Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12
17 sonuçtan 11 ile 17 arası

  1. #11
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 530 + 29689


    Cevap: HZ. OSMAN-I ZİNNÛREYN (Radıyallahü Anh)

    Müslüman şekline giren münafıkların körüklemesi ile halifeye karşı çıkan isyan yüzünden, Osman (r.a.)’ın hilâfetinin son altı senesi karışık ve gürültülü geçti. Yahudiler ve diğer İslâm düşmanları, çeşitli ihtilaflar çıkararak, fitne ve fesadı yaymak teşebbüsüne geçtiler. Fitnenin ve fesadın en büyük kaynağı Mısır’da idi. Buradaki fitne hareketini; Yemenli bir Yahudi olan Abdullah İbni Sebe adındaki bir münafık yapıyordu. Her tarafa yerleştirdiği adamları ile temas halinde olup, fitnenin yayılması için her yola başvuruyordu. İslâmiyeti içerden yıkmak için faaliyete geçen Abdullah İbni Sebe, önce Basra ve Kûfe’de gizli teşkilât kurdu.

    Daha sonra Medine’ye gelip, orada bir takım fitne ve karıştırıcılık faaliyeti göstermek istedi ise de, tutunamayıp, Mısır’a kaçtı. Mısır’da yıkıcı faaliyetlerini devam ettirmek üzere, kendisi gibi fitneci kimseleri etrafına topladı Ve faaliyete geçti. Burada fitnenin ilk tohumlarını atıp, sebeiyye fırkasını ortaya çıkardı. Kurduğu gizli teşkilâtla, cahil ve başı boş Mısır kıbtilerini aldatarak bir çapulcu alayı topladı. Âsîlerden onüçbin kişi, Medine-i münevvere şehrini sarmağa kâdar ileri gidip, halifeye, hilâfetden çekilmesini teklif etmişlerdir.

    Osman (r.a.) ise, (Server-i âlemin (s.a.v.) bana giydirdiği elbiseyi, elimle çıkarmam) buyurdu. Sahâbe-i kirâmın ve Tabi’în-i kirâmın hepisinin ictihâdları da böyle idi. Fakat, âsiler ikna edilemedi. Hicretin otu” beşinci senesinde Medine’ye gelerek, Hz. Osman’ın evini kuşattılar. Muhasara, kırk gün devam etti. Hz. Hasan ve Hüseyin ile Talha (r.a.) halifenin kapısında nöbet tuttular. Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden Abdullah bin Selam hazretleri buyuruyor ki: “Muhasarada bulunan Hz. Osman’ı ziyâret etmek üzere yanına gittim. Selâm verdim.

    Hz. Osman selâmımı aldı. Oturdum, az sonra Hz. Osman. “Kardeşim bu gece rüyamda şu pencereden Resûl-i Ekrem’i gördüm bana “Osman seni muhasara ettiler öyle mi?” diye sordu. Ben de “Evet yâ Resûlallah” dedim. Resûl-i Ekrem “Seni susuz bıraktılar, öylemi?” diye tekrar sordular. Ben de “Evet yâ Resûlallah” dedim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem bana bir bardak su verdi ve ben de o suyu içtim. Hatta soğukluğunu göğüsümde duyarcasına kandım. Sonra Resûl-i Ekrem bana “İstersen seni onlara galip getirelim, istersen iftarı bizim yanımızda yap” buyurdu. Ben de Resûl-i Ekrem’in yanında iftarı tercih ettim” dedi.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  2. #12
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 530 + 29689


    Cevap: HZ. OSMAN-I ZİNNÛREYN (Radıyallahü Anh)

    Hazenü’l-Kuşeyri diyor ki:

    Abdullah bin Selâm, Hz. Osman’ın evinden ayrıldıktan sonra Osman (r.a.) evini saran adamların karşısına çıktı ve onlara “Sizi benim üzerime teşvik ve tahrik eden o iki kişiyi getirin göreyim” dedi. Kızıl deve veya eşek gibi iki adam Osman’ın (r.a.) karşısına çıktı. Hz. Osman: “Size Allah ve Resûlüne yemin verdirerek soruyorum. Resûl-i Ekrem Medine’ye geldiği vakit, Rûme kuyusundan başka içilecek tatlı su bulunmadığı için “Rûme kuyusunu kim satın alır, kendi kovasını müslümanların kovası ile beraber tutarsa, Cennetteki kovası bundan hayırlı olur.” buyurduğu vakit, bol para verip onu satın alan ve millete vakf eden ben değil miyim? Şimdi siz ondan, hatta bir bardak acı sudan olsun beni men’ ediyorsunuz” dedi. Onlar “Evet doğrudur” dediler.

    Sonra yine Hz. Osman: “Allah ve İslâmiyet hakkı için size soruyorum: Darda olan İslâm ordusunu tamamiyle kendi servetimden techiz etmedim mi?” diye sordu. Onlar: “Evet doğrudur.” dediler. Hz. Osman: “Allah ve İslâmiyet adına size yemin verdiriyorum; mescid müslümanlara dar geldiği vakit, Resûl-i Ekrem:

    “Cennette daha hayırlısını almak üzere falancanın arsasını kim alıp mescide ilâve eder?”
    buyurduğu vakit onu satın alıp mescide katan ben değil miyim? Böyle iken, şimdi siz benim mescidde namaz kılmama mâni oluyorsunuz” dedi. Onlar: “Evet, doğrudur” dediler. Hz. Osman: “Allah ve İslâmiyet adına yemin verdirerek soruyorum:

    Resûl-i Ekrem, Ebû Bekir, Ömer ve benimle Şebir dağında otururken, dağ sallanıp taşı yuvarlandığı ve Resûl-i Ekrem taşı ayağıyla itip: “Ey Şebirdağı dur. Zira senin üzerinde bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehîdden başka kimse yoktur.” buyurmadı mı? dedi. Onlar: “Vallahi doğru söylüyorsun” dediler.

    Bunun üzerine Hz. Osman “Allahü Ekber” diye tekbir aldıktan sonra: “Kâ’be’nin Rabbi hakkı için şahid olun ki, ben şehîdim” dedi. Daha sonra âsiler, komşu duvarından aşarak içeriye girdiler. Osman (r.a.) oruçlu olup, Kur’ân-ı kerîm okuyordu. Âsiler Hz. Osman’ın üzerine saldırıp şehîd ettiler. Bu arada, hanımı Naile (r.anha)’nın da parmakları kesildi. Abdullah bin Selâm, Hz. Osman’ın şehîd edildiği esnada yanında bulunanlara “Hz. Osman son olarak o esnada ne dedi?” diye sordu.

    Dediler ki: Hz. Osman “Yâ Rabbi Ümmet-i Muhammed arasındaki tefrikayı kaldır ve kendilerini birleştir” diye üç kere duâ etti. Abdullah bin Selâm diyor ki: “Hz. Osman o şekilde duâ etmeseydi, kıyâmete kadar müslümanlar bir araya gelemezdi.” Asiler, Osman’ın (r.a.) evini soydular. Devlet hazînesi olan beyt-ül-mâlı da yağma ettiler. Medine-i Münevvereyi kana buladılar. Halifenin cenazesi üç gün defn edilmedi Nihayet Zübeyr bin Avvâm (r.a.) ve onyedi kişi cenaze namazını kıldıktan sonra, Baki mezarlığına defn ettiler. Hz. Osman şehîd olduğu zaman 82 yaşında bulunuyorlardı.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  3. #13
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 530 + 29689


    Cevap: HZ. OSMAN-I ZİNNÛREYN (Radıyallahü Anh)

    Hz. Osman’ın şehîd edilme haberi, İslâm ülkesinde geniş üzüntüler uyandırdı. Her tarafta büyük bir huzursuzluk ve hüzün başladı.

    İslâm düşmanları fitneyi çıkarmışlar, kinlerini kusmuşlardı. Hz. Osman’ın şehîd edildiği zamana kadar tam bir birlik içinde olan müslümanlar arasında bazı kimseler ayrılarak harici ve sebeiyye gibi fırkalara bölündüler.

    Peygamberimizin (s.a.v.) bildirdiği ve Eshâb-ı kirâmın tabi olduğu doğru yoldan ayrılmayan müslümanlar ise, fitneyi yok etmek için büyük gayretler gösterdiler. Doğru yoldan asla sapmadılar.
    Hz. Osman daima adaletli davrandı. Müslümanların rahatı için büyük titizlik gösterdi. Fitne hareketine birtakım ithamlarla başlayan âsilerin her türlü bozuk iddialarına, ikna edici cevaplar verip, delillerini gösterdi.

    Fakat âsilerin maksadı karışıklık çıkarmak ve fitne yaymak olduğundan Hicret’in 35’nti yılında Hz. Osman’ı şehîd ettiler. Osman (r.a.) şehîd olunca, bütün müslümanlar Hz. Ali’yi halife seçtiler. Hadîs-i şerîflerde Hz. Osman hakkında buyuruldu ki

    “Her peygamberin Cennetde bir arkadaşı vardır. Benim arkadaşım da Osman’dır.”
    Resûlullah kızı Rukıyye’yi Osman’a verdikten bir zaman sonra kızına “Osman bin Affanı nasıl buldun” dedi. Hayırlı, iyi gördüm, dedi. “Ey canım kızım, Osman’a çok saygı göster. Çünkü, Eshâbım arasında, ahlakı bana en çok benzeyen o’dur.” buyurdu.

    Hz. Âişe buyuruyor ki:

    Resûlullah (s.a.v.) evinde mübârek baldırları, yani topuğu ile dizi arası açık yatıyordu. Hz. Ebû Bekir kapıya gelip izin istedi. Habîb-i ekrem izin verdiler. Hallerini değiştirmediler. Sonra Hz. Ömer gelip izin istedi. Ona da izin verdiler ve mübârek baldırları açık olarak yattıkları vaziyette sohbet ediyorlardı. Hz. Osman gelip izin isteyince, Resûl-i Ekrem oturdu ve örtündü.

    Hepsi gittikten sonra Server-i âleme sordum: Babam Ebû Bekir (r.a.) İçeri girdi, hiç hareket etmediniz. Hz. Ömer içeri girince yine aynı vaziyette durdunuz. Hz. Osman içeri girince doğrulup oturdunuz ve elbisenizi düzelttiniz. Bunun hikmeti nedir?

    Cevabında:“Meleklerin haya ettiği bir kimseden ben haya etmez meyim?” buyurdular. Bir rivâyette ise Resûlullah (s.a.v.) “Osman çok haya sahibi bir kimsedir. Eğer o halde izin verseydim içeri girip söyleyeceğini anlatmazdı.” buyurmuştur.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  4. #14
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 530 + 29689


    Cevap: HZ. OSMAN-I ZİNNÛREYN (Radıyallahü Anh)

    Birgün Resûlullah (s.a.v.) yakında meydana gelecek fitneleri zikir ediyordu. O sırada kendini örtmüş bir kişi geçiyordu. Server-i âlem: “O fitne günü bu şahıs hidâyet üzere olacaktır.” buyurdular: Kalkıp o şahsa baktım. Osman bin Affan (r.a.) idi. Rivâyet eden diyor ki:

    “O şahta Resûl-i Ekrem’e göstererek “Yâ Resûlallah. Bu mudur?” dedim. “Evet” buyurdular. Yine aynı hususta hasen hadîs olarak Âişe-i Sıddîka’dan (r.anha) rivâyet edilen hadîs-i şerifte “Yâ Osman! Allah sana (hilâfet denen) bir gömlek giydirecek. Eğer münafıklar onu soymak isterlerse, bana kavuşasıya kadar sakın onu çıkarma” buyurulmuştur. Bu hadîs-i şerîf sebebiyle Hz. Osman muhasara edildiği zaman kendisi halifelikten çekilmemiştir.

    Yine hasen hadîs olarak İbni Ömer (r.a.) rivâyeti ile Resûl-i Ekrem: Hz. Osman yamanında çıkacak fitneyi zikr ettikten sonra Hz. Osman’ı işaret ederek “O fitnede bu, mazlum olarak katl edilir.” buyurmuştur.
    Resûlullah (s.a.v.) hadîs-i şerîfde: “Bütün peygamberler, hayatlarında bir kimse ile iftihar etmiştir. Ben de Osman bin Affan ile iftihar ederim.”

    Yine buyurdu:

    “Bütün melekler benim ile iftihar ederler. Ben de Osman bin Affan ile öğünürüm.”
    Resûlullah, Hz. Osman’a buğz eden bir kimsenin cenaze namazını kılmamıştır.
    Eshâb-ı kirâmdan Cabir (r.a.) anlatır.

    Biz Muhacirlerden bir cemaat Resûlullahın huzurunda idik. Aramızda Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Abdurrahman bin Avf, Sa’d bin Ebî Vakkas (r.a.) da vardı. Habîb-i Ekrem: “Herkes dostunun yanına varsın.” buyurdu.

    Herkes sevdiğinin yanına gitti. Resûl-i Ekrem de Hz. Osman’ı yanına aldı. “Sen dünyâda ve âhırette benim sevdiğimsin” buyurdu. Resûlullah (s.a.v.) bir hadîs-i şerîfte:

    “Ben Allahü teâlânın kusurunda, Hz. Osman’ın düşmanlarının hasmıyım, onlara karşıyım.”buyurdu. Yine buyurdu ki: “Biz Osman bin Affan, Allahü teâlânın halîli ve kerîm olan babamız İbrâhim aleyhisselâma benzetiyoruz.” Abdullah bin Ömer’in bildirdiği hadîs-i şerîfte “Osman ümmetimin en hayırlısı ve en çok ikram edenidir.” buyuruldu.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  5. #15
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 530 + 29689


    Cevap: HZ. OSMAN-I ZİNNÛREYN (Radıyallahü Anh)

    İbni Mes’ûd (r.a.) rivâyet ediyor. Bir gazâda Resûlullah (s.a.v.) ile beraberdim. Yiyecek bitti Askeri üzüntü, sıkıntı kapladı. Resûl-i Ekrem bu hâle vakıf oldu. “Allahü teâlâ size, güneş batmadan rızk gönderecektir.”buyurdu. Hz. Osman bu sözünü işitince: “Resûl-i Ekrem’in her sözünün muhakkak; doğru olması lazımdır.” diye düşünüp yiyecek bulmağa çalıştı. Bir yerde ondört deve yükü yiyecek buldu. Fazla fiat ile alıp dokuz yükünü güneş batmadan Habîb-i Ekrem’in huzuruna getirdi:

    “Yâ Osman! Bunlar nedir?” diye sordular. “Osman’dan Allah’ın Resûlüne hediyyedir” dedi.

    Seyyid-i Kâinatın (s.a.v.) buyurdukları, gecikmeden yerine gelince mü’minler sevindiler, münafıklar mahzun oldular. Server-i âlem hazretleri mübârek ellerini açıp: “Yâ Rabbi! Osman’a çok ecir ver” diyerek hayır duâ buyurdular.Abdullah bin Abbas, Resûlullahın: “Ya Rabbi! Osman’ı kıyâmet gününün sıkıntılarından kurtar, ona rahatlık ver. O bizim birçok sıkıntımızı gidermiştir.” buyurduğunu bildirmiştir. Bir hadîs-i şerîfde de,“Osman’ın şefaati sayesinde, Cehenemi hak etmiş yetmiş bin kişi, hesabsız Cennete girecektir.” Hz. Osman’ın menkıbelerinden bazıları şöyledir:

    Birgün Osman bin Affan (r.a.) Resûlullah’ı (s.a.v.) evine davet etti. Resûlullah: “Yalnız beni mi davet ediyorsun? buyurdular. Hz. Osman: “Eshâb-ı kirâm da gelsinler Yâ Resûlallah” dedi. Bilâl-i Habeşî’yi (r.a.) bütün Eshâb-ı kirâma, Hz. Osman’ın davetine gelmeleri için haber vermekle vazifelendirdi. Kendileri Hz. Ali ile Hz. Osman’ın evine doğru yola çıktılar.

    Hz. Osman, Peygamberimizin mübârek adımlarını sayıyordu. Peygamberimiz farkına varıp, sebebini sordu. “Yâ Resûlallah! Her adımınıza bir köle azâd olsun” dedi. Davetten sonra bütün kölelerini azâd etti.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  6. #16
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 530 + 29689


    Cevap: HZ. OSMAN-I ZİNNÛREYN (Radıyallahü Anh)

    Halifeliği sırasında adalet ile davranmaya çok dikkat ederdi. Birgün bir gencin kulağını çekti. Gencin kulağı acıyıp şöyle dedi:

    “Efendim, herkesin birbirinden hakkını alacağı kıyâmet gününü düşününüz.” Bu söz Hz. Osman’a çok tesir etti.

    “Ey genç sen de, benim kulağımı çek ödeşelim.” buyurdu. Genç, Hz. Osman’ın kulağını çekti. Hz. Osman: “Biraz daha çek” deyince genç: “Siz kıyâmet gününü düşünerek korktunuz. Bende o günkü hesaptan korkuyorum.” dedi.
    Osman (r.a.) cömert, haya sahibi idi.

    Gecenin bir kısmında uyur, sonra ibadete kalkardı. Gündüzleri de orucla geçirirdi. Hak teâlâ Zümer sûresinin dokuzuncu âyet-i kerîmesini Hz. Osman veya Ebû Bekir veya Ömer veya devamlı ita’at eden her mü’min için indirmiştir. Bu âyet-i kerîmede:

    “Yoksa, o, ahiret(azabın)’dan korkarak, Rabbinin rahmetini umarak gecenin saatlerinde secdeye kapanır, kıyamda durur bir halde taat ve ibadet eden kimse (gibi) midir?

    De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak temiz akıl sahibleridir ki (bunlar) hakkıyla düşünür.” Buyurulmuştur.

    Müfessirlerin çoğu bu âyet-i kerîmenin Hz. Osman hakkında indirildiğini bildirmişlerdir.
    Muhtac olanlara bol bol yemek yedirir, kendisi de evde sirke ile zeytinyağı yerdi.

    Halîfe iken, deveye binince kölesini de arkaya alır, böyle yaptığı için çekinmez sıkılmazdı. Kabristana uğradığı zaman oturur, ağlardı. Öyle ki sakalı ıslanırdı.

    Hz. Osman bir defasında Resûlullahın evinde hiç yiyecek kalmadığını işitmişti. Hemen bir semiz koyun, bir miktar bal ve bir çuval un alıp, Hz. Âişe’nin evine götürdü. Hz. Âişe’ye şöyle dedi:

    “Ey mü’minlerin annesi, Resûl-i Ekrem’in bunu, diğer hanımları arasında paylaştıracağını zannediyorum. Hiç paylaştırmasın çünkü ben onlara da bunların aynısını gönderdim.” dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) eve gelip durumu öğrenince “Yâ Rabbi! Osman’ın gecikiş gelecek, gizli, aşikâr bütün günahlarını affet” diyerek duâ etti.
    Allahü teâlâ, Peygamberlere (aleyhimüsselâm) verdiği faziletler ve güzel menakıbdan bazılarını Hz. Osman’a da vermiştir.Birincisi:

    Şehid olmaktır. Allahü teâlâ, peygamberlerinden Zekeriyya ve Yahya’ya (a.s.) vermiştir.
    İkincisi: Zühd ve Hicrettir. Hak teâlâ, peygamberi İsâ bin Meryem’e (a.s.) vermiştir.Üçüncüsü: Cömertliktir. Hak teâlâ bu fazileti peygamberi İbrâhim’e (a.s.) vermiştir.Dördüncüsü: İhtiyarlıktır. Hak teâlâ ihtiyarlığı peygamberi Nuh (a.s.)’a vermiştir.Beşincisi: Haslet, haya etmek üstünlüğüdür.
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  7. #17
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 530 + 29689


    Cevap: HZ. OSMAN-I ZİNNÛREYN (Radıyallahü Anh)

    Hak teâlâ hayayı Hz. Âdem ve Muhammed (a.s.)’a vermiştir. Hak teâlâ bu altı üstünlüğü Hz. Osman’da toplamıştır.

    Hz. Ali, Hz. Fâtıma ile evleneceği zaman düğün masrafı yapmak üzere zırhını satılması için pazara göndermişti. Hz. Osman pazardan geçerken Hz. Ali’nin zırhını tanıdı. Dellalı çağırıp bu zırhın sahibi buna ne kadar para istiyor? diye sordu. Dellal dörtyüzdirhem istiyor dedi. Gel parasını verip alayım dedi.

    Evine gittiler, zırhı alıp parasını verdi. Sonra bu zırhın yanına dörtyüz dirhem para koyup Hz. Ali’ye gönderdi ve şöyle haber yolladı. “Bu zırh senden başkasına lâyık değildir. Bu dörtyüz dirhemi de düğününe harca bizi ma’zur gör...”
    Ebû Hüreyre (r.a.) bir gün Hz. Osman’ın huzuruna gidiyordu. Yolda bir kadına gözü ilişti ve baktı. Huzura varınca Hz. Osman: “Sana ne oldu? Gözlerinizde zina eseri görüyorum.” buyurdu. Ebû Hüreyre (r.a.): Yâ Emir-el-Mü’minîn, “Resûlullah’dan sonra vahy iner mi?” diye sordu, cevabında:

    Hayır, vahy inmez, fakat mü’minin firaseti doğrudur. Nitekim Resûl-i Ekrem: “Mü’minin firasetinden kaçınınız. Çünkü, mü’min Allah’ın nuru ile bakar” buyurmuştur, dedi.

    Bir defasında Medine’de kıtlık vardı. O sırada Hz. Osman’ın Şam’dan yüz deve yükü buğday kervanı gelmişti. Eshâb-ı kirâm satın almak için yanına gittiler. Hz. Osman sizden daha iyi alıcım var ve sizden daha fazla veren var, ona vereceğim dedi. Eshâb-ı kirâm durumu Hz. Ebû Bekir’e bildirip bundan üzüldüklerini söylediler.

    Kıtlık zamanında böyle yapması uygun olur mu? dediler. Hz. Ebû Bekir; Osman (r.a.) Resûlullahın (s.a.v.) damadı olmakla şeref kazanmıştır ve Cennette onun arkadaşıdır. Siz onun sözünü yanlış anladınız beraber gidelim” buyurdu. Hz. Ebû Bekir yanına gidip, Yâ Osman, Eshâb-ı kirâm senin bir sözüne üzülmüşler deyip durumu anlattı. Hz. Osman, “Evet ey Resûlullahın halifesi, onlardan iyi alıcı olan, bire yediyüz veriyor. Onlar bire yedi veriyor.

    Biz bu buğdayı bire yediyüz verip alana verdik” dedi. Bundan sonra yüz deve yükü buğdayı Medine’de bulunan fakirlere, Eshâb-ı kirâma bedava dağıttı. Yüz deveyi de kesip fakirlere yedirdi. Hz. Ebû Bekir bu işe çok sevinip, Hz. Osman’ın alnından öptü.
    Hz. Osman, Peygamberimizden (s.a.v.) 146 hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları şunlardır:“Kıyâmet günü üç sınıf insan şefaat eder: Bunlar, peygamberler, âlimler ve şehîdlerdir.”“En hayırlınız Kur’ân-ı kerîmi öğrenen ve öğretendir.”

    “Bir kul her gün sabah ve akşam şu duayı üç defa okursa, o kimse zararlardan korunur. (Bismillâhillezî la yedurru maasmihi şey’ün fil ardı ve lâ fissemai ve hüvessemiulalîm).”

    “Yatsı namazını (cemaatla) kılan, gece yarısına kadar ibadet etmiş, sabah namazını cemaat ile kılan ise gecenin tamamım ibadet ile geçirmiş sayılır.

    “O halde evladınıza ikram edin. Çünkü anne ve babanızın sizde hakkı olduğu gibi, evladınızın da sizin üzerinizde hakkı vardır.”

    “Adem oğlunun ancak üç şeyde hakkı vardır: Belini doğrultacak kadar yemekte, avret yerini örtecek kadar elbisede ve kendini saklayacak evde, fazlasının ise hesabı vardır.”

    Buyurdu ki: “Dünya için üzülmek kalbe zulmet, âhıret için üzülmek ise kalbe nurdur.”“Arifin alâmetlerindendir. Kalbi havf ve recâ, dili hamd ve sena, gözü yaşlı ve hayâlı, isteği günahları ve dünyâyı terk ve rıza üzerine olmaktır. İnsanların en iyisi Rabbine kavuşmadan önce, Rabbini kendinden râzı eden, içine girmeden önce kendi kabrini en güzel yapandır.” “Ezan okunurken sükût edip dinleyene iki, yalnız sükût edene ise bir ecir vardır. Buna karşılık duyduğu halde konuşana iki, uzakta olduğu için duymayıp konuşana da bir günah vardır.”

    “İnsanların en iyisi, dünyâ onu terk etmeden, dünyâyı terk edendir. Rabbine kavuşmadan önce, Rabbini kendinden râzı edendir.”

    “İbadetin tadını dört şeyde buldum: Allahın farz kıldıklarını yapmada, yasaklarından sakınmada, Allahdan sevâb bekleyerek emr-i ma’rûf yapmada ve Allahın gadabından kaçınarak nehy-i münker etmede.”

    “Dört şey vardır ki, dışı fazilet, içi farzdır: Sâlihlerle düşüp kalkmak fazilet, onlara uymak farz; Kur’ân okumak fazilet, onunla amel farz; kabir ziyâreti fazilet, kabir için hazırlanmak farz, hasta ziyâreti fazilet, vasıyyetini almak farzdır.”“Ölümü bilip gülene, dünyânın fani olduğunu bilip ona rağbet edene, işlerin takdirle olduğunu bilip, istediği olmayınca üzülene, hesaba inanıp mal toplayana, Cehenneme inanıp günah işleyene, Allahü teâlâya inanıp dünyâ ile rahathyana, şeytanı düşman bilip, ona itaat edene çok şaşarım! Eğer gönüller manevî pisliklerden temiz olsaydı, Kur’ânın zevkine doyulmazdı.” “Beş vakit namazı vaktinde devam üzere kılana dokuz şey ikram edilir.

    Allah onu sever, bedeni sağlam olur, melekler onu korur, evine bereket iner, yüzünde salihler siması olur, Allahü teâlâ kalbini yumuşatır, sıratı parlak şimşek gibi geçer, Allahü teâl⠓Onlar için korku ve üzüntü yoktur”zümresine onu ilhak eyler, Allahü teâlâ onu Cehennemden korur.

    On şey çok zayi olmuştur Sual sorulmayan âlim, amel edilmeyen ilim, kabul edilmeyen doğru görüş, kullanılmayan silâh, içinde namaz kılınmayan mescid, okunmayan mushaf, infâk edilmeyen mal, binilmeyen vasıta, dünyâyı isteyenin içindeki zühd ilmi, içinde âhiret yolculuğu için azık edinilmeyen uzun ömür.”



    KAYNAKLAR

    1) Hilyet-ül-evliyâ cild-1, sh-55

    2) Tabakât-ı İbn-i Sa’d cild-3, ih-53

    3) El-A’lâm cild-4, sh-210

    4) Târîh-ul-hamîs cild-2, sh-254

    5) Müslim, fedâil-us-sahâbe

    6) Kâmûs-ül-a’lâm cild-4, sh-3124

    7) Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye sh-1055, 43, 58, 209, 306, 329, 460, 665, 724, 976, 982.

    8) Medâric

    8) Medâric-ün-nübüvve cild-2, sh-451

    9) Eshâb-ı Kirâm sh-368, 9, 15, 18, 19, 21, 26, 43, 44, 48

    10) Savâik-ul-muhrika sh-104

    11) Târîh-ül-hulefâ sh-138

    12) Müsned-i Ahmed bin Hanbel cild-1, sh-57

    13) El-İsâbe cild-2, sh-462

    14) El-İstiâb cild-3, sh-69

    15) Buhârî fedâil-us-sahâbe

    16) İzâlet-ül-hafâ cild-1, sh-245
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222