2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Huseyni çevrimdışı Müdavim
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    11.805
    Blog Blog Girişleri
    39
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2590 + 209048


    Peygamber Efendimiz'in (a.s.m) Duâ Etttiği Sahabe - Ebu Hureyre (r.a.)

    Peygamber Efendimizin (asm)duâ ettiği sahabe

    Hadis kitaplarında en çok Ebu Hüreyre adını duyarız. Peki, Ebu Hüreyre kimdir, neden bu ismi almıştır?

    Yemen’de yaşayan Ezd kabilesinin Devs koluna mensup olan Ebu Hüreyre’nin asıl adı Abdurrahman b. Sahr ed-Devsî’dir. Bu kabileden ilk Müslüman olma şerefine ulaştı. Ebu Hüreyre, Devslilerle hicretin 7. yılında Medine’ye gelirken, uzayıp giden gece yolculuğundan sıkılıyor, Medine’ye bir an evvel kavuşmak için sabırsızlanıyordu. Hayber’e vardığı zaman, Peygamber Efendimiz (a.s.m.) Natat Kalesini fethetmiş, Ketibe Kalesini de kuşatmış bulunuyordu. Peygamberimiz (a.s.m.), Ebu Hüreyre’yi görünce, ona kimlerden olduğunu sordu. Ebu Hüreyre:

    “Devs’tenim.” deyince Peygamberimiz (a.s.m.), “Ben, Devs içinde kimi gördümse, onda hayır gördüm” buyurdu. 1

    Ebu Hüreyre, gelirken, yolda kölesini kaybetmişti. Peygamberimizle (a.s.m.) oturduğu sırada, köle oraya çıkageldi. Peygamberimiz (a.s.m.), Ebu Hüreyre’ye “İşte, kölen geldi” buyurdu.

    Ebu Hüreyre, “Sen şahit ol ki, o hürdür. Ben onu Allah rızası için azat ettim” dedi. 2

    Ebu Hüreyre, “Kedicik Babası” demektir. Bir gün kendisine “Sen ne için Ebu Hüreyre künyesini aldın?” diye sorulmuştu. Ebu Hüreyre künyenin veriliş hikâyesini şöyle anlatır:

    “Ben ev halkıma ait davarları güderdim. Benim bir de kediciğim vardı. Onu geceleri otların içine koyardım. Gündüz olunca, onu yanımda taşır, onunla oynardım. Beni ‘Ebu Hüreyre’ diye bununla künyelediler. Medine’de de, bir gün, kaftanımın yeninin içinde bir kedicik taşıyordum. Resûlullah (a.s.m.) beni gördü ve bana ne olduğunu sordu. “Bir kediciktir” dedim. Bunun üzerine, Resûlullah (a.s.m.) bana, “Yâ Ebâ Hüreyre!” (Ey kedicik babası!) buyurdu.”

    Bundan sonra, o hep Ebu Hüreyre künyesiyle anılmış ve zamanla asıl adı unutulmuştur. Ebu Hüreyre Müslüman olduktan sonra, Resul-i Ekrem'in (asm) yanından hiç ayrılmamış ve adeta gölge gibi takip etmiştir. Mescid-i Nebevi’nin yanında bulunan Suffede kalarak Resulullah’tan ilim tahsil etmiştir. O en çok hadis rivayet edenlerin başında gelir. Rivayet ettiği hadisin sayısı 5374’tür. Belki bildiğimiz veya duyduğumuz hadislerin pek çoğunun ravisi odur. Hicri 58 yılında vefat etmiştir.

    Ebu Hüreyre annesinin müşrik bir kadın olduğunu, kendisini İslâmiyete dâvet ettikçe, hep bundan kaçındığını söyler. Yine, bir gün, annesini İslâmiyete dâvet etmişti. Resûlullah (a.s.m.) aleyhinde, hoşlanmayacağı sözler söyleyince Ebu Hüreyre ağlayarak, Resûlullah’ın (a.s.m.) yanına vardı ve “Yâ Resûlallah! Ben anamı İslâmiyete dâvet edip duruyorum. O ise, hep bana karşı koyuyor. Bugün, onu tekrar İslâmiyete dâvet etmiştim. Kendisi bana senin aleyhinde, hoşlanmayacağım şeyler söyledi. Ebu Hüreyre’nin anasını hidayete erdirmesi için Allaha duâ et” dedi.

    Bunun üzerine, Resûlullah (a.s.m.) “Allah’ım! Ebu Hüreyre’nin anasına hidayet ver, doğru yolu göster” diyerek duâ etti. Ebu Hüreyre hemen Allah’ın Peygamberinin bu duâsını annesine müjdelemek için gitti. Kapının önüne geldiği zaman, kapı kilitlenmişti. Oğluna “Ey Ebu Hüreyre! Dur olduğun yerde” diye seslendi. İçeriden, su sesini işitti. Annesi yıkanıp giyindi, kapıyı açtı ve oğlunu içeri aldı. “Eşhedü en lâ ilahe illallah. Ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh” diyerek Kelime-i Şehadet getirdi. Ebu Hüreyre hemen, dönüp Resûlullah’ın (a.s.m.) yanına vardı. Sevincinden ağlıyordu.

    “Müjde! Allah senin duânı kabul etmiş. Ebu Hureyre’nin anasını İslâmiyet’e hidayet buyurmuş” dedi. Bunun üzerine, Resûlullah (a.s.m.), Allah’a hamd ü sena etti ve “Hayırlı olsun” buyurdu.

    Ebu Hüreyre, açlıktan bayılma noktasına geldiği halde Peygamber Efendimiz’in (asm) huzurundan ayrılmaz, Mescid-i Nebevi’yi terk etmezdi. Hadisleri öğrenip ezberleme konusundaki aşırı isteği ve unutmaktan korkmasından dolayı Peygamber Efendimize (asm) müracaat ederek duâ talebinde bulundu. Kendisi için yapılan duâdan sonra hiçbir şeyi unutmadığını bildirdi. Bunun yanında, diğer sahabeler kendi özel işleriyle uğraşırken o, Hz. Muhammed’in (asm) yanından hiç ayrılmayarak ilim tahsilinde her yola başvururdu. Hatta bu sıralarda daha önceleri varlıklı, köle sahibi olmasına rağmen maddî sıkıntı çektiği ve buna rağmen dünya işleriyle ilgilenmediği bilinmektedir. Tabi ki bu arada, diğer sahabelerin duymadığı hadisi duyup nakletme şerefine de nail olmuştur.

    Önemli özelliklerinden bir tanesi de merak ettiği bütün konuları Peygamber Efendimize (asm) sormasıdır. Ebu Hüreyre, öğrenmede gösterdiği büyük gayreti öğretip nakletmede de gösterdi ve hatta bazı köleleri dahi hadis rivayet etti. Bu durum hadisleri öğretip nakletmedeki üstün gayretinin bir numunesidir. Hatta mescide gittiği zaman, imam gelip namaz kıldırana kadar geçen zamanda bile hadis naklederek her fırsatı değerlendirirdi. Bu konuda değişmez bir otorite olarak kabul edilir. Peygamber Efendimizin (asm) vefatından sonra yaklaşık elli yıl yaşadı ve bu süre zarfında kendisine intikal edip halledilemeyen bir çok konuda hadisler naklederek çok büyük hizmetlerde bulundu.

    Ebu Hüreyre’nin çok hadis rivayet etmesine karşı çıkılmış olmakla beraber, hiç kimse onu yalancılıkla itham etmemiştir. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında rivayet ettiği hadislerle ümmette Âl-i Beyt sevgisinin artmasına sebep olmuştur.

    Bediüzzaman, umum Suffe ehlini nakillerine şahit göstererek bir bakıma onların sözcülüğünü yapan birinin, bildirdiklerine inanmayanın veya kesin kabul etmeyenin ya kalbinin bozuk olduğunu veya aklının olmadığını belirterek; “Acaba, Hazret-i Ebu Hüreyre gibi sadık ve bütün hayatını hadise ve dine vakfeden; ‘kim bile bile benim söylemediğim bir şeyi söyledi diye uydurursa, cehennemdeki yerine hazırlasın’, hadisini işiten ve nakleden, hiç mümkün müdür ki, hıfzındaki ehâdis-i Nebeviyenin kıymetini ve sıhhatini şüpheye düşürüp Ehl-i Suffenin tekzibine hedef edecek muhalif bir söz ve asılsız bir vak’a söylesin? Hâşâ!” 3 ifadelerine yer vermektedir.

    Ebu Hüreyre’nin daha çok hadis rivayet etmesine rağmen, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi, Hz. Muhammed’i yakından takip eden bazı büyük sahabelerin, daha az hadis rivayet etmeleriyle ilgili soruya Risâle-i Nur’da şöyle cevap verilir:

    “Nasıl ki insan bir ilâca muhtaç olsa, bir tabibe gider; hendese için mühendise gider, mühendisten nakleder; mesele-i şer’iye müftüden haber alınır ve hâkezâ... Öyle de, Sahabe içinde, ehâdis-i Nebeviyeyi gelecek asırlara ders vermek için, ulema-i Sahabeden bir kısım, ona mânen muvazzaf idiler, bütün kuvvetleriyle ona çalışıyorlardı. Evet, Hazret-i Ebu Hüreyre bütün hayatını hadisin hıfzına vermiş. Hazret-i Ömer siyaset âlemiyle ve hilâfet-i kübrâ ile meşgulmüş. Onun için, ehâdisi ümmete ders vermek için, Ebu Hüreyre ve Enes ve Câbir gibi zatlara itimat edip, ondan, rivayeti az ederdi.” 4

    Ebu Hüreyre, Peygamber Efendimizin (a.s.m.), “Allah’ım! Şu kulcağızını ve anasını mü’min kullarına sevdir. Mü’minleri de onlara sevdir.” duâsına da nail olmuştur.5

    Biz Ebu Hüreyre’yi (ra) seviyoruz. İnşallah o da bizi sever.

    Dipnotlar:

    1- Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 685.
    2- Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 2, s. 286, Buhari, Sahih, c. 3, s. 119, 120.
    3- Mektubat, s. 119.
    4- Mektubat, s. 132.
    5- Ahmed b. Hantael, Müsned, c. 2, s. 320, Müslim, Sahih, c. 4, s. 938, 939.



    Ahmet Özdemir
    10.07.2011

    [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]

    Benzer Konular
    Üstadın Peygamber ve sahabe sevgisi
    Üstadın Peygamber ve sahabe sevgisi Said Nursi'yi anma programına talebesi Mehmet Fırıncı da katılıyor Devami...
    Peygamber Efendimiz Ziyaretinize Gelse.... "Bir gün Peygamber Efendimiz ziyare
    Peygamber Efendimiz Ziyaretinize Gelse....   "Bir gün Peygamber Efendimiz ziyare Peygamber Efendimiz Ziyaretinize Gelse.... "Bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretimize gelse, yalnızca birkaç günlüğüne çalsa kapımızı, merak ediyorum neler yapacağımızı..." Böyle bir ziyaret vaki olursa,
    Peygamber Müjdesi: "Mümin Ebedi Azapta Kalmaz" Nihat HATİPOĞLU EBU Hurey
    Peygamber Müjdesi: "Mümin Ebedi Azapta Kalmaz" Nihat HATİPOĞLU    EBU Hurey Peygamber Müjdesi: "Mümin Ebedi Azapta Kalmaz" Nihat HATİPOĞLU EBU Hureyre (ra) anlatıyor: Bir gün arkadaşlarımızla oturuyorduk. Sohbetin sonunda peygamberimizi sorduk. İçimizden kimse O’nu gö
    Efendimiz'in ve Sahabe'nin Beşer Olma Özellikleri Nasıl Anlaşılmalı?
    Efendimiz'in ve Sahabe'nin Beşer Olma Özellikleri Nasıl Anlaşılmalı? Soru: Efendimiz ve sahabenin hata yapması ile ilgili olarak günümüzde ortaya atılan sözde düşünceler hakkındaki mütalâalarınız nelerdir? Cevap: Son zamanlarda Efendimiz’in de bir beşer olduğundan yola çıkılarak,
    Peygamber efendimizin peygamberlik mührünü öpen sahabe...
    Peygamber efendimizin peygamberlik mührünü öpen sahabe... PEYGAMBER EFENDİMİZİN PEYGAMBERLİK MÜHRÜNÜ ÖPEN SAHABE H.Z. UKKAŞE (R.A) “ Fetih suresi nazil olunca, Peygamberimiz(S.A.V), Cebrail'e: -Ey Cebrail öleceğimi anladım, buyurunca Cebrail, Peygamberimize: - S
    Yazar : Risale Forum

    Halbuki, en ziyade hasta sensin.
    Sen, evvel kendine tabib ara, şifa bul;
    sonra başkasının şifasına çalış.

    ........

  2. #2
    tebliğ şimdi çevrimiçi Haftanın Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.545
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 434 + 31894


    Cevap: Peygamber Efendimiz'in (a.s.m) Duâ Etttiği Sahabe - Ebu Hureyre (r.a.)

    Elbette ki Ebu Hureyre'yi bizlerde seviyoruz ..Lakin benim en çok hayranlık duyduğum husus ,Ebu hureyre'nin hz Peygambere(sav) duyduğu yoğun bağlılık ve aşkı;

    Ne zamanki bu mubarek sahabeyi okursam aklıma iki şey gelir ;Birincisi kedilere duyduğu merhamet ki zaten bu ismi o yüzden almıştı yanılmıyorsam;bir diğeride

    Efendimize (sav) duyduğu aşırı sevgiden ötürü akşamları evine gidemezmiş;yani ayrılamazmış;evine gitmeye mecbur olduğu vakitlerde ayrılığın acısıyla gecenin,bir yarısı evinden hızla Resulullah'ın (sav)kapısına gelip ağlaması ve yalvararak beni içeri alın peygamberden ayrı yaşayamıyorum diye sevgi ve sadakatini göstermesi,beni hep etkilemiştir;

    vefaysa vefa,sadakatse sadakat ,aşksa aşk;

    ne derseniz deyin hz ebu hureyre için ona teslimiyet ve bağlılık çok yakışmıştı,ve asırlar sonra bizlere güzel bir örnek oldu bu muhteşem SAHABİ;

    Allah (c.c) onlardan ebeden razı olsun;
    Yazar : Risale Forum
    ..avareyim,
    asûdeyim,
    yorgunum
    biliyorum!!!!
    neden sana
    vurgunum
    ..
    ..RİSALE-İ NUR'UM...


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222