Ümeyme (r.a) Rukayka bint. Huveylid'in kızıdır. Annesi Rukayka. Hz Hatice'nin (r.a) kız kardeşidir.

Günlerden zor günlerdi
Günlerden güzel günlerdi
Gönlün, O'nun gönlünde söz verdiği, söz verdiğimiz günlerdi.
Çile ekip gül, güller derdiğimiz günlerdi.

Semerkand Aile Dergisi / Elvida Ünlü / 2011 Ağustos


NİSAN YAĞMURUNDAN O İLK DAMLALAR

Ümeyme (r.a) Rukayka bint. Huveylid'in kızıdır. Annesi Rukayka. Hz Hatice'nin (r.a) kız kardeşidir. Yani Ümeyme bint Rukayka (r.a) Efendimiz'in (s.a.v) hanımı Hz. Hatice'nin (r.a) yeğeni, Hz. Hatice (r.a) de Ümeyme'nin teyzesi olmaktadır.

İslam'ın ilk devirlerinde teyzesi Hz. Hatice sayesinde Müslüman olmuştur. (Allah onlardan razı olsun.)

O günlerde susuzluktan kavrulmuş topraklara ilk yağmur damlaları düşmektedir.

İnançtan damlalar, teslimiyetten damlalar, gönülden damlalar...

İşte Ümeyme (r.a) o ilk damlalarla ıslanan, serinleyenlerden.

İlk damlalardan nasibi olanlardan

Bir nisan yağmurunun altında serinlemek güzeldir, lakin damlalarla üzerlerine düşen aynı zamanda çiledir, vazifedir.

Çiledir; hala içinde ateşini taşıyanlar vardır. Onlardan nasibine düşen eziyettir, hakarettir.

Vazifedir; ulaşmak, ulaştırmak vardır damlaları en ücralara, en derinlere.


SIDDIK OLMAK

O günlerde müşrikler güç yetirebildikleri Müslümanları yakalar, şehir dışına getirir, o Müslümanlara türlü çeşit işkenceler yaparlardı. Ümeyme (r.a) de müşriklerin eziyetlerini çeken lakin tüm bu eziyetler içinde dilinden ve kalbinden kelime-i tevhit çeken asil Müslümanlardandır.

Hz. Ebu Bekir (r.a) o Müslümanları sahiplerinden satın alarak hürriyetlerine kavuştururdu. Bu şekilde birçok hanımı kurtardığı olmuştur. Henüz Müslüman olmamış olan babası Ebu Kuhafe oğlunu kınardı:

"Oğlum, sen bu adama (Efendimiz (s.a.v) için) uyarak atalarını terk ettin. Bu yetmedi bir de üç beş zayıf kadını aldın."

Ebu Bekir (r.a) merhamet sahibi, ince gönüllü, üstelik adalet sahibi bir insandı. Bütün bu kınamalarına rağmen babasını da kırmaz incitmez, ona şöyle cevap verirdi:

"Baba sen merak etme, ben ne yaptığımı biliyorum."


O GÖZ AÇILDIĞINDA...

Ümeyme'nin (r.a) bir gün gözüne bir çöp battı ve gözü kör oldu. Müşrikler bu durumu fırsat bilerek şöyle dediler:

"Müslüman olduğun, atalarının dinini terk ettiğin için Lat ve Uzza seni kör etti."

Ümeyme (r.a) onların bu takılmalarına kulak asmadı. Putların böyle bir şey yapamayacaklarını biliyordu. Zerre kadar şüphe duymadı inancından da inançsızlığından da.

Allah'a inanıyordu. O istemeden yaprağın kıpırdayamayacağına, gözünün kör olamayacağına inanıyordu.

Putlara inanmıyordu. Onların kudretlerinin olduğuna, olacağına; üzerlerine bir sinek konsa onu dahi kovacak güç ve iradelerinin olduğuna inanmıyordu.

İnanmak aynı zamanda inanmamaktır.

Allah'a inanmak O'ndan gayrına inanmamaktır.

İmanı kalbine koyarken O'ndan gayrını kalbinden çıkarmaktır.

Ümeyme (r.a) de öyle yaptı. İnancını ve inançsızlığını haykırdı.

Allaha teslimiyetini haykırdı.

Çok geçmemişti. Geçici körlük yaşayan Ümeyme'nin (r.a) gözleri Allah'ın izniyle açıldı. Bunu gören kalp gözleri kapalı müşrikler ancak şöyle diyebildiler:

"Bu ancak Muhammed'in sihridir."

İman gözü açıldığında görüyor sandığımız diğer tüm gözler kapanır.

Hayaller, heyulalar biter, hakikat başlar.

İman gözü açılmayanlar başka ne diyebilirlerdi ki?


BİAT ETTİĞİM O GÜN

Hubeyb bin Ka'b (r.a) ile evlenen Ümeyme'nin (r.a) Nehdiyye ismini verdikleri bir çocukları olmuştur.

Ümeyme (r.a) Allah Rasulü (s.a.v) ile her zorluğu her güzelliği yaşamıştır.

Gün gelir zorluklar silinir hayallerden güzellikler kalır. İlk biatın güzelliği, gönlün O'nun gönlünde ilk şehadetin güzelliği...

Anlatır Ümeyme (r.a):

"Ensardan bir grup kadınla Peygamber'e gelip biat ettik:

'Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacağız. Hırsızlık yapmayacak, zina etmeyecek, çocuklarımızı öldürmeyeceğiz. Emirlerinde sana isyan etmeyeceğiz.'


Peygamber bu arada hemen şunu ekledi:

'Gücünüzün yettiği ve takat getirebileceğiniz hususlarda'

Bu merhamet yüklü sözleri üzerine haydi biat edelim diyerek musafaha etmek istedik. O şöyle buyurdu:

'Ben kadınlarla musafaha etmem. Benim yüz kadına toptan söylediğim bir söz her kadın için ayrı ayrı söylenmiş sayılır."

Böylece Allah Rasulü (s.a.v) dine dair bir kuralı da öğretmiş oluyordu. Nikah düşen kadın ve erkek birbiriyle musafaha edemez, tokalaşamaz, el ele tutuşamazdı.

Hz. Aişe (r.a) de Allah Rasulü (s.a.v) için şöyle demiştir: "O'nun eli ailesinin dışında hiçbir kadının eline değmedi."

O gün Ümeyme (r.a) gönlünü Allah Rasulü'nün (s.a.v) gönlünün üstüne koydu da söz verdi: "Allah'a ortak koşmayacağım..."


* * *


Biat ettiğim o gün gönlümü gönlüne koydum.

Al gönlümü.

Gönlünden geçenler gönlümden geçenler olsun.

Gönlünün muradı gönlümün muradı olsun.

Bir nisan yağmurunun altında beraber ıslanalım.

Zaman serinlesin.

"Oldur bana murad ki oldur sana murad

Haşa ki senden başka ola iddia bana"