4 sonuçtan 1 ile 4 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nereden Yer
    İstanbuL.
    Mesajlar Mesajlar
    2.960
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 503 + 34720


    Veysel Karani Hazretleri..

    Peygamber efendimiz zamânında yaşamış büyük velî. İsmi Üveys bin Âmir el-Karnî'dir. Yemen’in Karn köyünde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 657 (H.37) târihinde şehîd edildi. Peygamber efendimizin sağlığında müslüman oldu. Fakat görmediği için Sahâbî olamadı. Peygamber efendimiz zamânında Medîne’ye gelmedi. Tâbiînin büyüklerinden olduğu hadîs-i şerîfte bildirildi. Hazret-i Ömer’in halîfeliği sırasında Medîne’ye geldi. Çok alâka ve hürmet gördü. Önceleri kendi memleketi Yemen’de yaşadı. Sonra Basra'ya gitti.

    Veysel Karânî hazretleri, Yemen’de iken deve güder, geçimini onunla temin ederdi. Geçimi, yaşaması pek sâdeydi. Hasta, âmâ ve ihtiyar annesinden başka kimsesi yoktu. Güttüğü develer için belli bir ücret istemez, ne verirlerse kabul ederdi. Fakir olanlardan hiç ücret almazdı. Aldığının yarısını sadaka olarak fakirlere dağıtır, kalanını da kendi ihtiyaçlarına ve annesine harcardı.

    Müslüman olduktan sonra bütün ömrü boyunca sevgili Peygamberimizin aşkı ile yanıp tutuştu. Bir an bile Rabbini unutmadı. Kulluğunda o dereceye yükseldi ki, her hâli, her hareketi ve her sözü insanlara ibret ve nasîhat oldu. Kimseden incinmemiş ve kimseyi incitmemiştir. Onun en önemli vasfı; Peygamber efendimize olan aşkı, ibâdete canla başla devâmı ve annesine saygısıdır. Annesine çok hizmet edip, hayır duâsını aldı. Resûlullah efendimizi görmeği çok arzu ediyordu. Defâlarca Peygamber efendimizi görmek için annesinden izin istedi. Annesi, kendisine bakacak kimsesi olmadığı için izin veremedi.

    Peygamber efendimiz; "Üveys-i Karnî, ihsân ve iyilikte Tâbiînin hayırlısıdır.” buyurdu. Resûlullah efendimiz, zaman zaman mübârek yüzünü Yemen tarafına döndürür ve; “Yemen tarafından rahmet rüzgârı estiğini duyuyorum.” buyururdu. “Kıyâmette Allahü teâlâ Üveys sûretinde yetmiş bin melek yaratır ve Üveys’i onların arasında Arasat’a götürürler. Cennet’e gider ve Allahü teâlânın dilediği (bildirdiği)nden başka mahlûk hangisinin Üveys olduğunu bilmez.” “Ümmetimden bir kimse vardır ki, Rebî’a ve Mudar kabîlelerinin koyunları kıllarının adedince kişiye kıyâmette şefâat edecektir.” buyurdu. Arabistan’da bu iki kabîlenin koyunları kadar kimsenin koyunu olmadığı söylenmiştir. Eshâb-ı kirâm; “Yâ Resûl, bu kimdir?” dediler. Peygamber efendimiz; “Allah’ın kullarından biri.” buyurdu. Biz hepimiz kullarız, ismi nedir? dediler. “Üveys.” buyurdu. Nerelidir? dediler. “Karnlıdır.” buyurdu. O sizi gördü mü? dediler. “Baş gözü ile görmedi.” buyurdu. Hayret, size bu kadar âşık olsun da, hizmet ve huzûrunuza koşup gelmesin! dediler. “İki sebepten: Biri hallerine mağlubdur. İkincisi ise benim dînime bağlılığından dolayıdır. İhtiyar bir annesi vardır. Îmân etmiştir. Gözleri görmez, el ve ayakları hareket etmez. Üveys gündüzleri deve çobanlığı yapar, aldığı ücreti kendisinin ve annesinin nafakasına harcar.” buyurdu. Biz onu görür müyüz dediler. Hazret-i Ebû Bekr’e; “Sen onu kendi zamânında göremezsin.” Ama hazret-i Ömer ve hazret-i Ali’ye; “Siz onu görürsünüz. Sol böğründe ve avucunun içinde bir gümüş miktarı beyazlık vardır. Bu baras hastalığı beyazlığı değildir. Ona varınca, benim selâmımı söyleyin ve ümmetime duâ etmesini bildirin.” buyurdu.

    Veysel Karânî hazretleri gece-gündüz ibâdet ve tâatle vakit geçirirdi. Kendini halktan gizlerdi. İlk zamanlar herkes ona dîvâne gözü ile bakıyordu. Sonradan onun büyüklüğünü anladılar, çok ikrâm ve hürmet göstermeye başladılar. Bunun üzerine, annesinin vefâtından sonra Karn köyünden çıkıp Kûfe şehrine gitti.

    Peygamber efendimizin vefâtı yaklaşınca, hırkanızı kime verelim? dediler. “Üveys-i Karnî'ye verin.” buyurdu. Resûlullah’ın vefâtından sonra hazret-i Ömer ile hazret-i Ali Kûfe’ye geldiklerinde, Ömer (radıyü anh) hutbe esnasında; “Ey Necdliler, kalkınız!” buyurdu. Kalktılar. Aranızda Karn’dan kimse var mıdır? buyurdu. Evet dediler ve birkaç kişiyi ona gönderdiler. Hazret-i Ömer, onlardan Üveys’i sordu. Biliyoruz. O, sizin bildiğinizden pek aşağı bir kimsedir. Dîvânedir, akılsızdır ve insanlardan kaçar bir hâli vardır, dediler. “Onu arıyorum, nerededir?” buyurdu. Arne vâdisinde develerimize çobanlık yapmaktadır, biz de karşılığında ona akşam yiyeceği veririz, saçı-sakalı karışıktır, şehirlere gelmez, kimse ile sohbet etmez, insanların yediğini yemez; üzüntü ve neşe bilmez. İnsanlar gülünce, o ağlar; insanlar ağlayınca o güler dediler. “Onu arıyorum.” buyurdu. Sonra hazret-i Ömer’le hazret-i Ali, onun olduğu yere gittiler. Onu namaz kılar gördüler. Allahü teâlâ, develerini gütmesi için bir melek vazifelendirmişti. Namazı bitirip selâm verince, hazret-i Ömer, kalktı ve selâm verdi. Selâmı aldı. Hazret-i Ömer; “İsmin nedir?” diye sordu. “Abdullah, yâni Allah’ın kulu.” dedi. “Hepimiz Allah’ın kullarıyız; esas ismin nedir?” diye sordu. “Üveys” dedi. “Sağ elini göster.” buyurdu. Gösterdi. Hazret-i Ömer; Peygamber efendimiz size selâm etti. Mübârek hırkalarını size gönderip; “Alıp giysin, ümmetime de duâ etsin.” diye vasiyet buyurdu, dedi.

    “Yâ Ömer! Ben zayıf, âciz ve günahkâr bir kulum. Dikkat buyur, bu vasiyet başkasına âid olmasın?” deyince; “Hayır yâ Üveys, aradığımız kimse sensin. Peygamber efendimiz senin eşkâlini ve vasfını belirtti.” cevâbını verdi.

    Bunun üzerine, Hırka-i şerîfi hürmetle aldı, öptü, kokladı, yüzüne gözüne sürdü. Sonra; “Siz burada bekleyin.” dedi. Yanlarından ayrıldı. Biraz ileride hırkayı yere bırakıp, yüzünü yere koydu. Cenâb-ı Hakk’a şöyle duâda bulundu:

    “Yâ Rabbî! Sevgili Peygamber efendimiz, ben fakir, âciz kuluna hazret-i Ömer ve hazret-i Ali ile Hırka-i şerîflerini göndermiş.” dedi. Günahkâr olan bütün müslümanların affı için duâ etti. Bir çok günahkâr müslümanın affolduğu bildirilince, Hırka-i şerîfi hürmetle giydi.

    Veysel Karânî hazretleri, kendisine hırka verildikten sonra Yemen’den Kûfe’ye gitti. Kûfe’ye gittikten sonra çok az kimse onu görebildi. Görenlerden biri Harem bin Hayyan’dır. Harem bin Hayyan anlatır: "Üveys’in şefâatinin ne derecede olduğunu bildiren hadîsi işitince, onu görmek istedim. Kûfe’ye gidip, onu aradım. Nihâyet Fırat Nehri kenarında abdest alırken buldum. Daha önce hakkında mâlûmâtım olduğundan onu tanıdım. Selâm verdim. Selâmımı aldı. Bana baktı. Müsâfeha etmek istedim, elini vermedi. “Allah sana merhamet eylesin, seni bağışlasın ey Üveys, nasılsın?” dedim. Onu o kadar sevmiştim, ona o kadar acımıştım ki ağladım. Çünkü çok zayıftı. O da ağladı ve; “Allah sana hayırlı ömür versin, ey Harem bin Hayyan! Nasılsın ey kardeşim! Beni sana kim gösterdi?” dedi. İsmimi ve babamın ismini nasıl bildin ve hiç görmeden beni nasıl tanıdın? dedim. “Her şeyi bilen ve her şeyden haberi olan bana bildirdi. Rûhum senin rûhunu tanıdı. Çünkü müminlerin rûhları birbirlerini tanırlar, birbirlerini görmeseler de!” dedi."

    Resûlullah efendimizden bana bir haber ver, dedim. “Ben onu görmedim, O’nun haberini başkalarından işittim. Hadîs yolunu kendime açmayı istemem. Muhaddis, müftü veya müzekkir olmayı istemem. Benim meşguliyetim vardır. Bunlarla uğraşamam.” dedi. Bana bir âyet okuyun. Sizden duyayım dedim. Elimi tuttu. Eûzü besmele okudu ve çok ağladı. Sonra; “Cinleri ve insanları beni tanımaları, ibâdet etmeleri için yarattım.” (Zâriyât sûresi: 56) “Gökü, yeri ve ikisi arasındakileri oyun olsun diye yaratmadım.” (Enbiyâ sûresi: 16) meâlindeki âyet-i kerîmeleri okudu. Sonra bir feryad etti. Aklının gittiğini sandım. Sonra; “Ey Hayyân’ın oğlu, sen buraya niçin geldin?” dedi. Seni tanımak, seninle sohbet etmek arzusu ile dedim. “Bir kimsenin Allahü teâlâyı tanıdıktan sonra, herhangi bir kimse ile ahbablık etmek istemesine hiçbir zaman bir mânâ veremem.” dedi. Bana vasiyet, nasihat et dedim. “Yattığın zaman ölümü yastığının altında bil. Kalkınca da karşında bulundur. Günahın küçüklüğüne değil, onunla âsî olmaklığının büyüklüğüne bak! Günâhı küçük tutarsan, onu yasak eden Rabbini küçük tutmuş olursun. Onu büyük tutarsan, Rabbini büyük tutmuş olursun.” dedi. Nereye yerleşmemi tavsiye edersin? dedim. “Şam’a” dedi. Orada geçim nasıldır. dedim. “Şüphenin ağır bastığı şu kalbe yazıklar olsun, nasihat kabul etmez.” dedi. Bana bir tavsiyede daha bulun? dedim. “Ey Hayyân’ın oğlu! Baban öldü, Âdem aleyhisselâm, Dâvûd aleyhisselâm, Muhammed Resûlullah öldüler. Halîfesi Ebû Bekir öldü. Kardeşim Ömer öldü. Ah Ömer! Ah Ömer!” dedi. Allah sana rahmet eylesin, hazret-i Ömer ölmemiştir dedim. “Allahü teâlâ, onun öldüğünü bana bildirdi.” dedi. Salevât okuyup, kısa bir duâdan sonra şu vasiyeti yaptı: “Ben ve sen, ölülerdeniz. Allah’ın kitabını ve onda bildirilen sırât-ı mustakîmi, doğru yolu elden bırakma ve ölümü bir an unutma! Kavmine ve akrabâna varınca onlara nasihat et ve Allah’ın kullarına öğüt vermekten geri durma. Ehl-i sünnete uymaktan bir adım ayrılma ki, dînini kayıp edersin de haberin olmaz ve Cehennem’e düşersin.” Birkaç duâ daha etti, sonra; “Git Harem bin Hayyan, bir daha ne sen beni gör, ne de ben seni! Beni duâ ile hatırla, ben de seni duâ ile anarım. Sen bu taraftan git, ben de şu taraftan gideyim.” dedi. Bir zaman onunla gitmek istedim. Bırakmadı. Gitti, ağlıyordu. Ben de ağladım. Ardından baktım durdum. Gözden kayboluncaya, şehre girinceye kadar baktım. Hâlâ ondan bir haber alamadım.

    Devamlı ibâdet ve tefekkür hâlindeydi. Devamlı insanlardan uzak yaşar kimseyle görüşmezdi. “Benimle en çok konuşan, hazret-i Ömer ve hazret-i Ali’dir.” demiştir.

    Veysel Karânî hazretleri Mekke’de hac yapıp, Medîne’ye gidince, işte Resûlullah’ın türbesi burasıdır diye kendisine gösterildi. Kendinden geçerek düşüp bayıldı. Ayılınca; “Beni buradan götürün. Resûlullah efendimizin medfûn bulunduğu bir beldede benim için yaşamanın tadı olmaz.” buyurdu.

    Rebî’ bin Haysem anlatır: Üveys'i görmeye gittim. Sabah namazında idi. Bitirdi, tesbihlerin sonuna kadar bekleyeyim dedim. Kuşluğa kadar kalkmadı. Kalktı kuşluk namazı kıldı. Öğle oldu, öğleyi kıldı. Velhâsıl üç gün namazdan kalkıp, dışarı çıkmadı. Yemedi, uyumadı. Dördüncü gece ona kulak verdim. Gözüne uyku gelmişti. Derhal münâcaâta başladı ve; “Yâ Rabbî, çok uyuyan gözden, çok yiyen karından sana sığınırım.” dedi. Bana bu yeter dedim ve hâlini bozmadan kalkıp gittim.

    Geceleri hiç uyumazdı. Bir gece; “Bu gece kıyâm gecesidir.” dedi. Diğer gece, “Bu gece rükû gecesidir.” Öbür gece, “Bu gece secde gecesidir.” dedi. Bir geceyi kıyâm, bir geceyi rükû, bir başka geceyi de secdeyle geçirdi. “Ey Üveys, bu kadar uzun geceyi bir hâlde geçirmeye nasıl katlanıyorsun?” dediklerinde; “Secdede, sabah oluyor da, ben hâlâ bir kere Sübhâne Rabbiyel a’lâ diyemem. Halbuki üç tesbih sünnettir. Bunu yapamamamın sebebi, meleklerin ibâdetini yapmak istememdir. Buna ise gücüm yetmemektedir.” dedi.

    Kendisine, namazda huşû nedir? dediklerinde; “Böğrüne iğne batırılsa, namazda duymamaktır.” dedi. Kendisine nasılsın? dediler: “Sabahleyin kalkıp, akşama sağ çıkacağını bilmeyenin hâli nasıl olur?” dedi. İş nasıldır? dediler. “Ah, yolun uzaklığından azıksızlıktan, ah!” dedi.

    Birisi Veysel Karânî hazretlerini ziyârete gitti. Ona hitâben; "Ey Allahü teâlânın sevgili kulu! Bana bir nasîhatta bulun?" dedi. Veysel Karânî hazretleri; “Allahü teâlâyı bilir misin?” Evet bilirim. “Öyle ise, Allahü teâlâdan gayri şeyleri unut. Bu yetişir.” buyurdu.

    Yâ Üveys, bir nasihat daha söyle! “Allahü teâlâ seni bilir mi?” Evet bilir. “Öyle ise, Allah’tan gayrisi seni bilmesin. Allahü teâlânın bilmesi senin için kâfidir.” dedi.

    Veysel Karânî hazretlerini çocuklar bâzan taşa tutardı. O ise çocuklara; “Yavrucaklar mutlaka beni taşa tutmanız gerekiyorsa, hiç olmazsa küçük taş atın da ayaklarımı kanatıp namaz kılmakta bana zorluk olmasın.” derdi.

    Veysel Karânî bir defasında üç gün üç gece yemek yememişti. Dördüncü gün sabahı dışarı çıktı. Yolda bir altın para gördü. Bir kimseden düşmüştür deyip, almadı. Açlığını gidermeye çalışırken, bir koyunun kendisine doğru geldiğini gördü. Koyun, ağzında o bir altınla önünde durdu. Bir kimsenin olabilir deyip, yüzünü çevirdi. Koyun dile gelip; “Ben de, senin kulu olduğun zâtın kuluyum. Allah’ın rızkını Allah’ın kulundan al.” dedi. Altını almak için elini uzatınca, onu eline bıraktı ve koyun kayboldu.

    Buyurdu ki:

    “Allahü teâlâyı tanıyana hiçbir şey gizli kalmaz.”

    “Ey insan bu fâni hayatta Allah korkusunu kalbinden çıkarma! Kurtuluş çâresi O’na itâattedir.”

    “Yüksekliği aradım, tevâzuda buldum. Başkanlık aradım, halka nasihatta buldum. Neseb aradım, takvâda buldum. Şeref aradım, kanâatte buldum. Rahatlık aradım, zühdde buldum. Zenginlik aradım, tevekkülde buldum.”

    Veysel Karânî hazretlerine Peygamber efendimiz tarafından hediye edilen Hırka-i şerîf, Van civârında İrisân Beylerine kadar gelmiş ve 1618 senesinde, Osmanlı pâdişâhlarından Sultan İkinci Osman Hana getirilip hediye edilmiştir. Sultan Abdülmecîd Han, bu Hırka-i şerîf için Fâtih civârında Hırka-i Şerîf Câmisini yaptırmıştır. Günümüzde bu hırka, her sene Ramazan ayında camekân içinde halkın ziyâretine açık tutulmaktadır.

    KEFEN

    Veysel Karânî hazretlerine; “Şuracıkta bir adam var. Otuz senedir, bir mezar kazdı, kefenini giydi, o kabrin başında oturmuş ağlar, gecesi gündüzü yok” dediler. “Beni oraya götürün.” buyurdu. Veysel Karânî’yi onun yanına götürdüler. Sararmış, zayıflamış, kurumuş, gözleri ağlamaktan çukurlaşmış halde idi. “Ey kişi, bu kabir ve kefen, seni otuz senedir, Allah’dan alıkoydu. Sen Allah’ı düşünecek, zikredecek yerde, hep kefeni ve kabri düşündün.” buyurdu. O kişi, onun nûruyla o tehlikeyi kendinde gördü. Feryâd ederek o kabre düşüp can verdi.

    Alıntı..


    Benzer Konular
    Veysel Karani..
    Veysel Karani..
    Veysel Karani K.S. Hazretleri Kimdir?
    Veysel Karani K.S. Hazretleri Kimdir? Veysel Karani Peygamber efendimiz zamânında yaşamış büyük velî. İsmi Üveys bin Âmir el-Karnî'dir. Yemen’in Karn köyünde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 657 (H.37) târihinde şehîd edil
    Veysel karânî
    Veysel karânî Peygamber Efendimiz zamanında yaşamış büyük bir velidir. Asıl ismi Üveys bin Amir el-Karnî’dir. Yemen’in Karn köyünde doğdu, doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir. Hicri 37 (657) yılında vefat etti. Halk ar
    Veysel Karani Hazretleri -Dursun Ali Erzincanlı-
    Veysel Karani Hazretleri -Dursun Ali Erzincanlı- -4037121163314837968&ei=I6VqS-irLZju2ALK3pTBCA&q=İslami+film&view=3#
    Veysel Karani'den
    Veysel Karani'den YA İLAHENA ! Rabbimiz sensin ! Çünki biz abdiz.Nefsimizin terbiyesinden aciziz.Demek bizi terbiye eden sensin!... Hem sensin Halık ! Çünki biz mahlukuz,yaratılıyoruz. Rezzak sensin ! Çünki biz rızka muhtacız,eli
    Yazar : Risale Forum
    ***
    Risale-i Nur eczaları mürşiddir.

    İnsanı haksızlıktan hakka döndürür
    ve hayvanlıktan insaniyete
    ve esfel-i safilinden, a'la-i illiyyine yükseltir.

    Barla - 295

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Nereden Yer
    denizli
    Mesajlar Mesajlar
    512
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 151 + 9496


    Cevap: Veysel Karani Hazretleri..

    Allah razı olsun sonuna kadar okudum..Çok etkiliyici idi..
    Yazar : Risale Forum
    Hani " Özlüyorum." demiştin de ashabın: " Anam babam sana kurban olsun ey Allah'ın Resulü, neyi özlüyorsun?" diye sormuştu. Sen de: " Âhir zaman kardeşlerimi özlüyorum." demiştin. İşte sana âhir zamandan sesleniyoruz ya Resulullah. Tek özlemimiz ve ümidimiz senin bu hitabınnın muhatabı olabilmektir

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Mesajlar Mesajlar
    503
    Blog Blog Girişleri
    18
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 132 + 7586


    Cevap: Veysel Karani Hazretleri..

    Rabbim razı olsun gerçekten çok etkileyici...
    Rabbim O'nun halleriyle hallenmeyi nasip etsin...

    VEYSEL KARANİ'NİN DUASI...

    1-İlahi!Ente Rabbi,ve enel'abdü
    Ve Entel'Haliku ,ve enel' mahluku
    2-Ve Enter'Rezzaku,ve enel'merzuku
    Ve Entel'Malikü,ve enel'memlukü
    3-Ve Entel'Azizü,ve enez'zelilü
    Ve Enel'Ğaniyyü,ve enel'fakiru
    4-Ve Entel'Hayyü,ve entel'meyyitü
    Ve Entel'Baki,ve enel'fani
    5-Ve Entel'Kerimü,ve enel'leimü
    Ve Entel'Muhsinü,ve enel müsiü
    6-Ve Entel'Ğafüru,ve enel'müznibü
    Ve Entel'Azimü,ve enel'hakiru
    7-Ve Entel'Kaviyyü,ve enez zaifü
    Ve Entel'Mu'ti ve enes'sailü
    8-Ve Entel'Eminü,ve enel'haifü
    Ve Entel'Cevvadü,ve enel'miskinü
    9-Ve Entel'Mücibü,ve ened'dai
    Ve Enteş'Şafi,ve enel'merizu
    10-Fağfirli zünübi ,ve tecavez anni, veşfi emrazi ya ALLAHü,ya Kafi ya Rabbi,ya Vafi,ya Rahimü,ya Şafi,ya Kerimü,ya Müafi!Fa'fü anni külle zenbin.Ve afini min külli dain varza anni ebeden,birahmetike ya erhamerrahimin


    Yazar : Risale Forum
    Anladım işi , sanat Allah 'ı aramakmış;
    Marifet bu , gerisi yalnız çelik çomakmış...

    *N.F.K.*

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nereden Yer
    İstanbuL.
    Mesajlar Mesajlar
    2.960
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 503 + 34720


    Cevap: Veysel Karani Hazretleri..

    Alıntı duygu_bulut Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    VEYSEL KARANİ'NİN DUASI...

    1-İlahi!Ente Rabbi,ve enel'abdü
    Ve Entel'Haliku ,ve enel' mahluku
    2-Ve Enter'Rezzaku,ve enel'merzuku
    Ve Entel'Malikü,ve enel'memlukü
    3-Ve Entel'Azizü,ve enez'zelilü
    Ve Enel'Ğaniyyü,ve enel'fakiru
    4-Ve Entel'Hayyü,ve entel'meyyitü
    Ve Entel'Baki,ve enel'fani
    5-Ve Entel'Kerimü,ve enel'leimü
    Ve Entel'Muhsinü,ve enel müsiü
    6-Ve Entel'Ğafüru,ve enel'müznibü
    Ve Entel'Azimü,ve enel'hakiru
    7-Ve Entel'Kaviyyü,ve enez zaifü
    Ve Entel'Mu'ti ve enes'sailü
    8-Ve Entel'Eminü,ve enel'haifü
    Ve Entel'Cevvadü,ve enel'miskinü
    9-Ve Entel'Mücibü,ve ened'dai
    Ve Enteş'Şafi,ve enel'merizu
    10-Fağfirli zünübi ,ve tecavez anni, veşfi emrazi ya ALLAHü,ya Kafi ya Rabbi,ya Vafi,ya Rahimü,ya Şafi,ya Kerimü,ya Müafi!Fa'fü anni külle zenbin.Ve afini min külli dain varza anni ebeden,birahmetike ya erhamerrahimin


    1-ALLAH'ım!Sen benim Rabbimsin;Ben ise senin kulunum(Sen benim sahibimsin;ben ise senin kölenim)
    Sen Halık'sın(yaratansın)ben ise mahlukum (yaratılanım)

    2-Sen Rezzaksın(Rızk verensin);ben ise merzükum (rızık verilenim)
    Sen Maliksin(mülkün sahibisin);ben ise memlükum (sahiblenilenimBenim sahibim sensin)

    3-Sen Aziz'sin(çok güçlüsün);ben ise fakirim(yoksul ve muhtacım)
    Sen Ğanisin(çok zenginsin);ben ise fakirim(yoksul ve muhtacım)

    4-Sen Hayy'sın(hayat-ı ebedi ile hayy'sın,dirisin);ben ise meyyitim(ölümlüyüm,ölüyüm)
    Sen Baki'sin(ölümsüzsün)ben ise faniyim(ölümlüyüm ,geçiciyim)

    5-Sen Kerim'sin(kerem sahibisin); ben ise leimim( değersizim)
    Sen Muhsin'sin (iylik eden,ihsan edensin);ben ise kötüyüm(kötülük eden,isyan edenim)

    6-Sen Ğafur'sun(günahları silen ,bağışlayan,affedensin);ben ise günahkarım(günah işleyenim)
    Sen Azim'sin (ululuk ve azame sahibisin ,büyüksün yücesin); ben ise hakirim( küçük ve değersizim)

    7-Sen Kavi'sin (güçlüsün kuvvetlisin); ben ise zaifim(çok güçsüz ve acizim)
    sen Mu'ti'sin (verensin);ben ise sailim(isteyen ve dilenenim)

    8-Sen Emin'sin (emniyetlisin,emniyet verensin)ben ise haifim(korkudayım ,korkuluyum,emniyetsizim)
    Sen Cevvad'sın(çok cömersin,bol bolverensin); ben ise miskinim (çok muhtacım yoksulum)

    9-Sen Mücib'sin(duaları kabul edensin duaları gereğini yerine getirensin)ben ise dua edenim (dua ederek isteyenim)
    Sen Şafi'sin(şifa veren sensin );ben ise merizim(hastayım)
    (Ya Rabbi,şifa veren sensin ,hasta olan ise benim)

    ALLAH'ım gerçek budur;Benim günahlarımı affedip bağışla Beni azrlayıp cezalandırma Hastalıklarıma şifa ver (şia veren ancak sensin )Ya ALLAHü,ya Kafi,ya Rabbi,ya Vafi,ya Rahim,ya Şafi,yaKerim,ya Muafi !ALLAH'ım benim bütün günahlarımı bağışla ,beni affet,benim bütün dertlerime devalar ver,afiyetler nasip eyleBeni ebedi olarak rızkına ve hoşnutluğuna eren kullarından eyle.. merhamet edenlerin en merhamedlisi olan ALLAH'ım!bize rahmetinle muamele eyle! amin


    Yazar : Risale Forum
    ***
    Risale-i Nur eczaları mürşiddir.

    İnsanı haksızlıktan hakka döndürür
    ve hayvanlıktan insaniyete
    ve esfel-i safilinden, a'la-i illiyyine yükseltir.

    Barla - 295

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222