Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 1/4 1234 SonSon
36 sonuçtan 1 ile 10 arası

  1. #1
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.651
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2230 + 185910


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Peygamber Efendimize Yazılan Naatlar şiirler(resimli)




    Güllerin Efendisi Muhammed (S.A.V)
    Güllerin efendisi ey Muhammed
    Gel rüyama bir gülümse,bir tebessüm et
    Bana doğru yolu birde sen öğret
    Güllerin efendisi ey Muhammed

    Bir gül aldım,sordum seni ona
    Anlattı seni bana doya doya
    O bizim efendimiz dedi bana
    Güllerin efendisi ey Muhammed

    İslamiyet i yaydın herkese
    Doğru yolu gösterdin bizlere
    Allah’a giden en doğru yol İslamiyet te
    Güllerin efendisi ey Muhammed

    Gel rüyama göreyim bir kez olsun,
    O nurlu yüzünü
    Göreyim seni içim nur dolsun
    Güllerin efendisi ey Muhammed

    Her güzellik sensin ey Muhammed
    Adı güzel,kendi güzel
    Kalksa perdeler görsem yüzünü
    Güllerin efendisi ey Muhammed

    Sen doğdun putperestlerin bile ateşi söndü
    Allah yolundan çıkanların dünyası döndü
    Senin çok kişi Allah a secde etti





    Güllerin efendisi ey Muhammed
    Buse Algül

    Benzer Konular
    Peygamber Efendimize Bırakılan Miras
    Peygamber Efendimize Bırakılan Miras Peygamber Efendimize Bırakılan Miras Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Yetime karşı kahretme! (Kötü muâmelede bulunma!)” (Duhâ, 9) Rasûlullah (sav) buyurdular: “Bir kimse sırf Allah rızâsı için bir ye
    Efendimize Şiirler
    Efendimize Şiirler Efendimize Şiirler Okumak İçin ; Tıklayın.. İndirmek İçin ; Tıklayın...
    Resimli muhteşem şiirler
    Resimli muhteşem  şiirler
    Yine düştün gönlüme yâr: Hiç kimseye yazılan şiirler-V
    Yine düştün gönlüme yâr: Hiç kimseye yazılan şiirler-V Kesinlikle fonlu okumanızı tavsiye ediyorum, orjinal hali ile buyrun: Yine düştün gönlüme yâr: Hiç kimseye yazılan şiirler-V - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi Yine düştün gönlüme yâr: Hiç kim
    Resimli Dini Şiirler
    Resimli Dini Şiirler Resimli Dini Şiirler imaj yeniden boyutlandırıldı.Bu şe
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  2. #2
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.651
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2230 + 185910


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Güllerin Efendisi Muhammed (S.A.V)



    Gül olmasaydı, alemler yaratılmazdı... Rahmet yüklü hidâyet bulutları, Âdemoğlunun yüreğinde karar kılmazdı... Allah (c.c.), hakkıyla anılmaz; Kur’ân, gerçek mânâsıyla anlaşılmazdı… Hilâl’in ışığı yanmaz, zifirî karanlıklar aydınlanmaz, gurûbu olmayan şafaklar ufka dayanmaz ve insanlık İslâm şerefiyle bahtiyâr olmazdı...

    “Gül” olmasaydı,
    Hira Dağı Cebel-i Nûr olurken, gecelere bürünmüş Mekke semâları uyanmazdı gül yüzlü bir sabaha… Serâ da, süreyyâ da âyet âyet dokunan yeni bir diriliş muştusuyla tekbir almazdı bir daha… İnsanlar, semâvî sevdâlarla serfirâz olmak, vâhyin emsâlsiz güzelliklerinden feyz almak için yol bulamazdı en kutlu felâhâ… Medine’den yayılan İlâhî dâvet, bütün dünyayı kuşatmazdı… Aşkın mi’râcına çıkan gönüller, aklın verâsına ulaşıp secdekâr olmazdı…

    “Gül” olmasaydı,
    “Müjdeleyici”, “davetçi”, “şahit” ve “uyarıcı” olarak gönderilen Hâkikât Güneşi (s.a.v.) ufkumuza doğmazdı… Dînin, duânın ve ibâdetin nûru sînelerimize sağanak sağanak yağmazdı… Kâinata dar gelen Rabb-i Rahîm’in aşkı yumruk kadar bir kalbe sığmazdı… Yürekler “Allah” nidasıyla dalgalanmaz, diller her nefeste şükrederek Hakk’ı anmaz, gönüller Muhabbetullah aşkıyla alev alev yanmazdı... Ve insanlık, sevginin bütün kapıları açtığından hiçbir zaman haberdâr olmazdı...

    “Gül” olmasaydı,
    O’nu gören gözler “Sahâbî” sayılmaz, “Ashâbım gökteki yıldızlar gibidir” hadîsi duyulmaz, Hz. Ebûbekir (r.a.) “Sıddîk” unvânını almaz, Hattab oğlu Ömer (r.a.) adâlet timsâli “Ömerü’l-Fâruk” hâline gelmez, Hz. Osman (r.a.) “Zinnûreyn” diye çağrılmaz ve “İlmin kapısı” Hz. Ali(r.a.)’nin kılıcı da “Zülfikâr” olmazdı...

    “Gül” olmasaydı,
    “Hayra davet eden” sonçağrıyı işitemez, “Çöle İnen Nûr”un hâlesi olmaya gidemezdik... Sevdâ yaylasından Mevlâ’ya ulaşan yolun bidâyetinin de, nihâyetinin de O’nun “İz”inden geçtiğini idrâk edemezdik… İç âlemimizde çözülmeyi bekleyen binlerce buzulun, kalbimizi neden mesken tuttuğunun ve nasıl çözüleceğinin sırlarını asla çözemezdik… Yüreğimizdeki kin ve nefret dağlarını hâk ile yeksan etmeyi, nefsanî arzuları dizginlemeyi, kalbimizi işgal eden buzulları îman ateşiyle eritmeyi “Gül” olmadan katiyyen öğrenemezdik… Kalplere ‘Gül Cemresi’ düşmeden dünyamıza bahar gelmez ve cennet-âsâ baharların getirdiği yemyeşil bir sevdânın nûru yüreğimizi gönül hâline getirmezdi… O’nun kâinata can veren muhabbeti olmasaydı; gözyaşlarında dalgalanan rahmet ummanları gönül sahillerimize vurmaz, duâlar kıyâma durmaz, seher vakti âşıkların “Hû, Hû”lara karışan “Âmin”leri duyulmaz ve yürekler İlâhî aşka giriftâr olmazdı…

    “Gül” olmasaydı,
    “Ölmeden evvel kendimizi hesaba çekmeyi”, “ölümle uyanmadan önce” Müslüman olarak yaşamayı, “Allah (c.c.) için sevmeyi ve Allah (c.c.) için buğzetmeyi”öğrenemezdik… “İnsana teşekkür etmeyen, Allah’a şükredemez” kıstasını idrak edemez, ”Mahlûku sevmeyen, Mâbudu sevemez”, “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” ölçüsünü öğrenemez, “Din kardeşliğinin kan kardeşliğinden daha önemli olduğunu” bilemezdik… Böyle olunca; “Ebâbil Kuşları”nın aşkına meftûn olan mâhur düşlerimiz hüzzama döner, hayatımız hüsrân denizinde boğulur, umutlarımız karanlığın girdabında kaybolur, kelâmın tahtı devrilir ve“Âlemlere Rahmet” olan“En Sevgili”ye “Yâ Muhammed cânım arzular Seni” ikrârımız aslâ âşikâr olmazdı...

    “Gül” olmasaydı,
    Kullar, “Sırât-ı Mustakîm”i bulamaz, yıllar “Asr-ı Saadet”i bilemez, yollar Kıble’de karar kılamazdı... Dünyaya köle olup irtifa kaybedenler, gurur ve kibirde zirveye çıkanlar, Gayyâ kuyularından kurtulamazdı… Nefse tutsak olan duygular yüzünden onlarca parçaya bölünen yürekler; “bir kızıl goncaya” dönene kadar kanasa bile, gönüller bir türlü gül bahçesine dönemezdi… Ve “Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi ” diyen çile harmanları “Aşk-ı Hakîki”den nasip almaz, gönüller aşk ile tâcidâr olmazdı...

    “Gül” olmasaydı,
    Ay’ın yüreğine değen O Şefkatli El’in mübârek parmağıyla, mehtabın titreyen gamzesi ikiye bölünmezdi…Î’lây-ı Kelîmetullah aşkına yelken açıp, gönül fethi için sefere çıkanların, zamansız mekânlara ve mekânsız zamanlara yaptığı sır dolu yolculuklar bilinmezdi… Mâverâ aşkıyla düşlerine kanat vuranların gönül seccâdeleri, müjdeli şafaklara serilmezdi... Gözler, “Karanlık Gecelerin Nurlu Sabahı”nı görmez, “her zorluğun yanına bir kolaylık” varmaz, her hüznün içine bir huzur girmezdi… Tefekkür, tezekkür, tenevvür, tekemmül ve tevekkül el ele vermez; ayrılık vuslata, zayıflık tâkate, ölüm hayâta bestekâr olmazdı…

    “Gül” olmasaydı,
    Beşeriyetin kanayan yaraları gül yaprağıyla sarılmaz, yetimlere, öksüzlere, mazlumlara ve mağdurlara merhamet edilmez, insanlara müşfik davranılmazdı… İnsanların hayatında firkat içinde yeni bir firkat kıyama durur, gözbebeklerine en kasvetli hüzünler oturur ve amel defterlerinde günahkâr gölgelerin nabzı vururdu… Katran siyahı küfür gecelerinden, îmanın âsûde iklimine varılmazdı… Karanlığın kalbine nûrânî imzalar atılmaz, Hilâl’in hükmü kalmaz, Kıble’yi kimse bilmez ve gecenin siyah perçemlerini aydınlatan ay yüzlü sevdâlar efsûnkâr olmazdı…

    “Gül” olmasaydı,
    İlmi farz, tefekkürü ibâdet telâkki eden bir mukaddesâta sırtımızı dönerdik… Biz; gül diye dikenleri dermeyi, umut dağıtmak yerine hazan bahçelerinde gazeller toplamayı şiâr edinirdik…Gül rengi diye ateşlere sarılırdık… Hazan sarısına dönerdi hayallerimiz… Yürekler sevdalanmaz, gönüller yanmaz, kışta gelenler baharı soluklamaz, kul ölümsüzlük şerbetini yudumlamaz, hâl ehlinin cümle eksikleri aşk ile tamamlanmaz ve ehl-i dil, dildâr olmazdı…

    “Gül” olmasaydı,
    İnsanlığın gördüğü en muhteşem inkılâb gerçekleşmezdi... Ruhumuz, Mâverâ’ya kanat çırpmaz, kalbimiz “Allah” aşkıyla çarpmazdı...

    “Gül” olmasaydı,
    Azgın tufanlar içinde âciz kalan bîçâreler, çâresizliğe göğüs geremezdi... İnsanlar ebedî barış ve kurtuluş menzîline eremezdi... Hayırlar fethedilmez, şerler defedilemezdi… Gönül tellerimize dokunan mızraplar ferâhnâk nağmeler veremezdi… Ruhların ölümden vâreste olduğunu, kışın bahara, gecenin nehâra, vefâtın dirilmeye bir beste olduğunu anlayamazdık... Bâkî olanı unutup, fânî olanlar için “âh etmeye” devam ederdik… Canlar cânı”nı bilemez, “Ballar balı”nı bulamazdık… İstikbâlimizde “Gül” yüzlü bahar, bakışlarımızda “Gül” mushaflı nazar, kalbimizde ‘Gül Yüzlü Yâr’ ve gönlümüzde “Vâreden”in aşkı vâr olmazdı…

    “Gül” olmasaydı…

    ALINTI
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  3. #3
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.651
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2230 + 185910


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Güllerin Efendisi Muhammed (S.A.V)

    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    334
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 52 + 1410


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Güllerin Efendisi Muhammed (S.A.V)

    “Gül” olmasaydı,
    İnsanlığın gördüğü en muhteşem inkılâb gerçekleşmezdi... Ruhumuz, Mâverâ’ya kanat çırpmaz, kalbimiz “Allah” aşkıyla çarpmazdı...


    Allah Razı Olsun güzel paylaşımın için
    Yazar : Risale Forum
    "ÇEVRENIZDEKI INSANLARIN NE HISSETTIGI YA DA NE DÜSÜNDÜGÜNDEN O KADAR EMIN OLMAYIN,
    BAZEN BIR KALBIN, IÇINDE NELER SAKLADIGINI ÖGRENDIGINIZDE HERSEY IÇIN ÇOK GEÇ OLABILIR..."

  5. #5
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.651
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2230 + 185910


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Güllerin Efendisi Muhammed (S.A.V)




    Hani bir aşk idin, bir güzellik idin sen, güzellikle askın kesiştiği
    prizmada.
    Güzelliğin cihanı gösteren bir ayna;
    aşkın o aynanın cilası idi hani.
    Güzelliğin olmasa efendim,
    aşkı hiç bilmeyecekti cihan;
    aşkın olmasa güzelliği hiç anlamayacaktı.
    Aşk pazarında mezat hep güzelliğine; güzellik yurdunda yollar hep aşkına
    durmuştu efendim...
    Ve sen gitmiştin...
    Sevgili!
    Derd ile ağlayandın; hem derde salandın!..
    Gönül yurdunda çaresizlerin çaresi, hastaların merhemiydin.
    Saadetle yasamış, saadet çağını yaşatmıştın.
    Suretleri ve canları iman ile sen şekillendirmiş,
    "Lâ" ile "Illa"yi i'câz ile sen dillendirmiştin.
    Sen gidince, ey sevgililer sevgilisi, güvercinlerimiz tuzaklara esir düştü;
    Hüdhüdlerimizin mil çekildi gözlerine.
    Artık düşmanlarımız dostlar arasında;
    dostumuz düşman içinde.
    Divanelere döndük, yaya kaldık yolunda.
    Kendimizi unuttuk, seni bilmez olduk...
    Sana muhtacız!..
    Sana en fazla muhtacız.
    En fazla sana muhtacız.
    Uyandır bizi uykumuzdan...
    Gel ey sevgili!
    Bir gelişle gel, bir gülüşle gel.
    Doğ ufkumuza, sar dünyamızı, gir gönlümüze yeniden...
    Sana muhtacız...

    Sana en fazla muhtacız...


    İskender Pala
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar Mesajlar
    1.307
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 188 + 11110


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Güllerin Efendisi Muhammed (S.A.V)

    Bu eskimiş sayfalarla
    Tükenmiş kalem yaren
    Emanetimdir sana
    Sakın saklama

    Hatırlatmasın
    Anımsatmasın
    Unutmayı seçiyorum
    Umursatmasın

    Gün olur bir gün geri dönersem
    Beni tanıma bana bakma

    Anılarımı geri istersem
    Sefilim sanma,bana kanma..

    Bu sarmaşık duygularla
    Tükenmez çilem yaren
    Emanetimdir sana
    Sakın saklama

    Hatırlatmasın
    Anımsatmasın
    Unutmayı seçiyorum
    Umursatmasın


    Gün olur bir gün geri dönersem
    Beni tanıma bana bakma
    Anılarımı geri istersem
    Sefilim sanma,bana kanma..


    Yazar : Risale Forum

  7. #7
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.651
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2230 + 185910


    Cevap: Güllerin Efendisi Muhammed (S.A.V)

    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  8. #8
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.651
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2230 + 185910


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Thumbs up Cevap: Güllerin Efendisi Muhammed (S.A.V)



    Bütün şiirlerde söylediğim Sensin
    Suna dedimse Sen, Leyla dedimse Sensin
    Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin, Belkıs'ın
    Kuşlar uçar Senin gönlünü taklit için
    Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
    Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
    Ey gönüllerin en yumuşağı, en derini
    Sevgili

    En sevgili, Ey sevgili
    Uzatma dünya sürgünümü benim
    Yazar : Risale Forum
    Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar.
    Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?
    Dar düşünceler, dar görüşler!..

  9. #9
    Ruh
    Ruh çevrimdışı
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nereden Yer
    Alem-i Ervah
    Mesajlar Mesajlar
    507
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 154 + 10933


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    GuL Efendim...


    Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana.

    Elimin müjdesi, dilimin muştusu,
    Gönlümün hakikat ruhu, ufkumun kahramanı, dünyamın zimamdarı,
    Hilkaten fatiham, Nübüvveten hatimem, ezelen ve ebeden Efendim.
    Varoluş varlığım, gül çağında gül ıtırım,
    Gül Efendim


    Canların cananı, güllerin gülistanı,
    Sonsuzluk aşkımın nur-u ummanı, gönül dünyamın mihveri,
    Hayat eksenimin odağı, en mühim nokta-i nazarım,
    Her halükarda başvuru kaynağım, rehberi furkanım,
    Yegane sığınağım, barınağım ve limanım,
    Gül Efendim


    Tesellim, bahar iklimim,
    Hayatıma hayat sunan biricik modelim,
    İnsanlığın iftihar tablosu Hazreti Peygamberim,
    Âlemlere rahmet olarak gönderilen,
    İnsanlığa armağan olarak vazifelendirilen,
    İlâhi ikramım, canım, cananım,
    İnsanlığa, insanlığı ve imanı soluklayan muhbir-i sadıkım
    Gül Efendim


    Teri gül kokan, gönlü gül kokan, ömrü gül kokan,
    Gül Efendim

    Tebliğden önce temsil gücüm,
    Korkutmayan, ürkütmeyen, nefret ettirmeyen, sevdirenim,
    Zorlaştırmayan, kolaylaştıran, iyilikle, güzellikle davrananım,
    İnsanlık âlemine nümune-i imtisalim,
    Muhabbetiyle, hoşgörüsüyle, yaklaşımıyla,
    Eşsiz özellik ve güzelliğiyle yaşayan Kur’ân’ım,
    Gül Efendim

    Başlara baş, kalplere ilaç, ruhlara ışık ve ufuk,
    Rengime renk, çizgime çizgi, ölçüme ölçü,
    Renk, renk, huy, huy, çizgi, çizgi, yol, yol izdüşümler halinde,
    İçimde, metafizik yönümde yaşayanım,
    Gül Efendim

    Ahengim, rengim, özümde biçimlenen irfanım,
    Hayat seyrimin fethi, damarlarında dolaşan imanım.
    Kafa, kalp ve ruh bütünlüğümde şekillenen Sultanım,
    Beni nice ümitlerle hülyalandıran hayalim, gerçeğim,
    Düşüm, gülüşüm.
    Gül Efendim

    Gecelerimin ışığı dolunayım, gül baharım,
    Nazenin fidanlarımın üstünde çiçek çiçek açıverenim,
    Şafak serinliğimi, bakış derinliğimi dupduru sularıyla yıkayanım,
    Kutlu zaman dilimim, ölümsüz bahar atmosferim,
    Sevgi oymağımda sevincim, sevgilim,
    Hiç başımı yastığımdan kaldırmadan, gözümü kırpmadan,
    Asırlarca sürüp gitmesini istediğim tatlı rüyam,
    Misk-i anberim, solmayan boyam,
    Dimağımda elvan elvan lezzetim, izzetim, şerefim,
    Gül Efendim

    Ahmedim, Mahmudum, Muhammedim,
    Halık-ı Yezdanımdan, Sultan-ı Müeyyedim.
    Gül Efendim

    Hayatımın siyeri, vasfımın şemaili,
    Yakınlığına yakınlığımın ifadesi hilyem,
    Şanına layık mi’racım, namına layık mesnevim,
    Terennümlerim üzerine bestelenmiş ilahim,
    Kağıt kağıt, kalem kalem, kitap kitap, söze layık, kelama layık,
    Aşkım, vecdim, muhabbetim,
    Gül Efendim

    Gönlümün gülü, sinemin sünbülü,
    Yüreğimin bülbülü, derdimin dermanı, ruhumun fermanı,
    Nazlı ve nazenin gözbebeğim, nur-u dilaram,
    Andelib-i Zişanım, sevda iklimim, güzel kokan mevsimim,
    Rahman ve Rahimin kudretiyle, İbrahimce, Ahmedi nefesli yarim,
    Gül Efendim

    Güneşim, yıldızım, ışığım,
    Medine’deki nurum, ak kalbime Banu Cihanım,
    Güçsüzlüğümün gücü, çaresizliğimin çaresi, şanım,
    Gül Efendim

    Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana
    Gül Efendim

    Senin olmadığın yıllarda,
    Çölün ortasında alevler almış başını gidiyordu.
    Küfürler kavurarak, har vurup harman savuruyordu.
    Gündüzler anlamını yitirmişti.
    Geceler büsbütün yalanları solukluyordu.
    Dalga dalgaydı nefesler, kısılmıştı, titrek titrekti sesler
    Gündüzler de, geceler de hiç yaşanma imkanına erişemediler,
    Yetimdi sözcükler ve sevgiler, acılar besteliyordu yürekler
    Cahilce işleniyordu cinayetler, kızlarını diri diri toprağa gömüyorlardı babalar.
    Cinnet karargahına dönmüştü kalpler, hırpalanmıştı bünyeler,
    Hor hakir görülüyordu, insandan bile sayılmıyordu kadınlar,
    Çarmıha geriliyordu masum ve narin kelebekler,
    Hayat hakkını bulamıyordu bebekler, körpeler
    Güçsüzlerin gücünü emerek güçleniyordu güçlüler,
    Dünyaya dünya olduğunu hissettirmediler,

    Özleminle dolup taşıyordu özlem yüklüler,
    Senin olmadığın yıllarda, zamanlarda,
    Gül Efendim

    Ah keşke ne olur hep aşkınla oturup aşkınla kalkabilsem,
    Ruhların yükselişleri gibi ufuklarında dolaşabilsem,
    Ne yapıp edip de taa iç dünyalarına derinlemesine akabilsem,
    Mecnun gibi arkandan yorulmadan koşabilsem,
    İçime bir kor gibi düşerek, ocaklar gibi yanabilsem,
    Sensiz geçen her türlü acılardan ah bir kurtulabilsem
    Gül Efendim


    Yine karanlıklar bastı, ışıklar kesildi, ipler gerildi,
    Bulutlar üstümüze karargah kurdu, çıkmaz sokaklar çoğaldı,
    Yollar çatallandı, insanlar yoruldu, daraldı, bunaldı,
    Varlık içinde yokluk çektiriliyor can taşıyanlara,
    İmdat çığlıkları dağlar boyunca dalgalandı,
    Kara çizgiler belirdi kara bahtımızda,
    Yitirdik kendimizi, senin aşkını yitirdik.
    Tuzakların esaretinde inlemekte kulaklarımız.
    Feri kesildi gözlerimizin, tesiri kalmadı sözlerimizin,
    Divanelere döndüğümüz muhakkak, yaya kaldığımız muhakkak.
    Kendimizi unuttuğumuz muhakkak, Seni bilmez olduğumuz muhakkak.
    Gül Efendim

    Sana her zamankinden daha muhtacız Efendim,
    Uyandır gaflet uykularından bizleri Efendim,
    Yeniden içime, gönlüme, metafiziğime doğ Sen
    Ey Sevgili..
    Gül Efendim

    Öyle bir doğuşla doğ ki, öyle bir gelişle gel ki,
    Öyle bir sarışla sar ki; dünyam başkalaşsın, gönlüm yenilensin,
    Ufkumda ısı ve ışık yüklü güneşler doğsun.
    Gecelere renk veren aylar semalarımı kaplasın,
    Yıldızlar saf saf etrafımda dizilsin, hakikatler sezilsin.
    Bilinmesi gerekenler bilinsin, derilmesi gereken güller derilsin.
    Gül Efendim



    Gel ey aşk ikliminin Sultanı,
    Gel ey güzellik şahikalarımın dolunayı,
    Gel ey vefa ve safa göklerinin hilali, cemali,
    Gel ey güzellikler ordusunun hakanı, varlık aleminin özü, kemali.
    Gel, gel de dağıt şu zulmeti. İkram et, yitirdiğimiz cenneti.
    Deriver içimize layık gülleri, sünbülleri,
    İtiverme ne olur elinin tersiyle bizleri.
    Aklımıza sun akılları, basiretleri,
    Gül Efendim

    Gel, kine kilitlenenlerin kilidini kırmak için,
    Nefrete odaklananların nefretini ortadan kaldırmak için,
    Düşmanlığa sadık kalanların, zavallı ruhların,
    Boyunlarındaki zincirleri çözüp açmak için,
    Gül Efendim

    Gel, Senin sevginle sevgilerimizi, Senin merhametinle merhametimizi,
    Senin şefkatinle şefkatimizi, Senin sinenle sinelerimizi,
    Senin muhabbetinle muhabbetimizi,
    Senin hoşgörünle hoşgörümüzü
    Coştur Efendim, bizleri koştur Efendim
    Gül Efendim

    İçimize bir gül, gönlüzüme bir gül, özümüze bir gül,
    Gül Efendim


    Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana
    Gül Efendim
    Yazar : Risale Forum
    Beşer zulmeder, kader adalet eder...

  10. #10
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Nereden Yer
    HüZüNLü GuRBeT:(
    Mesajlar Mesajlar
    892
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 272 + 21226


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: GuL Efendim...

    Çok güzel bir paylaşım...

    Allah razı olsun aziz ve sıddık kardeşim, can dostum güzel insan
    Yazar : Risale Forum
    // Ah nankör nefsim ah ten perver nefsim..Sen ne zannediyorsun ki, cennet tabi ki ucuz değil Cehennem dahi lüzumsuz değil ! //

Sayfa 1/4 1234 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 6 kullanıcı var. (0 üye ve 6 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222