2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nereden Yer
    İstanbuL.
    Mesajlar Mesajlar
    2.961
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 509 + 34720


    Efendimiz´in (sav) kapısını çalmak

    Peygamber şehri Medine’deyiz. Mekke’den sonra Medine’ye geldiğimizde herkes gibi bizde iki şehir arasındaki farkları hemen hissediyoruz. Mekke birçok açıdan biraz serttir; Hz. ömer tabiatlıdır. Medine ise halim-selim bir yapıya sahiptir; yani Hz. Ebubekir tabiatlıdır. Bunun için Mekke’de Allah’ın Celal sıfatlarının, Medine’de ise Cemal sıfatlarının tezahürlerini görüyoruz.

    Mekke’den otobüslerle yola çıktığımızda Kâbe’den, yani Hz.İbrahim’in şehrinden ayrılmanın hüznü sarıyor bedenlerimizi ve son bir kez otobüsün içerisinde bile olsa Kâbe’nin bazen matem, bazen izzet ve şeref timsali olan o siyah örtülere bürünmüş haline selam veriyor; “senden ayrılıyoruz ama seninde çok sevdiğin Efendiler Efendisine gidiyoruz” dediğimizde, sanki Kâbe’nin “Benden selam söyle o Resulü Kibrayaya” sözünü işitir gibi sarsılıyoruz.

    Şimdi hicreti yaşama adına Mekke’den Medine’ye doğru yol alıyoruz. Otobüste Allah Resulü’nün hayatında çok önemli bir dönüm noktası olan hicreti anlamaya, ondaki stratejiyi, ölçüyü, teslimiyet ve tedbir dengesini kavramaya çalışıyor; neden Hz. ömer’in onlarca teklif arasından hicreti esas alarak takvim başlangıcı olarak seçtiğinin hikmetlerinin izini sürüyoruz.

    Medine’ye yaklaştıkça sabırlar zorlanıyor, heyecanlar artıyor, selat ve selamlar gözyaşlarına karışarak daha biz gitmeden Yeşil Kubbe’nin sahibine ulaşmaya başlıyordu.

    Şimdi adım adım içinde binlerce hatıranın olduğu yeryüzünün Kâbe’den sonra en kutsal mabetlerinden biri olan Mescid-i Nebeviye yaklaşıyoruz. âlemlerin Sultanın huzuruna çıkmadan üzerimizdeki bir selamı sahibine ulaştırmak istiyoruz.

    Yeşil Kubbe’nin tam karşısına geçiyor, oraya yaklaşık 20–30 adım kala duruyoruz. Herkesin sıradan bir mermer parçası zannedip, üzerine basıp yürüdüğü bir mekânda biz biraz duruyor ve “Ey güzel mekân! Sana İstanbul’un selamını getirdim” diyoruz. Burası Ebu Eyüp el-Ensari’nin Yemenli Hanif Ebu Kerb’ten nesiller öncesinde devraldığı ev, yani burası Efendimiz’i 6–7 ay misafir olarak ağırlayan evin yeridir.

    Ebu Eyüp el-Ensari’nin selamını iletip, oranın da selamını alarak Yeşil Kubbe’ye doğru adım adım ilerlemeye başlıyoruz. Ne müthiş bir ruh hali, ayaklarımız yerden kesilmiş, sanki yürüyen biz değilmişiz gibi o rahmet ve merhamet abidesinin kapısını çalmaya gidiyoruz.

    O Zat-ı Muhterem’in kapısına doğru yürürken birden aklımıza Kaside-i Bürde’nin Türkçe söyleyişinin bir kıtası geliyor. Terennüm ediyoruz:

    Gün olur bir olay gelirse başa
    Kesip ümidi düşme telaşa
    Kereminden mahrum eder mi haşa
    Resul’ün yaktığı meşale sönmez
    O kapıyı çalan eli boş dönmez..


    O kapıyı çalan eli boş dönmez umudu ile “Es selamu aleyke Ya Resulullah” deyip, selam çaktığımızda, O yüce ruhu ne kadar incittiğimiz aklımıza geliyor, yüzlerimiz kızarıyor, kelimeler boğazlarda düğümleniyor, keşke sana bir buçuk milyarlık ümmetinden güzel haberler getirebilseydik diye içerlemeye başlıyoruz.


    Bu tarz düşüncelere rağmen Efendimiz’in (s.a.v.) o engin ve bitimsiz şefkatini hatırlıyoruz. O’nun (s.a.v.) 13 yıl Mekke’de kendine yapmadığını bırakmayan o insanları af edişini, mübarek başından aşağı deve işkembelerini bırakanları bile bağışlamasını, yürüdüğü yollara dikenler serpenleri bile bağrına basışını, Taif’te neyi ne adına taşladığını bilmeyen çocuklara bile dua edişini, Uhud’da kırılan dişlerine, başındaki miğferin halkalarının yanaklarına batışına aldırmadan “Allah’ım onlar beni bilmiyorlar; bilselerdi yapmazlardı” diye yalvarışını, hanımı Hz. Aişe’ye ifk hadisesinde iftirayı atanları bile kınamayışını, Vahşi’yi, Hatıb b. Ebi Belta’yı ve daha nicelerini işledikleri cürümlere rağmen bağrına basışını hatırlıyor, bunların selamını alan herhalde benim de selamımı alır diye ümitle yanıp tutuşuyoruz.

    Havf ve Reca/ Korku ve ümit arasında gidip gelen ruh halimizle, birer selam da Efendimiz’in sağının adamı Hz.Ebubekir ile solunun adamı Hz. ömer’e çakıyoruz. “Kişi sevdiği ile beraberdir” nebevi müjdesini bizzat gördüğümüz bu tabloda Peygamber’in şehrinde, O’nun güzel talebesi Enes b. Malik’in sözünü hatırlıyoruz. Enes b. Malik bu korkularla yürekleri yerinden fırlayacak gibi olanlara şöyle diyordu: “Efendimiz’den duyduğumuz; ‘Kişi sevdiğiyle beraberdir’ sözüne sevindiğimiz kadar başka hiçbir şeye sevinmiyorduk. çünkü bu söz bizim için adeta bir düğün, bayramdı. Bu sözü her duyuşumuzda diyorduk ki; Bizler Hz.Peygamber’i, Hz.Ebubekir’i ve Hz.ömer’i çok seviyoruz. Her ne kadar amellerimiz onlarınki kadar olmasa bile sevgimizin hatırına ahirette onlarla birlikte olmayı ümit ediyoruz.”

    O günün insanının dünyasını düğün bayrama çeviren bu söz, bizlerin de dünyasını aydınlatıyor, ümitlerini yeşertiyordu. Ve bir dua ederek ayrılıyoruz âlemlerin Sultanının huzurundan: “Ya Resulullah! Ellerimizden tut ki seni memnun edecek, Rabbimizi hoşnut edecek bir hayatın sahipleri olabilelim.”

    M. Emin Yıldırım



    Benzer Konular
    Tabiat ve esbab, bazı insanlara şükür kapısını kapatıp şirk ve küfür kapısını açmıştı
    Tabiat ve esbab, bazı insanlara şükür kapısını kapatıp şirk ve küfür kapısını açmıştı Tabiat ve esbab, bazı insanlara şükür kapısını kapatıp şirk ve küfür kapısını açmıştır Günün Risale-i Nur dersi Devami...
    Bu ilde Ramazan davulu çalmak yasaklandı
    Bu ilde Ramazan davulu çalmak yasaklandı Bu ilde Ramazan davulu çalmak yasaklandı Ramazan ayı boyunca Ramazan davulu çalınması encümen kararıyla yasaklandı. Devamı İçin Tıklayınız...
    Kampanyaların sebebi SGK'dan para çalmak
    Kampanyaların sebebi SGK'dan para çalmak Kampanyaların sebebi SGK'dan para çalmak Göz Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Eray Kapıcıoğlu, katarakt kampanyaları ile vatandaşların ve devletin parasının
    "Kavga kapısını kapamak için banka (ribâ) kapısını kapayınız." cümlesini iz
    "Kavga kapısını kapamak için banka (ribâ) kapısını kapayınız." cümlesini iz Devami...
    Trafodan bakır çalmak isterken yandı
    Trafodan bakır çalmak isterken yandı elektrik trafosuna giren hırsızlık şüphelisi, bakır kabloları çalmak isterken akıma kapılması sonucu yanarak ağır yaralandı.Olay, merkez Selçuklu ilçesi İstan
    Yazar : Risale Forum
    ***
    Risale-i Nur eczaları mürşiddir.

    İnsanı haksızlıktan hakka döndürür
    ve hayvanlıktan insaniyete
    ve esfel-i safilinden, a'la-i illiyyine yükseltir.

    Barla - 295

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nereden Yer
    İstanbuL.
    Mesajlar Mesajlar
    2.961
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 509 + 34720


    Cevap: Efendimiz´in (sav) kapısını çalmak

    Allahumme Salli Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed
    Yazar : Risale Forum
    ***
    Risale-i Nur eczaları mürşiddir.

    İnsanı haksızlıktan hakka döndürür
    ve hayvanlıktan insaniyete
    ve esfel-i safilinden, a'la-i illiyyine yükseltir.

    Barla - 295

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222