Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

+ Cevap Ver + Yeni Konu aç
Sayfa 2/2 İlkİlk 12
20 sonuçtan 11 ile 20 arası

  1. #11
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    8.496
    Blog Blog Girişleri
    60
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 757 + 39868


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    .


    Cenâb-ı Hak buyuruyor:

    “Sizin dostunuz ancak Allâh, O’nun peygamberi ve namaz kılan, zekât veren, rükû eden mü’minlerdir.”
    (Mâide, 55)
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 230 + 16429


    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    Şeyh Ubeydullâh Ahrâr -kuddise sirruh-, bu hususta yârânına şöyle nasîhat eder:

    "-Ağyâr ve bîgânelerle sohbet etmek, kalbe fütûr, rûha dağınıklık ve gönle perişanlık verir. Nitekim Bâyezîd-i Bistâmî, bir gün içinde böyle bir perişanlık duydu. Bir türlü kendisini toplayamadı; meclisindekilere:

    "-Hele bir bakın meclisimde yabancı biri var mı?" dedi.

    Araştırdılar kimseyi bulamadılar. Fakat Bâyezid-i Bistâmî ısrâr etti:

    "-Hele iyi araştırın. Asâların olduğu yere de bakın. Eğer öyle olmasaydı, içimde bu perişanlık olmazdı." dedi. Tekrar araştırdılar ve bir gâfilin asâsını buldular. O asâyı dışarı attılar; Bayezid-i Bistâmî'nin gönül huzûru da yerine geldi.

    Yine bir gün Hâce Ubeydullâh Ahrâr Hazretleri, huzûruna gelen yakınlarından birine:

    "-Senden yabancılık kokusu geliyor." dedi ve ilâve etti:

    "-Gâlibâ sen, yabancı birinin elbisesini giymişsin."

    O kimse hayretle:

    "-Evet öyle." dedi ve o elbiseyi değiştirip tekrar geldi.

    Bunun zıddı bir misâl de Yusuf -aleyhisselâm- ile babası Yâkûb -aleyhisselâm- arasında vâkî olmuştur. Hazret-i Yâkûb, oğlu Yûsuf'ta kendi husûsiyetlerini görünce, ona diğer çocuklarından daha fazla meyletti. Bu muhabbette öyle aynîleşme oldu ki, daha sonra Yûsuf'un gömleği Mısır'dan kendisine getirilirken o Ken'an ilinde olduğu hâlde gömleğin kokusunu almaya başladı. Halbuki ondan başka hiç kimse o kokudaki sırrı hissetmemekteydi.

    Mânevî hâllerin eşyâya bile sirâyet etmesi karşısında, eşyâdan daha hassas olduğunda şüphe bulunmayan insan kalbini, ne denli titizlikle muhâfaza etmek gerektiği ortadadır.
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 230 + 16429


    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    "Halkın amel ve ahlâkından cansız varlıklar bile in'ikâs alır. Bu itibarla türlü çirkinliklerin irtikâb edildiği bir yerdeki ibâdetle, amel-i sâlih ve hayırlara mekân olmuş bir yerdeki ibâdet, kıymetçe birbirinden çok farklıdır. Bunun içindir ki, Kâbe hareminde kılınan bir namaz, sâir yerlerde kılınanlardan misillerce üstündür."

    Bu hâlin zıddı olarak Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Arafat'la Müzdelife arasındaki Vâdi-i Muhassır mevkiinden hızlı olarak geçmişlerdir. Bu tavır karşısında ashâb merâkla:

    "-Yâ Rasûlallâh! Ne hâl oldu ki burada süratlendiniz?" diye sorunca Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

    "-Cenâb-ı Hak, bu mekânda zâlim Ebrehe ordusunu kahretti." buyurmuşlardır.

    Yine binbir meşakkat dolu Tebük Seferi'nden dönüşte ashâb-ı kirâm, gölgelenmek ve su temin edebilmek için Semûd Kavmi'nin taşları oyarak yapmış olduğu köşklere girdiler. Bunun üzerine -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

    "Bu mekânda Cenâb-ı Hak Semûd Kavmi'ni helâk etti. O kahırdan bir hisse gelmemesi için buralardan su almayınız." buyurdu.

    Ashâb:

    "-Yâ Rasûlallâh! Kırbalarımıza su doldurduk ve bu sudan hamur yaptık." deyince Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

    "-Suları boşaltın ve hamurları dökün!" emrini vermiştir.

    Bu ve benzeri hâdiseler, hâllerin cemâdâta (cansız varlıklara) dahî sirâyet ve in'ikâsını gösteren tipik birer misâldir.
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  4. #14
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 230 + 16429


    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    Kâmil bir mü'min olabilmek için, sâdık ve sâlihlerle ünsiyet hâlinde bulunmak, yâni onları sevmek ve onlara yakın bulunmaya çalışmak, bu temâyülün kuvvetlenip arzu edilen netîceyi hâsıl etmesi için şarttır.

    Nitekim Bâyezîd-i Bistâmî'ye mürâcaat eden bir derviş:

    "-Beni Allâh'a yaklaştıracak bir amel tavsıye et." deyince Bâyezîd -kuddise sirruh-, ona şu nasîhatte bulunmuştur:

    "-Allâh'ın velî kullarını sev! Sev ki onlar da seni sevsinler. Onların gönlüne girmeye çalış! Çünkü Allâh, o âriflerin kalblerine her gün 360 defâ nazar eder. Onlardan birinin kalbinde senin adını görürse, seni bağışlar!..."
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  5. #15
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 230 + 16429


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    Yâ Rabbî!

    Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile ashâb-ı kirâm arasındaki sohbetlerden

    kalblerimize bir hâl in'ikâs etmesini nasîb eyle!

    Bizleri sâlihler cemaatiyle birlikte haşreyle!

    Âmin!..
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  6. #16
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2012
    Mesajlar Mesajlar
    218
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 29 + 1010


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    Hazreti Ali Efendimiz günün birinde;

    -“Allah’ım beni Sen’den başkasına muhtaç etme” şeklinde dua etmişti. Sevgili Peygamberimiz:
    -“Ya Ali sen ölmek mi istiyorsun?” diyerek müdahalede bulunur. Sonra da;

    -“İnsanlar birbirlerine muhtaç yaratılmıştır. Allah’ım beni namerde muhtaç etme şeklinde dua etmen daha doğrudur” diye nasihatte bulunmuştur. Demek ki insanoğlu mutlaka diğer insanlarla birlikte yaşayacak ancak birlikte yaşayacağı, özel manada arkadaşlık yapabileceği kişileri iyi seçmek zorundadır.

    İnsanların ilişkilerini sınıflandırmak istersek, üç grupta toplayabiliriz. Bunlar; insan-i ilişkiler, iman-i ilişkiler, ihvan-i ilişkilerdir. Konumuzu biraz açacak olursak.

    İnsan-i ilişkiler; insanların hayatiyetini sürdürmek için dünya işlerinde, yapmak zorunda oldukları işleri vardır. Bunlar maddi varlıklarını sürdürmek için oluşan; ticari ilişkiler, komşuluk ilişkileri, devletler ve milletler arası ilişkilerdir. İnsan olan ve konusunun uzmanı olan her dil, ırk ve dinden kişiler bu ilişki kapsamındadır.

    İman-i ilişkiler; sosyal yaşantının özele dönüşmeye başladığı, ilişkilerin daha mahreme doğru yol aldığı kısımdaki ilişkilerdir. Buradaki ilişkiler, dinin esasları üzerine bina edilir ve başka dinden olanların bu ilişkide yeri yoktur. Ancak başka dinden olanlara kendi dininin öğretilerini (emir ve yasaklarını) sunmak için tebliğ, irşad ve nasihat bağlamında oluşacak ilişkilere müsaade vardır.

    İhvan-i ilişkiler; ihvan sözlük manası itibariyle, kardeş demektir.
    Arkadaşlığın zirve hâli; birbirinde yok olma noktasıdır. Arkadaşının çıkarını kendi çıkarından üstün gördüğü hâldir.
    İnandıkları-inanmadıkları, sevdikleri-sevmedikleri, özelde sırların dahil her şeyin rahatlıkla paylaşılabildiği noktadır burası…

    İnsanın yaşamı süresince hayatın çilesini, keder ve neşesini birlikte paylaştıkları oranda güçlendiği bu ilişki, sağlam temeller üzerine oturduğu takdirde, bu dostluğun uzantısı ahiret yurdunda bile devam edecektir.
    Sahabe efendilerimizden biri, ölünce peygamberimizden ayrı düşeceği aklına geldiği zaman çok ağlıyordu. Onu teskin etmek için yüce Peygamberimiz; “kişi sevdiği ile beraberdir” buyurmakla, birbirini sevenlerin öldükten sonra da ahiret yurdunda birlikte olacaklarının haberini vermiştir.

    Dostluklar madem ki daimi kalacak o zaman dostumuzu gayet güzel bir şekilde seçmemiz gerekmektedir. Dostluktaki sevgi sıradanlıktan çıkmakta, birbirinin hali, birbirini etkilemektedir. Dostlar farkında olsun yada olmasın; huyları, davranışları, zevkleri, tercihleri ve inançları birbirlerine benzemeye başlamaktadır.

    Sadi Şirazi Hazretleri dostların birbirlerini etkileme hâlini Gülistan’ında şöyle izah eder;

    “Bir gün hamama gittim, temizlenmek için bir miktar kil aldım. Baktım ki o kil diğerlerinden farklı olarak mis gibi gül kokuyordu. Kile lisan-ı hâl ile sordum; “Ey kil nedir bu halin?”. Kil cevap verdi: ’Ben bir gül ağacına arkadaşlık ettim. Koku bana ondan geçti. Yoksa ben sade bir toprağım, koku onun kokusudur’ dedi”
    Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed (sav) Efendimizin sözü ile yazımızı bitirelim ki Onun şefaatinden ve dostluğundan pay sahibi olalım:

    “Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde herkes kiminle arkadaşlık yaptığına baksın.” (Ebu Davud, Tirmizi).



    alıntı
    Yazar : Risale Forum

  7. #17
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    8.496
    Blog Blog Girişleri
    60
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 757 + 39868


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    Dünyevi dostluk ve arkadaşlıklar,
    insanların ebedi hayatına mal olabilecek kadar ehemmiyet kesbetmiştir.Ahirette, Kişi sevdiğiyle beraber olduğu gibi, aynı zamanda dostunun dini üzeredir. Zira Tirmizî'nin bir rivayetinde Hz.Peygamber(s.a.v): "Kişi dostunun dini üzeredir. Kişi sevdiğiyle beraberdir. Öyle ise her biriniz dost edindiği kimselere dikkat etsin!" emri ile kesin bir üslubla bu mes’eleye temas ederler.


    Aynı manayı takviye eden bu hadis ise hâlihazır insanlığın sahip olduğu manevi hastalığını ifşa etmesi hasebiyle gayet manidardır. Hz.EbuZerr(r.a) anlatıyor: “Ey Allah'ın Resulü! Kişi, bir kavmi sever, fakat onların amelini işlemezse, sonu ne olacak?” dedim. Efendimiz de(s.a.v); "Ey Ebu Zerr..! Sen sevdiğinle berabersin!" buyurdu.

    Sahabeden Hz.Enesb.Malik(r.a) rivayet ediyor: Cennet ehli Cennet'e girip ayrılmış yerlerine (köşklerine) oturduklarında, (dünyadaki samimi) din kardeşlerini özlediklerinden dolayı birbirlerini görmek ister. Bu düşünce esnasında birinin serîri(koltuk) diğerinin serîrine, diğerinin serîri öbürünün yanına (anında) gider.

    Onlar buluşunca her ikisi de köşklerine yaslanarak, sohbete ve dünyada aralarında olan şeyleri karşılıklı konuşmaya başlarlar. Birisi şöyle der: "Ey Kardeşim! Hatırlar mısın biz dünyada falan mecliste sohbet yerinde veya camide hâlisane Allah'a dua etmiştik (Kur'ân okumuştuk, sohbet dinlemiştik), işte Allah da bizi (orada) bağışladı."

    Bir insan için âileden sonra, her gün düşüp kalktığı arkadaşlar zümresi, onu saran içtimâî muhitlerin ikinci halkasını teşkil eder. Bu muhit, insanın bir kısım alışkanlıklar kazanmasında âile muhitinden daha da müessir olabilmektedir.

    İbnuSinâ: "Mektepte çocuk, edebi güzel, alışkanlıkları arzu edilen şekilde olan başka çocuklarla düşüp kalkmalıdır. Zira bir çocuk diğer bir çocuk için daha çok telkin gücüne sahiptir. Çocuk arkadaşıyla ünsiyet eder, (çok şeyi) ondan kapar" der.

    Şu halde arkadaşlar zümresinin iyi veya kötü oluşunun, çocukta kesin bir hüküm icra edeceği yeni ve eski bütün terbiyecilerce kabul edilmektedir.

    Arkadaş mes’elesineKur'ân-ı Kerîm: "Mü'minler, mü'minlerden ayrılıp kâfirleri dost edinmesin. Bunu her kim yaparsa Allah'la ilişiği kesilmiş olur."âyetiyle dikkatlerimizi çekmektedir. (Âl-i İmrân 28)

    Hz.Peygamber'den(s.a.v) gelen bir rivayette de: "Sâdece mü'minle arkadaşlık et.” denmektedir.
    Sahih senedle geldiği tasrih edilen bir rivayette de sırf dünyevî maksada yönelen mâlâyânîlehviyatın girdiği meclislerden, arkadaş ortamlarından sakınmak emredilmektedir.

    Sık sık beraber olunan arkadaşın ehemmiyetini zihinlerde tesbit için bir de teşbihe yer verilir. Resulullah(s.a.v) iyi arkadaşı misk(güzel koku) satıcısına benzetir. Çünkü ondan dünyevî veya uhrevî bir faide, bir nur bulaşacaktır. Efendimiz(s.a.v), böyleleriyle arkadaşlığa teşvik ettiği gibi uzaktan yakından dünyevî veya uhrevî bir zarar dokunacak kimselerle de arkadaşlık etmemeyi emretmiş olmaktadır.

    Zikredilen bu hadiste Resulullah(a.s.v) şöyle buyurdular: "İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk sahibi ya sana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince ya evini, ya da elbiseni yakar yahut da sen onun pis kokusunu alırsın."

    Ne sünnette ne de müteakip terbiyecilerde çocuğun akran ve arkadaşlardan tecrid edilmesi diye bir tavsiyeye rastlanmaz.

    Aksine arkadaşlık ve kardeşliği teşvik etmişler, uzlete ve köşeye çekilmeyi kerih görmüşlerdir.
    Çocuk behemahal arkadaşlarıyla bir araya gelecek, onlarla oynayacak, çocukluğunu yaşayacaktır. Sünnette bunun misalleri çokça mevcuttur.

    Çocuğun yalnız ve hatta sadece kardeşleriyle düşüp kalkması, onun bir kısım içtimâî his ve melekelerinin nâkıs kalmasına sebep olacaktır. Günümüz terbiyecileri, çocuğun ruh sağlığının korunması ve hattâ ruhî bozukluklara mâruz olanları tedâvi için, çocuğu kaynaşabileceği akranlar grubu içerisinde koymaya büyük ehemmiyet vermektedirler.

    Bir hadislerinde Efendimiz(s.a.v) şöyle buyurdular: “Allah rızası için bolca dost edinin. Rabbiniz diridir ve kerem sahibidir. Kıyamet gününde kuluna, arkadaşlarının yanında azap etmez.”
    Başka bir hadislerinde ise Efendimiz(s.a.v) şöyle buyurdular: “İnsanlarla çokça tanışın, çünkü kıyamette her tanışılan kişinin şefaati vardır.”

    Arkadaş meselesinde nazara alınması gereken bir husus, yaşıtlarına dikkat etmek ise de diğer bir husus cinsiyete dikkat etmektir.

    Bir çocuğun uzun müddet karşı cinsten olanlarla düşüp kalkması, onun, o cinse ait davranışları kazanmasına yol açmaktadır.

    Resâiluİhvânu's-Safâ'da; câri âdetlere uzun müddet uymakla ahlâkta onlara benzerlik hâsıl olup, kuvvet bulacağı ifade edildikten sonra: "Şecâatli (...) ve sâlih kimselerin yanında yetişen çocukların çoğu onların ahlâkını aynen kaptığı gibi, kadın ve muhannislerin yanında yetişen çocuklar da aynen onlar gibi olurlar" denmektedir.

    Dostluk ve arkadaşlığı tercih edilen bir insanın, sahip olması gereken bazı hasletler vardır. İstikametli bir arkadaşlığın ön şartı olan bu hasletler ise şunlardır; “Akıllı olmak, güzel ahlâklı olmak, fasık olmamak, bid’atçı olmamak ve dünyaya fazla düşkün olmamak.”

    İnsanlığın İftihar Tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem) anlatıyor: İki dost müminden birisi vefat edip cennetle müjdelenir. Nice sonra hayatta olan kişi, vefat eden dostunu hatırlayarak, "Ey Allah'ım! Şüphesiz filanca benim dostumdur. Bana, Sana ve Resûlüne itaati, hayrı emreder, kötülükten men eder, benim hiç şüphesiz Sana kavuşacağımı haber verirdi. Ey Allah'ım! Benden sonra onu sapıklığa düşürme ki, bana gösterdiğin nimeti ona da gösteresin. Benden hoşnut olduğun gibi ondan da hoşnut olasın" der.

    Sonra diğeri de ölür ve ruhları bir araya gelir de, "Her biriniz kardeşi hakkında söyleyeceğini söylesin" denir. Her ikisi de birbirinden razı olduğunu haber verince Cenab-ı Hak ikisi için: "Ne güzel kardeş, ne güzel arkadaş, ne güzel dost" buyurur.

    Bu sefer de iki dost inkârcı insandan biri öldüğü zaman ve yerinin ateş olduğu haber verildiğinde ise dünyadaki dostunu hatırlayarak, "Ey Allah'ım! Benim dostum olan falanca bana, Sana ve Resûlüne isyanı, kötülüğü emreder, hayırdan men eder, Sana kavuşmayacağımı bana söylerdi. Ey Allah'ım! Benden sonra onu hidayete erdirme ki, bana gösterdiğin cezanın bir mislini de ona gösteresin" der.

    Cenab-ı Hak da onlardan her biri için, "Ne kötü kardeş, ne kötü arkadaş, ne kötü dost" buyurur. Bunun üzerine onlar birbirine lânet etmeye başlarlar.

    Hz.Alinin(r.a) mevzu hakkındaki şu veciz sözleri ne kadar da manidardır:
    Görüşü kabul gören ama ameli hoş görülmeyen kimseyle arkadaşlık etmekten sakın. Şüphesiz arkadaş, arkadaşıyla itibar görür.

    Fasık, facir ve Allah'a karşı açıkça günah işleyen kimselerle arkadaşlıktan sakın. Şüphesiz kötülük kötülüğe katılır.

    Takva sahibi ve dindar kardeşinle arkadaş ol ki güvende olasın. Ondan doğru yola kılavuzluk dile ki ganimete eresin.

    Seni gafil ve haris kılan kimseyle arkadaşlıktan sakın. Şüphesiz böyle bir kimse seni yardımsız bırakır ve helak eder.

    Eğer selamette olmayı seviyorsan, cahillerle arkadaşlıktan sakın. Zira cahillerle arkadaşlık aklın yokluğundandır.

    Hikmet sahibi kimselerle arkadaşlık et, hilim sahibi(yumuşak huylu) kimselerle otur ve dünyadan yüz çevir ki yüce cennette sükûnet edesin.

    Ahmakla birlikte olunca, kötü kimseyle muaşeret ettiğinde ve zalimle bir muamelede bulunduğunda ihtiyatlı ol. Aynı zamanda Ahmak kimseyle arkadaşlık, ruhun azabıdır.

    Dünya ehliyle oturmak insana imanı unutturur ve şeytana itaate sürükler. Aynı zamanda dünya ehliyle arkadaşlıkta etme. Zira eğer mal açısından azalırsan seni önemsemezler ve eğer mal açısından çoğalırsan sana haset ederler.alinti
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  8. #18
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 230 + 16429


    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    İki din kardeşi, birbirini yıkayan iki el gibidir. Tıpkı Muhâcir ve Ensar gibi…
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  9. #19
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 230 + 16429


    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    Bir kimsenin sevdiğiyle beraber olması demek;

    onunla sözde, özde ve davranışta aynı duyuş, düşünüş, hissediş ve yaşayış hâlinde olması,

    yâni “sevdiğini” gösterecek aynîlikler ve beraberliklerin mevcut bulunması demektir.
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  10. #20
    ABDULLAH çevrimdışı Ayın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    8.496
    Blog Blog Girişleri
    60
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 757 + 39868


    Cevap: Hadis Sohbetleri 54 :Kişi, dostunun dini üzeredir

    Müslümanın en büyük üç düşmanı vardır: Şeytan, nefis ve kötü arkadaş. Kötü arkadaş, şeytandan ve nefisten daha zararlıdır. Bir hadis-i şerif meali:
    (Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir. Kiminle dostluk ettiğinize dikkat edin!) [Hâkim]

    Şeytan ve nefsimiz, kötü arkadaş vasıtasıyla bizi felaketlere sürükler. Kötü arkadaştan, yılandan, aslandan kaçar gibi kaçmak lazımdır. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Gözleri üstümde olan, beni hep gözetleyen, iyiliğimi görünce örtbas eden, bir kötülüğümü gördüğünde ise, bunu etrafa yayan kötü dosttan sana sığınırım ya Rabbi!) [İ. Neccar]

    (Kötü arkadaş, demirci körüğü gibidir. Üflenince, ateş kıvılcımları seni yakmazsa da, kokusu seni rahatsız eder.) [Buhari]


    İyi arkadaş kimdir? Birkaç hadis-i şerif meali:
    (En iyi arkadaş, Allah’ı andığında yardım eden, unuttuğunda sana hatırlatandır.) [Hâkim]

    (En iyi arkadaş, sözleri ilminizi artıran, ameli de ahireti hatırlatandır.) [Hâkim]

    (İyi arkadaş, güzel koku satan gibidir. Sana koku sürmese de, yanında bulunduğun müddetçe güzel kokusundan faydalanırsın.) [Müslim]
    Yazar : Risale Forum
    Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 2 kullanıcı var. (0 üye ve 2 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222