Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

4 sonuçtan 1 ile 4 arası

  1. #1
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.057
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Haftanın Konusu 4 - Hüsn-ü Zan ve Su-i Zan

    Bismillahirahmanirrahim..

    Esselamün aleyküm kıymetli kardeşlerimiz..


    Bu haftaki konumuzu hüsn-ü zan ve su-i zan üzerine seçtik.

    Konumuzla ilgili olarak;


    • Hüsn-ü zan ve su-i zan nedir ?
    • Su-i Zanna sevkeden sebebler nelerdir ? İnsanlar neden bu yolu sık tercih ediyor olabilirler ?
    • Su-i zan hastalık mıdır ?
    • Bundan kurtulmanın çareleri nelerdir ?
    • Beraberinde başka kötülükleri de getirir mi ?
    • Su-i zan edenin kendine ve su-i zan ettiği kimseye ve dahi topluma zararları var mıdır ? Nasıl olabilir ?
    • Bir kimse hakkında su-i zan edilse, o kişi gerçekten bu zan üzerine ise, su-i zan edenin faydasına mı zararına mıdır ?



    • Hüsn-ü zan etmekle ne kazanırız ?
    • Bu konuda ölçümüz ne olmalı ?
    • Şahit olduğumuz kötü bir davranış karşısında da hüsn-ü zan mı etmeliyiz..?


    gibi sorulara cevaplar arıyoruz..Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz ? Kıymetli yorumlarınızı bekliyoruz.


    Baki selam ve dua ile..

    Benzer Konular
    Haftanın Konusu 8 - Yaz Tatili Tavsiyeleri
    Haftanın Konusu 8 - Yaz Tatili Tavsiyeleri Esselamün aleyküm.. İlk ve ortaöğretim ve lise talebeleri için uzun bir tatil süreci başladı.. Bu süreç hem öğrenciler, hem de veliler olarak nasıl değerlendirilmeli ? Nasıl programlar yapılmalı ? Konu hak
    Haftanın Konusu 5 - Üç Aylar hakkındaki hissiyatımız..
    Haftanın Konusu 5 - Üç Aylar hakkındaki hissiyatımız.. Bismillahirrahmanirrahim. Esselamün aleyküm kıymetli kardeşlerimiz. Şükürler olsun Rabbimize ki, bir üç aylara daha kavuşmuş bulunuyoruz..Allah cc. bu ayları, hakkımızda hayırlara vesile eylesin, amin. Konumuz adı
    Haftanın Konusu 3 - İslamofobi
    Haftanın Konusu 3 - İslamofobi Bismillahirrahmanirrahim Esselamün aleyküm kıymetli kardeşlerimiz.. Haftanın konusu olarak, bu kez İslamofobi üzerine konuşmayı düşünüyoruz. İslamofobi kelimesi anlam olarak "İslam korkusu (fobisi)" d
    Haftanın Konusu 2 - İslam Hayatımızın Neresinde ?
    Haftanın Konusu 2 - İslam Hayatımızın Neresinde ? Bismillahirrahmanirrahim. Yeni haftaya yeni bir konuyla başlıyoruz inşaallah. Bu haftanın konusu olarak, dinimiz ve tek hak din olan "İslam" ıseçtik. İslam dendiğinde akla çok şeyler geliyor. Burada
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  2. #2
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 816 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Hafanın Konusu 4 - Hüsn-ü Zan ve Su-i Zan

    Su-i Zandan Sakınmak



    Manevî hukuk-u ibad”ın bir ciheti de su-i zandan kaçınmaktır. Hüsn-ü zan, kâmil müminlerin hasse-i celilesindendir. Böyle kimseler, insanlar ve hadiseler hakkında daima güzel düşünür ve hoş olmayan hareketleri bile hayra yorarlar. Hüsn-ü zannın zıddı ise su-i zandır ki; daha çok evhama mağlup olan fertlerde bulunur ve böyle kimseler ömür boyu kalp huzuruyla yaşayamazlar.


    Günümüzün en büyük ve en yaygın hastalıklarından bir diğeri ise su-i zandır. “Adam bu serveti nereden kazandı? Bu evi veya arabayı nasıl aldı? “Desinler için namaz kılıyor.” “Gösteriş için hayır hasenat yapıyor.” “Menfaat elde etmek için falan cemaatin içine girmiş” gibi ifadelerle insanlar hakkında su-i zan yapılmaktadır. Su-i zan, ihtimal üzerine verilmiş bir hükümdür.


    Öncelikle şunu ifade edelim ki, her insan kendi hatalarını, kusurları ve günahlarını çok iyi bilir, ama başka bir insanın niyetini ve gizli hallerini bilemez. Bu bakımdan, olgun bir mümine yakışan, herkes hakkında hüsn-ü zan etmektir. O kişi gerçekten de öyle ise onun hakkında konuşmak, gıybet olduğundan büyük bir günaha girilmiş olur. Eğer o söylenenler o şahısta yoksa, ona hem iftira edilmiş, hem de gıybeti yapılmış olur ki bu da iki katlı bir günahtır ve kul hakkıdır. Eğer o kişi servetini helalinden kazanmışsa hesabını verir, haram yollardan kazanmışsa azabını çeker. Bir ayette mealen;
    “Ey iman edenler! Zandan çok sakının; çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın.”[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] buyurarak insanların su-i zandan kaçınmalarını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte de şöyle buyrulur:”

    Her kim bir müminde bulunmayan şeyleri, onu ayıplamak için insanlar arasında konuşup yayarsa, Allah-u Azimuşşan onu, sözünü ispat edinceye kadar hapsedecektir.

    Öyle ise olgun bir mümine yakışan, insanlar hakkında daima hüsn-ü zan etmek ve hayır ile dua etmektir. Zira “Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Hüsn-ü zan muhabbetin en büyük vesilesi, insanın iç güzelliğinin alameti, saf ve berrak kalblerin eseridir. Hüsn-ü zan yüksek bir ahlâk-ı hasenedir. Bu haslete sahip olanlar başkalarının ayıplarını araştırmazlar. Hiç kimseyi bir ayıbından dolayı hakir görmezler. Şayet herhangi bir kimsede bir kusur ve hata görseler, onu ifşa etmez bilakis setrederler, mümkün oldukça ıslahına çalışırlar. Hüsn-ü zan sahipleri, taş yürekli düşmanları bile insafa getirir ve onların sevgisini celbederler.


    Dikkat edilmesi gereken bir başka husus da şudur; bir insan, başına her hangi bir musibet gelirse, onu kendi günahlarının ve hatasının neticesi bilip, tövbe ve istiğfar etmelidir. Başkasının başına gelen musibetlerde ise, “Acaba ne etti de bu başına geldi” diyerek su-i zan etmemeli, aksine “Cenab-ı Hak onu bu hadiseyle imtihan ediyor.” demelidir. Belâ ve musibetlerin en şiddetlisi ismet sıfatı ile muttasıf olan peygamberlere gelmiştir. Cenab-ı Hak ve Hazret-i Peygamber (sav) hakkında hüsn-ü zan vacip, insanlar hakkında hüsn-ü zanda bulunmak ise, sünnettir.
    Şunu da belirtmek isterim ki, başkaları hakkında kötü düşünmenin ve onların hareketlerini kötüye yormanın asıl sebebi, insanın kendisinde bulunan kötü ahlâk ve evhamdır


    Bediüzaman Hazretleri şöyle buyurmuştur:

    Evet insan hüsn-ü zanna memurdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir. Kendisinde bulunan sû'-i ahlâkı, sû'-i zan saikasıyla başkalara teşmil etmesin. Ve başkaların bazı harekâtını, hikmetini bilmediğinden, takbih etmesin. Binaenaleyh, eslâf-ı izâmın hikmetini bilmediğimiz bazı hallerini beğenmemek sû-i zandır. Sû-i zan ise, maddî ve mânevî içtimaiyatı zedeler.” [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]


    Su-i zannın en tehlikelisi de insanları doğru yola sevk etmeye çalışan, onların kalplerinde iman ve muhabbeti yerleştirmek için gayret gösteren büyük zatlara karşı olanıdır.

    Bu gaflet, dalalet, ve enaniyet asrında, insanların bir çoğu kendilerini medih ve sena etmeyi ön planda tuttuğundan, Allah’ın veli kullarının sadece tevazu ve mahviyet ifade eden sözlerini gurur ve kibir olarak yorumlayıp onlara hücum etmektedirler. Bir hadis-i kudside şöyle buyrulur: Her kim benim bir veli kuluma adavet ederse, bizzat ben Azimüşşan’a karşı harbe kıyam etmiş olur.”[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    İslam’a hizmet etmiş ve müminlerin muhabbetine mazhar olmuş olan büyük zatlar hakkında su-i zandan şiddetle sakınmak lazımdır. Böyle zatlara su-i zan etmenin vebali büyük olduğu gibi, aynı zamanda büyük bir edepsizliktir de.
    Bu Allah dostları ezelde aşk-ı ilahinin şarabını içmiş, muhabbet ve marifet-i ilahiyeye mazhar olmuş kimselerdir. Onların kemalat ve feyizlerini, irfan ve kerametlerini, İslamiyet’e yapmış oldukları hizmetlerini, cahil ve nankör olanlardan başka kim inkâr edebilir. Bunları tenkis ve istihfaf etmenin neticesi de ebedi helaket olur. Evliyaları hakkıyla tarif ve tavsif mümkün değildir. Onlar ahlak-ı ilahiye ile ahlaklanmış ve Kur’an’ın bütün hakikatlarını hayatlarına tatbik etmiş ve hayatlarını Allah rızası dairesinde geçirmişlerdir.

    Cenab-ı Hak bir hadis-i kudsi de evliyalar için,Onlar benim hususi ve sevgili dostlarımdır.” buyurmuş ve Haberiniz olsun ki, muhakkak Allah’ın velileri için bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.”[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]ayetiyle de onlar için hiç bir korku ve bir hüzün bulunmadığını tebşir etmiş ve onların dünyada da ahirette de en büyük bir teveccühe mazhar olacaklarını beyan buyurmuştur. Öyle ise böyle zatları sevmek imanın ve vicdanın gereğidir.

    Bu gibi tenkitler, ya keramet ve şefaati inkâr eden bir düşünceden ya da kendilerinde bulunan büyüklenme hastalığını, böyle büyük zatlara da teşmil etmekten kaynaklanır.


    Dipnotlar:

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] Hucurat Suresi 49/12
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] Sunuhat, Tuluat, İşarat
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] Nursî, B.S Mesnevi-i Nuriye (Katre)
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] Buhari, Rikak 38
    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.] Yunus Suresi, 10/62


    Mehmed Kırkıncı.com,dan alintidir..
    Yazar : Risale Forum
    Konu ABDULLAH tarafından (08-05-2013 Saat 00:20 ) değiştirilmiştir.
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  3. #3
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    12.057
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 50 + 210278


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Hafanın Konusu 4 - Hüsn-ü Zan ve Su-i Zan

    Şu hatime, dört çeşit hastalıkları beyan eder ve tedavi çarelerini gösterir.

    ...

    Dördüncü hastalık: “Sû-i zan”dır.

    Evet, insan hüsn-ü zanna memurdur. İnsan, herkesi kendisinden üstün bilmelidir. Kendisinde bulunan sû-i ahlâkı, sû-i zan sâikasıyla başkalara teşmil etmesin. Ve başkaların bazı harekâtını, hikmetini bilmediğinden takbih etmesin. Binaenaleyh, eslâf-ı izâmın hikmetini bilmediğimiz bazı hallerini beğenmemek sû-i zandır. Sû-i zan ise, maddî ve mânevî içtimaiyatı zedeler.


    Mesnevi-i Nuriye
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Nereden Yer
    A, A
    Mesajlar Mesajlar
    661
    Blog Blog Girişleri
    4
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 124 + 5860


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Haftanın Konusu 4 - Hüsn-ü Zan ve Su-i Zan

    Şahit olduğumuz kötü bir davranış karşısında da hüsn-ü zan mı etmeliyiz..?

    Hüsnü zan ve Süi zan aslında tabiri caizse bir nevi niyet okuyuculuğuna, kalp okuyuculuğuna girmektedir. Kişinin yaptığı işi ve söylediği sözü iyi niyetle yaptığını düşünerek kardeşin hakkında güzel düşünmektir. Mesela bir adam gelir bir direk diker, diğeri gelir atını bağlar başka biri gelir o direğe takılır düşer. Düşen adam bu direği koyan için süizan mı etmeli yoksa hüsnü zan mı etmeli? Soruyu bu manada düşünebiliriz. Yoksa bunun dışında islam akaidinde yapılmasının yasak ve günah olan işleri yapan hakkında hüsnü zan mı etmeliyiz olarak ele almamalıyız. Mesela adam namaz kılmıyorsa, kalbi temizdir diyerek hüsnü zan etmek islama muhalefet etmek olur. Nitekim hüsnü zan etmek farz olsa dahi bu sadece islamın emirlerine muhalif olmayan durumlar için geçerlidir.

    Su-i zan edenin kendine ve su-i zan ettiği kimseye ve dahi topluma zararları var mıdır ? Nasıl olabilir ?

    Yukarıda ve diğer kardeşlerinde ifade ettikleri gibi özetle diyecek olursak hüsnü zan ne kadar gerekliyse şartlar haiz olduğu sürece süi zan o kadar gereklidir. Süi zan sadece güzel bir ahlak hakkında kötü düşünmek olarak ele alınmamalı. Mesela bir adam gelir yola bir taş koyar biride gelir ona takılır düşer. Adamın taşı koyma işinde yaptığı hiçbir güzellik ne illetinde nede hikmetinde bulunmuyor, neticesinde zarar vermiş oluyor, bu iş hakkında süi zan etmek yerindedir velev ki bu iş bir daha yapılmasın..
    Yazar : Risale Forum
    ...küfür bir fenalıktır, bir tahriptir, bir adem-i tasdiktir.

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222