Gasîl-ül-Melâike lakabıyla tanınan sahabe Hanzala bin Ebû Âmir'in hanımı.


BABASI:


Abdullah bin Übey bin Selûl.


ANNESİ:


Havle Binti Münzir.


NESEBİ:


Cemîle Binti Abdullah bin Ubey bin Hâris bin Übey bin Mâlik bin Sâlim Ganem bin Avf bin Hazrec bin Habli.


HAYATI:


Hz. Cemîle (r.anha), münafıkların başı Abdullah bin Übey bin Selûl'un kızıdır. Fakat o babasından etkilenmemiş İslâm'ın nuru ile nurlanmıştı.


Gasîl-ül-melâike yani Meleklerin yıkadığı Sahabe diye meşhur olmuş Hz. Hanzala bin Ebû Âmir ile evlenmişti. Fakat onların evlilikleri çok kısa sürmüştü.


Bedir muharebesinden bir müddet sonra evlenmişlerdi. Evlendiklerinin ertesi günü Uhud Savaşı yapılacaktı. Savaş hazırlıkları yapan Resûlullah'dan (aleyhissalatu vesselam) izin isteyen Hanzala, o geceyi hanımı Cemîle ile birlikte geçirdi. Cemîle eşinin savaşta şehit edileceğini anlamış ve: “Rüyâmda semânın açıldığını ve Hanzala içeri girdikten sonra kapandığını gördüm.” demiştir.


Henüz sabah olmamıştı ki Hanzala (r.a), Peygamberimiz'in (aleyhissalatu vesselam) davetine uyarak, gusül yapmaya fırsat bulamadan acele ile orduya katılmış ve müşriklere karşı cansiperane savaşmıştı. Hanzala’nın babası Ebû Âmir müşriklerin safında idi. Hanzala (r.a) Resûlullah’dan (aleyhissalatu vesselam) düşman tarafında olan babasını öldürmek için izin istemiş fakat Hz. Peygamber buna müsaade etmemişti. Bunun üzerine Hanzala, müşriklerin kumandanı Ebû Süfyan’a hamle yapmıştı, tam onu öldüreceği sırada Şeddâd bin el-Esved adlı müşrik, Hanzala’nın üzerine atılmış ve Hanzala şehadet şerbetini içmişti.


Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselam) şehitlerin başında durarak ashabına: "Kabirlerini geniş ve güzel kazın, onları ikişer ikişer ve üçer üçer gömün. Kur'an'ı en iyi bilenlere öncelik tanıyın." buyurdu. Resûlullah Efendimiz şehit olan Hanzala'nın başucuna gitti ve: "Arkadaşınız melekler tarafından yıkanmaktadır. Onun eşine sorun bakalım, o ne yapmıştı ki, melekler onu yıkıyorlar" buyurdu. Bunun üzerine ashabtan biri Cemîle binti Abdillah'ın yanına gidip Resûlullah'ın (aleyhissalatu vesselam) söylediklerini haber verir. Hz. Cemîle bunun üzerine: "Savaş emrini işittiğinde cünüptü. Geç kalmamak için yıkanmadan çıkmıştı" diye Peygamberimiz'e (aleyhissalatu vesselam) haber yollamıştı. Cemîle'nin sözleri Resûlullah Efendimiz'e ulaştığında (aleyhissalatu vesselam): "İşte bunun için melekler onu yıkadılar" buyurmuştur.


Bir günlük eşinin şehit edilmesi üzerine dul kalan Hz. Cemîle, Peygamberimizden gelen bu müjdeli haber ile bir nebze olsun rahatlamıştır. Uhud savaşından yedi ay sonra ise oğulları Abdullah dünyaya gelir.


Daha sonra Resûl-i Zîşan’ın hatîblerinden olan Sâbit bin Kays, Cemîle Binti Abdillah’a talip olur ve evlenirler fakat pek mutlu olamazlar. Bunu duyan Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): “Cemile! Sabit'in neyini beğenmedin?” diye sorar. Cemîle ise: “Yâ Resûlallah! Sabit'i, dini ve ahlâkı yüzünden ayıplayamam. Vallahi, onun, sadece çirkinliğinden hoşlanmıyorum. Ona kızmaktan kendimi alamıyorum” der. Peygamberimiz: “Sana mehir olarak ne vermişti?” diye sorar. Cemîle: “Bir bahçe” cevabını verir. Resûlullah: “Bahçesini ona geri verecek misin?” deyince Cemîle hiç düşünmeden: “Evet” der.


Sâbit bin Kays, Cemîle Binti Abdillah’a mehir olarak verdiği bahçeyi geri alır ve böylelikle ayrılırlar. İslâm'da ilk hul-i nikâh yani “bir kadının, mehrini kocasına bağışlayarak boşanmak istemesi” ilk olarak o zaman vuku bulmuştur.


Cemîle Binti Abdillah, Sâbit’ten sonra Mâlik İbnu'd-Dahşem'le evlenir. Mâlik’ten sonra da Hubeyb İbni Yesaf talip olur ve evlenirler.


Hz. Cemîle’nin vefat yılı ile ilgili bir bilgiye ulaşamadık.


KAYNAKLAR


1- Ahmed Nedvî-Said Sahib Ensarî, Asr-ı Saadet, trc. Ali Genceli, Şâmil Yayınevi, İstanbul, 1985, III.


2- İbnu Hacer el-Askalânî, el-İsabe Seçkin Sahabeler, trc. Seyfullah Erdoğmuş, Sağlam Yayınevi, İstanbul, 2008.


3- Abdulaziz eş-Şennavi, Sahabe Hayatından Tablolar (Hanım Sahabeler), trc. Tâceddin Uzun, Uysal Kitabevi, Ankara, 1991.


4- M. Yusuf Kandehlevî, Hayâtü's Sahâbe, trc. Ali Arslan, Merve Yayınları, İstanbul, (tarihsiz), IV.


5- Mevlânâ Şiblî, Asr-ı Saadet, trc. Ömer Rıza Doğrul, Eser Neşriyat, İstanbul, 1977, I.


6- Havva Ergene Işık, Hanım Sahabîler, Gül Yurdu Yayınları, İstanbul, 2008.