3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden Yer
    kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    1.367
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 366 + 25798

    Altının kıymetini sarraf, gerçek yoksulun kıymetini Abdullah bilir!

    Peygamber şehri Medine’de sıcaklar şiddetini iyice artırmıştı. Hazret-i Ömer’in oğlu Abdullah bahçesinde çalışıyordu. Öğle vakti geldiğinde yemek molası verdi. Bu sırada gözleri bahçe duvarının ötesinden geçen koyunlara takıldı. Sürünün başındaki çobanın perişan hali Abdullah’ın dikkatini çekti. Çobana şöyle seslendi:
    Ey Allah’ın kulu, dedi, gel bir lokma yemek ye, bir yudum su iç de öyle devam et koyunların arkasından! Çoban, elini ağzına götürüp dudaklarını kapatarak birtakım işaretler yaptı ise de Abdullah bir şey anlamayınca, uzaktan cevap vermek zorunda kaldı:

    Efendi dedi, kusuruma bakma, ben yemek de yiyemem su da içemem. Çünkü oruçluyum. Abdullah şaşırmıştı. Çölde bu sıcakta, bu uzun günde sürü arkasında oruçlu çoban!
    Oruçlu isen seninle daha iyi anlaşırız, dedi, hemen bir koyun ver bana, burada güzel bir hazırlık yapayım. Akşama birlikte bir et ziyafeti çekeriz kendimize. Çoban gülümsedi.
    Koyunlar benim değil ki, dedi. Ben emanetçi bir çobanım!
    Çobanın büyük tercihi
    Bu defa Abdullah daha da üsteledi:
    Daha iyi ya, dedi. Koyun sahibine birini kurt kaptı dersin olur biter.
    Nereden bilecek birini benim aldığımı?
    Çoban bu defa hayretle çıkıştı:
    O nasıl söz öyle efendi, dedi.
    Mal sahibi bilmezse Allah da mı bilmez?
    Hem bunlar bana emanet. Emanete ihanet emektense açlıktan, susuzluktan ölmeyi tercih ederim! Abdullah’ın dikkati büsbütün çobana kilitlendi. Yemeğini bırakıp çobanın yanına gelip arkadaş oldu. Birlikte koyunların arkasında güneş batıncaya kadar dolaştılar. Akşam koyunlar bir çadırın önünde durdu. İçeriden çıkan bir yaşlı adam koyunları şöyle bir gözden geçirdikten sonra çobanın yanına gelip, “Hayvanları iyi otlatmışsın, karınları davul gibi şişmiş.” diyerek iltifat etti. Belli ki bu adam sürünün sahibiydi. Oruçlu adam da bunun yoksul çobanıydı. Aslında sürü sahibi olmaya layık bir çobandı. Abdullah yaklaşıp sürü sahibine hemen teklifini yaptı:
    Koyunları bana satar mısın? Adam şaşırmıştı. Biraz düşündü. Sonra toparlanarak cevap verdi:
    Değerini verirsen satarım. Neden satmayayım?
    Pazarlık uzun sürmedi. Abdullah koyunları tümüyle sürü sahibinden satın aldı. Artık malın sahibi Abdullah olmuştu.
    Abdullah’ın sürpriz teklifi
    Olanlardan bir şey anlamayan çoban, sürü sahibinin değişmesiyle işinden olacağını da düşünüyordu. Belki de yeni sahibi kendisini çoban olarak kabul etmez, işinden de olabilirdi. En kötüsü de buydu zaten. İşsiz kalmak. Az ötedeki çadırda yaşayan aile ve çocuklarına ekmek götürememek… Ama iş hiç de öyle gelişmedi. Artık koyunların yeni sahibi olarak çobana dönen Abdullah’ın sürpriz teklifi aynen şöyle oldu:
    Senin gibi samimi bir insanın layığı, başkasının koyunlarının arkasında çobanlık etmek değildir. Belki kendi koyunlarının peşinde mal sahibi olarak dolaşmaktır. Sözlerini şöyle tamamladı:
    Şu andan itibaren sen bu koyunların çobanı değil sahibisin. Haydi kendi malınla kendi çadırının önüne yürü. Aile ve çocuklarınla mal sahibi olarak birlikte iftarını yap!.. Sevinçten şaşıran çoban kendi koyunlarıyla kendi çadırına, Abdullah da kendi mutluluğuyla kendi bahçesine döndü. Bundan sonra dillerden düşmeyen söz hep aynı oldu: – Altının kıymetini sarraf, gerçek yoksulun kıymetini Abdullah bilir!

    Benzer Konular
    Birbirimizin kıymetini bilmemiz gerekiyor
    Birbirimizin kıymetini bilmemiz gerekiyor Birbirimizin kıymetini bilmemiz gerekiyor 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, şehitlere rahmet dileyerek, "Bayram vesilesiyle memleketimizin ve vatandaşlar olarak da birbirimiz
    Bilimsel Bilginin Gerçek Kıymetini Belirleyen Unsurun Sorgulanması
    Bilimsel Bilginin Gerçek Kıymetini Belirleyen Unsurun Sorgulanması Devami...
    Vaktin Kıymetini Bil!
    Vaktin Kıymetini Bil! Şeyh Abdülkuddûs oğluna yazdığı bir mektubunda şöyle nasîhat etti: "Vaktin kıymetini bil! Gece ve gündüz ilim öğrenmeye çalış! Her zaman abdestli bulun! Beş vakit namazı sünnetleri ile ve ta'dîl-i erkân ile,
    Gözyaşınızın kıymetini bilin!
    Gözyaşınızın kıymetini bilin! gözün sağlıklı kalmasını ve göz kırpma hareketini yaparken rahat hissetmemizi sağlar. Bazı insanlarda gözyaşı üretimi azalır veya üretilen gözyaşı kalitesinde bozulma
    Risale-i Nur´un kıymetini bilin !!!
    Risale-i Nur´un kıymetini bilin !!! Risale-i Nur´un kıymetini bilin Yazar: Umut YAVUZ - Ahmet CEYLAN / Yeniasya26.05.2008 Sudanlı bir Nur Talebesi olan Yrd. Doç.
    Yazar : Risale Forum
    Tahmin ederim, şimdi küre-i arzda Risâle-i Nur şakirdlerinden -kalben ve ruhen ve fikren- daha az sıkıntı çeken yoktur.
    Çünki kalb ve ruh ve akılları îman-ı tahkikî nurlarıyla sıkıntı çekmezler;
    maddî zahmetler ise, Risâle-i Nur dersiyle hem geçici, hem sevablı, hem ehemmiyetsiz, hem hizmet-i îmaniyenin başka bir mecrada inkişafına vesile olmasını bilerek şükür ve sabırla karşılıyorlar.
    İman-ı tahkikî dünyada dahi medar-ı saadettir diye halleriyle isbat ediyorlar.

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Nereden Yer
    malatya
    Mesajlar Mesajlar
    1.864
    Blog Blog Girişleri
    8
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 365 + 23544

    Cevap: Altının kıymetini sarraf, gerçek yoksulun kıymetini Abdullah bilir!

    Altının kıymetini sarraf, gerçek yoksulun kıymetini Abdullah bilir!
    vay vay allahrazı olsun kardeş.
    acaba bizde biliyormuyuz yoksulların degerini
    yada altının kıymetini yoksula mı deghişiyoruz
    i
    Yazar : Risale Forum
    Velî, insanlardan gelen sıkıntılara tahammül edip katlanan kimsedir. O, toprak gibidir. Toprağa her türlü kötü şey atılır. Fakat topraktan hep güzel şeyler biter...

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden Yer
    kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    1.367
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 366 + 25798

    Cevap: Altının kıymetini sarraf, gerçek yoksulun kıymetini Abdullah bilir!

    ecmain inş. kardeşim...
    Yazar : Risale Forum
    Tahmin ederim, şimdi küre-i arzda Risâle-i Nur şakirdlerinden -kalben ve ruhen ve fikren- daha az sıkıntı çeken yoktur.
    Çünki kalb ve ruh ve akılları îman-ı tahkikî nurlarıyla sıkıntı çekmezler;
    maddî zahmetler ise, Risâle-i Nur dersiyle hem geçici, hem sevablı, hem ehemmiyetsiz, hem hizmet-i îmaniyenin başka bir mecrada inkişafına vesile olmasını bilerek şükür ve sabırla karşılıyorlar.
    İman-ı tahkikî dünyada dahi medar-ı saadettir diye halleriyle isbat ediyorlar.

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •