El-mü'min

Ahmet.1

Well-known member
EL-MÜ'MİN

“Kendisine sığınanları emin kılan.”

“Emniyet verici.”

“Kullarını iman şerefiyle şereflendiren.”

“Peygamberlerini doğrulayıp tasdik eden.”

“O, ...Selâm’dır, Mü’min’dir, Müheymin’dir.” (Haşr, 59/23)


Bu ismin verdiği emniyet ile, insan kendi bedenindeki sayısız denecek kadar çok faaliyetin nizam ve intizamla yürüdüğünden emin olarak, başka işlerle uğraşır. Ve yine, insanlar bu isme istinat ile, zeminin kaymayacağından ve yıldızların düşmeyeceğinden emin olarak işlerini tam bir emniyet içinde yürütürler.

İman şerefine erişen bir kul,“Her şeyin dizgini O’nun elinde; her şeyin hazinesi O’nun yanındadır.” diyerek, Allah’a teslim olur ve tevekkül eder. Kendisini, dünya musibetlerinden kabir azabına, mahşerin dehşetinden Cehennem ateşine kadar her türlü tehlike ve zarardan ancak Allah’ın emin kılabileceğine iman ederek, O’nun rızası üzere çalışır ve huzur bulur.

Bu ism-i şerifin, Selâm isminden sonra gelmesi de bu noktada ayrı bir önem taşır.

Nur Külliyatı'nda bu yakın ilgi şöyle dile getirilir:

“İmana gel ki elemden emin olasın. Kadere teslim ol ki selâmette kalasın.” (Mesnevî-i Nuriye)

İmana gelen insan, hayır olsun şer olsun her şeyi Allah’ın yarattığını bilir. Allah’ı hakiki mâlik bildiğinden mülk âlemindeki hiçbir varlıktan korkmaz.

Hastalıklara karşı Şâfi’ ismine sığınır. Sebeplere teşebbüs niyetiyle, ilaçlarını kullansa da şifayı Allah’tan bekler ve neticeden emin olarak rahat eder. Bu netice en kötü ihtimalle ölümdür. Ölüm ise Allah’ınMümît isminin tecillisiyledir. Allah, Muhyî ismini tecelli ettirmekle hayat verdiği kulunu, ölüm hadisesiyle kabre gönderir. Ve kabir, iman ehli için dünyadan daha güzeldir.

Kâinatın teşekkülünden kıyametin kopmasına, güneşin doğup batmasından, canlıların dünyaya gelip göçmelerine kadar bütün hadiseleri, ilâhî isimlerin tecellisi olarak seyreden bir mü’min, her türlü elemden emin olarak, dünyada Cennet hayatı yaşar.

Bu ismin tecellisiyle emniyet içinde yaşamak, sadece mü’min kullara mahsus değildir. Yuvasından çıkıp uçan bir kuş, rızık hususunda hiç bir endişe taşımaz. Nereye gidip neler yapacağını önceden planlamaksızın, bir ilâhî ilham ile ve tam bir emniyet içinde rızkını arar ve bulur.

Bu hakikat bütün hayvanlar âlemi için de geçerlidir.


Sorularla İslamiyet
 
Üst