Sayfa 8/8 İlkİlk ... 45678
77 sonuçtan 71 ile 77 arası

  1. #71
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 535 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 547

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>إِلٰهِى! إِخْتِيَارِى كَشَعْرَةٍ ضَعِيفَةٍ، وَآمَالِى لاَتحْصٰى. فَأَعْجَزُ دَائِمًا عَمّا لاَ اَسْتَغْنِى عَنْهَا أَبدًا. فَلاَ حَوْلَ وَلاَقوَّةَ إِلاَّ بِكَ يَاغَنِيُّ يَاكَرِيمُ يَاكَفِيلُ يَاوَكِيلُ يَاحَسِيبُ يَاكَافِى.

    إِلٰهِى وَسَيّدِى وَمَالِكِى!

    إِقْتِدَارِى كَذَرَّةٍ ضَعِيفَةٍ، مَعَ أَنَّ اْلاَعْدَاءَ وَالْعِلَلَ وَاْلاَوْهَامَ وَاْلاَهْوَالَ وَاْلآلآمَ وَاْلاَسْقَامَ وَالظّلمَاتِ وَالضّلاَلَ وَاْلاَسْفَارَ الطّوَالَ مَا لاَ تُحْصٰى. فَلاَ حَوْلَ عَنْهَا، وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى مُقَابَلَتِهَا إِلاَّ بِكَ يَاقَوِيُّ يَاقَدِيرُ يَاقَرِيبُ يَامُجِيبُ يَاحَفِيظُ يَاوَكِيلُ.

    إِلٰهِى! حَياَتِى كَشُعْلَةٍ تَنْطَفِئُ كَأَمْثاَلِى. وَآماَلِى لاَتحْصٰى. فَلاَ حَوْلَ عَنْ طَلَبِ تِلْكَ اْلاَمَالِ، وَلاَقوَّةَ عَلٰى تَحْصِيلِهَا إِلاَّ بِكَ يَاحَيُّ يَاقَيّومُ يَاحَسِيبُ يَاكَافِى يَاوَكِيلُ يَاوَافِى.إِلَهِى! عُمْرِى كَدَقِيقَةٍ تَنْقَضِى كَاَقراَنِى؛ مَعَ أَنَّ مَقَاصِدِى وَمَطَالِبِى لاَ تُعَدُّ وَلاَ تُحْصٰى. فَلاَ حَوْلَ عَنْهَا وَلاَ قُوَّةَ عَلَيْهَا إِلاَّ بِكَ يَاأَزَلِيُّ يَاأَبدِيُّ يَاحَسِيبُ يَاكَافِى يَاوَكِيلُ يَاوَافِى.1


    Not
    Dipnot-1: İlâhî, ihtiyarım (iradem) zayıf bir kıl gibi; emellerim ise hesaba gelmez. Hiçbir zaman vazgeçemeyeceğim şeylere ulaşmaktan ise, her zaman âcizim. Kudret ve kuvvet ancak Senindir, ey hiçbir varlığa ve hiçbir şeye muhtaç olmayan ve servet ve zenginliğinin sınırı bulunmayan Ganî, ey bütün canlıları çeşitli duygularla donatıp sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini önlerine seren ve iyiliği bol olan Kerîm, ey bütün varlıklara lâzım olan herşeyi noksansız, vakti vaktine yetiştiren Kefîl, ey varlıkların bütün amellerini kaydedip muhasebelerini bir anda gören ve onların her türlü ihtiyaçlarını görüp gözeten Hasîb, ey isimlerinin tecellileri varlıkların her türlü ihtiyaçlarına yeten Kâfî!
    Ey İlâhım ve Seyyidim ve Mâlikim,

    Benim iktidarım bir zayıf zerre gibidir. Düşmanlar, illetler, kuruntular, korkular, elemler, hastalıklar, zulmetler, sapıklıklar ve uzun seferler ise hesaba gelmez. Bütün bunlardan beni kurtaracak kudret ve onlara karşılık verecek kuvvet ancak Senindir, ey kuvveti bütün kâinatı kaplamış ve bütün varlıkları zaptederek hükmü altına almış olan Kavî, ey dilediği herşeyi en mükemmel şekilde sür’atle ve kolayca yaratabilen ve kâinattaki herşeyi sonsuz kudreti altında tutan Kadîr, ey herşeye herşeyden daha yakın olan Karîb, ey dualara en güzel şekilde cevap veren Mücîb, ey bütün varlıkların, hallerinden hareketlerine kadar herşeyini ve bilhassa insanların ve cinlerin bütün amellerini dikkatle kaydedip koruyan ve bütün varlıkları her türlü kötülük ve tehlikelere karşı muhafaza eden Hafîz, ey Kendisine tevekkül edenlere başarı ihsan eden, isteklerine cevap veren ve bütün dertlerini gideren Vekîl!

    İlâhî! Tıpkı benzerlerim gibi, benim de hayatım çabuk söner bir parıltıcıktır. Emellerim ise hesaba gelmez. Bütün bunları isteme ihtiyacını hissettirmeyecek kudret ve onları elde etmeye yetecek kuvvet ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey her an diri olup her canlıya hayat veren ve herşeyi ayakta tutan Hayy-ı Kayyûm, ey varlıkların bütün amellerini kaydedip muhasebelerini bir anda gören ve onların her türlü ihtiyaçlarını görüp gözeten ve sonsuz rahmeti benim herşeyime yeter deyip, Kendisine tevekkül edenlerin her türlü ihtiyacına yetişen Hasîb-i Kâfî, ey Kendisine tevekkül edenlere başarı ihsan eden, isteklerine cevap veren ve bütün dertlerini gideren ve vaadini yerine getirmesinde şüphe olmayan ve bütün varlıkların ihtiyaçlarını kudret ve rahmetiyle gideren Vekîl-i Vâfî!

    İlâhî! Tıpkı akranım gibi, benim ömrüm de tükenip gidecek bir dakikadan ibarettir. Maksat ve isteklerim ise had ve hesaba gelmez. Onlara karşı koyacak kudret ve onlara yetecek kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey varlığının başlangıcı ve sonu olmayan Ezelî ve Ebedî, ey varlıkların bütün amellerini kaydedip muhasebelerini bir anda gören ve onların her türlü ihtiyaçlarını görüp gözeten ve sonsuz rahmeti benim herşeyime yeter deyip, Kendisine tevekkül edenlerin her türlü ihtiyacına yetişen Hasîb-i Kâfî, ey Kendisine tevekkül edenlere işlerinde başarı ihsan eden, isteklerine cevap veren ve bütün dertlerini gideren ve vaadini yerine getirmesinde şüphe olmayan ve bütün varlıkların ihtiyaçlarını kudret ve rahmetiyle gideren Vekîl-i Vâfî!





    Yazar : Risale Forum

  2. #72
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 535 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 548

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>إِلٰهِى! شُعُورِى كَلَمْعَةٍ تَزُولُ؛ مَعَ أَنَّ مَا يَلْزَمُ مُحَافَظَتُهُ مِنْ أَنوَارِ مَعْرِفَتِكَ، وَمَا يَلْزَمُ التَّحَفّظُ مِنْهُ مِنَ الظّلمَاتِ وَالضَّلاَلاَتِ لاَتعَدُّ وَلاَتحْصٰى. فَلاَ حَوْلَ عَنْ تِلْكَ الظّلمَاتِ وَالضّلاَلاَتِ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى هَاتِيكَ اْلاَنوَارِ وَالْهِدَايَاتِ إِلاَّ بِكَ يَاعَلِيمُ يَاخَبِيرُ يَاحَسِيبُ يَاكَافِى يَاحَفِيظُ يَاوَكِيلُ.
    إِلٰهِى! لِى نَفْسٌ هَلُوعٌ وَقَلبٌ جَزُوعٌ وَصَبرٌ ضَعِيفٌ وَجِسْمٌ نَحِيفٌ وَبَدَنٌ عَلِيلٌ ذَلِيلٌ، مَعَ أَنَّ الْمَحْمُولَ عَلَيَّ مِنَ اْلاَحْمَالِ الْمَادِّيةِ وَالْمَعْنَويّةِ ثَقِيلٌ ثَقِيلٌ. فَلاَ حَوْلَ عَنْ تِلْكَ اْلاَحْمَالِ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى حَمْلِهَا إِلاَّ بِكَ يَارَبٰى الرَّحِيمُ يَاخَالِقِى الْكَرِيمُ يَاحَسِيبُ يَاكَافِى يَاوَكِيْلُ يَاوَافِى.


    إِلٰهِى! لِى مِنَ الزَّمَانِ آنٌ يَسِيلُ فِى سَيْلٍ وَاسِعٍ سَرِيعِ الْجَرَياَنِ؛ وَلِىَ مِنَ الْمَكَانِ مِقْدَارُ الْقَبْرِ مَعَ عَلاَقتِى بِسَائِرِ اْلاَمْكِنَةِ وَاْلاَزْمِنَةِ. فَلاَ حَوْلَ عَنِ الْعَلاَقَةِ بِهَا، وَلاَقوَّةَ عَلٰى الْوُصُولِ إِلٰى مَا فِيهَا إِلاَّ بِكَ يَارَبَّ اْلاَمْكِنَةِ وَاْلاَكْوَانِ، وَياَرَبَّ الدُّهُورِ وَاْلاَزْمَانِ يَاحَسِيبُ يَاكَافِى يَاكَفِيلُ يَاوَافِى.

    إِلٰهِى! لِى عَجْزٌ بِلاَ نِهايَةٍ وَضَعْفٌ بِلاَ غَايَةٍ، مَعَ أَنَّ أَعْدَائِى وَمَا يُؤْلِمُنِى وَمَا أَخَافُ مِنْهُ وَمَا يُهَدِّدُنِى مِنَ الْبَلاَياَ وَاْلآفاَتِ مَا لاَ تُحْصٰى.1


    Not
    Dipnot-1:İlâhî! Şuurum, sönüp giden bir lem’acıktır (parıltıcıktır). Seni tanımakla meydana gelen nurların muhafazası ve inkâr karanlığı ve dalâletlerden korunmak için bana lâzım olan şeyler, had ve hesaba gelmeyecek kadar çoktur. O inkâr karanlığı ve dalâletlerden koruyacak kudret ve o hidayet ve nurlara beni eriştirecek kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey küçük, büyük, gizli, açık herşeyi bilen Alîm, ey herşeyden hakkıyla haberdâr olan Habîr, ey varlıkların bütün amellerini kaydedip muhasebelerini bir anda gören ve onların her türlü ihtiyaçlarını görüp gözeten Hasîb, ey sonsuz rahmeti benim herşeyime yeter deyip, Kendisine tevekkül edenlerin her türlü ihtiyacına yetişen Kâfî, ey bütün varlıkların, hallerinden hareketlerine kadar herşeyini kaydedip koruyan ve varlıkların asıllarını ve nesillerini tohumlarda ve çekirdeklerde muhafaza eden ve insanların ve cinlerin bütün amellerini dikkatle kaydedip koruyan ve bütün varlıkların her türlü kötülük ve tehlikelere karşı muhafaza eden Hafîz, ey Kendisine tevekkül edenlere işlerinde başarı ihsan eden, isteklerine cevap veren ve bütün dertlerini gideren Vekîl!

    İlâhî! Nefsim sabırsızdır, kalbim feryad eder durur. Sabrım zayıf, cismim nahif, bedenim hasta ve zelildir. Buna karşılık üzerimdeki maddî ve mânevî yükler ağır, hem de pek ağırdır. Bütün bu yüklerin ağırlığından beni kurtaracak kudret ve onları yüklenmeye beni muktedir kılacak kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey herşeyi terbiye ve idare eden ve herbir varlığa merhamet ve şefkat gösteren Rabb-i Rahîmim ve ey herşeyi yoktan yaratan ve sonsuz cömertlik sahibi olan Hâlık-ı Kerîmim, ey varlıkların bütün amellerini kaydedip muhasebelerini bir anda gören ve onların her türlü ihtiyaçlarını görüp gözeten Hasîb, ey sonsuz rahmeti benim herşeyime yeter deyip, Kendisine tevekkül edenlerin her türlü ihtiyacına yetişen Kâfî, ey Kendisine tevekkül edenlere işlerinde başarı ihsan eden, isteklerine cevap veren ve bütün dertlerini gideren Vekîl, ey vaadini yerine getirmesinde şüphe olmayan ve bütün varlıkların ihtiyaçlarını kudret ve rahmetiyle gideren Vâfî!

    İlâhî! Zaman denilen ve hızla akan büyük bir selden benim nasibim, çabuk akıp giden bir andan ibarettir. Mekândan nasibim ise ancak bir kabir kadardır. Bununla beraber, sair bütün mekânlarla ve zamanlarla benim alâkam var. İşte o alâkalara ulaştıracak kudret ve bütün o zaman ve mekânlardakine beni kavuşturacak kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey bütün kâinat ve mekânların Rabbi, ey bütün asırların ve zamanların Rabbi, ey varlıkların bütün amellerini kaydedip muhasebelerini bir anda gören ve onların her türlü ihtiyaçlarını görüp gözeten ve sonsuz rahmeti benim herşeyime yeter deyip, Kendisine tevekkül edenlerin her türlü ihtiyacına yetişen Hasîb-i Kâfî, ey bütün varlıklara lâzım olan herşeyi noksansız, vakti vaktine yetiştiren ve vaadini yerine getirmesinde şüphe olmayan ve bütün varlıkların ihtiyaçlarını kudret ve rahmetiyle gideren Kefîl-i Vâfî!

    İlâhî! Aczim sonsuz, zayıflığım sınırsızdır. Bana elem veren düşmanlarım ve beni korkutan ve tehdit eden belâlar ve âfetler ise sayısızdır.






    Yazar : Risale Forum

  3. #73
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 535 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 549

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>فَلاَ حَوْلَ عَنْ هَجَمَاتِهَا وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى دَفْعِهَا إِلاَّ بِكَ يَاقَوِيُّ يَاقَدِيرُ يَاقَرِيبُ يَارَقِيبُ يَاكَفِيلُ يَاوَكِيلُ يَاحَفِيظُ يَاكَافِى.

    إَلٰهِى! لِى فَقْرٌ بِلاَ غَايَةٍ وَفَاقَةٌ بِلاَ نِهَايَةٍ؛ مَعَ أَنَّ حَاجَاتِى وَمَطَالِبِى وَوَظَائِفِى مَا لاَ تُحْصٰى. فَلاَ حَوْلَ عَنْهَا وَلاَقوَّةَ عَلَيْهَا إِلاَّ بِكَ يَاغَنِيُّ يَاكَرِيمُ يَامُغْنِى يَارَحِيمُ.

    إِلٰهِى تَبَرَّأْتُ إِلَيْكَ مِنْ حَوْلِى وَقُوَّتِى، وَالْتجاْتُ إِلٰى حَوْلِكَ وَقُوَّتِكَ فَلاَ تَكِلْنِى اِلٰى حَوْلِى وَقُوَّتِى. وَارْحَمْ عَجْزِى وَضَعْفِى وَفَقْرِى وَفَاقَتِى. فَقَدْ ضَاقَ صَدْرِى، وَضَاعَ عُمْرِى، وَفنٰى صَبْرِى، وَتَاهَ فِكْرِِى، وَأَنتَ الْعَالِمُ بِسِرِّى وَجَهْرِى، وَأَنتَ الْمَالِكُ لِنَفْعِى وَضَرِّى، وَأَنتَ الْقاَدِرُ عَلٰى تَفْرِيجِ كَرْبِى وَتيسِيرِ عُسْرِى. فَفَرِّجْ كُلَّ كَرْبتِى وَيَسّرْ عَلَيَّ وَعَلٰى إِخْوَانِى كُلَّ عَسَيْرٍ.

    إِلٰهِى! لاَ حَوْلَ عَنِ الزَّمَانِ اْلآتِى، وَعَنْ اَهْوَالِهِ مَعَ سَوْقٍ إِلَيْهِ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى الْمَاضِى وَلَذَائِذِهِ مَعَ عَلاقَةٍ بِهِ إلاّ بِكَ ياأزَلِيُّ ياأبَديُّ.إِلٰهِى! لاَ حَوْلَ عَنِ الزَّوَالِ الَّذِى أَخَافُ وَلاَ أَخْلِصُ مِنْهُ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى إِعَادَةِ مَا فَاتَ مِنْ حَياَتِىَ الَّتِِى أَتَحَسّرُهَا، وَلاَ أَصِلُ إِلَيْهَا إِلاَّ بِكَ يَاسَرْمَدِىُّ يَابَاقِى.1



    Not

    Dipnot-1:Onların hücumlarına karşı dayanak noktası olacak kudret ve onları def edecek kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey sınırsız kuvvet sahibi Kavî, ey herşeyi sonsuz kudreti altında tutan Kadîr, ey sonsuz yüceliğiyle beraber herşeye herşeyden daha yakın olan Karîb, ey bütün varlıkların hallerini her an görüp gözetleyen ve bütün hal ve hareketlerini kaydeden Rakîb, ey bütün varlıklara lâzım olan herşeyi noksansız, vakti vaktine yetiştiren Kefîl, ey Kendisine tevekkül edenlere başarı ihsan eden, isteklerine cevap veren ve bütün dertlerini gideren Vekîl, ey bütün varlıkların, hallerinden hareketlerine kadar herşeyini kaydedip koruyan ve varlıkların asıllarını ve nesillerini tohumlarda ve çekirdeklerde muhafaza eden ve insanların ve cinlerin bütün amellerini dikkatle kaydedip koruyan ve bütün varlıkların her türlü kötülük ve tehlikelere karşı muhafaza eden Hafîz, ey güzel isimlerinin sonsuz hazineleri herşeyin her ihtiyacını her zaman en mükemmel şekilde karşılayan Kâfî!

    İlâhî! Fakrım (fakirliğim) sınırsız, ihtiyacım sonsuzdur. İhtiyaçlarım, isteklerim ve vazifelerim ise hesaba gelmez. Onlara karşı koyacak kudret ve onları gerçekleştirecek kuvvet ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey hiçbir varlığa ve hiçbir şeye muhtaç olmayan ve servet ve zenginliğinin sınırı bulunmayan Ganî, ey bütün canlıları çeşitli duygularla donatıp sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini önlerine seren ve iyiliği bol olan Kerîm, ey Kendisinin bitmez tükenmez zenginliğinden medet bekleyenleri zenginliğine mazhar eden Muğnî, ey rahmeti herşeyi kuşatmakla birlikte imanlı kullarına hususî ihsan ve şefkatte bulunan Rahîm!

    İlâhî! Kendi kudret ve kuvvetimden vazgeçip Senin kudret ve kuvvetine sığındım. Beni kendi kudret ve kuvvetime terk etme, ey herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Rabbim! Benim acizliğime ve zayıflığıma, fakirliğime ve ihtiyaçlarıma merhamet et. Göğsüm daraldı, ömrüm gitti, sabrım bitti, fikrim uçup gitti. İçimi de, dışımı da en iyi Sen bilirsin. Bana fayda ve zarar verecek şeylerin asıl sahibi Sensin. Üzüntümü sevince, güçlüklerimi kolaylığa çevirebilecek olan da Sensin. Bütün sıkıntılarımı gider, benim ve kardeşlerimin bütün güçlüklerini kolaylaştır.

    İlâhî! Sevk edilmekte olduğum geleceğe, ondaki korkulara karşı bir dayanak noktası olacak kudret, bağlantılı olduğum geçmişe ve lezzetlerine karşı kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey başlangıcı ve sonu olmayan Ezelî ve Ebedî!

    İlâhî! Korktuğum ve kurtulamadığım zevale (yok olmaya) karşı dayanak noktası olacak kudret ve hayatımdan kaybolup giden ve beni üzüntüye sevk eden şeyleri bana tekrar verecek kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey varlığı sürekli olan Sermedî, ey bütün isimleri, sıfatları ve zâtı ile ebediyen var olan ve yok olması asla mümkün olmayan Bâkî!

    Yazar : Risale Forum

  4. #74
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 535 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 550

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنْ ظُلْمَةِ الْعَدَمِ؛ وَلاَقوَّةَ عَلٰى نُورِ الْوُجُودِ إِلاَّ بِكَ يَامُوجِدُ يَامَوْجُودُ يَاقَدِيمُ.

    إِلَهي! لاحَولَ عَنِ المَضارِّ اللاّحِقَةِ بِالحَياةِ؛ وَلا قُوَّةَ عَلى المَسارِّ اللاّزِمَةِ للِحَياةِ إلاّ بِكَ يامُدَبِّرُ ياحَكيمُ.

    إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ اْلآلآمِ الْهَاجِمَةِ عَلٰى ذِى الشّعُورِ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى اللّذَائِذِ الْمَطْلُوبَةِ لِذى الْحِسِّ إِلاَّ بِكَ يَامُرَبى يَاكَرِيمُ.

    إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ الْمَسَاوِىَ الْعَارِضَةِ لِذَوِى الْعُقُولِ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى الْمَحَاسِنِ الْمُزَينةِ لِذَوِى الْهِمَمِ إِلاَّ بِكَ يَامُحْسِنُ يَاكَرِيمُ.

    إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ النِّقَمِ ِلاَهْلِ الْعِصْياَنِ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى النِّعَمِ ِلاَهْلِ الطّاعَاتِ إِلاَّ بِكَ ياَغَفُورُ يَامُنْعِمُ.إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ اْلاَحْزَانِ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى اْلاَفراَحِ إِلاَّ بِكَ. فَإِنَّكَ أَنتَ الَّذِى أَضْحَكَ وَاَبْكٰى يَاجَمِيلُ يَاجَلِيلُ.
    إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ الْعِلَلِ، وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى الْعَافِيَةِ إِلاَّ بِكَ يَاشَافِى يَامُعَافِى.

    إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ اْلآلآمِ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى اْلآماَلِ إِلاَّ بِكَ يَامُنْجِى يَامُغِيثُ.1



    Not
    Dipnot-1:İlâhî! Hiçlik karanlığından kurtaracak kudret ve varlık nuruna ulaştıracak kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey herşeyi icad eden Mûcid, ey her an her yerde var olan ve varlığı ezelî ve ebedî olan Mevcud, ey varlığının başlangıcı olmayan ve ezelden beri var olan Kadîm!

    İlâhî! Hayatla beraber gelen zararlardan beni kurtaracak kudret ve hayatın ayrılmaz bir parçası olan sevinci getirecek kuvvet ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey bütün varlıkları gayet intizam ve nizam içinde idare eden ve hayatlarını devam ettirebilmeleri için her varlığın her türlü tedbirini alan Müdebbir, ey herşeyi hikmetle gören Hakîm!

    İlâhî! Şuur sahiplerine hücum eden elemlerden koruyacak kudret, his sahiplerinin istedikleri olan lezzetlere eriştirecek kuvvet ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey herşeyi terbiye eden, ihtiyaçlarını veren Mürebbî, ey bütün canlıları çeşitli duygularla donatıp sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini önlerine seren ve iyiliği bol Kerîm!

    İlâhî! Akıl sahiplerinin maruz kaldığı kötülüklerden onları koruyacak olan kudret ve himmet sahiplerini güzelliklere eriştirecek kuvvet ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey kâinatta görünen bütün iyilik, güzellik ve ikramlar güzel isimlerinin birer ihsanı olan Muhsin, ey bütün canlıları çeşitli duygularla donatıp sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini önlerine seren ve iyiliği bol olan Kerîm!

    İlâhî! İsyancıların başlarına gelen nikmetlere (cezalara) karşı kudret ve Sana itaat edenlere erişen nimetler için kuvvet, ancak Senin kudret ve kuvvetindir, ey bütün günahları bağışlayan Gafûr, ey varlıklara çeşitli vesilelerle nimetler ihsan eden Mün’im!

    İlâhî! Hüzünlere karşı dayanak noktası ancak Senin kudretin, feraha eriştirecek kuvvet ancak Senin kuvvetindir. Çünkü güldüren de Sensin, ağlatan da, ey sıfatlarının ve isimlerinin tecellisinde güzelliğin sonsuz mertebeleri bulunan ve kâinattaki bütün güzelliklerin kaynağı olan Cemîl, ey sonsuz haşmet ve yüceliğine lâyık sıfatları olan ve haşmetini varlıklar üzerinde gösteren Celîl!

    İlâhî! Hastalıklara karşı dayanak noktası Senin kudretin, âfiyeti veren kuvvet ancak Senin kuvvetindir, ey maddî ve mânevî hastalara şifâ ihsan eden Şâfî, ey maddî ve manevî dertleri giderip afiyet ve sağlık veren Muâfî!

    İlâhî! Elemlere karşı dayanak noktası ancak Senin kudretin, emeller için kavuşma vesilesi ancak Senin kuvvetindir, ey Kendisine sığınanları her türlü felâket ve tehlikelerden kurtaran Müncî, ey güç durumda olanlara yardım eden ve ummadıkları yerlerden ihtiyaçlarını ellerine veren Mugîs!





    Yazar : Risale Forum

  5. #75
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 535 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 551

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>ِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ الظُّلُمَاتِ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى اْلاَنوَارِ إِلاَّ بِكَ يَانُورُ يَاهَادِى.

    إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ الشّرُورِ مُطْلَقاً؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى الْخَيْراَتِ أَصْلاً إِلاَّ بِكَ يَامَنْ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَئٍ قَدِيرٌ، وَبِعِبَادِهِ بَصِيرٌ، وَبِحَوَايِجِ مَخْلُوقَاتِهِ خَبِيرٌ.

    إِلٰهِى! لاَحَوْلَ عَنِ الْمَعاَصِى إِلاَّ بِعِصْمَتِكَ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى الطّاعَةِ إِلاَّ بِتَوْفِيقِكَ يَامُوَفِّقُ يَامُعِينُ.

    إِلٰهِى! لِى عَلاَقاَتٌ شَدِيدَةٌ مَعَ نَوْعِىَ اْلاِنسَانِيِّ، مَعَ أَنَّ آيةَ [كُلُّ نَفْسٍ ذآئِقَةُ الْمَوْتِ ] تُهَدِّدُنِى وَتطْفِئُ آماَلِى الْمُتَعَلّقَةِ بِنَوْعِى وَجِنْسِى، وَتنعِى عَلَيَّ بِمَوْتِهِمَا. فَلاَ حَوْلَ عَنْ ذَاكَ الْحُزْنِ اْلاَلِيمِ النّاشِئِ مِنْ ذَلِكَ الْمَوْتِ وَالنَّعِىْ، وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى تَسَلٍّ يَمْلأُ مَحَلَّ مَازَالَ عَنْ قَلْبِى وَرُوحِى إِلاَّ بِكَ. فَاَنْتَ الَّذِى تَكْفِى عَنْ كُلِّ شَىْءٍ، وَلاَ يَكْفِى عَنْكَ كُلُّ شَىْءٍ.

    إِلٰهِى! لِى عَلاَقاَتٌ شَدِيدَةٌ مَعَ دُنْياَىَ الّتِى كَبَيْتِى وَمَنْزِلِى؛ مَعَ أَنَّ آيةَ [كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَاِنٍ وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبّكَ ذُو الْجَلاَلِ وَاْلاِكْراَمِ] تُعْلِنُ خَرَابِيّةَ بَيْتِى هٰذَا، وَزَوَالَ مَحْبُوبَاتِى الّتِى سَاكَنْتُهُمْ فِى ذَلِكَ الْبَيْتِ الْمُنْهَدِمِ؛ وَلاَحَولَ عَنْ هٰذِهِ الْمُصِيبَةِ الْهَائِلَةِ، وَعَنِ الْفِرَاقَاتِ مِنَ اْلأَحْباَبِ اْلآفِلَةِ؛ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى مَا يُسَلّينِى عَنْهَا، وَيَقُومُ مَقَامَهَا إِلاَّ بِكَ يَا مَنْ يَقُومُ جِلْوَةٌ مِنْ تَجَلّياَتِ رَحْمَتِهِ مَقَامَ كُلِّ مَا فَارَقَنِى.1


    Not
    Dipnot-1:İlâhî! Karanlıklara karşı dayanak noktası Senin kudretin, nuru ihsan eden ise ancak Senin kuvvetindir, ey bütün karanlıkları aydınlatan Nur, ey varlıkları yaratılış gayesine sevk eden ve dilediğine doğru yolu gösteren Hâdî.
    Not
    İlâhî.Şerden mutlak kurtuluş Senin kudretinle, hayırların aslına erişmek ancak Senin kuvvetinledir, ey bütün hayır elinde bulunan Zât, ey gücü herşeye yeten Kadîr, ey kullarını her haliyle gören Basîr, ey mahlûkatının bütün ihtiyaçlarından haberdar olan Habîr!

    İlâhî! Senin korumandan başka günahlardan koruyacak kudret, Senin muvaffakiyetinden başka itaat etmeye muvaffak edecek kuvvet yoktur, ey isteklere ulaşmada muvaffak eden Muvaffık, ey Kendisinden yardım bekleyen muhtaçlara yardım eden Muîn!

    İlâhî! Hemcinsim olan insan neviyle pek şiddetli alâkam var. Halbuki, “Her nefis ölümü tadıcıdır” (Âl-i İmrân Sûresi, 3:185) âyeti beni tehdit eder ve nev’imle ve cinsimle alakalı bütün emellerimi söndürür ve insanlığın ölümünü bana haykırır. Bu ölüm ve bu feryattan doğan bu elem verici üzüntülere karşı dayanak noktam ancak Senin kudretindir. Ve yok olup gidenlerin kalb ve ruhumda açtığı boşlukları tesellisiyle dolduracak ancak senin kuvvetindir. Çünkü herşeye kâfi olan ve hiçbir şey Onun yerini tutamayan ancak Sensin.

    İlâhî! Evim ve menzilim olan dünya ile alâkam pek şiddetlidir. Halbuki “Onun üzerindeki herkes fânidir. Bâkî kalan ise, Celâl ve İkram Sahibi olan Rabbinin zâtıdır” (Rahmân Sûresi, 55:27) âyeti, benim şu evimin harap olacağını ve bu yıkılmaya mahkûm evin sâkinleri olan sevdiklerimin kaybolup gideceğini ilân ediyor. İşte bu feci musibete ve göçüp giden sevdiklerimin ayrılığına karşı dayanak noktası ancak Senin kudretindir. Ve bu musibet ve ayrılıklara karşı beni tesellî edecek ve bütün onların yerini tutacak olan, ancak Senin kuvvetindir, ey rahmet ve şefkat yansımalarından bir tek cilve, benden ayrılan herşeyin yerini tutan Zât!





    Yazar : Risale Forum

  6. #76
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 535 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 553

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>إِلٰهِى! لِى وَلِكُلِّ ذِى حَياَةٍ خَوْفٌ شَدِيدٌ مِنَ الْمَوْتِ وَالزَّوَالِ اللَّذَيْنِ لاَ مَفَرَّ مِنْهُمَا؛ وَلِى مَحَبَّةٌ شَدِيدَةٌ لِلْحَياَةِ وَالْعُمْرِ اللَّذَينِ لاَ دَوَامَ لَهُمَا؛ مَعَ أَنَّ تَسَارُعَ الْمَوْتِ إِلٰى أَجْسَامِنَا بِهُجُومِ اْلآجَالِ لاَ يُبْقِى لِى وَلاَ ِلأَحَدٍ أَمَلاً مِنَ اْلآمَالِ الدُّنْيَوِيَّةِ إِلاَّ وَيَقْطَعُهَا، وَلاَ لَذَّةً إِلاَّ وَيَهْدِمُهَا. فَلاَ حَوْلَ عَنْ تِلْكَ الْبَلِيَّةِ الْهَائِلَةِ وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى مَا يُسَلّينَا عَنْهَا إِلاَّ بِكَ يَاخَالِقَ الْمَوْتِ وَالْحَياَةِ! وَياَمَنْ لَهُ الْحَياَةُ السَّرْمَدِيَّةُ، الَّذِى مَنْ تَمَسَّكَ بِهِ وَتَوَجَّهَ إِلَيْهِ وَيَعْرِفُهُ وَيُحِبُّهُ؛ يَدُومُ حَيَاتُهُ وَيَكُونُ الْمَوْتُ لَهُ تَجَدُّدَ حَياَةٍ وَتَبْدِيلَ مَكَانٍ. فَإِذاً فَلاَ حُزْنَ لَهُ وَلاَ أَلمَ عَلَيْهِ بِسِرِّ[أَلآ إِنَّ أَوْلِيَاءَ اللهِ لاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنونَ]

    إِلٰهِى! لِى ِلأَجْلِ نَوْعِى وَجِنْسِى عَلاَقاَتٌ بِتَأَلُّمَاتٍ وَتَمَنِّيَاتٍ بِالسَّمٰوَاتِ وَاْلأَرْضِ وَبِاَحْوَالِهَا. فَلاَ قُوَّةَ لِى بِوَجْهٍ مِنَ الْوُجُوهِ عَلٰى إِسْمَاعِ أَمْرِى لَهُمَا، وَتَبَلِيغِ أَمَلِى لِتِلْكَ اْلاَجْراَمِ، وَلاَحَوْلَ عَنْ هٰذَا اْلاِبْتِلآءِ وَالْعَلاَقَةِ إِلاَّ بِكَ يَا رَبَّ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ! وَياَ مَنْ سَخَّرَهُمَا لِعِباَدِهِ الصَّالِحِينَ.


    إِلٰهِى! لِى وَلِكُلِّ ذِى عَقْلٍ عَلاَقاَتٌ مَعَ اْلاَزْمِنَةِ الْمَاضِيَةِ وَاْلاَوْقاَتِ اْلاِسْتِقْباَلِيَّةِ؛ مَعَ أَنَّناَ قَدِ انْحَبَسْناَ فِى زَماَنٍ حَاضِرٍ ضَيِّقٍ لاَ يَصِلُ اَيْدِينَا اِلٰى أَدْنٰى زَمَانٍ مَاضٍ وَمُسْتَقْبَلٍ لِجَلْبٍ مِنْ ذَاكَ مَا يُفرِّحُناَ، اَوْ لِدَفْعٍ مِنْ هٰذَا مَا يُحْزِنُناَ. فَلاَحَوْلَ عَنْ هٰذِهِ الْحَالَةِ، وَلاَ قُوَّةَ عَلٰى تَحْوِيلِهَا إِلٰى أَحْسَنِ الْحَالِ إِلاَّ بِكَ يَارَبَّ الدُّهُورِ وَاْلاَزْمَانِ.1



    Not
    İlâhî! Nev’im ve cinsim itibarıyla alâkalarım, gökleri ve yeri kuşatan elemlerim ve beklentilerim var. Fakat hiçbir surette emrimi ne göklere, ne de yere dinletecek ve emellerimi o gök cisimlerine bildirecek bir kuvvetim olmadığı gibi, bu bağımlılık ve alâkaya karşı bir dayanak noktam da yok. Bütün bunlara yetecek ancak Senin kudret ve kuvvetin var, ey Göklerin ve Yerin Rabbi, ve ey gökleri ve yeri salih kullarının emrine veren sonsuz haşmet sahibi Zât!

    İlâhî! Benim ve bütün akıl sahiplerinin, geçmiş ve gelecek zamanlarla alâkalarımız var. Halbuki biz daracık bir hazır zamanda mahpus kalmışız; geçmiş ve gelecek zamandan en yakınına bile elimiz yetişmez ki bizi sevindirecek bir şeyi elde edelim, yahut bizi üzen bir şeyi kendimizden uzaklaştıralım. Bu hal karşısında dayanak noktası ancak Senin kudretin ve bu hali en güzel bir hale çevirmeye yetecek kuvvet ancak Senin kuvvetindir, ey asırların ve zamanların Rabbi!





    Yazar : Risale Forum

  7. #77
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 535 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 554

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>إِلٰهِى! لِى فى فِطْرَتِى وَلِكُلِّ أَحَدٍ فِى فِطْرَتِهِمْ آمَالٌ أَبدِيَّةٌ وَمَطَالِبُ سَرْمَدِيَّةٌ تَمْتَدُّ إِلٰى أَبَدِ اْلآباَدِ. إِذْ قَدْ أَوْدَعْتَ فِى فِطْرَتِنَا اِسْتِعْدَاداً عَجِيباً جَامِعاً، فِيهِ اِحْتِيَاجٌ وَمَحَبَّةٌ لاَ يُشْبِعُهُمَا الدُّنياَ وَمَا فِيهَا، وَلاَ يَرْضٰى ذَلِكَ اْلاِحْتِياَجُ وَتِلْكَ الْمَحَبَّةُ إِلاَّ بِالْجَنَّةِ الْباَقِيَةِ؛ وَلاَيَطْمَئِنُّ ذَلِكَ اْلاِسْتِعْدَادُ إِلاَّ بِدَارِ السَّعَادَةِ اْلاَبَدِيَّةِ. يَارَبَّ الدُّنياَ وَاْلآخِرَةِ وَياَرَبَّ الْجَنَّةِ وَدَارِ الْقَرَارِ.1 HAŞİYE-1





    Not
    Dipnot-1:İlâhî! Benim yaratılışımda ve her bir ferdin yaratılışında, sonsuzluklara uzanan sınırsız emeller ve sürekli istekler var. Çünkü yaratılışımıza şaşırtıcı ve kapsamlı bir istidat (yetenek) konulmuş; ve öyle bir ihtiyaç ve sevgi verilmiş ki, dünya ve içindekiler onu doyurmaz; o ihtiyaç ve o sevgi, bâkî Cennetten başka hiç bir şeye razı olmaz ve o istidat (yetenek) ebedî saadetten başka hiçbir şeyle tatmin olmaz, ey dünya ve âhiretin Rabbi ve ey Cennetin ve sürekli kalınacak âhiret yurdunun Rabbi!


    Haşiye-1 Lâ havle ve lâ kuvvete’nin meratibindeki yirmi mertebe başta yazılacaktı. Âhirde yazacağım diye tehir ettim. Âhire geldiğimiz vakit, şimdilik taahhur etti. Çünkü izah edilse çok uzun olurdu. Kendime mahsus, yalnız işaretlerle yazılsaydı, az istifade edilirdi. Başka vakte taalluk etti.





    hâşiye: dipnot, açıklayıcı not istifade: faydalanma, yararlanma
    izah etme: açıklama meratib: mertebeler
    taahhur etmek: geç kalmak, gecikmek taallûk etmek: ilgilendirmek, ait olmak
    tehir etmek: ertelemek, sonraya bırakmak âhir: son


    Yazar : Risale Forum

Sayfa 8/8 İlkİlk ... 45678

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •