Hayat istasyonunda bekliyorum. Titrek kalbimde biriktirdiğim hüzün...
Sıra sıra trenler ve vagonlar geçiyor gözlerimin önünden. Kiminde heyecan, kiminde anlaşılmaz duygular sezdiğim insanlar...

Bir çocuk tebessümü alıyor beni düşüncelerden, daha hayatın en mutlu, güzel anlarında... Bir şeker yetiyor, dünyaların onun olmasına.
Derken bir çift göze mimleniyor bakışlarım, belli ki yağmurlu, buğulanmış gözler. Her damlanın dili olsa anlatacak neden nazlı nazlı süzüldüğünü...
Hava buz kesiyor biranda, elimde bavulum hangi treni, saat kaçı bekliyorum! Otursam bir banka hesaba çeksem yılları, iki artı beş eksik...
Gitmek, ya da gidememek... Gittikçe geldiğini farketmemek...
Bu muamma içinde bir sürü gel-gitler.
Acı bir tren sesine boğuluyor her yer. Anons yükseliyor.
-Hayal treni, suya saatinde, serap peronundan kalkıyor.
Pembe düşlerini biriktirenler koşuyor trene, geleceğe dair bir yığın düşünce, elde biletler gözlerde heyecan...
-Buna binmek varıp umutları katık yanıma, senli hülyalara...
Yokluyorum ceplerimi hangi trene kaç var? Yürek cehennemde iken gözler cennet mi kokar. İşte benim trenim hüzün... Bilet gişesine yaklaştıkça, uzaklaşan benden... Karşındayım! Inan senle olacak, senle kalacak, sana koşacak bir sevda var bende ama ben hala yaşamaktayım.
Son bilet parası günlerden salı, vakit bir akşam sonrası... Şehlâ gözlerinde öldüğümün yıldönümü. Beni dinlemeyen kalbim ve ayaklarımın getirdiği yer ve zamandayım...
Arkasına bakılmadan gidişin, kalbimdeki yankısında, anla işte seni götüren trende koca bir boşluktayım!
Bakıp söyleyemediğim cümlelerin, dilime ihanet ettiği o günde, hani diyemedim ya gitme... Öyle işte!
Hala karar veremedim hangi trenin yolcusuyum. Hangisi götürür seni bana... Biraz ileride bir hareketlilik, bir çifte çeviriyorum gözlerimi...
Eski bize benzeyen... Sırılsıklamlar, galiba aşk yağmuru altında fazlaca kalmışlar.Öyle ki aşk trenine koşuyorlar!Bilet gişesi önünde ben verip biz alacaklar...Eller kenetlenmiş kalpler kelebek timsali...
Biletler tamam sıra peronu bulmakta, daha vakit var trenler hep geç kalkmakta!
Bense gözüm saatte beni bekliyorum. O günden sonra saat kavramı bile değişti!Bir an'a gizlendi bir hayat...
Geçmişe gidip gelmelerim bitmiyor.
O günün tekrarını, aşıkların hüznünü görüyorum...
O anda birşeyi daha unuttuğumu hatırlıyor! Sizde mi diyorum sizde mi geç kaldınız? Neyse ya da keşke...
Aynı ses, aynı acı, aynı anons...Ve kalbime mızrap gibi saplanan,çıkarsam kan kaybı,kalsa hayat dediğim cümle...
-Tüm yolcuların (aşıkların) dikkatine!
-Aşk treni rötar yapmıyor...


nurselin şimşek.....