZASI


    Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “İhramlı kişi deve kuşu yumurtası kıracak olursa, o yumurtanın bedeline denk fidye ödemelidir.”



    İHRAMLININ AV CEZASI


    Ebu Sa’id radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “İhramlı yılanı, akrebi, saldırgan yırtıcı hayvanı, kelb-i aküru (saldırgan köpek, kurt, aslan, kaplan vs.), fasıkcık fareyi öldürebilir (bunları öldürdüğü için fidye ödemez).”

    Ebıı Said’e fareye niye “fasıkcık” dendiği sorulmuştu. “Çünkü (bir keresinde) Resûlullah aleyhissalatu vesselam, onun yanmakta olan kandilin fitilini evi yakmak üzere sürüklemesinden dolayı uykusundan uyanmıştı” diye cevap verdi.”


    İHRAMLIYA AV HAYVANI YEMEK YASAKTIR


    Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam’a ihramlı iken av eti getirilmişti, onu yemedi.”


    İHRAMLIYA AV HAYVANI YEMEK YASAKTIR



    Talha İbnu Ubeydillah radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam, bana bir vahşi eşek verdi ve arkadaşlar arasında taksim etmemi emretti. O sırada arkadaşlarımın hepsi de ihramlıydı.”



    DİŞİ VE ERKEK HAYVANLARDAN MEKKE’YE KURBAN GÖNDERME


    İyas İbnu Seleme’nin babası (Seleme) radıyallahu anh’ın anlattığına göre: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam’ın kurbanlık develeri arasında bir de erkek deve vardı.”



    MEKKE EVLERİNİ KİRAYA VERME


    Alkame İbnu Nadle radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Ebu Bekr ve Hz. Ömer radıyallahu anhüma vefat ettikleri zaman Mekke’nin evlerine “sevaib (yani oturanların mülkü değil, ihtiyaç sahiplerine terkedilmiş)” denmekte idi. Kim, (meskene) muhtaç ise bu evlerde oturur, kim de muhtaç değilse ihtiyacı olanı orada (kirasız) oturtur idi.”
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222