5 sonuçtan 1 ile 5 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 343 + 2712


    daha ölüm gelmeden ölmek istemişler

    Sorularla Risale

    "Onun içindir ki, ölümün hakikatini gören kâmil insanlar ölümü sevmişler, daha ölüm gelmeden ölmek istemişler." cümlesini izah eder misiniz?

    Ölümün hakikatini gören kâmil insanların ölümü nasıl istedikleri hakkında birkaç numune vermek, bu meselenin tefekkürü hususunda bize yardımcı olacaktır. Şimdi bazı Allah dostlarının ölüm hakkındaki sözlerini inceleyelim:

    Bediüzzaman Hazretlerinin ölümü sevmesi:

    Bediüzzaman Hazretleri Birinci Cihan Harbi’nde esir düşmüştü. Bir gün Çar’ın dayısı ve Kafkas Cephesi Başkumandanı Nikola Nikolaviç esirleri teftişe gelir ve kampı gezerken Bediüzzaman Hazretleri’nin önünden geçer. Üstad Hazretleri ona hiç ehemmiyet vermez ve yerinden bile kımıldamaz. Bu, Başkumandanın nazar-ı dikkatini çeker. Tekrar bir bahane ile önünden geçer. Yine Üstad Hazretleri kımıldamaz. Üçüncü defasında ise Üstadımızın önünde durur ve tercüman vasıtasıyla şöyle bir muhavere geçer:

    – Beni tanımadılar mı?

    – Evet, tanıdım. Nikola Nikolaviç, Çar’ın dayısıdır, Kafkas Cephesi Başkumandanıdır.

    – O hâlde ne için hakaret etti?

    – Hayır, ben kendilerine hakaret etmiş değilim. Ben mukaddesatımın emrettiğini yaptım.

    – Mukaddesat ne emrediyormuş?

    – Ben Müslüman âlimiyim. Kalbimde iman vardır. Kendisinde iman olan bir şahıs, imanı olmayan şahıstan efdaldir. Ben ona ayağa kalksaydım, mukaddesatıma hürmetsizlik yapmış olurdum. Onun için ben kıyam etmedim.

    – Şu hâlde, bana imansız demekle benim şahsımı, hem ordumu hem de milletimi ve Çar’ı tahkir etmiş oluyor. Derhâl divan-ı harp kurulunda isticvap edilsin.

    Bu emir üzerine divan-ı harp kuruluyor. Karargâhtaki Türk, Alman ve Avusturya zabitleri, ayrı ayrı Bediüzzaman’a rica ederek Başkumandana tarziye vermesi için ısrar ediyorlar. Üstadımızın verdiği cevap ise şu oluyor:

    “Ben ahiret diyarına göçmek ve huzur-u Resulullah’a varmak istiyorum. Bana bir pasaport lazımdır. Ben imanıma muhalif hareket edemem.”

    Yine Üstadımız ölüm hakkında şöyle diyor:

    “Ehl-i iman için ölüm, vazife-i hayat külfetinden bir terhistir. Hem dünya meydanındaki imtihanda, talim ve talimat olan ubudiyetten bir paydostur. Hem öteki âleme gitmiş yüzde doksan dokuz ahbap ve akrabasına kavuşmak için bir vesiledir. Hem hakiki vatanına ve ebedî makam-ı saadetine girmeye bir vasıtadır. Hem zindan-ı dünyadan, bostan-ı cinâna bir davettir. Hem Hâlık-ı Rahim’inin fazlından, kendi hizmetine mukabil ahz-ı ücret etmeye bir nöbettir. Madem ölümün mahiyeti hakikat noktasında budur; ona dehşetli bakmak değil, bilâkis rahmet ve saadetin bir mukaddemesi nazarıyla bakmak gerektir."

    "Hem ehlullahın bir kısmının ölümden korkmaları, ölümün dehşetinden değildir. Belki daha fazla hayır kazanacağım diye, vazife-i hayatın idamesinden kazanacakları hayrat içindir. Evet, ehl-i iman için ölüm rahmet kapısıdır, ehl-i dalâlet için zulümat-ı ebediye kuyusudur."(1)


    Yine Üstadımız ölüm hakkında şöyle diyor:

    “En evvel, herkesi korkutan, en korkunç tevehhüm edilen ölümün yüzüne baktım. Nur-u Kur’an ile gördüm ki, ölümün peçesi gerçi karanlık, siyah, çirkin ise de, fakat mümin için asıl siması nuranîdir, güzeldir gördüm. Ve çok risalelerde bu hakikati kat’i bir surette ispat etmişiz. Sekizinci Söz ve Yirminci Mektup gibi çok risalelerde izah ettiğimiz gibi ölüm; idam değil, firak değil, belki hayat-ı ebediyenin mukaddemesidir, mebdeidir. Ve vazife-i hayat külfetinden bir paydostur, bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Berzah âlemine göçmüş kafile-i ahbaba kavuşmaktır. Ve hakeza, bunlar gibi hakikatlerle ölümün hakiki güzel simasını gördüm. Korkarak değil, belki bir cihetle müştakane mevtin yüzüne baktım."(2)

    Hz. Mevlana “Mesnevi”sinde şöyle bir hikâye anlatır

    Peygamber’in amcası Hz. Hamza (r.a.) gençlik çağında savaşa daima zırh giyerek girerdi. Son zamanlarındaysa savaş saflarına zırhsız olarak katılır, göğsü açık ve vücudu çıplak olarak savaşırdı. Onun bu hâlini gören halk dediler ki:

    “Ey Peygamber’in amcası, ey saflar yaran aslan, ey erlerin padişahı! Allah kitabında: ‘Nefislerinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın!’emrini okumadın mı? Neden kendini savaş esnasında böyle bir tehlikeye atıyorsun? Gençken, iri yapılı ve kuvvetliyken saflara zırhsız katılmazdın. Şimdi ihtiyarladın, zayıfladın, öyle olduğu hâlde hiçbir şeye aldırış etmez oldun. Her şeye boş veriyor; bir kılıç ve bir mızrakla savaşa atılıyor, âdeta kendini sınıyorsun. Kılıç ihtiyara hürmet etmez. Hiç kılıçla okun akl-ı temyizi olur mu?” dediler.

    Bunun üzerine Hz. Hamza dedi ki:

    “Gençken ölümü, bu dünyaya veda etme tarzında görürdüm. Kim ölüme isteyerek gider? Kim ejderhanın karşısında soyunur? Fakat şimdi Hz. Muhammed’in nuruyla bu fâni şehre zebun (düşkün) değilim ki. Allah beni uykudan uyandırdı. Ölüm, kimin nazarında tehlikeyse 'Tehlikeye atılmayın!' emri de onadır. Fakat birisinin nazarında ölüm, hakikat kapısının açılışından ibaret olursa, ona 'Haydin çabuk olun!' hitabı gelir.”

    Bilal-i Habeşi (r.a.) öleceği zaman hanımı: “Vay üzüntüsüne!” dedi. Bilal-i Habeşi buna cevap olarak dedi ki: “Hayır! Aksine vay onun sevincine! Yarın dostlarla, Muhammed ve arkadaşlarıyla buluşacağım.”

    Hz. Ali (r.a.) bir muharebede, düşman safları arasında dolaşıyordu. Oğlu Hasan (r.a.) ona:“Bu hâlin savaşanların hâli değildir.” yani hiç korkmuyor musun, dedi. Bunun üzerine Hz. Ali:

    “Ey oğulcağızım, senin baban ölüme düşmüş veya ölüm onun üzerine düşmüş hiç aldırmaz.”

    Hz. Ammar (r.a.) ölüme karşı olan arzusunu Sıffın muharebesinde şöyle ifade eder: “Yarın dostlara, Muhammed (s.a.v.)’e ve ashabına kavuşacağım!”

    Hz. Huzeyfe (r.a.) ölüm esnasında şöyle demiştir: “Kaybettiğim sevgiliyi buldum!”

    İmam Mukatil (r.a.) der ki: “Kızlarım ve günahlarım olmasaydı, elbette ölüme olan hevesimden erirdim.”


    Dipnotlar:
    (1) bk. Lem’alar, Yirmi Beşinci Lem'a, Dokuzuncu Deva.
    (2) bk. age., Yirmi Altıncı Lem’a, Sekizinci Rica.


    Sinan YILMAZ

    Benzer Konular
    Gençler daha çok ölüm riski altında
    Gençler daha çok ölüm riski altında Gençler daha çok ölüm riski altında krizinde en büyük sorun genç nüfusta... Gençlerde damar gelişimi tamamlanmadığı için kalp krizi doğrudan ölümlere sebep olabiliy
    Okmeydanı'nda Bir Ölüm Daha
    Okmeydanı'nda Bir Ölüm Daha Berkin Elvan'ı anmak için dün İstanbul Okmeydanı'nda gerçekleştirilen izinsiz gösterilere polis müdahale etti. Polisin dağılın talimatına uymayan göstericiler polise molotof ve taşlarla cevap verdi. VALİ MUTLU AÇIKLADI
    Yermuk Kampı'nda açlıktan bir ölüm daha
    Yermuk Kampı'nda açlıktan bir ölüm daha Yermuk Kampı'nda açlıktan bir ölüm daha Mülteci Kampı'nda açlık nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 51'e yükseldi Devamı İçin Tıklayınız... Dev
    Kayak dünyasında bir ölüm daha!
    Kayak dünyasında bir ölüm daha! Kayak dünyası, milli kayakçımız Aslı Nemutlu’nun ardından Kanadalı sporcu Sarah Burke'nin ölümü ile sarsıldı. Kayak yaparken düşen Burke'nin omiriliği koptu. Devami...
    Ölüm gelmeden yoldaşını iyi seç!...mesneviden
    Ölüm gelmeden yoldaşını iyi seç!...mesneviden Zamanede sana üç yoldaş vardır. Biri vefâkârdır, diğer ikisi ise gaddar : Biri dostların, öbürü malın-mülkün, üçüncüsü ise iyi işlerin ki, vefalı olan budur. Öldüğün vakit, malın seninle beraber gelmez, evden dışar
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 343 + 2712


    Cevap: daha ölüm gelmeden ölmek istemişler

    Dünya bütün şa`şaasıyla, âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir. - Sözler
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 343 + 2712


    Cevap: daha ölüm gelmeden ölmek istemişler

    Madem ecel gizlidir; her vakit ölüm, başını kesmek için gelebiliyor ve genç ihtiyar farkı yoktur. Elbette daima gözü önünde öyle büyük dehşetli bir mesele karşısında bîçare insan; o idam-ı ebedî, o dipsiz, nihayetsiz haps-i münferidden kurtulmak çaresini aramak ve kabir kapısını bir âlem-i bâkiye, bir saadet-i ebediyeye ve âlem-i nura açılan bir kapıya kendi hakkında çevirmek hâdisesi; o insanın dünya kadar büyük bir meselesidir. Lemalar
    Yazar : Risale Forum

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 343 + 2712


    Cevap: daha ölüm gelmeden ölmek istemişler

    Bu senin etrafındaki kabristanın yüz İstanbul içinde vardır. Çünkü yüz defa İstanbul buraya boşalmış. Bütün İstanbul’un halkını buraya boşaltan bir Hâkim-i Kadîr’in hükmünden kurtulup müstesna kalamazsın, sen de gideceksin. Lemalar
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.731
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 343 + 2712


    Cevap: daha ölüm gelmeden ölmek istemişler

    İhtiyarlık gibi şerait-i hayatiyeyi ağırlaştıran birçok esbab vardır ki mevti, hayatın pek fevkinde nimet olarak gösterir. Mesela, sana ızdırap veren pek ihtiyar olmuş peder ve validen ile beraber, ceddin cedleri, sefalet-i halleriyle senin önünde şimdi bulunsaydı hayat ne kadar nıkmet, mevt ne kadar nimet olduğunu bilecektin. Hem mesela, güzel çiçeklerin âşıkları olan güzel sineklerin kışın şedaidi içinde hayatları ne kadar zahmet ve ölümleri ne kadar rahmet olduğu anlaşılır.

    (Mektubat, Risale-i Nur)
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222