Sayfa 2/2 İlkİlk 12
13 sonuçtan 11 ile 13 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 537 + 37872

    Cevap: Yirmi Dördüncü Lem'a - Sayfa 327

    <!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See Writer2LaTeX has moved for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>bahtiyardır o kadın ki, kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur, saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır. Bedbahttır o adam ki, sefahete girmiş zevcesine ittibâ eder, vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki, zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklit eder. Veyl o zevc ve zevceye ki, birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani, medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder.

    İşte, Risale-i Nur’un bu mealdeki cümlelerinin mânâsı budur ki: Bu zamanda aile hayatının ve dünyevî ve uhrevî saadetinin ve kadınlarda ulvî seciyelerin inkişafının sebebi, yalnız daire-i şeriattaki âdâb-ı İslâmiyetle olabilir. Şimdi aile hayatında en mühim nokta budur ki, kadın, kocasında fenalık ve sadakatsizlik görse, o da kocasının inadına, kadının vazife-i ailevîsi olan sadakat ve emniyeti bozsa, aynen askeriyedeki itaatin bozulması gibi, o aile hayatının fabrikası zîrüzeber olur. Belki o kadın, elinden geldiği kadar kocasının kusurunu ıslaha çalışmalıdır ki, ebedî arkadaşını kurtarsın. Yoksa, o da kendini açıklık ve saçıklıkla başkalara göstermeye ve sevdirmeye çalışsa, her cihetle zarar eder. Çünkü hakikî sadakati bırakan, dünyada da cezasını görür. Çünkü nâmahremlerin nazarından fıtratı korkar, sıkılır, çekilir. Nâmahrem yirmi erkeğin on sekizinin nazarından istiskal eder. Erkek ise, nâmahrem yüz kadından, ancak birisinden istiskal eder, bakmasından sıkılır. Kadın o cihette azap çektiği gibi, sadakatsizlik ittihamı altına girer, zaafiyetiyle beraber; hukukunu muhafaza edemez.

    Elhasıl: Nasıl ki kadınlar kahramanlıkta, ihlâsta, şefkat itibarıyla erkeklere benzemedikleri gibi, erkekler de o kahramanlıkta onlara yetişemiyorlar. Öyle de, o mâsum hanımlar dahi, sefahette hiçbir vecihle erkeklere yetişemezler. Onun için, fıtratlarıyla ve zayıf hilkatleriyle nâmahremlerden şiddetli korkarlar ve çarşaf altında saklanmaya kendilerini mecbur bilirler. Çünkü, erkek sekiz dakika zevk ve lezzet için sefahete girse, ancak sekiz lira kadar birşey zarar eder. Fakat kadın sekiz dakika sefahetteki zevkin cezası olarak, dünyada dahi sekiz ay





    bahtiyar: talihli, mutlu bedbaht: talihsiz, bahtsız
    cihet: yön daire-i şeriat: Allah tarafından bildirilen emir ve yasaklara dayanan hükümlerin bulunduğu daire
    dünyevî: dünyaya ait ebedî: sonsuz
    elhasıl: kısaca, özetle emniyet: güven
    fantaziye: eğlence, zevk ve heveslere hitap eden davranışlar fenalık: kötülük, çirkinlik
    fısk: günah fıtrat: yaratılış, mizaç
    hakikî: gerçek hilkat: yaratılış
    hukuk: haklar ihlâs: içten ve karşılık beklemeden yapılan davranış, samimiyet
    inkişaf: açığa çıkma, gelişme istiskal etmek: ağır bulmak, sıkılmak
    itaat: emre uyma, boyun eğme itibarıyla: açısından
    ittibâ etmek: tâbi olmak, uymak ittiham: suçlama
    iştirak etmek: katılmak meal: anlam
    mecbur: zorunlu muhafaza etmek: korumak, saklamak
    mâsum: günahsız, saf mühim: önemli
    mütedeyyin: dinin emirlerini eksiksiz yerine getiren, dindar nazar: bakış
    nâmahrem: nikahlanmanın haram olmadığı kişi, yabancı kişi saadet: mutluluk
    saadet-i dünyeviye: dünyaya ait mutluluk saadet-i uhreviye: âhiret hayatındaki mutluluk
    sadakat: içten bağlılık seciye: karakter, üstün özellik
    sefahet: yasak zevk ve eğlenceye düşkünlük suret: biçim, şekil
    teşvik etmek: yönlendirmek, özendirmek uhrevî: âhirete ait
    ulvî: yüce, büyük vazife-i ailevî: aile ile ilgili görev
    vecih: yön veyl: yazık
    zaafiyet: zayıflık, güçsüzlük zevc: erkek eş, koca
    zevce: eş, hanım zîrüzeber olmak: alt üst, darma dağınık olmak
    âdâb-ı İslâmiyet: İslâmiyetin terbiye kuralları ıslah: düzeltme, iyileştirme
    şefkat: içten ve karşılık beklemeden duyulan merhamet, sevgi
    Yazar : Risale Forum

  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 537 + 37872

    Cevap: Yirmi Dördüncü Lem'a - Sayfa 328

    <!-- This file was converted to xhtml by Writer2xhtml ver. 0.5 beta2. See Writer2LaTeX has moved for more info. --><META name=description content=""><META name=keywords content=""><STYLE type=text/css media=all> body {font-family:'Trebuchet MS',Arial,serif;font-size:12.0pt} </STYLE>ağır bir yükü karnında taşır ve sekiz sene de o hâmisiz çocuğun terbiyesinin meşakkatine girdiği için, sefahette erkeklere yetişemez, yüz derece fazla cezasını çeker.

    Az olmayan bu nevi vukuat da gösteriyor ki, mübarek taife-i nisâiye, fıtraten yüksek ahlâka menşe olduğu gibi, fısk ve sefahette dünya zevki için kabiliyetleri yok hükmündedir. Demek onlar daire-i terbiye-i İslâmiye içinde mes’ut bir aile hayatını geçirmeye mahsus bir nevi mübarek mahlûkturlar. Bu mübarekleri ifsad eden komiteler kahrolsunlar! Allah, bu hemşirelerimi de bu serserilerin şerlerinden muhafaza eylesin. Âmin.

    Hemşirelerim, mahremce bu sözümü size söylüyorum:

    Maişet derdi için, serseri, ahlâksız, frenkmeşrep bir kocanın tahakkümü altına girmektense, fıtratınızdaki iktisat ve kanaatle, köylü mâsum kadınların nafakalarını kendileri çıkarmak için çalışmaları nev’inden kendinizi idareye çalışınız, satmaya çalışmayınız. Şayet size münasip olmayan bir erkek kısmet olsa, siz kısmetinize razı olunuz ve kanaat ediniz. İnşaallah, rızanız ve kanaatinizle o da ıslah olur. Yoksa, şimdiki işittiğim gibi, mahkemelere boşanmak için müracaat edeceksiniz. Bu da, haysiyet-i İslâmiye ve şeref-i milliyemize yakışmaz.

    ÜÇÜNCÜ NÜKTE

    Aziz hemşirelerim, kat’iyen biliniz ki, daire-i meşruanın haricindeki zevklerde, lezzetlerde, on derece onlardan ziyade elemler ve zahmetler bulunduğunu, Risale-i Nur yüzer kuvvetli delillerle, hadisatlarla ispat etmiştir. Uzun tafsilâtını Risale-i Nur’da bulabilirsiniz.

    Ezcümle, Küçük Sözler’den Altıncı, Yedinci, Sekizinci Sözler ve Gençlik Rehberi benim bedelime sizlere tam bu hakikati gösterecek. Onun için, daire-i meşruadaki keyfe iktifâ ediniz ve kanaat getiriniz. Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir.





    Gençlik Rehberi: Risale-i Nur içinde bulunan gençlere ait meselelerden oluşan bir kitapçık Küçük Sözler: Sözler kitabı içerisinden alınmış olan bazı bölümlerden oluşan kitapçık
    aziz: çok değerli, izzetli daire-i meşrua: dinin uygun gördüğü helâl daire
    daire-i terbiye-i İslâmiye: İslâmiyetin terbiye dairesi elem: acı, keder
    evlât: çocuklar ezcümle: örneğin
    frenkmeşrep: Avrupalıları taklit eden fısk: günah
    fıtrat: yaratılış, mizaç fıtraten: yaratılış itibariyle
    hadisat: hâdiseler, olaylar hakikat: gerçek
    hane: ev haricinde: dışında
    haysiyet-i İslâmiye: İslâmiyetin değeri, şerefi hemşire: kız kardeş
    hâmisiz: koruyucusuz ifsad eden: bozan
    iktifâ etmek: yetinmek iktisat: tutumlu olma
    inşaallah: Allah izin verirse kabiliyet: yetenek
    kanaat: Allah’ın nasip ettiği rızka razı olma, yetinme kanaat getirmek: elindekiyle yetinmek
    kat’iyen: kesin olarak komite: heyet, komisyon
    mahlûk: yaratılmış, varlık mahrem: gizliliği olan
    mahsus: has, özel maişet: geçim
    menşe: kaynak mes’ut: mutlu
    meşakkat: güçlük, zorluk muhafaza: koruma, saklama
    mâsum: günahsız, temiz, saf mâsûmâne: suçsuz, günahsız bir biçimde
    mübarek: hayırlı münasip: uygun
    müracaat etmek: başvurmak nafaka: geçim için gerekli olan şey
    nevi: çeşit, tür nükte: ince ve derin anlamlı söz
    rıza: hoşnutluk sefahat: yasak zevk ve eğlenceye düşkünlük
    tafsilât: ayrıntılar tahakküm: baskı, zorbalık
    taife-i nisâiye: kadınlar topluluğu terbiye: eğitim, yetiştirme
    vukuat: meydana gelen olaylar ziyade: çok, fazla
    âmin: “Allahım kabul eyle” ıslah olmak: kötülüklerden kurtulup doğru yolu bulmak
    şer: kötülük şeref-i milliye: millete ait şeref
    Yazar : Risale Forum

  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Kütahya
    Mesajlar Mesajlar
    2.615
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 537 + 37872

    Cevap: Yirmi Dördüncü Lem'a - Sayfa 329

    Hem kat’iyen biliniz ki, bu hayat-ı dünyeviyede hakikî lezzet iman dairesindedir ve imandadır. Ve a’mâl-i salihanın herbirisinde bir mânevî lezzet var. Ve dalâlet ve sefahette, bu dünyada dahi gayet acı ve çirkin elemler bulunduğunu Risale-i Nur yüzer kat’î delillerle ispat etmiştir. Adeta imanda bir Cennet çekirdeği ve dalâlette ve sefahette bir Cehennem çekirdeği bulunduğunu, ben kendim çok tecrübelerle ve hadiselerle aynelyakin görmüşüm ve Risale-i Nur’da bu hakikat tekrar ile yazılmış. En şedit muannit ve muterizlerin eline girip, hem resmî ehl-i vukuflar ve mahkemeler o hakikati cerh edememişler. Şimdi sizin gibi mübarek ve mâsum hemşirelerime ve evlâtlarım hükmünde küçüklerinize, başta Tesettür Risalesi ve Gençlik Rehberi ve Küçük Sözler benim bedelime sizlere ders versin.

    Ben işittim ki, benim size camide ders vermekliğimi arzu ediyorsunuz. Fakat benim perişaniyetimle beraber hastalığım ve çok esbab, bu vaziyete müsaade etmiyor. Ben de sizin için yazdığım bu dersimi okuyan ve kabul eden bütün hemşirelerimi, bütün mânevî kazançlarıma ve dualarıma Nur şakirtleri gibi dahil etmeye karar verdim. Eğer siz benim bedelime Risale-i Nur’u kısmen elde edip okusanız veya dinleseniz, o vakit, kaidemiz mûcibince, bütün kardeşleriniz olan Nur şakirtlerinin mânevî kazançlarına ve dualarına da hissedar oluyorsunuz.

    Ben şimdi daha ziyade yazacaktım. Fakat çok hasta ve çok zayıf ve çok ihtiyar ve tashihat gibi çok vazifelerim bulunduğundan, şimdilik bu kadarla iktifâ ettim.


    اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى 1

    Duanıza muhtaç kardeşiniz


    Said Nursî







    Not
    Dipnot-1 Bâkî olan sadece Odur.






    Gençlik Rehberi: Risale-i Nur içinde bulunan gençlere ait meselelerden oluşan bir kitapçık Küçük Sözler: Sözler kitabı içerisinden alınmış olan bazı bölümlerden oluşan kitapçık
    Nur şakirtleri: Risale-i Nur talebeleri Tesettür Risalesi: 24. Lem’a örtünmeyle ilgili olan kitapçık
    aynelyakîn: gözle görerek kesin bilgi edinme a’mâl-i saliha: dinin emir ve yasaklarına uygun davranışlar
    bedel: karşılık cerh etmek: çürütmek
    dalâlet: hak yoldan sapkınlık, inkârcılık ehl-i vukuf: bilirkişi
    elem: acı, keder esbab: sebepler
    evlât: çocuklar hakikat: doğru gerçek
    hakikî: gerçek hayat-ı dünyeviye: dünya hayatı
    hemşire: kız kardeş hissedar: pay sahibi
    iktifâ etmek: yetinmek kaide: kural, prensip
    kat’iyen: kesin olarak kat’î: kesin
    muannit: inatçı muteriz: itiraz eden
    mâsum: günahsız, temiz, saf mûcibince: gereğince
    mübarek: uğurlu, hayırlı müsaade etmek: izin vermek
    perişaniyet: perişanlık sefahet: yasak zevk ve eğlenceye düşkünlük
    tashihat: bir eser üzerinde, yanlışları gidermek amacıyla yapılan düzeltmeler vaziyet: durum
    ziyade: çok, fazla şedit: şiddetli
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •