“Hiç şüphesiz, Zikri (Kur’an’ı ) biz indirdik, onun koruyucuları da biziz.” (Hicr 9)

Son günlerde Amerika, Avrupa ve başka bazı yerlerde Kur’an’ı Kerim’i yakma gibi çirkin ve bir o kadar da rezil bazı eylemlere şahit olmaktayız. Her ne kadar bu eylemin figüranları papaz ve kiliseye bağlı kimseler olarak görülüyorsa da bu işin arkasında büyük şeytan Amerika ve siyonist güçlerin olduğu çok açıktır. Bu müstekbir şeytani güçlerin, İslam’ı yok etmek ve Müslümanları pasifize etmek için çok yönlü ve şeytanca plan ve projeler uygulamaya koydukları herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

Siyonist ve emperyalist güçlerin daha önce Filistin, Lübnan, Irak ve Afganistan gibi İslam topraklarında uygulamaya koydukları senaryolar ve gerçekleştirdikleri işgal operasyonları, yine aynı şekilde İslami uyanışı bastırmak, Müslümanlar arasında İslami değerleri zayıflatmak ve dünya halklarına İslam’ı kötü göstermek amacıyla sahnelenmiş senaryolardan ibaretti. Bu son senaryo yıllar önceden başlatılan ve halen devam eden, başta ortadoğu olmak üzere dünyanın her yerinde Büyük şeytan Amerika ve Siyonist İsrail’in Müslümanlar aleyhinde sürdürdükleri siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik ve askeri çok yönlü saldırıların son halkasını teşkil etmektedir. Aziz İslam’ı hedef alan bu saldırıların bundan sonra da devam edeceği hesaba katılmalıdır.

Siyonist ve emperyalist güç odakları daha önce de Şeytan ayetleri kitabıyla bütün İslam alemini derinden huzursuz ve rencide eden Salman Rüşti gibi bir piyonu devreye sokmuş, Avrupa’nın bazı ülkelerinde Hz. Muhammed’e (sav) yönelik çok çirkince karikatörleri basına vermiş, İslam’ı karalayıcı filmleri sahnelemiş ve böylece İslam ve Müslümanlara karşı olan kin ve nefretlerini sergilemişlerdi. Tüm bunları yaparken iki yüzlü bir şekilde bu çirkin saldırıları masumane ve fikir hürriyeti kapsamında, Müslümanların haklı tepkilerini ise şiddet, tahammülsüzlük, saldırganlık ve terörist girişimler olarak göstermeye çalışmışlardı.

Kur’an’ı Kerim’e yönelik bu menfur girişimde de hedef yine İslam ve Müslümanlardır. Dünyanın her yerindeki İslami uyanış ve direnişi bastırmak ve karalamak istemektedirler. Aynı zamanda Müslümanları provoke etmeye çalışarak İslam’ı saldırgan, terör ile ilişkili, Müslümanları da terörist olarak göstermeye çalışarak, böylece çirkin emelleri için yapacakları yeni saldırı, talan ve işgallerine haklılık kazandırmaya çalışmaktadırlar.

Buna mukabil Müslümanlar her zamandan daha fazla Kurana sarılmalı, İslami değerlere bağlı kalarak ve bu ulvi değerleri yücelterek bu vahşi ve insanlık dışı plan ve projelerini boşa çıkarmalıdırlar. Haklı tepkilerini ortaya koyarken misliyle mukabele gibi bir yanlışlığa düşmemelidirler. İlahi kaynaklı bütün dinlerin kitaplarını, ibadet yerlerini, kutsallarını, din adamlarını ve İslam’a saldırı halinde olmayan müntesiplerini hiçbir zaman hedef almamalıdırılar.

İslam ümmeti ve Müslüman halkımıza çağrımız; İslam’ı hedef alan ve Müslümanlara yönelik yapılan bu çirkince saldırılara, bundan önce olduğu gibi şimdi de gerekli tepkilerini ortaya koymaları ve seslerini her platformda yükseltmeleridir. Böylece Aziz İslam ve Kur’an’ı Mecid’e yönelik yapılacak hiçbir saygısızlığa müsamaha göstermeyeceklerini ve duyarsız kalmayacaklarını bütün dünyaya göstermelidirler.

Allah’ın (cc); bütün insanlık için göndermiş olduğu hidayet kaynağı Kur’an’ı Kerim’e yönelik bu çirkin girişimleri tel’in ediyor, bu saldırıları gerçekleştirenlerin şahsında büyük şeytan ve siyonist şer güçleri ve uzantıları olan fitne odaklarını nefretle kınıyoruz.

“Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa onlar istemese de Allah mutlaka nurunu tamamlayacaktır.” (Tevbe 32)

Davamızın sonu Allah’a hamd etmektir.

HİZBULLAH BASIN BÜROSU