Üstad Lemeat'la ilgili ne diyor?

Hâdiseyi bir de Bediüzzaman'ın mektubundan takip edelim :

"Aziz, sıddık kardeşlerim ve hizmet-i Kur'âniyede kuvvetli arkadaşlarım,
"Bu defa kahraman Tahirî'yi umumunuz namına gördüm. Ve onda bir Lütfi. bir Hafız Ali, bir Hüsrev ve bir Said [fakat genç Said] müşahade ettim. Cenab-ı Hakka çok şükrettim. Bu defa onun kokusunu alıp, O daha gelmeden, benim yanıma gelen komiser ve taharri adamları münasebetiyle, benden talebeler tarafından sual edilen bir mesele, belki size de bir faidesi var diye gönderildi." [Kastamonu Lâhikası, Shf: l06]

Müteakiben gelen mektuplarda, yine Lemeat konusuna temas eden Bediüzzaman:

"Kahraman Tahirî'nin bana getirdiği bir nüsha Lemeat'ı çok kıymettar gördüm. Eğer bir nüsha daha o havalide varsa, siz de o parçayı nüshalarınızın âhirine yazarsınız. Zaten Lemeat, kendisi de harikadır. Ramazan-ı Şerifte, yirmi gün zarfında, nesir bir surette tekellüfsüz, birden yazılmış. Sonra baktım, sehl-i mümteni gibi, nesr-i manzum ve nazm-ı mensur suretine almış." [Kastamonu Lâhikası, s. l33]

Lemeat, parlayışlar, parıltılar mânasına gelmektedir. Eser 48 sayfadır. Ayrıca sonunda "Tarihçe-i Hayatın Zeyli" diye iki sayfalık bir ek bölümü vardır.
Bu ek bölümde Abdülmecid Nursî'nin ve Abdurrahman Nursî'nin birer küçük manzumeleri yer almaktadır.

29xl9 ebadındaki eserin yeniden neşri sırasında, müellifi Bediüzzaman tarafından bazı değişikliklere tabi tutulmuştur.

Sözler isimli eserinin sonuna, yeni harfleriyle eklenen Lemeat, l957 yılında bizzat müellif tarafından bazı değişikliklere tabi tutulmuş, bazı çıkartmalar yapılarak daha da küçültülmüştür.