Bu konu ile bir hatıra nakletmek istiyorum:

Bundan 4 sene önce idi Bir vesile ile Muş'a gittik ve bir ağbey evine yemeğe davet etti. Kitaplığına baktım Rasulüssakaleyn'e [asm] dair :

* Mucizat-ı Ahmediye
* 40. Hoca'nın bir eseri
* Yeni Asyanın bir derlemesi
* Harun yahyanın bir eserinin olduğunu hatırlıyorum.


- Ağbey bu eserler nedir?

Ağbey: Asm.'a dair muhtelif asarı tetkik etmek istedim.

- Dedim: Ağbey Bak bu ÜSTADIMIN ESERİ vede VEHBİ'dir. Ötekiler ise kesbidir. Binaenaleyh Kesbiler Vehbilere yetişemez. ÜSTADIM gb izah edemezler bu meseleleri.

Ağbey: evet haklısın.

şimdi sadede dönelim. ÜSTADIMIN VEHBİ asarı RİSALE-İ NUR KÜLLİYATIda böyle. Kader, Tabiat, Şia, Kerbela, Vehhabi, Münafıklar bahislerine baktığımızda yok falan bunu dedi, bunu yaptı, olayın füruatı budur.. gb şeyler sıralamıyor bize. BİZE İŞİN ÖZÜNÜ VERİYOR. Başka kesbi eserleri tatkike girseniz teferruatı sizi boğar ve bir çok zamanda EHL-İ SÜNNET İTİKAD VE AMELİNDEN SAPARLAR VEYA İZAH EDEMEZLER.

ZATEN DOĞRUYU ÖĞRENDİĞİNDE DOĞRUNUN DIŞINDA KALANLAR ZATEN YANLIŞTIR.

Bu sebeble kesbiyetle uğraşıp kafayı teferruatta boğmaktansa kavl-i leyyin olan Vehbi olarak yazılar RİSALE-İ NURU ANLAMAK İÇİN HER TÜRLÜ VESİLEYİ İSTİMAL ETMEK DAHA KARLIDIR DEĞİL Mİ?