10. FASIL: DUMRE b. EBU’L-İYS (veya İBNÜ’L-İYS)’İN HİCRET ETMESİ


- Mü’minlerden özür sahibi olmaksızın cihaddan geri kalanlarla Allah yolunda canlarıyla, mallarıyla savaşanlar bir olmazlar. Allah mallarıyla, canlarıyla savaşanları derece itibariyle (evlerinde) oturanlardan üstün kılmıştır. Bununla beraber Allah ikisine de cenneti va’detmiştir. Ama Allah mücahitlere ikramların üstünde büyük bir mükâfaat ihsan etmiştir.’
(Nisa: 4/95) ayeti nâzil olduğunda fakirlikten dolayı hicret etmeyip de Mekke’de kalanlar bundan hicret etmemeye ruhsat çıkardılar. Fakat sonunda şu âyet-i kerime indi:

“Şüphesiz ki melekler, ruhlarını alırken nefislerine zulmedenlere (onları susturmak için): “Ne halde idiniz?” diye sordular. Onlar “Biz yeryüzünde zayıf kimselerdik” cevabını verirler. Bunun üzerine melekler “Allah’ın arzı geniş değil miydi? Onda hicret etseydiniz ya” derler. İşte bunların yeri cehennemdir; o ne kötü bir dönüş yeridir”.
(Nisa: 4/97)

Bu âyet üzerine hicret etmeyen bu insanlar “Artık bizim için başka seçenek yoktur” dediler. Ama daha sonra da şu âyet-i kerime nâzil oldu:


“Erkek, kadın ve çocuklardan zayıf olanlar, hiç bir çağrıya gücü yetmeyip hicret için bir yol bulamayanlar bundan müstesnâdır. Allah’ın bunları atfetmesi umulur. Allah çok affeden ve çok bağışlayandır”.
(Nisa: 4/98-99)

- Benî Leys kabilesinden iki gözü kör, fakat zengin birisi olan Dumre b. Ebu’l (veya İbnü’l)-İys bu âyet-i kerimeleri duyduğunda kendi kendisine “Gözlerim kör diye ben bu işten sıyrılamam. Çünkü malım ve kölelerim vardır.” dedi ve adamlarına “Beni bir deveye bindiriniz” diye emretti. Onu bir deveye bindirdiler. Hasta olmasına rağmen Medine’ye doğru yola çıktı. Tenim denilen yere geldiğinde vefat etti. Onu oraya defnettiler. Daha sonra onun hakkında şu âyet-i kerime nâzil oldu:


“Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde girecek çok yer ve genişlik bulur. Kim de Allah’a ve peygamberine hicret maksadıyla evinden çıkar da yolda kendisine ölüm yetişirse muhakkak ki onun mükâfaatı Allah’a düşer. Allah çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.”
(Nisa: 4/100)[1]

- Cündüb oğlu Dumre hicret niyetiyle evinden çıktı ve aile efradına “Beni bir deveye bindiriniz. Müşriklerin topraklarından çıkarıp Hz. Peygamber’e götürünüz” dedi. Fakat Hz. Peygamber’e kavuşamadan yolda öldü. Bunun üzerine Nisa Sûresi’nin 100. âyet-i kerimesi nâzil oldu.
[2]

____________________________

[1] İsabe II/212 (Firyabi, Said b. Cübeyr’den. Ayrıca İbn Mendeh muallak olarak Hüşeym’den o da Salim’den. İbn Ebi Hatim’se İsrail tarikiyle Salim’den).
[2] Mecma VII/10 (Ebu Ya’la İbn Abbas’tan. Heysemi, “Bu hadisin ricali sikadır” der).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/351.