İnsan, kendine yazık ediyor!

Dünya hayatındaki imtihanda en büyük düşman nefistir. Düşman insanın içindedir. Bu sebeple düşündürücüdür. Allah, insanı nefsin tehlikelerine karşı uyarmış, desiselerini bildirmiştir. Mücadele kurallarına dikkat eden, kendini nefsin tehlike ve desiselerinden koruyabilir. Kendini nefsinden koruyan Allah’ın rahmetine ve cennetine kavuşabilir.

İnsan her gün, uyku haline geçinceye kadar, nefsine karşı sürekli dikkatli olmak zorundadır. Çünkü her nefis sahibinde, fare tutacak kedi gibi beklemektedir. Fare delikten çıktığı an, kedi fareye nasıl saldırırsa, nefis de kedi gibi insanın içinde pusudadır. İmkân ve fırsat bulduğunda, sahibini günaha saldırtır. Nefis kendini, çok mazlum, masum ve samimi gösterebilir. Nefsin istekleri, İlahi mesajlar ve akıl süzgecinden geçirilmeden yapılmamalı. Allah rızası istikametinde yürüyen, nefsini eleştiren kimselere karşı, nefis kendini savunur. Yaptırdığı kötülükten acı duyan insanın aklı, vicdanına seslenir. Yaptığı kötülüğü, zulmü, haksızlığı hatırlatır. Bu defa da pişmanlık ateşiyle yakar sahibini.

Allah, bunları bildiği için kullarını Kuran ayetleriyle uyarmaktadır. Nefsin telkinleri ne kadar inandırıcı olursa olsun, sahibini sinsice kötülüğe çektiğini bilmelidir. İnsan, nefsine karşı, Allah adına bir tavır koyarsa Allah da ona yardım eder, nefsine karşı koymada gücünü artırır. İnsanın beyninde ürettiği namütenahi istek ve arzuları vardır. Bunlardan yapmak istediklerini Allah rızasına ve Kur’an mihengine vurmalıdır. Yapacağı işler, Allah rızasına ve Kur’an ölçülerine uygun olmalıdır.

Nefsine uyarak borçlanan kimse önce borcunu ödemeli, sonra şahsi ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Şahsi ihtiyaçlarından taviz vermeyen insanlığından taviz vermek zorunda kalır. Bu tip insanlar sıkıntıdan kurtulamazlar. Yakınlarına da sıkıntılarını bulaştırırlar. Faizin haram olduğunu bilen bir Müslüman bankadan kredi çekip hayır yapamaz, başkasına yardım edemez. Bugün pek çok Müslüman’ın yaptığı ile inandığı taban tabana zıttır. Böyle bir Müslüman toplumu kalkınamaz, başı dertten kurtulamaz, huzur bulamaz. İmanı başka yere çekiyor, nefsi başka bir yere çekiyor. Düştüm deyip de, bu derde, ağlama. Allah zulmetmez kuluna. Girersen Allah yoluna, çıkarsın selamete. Çalıyı dolanırsan rastlamazsın ite. Nefsime ibret olsun, diye yazdım bunları. Belki, sen de okursun şunları.

Nefis imparatorluk kurmuş. Sahibi olmuş tebaa. Kuran’a uyanın ömrü olmaz heba. Dini hayat edinen insan, olur insanın hası. Hayatında tutmaz pişmanlık yası. Haram kazançla, helal pazarına çıkılmaz. Helalle yaşayan insan yıkılmaz. Allah’a inanan hiçbir şeyden yılmaz.

Nefis, yanlıştan başka bir şey kabul etmez. Doğrunun peşinden hiç gitmez. Çünkü o, kötülüğü emreder. Nefsin kötülüklerinden kurtulmak, Allah ile olan irtibat nispetindedir. Kim ki, Allah, Kur’an, peygamber (sav) ile yoğun irtibat halindedir, o daha çok nefsinden korunan kimsedir. İnsan dünyaya, eli kolu boş geliyor. Eli kolu dolu gitmiyor. Yaptığı, kötülükler, haksızlıklar, zulümler yanına kar kalıyor. Böyle olunca iyi anılmıyor. Şu gök kubbede kalacak olan bir hoş seda değil mi? Halkın iyi anmadığını, Hak da iyi anmaz! Bundan sebepten insan, kendine yazık ediyor!
02. 10. 2014
Durmuş Göktekin