2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    Peygamberimizin Çocukları ve Torunları



    Ümmü Gülsüm (r.anha)


    Hz. Osman, Rukiyye ile birlikte sıkıntılı, fakat mesut bir hayat yaşamıştı. Şimdi ise hem öyle bir hayat arkadaşını kaybetmiş, hem de Resûlullah ile olan akrabalık bağı kesilmişti. Bunun için çok üzülüyordu.

    Peygamberimiz bir defasında onun bu hâlini görünce, “Ey Osman, niçin bu kadar üzüntülüsün?” buyurdu.

    Hz. Osman, “Yâ Resûlallah, ben üzülmeyeyim de kim üzülsün?! Kızınızın vefatıyla yalnız kaldım; daha mühimi, sizinle olan akrabalık bağım koptu!” dedi.

    Peygamberimiz (a.s.m.), Hz. Osman’ı müjdeledi. Cenâb-ı Hakk’ın Ümmü Gülsüm’ü de kendisine nikâhlamayı emrettiğini haber verdi. Hz. Osman buna çok sevindi.

    Kısa zamanda düğün hazırlıkları tamamlandı. Düğün yapıldı. Bu mesut evlilik Hicret’in 3. yılında gerçekleşti. Böylece Hz. Osman ikinci defa Peygamberimize damat olma şerefini kazanıyordu. Bundan böyle “Zinnûreyn [İki Nur Sahibi]” unvanıyla çağırılacaktı.

    Hz. Osman ile Ümmü Gülsüm (r.anha) altı yıl birlikte mesut bir hayat yaşadılar. Fakat Ümmü Gülsüm de (r.anha) yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak Hicret’in 9. yılında vefat etti. Cenaze namazını Peygamberimiz (a.s.m.) kıldırdı. Ümmü Gülsüm’ün vefatı, Peygamberimizi de, Hz. Osman’ı da mahzun etti.

    Bu arada Resûlullah (a.s.m.), “Şayet 10 kızım olsaydı, hepsini teker teker Osman’a nikâhlardım!” buyurarak ona olan sevgisini ifade etti. Bu söz Hz. Osman için büyük bir teselli oldu.[1]


    ______________________________________
    [1]Tabakât, 8: 38; Müstedrek, 4: 49.

    Yazar:
    Sahabeler Ansiklopedisi

    Benzer Konular
    Ertuğrul'un torunları dedelerinin motiflerini işliyor
    Ertuğrul'un torunları dedelerinin motiflerini işliyor Ertuğrul'un torunları dedelerinin motiflerini işliyor Söğüt Meslek Yüksekokulu öğrencileri, Osmanlı ve Selçuklu sanatının motiflerini taşlara işleyerek geçmişlerini ayakta tutuy
    Kanuni'nin torunları Zigetvar'da
    Kanuni'nin torunları Zigetvar'da Kanuni'nin torunları Zigetvar'da Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman'ın torunları Kenize Murad Sultan ve Mediha Martinez Hanım, Kanuni Sultan Süleyman'ın Macaristan'da
    Mübadelenin torunları, ata topraklarına gidiyor
    Mübadelenin torunları, ata topraklarına gidiyor göç etmek zorunda kalan mübadiller ata topraklarını ziyaret edecek.Tuzla Belediyesi, mübadelenin 90. yılı münasebetiyle Yunanistan gezisi düzenle
    Hezarfenin torunları İstanbul semalarında
    Hezarfenin torunları İstanbul semalarında Ahmet Çelebi’nin takma kanatlarla uçmaya başlamasının üzerinden 381 yıl geçti.1632 yılında lodoslu bir havada Galata Kulesi’nden kuşkanatları
    Kanuni'nin torunları, Hürrem'in varisleri
    Kanuni'nin torunları, Hürrem'in varisleri Türkiye’de Sultan Süleyman’ın torunları Osmanlı'da hanımların entrika, hırs, kişisel çıkarlar, iktidar mücadeleleri ile hemdem olduklarını izleye dursun, Hürrem Sultan’ın varisleri Ukrayna’da Rox
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Nereden Yer
    İslambol
    Mesajlar Mesajlar
    4.978
    Blog Blog Girişleri
    126
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 529 + 29679


    Cevap: Peygamberimizin Çocukları ve Torunları



    Rukiyye (r.anha)


    Rukiyye (r.anha), Peygamberimizin kızlarının ikincisiydi. Peygamberimiz 33 yaşındayken dünyaya geldi. Küçük yaşta Müslüman oldu. Peygamberimiz onu hayâ ve edep incisi Hz. Osman’la evlendirdi.

    Mekke’de müşriklerin işkenceleri dayanılmaz bir hâl alınca Hz. Osman hanımıyla birlikte Habeşistan’a hicret etti.

    Onların hicretleri Peygamberimizi çok duygulandırdı. Yolcu ederken, “Lût’tan sonra ailesini alıp Allah yolunda hicret edenlerin ilki Osman’dır.” buyurdu.

    Rukiyye (r.anha) bir yandan sevgili babasından ayrıldığına, bir yandan da vatanından uzak düştüğüne çok üzülüyordu. Bu arada bir erkek çocukları dünyaya geldi. İsmini “Abdullah” koydular. Bu sevimli yavru, biraz da olsa üzüntülerini unutturuyordu.

    Hz. Osman ile Rukiyye validemiz bir müddet Habeşistan’da kaldıktan sonra Peygamberimizin ayrılığına daha fazla dayanamadılar. Orada karşılaşacakları işkenceleri peşinen kabul ederek Mekke’ye geri döndüler.

    Medine’ye hicret izni çıkınca da oraya hicret ettiler. Böylece Allah yolunda “iki hicret” sevabı birden kazandılar.

    Medine’de günler huzur içerisinde geçiyordu. Artık İslam Devleti kurulmuş, düşmanlarına karşı koyacak güce erişmişti. Bu arada Peygamberimizin sevgili torunu Hz. Abdullah altı yaşına gelmişti.

    Sağa sola neşe saçıyordu. Peygamberimiz, Hz. Hasan ve Hüseyin’i sevdiği gibi Abdullah’ı da seviyor, kızının evini eskisinden daha sık ziyaret ediyordu.

    Fakat bir gün hiç beklenmedik bir şey oldu: Bir horoz Abdullah’ı gagalayarak yüzünü gözünü yaraladı.

    Bu sebeple hastalanan Abdullah kurtulamayarak vefat etti. Cenaze namazını Peygamberimiz kıldırdı. Defnedildikten sonra da mezar taşını dikti.

    Bu arada gözlerinden akan yaşlar mübarek sakalını ıslatıyordu. Ağlamasının sebebini soranlara,

    “Yüce Allah, kullarından merhametli ve yufka yürekli olanlara merhamet eder.”

    cevabını verdi. Rukiyye’nin Abdullah’tan başka çocuğu olmadı.

    Rukiyye (r.anha), Bedir Savaşı hazırlığı sırasında rahatsızlandı. Hastalığı ciddi olduğu için, Peygamberimiz, Hz. Osman’a “orduya katılmaması”nı emretti. Bu sebeple Hz. Osman çok arzu etmesine rağmen Bedir Savaşı’na katılamadı.

    Medine’de kalarak hanımının iyileşmesi için elinden gelen gayreti gösterdi. Fakat Hz. Rukiye, yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak vefat etti. Cenazesini Resûlullah’ın dadısı Ümmü Eymen (r.anha) yıkadı.

    Bedir zaferinin müjdesi geldiğinde o defnediliyordu. Biraz sonra Peygamberimiz (a.s.m.) geldi. Sevgili kızının kabrinin başında durdu. Dua ve niyazda bulundu.[1]


    ____________________________________
    [1]Tabakât, 8: 36; Müstedrek, 4: 46.

    Yazar:
    Sahabeler Ansiklopedisi
    Yazar : Risale Forum


    “ Ey Rabbim !

    Beni insanların nazarında büyük, Kendi nazarında da küçük eyleme… ”

    ___ Hz. Ebû Bekir ( R.Anh )


Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222