Sayfa 6/8 İlkİlk ... 2345678 SonSon
77 sonuçtan 51 ile 60 arası

  1. #51
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 527

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>وَالتَّحِيَّاتُ1HAŞİYE-1 ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْبَرَكَاتُ عَلَى اللهِ دلِيلٌ


    وَالصَّلَوَاتُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالطَّيِّباَتُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ

    وَالْمَخْلُوقَاتُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْخَوَارِقُ الْمَاضِيَةُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ

    وَالْمَوْجُودَاتُ ِللهِ شَهيدٌ. وَالْمُعْجِزَاتُ الآتِيَةُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
    وَالسَّمٰوَاتُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْعَرْشُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
    وَالشُّمُوسُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَاْلاَقمَارُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
    وَالنُّجُومُ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالسَيَّارَاتُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ
    وَالْجَوُّ بِتَصَرُّفاَتِهِ وَاَمْطَارِهِ ِللهِ شَهِيدٌ. وَاْلاَرْضُ عَلى اللهِ دَلِيلٌ.1


    Not
    Dipnot-1 TahiyyatHAŞİYE Allah’a şahit, berekât Allah’a delildir.

    Salâvat Allah’a şahit, tayyibat Allah’a delildir.

    Mahlûklar Allah’a şahit, geçmişteki harika şeyler Allah’a delildir.

    Varlıklar Allah’a şahit, gelecekteki mucizeler Allah’a delildir.

    Semâvât (gökler) Allah’a şahit, Arş Allah’a delildir.

    Güneşler Allah’a şahit, aylar Allah’a delildir.

    Yıldızlar Allah’a şahit, seyyareler (gezegenler) Allah’a delildir.

    Ondaki tasarruflar ve ondan inen yağmurla atmosfer Allah’a şahit, yer Allah’a delildir.

    Haşiye-1 ve’t-tahiyyâtü: Yani, bütün zîhayatların, âsâr-ı hayatlarını muntazaman murad-ı İlâhî dairesinde gösterdikleri cihetle Sâni-i Zülcelâllerinin san’atını alkışlıyorlar. Nasıl ki, bir zât harika bir makine yapsa, başında bir fonograf, bir fotoğraf gibi ayrı ayrı, kendi kendine işler, konuşur, yazar, muhabere eder cihazat bulunsa, o adamın istediği tarzda işlese, neticelerini güzelce verse, o makineye bakan nasıl ki o adamı “Mâşâallah,” “Bârekâllah”larla alkışlar, mânevî hediyeler verir. Aynen, o makine de, kendinden maksud olan neticeleri, eserleri mükemmel izhar etmekle, o cihazatın lisan-ı haliyle san’atkârını takdir ve tahsinler ve mânen “Mâşaallah”larla tebrik edip alkışlar, tahiyyeler ve hediyeler verir. İşte, bütün zîhayatın herbirisi, başında pek çok muhtelif fonograflar, fotoğraflar, telgraf ve telefon makineleri gibi çok makineler var. Onlar, hilkatlerindeki netâici, maksatları nihayet derecede mükemmel gösterdiklerinden, hayatlarının tezahüratıyla, “tahiyyat” tabir edilen mânevî alkışlar, hediyeler, tebrikler ve tahsinlerle, Sâni-i Zülcelâlinin tesbihatını, hem kemâlât-ı san’atını ilân ediyorlar demektir. Biz ise, et-tahiyyâtü demekle, kendi lisanımızla o tahiyyatları yâd edip, kendi hesabımıza dergâh-ı İlâhîye takdim ederiz. Zaten lisan o makinelerden birisidir ve ondan matlup neticelerden birincisi, bir tercümanlıktır.






    Bârekâllah: Allah hayırlı ve mübarek kılsın Mâşâallah: Allah dilemiş ve ne güzel yaratmış
    Sâni-i Zülcelâl: herşeyi sân’atlı olarak yaratan ve sonsuz haşmet sahibi olan Allah cihazat: cihazlar, âletler
    cihet: taraf, yön dergâh-ı İlâhîye: Allah’ın yüce katı, makamı
    fonograf: eskiden seslerin kaydedilip dinlendiği cihaz hilkat: yaratılış
    izhar: açığa çıkarma, gösterme kemâlât-ı san'at: san’atın mükemmellikleri
    lisan-ı hal: hal dili maksud: istenen şey
    matlup: istenilen, talep edilen muhabere: haberleşme
    muhtelif: çeşitli, farklı muntazaman: düzenli olarak
    murad-ı İlâhî: Cenâb-ı Hakkın isteği, arzusu mânen: mânevî yönden
    netice: son, sonuç netâic: neticeler, sonuçlar
    nihayet derece: sonsuz derece san'atkâr: san’at eseri ortaya koyan kimse
    tabir edilen: ifade edilen tahiyyat: selamlar ve dualar
    tahiyye: selam, hediye tahsin: beğenme, güzelliğini ilân etme
    takdim: sunma takdir: beğeniyi dile getiren ifade
    tesbihat: Allah’ın her türlü eksiklikten, âcizlikten, ortaktan yüce olduğunu ilân etme tezahürat: görünümler yansımalar
    yâd etme: anma zîhayat: canlı, hayat sahibi
    âsâr-ı hayat: hayat eserleri, belirtileri
    Yazar : Risale Forum

  2. #52
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 528

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>يَعْنِى: (وَالْقُدْرَةُ الظَّاهِرَةُ فِى اْلاَرْضِ، وَالْحِكْمَةُ الْباَهِرَةُ فِيهَا، وَالصَّنْعَةُ الْمُكَمَّلَةُ فِيهَا، وَالصِّبْغَةُ الْمُتَزَيّنَةُ فِيهَا، وَالنّعْمَةُ الْمُتَنَوِّعَةُ فِيهَا، وَالرَّحْمَةُ الْوَاسِعَةُ فِيهَا عَلَى اللهِ دَلِيلٌ).


    وَالْقُرْآنُ بِاُلوفِ آياَتِهِ ِللهِ شَهِيدٌ. وَمُحَمَّدٌ بِآلآفِ مُعْجِزَاتِهِ عَلَى اللهِ دَلِيلٌوَالْبِحَارُ بِعَجَائِبِهَا وَغَراَئِبهَا ِللهِ شَهِيدٌ. وَالنّباَتاَتُ بِأَوْراَقِهَا بِأَزْهاَرِهاَ بِأَثْمَارِهاَ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ. يَعْنِى: (فَالدَّلآئِلُ الْمُتَزَيِّناَتُ الْمُتَزَهّراَتُ الْمُثْمِرَاتُ الْمُسَبّحَاتُ بِأَوْراَقِهَا، وَالْحَامِدَاتُ بِاَزْهَارِهَا، وَالْمُكَبِّرَاتُ بِأَثْمَارِهَا، عَلَى اللهِ دَلِيلٌ)


    وَاْلاَشْجَارُ بِأَوْراَقِهاَ الْمُسَبّحَاتِ وَأَزْهَارِهَا الْحَامِدَاتِ وَاَثْمَارِهَا الْمُكَبّرَاتِ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْحَيَوَانَاتُ الْمُكبّرَاتُ، وَالْحُوَيْناَتُ الْمُسَبّحَاتُ، وَالطُّوَيْراَتُ الْحَامِدَاتُ، وَالطُّوَيْراَتُ الصّافَّةُ الْمُهلّلاَتُ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ.


    وَاْلاِنسُ وَالْجِنُّ بِعِبَادَاتِهِمْ وَصَلَوَاتِهمْ فِى مَسْجِدِ الْكَائِنَاتِ ِللهِ شَهِيدٌ. وَالْمَلَكُ وَالرُّوحُ فِى مَسْجِدِ الْعَالَمِ بِتَسْبِيحَاتِهِمْ وَعِبَادَاتِهِمْ عَلَى اللهِ دَلِيلٌ.وَالصّنْعَةُ ِللهِ فَالْمَدْحُ ِللهِ. وَالصّبْغَةُ ِللهِ فَالثّناَءُ ِللهِ. وَالنّعْمَةُ ِللهِ فَالشُّكْرُ ِللهِ. وَالرَّحْمَةُ ِللهِ. فَالْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.1






    Not




    Dipnot-1 (Yani, yerde açığa çıkan kudret, ondaki engin hikmet, ondaki mükemmel san’at, ondaki süslü renkler, ondaki çeşitli nimetler, ondaki geniş rahmet Allah’a delildir.)


    Binler âyetleriyle Kur’ân Allah’a şahit, binler mucizeleriyle Muhammed Allah’a delildir.


    Acaip ve garaibiyle denizler Allah’a şahit, yaprak ve çiçek ve meyveleriyle bitkiler Allah’a delildir. [Yani, yapraklarıyla tesbih eden, çiçekleriyle hamd eden, meyveleriyle tekbir eden (Allah büyüktür diyen) o süslü, çiçekli ve meyveli bitkiler, Allah’a delildir.]


    Tesbih eden yaprakları ve hamd eden çiçekleri ve tekbir eden meyveleriyle ağaçlar Allah’a şahit; tekbir edici (Allah büyüktür diyen) hayvanlar, tesbih edici hayvancıklar, hamd edici kuşlar, atmosferde kanat çırpan tehlil edici kuşçuklar Allah’a delildir.

    Kâinat mescidinde namaz kılan ve ibadet eden insanlar ve cinler Allah’a şahit, âlem mescidinde ibadet ve tesbih eden melekler ve ruhânîler Allah’a delildir.San’at Allah’ındır; öyleyse övgü de Allah’a aittir.


    Sıbgat (boya) Allah’ındır; öyleyse senâ (övgü) da Allah’a aittir.Nimet Allah’ındır; öyleyse şükür de Allah’a aittir.Rahmet Allah’ındır; öyleyse hamd olsun o Allah’a ki Âlemlerin Rabbidir.




    Yazar : Risale Forum

  3. #53
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 529

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>
    فِى شّهَادَةِ:

    نَشْهَدُ أَنْ لآٰ اِلٰهَ إِلاَّ اللهُ وَأَنَّ مُحَمَّداً رَسُولُ اللهِ
    اَللّٰهُمَّ ،يَارَبَّ مُحَمَّدٍ الْمُخْتاَرِ.


    وَياَرَبَّ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ.


    وَياَرَبَّ النَّبِيّينَ وَاْلاَخْياَرِ،

    يَارَبَّ الصّدّ ِيقِينَ وَاْلأَبراَرِ.


    ياَرَبَّ الصّغَارِ وَالْكِبَارِ.


    يَارَبَّ الْحُبُوبِ وَاْلاَثمَارِ.


    ياَرَبَّ اْلأَنْهَارِ وَاْلاَشْجَارِ.


    يَارَبَّ الصَّحَارٰى وَالْقِفَارِ.


    يَارَبَّ الْعَبِيدِ وَاْلأَحْراَرِ.


    يَارَبَّ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ.


    أَمْسَيْناَ وَأَصْبَحْناَ نُشْهِدُكَ وَنُشْهِدُ جَمِيعَ صِفَاتِكَ الْمُتَقَدِّسَةِ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ أَسْمَائِكَ الْحُسْنىٰ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ مَلٰئِكَتِكَ الْعُلْياَ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ مَخْلُوقَاتِكَ الشَّتّىٰ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ أَنْبِيَائِكَ الْعُظْمىٰ...1



    Not
    Dipnot-1
    Not
    نَشْهَدُ اَنْ لاٰۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ وَاَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ
    cümlesinin şehadetine dair

    Allahım,
    Ey âlemlerde seçilmiş Muhammed’in Rabbi,

    Ey Cennet’in ve Cehennem ateşinin Rabbi,

    Ey peygamberlerin ve en hayırlı kulların Rabbi,

    Ey sıddıkların ve iyilerin Rabbi,

    Ey âlemlerde küçük ve büyük herşeyin Rabbi,

    Ey tanelerin ve meyvelerin Rabbi,

    Ey nehirlerin ve ağaçların Rabbi,

    Ey sahrâların ve ovaların Rabbi,

    Ey kölelerin ve hürlerin Rabbi,

    Ey gecenin ve gündüzün Rabbi,

    Akşama erdiğimizde ve sabaha çıktığımızda Seni şahit tutarız; Senin bütün mukaddes sıfatlarını şahit tutarız; Senin bütün güzel isimlerini şahit tutarız; Senin yüce âlemlerdeki bütün meleklerini şahit tutarız; Senin türlü türlü mahluklarının hepsini şahit tutarız; Senin büyük peygamberlerinin hepsini şahit tutarız;




    Yazar : Risale Forum

  4. #54
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 530

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>وَجَمِيعَ أَوْلِيَائِكَ الْكُبْرىٰ. وَجَمِيعَ أَصْفِياَئِكَ الْعُلْياَ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ اٰياَتِكَ التَّكْوِينِيَّةِ الَّتِى لاَ تُعَدُّ وَلاَ تُحْصىٰ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ مَصْنُوعَاتِكَ الْمُزَيناَتِ الْمُوْزُونَاتِ الْمَنْظُومَاتِ الْمُتَمَاثِلاَتِ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ ذَرَّاتِ الْكَائِناَتِ الْعاَجِزاَتِ. الْجَامِداَتِ الْجَاهِلاَتِ وَالْحَامِلَةِ بِحَوْلِكَ وَطَوْلِكَ وَأَمرِكَ وَإِذْنِكَ عَجَائِبَ الْوَظاَئِفِ الْمُنْتَظَمَاتِ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ مُرَكَّباَتِ الذَّرّاَتِ الْغَيْرِ الْمَحْدُودَاتِ الْمُتَنَوِّعَاتِ الْمُنْتَظَمَاتِ الْمُتْقَناَتِ الْمَصْنُوعاَتِ مِنْ الْبَسَائِطِ الْجَامِدَاتِ.. وَنُشْهِدُ جَمِيعَ تَرَكُّباَتِ الْمَوْجُودَاتِ النَّامِيَاتِ الْمُخْتَلِطَةِ مَوَادُّ حَيَاتِهَا فِى غَايَةِ اْلاِخْتِلاَطِ وَالْمُتَمَيّزَةِ دَفْعَةً فِى غَايَةِ اْلاِمْتِيَازِ.. وَنُشْهِدُ حَبِيبَكَ اْلاَكْرَمَ سُلْطَانَ اْلاَنْبِيَاءِ وَاْلاَوْليَاءِ أَفْضَلَ الْمَخْلُوقَاتِ ذَا الْمُعْجِزَاتِ الْباَهِرَةِ عَلَيْهِ وَعَلٰى آلِهِ اَفْضَلُ الصَّلَوَاتِ وَالتَّسْلِيمَاتِ.. وَنُشْهِدُ فُرْقاَنكَ الْحَكِيمَ ذَا اْلآياَتِ الْبَيّنَاتِ وَالْبَرَاهِينِ النَّيراَتِ وَالدَّلاَئِلِ الْوَاضِحَاتِ وَاْلاَنْوارِ السَّاطِعَاتِ:

    بِأَنا كُلَّناَ نَشْهَدُ بِأَنكَ أَنْتَ اللهُ الْوَاجِبُ الْوُجُودِ الْوَاحِدُ اْلأَحَدُ الْفَرْدُ الصَّمَدُ الَحْيُّ الْقَيُّومُ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ الْقَدِيرُ الْمُرِيدُ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيمُ الْعَدْلُ الْحَكَمُ الْمُقْتَدِرُ الْمُتَكَلّمُ، لَكَ اْلاَسْمَاءُ الْحُسْنىٰ..

    وَكَذَا نَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ أَنْتَ وَحْدَكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ وَأَنكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَبِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ..1



    Not

    Not
    Dipnot-1 Senin büyük evliyalarının hepsini şahit tutarız; Senin bütün yüksek asfiyalarını şahit tutarız; Senin had ve hesaba gelmez kâinatta bulunan âyetlerinin hepsini şahit tutarız; Senin yaratılışta birbirine benzeyen bütün süslü, ölçülü ve ahengli san’at eserlerini şahit tutarız; kendileri âciz, donuk ve câhil oldukları halde Senin havl ve kuvvetinle ve emir ve izninle pek şaşırtıcı ve düzenli görevleri kaldıran bütün kâinat zerrelerini şahit tutarız; basit ve cansız zerrelerden yapılan çeşitli, düzenli, kusursuz ve san’atlı sınırsız mürekkebatın (bir çok unsurların birleşmesinden meydana gelen varlıkların) hepsini şahit tutarız; hayat maddeleri sonsuz derecede karışıklık içinde olduğu halde sonsuz derecede birbirinden ayrılmakla ve birdenbire birbirinden ayırd edilerek gelişip serpilen iç içe girmiş varlıkların bütün bileşenlerini şahit tutarız; peygamber ve evliyanın sultanı, mahlûkatının en faziletlisi ve engin mucizelerin sahibi olan Habib-i Ekremini–salât ve selâmın en üstünü onun ve âlinin üzerine olsun–şahit tutarız; ap açık âyetler ve nurlu burhanlar ve açık deliller ve parlak nurlar sahibi Furkàn-ı Hakîmini şahit tutarız; ve hepimiz birden şehadet ederiz ki:

    Sen varlığı zorunlu Vâcibü’l-Vücud, birliği bütün kâinatta tecelli eden Vâhid, her bir varlıkta birliği görülen Ehad, fertlerde ve kâinatta birliğinin tecelli etmesiyle koca kâinatı bir şehir gibi birlik ve bütünlük haline getiren Ferd, Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde bütün varlıklar Kendisine muhtaç olan Samed, hayatı ezelî ve ebedî olan ve varlıklara hayat veren Hayy, bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan, fakat Kendi varlığının devamı için hiçbir sebebe ihtiyacı olmayan Kayyûm, herşeyi bilen Alîm, her işi hikmetle yapan Hakîm, herşeye gücü yeten Kadîr, dilediğini yapan Mürîd, bütün sesleri, fısıltıları ve duaları işiten Semî’, herşeyi gören Basîr, Rahmeti herşeyi kaplayan Rahmân, her bir varlıkta özel rahmeti tecelli eden Rahîm, her işi adalet ve dengeyle gören Adl, yaratacağı varlıklar üzerinde küllî hükmünü verip herşeyi ona göre yaratan Hakem, dilediğini yapmaya gücü yeten Muktedir ve yarattığı varlıklarla konuşan Mütekellim olan Allah’sın ve bütün güzel isimler Sana âittir.

    Yine şehadet ederiz ki, Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Sen birsin; ortağın yoktur. Senin herşeye gücün yeter ve herşeyi hakkıyla bilirsin.





    Yazar : Risale Forum

  5. #55
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 531

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>وَكَذَا نَشْهَدُ بِكُلِّ مَا مَرَّ وَمَعَ كُلِّ مَا مَرَّ بِأَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُكَ وَنبِيُّكَ وَصَفِيُّكَ وَخَلِيلُكَ. وَجَمَالُ مُلْكِكَ. وَمَلِيكُ صُنْعِكَ. وَعَيْنُ عِنَايَتِكَ. وَشَمْسُ هِدَايَتِكَ. وَلِسَانُ مَحَبَّتِكَ. وَمِثَالُ رَحْمَتِكَ. وَنورُ خَلْقِكَ. وَشَرَفُ مَوْجُودَاتِكَ.1HAŞİYE-1 وَكَشَّافُ طِلْسِمِ كَائِنَاتِكَ. وَدَلاَّلُ سَلْطَنَةِ رُبوبِيَّتِكَ. وَمُعَرِّفُ كُنُوزِ أَسْمَائِكَ. وَمُعَلّمُ أَوَامِرِكَ لِعِبَادِكَ وَمُفَسّرُ آياَتِ كِتَابِ كَائِنَاتِكَ. وَمَدَارُ شُهُودِكَ وَاِشْهَادِكَ. وَمِرآةُ مَحَبَّتِكَ لِجَمَالِكَ وَأَسْمَائِكَ، وَمَحَبَّتِكَ لِصَنْعَتِكَ وَمَصْنُوعَاتِكَ، وَلِمَحَاسِنِ مَخْلُوقَاتِكَ. وَحَبِيبُكَ وَرَسُولُكَ الَّذِى أَرْسَلتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ. وَلِبَياَنِ مَحَاسِنِ كَمَالاَتِ سَلْطَنَةِ رُبوبِيَّتِكَ بِحِكْمَةِ صَنْعَةِ صِبْغَةِ نُقُوشِ قَصْرِ الْعَالَمِينَ. وَلِتَعْرِيفِ كُنُوزِ أَسْمَائِكَ بِإِشَارَاتِ حِكَمِيَّاتِ كَلِمَاتِ آياَتِ سُطُورِ كِتَابِ الْعَالَمِينَ. وَلِبَياَنِ مَرْضِيَّاتِكَ يَارَبَّ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرَضِينَ. عَلَيْهِ وَعَلٰى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ وَاِخْواَنِهِ أَلْفُ أَلْفِ صَلاَةٍ وَسَلاَم ٍ فِى كُلِّ آنٍ وَزَمَانٍ.


    اَللَّهُمَّ يَا حَفِيظُ يَا حَافِظُ يَا خَيْرَ الْحَافِظِينَ نَسْتَوْدِعُ حِفْظَكَ وَحِمَايَتَكَ وَرَحْمَتَكَ هٰذِهِ الشَّهَادَاتِ الَّتِى أَنْعَمْتَهَا عَلَيْناَ. فَاحْفَظْهَا إِلٰى يَوْمِ الْحَشْرِ وَالْمِيزَانِ آمِينَ. وَالْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ. 1



    Not
    Dipnot-1 Yine yukarıda geçenlerin hepsini şahit tutarak ve onların hepsiyle beraber şehadet ederiz ki, Muhammed Senin kulun, peygamberin, âlemlerde seçkin kıldığın kulun, dostun, mülkünün güzelliği, san’atının melîki, inayetinin pınarı, hidayetinin güneşi, muhabbetinin lisanı, rahmetinin misali, mahlûkatının nuru, mevcudatının şerefi,HAŞİYE kâinatının tılsımının keşfedicisi, rububiyet (rablık) saltanatının dellâlı, isimlerinin hazinelerinin tarif edicisi, kullarına Senin emirlerini talim edici, kâinat kitabının âyetlerinin tefsir edicisi, yarattığın varlıklar üzerindeki tecellilerini görmek ve şuurlu kullarına göstermek için medar yaptığın zat, kendi cemâline (güzelliğine) ve isimlerine olan muhabbetinin ve san’atına ve san’at eserlerine ve mahlûkatının güzelliklerine olan muhabbetinin aynası; âlemlere rahmet olarak ve bu âlem sarayının nakışlarındaki renk ve san’atların hikmetleriyle rububiyet saltanatının mükemmel yapısındaki güzellikleri beyan etmek ve kâinat kitabının kelimelerindeki, âyetlerindeki ve satırlarındaki hikmetlerin işaretiyle Senin isimlerinin hazinelerini tarif etmek ve razı olduğun şeyleri bildirmek üzere gönderdiğin sevgilin ve resulündür, ey Göklerin ve Yerlerin Rabbi! Ona ve âline ve ashabına ve kardeşlerine, her anda ve her zamanda milyonlar salât ve selâm olsun.

    Ey herşeyi koruyan ve gözeten ve herşeyin sonuçlarını muhafaza eden Hafîz, ey Hâfız, ey koruyanların en hayırlısı Hayru’l-Hâfızîn olan Allah’ım,

    Bize ihsan ettiğin bu şehadetleri Senin koruma ve himayene ve Senin rahmetine emanet ediyoruz. Haşir ve mizan gününe kadar onları koru. Âmin. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.



    Haşiye-1 Bu ikinci şehadette herbir kelime nübüvvet-i Ahmediyenin (a.s.m.) birer hak burhanına ima ettiği, birer vazife-i nübüvvete, birer makamat-ı Muhammediyeye (a.s.m.) işaret ettiği gibi, birinci şehadette herbir fıkra dahi küllî çok berâhin-i vahdâniyete delâlet ettiğinden, güya herbiri hem benim şahidim ve hem benimle şehadet eder. Ve ben onların lisan-ı hal ile şehadetlerini lisan-ı kàle niyetimle kalb edip beraber şehadet getiriyoruz demektir.





    berâhin-i vahdâniyet: Allah’ın bütün varlıkları kaplayan birlik tecellisinin delilleri burhan: sağlam ve sarsılmaz delil
    delâlet: delil olma, işaret etme fıkra: bölüm, ifade
    ima: işaret kalb etmek: dönüştürmek
    küllî: bireyler topluluğu lisan-ı hal: hal dili
    lisân-ı kal: sözlü olarak ifade makamat-ı Muhammediye: Hz. Muhammed’in (a.s.m.) dereceleri, makamları
    nübüvvet-i Ahmediye: Hz. Muhammed’in (a.s.m.) peygamberliği vazife-i nübüvvet: peygamberlik vazifesi
    şehadet: şahitlik, tanıklık


    Yazar : Risale Forum

  6. #56
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 532

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }.listlevel1WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: disc; clear: left; }.listlevel2WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; clear: left; }.listlevel3WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: square; clear: left; }.listlevel4WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: disc; clear: left; }.listlevel5WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; clear: left; }.listlevel6WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: square; clear: left; }.listlevel7WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: disc; clear: left; }.listlevel8WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; clear: left; }.listlevel9WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: square; clear: left; }</style>اَلْحَمْدُ ِللهِ الَّذِى دَلَّ عَلٰى1وُجَوبِ وُجُودِهِ،HAŞİYE-1 وَدَلَّ النَّاسَ عَلٰى اَوْصَافِ وَالْبُرْهَانُ جَلاَلِهِ وَجَمَالِهِ وَكَمَالِهِ، وَشَهِدَ عَلٰى أَنَّهُ وَاحِدٌ فَرْدٌ صَمَدٌ:


    ● اَلشَّاهِدُ الصَّادِقُ وَالْبُرْهَانُ الْمُصَدَّقُ النَّاطِقُ الْمُحَقّقُ


    ● سَيّدُ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ. اَلْحَاوِى لِسِرِّ إِجْمَاعِهِمْ وَتصْدِيقِهِمْ وَمُعْجِزَاتِهِمْ.


    ● وَاِمَامُ اْلاَوْلِيَاءِ وَالصِّدِّيقِينَ. اَلْحَاوِى لِسِرِّ إِتّفَاقِهِمْ وَتحْقِيقِهِمْ وَكَرَامَاتِهِمْ.


    ● ذُو اْلاِرْهَاصَاتِ الْخَارِقَةِ وَالْمُعْجِزَاتِ الْباَهِرةِ وَالْبَراَهِينِ الْقاَطِعَةِ الْواَضِحَةِ.


    ● ذُو اْلاَخْلاَقِ الْعَالِيَةِ فِى ذَاتِهِ. وَالْخِصَالِ الْغَالِيَةِ فِى وَظِيفَتِهِ. وَالسَّجَايَا السَّامِيَةِ فِى شَرِيعَتِهِ ● مَهْبَطُ الْوَحْىِالرَّباَنِى بِاِجْمَاعِ الْمُنْزِلِ بِتَوْفِيقٍ لَهُ. وَالْمُنْزَلِ بِاِعْجَازِهِ. وَالْمُنْزَلِ عَلَيْهِ بِقُوَّةِ إِيمَانِهِ. وَالْمُنْزَلِ إِلَيْهِمْ بِكُشُوفِهِمْ وَتَحْقِيقَاتِهمْ.


    ● سَيَّارُ عَالَمِ الْغَيْبِ وَالْمَلَكُوتِ.


    ● مُشَاهِدُ اْلأَرْوَاحِ وَمُصَاحِبُ الْمَلٰئِكَةِ مُرْشِدُ الْجِنِّ وَاْلاِنْسِ.


    ● وَاَنْوَرُ ثَمَراَتِ شَجَرَةِ الْخِلْقَةِ.1


    Not
    Dipnot-1
    Not
    Ezelden ebede her türlü hamd, Allah’a mahsustur. Onun varlığının vâcib (zorunlu) olduğuna öyle bir zat delâlet eder,HAŞİYE insanlara Onun celâl (haşmet) ve cemal (güzellik) ve kemalinin (olgunluk ve mükemmelliğinin) sıfatlarını öyle bir zat ilân eder ve Onun birliği bütün kâinatı kaplamış Vâhid ve kâinatı bir şehir gibi bir birlik içinde yaratan Ferd ve Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde herşeyin Kendisine ihtiyacını arzettiği Samed olduğuna öyle bir zat şahitlik eder ki, o
    • bütün kâinatın ve bütün peygamber ve evliyanın tasdikiyle doğrulanmış en doğru şâhit ve bütün tahkik ehlinin tahkikleriyle teyit edilmiş konuşan delil,
    • bütün peygamber ve resullerin icmâ ve tasdik ve mucizelerinin sırrına mazhar olan efendisi,
    • bütün evliya ve sıddıkların ittifak ve tahkik ve kerametlerini ihtiva eden imamı,
    • daha peygamber olmadan peygamber olacağını gösteren harika irhasat ve bâhir mucizeler ve kesin ve açık deliller sahibi,
    • zâtında güzel hasletlerin en son mertebelerini, vazifesinde yüksek ahlâkı, şeriatında en yüksek seciyeleri câmi (toplayan),
    • Kur’ân’ı indiren celâl (haşmet) sahibi Zâtın başarılı kılması ve Kur’ân’ın i’câzı ve kendisine Kur’ân inen zâtın ona kuvvetli imanı ve Kur’ân’ın muhatabı olan ümmetinin keşif ve tahkiklerinin icmâıyla, Rabbânî vahyin mazharı,
    • gayb âlemini ve melekût âlemini seyir ve temâşâ eden,
    • ruhları müşahede ve meleklere refakat eden ve cin ve insanların mürşidi olan,
    • yaratılış ağacının en münevver meyvesi,



    Haşiye-1 Bu makamın izahı On Dokuzuncu Mektup olan Mucizat-ı Ahmediyenin âhirindedir. Şu makamın herbir kaydı ve herbir kelimesi risalet-i Ahmediyenin (a.s.m.) birer deliline işaret eder ve Kur’ân-ı Hakîmin kelâmullah olduğuna dair olan burhanlara ima eder. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm ile Kur’ân, her ikisi vahdaniyet-i İlâhiyeye birer gayet parlak delil olarak burada zikredilmiştir.






    Aleyhissalatü Vesselâm: Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun Kelâmullah: Allah’ın kelamı, Kur’ân
    Kur’ân-ı Hakîm: hikmetli Kur’ân; her âyet ve sûresinde sayısız hikmetler bulunan Kur’ân burhan: sağlam ve sarsılmaz delil, kanıt
    ima: işaret makam: yer
    mu’cizât-ı Ahmediye: Hz. Muhammed’in mu’cizeleri risalet-i Ahmediye: Hz. Muhammed’in peygamberliği
    vahdâniyet-i İlâhiye: Cenâb-ı Allah’ın birliği zikretmek: anmak, belirtmek
    âhir: son


    Yazar : Risale Forum

  7. #57
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 533

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }.listlevel1WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: disc; clear: left; }.listlevel2WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; clear: left; }.listlevel3WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: square; clear: left; }.listlevel4WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: disc; clear: left; }.listlevel5WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; clear: left; }.listlevel6WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: square; clear: left; }.listlevel7WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: disc; clear: left; }.listlevel8WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; clear: left; }.listlevel9WW8Num1 { margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt; list-style-type: square; clear: left; }</style>سِرَاجُ الْحَقِّ. بُرْهَانُ الْحَقِيقَةِ. لِسَانِ الْمَحَبَّةِ. مِثَالُ الرَّحْمَةِ. كَاشِفُ طِلْسِمِ الْكَائِنَاتِ. حَلاَّلُ مُعَمّٰى الْخِلْقَةِ. دَلاَّلُ سَلْطَنَةِ الرُّبوبِيَّةِ. ● مَدَارُ ظُهُورِ مَقَاصِدِ خَالِقِ الْكَائِنَاتِ فِى خَلْقِ الْمَوْجُودَاتِ. ● وَوَاسِطَةُ تَظَاهُرِ كَمَالاَتِ الْكَائِناَتِ، ● الْمُرْمِزُ بِشَخْصِيَّتِهِ الْمَعْنَويَّةِ إِلٰى أَنَهُ نَصْبَ عَيْنِ فَاطِرِ الْكَوْنِ فِى خَلْقِ الْكَائِناَتِ [يَعْنِى أَنَّ الصَّانِعَ نَظَرَ إِلَيْهِ وَخَلَقَ ِلاَجْلِهِ وَِلاَمْثاَلِهِ هٰذَا الْعَالَمَ] ● ذُو الدِّينِ وَالشَّرِيعَةِ وَاْلاِسْلاَمِيَّةِ الَّتِى هِىَ بِدَسَاتِيرِهَا أَنْمُوذَجُ دَسَاتِيرِ السَّعاَدَةِ فِى الدَّارَيْنِ. كَأَنَّ ذَلِكَ الدِّينَ فِهْرِسْتَةٌ اُخْرِجَتْ مِنْ كِتَابِ الْكَائِنَاتِ. فَكَأَنَّ الْقُرْآنَ الْمُنْزَلِ عَلَيْهِ قِرَاءَةٌ ِلآياتِ الْكَائِنَاتِ. الْمُشِيرُ دِينُهُ الْحَقُّ إِلٰى أَنَّهُ نِظَامُ نَاظِمِ الْكَوْنِ. فَنَاظِمُ هَذِهِ الْكَائِناَتِ بِهٰذَا النّظَامِ اْلاَتَمِّ اْلاَكْمَلِ هُوَ نَاظِمُ ذَلِكَ الدِّينِ الْجَامِعِ بِهٰذَا النَّظْمِ اْلاَحْسَنِ اْلاَجمَلِ، سَيّدُناَ نَحْنُ مَعَاشِرَ بَنِى اٰدَمَ، وَمُهْدِينَا إِلٰى اْلاِيمَانِ نَحْنُ مَعَاشِرَ الْمُؤْمِنِينَ مُحَمَّدٌ بْنِ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِِ عَلَيْهِ وَعَلٰى اٰلِهِ اَفْضَلُ الصَّلَوَاتِ وَأَتَمُّ التَّسْلِيمَاتِ مَا دَامَتِ اْلاَرْضُ وَالسَّمٰوَاتُ. فَإِنَّ ذَلِكَ الشَّاهِدَ يَشْهَدُ عَنِ الْغَيْبِ فِى عَالَمِ الشَّهَادَةِ عَلٰى رُؤُسِ اْلاَشْهَادِ بِطَوْرِ الْمُشَاهِدِ. نَعَمْ؛ يُشَاهَدُ أَنَّهُ يُشَاهِدُ ثُمَّ يَشْهَدُ مُناَدِياً ِلاَجْياَلِ الْبَشَرِ خَلْفَ اْلاَعْصَارِ وَاْلاَقْطَارِ بِاَعْلٰى صَوْتِهِ. نَعَمْ؛ فَهٰذَا صَدٰى صَوْتِهِ يُسْمَعُ مِنْ أَعْمَاقِ الْماَضِى إِلٰى شَواَهِقِ اْلاِسْتِقْباَلِ وَبِجَمِيعِ
    قُوَّتِهِ.
    1




    Not
    Dipnot-1 hakkın siracı, hakikatin burhanı, muhabbetin lisanı, rahmetin timsali, kâinat tılsımının keşfedicisi, yaratılış muammasının halledicisi, Rububiyet saltanatının dellâlı,
    • Kâinatın Yaratıcısının, bu varlıkları yaratmasındaki gayesinin meydana çıkış sebebi,
    • kâinatın kemâlâtının meydana çıkış vasıtası,
    • mânevî şahsiyetinin yüksek işaretiyle, Kâinat Yaratıcısının bu kâinatı onu nazara alarak yarattığı anlaşılan (öyle ki, Âlemin San’atkârı ona bakmış, onun ve emsâlinin hürmetine bu âlemi yaratmış),
    • düsturlarıyla, iki dünya saadetinin düsturlarına bir fihriste olan din ve şeriat ve İslâmiyetin sahibidir. Öyle ki, o din, âdetâ kâinat kitabından süzülmüş bir fihriste, Kur’ân ise bu kâinat âyetlerini okumak için ona inmiş gibidir. Onun getirdiği hak din şu vaziyetiyle, Kâinat Nâzımının (düzenleyicisinin) nizamı (düzeni) olduğuna işaret eder. Çünkü şu noksansız tam düzen içindeki kâinatın düzenleyicisi kim ise, bu en iyi ve en güzel düzen olan dinin nâzımı (düzenleyicisi) da Odur.

    Yer ve gökler var oldukça salâvâtın en üstünü ve selâmetin en mükemmeli, biz Âdemoğulları topluluğunun efendisi ve biz mü’minler topluluğunun imana yönlendiricisi olan Abdilmuttalib’in torunu ve Abdullah’ın oğlu Muhammed’in üzerine olsun. Bu vahdaniyet (birliğin) şahidi, kendisi bu görünen âlemde iken, gayb âlemine dair herkesin gözü önünde öyle haberler verir ki, hali ve tavrı, gayb âlemini bizzat gören bir kimsenin tavrıdır. Evet, görülüyor ki, kendisi görür, sonra da, asırların ve kıt’aların arkasından, en yüksek bir sesle insan taifelerine seslenerek şahitlik eder.Evet, geçmişin derelerinden geleceğin tepelerine kadar bütün kuvvetiyle işitilen ses, onun sesidir.
    Yazar : Risale Forum

  8. #58
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 534

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>نَعَمْ؛ فَقَدْ اِسْتَوْلٰى عَلٰى نِصْفِ اْلاَرْضِ. وَاْنصَبَغَ بِصِبْغِهِ السَّمَاوِىِّ خُمُسُ بَنِى آدَمَ. وَدَامَتْ سَلْطَنَتُهُ الْمَعْنَوِيَّةُ أَلْفاً وَثَلاَثَمِائَةٍ وَخَمْسِينَ سَنَةً فِى كُلِّ زَمَانٍ، يَحْكُمُ ظَاهِراً وَباَطِناً عَلٰى ثَلاَثَمِائَةٍ وَخَمْسِينَ مِلْيُوناً مِنْ رَعِيَّتِهَ الصَّادِقَةِ الْمُطِيعَةِ بِاِنْقِيَادِ نُفُوسِهِمْ وَقلوبِهِمْ وَاَرْوَاحِهِمْ وَعُقُولِهِمْ ِلاَوَامِرِ سَيّدِهِمْ وَسُلْطَانِهِمْ.

    وَبِغَايَةِ جِدِّيتِهِ بِشَهَادَاتِ قُوَّةِ دَسَاتِيرِهِِ الْمُسَمَّرَةِ عَلٰى صُخُورِ الدُّهُورِ وَعَلٰى جِبَاهِ اْلاَقْطَارِ.

    وَبِغَايَةِ وُثُوقِهِ بِشَهَادَةِ زُهْدِهِ وَاِسْتِغْناَئِهِ عَنِ الدُّنْياَ.

    وَبِغاَيَةِ اِطْمِئْناَنِهِ وَوُثوقِِِِهِ بِشَهَادَةِ سَيْرِهِ وَِبِغَايَةِ قُوَّةِ إِيمَانِهِ بِشَهَادَةِ أَنَّهُ أَعْبَدُ وَاَتْقٰى مِنَ الْكُلِّ بِاِتّفاَقِ الْكُلِّ، شَهَادَة ً جَازِمَة ً مُكَرَّرَة ً بِ:


    [فَاعْلَمْ أَنَّهُ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللهُ] الَّذِى دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِهِ، وَصَرَّحَ بِأَوْصَافِ جَلاَلِِهِ وَجَمَالِهِ وَكَمَالِهِ، وَشَهِدَ أَنَّهُ وَاحِدٌ أَحَدٌ فَرْدٌ صَمَدٌ، الْفُرْقاَنُ الْحَكِيمُ الْحَاوِى لِسِرِّ إِجْمَاعِ كُلِّ كُتُبِ اْلاَنْبِيَاءِ وَاْلاَوْلِيَاءِ وَالْمُوَحّدِينَ الْمُخْتَلِفِينَ فِى الْمَشَارِبِ وَالْمَسَالِكِ الْمُتَّفِقَةِ قُلُوبُ هَؤُلاَءِ وَعُقُولُ اُولٰئِكَ بِحَقَائِقِ كُتُبِهِمْ عَلٰى تَصْدِيقِ أَسَاسَاتِ الْقُرْآنِ الْمُنَوَّرِ جِهَاتُهُ السّتُّ.إِذْ عَلٰى ظَهْرِهِ سِكَّةُ اْلاِعْجَازِ. وَفِى بَطْنِهِ حَقَائِقُ اْلاِيمَانِ. وَتَحْتَهُ بَرَاهِينُ اْلاِذْعَانِ. وَهَدَفُهُ سَعَادَةُ الدَّارَيْنِ. وَنُقْطَةُ اِسْتِنَادِهِ مَحْضُ الْوَحْىِالرَّبانِىِّ بِاِجْمَاعِ الْمُنْزِلِ بِآياَتِهِ. وَالْمُنْزَلِ بِاِعْجَازِهِ. وَالْمُنْزَلِ عَلَيْهِ بِقُوَّةِ اِيمَانِهِ وَ اَمْنِيَّتِهِ. وَكَمَالِ تَسْلِيمِيَّتِهِ وَصَفْوَتِهِ. وَوَضْعِيَّتِهِ الْمَعْلُومَةِ عِنْدَ نُزُولِهِ.1



    Not
    Dipnot-1
    Not
    Evet, o ses yerin yarısını kapladı; Âdemoğlunun beşte birini semâvî boyasıyla boyadı. Saltanatı bin üç yüz elli senedir devam ediyor ve her zaman üç yüz elli milyon sadık ve itaatli raiyeti üzerinde, seyyid ve sultanlarının emirlerine nefis ve kalb ve ruh ve akıllarının tam bir boyun eğmesiyle hem dıştan, hem içten hükmediyor.Asırların sarp kayalıklarına ve kıt’aların geniş meydanlarına sapa sağlam bir şekilde nakşedilen düsturlarının kuvveti şehadet eder ki, o sonsuz ciddiyetiyle sesleniyor.

    Fevkalâde zühdü ve dünyadan istiğnâsı şehadet eder ki, o dâvâsında nihayet derecede sağlam inanç sahibidir.Onun bütün hayatı şehadet eder ki, o nihayet derecede bir güven ve sağlam inançla dâvâ eder.

    Herkesin ittifakıyla, herkesten fazla ibadet ve takvâ sahibi oluşu şehadet eder ki, sonsuz derecede bir iman kuvveti ile, kesin bir şekilde ve defalarca şahitlik eder ve der:

    “Bilin ki, Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.” (Muhammed Sûresi, 47:19).

    Hem o şahitlik ettiği Zâtın varlığının vacib (zorunlu) olduğuna, onun elindeki Furkan-ı Hakîm dahi dellâllık eder, Onun celâl (haşmetli) ve cemal (güzel) ve kemal (mükemmel) sıfatlarını açıklar ve Onun birliği bütün kâinatı kaplayan ve her bir varlıkta birliği görülen Vâhid-i Ehad ve fertlerden kâinata herşeyi bir birlik içinde tutan ve bütün varlıklar Kendisine her haliyle muhtaç bulunan Ferd-i Samed olduğuna şehadet eder–öyle bir Furkan-ı Hakîm ki, bütün peygamberlerin ve meşrepleri ve meslekleri çeşitli, kalbleri ve akılları birleşmiş bütün muvahhid evliyanın bütün kitaplarının icma sırrını ihtiva eder. Zira bütün o kitapların hakikatleri, altı ciheti aydınlanmış olan Kur’ân’ın esaslarını tasdik ederler.

    Evet, Kur’ân’ın üstünde sikke-i i’câz (mucizelik mührü), içinde hakaik-i iman (iman hakikatleri), altında berahin-i iz’ân (aklî deliller) vardır. Hedefi iki dünya saadetidir. Dayanak noktası ise, onu indiren Zâtın âyet ve delilleriyle, indirilen Kur’ân’ın i’câzıyla (mucizeliğiyle), kendisine Kur’ân indirilen zâtın iman gücü ve emniyetiyle ve mükemmel teslimiyet ve berraklığıyla ve Kur’ân’ın inişi sırasında peygamberin mâlûm bir vaziyette bulunmasıyla sabittir ki, Kur’ân Rabbimizden gelen o Kur’ân vahyin ta kendisidir.





    Yazar : Risale Forum

  9. #59
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 535

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>مَجْمَعُ الْحَقَائِقِ بِالْيَقِينِ. وَمَنْبَعُ أَنْوَارِ اْلاِيمَانِ بِالْبَدَاهَةِ. الْمُوصِلُ إِلٰى السَّعَادَاتِ بِالْيَقِينِ. ذُو اْلاَثْمَارِ الْكَامِلِينِ بِالْمُشَاهَدَةِ. مَقْبُولُ الْمَلَكِ وَاْلاِنْسِ وَالْجَانِّ بِالْحَدْسِ الصَّادِقِ مِنْ تَفَارِيقِ اْلأَمَارَاتِ. الْمُؤَيَّدُ بِالدَّلاَئِلِ الْعَقْلِيَّةِ بِاتّفَاقِ الْعُقَلاَءِ الْكَامِلِينَ. وَالْمُصَدَّقُ بِالْفِطْرَةِ السَّلِيمَةِ بِشَهَادَةِ اِطْمِئْناَنِ الْوِجْدَانِ بِهِ. الْمُعْجِزَةُ اْلاَبَدِيَّةُ بِالْمُشَاهَدَةِ.

    ذُو الْبَصَرِ الْمُطْلَقِ يَرٰى اْلاَشْياَءَ بِكَمَالِ الْوُضُوحِ، يَرٰى الْغَائِبَ الْبَعِيدَ كَالْحَاضِرِ الْقَرِيبِ. ذُو اْلاِنْبِسَاطِ الْمُطْلَقِ يُعَلِّمُ الْمَلأَ اْلاَعْلٰى مِنَ الْمُقَرَّبِينَ بِدَرْسٍ، وَيعَلّمُ أَطْفَالَ الْبَشَرِ بِعَيْنِ ذَلِكَ الدَّرْسِ، وَيَشْمَلُ تَعْلِيمُهُ وَتَعْلِيمَاتُهُ طَبَقَاتِ ذَوِى الشُّعُورِ مِنْ أَعْلٰى اْلأَعَالِى إِلٰى أَبْسَطِ الْبَسَائِطِ. لِسَانُ الْغَيْبِ فِى عَالَمِ الشَّهَادَةِ، شَهَادَة ً جَازِمَة ً مُكَرَّرَة ً بِـ[لآ إِلٰهَ إِلاَّ هُوَ ] وَ (فَاعْلَمْ أَنَّهُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللهُ1




    Not
    Dipnot-1 O, şüphesiz hakikatlerin mecmaidir (toplandığı yerdir); apaçık, iman nurlarının kaynağıdır; şüphesiz, saadete ulaştırıcıdır; meyveleri, bilmüşahede, insanların kâmil, olgun şahsiyetleridir. Çeşitli belirtilerden doğan bir hads-i sadıkla (kesin bir sonuçla) sabittir ki, meleklerin ve insanların ve cinlerin makbulüdür. Akıllı ve kâmil (ermiş) insanların ittifakıyla sabittir ki, bütün aklî deliller onu teyid eder. Vicdanın Kur’ân ile itminan (tatmin olup sükûnet) bulması şehadet eder ki, bozulmamış fıtratlar onu tasdik eder. O, bilmüşahede, ebedî bir mucizedir.


    Ve bir mutlak basar (görüş) sahibidir ki, bütün eşyayı apaçık görür, pek uzak ve gayb âlemlerine, pek yakında olan hazır birşey gibi bakar. Öyle bir genişliği ve kapsamı vardır ki, mele-i âlâdaki mukarreb melekleri bir dersiyle irşad ederken, aynı dersiyle bir çocuğu dahi irşad eder. Talim ve irşadı, basitin en basitinden, yükseğin en yükseğine kadar bütün şuurlu tabakaları öylesine kuşatır. “Ondan başka ilâh yok” ve “Bilin ki, Allah’tan başka ilâh yoktur” (Muhammed Sûresi, 47:19) şeklindeki tekrarladığı kesin şehadetleriyle, görünen âlemde gayb âleminin lisanıdır.

    Yazar : Risale Forum

  10. #60
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 536 + 37872

    Cevap: Yirmi Dokuzuncu Lem'a - Sayfa 536

    <style media="all" type="text/css">body { font-family: 'Trebuchet MS',Arial,serif; font-size: 12pt; }</style>
    اَلْبَابُ الْخَامِسُ1
    فِى مَرَاتِبِ [حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ] HAŞİYE-1


    وَهُوَ خَمْسُ نُكَتٍ
    اَلنُّكْتَةُ اْلاُولىٰ:

    فَهٰذَا الْكَلاَمُ دَوَاۤءٌ مُجَرَّبٌ لِمَرَضِ الْعَجْزِ الْبَشَرِىِّ وَسَقَمِ الْفَقْرِ اْلاِنْسَانِىِّ [حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ]؛ HAŞİYE-21



    Not
    Dipnot-1
    Not
    BEŞİNCİ BABحَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

    Mertebelerine Dair HAŞİYE 1 Beş Nüktedir.

    Birinci NükteBu söz, insanlığın acizlik hastalığına ve insanın fakirlik illetine iyi gelen bir ilâçtır.
    Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.HAŞİYE 2

    Haşiye-1
    Ben on üç sene evvel yüksek bir yer olan Yûşa tepesinden dünyaya baktım, birbiri içindeki mevcudat tabakatına ve mehasinine herkes gibi meftun idim. Âdeta şedit bir muhabbetle alakadar idim. Halbuki, pek zahir bir surette fena ve zevalde yuvarlanmalarını aklen müşahade ettim. Dehşetli bir elem ve firak; belki hadsiz firaklardan gelen bir zulmet hissettim. Birden “Hasbünallahi ve ni’me’l-vekîl” ayeti otuz üç mertebesi ile imdadıma yetişti. Ben de gelecek tarzda remizli okurdum. Mağrip ve yatsı ortasında devam ettiğim yedi cümle-i mübarekenin herbirisi birer lem’a olarak Otuz Birinci Mektup’un Lemeât’ına girecekti. Beş cümlesi girdi, bu ikisi kalmıştı. Bunun için Dördüncü, Beşinci Lem’alar’ın yerleri açık kalmıştı. Biri, “Hasbünallahi ve ni’me’l-vekîl” diğeri, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billahi’l-aliyyi’l-azîm”in meratibine dair olacaktı. Bu iki mübarek kelamın meratibi ilimden ziyade fikir ve zikir olduğundan Beşinci Bab olarak Arabî zikredildi.


    Haşiye-2
    Bir zaman bu cümle-i mübarekenin çok envarını ve makamatını gördüm. Beni çok müthiş zulümattan ve vartalardan kurtardı. Ben o ahval ve makamata işaret için gayet muhtasar birer fıkra, bazan birer kelimesiyle kendi tahatturum için işaretler koymuştum. O baştaki fıkra ise herkes gibi benim de bir mahbubum olan koca dünyanın zevalini ve fenasını ve içindeki zihayatın ölmesini düşündüğümden çok elim ve derin dertlerime merhem olarak “Hasbünallahi ve ni’me’l-vekîl” buldum. Baştaki cümleler bu sırra göre gidiyor.





    Arabî: Arapça Hasbünallahi ve ni'me'l-vekîl: Allah bize yeter; O ne güzel vekildir
    Yûşa tepesi: (bk. bilgiler) ahval: haller, durumlar
    alâkadar: ilgili bab: kısım, bölüm
    cümle-i mübareke: bereketli, hayırlı cümle dehşetli: korkunç
    elem: acı, keder elim: acı ve sıkıntı veren
    envar: nurlar evvel: önce
    fena: gelip geçicilik fikir ve zikir: Allah’ı tefekkür etme ve anma
    firak: ayrılık fıkra: bölüm, kısım
    hadsiz: sonsuz hâşiye: dipnot, açıklayıcı not
    kelâm: ifade, söz lem'a: parıltı
    mahbub: sevgili makamat: makamlar, dereceler
    mağrip: akşam meftun: düşkün, tutkun
    mehasin: güzellikler meratib: mertebeler
    mevcudat: varlıklar muhabbet: sevgi
    muhtasar: kısa mübarek: bereketli, hayırlı
    müthiş: dehşet veren, korkutan müşahede etmek: görmek, gözlemlemek
    remizli: işaretli surette: şekilde
    tabakat: tabakalar, dereceler tahattur: hatırlama
    varta: tehlike zahir: açık, âşikar
    zeval: kaybolma, geçip gitme zihayat: canlı, hayat sahibi
    zikredilmek: belirtilmek, anlatılmak ziyade: çok
    zulmet: karanlık zulümat: karanlıklar
    şedit: çok şiddetli


    Yazar : Risale Forum

Sayfa 6/8 İlkİlk ... 2345678 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •