7 sonuçtan 1 ile 7 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    istanbul
    Mesajlar Mesajlar
    3.930
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 877 + 66388

    Mektubattan Dersler - Birinci Mektub

    MEKTÛBÂT’TAN DERSLER-1

    1.1.BİRİNCİ MEKTUB

    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ



    1وَبِهِ نَسْتَعِينُ



    3 3وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

    2بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ



    Dört sualin muhtasar cevabıdır.

    BİRİNCİ SUAL: Hazret-i Hızır Aleyhisselâm hayatta mıdır? Hayatta ise, niçin bazı mühim ulema hayatını kabul etmiyorlar?

    Elcevap: Hayattadır. Fakat merâtib-i hayat beştir. O, ikinci mertebededir. Bu sebepten, bazı ulema hayatında şüphe etmişler.

    Birinci tabaka-i hayat: Bizim hayatımızdır ki, çok kayıtlarla mukayyettir.

    İkinci tabaka-i hayat: Hazret-i Hızır ve İlyas Aleyhimesselâmın hayatlarıdır ki, bir derece serbesttir. Yani, bir vakitte pek çok yerlerde bulunabilirler. Bizim gibi beşeriyet levazımatıyla daimî mukayyet değillerdir. Bazan, istedikleri vakit bizim gibi yerler, içerler; fakat bizim gibi mecbur değillerdir. Tevatür derecesinde, ehl-i şuhud ve keşif olan evliyanın Hazret-i Hızır ile maceraları, bu tabaka-i hayatı tenvir ve ispat eder. Hattâ makamat-ı velâyette bir makam vardır ki, “makam-ı Hızır” tabir edilir. O makama gelen bir velî, Hızır’dan ders alır ve Hızır ile görüşür. Fakat bazan o makam sahibi, yanlış olarak ayn-ı Hızır telâkki olunur.

    Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :
    1 : Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Ve sadece Ondan yardım diliyoruz.
    2 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
    3 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.



    Lügatler :

    aleyhimesselâm : Allah’ın selâmı o ikisinin üzerine olsun
    aleyhisselâm : Allah’ın selâmı onun üzerine olsun
    ayn-ı Hızır : Hızır’ın kendisi
    beşeriyet : insanlık
    ehl-i şuhud ve keşif : maneviyat âlemlerinde iman hakikatlerini gözleme yeteneğine sahip insanlar
    evliya : veliler, Allah dostları
    levazımat : gerekli olan şeyler, ihtiyaçlar
    makamat-ı velâyet : velîlik makamları
    makam-ı Hızır : Hz. Hızır’ın (a.s.) makamı
    merâtib-i hayat : hayat mertebeleri
    mertebe : derece, makam
    muhtasar : kısaltılmış, özet
    mukayyet : kayıt altında, sınırlı
    mühim : önemli
    tabaka-i hayat : hayat tabakası
    tabir edilme : adlandırılma
    tecerrüt : soyutlanma, sıyrılma
    telâkki : kabul etme
    tenvir : nurlandırma, aydınlatma
    tevatür : çeşitli kanallardan gelen ve doğruluğu kesin olarak kanıtlanan haber
    ulema : âlimler
    velî : Allah dostu

    Benzer Konular
    Açıklamalı - 29.Mektub - Ramazan Risalesi - Birinci Nükte
    Açıklamalı - 29.Mektub - Ramazan Risalesi - Birinci Nükte 29. MEKTUB İkinci Risale olan İkinci Kısım Ramazan-ı Şerife dairdir. بِسْمِ اللّهِ الرَّحْ&
    Aciklamali 20.Mektub dersleri - Birinci ve Ikinci kelime
    Aciklamali 20.Mektub dersleri - Birinci ve Ikinci kelime Bismillâhirrahmânirrahîm, elhamdülillâhi rabbil âlemîn velâkıbetülil müttekîn vessalêtü vessalêmü alê seyyidine Muhammedivve alê êlihi vesahbihi ecmain, alê rasulüne salevât yirmibirinci mektub un birinci makamını
    On Sekizinci Mektub'un Birinci Mesele-i Mühimmesi Hakkında Bilgi Verir Misiniz?
    On Sekizinci Mektub'un Birinci Mesele-i Mühimmesi Hakkında Bilgi Verir Misiniz? Devami...
    Birinci Mektub
    Birinci Mektub Birinci Mektub وَبِهِ نَسْتَعِينُ
    Yazar : Risale Forum
    Öyle şerait oluyor, tahtında az bir hareke sahibini çıkarıyor tâ âlâ-yı illiyyîn...
    Öyle hâlât oluyor ki; küçük bir hareket, kâsibini indiriyor tâ esfel-i sâfilîn...

    * * *

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    istanbul
    Mesajlar Mesajlar
    3.930
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 877 + 66388

    Cevap: MEKTUBAT-Bölümler

    MEKTÛBÂT DERSLERİ-2

    1.2.BİRİNCİ MEKTUB(DEVAMI)

    Üçüncü tabaka-i hayat: Hazret-i İdris ve İsâ Aleyhimesselâmın tabaka-i hayatlarıdır ki, beşeriyet levazımatından tecerrüdle, melek hayatı gibi bir hayata girerek nuranî bir letâfet kesb eder. Âdetâ beden-i misalî letâfetinde ve cesed-i necmî nuraniyetinde olan cism-i dünyevîleriyle semâvâtta bulunurlar. “Âhirzamanda Hazret-i İsâ Aleyhisselâm gelecek, şeriat-ı Muhammediye (a.s.m.) ile amel edecek” 1 meâlindeki hadîsin sırrı şudur ki:

    Âhirzamanda, felsefe-i tabiiyenin verdiği cereyan-ı küfrîye ve inkâr-ı ulûhiyete karşı, İsevîlik dini tasaffi ederek ve hurafattan tecerrüd edip İslâmiyete inkılâp edeceği bir sırada, nasıl ki İsevîlik şahs-ı mânevîsi, vahy-i semâvî kılıcıyla o müthiş dinsizliğin şahs-ı mânevîsini öldürür. Öyle de, Hazret-i İsâ Aleyhisselâm, İsevîlik şahs-ı mânevîsini temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı mânevîsini temsil eden Deccalı öldürür; yani, inkâr-ı ulûhiyet fikrini öldürecek.

    Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :
    1 : Buhari, Mezâlim: 31; Büyû’: 102; Müslim, Îmân: 242, 343; İbni Mâce, Fiten: 33.

    Lügatler :

    âhirzaman : dünya hayatının kıyamete yakın son devresi
    âlem : dünya
    âlem-i berzah : dünya ile âhiret arasındaki kabir âlemi
    Aleyhisselâm : Allah’ın selâmı onun üzerine olsun
    bâki : devamlı, kalıcı
    beden-i misalî : görüntüden ibaret beden
    berzah : dünya ile âhiret arasındaki âlem, kabir âlemi

    beşeriyet : insanlık
    Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah
    cereyan-ı küfrîye : küfür ve inançsızlık akımı
    cesed-i necmî : parlayan bir yıldız gibi akıp giden; nurâni ceset
    cism-i dünyevî : dünyaya ait cisim, beden
    çendan : gerçi
    Deccal : kıyamet kopmadan önce gelen, İslâmı kaldırmaya çalışan, dinlere savaş açan, yalancı ve aldatıcı kimse
    ehl-i kubur : kabirdekiler, ölüler
    felsefe-i tabiiye : herşeyi tabiata dayandıran felsefe
    fevkinde : üstünde
    firak : ayrılık
    hadis : Peygamberimize ait söz, emir veya davranışlar
    hakikî : gerçek
    hayat-ı dünyevî : dünya hayatı
    hayat-ı dünyeviye : dünya hayatı
    Hazret-i İsâ : (bk. bilgiler İsâ (a.s.))
    hurafat : aslı esası olmayan saçma inanışlar
    ihsan : bağış, iyilik, lütuf
    inkâr-ı ulûhiyet : Cenâb-ı Allah’ı inkâr fikri
    inkılâp : dönüşme
    İsevîlik : Hz. İsa’nın getirdiği din, Hıristiyanlık
    kemâl-i kerem : lütuf ve cömertliğin mükemmelliği, kusursuz ikram edicilik
    kemâl-i saadet : tam ve mükemmel mutluluk
    kesb : kazanma, elde etme
    letâfet : maddî ağırlık ve sınırlamalarla kısıtlı olmama

    levazımat : gerekli olan şeyler, ihtiyaçlar
    meâl : açıklama, anlam
    mütelezziz : lezzetlenme
    nass-ı Kur’ân : Kur’ân’ın kesin ve açık hükmü
    nuranî : nurlu, parlak
    nuraniyet : nur özelliği, nurluluk
    saadet : mutluluk
    semâvât : gökler
    şahs-ı mânevî : belli bir kişi olmayıp bir cemaatten meydana gelen mânevî şahıs
    şeriat-ı Muhammediye : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) getirdiği din; İlâhî kanun ve hükümler
    şüheda : şehitler, Allah yolunda ölenler
    tabaka-i hayat : hayat tabakası
    tarik-i hak : hak yolu
    tasaffi etme : temizlenme, safileşme
    tecerrüt : soyutlanma, sıyrılma
    vahy-i semâvî : Allah tarafından peygambere gelen vahiy
    Yazar : Risale Forum
    Öyle şerait oluyor, tahtında az bir hareke sahibini çıkarıyor tâ âlâ-yı illiyyîn...
    Öyle hâlât oluyor ki; küçük bir hareket, kâsibini indiriyor tâ esfel-i sâfilîn...

    * * *

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    istanbul
    Mesajlar Mesajlar
    3.930
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 877 + 66388

    Cevap: MEKTUBAT-Bölümler

    MEKTÛBÂT’TAN DERSLER-1



    1.3.BİRİNCİ MEKTUB





    Dördüncü tabaka-i hayat: Şüheda hayatıdır. Nass-ı Kur’ân’la, şühedanın, ehl i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır. Evet, şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarik-i hakta feda ettikleri için, Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı âlem-i berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar. Yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar, kemâl-i saadetle mütelezziz oluyorlar, ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar. 2 Ehl-i kuburun çendan ruhları bâkidir; fakat kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın lezzetine yetişmez.

    Nasıl ki, iki adam bir rüyada cennet gibi bir güzel saraya girerler. Birisi rüyada olduğunu bilir; aldığı keyif ve lezzet pek noksandır. “Ben uyansam şu lezzet kaçacak” diye düşünür. Diğeri rüyada olduğunu bilmiyor; hakikî lezzet ile hakikî saadete mazhar olur. İşte, âlem-i berzahtaki emvat ve şühedanın hayat-ı berzahiyeden istifadeleri öyle farklıdır. Hadsiz vakıatla ve rivayatla, şühedanın bu tarz-ı hayata mazhariyetleri ve kendilerini sağ bildikleri sabit ve kat’îdir. Hattâ, Seyyidü’ş-Şüheda olan Hazret-i Hamza Radıyallahu Anh, mükerrer vakıatla, kendine iltica eden adamları muhafaza etmesi ve dünyevî işlerini görmesi ve gördürmesi gibi çok vakıatla, bu tabaka-i hayat tenvir ve ispat edilmiş. Hattâ, ben kendim, Ubeyd isminde bir yeğenim ve talebem vardı. Benim yanımda ve benim yerime şehid olduktan sonra, üç aylık mesafede esarette bulunduğum zaman, mahall-i defnini bilmediğim halde, bence bir rüya-yı sadıkada, tahte’l-arz bir menzil suretindeki kabrine girmişim. Onu şüheda tabaka-i hayatında gördüm. O beni ölmüş biliyormuş; benim için çok ağladığını söyledi. Kendisini hayatta biliyor. Fakat Rus’un istilâsından çekindiği için, yeraltında kendine güzel bir menzil yapmış. İşte bu cüz’î rüya, bazı şerâit ve emâratla, geçen hakikate bana şuhud derecesinde bir kanaat vermiştir.





    Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :



    2 : bk. Tirmizî, Cihâd, 6; Nesâî, Cihâd, 35; İbni Mâce, Cihâd, 16; Dârimî, Cihâd, 7.





    Lügatler :



    şüheda : şehitler, Allah yolunda ölenler



    nass-ı Kur’ân : Kur’ân’ın kesin ve açık hükmü



    ehl-i kubur : kabirdekiler, ölüler



    fevkinde : üstünde



    tabaka-i hayat : hayat tabakası



    hayat-ı dünyevî : dünya hayatı



    tarik-i hak : hak yolu



    Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah



    kemâl-i kerem : lütuf ve cömertliğin mükemmelliği, kusursuz ikram edicilik



    hayat-ı dünyeviye : dünya hayatı



    âlem-i berzah : dünya ile âhiret arasındaki kabir âlemi



    ihsan : bağış, iyilik, lütuf



    âlem : dünya



    kemâl-i saadet : tam ve mükemmel mutluluk



    mütelezziz : lezzetlenme



    firak : ayrılık



    ehl-i kubur : kabirdekiler, ölüler



    çendan : gerçi



    bâki : devamlı, kalıcı



    berzah : dünya ile âhiret arasındaki âlem, kabir âlemi



    saadet : mutluluk



    hakikî : gerçek



    mazhar/mazhariyet : erişme, nail olma



    âlem-i berzah : dünya ile âhiret arasındaki kabir âlemi



    emvat : ölüler



    hayat-ı berzahiye : kabir hayatı





    hadsiz : sayısız



    vakıat : olaylar



    rivayat : rivayetler, nakledilen şeyler



    tarz-ı hayat : hayat tarzı



    kat’î : kesin



    Seyyidü’ş-Şüheda : şehitlerin seyyidi, efendisi



    mükerrer : tekrarla, defalarca



    iltica : sığınma



    dünyevî : dünyaya ait



    tenvir : nurlandırma, aydınlatma



    esaret : esirlik, tutsaklık



    mahall-i defn : ölünün toprağa defnedildiği yer, kabir yeri



    rüya-yı sadıka : doğru olan rüya

    tahte’l-arz : yeraltı



    menzil : yer, ev



    suret : biçim, şekil



    istilâ : işgal



    cüz’î : küçük ve ferdî



    şerâit : şartlar



    emârat : belirtiler, işaretler



    hakikat : gerçek



    şuhud : şahid olma, görme



    kanaat : görüş, fikir
    Yazar : Risale Forum
    Öyle şerait oluyor, tahtında az bir hareke sahibini çıkarıyor tâ âlâ-yı illiyyîn...
    Öyle hâlât oluyor ki; küçük bir hareket, kâsibini indiriyor tâ esfel-i sâfilîn...

    * * *

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    istanbul
    Mesajlar Mesajlar
    3.930
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 877 + 66388

    Cevap: MEKTUBAT-Bölümler

    MEKTÛBÂT’TAN DERSLER



    1.4.BİRİNCİ MEKTUB





    Beşinci tabaka-i hayat: Ehl-i kuburun hayat-ı ruhanîleridir. Evet, mevt, tebdil i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir; idam ve adem ve fenâ değildir. Hadsiz vakıatla ervâh-ı evliyanın temessülleri ve ehl-i keşfe tezahürleri ve sair ehl-i kuburun yakazaten ve menâmen bizlerle münasebetleri ve vakıa mutabık olarak bizlere ihbaratları gibi çok delâil, o tabaka-i hayatı tenvir ve ispat eder. Zaten bekà-i ruha dair Yirmi Dokuzuncu Söz, bu tabaka-i hayatı delâil-i kat’iye ile ispat etmiştir.





    Lügatler :



    adem : yokluk, hiçlik



    bekà-i ruh : ruhun ölümsüzlüğü ve devamlılığı



    delâil : deliller



    delâil-i kat’iye : kesin deliller



    ehl-i keşf : maneviyat âlemlerinde iman hakikatlerini gözleme yeteneğine sahip insanlar, veliler



    ehl-i kubur : kabirdekiler, ölüler



    ervâh-ı evliya : velilerin ruhları



    fenâ : gelip geçicilik





    hadsiz : sayısız



    hayat-ı ruhanî : ruhânî hayat, ruhen yaşanan hayat





    ıtlak-ı ruh : ruhun serbest bırakılması



    idam : yok etme



    ihbarat : haber vermeler



    menâmen : uykudayken



    mevt : ölüm



    mutabık : uygun



    münasebet : bağlantı, ilişki



    sair : diğer, başka



    tabaka-i hayat : hayat tabakası



    tebdil-i mekân : yer değişikliği



    terhis : göreve son verme



    temessül : belirme, görünme



    tenvir : nurlandırma, aydınlatma



    tezahür : görünme, ortaya çıkma



    vakıa : olay



    vakıat : olaylar



    yakazaten : uyanıkken
    Yazar : Risale Forum
    Öyle şerait oluyor, tahtında az bir hareke sahibini çıkarıyor tâ âlâ-yı illiyyîn...
    Öyle hâlât oluyor ki; küçük bir hareket, kâsibini indiriyor tâ esfel-i sâfilîn...

    * * *

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    istanbul
    Mesajlar Mesajlar
    3.930
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 877 + 66388

    Cevap: MEKTUBAT-Bölümler

    MEKTÛBÂT’TAN DERSLER



    1.5.BİRİNCİ MEKTUB





    İKİNCİ SUAL: Furkan-ı Hakîmde, اَحْسَنُ عَمَلاً لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُم َ وَالْحَيٰوةَ اَلَّذِى خَلَقَ الْمَوْت ْ gibi ayetlerde, “Mevt dahi hayat gibi mahlûktur; hem bir nimettir” diye ifham ediliyor. Halbuki, zâhiren mevt inhilâldir, ademdir, tefessühtür, hayatın sönmesidir, hâdimü’l-lezzâttır. Nasıl mahlûk ve nimet olabilir?

    Elcevap: Birinci sualin cevabının âhirinde denildiği gibi, mevt, vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuttur, hayat-ı bâkiyeye bir davettir, bir mebde’dir, bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesidir. Nasıl ki hayatın dünyaya gelmesi bir halk ve takdirledir. Öyle de, dünyadan gitmesi de bir halk ve takdirle, bir hikmet ve tedbirledir. Çünkü, en basit tabaka-i hayat olan hayat-ı nebâtiyenin mevti, hayattan daha muntazam bir eser-i san’at olduğunu gösteriyor. Zira, meyvelerin, çekirdeklerin, tohumların mevti tefessühle, çürümek ve dağılmakla göründüğü halde, gayet muntazam bir muamele-i kimyeviye ve mizanlı bir imtizâcât-ı unsuriye ve hikmetli bir teşekkülât-ı zerreviyeden ibaret olan bir yoğurmaktır ki, bu görünmeyen intizamlı ve hikmetli ölümü, sümbülün hayatıyla tezahür ediyor.

    Demek çekirdeğin mevti, sümbülün mebde-i hayatıdır; belki ayn-ı hayatı hükmünde olduğu için, şu ölüm dahi hayat kadar mahlûk ve muntazamdır.

    Hem zîhayat meyvelerin yahut hayvanların mide-i insaniyede ölümleri, hayat ı insaniyeye çıkmalarına menşe olduğundan, o mevt onların hayatından daha muntazam ve mahlûk denilir.

    İşte, en ednâ tabaka-i hayat olan hayat-ı nebâtiyenin mevti böyle mahlûk, hikmetli ve intizamlı olsa, tabaka-i hayatın en ulvîsi olan hayat-ı insaniyenin başına gelen mevt, elbette, yeraltına girmiş bir çekirdeğin hava âleminde bir ağaç olması gibi, yeraltına giren bir insan da âlem-i berzahta elbette bir hayat-ı bâkiye sünbülü verecektir.





    Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :


    1 : “Hanginiz daha güzel işler yapacaksınız diye sizi imtihan etmek için ölümü de, hayatı da yaratan Odur.” Mülk Sûresi, 67:2.



    Lügatler :



    adem : yokluk, hiçlik


    âhir : son


    âlem-i berzah : dünya ile âhiret arasındaki kabir âlemi


    ayn-ı hayat : hayatın ta kendisi


    âzâd etme : hürriyetine kavuşturma


    cihet : yön


    ednâ : en aşağı, en önemsiz


    eser-i san’at : san’at eseri



    Furkan-ı Hakîm : doğru ile yanlışı birbirinden ayıran hikmetli Kur’ân


    hâdimü’l-lezzât : lezzetleri yok eden


    halk : yaratma


    hayat-ı bâkiye : devamlı ve kalıcı olan âhiret hayatı


    hayat-ı insaniye : insanî hayat


    hayat-ı nebâtiye : bitkilerin hayatı


    hikmet : herşeyin belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde olması


    ifham : anlatma, bildirme


    imtizâcât-ı unsuriye : elementlerin kaynaşması, kimyevî birleşme


    inhilâl : çözülme, dağılma


    intizam : düzen, tertip


    mahlûk : yaratık


    mebde : başlangıç


    mebde-i hayat : hayatın başlangıcı


    menşe : kaynak, esas


    mevt : ölüm


    mide-i insaniye : insanın midesi


    mizan : ölçü


    muamele-i kimyeviye : kimyasal işlem


    mukaddime : başlangıç, giriş


    muntazam : düzenli


    nimet : iyilik, lütuf, ihsan


    tabaka-i hayat : hayat tabakası


    tahvil-i vücut : vücudun başka hâle girmesi, değişmesi


    takdir : Allah’ın ezelî ilmiyle belirlemesi


    tebdil-i mekân : yer değişikliği


    tedbir : idare etme, çekip çevirme


    tefessüh : çürüyüp bozulma


    tekâlif-i hayat : hayatla ilgili sorumluluklar ve yükümlülükler


    terhis : göreve son verme


    teşekkülât-ı zerreviye : atomların teşekkülü, oluşması


    tezahür : belirme, ortaya çıkma


    ulvî : yüksek, yüce


    vazife-i hayat : hayat vazifesi


    vech : yön


    vücuh : vecihler, yönler


    zâhiren : görünürde


    zîhayat : hayat sahibi, canlı


    zira : çünkü

    Yazar : Risale Forum
    Öyle şerait oluyor, tahtında az bir hareke sahibini çıkarıyor tâ âlâ-yı illiyyîn...
    Öyle hâlât oluyor ki; küçük bir hareket, kâsibini indiriyor tâ esfel-i sâfilîn...

    * * *

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    istanbul
    Mesajlar Mesajlar
    3.930
    Blog Blog Girişleri
    2
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 877 + 66388

    Cevap: MEKTUBAT-Bölümler

    MEKTÛBÂT’TAN DERSLER




    1.7.BİRİNCİ MEKTUB

    ÜÇÜNCÜ SUAL: Cehennem nerededir?

    Elcevap: Cehennemin yeri,
    1 قُلْ اِنَّماَ الْعِلْمُ عِنْدَ اللهِ2 - لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللهbazı rivâyatla, “tahte’l-arz” denilmiştir.3 Başka yerlerde beyan ettiğimiz gibi, küre-i arz, hareket-i seneviyesiyle, ileride mecma-ı haşir olacak bir meydanın etrafında bir daire çiziyor. Cehennem ise, arzın o medar-ı senevîsi altındadır demektir. Görünmemeleri ve hissedilmemeleri, perdeli ve nursuz ateş olduğu içindir.Küre-i arzın seyahat ettiği mesafe-i azîmede pek çok mahlûkat var ki, nursuz oldukları için görünmezler. Kamer, nuru çekildikçe vücudunu kaybettiği gibi, nursuz çok küreler, mahlûklar, gözümüzün önünde olup göremiyoruz.

    Cehennem ikidir. Biri suğrâ, biri kübrâdır. İleride, suğrâ kübrâya inkılâp edeceği ve çekirdeği hükmünde olduğu gibi, ileride ondan bir menzil olur. Cehennem-i Suğrâ, yerin altında, yani merkezindedir. Kürenin altı, merkezidir. İlm-i tabakatü’l-arzca malûmdur ki, ekseriya her otuz üç metre hafriyatta, bir derece-i hararet tezayüd eder. Demek, merkeze kadar nısf-ı kutr-u arz, altı bin küsûr kilometre olduğundan, iki yüz bin derece-i harareti câmi, yani iki yüz defa ateş-i dünyevîden şedit ve rivayet-i hadîse muvafık bir ateş bulunuyor.4

    Şu Cehennem-i Suğrâ, Cehennem-i Kübrâya ait çok vezâifi, dünyada ve âlem i berzahta görmüş ve ehâdislerle işaret edilmiştir. Âlem-i âhirette, küre-i arz nasıl ki sekenesini medar-ı senevîsindeki meydan-ı haşre döker. Öyle de, içindeki Cehennem-i Suğrâyı dahi Cehennem-i Kübrâya emr-i İlâhî ile teslim eder.



    Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler :

    1 : bk. “Gaybı Allah’tan başkası bilmez.” Neml Sûresi, 27:65; Tirmizi, Sevâbü’l-Kur’ân: 7.

    2 : “De ki: İlim ancak Allah katındadır.” Mülk Sûresi, 67:26.

    3 : Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:281; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:568.

    4: bk. Buhârî, Bedü’l-Halk, 10; Müslim, Cennet, 30; Tirmîzî, Cehennem, 7; Müsned, 2:313.

    Lügatler :


    âlem-i âhiret : öldükten sonraki hayat, âhiret âlemi


    âlem-i berzah : dünya ile âhiret arasındaki kabir âlemi


    ateş-i dünyevî : dünya ateşi

    arz : yer, dünya

    câmi : kapsamlı, içine alan

    Cehennem-i Kübrâ : Büyük Cehennem

    Cehennem-i Suğrâ : Küçük Cehennem

    derece-i hararet : sıcaklık derecesi

    dünyevî : dünyaya ait

    ehâdis : hadisler, Peygamberimize ait söz, emir veya davranışlar

    ekseriya : genellikle, çoğunlukla

    emr-i İlâhî : Allah’ın emri

    hafriyat : yeri derinlemesine kazma


    hareket-i seneviye : senelik hareket

    ilm-i tabakatü’l-arz : yeraltı ilmi, jeoloji

    inkılâp : dönüşme

    kamer : ay

    kübrâ : büyük

    küre-i arz : yerküre, dünya

    mahlûk : yaratık

    mahlûkat : yaratıklar

    malûm : bilinen

    mecma-ı haşir : haşirde toplanma yeri

    medar-ı senevî : (dünyanın) güneş etrafındaki bir yıllık yörüngesi

    menzil : yer, mekân

    mesafe-i azîme : büyük mesafe

    meydan-ı haşir : haşir meydanı

    muvafık : uygun

    nısf-ı kutr-u arz : dünyanın yarıçapı

    rivâyât : rivayetler, nakledilen şeyler

    rivayet-i hadis : Peygamberimizden rivayet edilen söz, emir veya davranışlar

    sekene : sâkinler, ikâmet edenler

    suğrâ : küçük

    şedit : şiddetli

    tahte’l-arz : yeraltı

    tezayüd : artma

    vezâif : vazifeler, görevler

    vücud : varlık
    Yazar : Risale Forum
    Öyle şerait oluyor, tahtında az bir hareke sahibini çıkarıyor tâ âlâ-yı illiyyîn...
    Öyle hâlât oluyor ki; küçük bir hareket, kâsibini indiriyor tâ esfel-i sâfilîn...

    * * *

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nereden Yer
    adana
    Mesajlar Mesajlar
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 57 + 404

    Cevap: Mektubattan Dersler - Birinci Mektub

    allah razı olsun pcden okumak nefsime daha hoş geliyor sonuçda okumak önemli olan
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •