Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 1/3 123 SonSon
28 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Peygamberimizin (s.a.v.) mübârek zevcelerinden. İsmi Aişe binti Ebû Bekir’dir. Yani Ebû Bekir (r.a.)’ın kızıdır. Annesi Ümmü Ruman binti Âmir İbni Uveymir’dir. Künyesi Ümmü Abdullah, lâkabı Sıddîka, unvanı Ümm-ül-Mü’minindir. Hz. Âişe’nin çocuğu yoktu.

    Bunun için künyesi de yoktur. Araplarda künyeye çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için Hz. Aişe üzülürdü. Birgün Hz. Peygambere bunu arz etmiş ve Peygamberimiz (s.a.v.) de “Sen yeğenin Abdullah bin Zübeyr’i kendine evlâd edinirsin, Onun ismine izafeten de künye alırsın.” Bundan sonra Hz. Aişe yeğeni Abdullah bin Zübeyr’e izafeten Ebû Abdullah diye künyelendi.

    Hz. Aişe, Hicret’ten sekiz sene önce Mekke-i Mükerreme’de doğdu. (m. 614). 57 (m. 676) senesinin Ramazan ayının 17. Salı günü Medine-i Münevvere’de vefât etti. Namazını Medine valisi olan Ebû Hureyre (r.a.) kıldırdı. Vasiyyeti üzerine geceleyin Baki Kabristanına defn edildi.

    Benzer Konular
    HZ. ÜMMÜ HABÎBE (Radıyallahü Anhâ)
    HZ. ÜMMÜ HABÎBE (Radıyallahü Anhâ) Resûlullah’ın mübârek hanımlarından. İsmi Remle’dir. Babası Ebû Süfyân bin Harb bin Ümeyye, annesi Hind’dir. Hz. Mu’âviye’nin kız kardeşidir. Bi’setten onyedi sene önce Mekke’de doğdu. Medine’de 44 (m. 664) senesinde vef
    HZ. ÜMMÜ SELEME (Radıyallahü Anhâ)
    HZ. ÜMMÜ SELEME (Radıyallahü Anhâ) Peygamberimizin mübârek hanımlarından. İsmi Hind’dir. Künyesi Ümmü Seleme’dir. Künyesiyle meşhûrdur. Babası Ebû Umeyye Süheyl bin Mugîre bin Abdullah bin Ömer bin Mahzum, annesi Âtıke binti Âmir’dir. Mekke’de Bi’sett
    HZ. SEVDE BİNTİ ZEM’A (Radıyallahü Anhâ)
    HZ. SEVDE BİNTİ ZEM’A (Radıyallahü Anhâ) Peygamber efendimizin muhterem hanımlarından biri. Nesebi (silsilesi), Sevde binti Zem’a bin Kays bin Abdişems bin Abdivüdd bin Nasr bin Mâlik bin Hasel bin Âmir, el-Kureyşi, el-Âmiridir. Annesinin ismi ise, Şemmûs bint-
    HZ. HADÎCE-TÜL KÜBRÂ (Radıyallahü Anhâ)
    HZ. HADÎCE-TÜL KÜBR (Radıyallahü Anhâ) Peygamberimizin ilk hanımı, ilk îmân eden hür kadın, mü’minlerin annelerinden. Kureyş kabilesinin kibar ve asil bir ailesine mensûbtur. Babasının adı Hüveylîd, annesinin ki Fâtımadır. Nesebi Hadîce binti Hüveylid bin
    Rumeysa ( Radıyallahu Anhâ)
    Rumeysa ( Radıyallahu Anhâ) Rumeysa ( Radıyallahu Anhâ) Efendimiz A.S.V. min Süt Teyzesi, Hanım Sahabilerin En Gözdesi Malik Bin Nadr´ın Eşi ... O Bir yıldızdı aslında , Adı Rumeysa! Künyesi Ümmü Süleym.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Hz. Aişe validemiz küçük yaşta iken okuma-yazma öğrenmiş olup, çok zeki ve kabiliyetli idi. Her bir hâdise üzerine hemen bir şiir söylemesi onun zekâsına bir delildir, öğrendiği ve ezberlediği bir şeyi katiyyen unutmazdı Çok akıllı, zekî, âlime, edibe ve afife ve sâliha idi. Hâfızası pek kuvvetli olduğu için, Eshâb-ı kirâm, birçok şeyleri ondan sorup öğrenirdi. Âyet-i kerîme ile medh edildi.

    Resûlullah (s.a.v.) ikinci defa olarak, ellibeş yaşında iken, Ebû Bekir’in (r.a.) kızı; Aişe (r.anha) ile evlendi. Bunu, Hadîce-i kübrânın vefâtından bir yıl sonra, Allahü teâlânın emri ile nikâh eylemişti, ölünceye kadar, sekiz sene onunla yaşadı.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Peygamberimizin Hz. Aişe ile evlenmelerinde en önemli husus nikâh akdinin Hz. Peygamberin arzusuyla değil, Allahü teâlânın emri ile olmasıdır. Buhârî ve Müslim’in rivâyetlerinde ve Mevâhib-i Ledünniyye’de Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Aişe’ye şöyle buyurdu: “Seni üç gece rüyada gördüm.

    Bir melek ipek kumaşa sarmış (Bu senin hatunundur) dedi. Ben de yüzünü açtım ve “Eğer Allah tarafından ise Cenâb-ı Hak imza eylesin” dedim. Ya’ni eğer rüya rahmani ise Allahü teâlâ müyesser kılsın demektir. Tirmizî’nin beyanına göre: Cebrâil (a.s.) Peygamberimize yeşil bir ipek içinde Hz. Âişe’nin suretini getirdi ve “Bu senin dünyâda ve âhirette hâtûnundur”
    buyurdu.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Hz. Âişe’nin bildirdiğine göre: Peygamberimiz (s.a.v.) hergün ya akşam ya sabah vakitlerinde Hz. Ebû Bekir’in evine uğraman âdet-i şerîfleri idi. (Müşrikler Dar’ün-Nedvede toplanmışlar, şeytan Necdli bir şeyh kılığında gelmiş; müşriklere Hz. Peygamberi öldürmelerini tavsiye etmiş ve Hz. Peygamberi (s.a.v.) öldürmek üzere karar almışlardı.

    Cebrâil (a.s.) bunu Hz. Peygambere (s.a.v.) haber verdi ve hicretine Allahü teâlânın müsâde buyurduğunu bildirdi.) Hz. Peygamber hicretine müsaade buyurulduğu gün; öğle vakti sıcakta hiç gelmediği bir saatte başını sarmış olduğu halde Hz. Ebû Bekir’in evine geldi ve Hz. Ebû Bekir’e Allahü teâlânın hicret için izin verdiğini ve Hz. Ebû Bekir’in de kendisi ile beraber olacağını haber verdi. Bu haber üzerine Hz. Ebû Bekir sevincinden ağladı. Hz. Aişe o güne kadar sevincinden ağlayan hiç bir insan görmediğini söylemiştir.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Yine Hz. Aişe buyuruyor ki: “Resûlullah Medine’ye hicret ettiği zaman bizi ve kızlarını geride Mekke’de bırakmıştı. Medine’yi şereflendirince azadlı kölesi Zeyd bin Hârise ile Ebû Râfi’i iki deve ve ihtiyaçları olabilecek şeyleri satın almak üzere 500 dirhem harçlıkla bize gönderdi.

    Hz. Ebû Bekir de Abdullah bin Ureykıt’ı iki üç deve ile onların yanına katıp, hanımı Ümmü Rumân ve beni ve kız kardeşim Esmâ’yı develere bindirerek göndermesini, oğlu Abdullah bin Ebû Bekre mektûb yazarak emretti. “Hz. Aişe, annesi Ümmü Rumân ve Resûlullahın kerîmelerinden Hz. Zeyneb hariç diğerleri ile kafile olarak yola çıktı. Kubeyd mevkiinde Hz. Zeyd 500 dirhemle üç deve daha satın aldı. Kafileye Talha bin Ubeydullah (r.a.) da katıldı.

    Mina mevkiinden Beyd’a denilen yere ulaştıkları zaman Hz. Âişe’nin devesi kaçtı. Hz. Aişe buyuruyor ki: “Devem kaçtı. Ben Mahfe’nin içindeydim. Annem de yanımdaydı. Annem “Eyvah kızcağızım, eyvah gelinciğim” diyerek çırpınıyordu. Allahü teâlâ devemize sükûnet verdi ve bizi kurtardı. Nihayet Medine’ye geldik. Ben Hz. Ebû Bekir’in ev halkı ile birlikte indim.” O zaman Mescid-i Nebevî ve etrafındaki odalar yapılmıştı.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Abdülhak-ı Dehlevî, (Cezb-ül-kulûb) kitabında, fârisi olarak diyor ki, (Mescid-i şerîf) yapılırken, Aişe ve Sevde (r.anha) için birer oda yapıldı. Sonra, ihtiyaç oldukça bir oda yapılarak, adedleri dokuz oldu. Odalar, Arab âdeti üzere, hurma dalından idi. Üstleri kıldan keçe ile örtülü idi. Kapılarında yalnız perde asılı idi. Odalar mescidin cenûb, şark ve şimal taraflarında idi.

    Kerpiçden yapılmış olanı da vardı. Çoğunun kapısı mescide açılırdı. Tavanlarının yüksekliği, orta boylu insan boyundan bir karış fazla idi. Hz. Fâtıma ile Hz. Âişe’nin odaları arasında kapı vardı. Resûlullah (s.a.v.) vefâtından birkaç gün önce, Hz. Ebû Bekir’den başka Eshâb odalarının mescide açılan kapılarını kapattırdı.

    Mekke’den gelen Resûlullahın ev halkı kendi odalarının önünde indi. Hz. Âişe validemiz Hz. Ebû Bekir’in evinde bir müddet ikâmet buyurdular. Hz. Ebû Bekir bir gün Resûlullaha “Yâ Resûlallah ehlinle evlenmekten seni alıkoyan nedir?” diye sordu. Resûlullah “Mehirdir” buyurdu. Hz. Ebû Bekir, Resûlullaha mehr parası gönderdi. Bunun üzerine Resûlullah Hz. Âişe ile nikâhlarının vuku bulduğu Şevval ayı içerisinde evlendi.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Hz. Âişe validemiz buyuruyor ki: “Medine’ye hicret edip geldiğimiz zaman burası hastalığı bol olan bir yer idi. Bütün Eshâb-ı kirâm hastalığa tutuldular. Bu hastalıktan ancak Resûlullah (s.a.v.) Allahü teâlânın korumasıyla kurtuldu.” Hz. Âişe de hastalandı.

    Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Âişe’ye “Sende gördüğüm nedir” diye sorunca Hz. Âişe “Anam Babam sana fedâ olsun yâ Resûlallah Hummadır. Allah onu kahretsin” dedi. Peygamberimiz:“Hayır ona kötü söyleme. O, vazifelidir, istersen sana bir duâ öğreteyim. Onu okuduğun zaman Allahü teâlâ onu senden giderir.” buyurdu.

    Hz. Âişe, “Öğret yâ Resûlallah” dedi. Hz. Peygamber duayı öğretince humma geçti. Hz. Âişe validemiz hasta yatarken babası Hz. Ebû Bekir, Onu yanağından öptü: “Sevgili yavrucuğum nasılsın” diye halini sordu.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  8. #8
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Hz. Âişe validemiz Medine’de Resûlullah’ın (s.a.v.) gazalarına katılmış diğer Sahâbî hâtûnları gibi yaralıların tedavisi ve onların bakımıyla meşgul olmuş, büyük hizmetler görmüştür. Cephelerde eline kılıç alıp, çarpışmayı istemiş ise de Resûlullah (s.a.v.) buna müsâde buyurmamıştır. Meselâ Uhud günü Hz. Peygamber (s.a.v.) yaralanmış, mübârek yüzü müşriklerin attığı taşla yaralanıp, kan içinde kalmıştı.

    Hz. Fâtıma validemiz, Resûlullahın mübârek yüzünü yıkamış, kan durmayınca yünden hasır yakmış ve külünü âlemlere rahmet olarak gelen Peygamberimizin mübârek yüzüne basarak, kanı durdurmuştu. Hz. Âişe validemiz de sırtında yiyecek ve içecek su taşıyarak Uhud’a gelmişti. Hz. Âişe ve Ümmü Süleym kırba ile su taşıyorlar, Hamne (r.a.) ise susuzlara su veriyordu.

    Enes bin Mâlik (r.a.) diyor ki, “Uhud gazasında müslümanlar bozulup, Resûlullahın yanından dağıldıkları zaman, Hz. Âişe ile Ümmü Süleym bint-i Milhân’ı gördüm. Arkalarında kırbalarla koşa koşa su taşıyorlar, yaralıların ağızlarına boşaltıyorlardı. Kırbaları boşaldıkça koşarak gidiyor doldurunca koşarak geliyor yine yaralılara su veriyorlardı.” Kadınların Uhud Savaşına katılmasına müsaade edilmesinin sebebi yaralıları tedavi için idi.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  9. #9
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Hz. Âişe validemiz, Benî Mustalık (veya Müreysi) gazasına da katılmıştı. Bu gazada kendilerine yapılan iftira ile ilgili olarak Hz. Âişe buyururdu ki: (Bana karşı yapılan iftiranın yalan olduğu Allahü teâlâ tarafından bildirildi). Hatta bunu söyleyerek öğünürdü. Allahü teâlâ, Nur süresindeki onyedi âyeti göndererek, Âişe’ye iftira edenlerin Cehenneme gideceklerini bildirdi. Hz. Âişe’nin izzeti ve şerefinin yüksekliği bu âyet-i kerîmelerle de anlaşıldı.

    Hz. Âişe’ye iftira, Hicret’in beşinci yılında (Müreysi) gazvesinde olmuştu. Bu muharebeye (Beni mustalık) gazvesi de denir. Resûlullah, bu gazaya bin kişi ile gitmişti. Hz. Âişe ile Ümmü Seleme’yi de götürmüştü. Ganimete kavuşmak için, çok sayıda mün!fık da gelmişti. Resûlullah (s.a.v.) askerin önüne Hz. Ömer’i koydu. Kanlı savaşdan sonra beşbin koyun ile onbin deve ve yediyüzden ziyade esir alındı.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: HZ. AİŞE-İ SIDDÎKA (Radıyallahü Anhâ)

    Me’aric-ün-nübüvve de buyuruluyor ki: Resûlullah gazaya giderken, zevceleri arasında kur’a çekerdi. Hangisinin adı çıkarsa, onu birlikte götürürdü. Bu gazaya da Hz. Âişe ile Hz. Ümmü Seleme gitmişti. Hz. Âişe buyuruyor ki, (Kadınların örtünmesi için âyet gelmişti. Bana bir çadır yapdılar.

    Çadırla deveye bindirirlerdi. Gazadan dönüşde, Medine’ye yakın konmuşduk. Seher vakti göç sesleri işitildi. Abdest için, askerden uzaklaşmışdım. Hemen geldim. Gerdanlığımı bulamadım. Geri gittim. Aradım, buldum. Yerime gelince, askeri göremedim. Gitmişler. Beni çadırın içinde sanıp deveye yükletmişler. O zaman az yirdim. Zaîf idim. Ondört yaşında idim. Şaşırdım kaldım. Beni bulamayınca ararlar diyerek, oturup bekledim.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


Sayfa 1/3 123 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222