Sayfa 1/3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 472 + 32164

    Sadece Büyük Günah İşleyenler mi Şefaate Mazhar Olacaklar ?

    Selamun Aleykum muhterem müslümanlar;

    Dün bir mekanda bir kaç müslümanla sohbet ediyorduk...Bir kardeşimiz,ki( bu kardeşimiz yeni yeni şuurlanan ve namaza başlayan fakat bir o kadarda araştırma yapıp yığınla soru bulup getiren bir zat!!!

    Ve Efendimizin(sav) şu hadisi şerifini soru diye bize getirdi;ve bende aynen buraya aktarıyorum
    ( Benim şefaatim ümmetimden en çok günahı olan kişiler günahı sevabından çok olan mü' minler içindir.)öncellikle;

    Hadisi okuduktan sonra;Aynen şöyle dedi;

    O zaman biz boşuna ibadet ediyoruz ;bence bol bol günah işleyelim ki yarın mahşerde Hz Peygamberin (sav) şefaatine nail olalım..mademki en çok günah işleyenler birinci sırda..cevap bekliyorum DİYEREK SORUSUNU Bİ,TİRDİ....

    evet bende bize gelen bu soruyu aynen buraya aktarıyorum..SİZLER NEDERSİNİZ BU HUSUSTA ACABA?

    Benzer Konular
    Tövbeyi bozmak büyük günah mı?
    Tövbeyi bozmak büyük günah mı? Tövbeyi bozmak büyük günah mı? ?Bir günahkâr, istiğfar eder, sonra bu günahı tekrar yapar, sonra istiğfar eder. Üçüncüde yine yapar, yine tövbe ve istiğfar ederse, dördüncü defa
    Dünyanın en büyük mülteci kampına Cansuyu olacaklar
    Dünyanın en büyük mülteci kampına Cansuyu olacaklar Dünyanın en büyük mülteci kampına Cansuyu olacaklar yılı Kurban çalışmaları kapsamında Kenya'da bulunan Cansuyu ekipleri hayırseverlerin bağışladığı kurbanları satı
    Büyük bir günah: Gulûl
    Büyük bir günah: Gulûl Âl-i İmrân sûresindeki; “Emanete hıyanet etmek, bir peygamberin yapacağı iş değildir. Her kim hıyanet edip de ganimetten veya kamuya ait hâsılattan bir şey aşırır, bunu da gizlerse, kıyamet gününe o vebalini ald
    76 Büyük Günah (Kebair)
    76 Büyük Günah (Kebair) ”Büyük Günahlar” kitabına göre insanı helak eden 76 büyük günah şöyle: 1. Büyük Günahların En Büyüğü: Allah’a Ortak Koşmak (Şirk) 2. Ana Babaya Asi Olmak, Onlara Eziyet Etmek 3. Yalan Yere Şahitlik
    Ashab çok büyük makamlara mazhar oldukları halde neden onlarda keşif ve keramat azdır
    Ashab çok büyük makamlara mazhar oldukları halde neden onlarda keşif ve keramat azdır Sahabelerin velayeti, velayet-i kübra denilen, veraset-i nübüvvetten gelen, berzah tarîkına uğramayarak, doğrudan doğruya zahirden hakikata geçip, akrebiyet-i İlahiyenin inkişafına bakan bir velayettir ki, o velayet yolu
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nereden Yer
    KASTAMONU İSLAMİ HARP CİHAD MÜCADELE TEŞKİLATI KARARGAHINDAN....
    Mesajlar Mesajlar
    4.088
    Blog Blog Girişleri
    734
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 319 + 10696

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    Allah allah olurmu Öyle Şey...allahuekber yok daha neler demekkİ İmani zayifmiŞ.rİsale okusun bol bol dÜzelİr İnŞ....ancak cehenneme gİder yanliŞ anladiĞindan dolayi...sİzde demedİnİz mİ ancak cehenneme gİdersİnİz deyİp aÇiklama yaptiniz mi..ben aÇiklayayim..burda hz. Muhammed s.a.v. Öyle derken hanİ olur ya zorunda kalmak dİye bİrŞey...gÜnahin bu boyutuna ondan Öyle demİŞ..gÜnah İÇİn yanİ....aslinda.ama yİnede tÖvbe etmek lazim tabİ..belkİde Şefaatİ. Hak etmeyen bİr kuluz ya peygamberİmİz s.a.v. Bİze mahŞerde siratta sorgudan sonra ya ŞÖyle derse sİz benİm Şefaatİmİ hak etmİyorsunuz onun İÇİn sİze ŞefaatÇİ olmayacaĞim sİzİ allah'a havale edİyorum allah haŞa yÜzbİn defa haŞa ve kella sİze zaten sİze gereken en uygun cezayi verecektİr İnŞ.ben rabbİmİn İŞİne bu noktada bundan sonra kariŞmiyacaĞim derse.....dedİĞİnİ hayal etmek bİle gerÇekten Çok ÜrkÜtÜcÜ ..vay o zaman o kullarin İnsanlarin halİne...... .selametle ve dua İle....
    Yazar : Risale Forum
    [ img ]http://img25.imageshack.us/img25/184...lhareketli.gif[ img ]
    "Nurlar karanlıkları boğana dek bu davamız sürecek"TİR.İnsan zulmeder kader adalet eder.

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Nereden Yer
    afyon
    Mesajlar Mesajlar
    750
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 123 + 4350

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    Peygamberimiz (asv)'in mahşerde, ümmetinden kalbinde hardal tanesi kadar iman olup da üzerinde hesabı olmayanlara şefaat edeceği bildiriliyor. Üzerinde hesap olmayanlardan kastedilen nedir?


    Kaynaklarda “ümmetinden üzerinde hesabı olmayanlar...” ifadesine rastlayamadık.

    Ahmed b. Hanbel’in Hz. Enes’ten yaptığı uzun bir hadis rivayetine göre Resulullah (asv) şöyle buyurdu:

    “(…) Allah bana hitaben “git, ümmetinden olup da kalbinde hardal tanesi kadar iman bulduğun kimseyi cennete koyup yerleştir” diyecek, ben de gidip kalbinde hardal tanesi kadar iman bulduğum kimseleri alıp cennete götüreceğim. Ve artık Allah insanların hesabını bitirir ve ümmetimden de geri kalanlar cehennemlik olan diğer insanlarla beraber cehenneme atılacaklardır…”(Müsned, 3/144).

    Ehl-i sünnet akidesine göre, kabre imanla girenlerden de cehenneme girenler olacaktır. Yalnız onların avantajı bir gün cehennemden kurtulup cennete girmeleridir. Aslında ilgili hadiste yer alan “ve ümmetimden de geri kalanlar cehennemlik olan diğer insanlarla beraber cehenneme atılacaklardır” manasına gelen ifadeden bunu anlamak mümkündür. Çünkü devam eden bu ifadeden sonra, cehenneme gidenlerden mümin olanların bir gün cehennemden çıkıp cennete girecekleri açıkça ifade edilmiştir.(bk. adı geçen hadis).

    Buharî’de de benzer bir hadis rivayetine yer verilmiş ve orada da “İmanlı olup cehennem girenlerin olduğu ve daha sonra oradan çıkıp cennete gireceklerine dair” bilgilere yer verilmiştir:

    "Cennet ahâlîsi cennete, ateş ahâlîsi de ateşe girdikten sonra Yüce Allah: Kimin kalbinde bir hardal tanesi ağırlığınca îmân varsa ateşten çıkarınız, diye emreder. Bunun üzerine bu kimseler simsiyah kesilmiş oldukları hâlde çıkarılıp Hayât (yâhud Haya) nehri içine atılırlar ve orada sel uğrağında kalan yabanî reyhan tohumları nasıl süratle yetişirse öylece yetişirler. Görmez misin, bunlar sapsarı olarak ve iki tarafa salınarak (ne güzel) sürerler."
    (bk. Buharî, İman, 15)
    Yazar : Risale Forum

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Nereden Yer
    afyon
    Mesajlar Mesajlar
    750
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 123 + 4350

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    “Benim şefaatim ümmetimin günah-ı kebair (büyük günah) işleyen kısmınadır.” hadis-i şerifi nasıl anlaşılmalıdır?


    Peygamberleri, insanlar için birer rehber, birer önder olarak gönderen Allah, onları günahsız kılmakla insanlara şu mesajı da vermiş oluyor: “Günah işlememeye bütün gücünüzle çalışın!”

    Sözü edilen hadis-i şerifi bu gerçeğin ışığında değerlendirmek gerek. Bu hadisten; “şefaatin ancak büyük günah işleyenlere yapılacağını, küçük günah işleyenlerin bundan mahrum kalacaklarını” anlamaya mantıken imkân yok.

    Dikkatle incelenirse, bu peygamber kelâmından şu iki büyük mesaj hemen alınabilir:

    Birincisi: Bu hadis-i şerif, “büyük günah işleyenin küfürle iman arasında kalacağını” iddia eden Mutezile fırkasına en güzel bir cevap...

    Diğer mesaj da şu: Şefaat izninin verilmesinden sonra, başta peygamberler olmak üzere, melekler ve salih kullar müminlerin günahlarının bağışlanması için Allah katında şefaatçi olacaklar. Bu herkesin manevî mertebesine göre gerçekleşecek... Büyük günahlar ise, Allah katında hatırı en ileri olan Peygamberimizin (asm.) şefaatiyle af edilebilecekler.
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Nereden Yer
    afyon
    Mesajlar Mesajlar
    750
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 123 + 4350

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    Hesap gününde mizanında kötülükleri ağır gelen mümin kişi, şefaate nail olabilir mi?


    Günahı sevaplarından fazla olan kişilere de şefaat edilecektir. Ancak şefaat de Allahın zniyle olacaktır. Peygamberimiz “Benim şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenleredir” buyurmuşlardır. Bununla beraber günahı sevabından az olanlara da şefaat edilecektir. Onlarında cennetteki makamlarının artması için şefaat edilecektir.

    Evet, şefaat haktır. Birçok âyet ve hadîste şefaatten bahsedilmekte ve böylece onun hakkaniyeti dile getirilmektedir. Yeri geldikçe bu âyet ve hadîsleri zikredeceğiz. Biz şimdi önce, sorunun ikinci şıkkı olan “Kimler ne ölçüde şefaat edebilirler?” sorularını cevaplamakla mevzûa başlamak istiyoruz. Zaten bu kısma verilecek cevap bir cihetle şefaatın hakkaniyetinin de izahı olacaktır.

    Peygamberler, evliyâ asfiyâ ve şehitler -derecelerine göre- Cenab-ı Hakk’ın onlara bahşettiği seviyede şefaat edebilirler ve edeceklerdir. Ancak, bu mevzûda da yine, zirve Allah Rasulü’dür. O ki fetanet-i âzama sahiptir. Her Nebi kendisine bahşedilen sınırsız, fakat bir defaya mahsus şefaat hakkını dünyada kullanırken o, bunu âhirete saklamıştır.. ve âhirette “şefaat-ı uzmâ”nın sahibi olacaktır. Onun “hammâdûn”, denilen ümmeti, “Livaül’hamd”in altında toplanacak ve “Makam-ı Mahmûd”un sahibi ünvanıyla O’nun tarafından yapılacak şefaatte herkes payına düşenle şereflenecek ve kurtuluşa ereceklerdir.

    Dünya fâni ve geçicidir. Burada çekilen sıkıntılar da bir cihetle işlenen günahlara keffâreti sayılır. Ancak insanların perişan ve derbeder olacakları ve kendilerini kurtaracak yeni bir amele de fırsat bulamayacakları bir gün gelecektir -ki, biz ona ahiret diyoruz-işte o gün, Allah Rasulü bütün insanlığı içine alan şefaatıyla ortaya çıkacak ve “en büyük şefaat” manâsına “şefaat-ı uzmâ"sıyla şefaat edecektir. Elbette Allah Rasulü’nün şefaatının da bir sınırı vardır. Zaten, bütün şefaatler ancak Cenab-ı Hakk’ın izni ve koyduğu ölçü nispetinde olacaktır ki “ İzni olmadan katında hiç bir kimse şefaat edemez” mealindeki âyet de bize bunu anlatmaktadır (Bakara/2-255).

    Bunun böyle olması da gayet tabiî ve normaldir; zira, şefaat edecek olanlar da hissî davranabilir, ölçüyü kaçırabilir ve merhamet-i ilâhîden fazla merhamet ileri sürmüş olabilir.. böylece de Rabb’e karşı sû-i edepte bulunmuş olabilir. Onun içindir ki, Allah (cc) bir mîzan, ölçü ve denge vaz’etmiştir. Kim, kime ve ne ölçüde şefaat edebileceği bir takdire bağlanmıştır. Cenâb-ı Hakk’ın bütün icraatında bir adalet ve denge olduğu gibi, âhirette vereceği şefâat salahiyetinde de bir adalet ve denge vardır. Eğer bu şekilde bir tahdit ve sınır konulmuş olmasaydı,bazı kimseler şefaatı da dengesiz olarak kullanırlardı. Nitekim belki de sınırsız bir şefaat salahiyeti onların hislerini galeyana getirerek meselâ, bazı insanların Cehennem alevleri içinde cayır cayır yandıklarını görünce, şefkatleri kabaracak, kafir-münafık-mücrim tanımadan herkesin Cennete girmesini talep edeceklerdi. Halbuki böyle bir talep bazen, milyarlarca mü’minin hukukuna tecavüz de olabilirdi.

    Çünkü şefaatin, böyle şahısların hislerine bırakılmasında, günahkâr, sapık, kâfir herkesin, bu hissî şefaatten faydalanma ihtimâli vardır. Bu ise, bütün varlıkların hukukuna rağmen, dağlar cesametinde günah taşıyan kâfire de merhamet edilmesi demektir. Oysaki kâfir, kainatta, Allah’a ait bütün güzellikleri, bütün nizamları, bütün hikmetleri inkâr, tezyif ve tahkir ettiğinden, mekanlar çapında cinayet işlemiş olacaktır ki, hayatının her dakikası yüzlerce cinayetle karalanmış böyle kapkaranlık bir ruha merhamet, merhamet adına saygısızlığın en büyüğü olsa gerektir.

    Efendimiz, şefaatının büyük günah işleyenlere olduğunu ifade etmişler ve “Benim şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenleredir” buyurmuşlardır. O her hususta olduğu gibi bu mevzûda da bir denge ve muvazene insanıdır. Zaten bütün ümmet O’nun bu ifadeleriyle teselli bulmakta ve Allah Rasulü’nün şefaatına nail olmayı ummaktadır.

    Hallac-ı Mansur bir gün bu hadîsi şerh ederken, cezbeye gelir ve ölçüyü kaçırarak, Efendimiz’e hitaben “Ey Nebîler Sultanı! Niçin böyle sınır koydun da bütün insanlar için demedin. Sen bütün insanlara şefaat etmeyi talep etseydin, yine de Rabbin Seni mahrum bırakmaz ve Sana bu salahiyeti bahşederdi” gibi laflar eder. Tam bu esnada Allah Rasûlü temessül ederek, başındaki sarığı onun boynuna sarar ve: “Bunu başınla öde, sen zannediyor musun ki ben o sözü kendimden söyledim” der. Hallac kolu kanadı biçilip bir ağaç gibi budanırken dahi tebessüm ediyordu. Çünkü biliyordu ki, bu hüküm âli bir mecliste verildi ve o hükme rıza göstermek gerekirdi...

    Evet, belki de Hallacın dediği gibi, Allah Rasulü Cenab-ı Hakk’dan bütün insanlara şefaat etmeyi talep etseydi, Rabb’i O’na bu salahiyeti verirdi. Ancak O, Allah’a karşı bizim anlayamayacağımız ölçüler içinde saygılıydı. Rabb’in dediğinden başkasını demiyor ve verilen salahiyet sınırlarını da asla zorlamıyordu..

    Rabb’in koyduğu şefaat ölçüsünde, şefaat edilecek şahısların buna hak kazanmış olmaları da yer almaktadır. Nitekim bu manâ ile alâkalı olarak, mealen şöyle buyurulmaktadır: “Artık şefaatçıların şefaatı onlara fayda vermez” (Müddessir/75-48). Bununla da anlıyoruz ki, şefaat herkese ve sınırsız bir ölçüde değildir. Kim, kime şefaat ederse, muhakkak kabul görür diye bir şart da yoktur. Bütün işlerde olduğu gibi, bunda da İlâhî meşiet esastır.

    Kâfir işlediği küfrüyle ta işin başında, bu şefaat dairesinin dışında kalmıştır. O’na hiç kimse şefaat edemez, etse bile ona fayda vermez.

    Kur’ân-ı Kerim’de Cenâb-ı Hakk bize bir dua öğretiyor. Bu dua ile himmetin âli tutulması gerektiği hususuna da işaret ediliyor. Dua şudur: “Rabbimiz, bize gözümüzü aydınlatacak eşler, zürriyetler bağışla ve bizi muttakilere imam kıl” (Furkan/25-74). Yani, Allah’ım çocuklarımız, hanımlarımız, gözümüzü aydınlatacak hüviyette olsun. Bize öyle hayat arkadaşları ver ki, din adına bize teşviklerde bulunsun. Evlatlarımız da, daima arkamızdan hayırlar göndersin ve onlar sebebiyle rahmet çağlayanları üzerimize doğru çağlasın dursun! Bizi sadece muttaki olmakla da bırakma, onlara imam ve önder kıl. Bize öyle lütuflarda bulun ki, şu, İslam’a hizmet boyunduruğunun yere konduğu dönemde ve dine hizmetin âr kabul edildiği bir zamanda, dinine hizmet ettir ve muttakîler önünde bize, imamlık pâyesi ihsan eyle!

    Böyle bir anlayış, himmeti âli tutmanın ifadesidir. Cenâb-ı Hakk’dan O’nun öğrettiği usûl içinde şefaat edebilme salahiyeti talep etmektir. Zaten O vermek istemeseydi, evvela istemeyi vermezdi. Madem ki istemeyi verdi ve nasıl istememiz gerektiğini de öğretti, öyleyse istediğimizi de verecektir. O’nun sonsuz rahmetinden bunu umuyor ve bekliyoruz. O’nun için burada dikkat edilmesi gereken hususun iyi anlaşılması lazımdır. Evet, Rabbimiz’den sadece Cennetin bir köşesine bizi kabul buyurmasını istemek, himmetin düşüklüğüne delildir. Halbuki Allah (cc) bize himmetimizi yüksek tutmamızı öğretmektedir. Evet himmetimizi yüksek tutmalıyız, tutmalı ve O’ndan, muttakilere bizi imam kılmasını, onlara şefaat edebilme salahiyetini vermesini talep etmeliyiz...

    Efendimiz bir hadîslerinde, âhiretten bir tabloyu şöyle anlatırlar: Allah (cc), Hz. Nuh’a soracak: “Sen, sana düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirdin mi?” O büyük peygamber cevap verir: “Evet Ya Rabbi, yerine getirdim. Bana verdiğin tebliğ vazifesini kusursuz edâ ettim.” Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk, Hz. Nuh’tan şahit ister. O da Ümmet-i Muhammedi şahit gösterir. Bunun nasıl olacağı sorulunca da, şöyle cevap verir: “Sen onları ümmetlere şahit kıldın.. onlar da ellerindeki Kitapta gördüler ki Nuh vazifesini yapmış. Ve işte ben de onları bugün kendime şahit olarak gösteriyorum.”

    Evet, âyet öyle diyordu: “İşte böylece, sizin insanlar üzerinde şahitler olmanız, Rasulün de sizin üzerinize bir şahit olması için sizi ümmet-i vasat (dengeli ve orta bir ümmet) kıldık” (Bakara/2-143).

    Şefaat haktır ve gerçektir. Bütün büyükler Cenab-ı Hakk’ın koyduğu sınır dahilinde şefaat edeceklerdir. Şahit olmak da bir bakıma şefaat kabul edilecekse, eğer, Ümmet-i Muhammed bu manâda bütünüyle şefaat edecektir.

    Şefaatı inkar edenlerin, dünyada da ukbada da kazanacakları bir şey yoktur. Çünkü Allah (cc) orada kullarına, kulları O’nu nasıl bilip tanımışlarsa, öyle muamele edecektir.
    Yazar : Risale Forum

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nereden Yer
    biryerde sabit kalmıyorumki her yerden
    Mesajlar Mesajlar
    6.192
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1462 + 115872

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    Aleykümselam tebliğ kardeşim.
    kasif kardeşim Allah c c razı olsun güzel açıklamalar getirmişsiniz konuya ;

    Peygamber efendimiz, Allahü teâlâdan izin aldıktan sonra, yakınlarına ve imanı olan herkese şefaat edecektir. Bir hadis-i şerifte
    (İmanla ölen herkese şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim]
    Yazar : Risale Forum
    İnsanın Cenab-ı Haktan hiçbir hakkı talep etmeye hakkı yoktur.
    Bilâkis dâima şükretmeye medyundur. Çünkü, mülk Onundur, insan Onun memluküdür.
    Eğer Mâlik-i Mülke memlûk isen, Onun mülkü senindir, gör.

    Bizi düşmanın attığı taş değil
    Dostun attığı gül yaralar


  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 472 + 32164

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    Harp kardeş ;birde şöyle düşünelim dilersen;

    İmansızlık demeyelim biz buna istersen;

    soruyla gelen her müslüman kardeşimize (eyvah sen cehennemlik oldun böyle sorular sorma dersek şayet biz baştan kaybetmiş oluruz mücadeleyi değil mi;

    İnsan oğlunun fıtri özelliğidir ;bilmediklerini araştırmak sormak okumak ve merak edip üzerinde düşünmek;

    Zaten dinimizin ilk emri nedir ?İkra yani oku öyle değil mi?insanoğlu araştıracak okuyacak ve soracak ki doğruyu bulsun ve hakikat sahilinde felaha ulaşsın..

    sormaktan korkmayalım,araştıralım okuyallım ki nazenin dinimize bulaşan hurafe ve bidatlerden hep beraber kurtulalım inşl..

    bu arada kaşif kardeşimizin açıklamaları içinde ayrıca teşekkür ediyorum..

    Devam inşl...siz bu hadisten ne anlıyorsunuz?
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden Yer
    Florina
    Mesajlar Mesajlar
    363
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 124 + 5496

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    Alıntı tebliğ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ( Benim şefaatim ümmetimden en çok günahı olan kişiler günahı sevabından çok olan mü' minler içindir.)öncellikle;

    Hadisi okuduktan sonra;Aynen şöyle dedi;

    O zaman biz boşuna ibadet ediyoruz ;bence bol bol günah işleyelim ki yarın mahşerde Hz Peygamberin (sav) şefaatine nail olalım..mademki en çok günah işleyenler birinci sırda..cevap bekliyorum DİYEREK SORUSUNU Bİ,TİRDİ....

    evet bende bize gelen bu soruyu aynen buraya aktarıyorum..SİZLER NEDERSİNİZ BU HUSUSTA ACABA?

    Selam aleyküm sn. tebliğ,
    Hadis konusu hassas bir konu olduğundan ben önce Hadis-i şerifin kaynağını sorardım. Eğer bu hadis-i şerif kaynağa dayalı bir hadis ise o anda o kardeşe cevap vermek için bunun Kur'an-ı kerime aykırı bir hadis olup olmadığını düşünürdüm.. Uygun gibi gözüküyor. Çünkü kişiler demiyor aslında Mü'minler diyor. Hadis-i şerifin aslıda öyledir sanırım.

    Benim şefaatim ümmetimden en çok günahı olan kişiler günahı sevabından çok olan mü' minler içindir
    Mü'min ne demek işin esas noktası bu. Mü'min Yüce Allah tealanın mübarek bir sıfatıdır.

    MÜ’MİN
    O Kullarına emniyet güven verendir.
    Müslümanın Mü'min diye anılmasındaki anlamda bu dur. Emin insan emniyet veren insan. Yani bu demektir ki buradaki kastı günah işlemek değildir. Yani günah işleyenlere şefaat edilecek demiyorlar. Bana göre şunu kast etmiş olabilir Hz. Muhammed (s.a.v.) efendimiz;

    Bu yeryüzünden milyarlarca insan gelip geçiyor. Hiç birinin suretleri bir birine benzemediği gibi huyları da benzemiyor. Burada insanların kendisinden emin (yani mü'min) olduğu halde kendince hatalar yapan o hatalarının belki sayısı ve belki niteliği de sevaplarını geçen Mü'minler için.

    Eğer biri kasten günah işler günahı benliğini kaplarsa onunu işi çok zor. O kardeşi uyarmak lazım. :dft012:

    Hadisin kaynağı nedir merak ettim.. :003: Saygılar.
    Yazar : Risale Forum
    Talibi Hak'san rehber dilersen Hasenle Hüseyn, Muhammed, Ali. Canan gerekse Vuslat dilersen çal fadlı nefse seyfi celali.

  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 472 + 32164

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    Aleyna ve aleykum selam Abidin kardeş;

    Allah (c.c.) razı olsun güzel bir yorum teşekkürler;Lakin elbette bende sonda yorum yazacağım inşl;

    Hemen sorunuza geçersek ;Hadisin sahih olup olmadığı ve kaynağı hususunda;Şu konuda da sizi tebrik etmek isterim ;hadisin kaynak ve sahihliğine dikkat etmeniz çok doğru ve normal olanda budur zaten..Zaten ilmi derslerin sohbetamacıda hakikat deryasına dalmaktır ;

    kaynak şudur ;
    Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Büyük Günah Sahibi Müminler İçin Şefaati

    Enes bin Malik (Radiyallahu Anh)’den Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Şefaatim ümmetimden büyük günah sahibi kimseleredir.”
    Ebu Davud: 4739
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Nereden Yer
    oksijenli yerler,,,
    Mesajlar Mesajlar
    760
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 203 + 11572

    Cevap: Bir sorum olacak muhterem müslümanlar...

    soru sormak meraklı olmak güzel bir davranış hele din noktasında,fakat mantıklı sorular..!!
    efendımız bu hadıs_ı serıf ı soylerken hangı manaya bınaen soyledı dıye dusunmez mı hıç ???
    rabbımızın lutuf,rahmet ve efendımızın sav kendısının sefaatının derecesınden bahsetmıs olamaz mı, dıye dusunemez mı ınsan hıc ???
    Yazar : Risale Forum
    Gül gül ağlamak niye
    Güle gülsün güzelliğine dem vursun
    Gülsün güle aşk için yanmak gaye

    m.ş.SEBAHAT

Sayfa 1/3 123 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •