1 sonuçtan 1 ile 1 arası

Konu: 31 Mart 2015

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2012
    Mesajlar Mesajlar
    136
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 39 + 400


    31 Mart 2015

    Eûzubillâhimineşşeytânirracîym - Bismillâhirrahmânirrahîym
    Rahman Rahim Allah'ın adı ile başlarım.Alemlerin Rabbı Allah'a hamd olsun.Salât ve selâm, PEYGAMBER EFENDİMİZ’in ve onun pak âlinin ve ashabının tümüne.

    Değerli arkadaşlar içinde yaşadığımız ülke,ve dünya geneli çeşit çeşit kaos ve çalkantılarla çalkanıp durmakta.bir taraftan sözde İSLAM’İ terör örgütleri bir taraftan çeşit çeşit fitne...aslında bizler geçmişinden biraz ders alan insanlar olabilsek bu yaşadıklarımızı yaşamayacağız…

    Geçenlerde hepimizin okul yıllarından tarih dersinden hatırlayacağımız bir yazıya 31 Mart olayı ile ilgili bir yazıya denk geldim.yazı adeta bana bu günü anlatıyordu.dini değerleri aşağılamalar yüzünden gerilen,pravoke olan dindar insanlar,onların karşısına çıkan dinden uzak insanların özgürlük adına yaptıkları,öldürülen gazeteciler karışan ülkemiz...ama bu yazının çok ilginç ve önemli bir tarafı daha var.yazıyı yazan Prof. Dr. Ahmet Akgündüz 31 martla ilgili okuyacağımız bu yazıda şöyle bir ibare kullanıyor

    “Tarihçiler bu olayin, kendi zulümlerini örtmek isteyen Ittihadcilarin, II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesini temin etmek için, Ingiliz Gizli Servisi’nin yardimi ile ve Ingilizlerin aleti olarak tertipledikleri bir hadise oldugunda ittifak etmislerdir.”
    Evet yazıyı okuduğunuzda görceksiniz ki geçmiştede şer odaklarının yöntemleri tıpkı günümüzdeki gibi imiş.bir zaman önce fransada dergi baskını ile dünyaya yaşatılmak istenenler 31 mart vakası ile Osmanlıya çoktan yaşatılmış…

    İngilizin,yahudinin v.s’nin oyunlarına gelmek bize ne yarar sağlar zarardan başka hiçbir şey getirmez tabiki.ama burada günümüzden farklı olan bir ayrıntı var o ayrıntı HAZRETİ İSLAM’I çok iyi bilen bir İSLAM ALİMİ’NİN halkı bilinçlendirme fitneleri önleme çabası...günümüzde BEDİÜZZAMAN RADIYALLAHU ANH gibi bilinçli alim zatlara geçmişten daha çok ihtiyaç var…

    İngiliz oyunlarına gelip oyuncak,maşa olmamak ülkemizde ki huzuru kimseye bozdurmamak,geçmişinden ibret alma niyeti ile bu yazıyı okuyalım.CENAB’I ALLAH CELLE CELALÜH bize acılar yaşatmasın.

    Prof. Dr. Ahmet Akgündüz - Arastirama

    31 Mart Vak’asi diye tarihe geçen bu olay, 14 Nisan 1909 tarihine rastlamaktadir. Tarihçiler bu olayin, kendi zulümlerini örtmek isteyen Ittihadcilarin, II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesini temin etmek için, Ingiliz Gizli Servisi’nin yardimi ile ve Ingilizlerin aleti olarak tertipledikleri bir hadise oldugunda ittifak etmislerdir.

    Ancak suç, samimi Müslümanlara yikilsin diye, bir kisim dini sloganlar kullanilmis ve “seri’at elden gidiyor” diye dine ve dindarlara hücum planlari hazirlanmistir.

    Ittihadcilar, kendilerinin tertipledikleri bu olayi dindarlari mürteciler diye suçlayarak dindara yikmislar ve maalesef kendileri gibi düsünen tarihçileri de kullanarak, bu olayi en büyük irtica olayi diye takdim etmislerdir. Böyle bir tertibi fiiliyata dökmek için hem yeterli sebepler vardir ve hem de memleketin bazi halleri böyle bir fitne için alevlendirici özellik arzediyordu. şöyle ki:


    Evvela, 31 Mart Vak’asinin sebepleri nelerdi?
    A) Bu olayin asil sebebi, Ittihadcilarin yaptiklari zulüm ve istibdaddi. Ittihadcilar, tam bir zorba kesilmislerdi ve muhaliflerini sokoklarda öldürecek kadar azitmislardi. Mesela, Ismail Mahir Pasa, muhalif gazetecilerden Ahmed Samimi ve Hasan Fehmi Bey Istanbul caddelerinde açikça öldürüldü ve faili meçhuller artmaya basladi.

    Sultan Abdülhamid, Mesrutiyen geregi icraya karismiyor ve sadece temsil vazifesini görüyordu. Devlete daha çok hakim olmayi isteyen Ittahadcilar, yabanci devletler tarafindan Abddülhamid’e karsi bir şeyler yapmaya zorlaniyorlardi. Onlar için tek hedef, gölgesinden dahi korktuklari Sultan Abdülhamid idi.

    B) Osmanli Devleti’ni yikma planlarinin yapildigi Meclis’teki vekillerin degismesi için, millet tam manasiyla kayniyordu. Ermenistan ve Rum Pontus tartismalariyla ugrasan Meclis’teki vekillerden halk rahatsizdi.

    C) Icradan uzak tutularak kösesine çekilmeye mecbur edilen Sultan Abdülhamid’in yeniden devlet ve millet lehine harekete geçmesini arzu edenler vardi. Çünkü Itihadcilar, Ingilizlerin masasi gibi, onu tahttan indirmek için mesgullerdi.

    D) Asker siyasete karismisti. Aldigi askeri ve dini terbiyeye aykiri isler yapmaya baslamisti. Mesela Selanik ve Manastir’dan Istanbul’a getirilen III. Orduya ait subaylari fiyakasindan halk ve diger ordu mensuplari yaka silkmeye baslamislardi. Bununla kalmayip Ittihadcilar, Istanbul’u korumakla görevli I. Orduyu tahkir ederek, III.Ordunun Selanik’teki tümeninden nigahbân-i hürriyet ve muhâfiz-i mesrutiyet adiyla avci taburlarini Istanbul’a sevk ettiler.

    E) Hasan Fehmi Bey basta olmak üzere, faili meçhul olaylarin artmasi milleti tedirgin ediyordu.

    F) Ittihadçilar kendilerine muhalif gördükleri subaylari ve hatta askerleri kadro disi ediyorlardi; açikça bir tasfiye hareketi baslamisti. Bu durum da ciddi bir gerginlik sebebiydi.

    G) Hürriyet(özgürlük) adi altinda her türlü ahlaksizlik serbest hale gelmisti. Açikça şer-i serife aykiri isleri yapan Ittihadcilara karsi, halkta ve özellikle de sagini solundan ayiramayan Dervis Vahdet gibi bazi dindarlarda, idareye karsi bir nefret olusmaya baslamisti.

    Bütün bu sebeplerin bulundugu bir ortamda, özellikle 24 Temmuz 1908-14 Nisan 1909 tarihleri arasinda, her iki tarafa ait gazeteler, gerginligi artirici yayinlar yapiyorlardi. Partiler, sanki bir iç savas olacak gibi fedai yazmaya baslayan cemiyetler kurmaya basladilar.

    Ittihadcilar, zafer sarhosluguyla baski ve zorbaliklarini daha da artirmaya basladilar. Sinirsiz hürriyet anlayisi, askerlere kadar asilandi ve erler subaylara itaat etmez hale geldiler. Dine ve ahlaka aykiri bazi seyler, askerlere telkin edilmeye baslandi. Orduda itaat ve ahlak bozulmaya baslayinca, dinde hassas ama muhakeme-i akliyede eksik olan bazi nâdânlar, iyilik yapiyorum zanniyla bazi fitne tohumlarini ekmeye basladilar.

    Hürriyetin yanlis anlasilmasi ve tatbik edilmesi sonucunda, devletin idaresi cahillerin elinde kaldi ve herkes kendi basina hareket eder hale geldi. Istanbul serseri mayinlarla dolu bir hale gelmisti.

    Iste Ingiliz Gizli Servisi’nin tahrikleriyle hareket eden Ittihad ve Terakkiciler, 31 Mart 1325 günü yani 14 Nisan 1909 tarihinde, gergin durumu firsat bilerek tertiplerini fiiliyata dökmeye karar verdiler ve III. Ordudan getirdikleri avci taburlarina mensup neferlerin fisegini patlattilar.

    Baslarinda tek bir subayin dahi bulunmadigi ve sadece basçavus ve çavuslarin komuta ettigi bu erler, “şeri’at isterüz” deyü isyan ettiler. Ayasofya ve Sultanahmed Camii önlerinden toplanan kalabalik, Sadrazam Hüseyin Hilmi Pasa ile Meclis-i Meb’usan Reisi Ahmet Riza Bey’in azlini ve bütün Ittihadcilarin sürgün edilmelerini istiyorlardi. Yukarida zikredilen sebeplerden dolayi, isyan eden askerlere, basta hamallar olmak üzere her çesit insan karismisti.

    Görünürde Ittihadcilara karsi, şeriati ve onun teminati olan Abdülhamid’i kurtarmak için yapilmis bir isyandi. Ancak tamamen Ittihadcilarin ve Ingiliz Gizli Servisi’nin, Abdülhamid’i tahttan indirmek ve bu arada dindar halki da ezerek gözdagi verilmek için yapilmis bir tertipti.

    Bu serseri mayin gibi isyan eden askerler, Ittihadcilarin ileri gelenlerinden Ahmet Riza Bey zannederek Adliye Nâziri Nâzim Pasa’yi ve Gazeteci Hüseyin Cahid zanniyla da Milletvekili Emir şekib Arslan Bey’i öldürdüler.

    Sultan Hamid, II. Tümen kumandanini çagirarak âsileri dagitmasini istedi; ancak Padisah’in talimatini dinlemeyen komutan Ordu Komutanindan emir almadigini söyleyecek kadar alçalmisti.

    Maalesef Ittihadci olan ve sonradan bu haline çok pisman olan Mahmud Muhtar Pasa ise, emir vermemekte direndi. Daha sonra isyan eden bu cahil askerlere, kendileri gibi cahil olan hamallar ve de sagini solundan fark edemeyecek kadar ahmak olan bazi dindarlar da katildi. Zaten Ittihadcilarin muhalifleri de böyle bir firsat bekliyordu. Onlar da akilli hareket edemediler.

    Is, çigirindan çikmisti. Bediüzzaman basta olmak üzere, bir kisim akilli Islam alimleri, askerlere ve hamallara, bunun bir oyun oldugunu ve oyuna gelmemeleri gerektigini ikaz ettiler. Hatta Bediüzzaman, bir nutuk ile sekiz taburu itaata getirmisti.

    Ittihadcilar, Ingilizlerin aleti olmuslar ve bütün Müslümanlarin ümidi haline gelen Abdülhamid’i indirmekten baska gaye gütmemislerdir. Bu olayi kendileri tertip etmelerine ragmen, israrla bir irtica olayi oldugunu ifade etmeleri, günümüze kadar gelen devlet ile milletin arasini açmak adetinin kötü bir baslangici oldu.

    Firsati ganimet bilen Ittihadcilar, olaylar büyüyünce, Selanik’ten Hareket Ordusu adini verdikleri kuvvetleri, Padisah’i kurtarmak gibi yalanci bir sloganla Istanbul’a sevk etmeye basladilar. Bu hareket ordusunun sadece kumandani olan Mahmut şevket Pasa Müslüman ve Türk’tü.

    Askerlerin çogu, yagmaci ve Müslüman katili olan Makedonyalilardi. Tam bir çapulcu ordusuydu. Olayin vahametini anlayan Istanbul’daki generaller ve özellikle I. Ordu Komutani Nazim Pasa, Sultan Abdülhamid’e müdahele etmeleri gerektigini anlattilarsa da, Müslümani Müslümana kirdirmayacagini söyleyen Padisah, onlara gerekli talimati vermedi.

    I. Ordu Kumandani Nazim Pasa’ya, Hareket Ordusu’na silah çekmemeleri için yemin bile ettirdi. 25 Nisan’da Hareket Ordusu, Yunan ordusu gibi davrandi ve Yildiz Sarayi’ni yagmaladi. Kütüphane disinda Padisah’in altin arabasini bile parçalayip götürdüler. Daha sonra da 27 Nisan 1909’da Meclis-i Umumi’yi toplayarak Abdülhamid’i hal’ kararini silah zoruyla çikardilar.

    En önemli ithamlari, 31 Mart Vak’asi’ni tertip etmekle suçlamak idi. Halbuki bu tamamen yalandi. I. Orduya talimat vermemekte direnen Padisah, Müslümani Müslümana kirdirmakla itham ediliyordu.

    Kisaca 31 Mart Olayi, Ittihadcilarin tertipledikleri bir fitneydi; ancak muhalifleri olan Kâmil Pasa-zâde Said Pasa, Ismail Kemal Bey, muhalif gazetecilerden Mizanci Murad ve Volkan Gazetesi bas yazari Dervis Vahdeti gibi bazi safdiller de durumdan pasta çikarmak ugruna atese körükle gittiler ve fitne atesini söndürmek yerine daha da alevlendirdiler.

    Neticede düsmanlar kâr etti; devlet, millet ve din zarar etti. Çünkü kurulan Divan-i Harb-i Örfî çok masumlari idam sehpalarinda sallandirdi. Din düsmani kesimlerin eline de tam bir irtica sermayesi verilmis oldu. Bediüzzaman gibi allâmeler bile, 31 Mart Olayi ile suçlandilar; ama beraat ettiler.1

    *****
    Dipnot:
    1- Kur’an, Ahmed Bedevi, Inkilap Tarihi ve Jön Türkler, sh. 276 vd.; Osman Nuri, Abdülhamid-i Sâni ve Devr-i Saltanat, c. I, sh. 111; Danismand, Osmanli Tarihi Kronolojisi, c. II; Öztuna, Osmanli Devleti Tarihi, c.I, sh. 616-619; Bediüzzaman Said Nursi, sâr-i Bedî’iyye, sh. 309, 316-317, 324, 395-396, 441; Mektûbât, sh. 429; Badilli, Tarihçe-i Hayat I, sh. 235-260


    Kaynak: Yeni Dünya Dergisi
    @ Ekrem Yolcu
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Benzer Konular
    15 Mart 2019 İftar Vakitleri | 15 Mart Cuma il il iftar vakitleri
    15 Mart 2019 İftar Vakitleri | 15 Mart Cuma il il iftar vakitleri https://www.risalehaber.com/d/news/221500.jpg 15 Mart 2019 İftar Vakitleri | 15 Mart Cuma il il iftar vakitleri Üç ayların ilk ayı olan Recep Ayı'nda tutabildiği kadar oruç tutmak isteyen vatandaşlar bugünü de oruçlu g
    12 Mart, 18 Mart ve Mehmet Akif
    12 Mart, 18 Mart ve Mehmet Akif https://www.risalehaber.com/d/author/905_b.jpg 12 Mart, 18 Mart ve Mehmet Akif Devami...
    A 101 Aktüel Ürünler 31 Aralık 2015 - 31.12.2015
    A 101 Aktüel Ürünler 31 Aralık 2015 - 31.12.2015 A 101 Aktüel Ürünler 31 Aralık 2015 - 31.12.2015 31 Aralık 2015 Perşembe günü A 101 marketlerde satışa sunulacak kampanyalı ürünler... Devami...
    2015'in en önemli gök olayı Güneş tutulması 20 Mart'ta
    2015'in en önemli gök olayı Güneş tutulması 20 Mart'ta 2015'in en önemli gök olayı Güneş tutulması 20 Mart'ta Bu yılın en önemli gök olaylarından tam güneş tutulması, 20 Mart'ta gece gündüze eşitken yaşanacak. Devami...
    Japonya mesaj veriyor 20 Mart 2011 Pazar 07:00 "11 Mart 2011'de Japonya'daki de
    Japonya mesaj veriyor 20 Mart 2011 Pazar 07:00  "11 Mart 2011'de Japonya'daki de Japonya mesaj veriyor 20 Mart 2011 Pazar 07:00 "11 Mart 2011'de Japonya'daki depremin büyüklüğü 8,9 olarak açıklandı. Depremin ardından boyu 10 metreye ulaşan tsunami meydana geldi. Ölü sayısı hen
    Yazar : Risale Forum
    Konu mertyürek tarafından (03-08-2019 Saat 15:10 ) değiştirilmiştir.

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222