Sayfa 2/7 İlkİlk 123456 ... SonSon
62 sonuçtan 11 ile 20 arası

  1. #11
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    Ezan, kamet, vesile, mescid...

    EZAN, KAMET, VESİLE, MESCİD...

    166. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim ezan sesini işittiği zaman:

    "Allahümme Rabbe hâzihid dâvetit tâmmeti vesselâtil kaimeti âti Muhammedinil vesîlete vel fazîle, vebâshu makamen mahmuden kemâ vaadtehu," derse, kıyamet gününde ona şefaatim helâl olur."
    Câbir radıyallahu anh. Buhârî.

    167. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Allahtan vesîle isteyin!"

    Dediler ki: "Ey Allahın Resûlü, vesîle nedir?"

    "O, cennette öyle bir makamdır ki, ona ancak tek bir adam ulaşacaktır. O adamın ben olmasını umarım."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    168. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku, kamet getirdiğinde acele ve çabuk getir! Ezanla kametin arasında yemek yiyen kimsenin yemeğini bitirebileceği kadar bir zaman ayır. Yine su içenin suyunu, tuvalete gidenin tuvaletini bitirebilecekleri kadar bir zaman ayır! Beni görmedikçe namaza kalkmayın!"
    Câbir radıyallahu anh. Tirmizî.

    169. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Müezzin, sesinin ulaştığı yere kadar bağışlanır. Her yaş ve kuru şey onun yararına şahitlik eder. Cemaatle namaz kılana yirmibeş namazlık sevap yazılır. Ayrıca, iki namaz arasında yaptıkları da bağışlanır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    170. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ezanı duyduğunuz zaman, tıpkı müezzinin söylediği gibi söyleyiniz, ancak

    "hayyealessalât, hayyealelfelah," deyince siz "Lâ havle velâ kuvvete illâ billah," deyiniz."
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Buhârî.

    171. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "imam, sorumluluk alan, müezzin ise kendisine güvenilendir. Allahım! imamları irşâd et! Müezzinleri de bağışla."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Bezzâr.

    172. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ezanlarınızı seçkinleriniz okusun, namazlarınızı da Kurânı iyi bilip okuyanlarınız kıldırsın!"
    İbn Abbas radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    173. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim Allahın rızasını umarak bir mescid yaparsa, Allah onun için cennette bir ev yapar."
    Osman radıyallahu anh. Buhârî.

    174. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Birinizin hanımı, kendisinden mescide gitmek için izin isterse, sakın engel olmasın!"
    İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    175. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Mescid, her iyi kulun evidir. Evi mescid olan adama Allah, rahatı, rahmeti, Sırat köprüsünü geçip cennete ve Allahın rızasına gitmesini garanti etmiştir."
    Ebû Derda radıyallahu anh. Taberânî.

    176. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, evlerde namaz yerleri yapılmasını, bunların temiz tutulup kokulanmasını emretti.
    Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.

    177. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Koyunun kurdu gibi, şeytan da insanın kurdudur. Sürüden ayrılan ve uzaklaşan koyunu nasıl kurt kaparsa, şeytan da cemaatten uzaklaşan insanı öyle kapar. Onun için tenha yollardan uzak durun, cemaatten, topluluktan ve mescidlerden ayrılmayın!"
    Muaz radıyallahu anh. Ahmed.

    178. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kişi, kendi mescidinde namaz kılsın, mescidleri dolaşıp durmasın."
    İbn Ömer radıyallahu anh. Taberânî.

    179. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim sarmısak ve soğan yerse, bizden uzaklaşsın, ya da mescidimizden uzak dursun. Evinde otursun."
    Câbir radıyallahu anh. Buhârî.

    180. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Her kim, özürsüz olarak iki namazı bir arada kılarsa, büyük günahlardan birinin kapısına gelmiş olur."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.

    181. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Bir kısım namazlarınızı evlerinizde kılın! Evlerinizi kabirlere çevirmeyin!"
    İbn Ömer radıyallahu. Buhârî.

    182. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem bahçelerde namaz kılmaktan hoşlanırdı.
    Muaz radıyallahu anh. Tirmizî.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  2. #12
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    Namaz, ikame, rükünler...

    NAMAZ, İKAME, RÜKÜNLER...

    183. Ebu Hureyre, namaz kıldırdı. Her inip kalkışında tekbir aldı ve şöyle dedi:

    "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin namazına namazını en çok benzeteniniz benim."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    184. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, namaza girerken ellerini uzatarak kaldırırdı.
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    185. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, ellerini tekbirle beraber kaldırırdı.
    Vâil radıyallahu anh. Müslim.

    186. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, ellerini omuzlarına kadar kaldırıp, baş parmaklarını da kulaklarına getirip, tekbir aldı.
    Vâil radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    187. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, namaza başladığı zaman şöyle derdi:

    "Sübhaneke Allahümme ve bihamdik ve tebârekesmük ve teâlâ ceddük ve lâ ilâhe ğayrük."
    Aişe radıyallahu anha. Tirmizî.

    188. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ayakta kıl, gücün yetmezse oturarak kıl, buna da gücün yetmezse yatarak kıl!"
    imran radıyallahu anh. Buhârî.

    189. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, namazda sol elimi sağ elimin üstüne koyduğumu gördü, hemen sağ elimi alıp sol elimin üstüne yerleştirdi.
    İbn Mesûd radıyallahu anh. Nesêî.

    190. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bir adamın namaz kılarken ayaklarını birleştirdiğini gördü ve şöyle dedi:

    "Sünnete aykırı davrandın, aralarını ayırıp rahatlatsan daha iyi olurdu."
    İbn Mesûd radıyallahu anh. Nesêî.

    191. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Bu ümmetten ilk kaldırılacak olan şey huşûdur. Kalbinde korku ile karışık bir saygı duya duya namaz kılan görülemeyecektir."
    Ebû Derda radıyallahu anh. Taberânî.

    192. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Fatiha suresini okumayanın namazı olmaz."
    Ubâde radıyallahu anh. Buhârî.

    193. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Fatiha suresine bir şey eklersen daha iyi olur, onunla yetinirsen sana yeter."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    194. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "imam, "âmin" dediği zaman siz de "âmin" deyin! Çünkü, kimin âmini meleklerinkine rastlarsa, geçmişteki günahları bağışlanır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    195. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, öğle namazının ilk iki rekatında fatiha ile iki sûre okurdu, son iki rekatında sadece fatiha okurdu. Bazen bize duyururdu. Birincisinde, ikincisindekinden uzun okurdu. ikindi namazında da böyle yapardı.
    Ebû Katâde radıyallahu anh. Buhârî.

    196. Kısa sûrelerden küçük ve büyük hiçbir sûre yoktur ki, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, farz namazını kıldırırken onları okumamış olsun.
    Amr radıyallahu anh. Mâlik.

    197. Namazda, sessizce beklenecek iki sekte yeri ezberledim. Birisi, imam tekbir alıp okumaya başlayıncaya kadar geçen sessizlik, ikincisi Fatiha ile bir sûreyi okuduktan sonra, rükû için eğilinceye kadar olan sessizlik.
    Semûre radıyallahu anh. Tirmizî.

    198. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "En üstün namaz, ayakta durma süresi uzun olan namazdır."
    Câbir radıyallahu anh. Müslim.

    199. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Secde ettiğin zaman, ellerini yere koy ve dirseklerini kaldır."
    Berâ radıyallahu anh. Müslim.

    200. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem secdeye vardığında, bir kuzu ellerinin arasından geçmek istese geçebilirdi.
    Meymûne radıyallahu anha. Müslim.

    201. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Biriniz secdeye gittiği zaman, ellerini köpeğin yaydığı gibi yaymasın. Uyluklarını da birleştirsin."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    202. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "En kötü hırsızlık, namazdan çalmaktır."

    "Kişi namazından nasıl çalar?" dediler.

    "Rükû ve secdesini tam yapmamakla çalar," buyurdu.
    Nûman radıyallahu anh. Mâlik.

    203. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemden daha mükemmel ve daha kısa namaz kıldıran birinin ardında hiç namaz kılmadım.

    "Semiallahu limen hamideh," dedikten sonra o kadar ayakta dururdu ki, galiba yanıldı, derdin.

    Sonra tekbir alıp secdeye varırdı. iki secde arasında o kadar uzun otururdu ki, galiba yanıldı, diye düşünebilirdin.
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    204. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bizimle beraber otururken, bir adam geldi. Hafif bir namaz kıldı, sonra namazdan ayrılıp, Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme gelerek, selâm verdi.

    Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, selâmını aldı:

    "Geri dön, namazını kıl!" buyurdu.

    Adam geri döndü, namaz kıldı, sonra gelip selâm verdi.

    Ona, "Haydi git namaz kıl, sen namaz kılmadın!" dedi.

    Bunu iki kere, ya da üç kere yaptı. insanlar da bundan kaygılandılar. Çünkü, hafif namazın olmayacağını sandılar.

    Adam geldi, "Ben hata ve doğru yapan bir insanım. Bana nasıl namaz kılınacağını göster ve öğret!" dedi.

    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Evet, namaz kılacağın zaman, Allahın sana emrettiği gibi abdest al!
    Şehadet getirip kamet getir, eğer Kurândan bir şey biliyorsan oku! Bilmiyorsan, sübhanallah, elhamdülillah, allahuekber ve lâilâheillallah, de.

    Sonra rükû et, dolgunca rükû yap, sonra ayakta tam bir biçimde dur!

    Sonra secdeye git, secdeyi de iyi ve tam yap!

    Sonra kalk! Bunları böylece yaparak namazını kılarsın, namazın tamamlanmış olur. Dediklerimi tam olarak yapmazsan namazın noksan olur."

    Adam, "Bu birincisinden daha kolay geldi, çünkü bu tarife göre, namaz eksik yapılınca tamamı gitmiyor da, sadece eksik yapılmış oluyor," dedi.
    Rıfaâ radıyallahu anh. Tirmizî.

    205. Huzeyfe radıyallahu anh, namazı hızlı kılan bir adam gördü ve sordu:

    "Sen ne zamandan beri bu namazı kılıyorsun?"

    "Kırk senedir."


    "Demekki sen kırk seneden beri namaz kılmıyorsun! Bu kıldığın namazla ölürsen, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellemin yolunun dışında ölmüş olursun!" dedi.
    Zeyd radıyallahu anh. Buhârî.

    206. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bana dedi ki:

    "Oğulcuğum, sakın namazda sağa sola bakmayasın! Çünkü, namazda sağa sola bakmak, helâk olmaktır."
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    207. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Biriniz namaza durduğu zaman, gözlerini yummasın!"
    İbn Abbas radıyallahu anh. Taberânî.

    208. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, avuçlarımı avuçlarına alarak, sûre öğretir gibi, bana "teşehhüd"ü öğretti:

    "Ettahiyyâtü lillâhi vessalâvatü vettayyibâtü. Esselâmü aleyke eyyühen nebiyyü ve rahmetullahi ve berekatüh. Esselâmü aleyna ve âlâ ibadillahis salihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resûlüh."

    "Bunu söylediğin zaman namazın tamamlanmış olur. Ondan sonra istersen kalkabilirsin, istersen oturabilirsin."
    İbn Mesûd radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    209. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin en çok yaptığı dua şudur:

    "Allahümme âtinâ fiddünya haseneten ve filâhireti haseneten ve kınâ azâbennâr."
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    210. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim bana salâtüselâm getirmeyi unutup ihmal ederse, cennet yolunu şaşırır."
    İbn Abbas radıyallahu anh. İbn Mâce.

    211. "Ey Allahın Resulü! Sana nasıl selâm vereceğimizi biliyoruz, fakat sana nasıl salâvat getireceğiz?" diye soruldu.

    "Şöyle deyin!" buyurdu:

    "Allahümme salli âlâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammed. Kema salleyte âlâ ibrahime. inneke Hamîdün Mecîd. Allahümme bârik âlâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammed. Kema bârekte âlâ ibrahime. inneke Hamîdün Mecîd."
    İbn Ebî Leylâ. Buharî.

    212. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Namazın anahtarı temizlik, namaz dışı olanları yasaklayanı tekbir, onları yeniden helâl kılanı ise selâmdır. Fatihayı ve bir sûreyi farzda veya başka namazda okumayanın namazı yoktur."
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Tirmizî.

    213. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, sağına ve soluna şöyle selâm verirdi:

    "Esselâmü aleyküm ve rahmetullah. Esselâmü aleyküm ve rahmetullah."
    Selâm verirken, yanağının beyaz yeri arkadan görünürdü.
    İbn Mesûd radıyallahu anh. Nesêî.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  3. #13
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    Tesbih, dua, cemaat, imamet...

    TESBİH, DUA, CEMAAT, İMAMET...

    214. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, namazda selâm verdikten sonra üç kere istiğfar eder, sonra şöyle derdi:

    "Allahümme entesselâmü ve minkes selâm. Tebarekte ya Zelcelâli vel ikram."

    "istiğfarı nasıl idi?"

    "Estağfirullah, estağfirullah" şeklindeydi.
    Sevban radıyallahu anh. Müslim.

    215. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim her farz namazından sonra Ayetelkürsiyi okursa, öbür namaza kadar o, Allahın korumasında olur."
    Hasan radıyallahu anh. Taberânî.

    216. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim her namazın ardından otuzüç kere sübhanallah, otuzüç kere elhamdülillah ve ötuzüç kere Allahuekber deyip, yüzüncüsünü "Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve âlâ külli şeyin kadîr," diyerek tamamlarsa, deniz köpükleri kadar da olsa günahları bağışlanır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    217. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin, sağ elinin parmak boğumlarını tesbih gibi kullandığını gördüm.
    İbn Amr radıyallahu anh. Tirmizî.

    218. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ne oluyor bu insanlara ki, kendilerine Allahın kitabı okunuyor da, ne okunduğunu bilmiyorlar, okunmayıp terk edilenin de farkında olamıyorlar!

    işte tıpkı bunun gibi, kendilerine peygamber gönderilen eski toplumların kalblerinden Allahın azameti çıkartıldı, yalnız bedenleri hazır bulundu da, kalbleri başka yerlerde dolaştı.

    Şurası kesindir ki, kalbi bedeniyle birlikte hazır bulunmadıkça, Allah kulun amelini kabul etmez!"
    Mâlik radıyallahu anh. Rezîn.

    219. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Sofra kurulduğu zaman namaz kılınmaz. Bir de tuvaleti sıkışan kişi namaz kılamaz."
    Aişe radıyallahu anha. Müslim.

    220. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Üç şey inciticidir: Kişinin, ayakta işemesi, namazı bitirmeden alnını silmesi, secdede üflemesi."
    Büreyde radıyallahu anh. Bezzâr.

    221. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kişi, kırk gün birinci tekbirini kaçırmadan cemaatle namaz kılarsa, Allah ona iki kurtuluş yazar: Biri ateşten arınıp kurtulma, ikincisi ise ikiyüzlülükten arınıp kurtulma."
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    222. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Bir köyde, ya da bir kırda üç kişi bir arada olup da, namazı cemaat hâlinde kılmazlarsa, anla ki, şeytan onlara üstün gelmiştir."
    Ebû Derda radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    223. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Cemaatle namaz kılmak, tek başına namaz kılmaktan yirmibeş derece daha üstündür."
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Buhârî.

    224. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "imamın arkasındaki cemaat, "Semiallahu limen hamideh," demesin, "Rabbena lekel hamd," desin."
    Amir radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    225. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Namaz kıldıran, namazı hafif kıldırsın, çünkü aralarında güçsüz, hasta ve ihtiyar insanlar bulunabilir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    226. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Erkeklerin oluşturduğu safların en hayırlısı ilk saftır, en kötüsü ise son saftır. Kadınların saflarının en hayırlısı en son saftır, en kötüsü de ilk saftır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    227. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Namaza kamet getirildiği zaman, farz namazdan başka hiçbir namaz kılınmaz!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    228. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Saflarda düzgün durun, düzensiz durmayın ki, kalbleriniz de birbirinden ayrılmasın!"
    Ebû Mesûd radıyallahu anh. Müslim.

    229. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ben namaza duruyorum, uzatmak istiyorum, fakat bir çocuğun ağlamasını işitince kısa kıldırıyorum, çünkü annesinin onun ağlamasına dayanamadığını biliyorum."
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    230. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "imam, kendisine uyulmak içindir. Sizden önce secde eder, sizden önce başını kaldırır. işte öteki bölümler de böyledir."
    Hittân radıyallahu anh. Müslim.

    231. Ben, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin yanında namaz kıldım, Aişe de arkamızda durup, bizimle birlikte namaz kıldı.
    İbn Abbas radıyallahu anh. Nesêî.

    232. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Üç şey vardır ki, onları yapmak kimseye helâl olmaz:
    Cemaate namaz kıldıran imam, cemaati ihmal edip, yalnız kendisi için dua edemez, ederse onlara ihanet etmiş olur.
    izin verilmedikçe, bir kimse başka birinin evinin içine bakamaz, bakarsa onlara ihanet etmiş olur.
    Tuvaleti gelmiş kimse de, gerekeni yapıp rahatlamadıkça namaz kılamaz."
    Sevban radıyallahu anh. Tirmizî.

    233. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Namaz kılanın önünden geçen kişi, bunun vebalinin ne kadar büyük olduğunu bilseydi, yıllarca beklerdi de, bu onun için daha hayırlı olurdu."
    Ebû Cüheym radıyallahu anh. Buhârî.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  4. #14
    NuruAhsen çevrimdışı Sonsuz Temâşâ
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Nereden Yer
    Şehr-i Hüzün
    Mesajlar Mesajlar
    8.727
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 2264 + 186520


    Cevap: Hadis El kitabı -Hadisleri doğru anlamak için..

    Allah razi olsun mubarek,cok faydali bir paylasim oluyor konuyu sabitlesem iyi olacak
    Yazar : Risale Forum
    Müslümanlar Dik Durun! Karşınızda Leşler Var!
    Salih Mirzabeyoğlu

  5. #15
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    Cuma, bayram, hutbe...

    CUMA, BAYRAM, HUTBE...

    234. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Cumâ gününde öyle bir saat vardır ki, bir kul o saatte ne isterse, mutlaka ona verilir."
    Kesîr radıyallahu anh. Tirmizî.

    235. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Cumâ günü, Allah indinde bayram günlerinden daha büyüktür."
    Ebû Lubâbe radıyallahu anh. İbn Mâce.

    236. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim, Cumâ günü yıkanıp temizlenir, koku sürünür, sonra mescide gelip, iki kişinin arasını açarak rahatsız etmeden sessizce oturur, sonra Allahın farz kıldığı namazı kılar ve imam konuşurken susup dikkatle onu dinlerse, mutlaka, gelecek Cumâya kadar işleyeceği günahları bağışlanır."
    Selman radıyallahu anh. Buhârî.

    237. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Köle, kadın, çocuk ve hasta hariç, Cumâ namazı kılmak her müslümana farzdır."
    Târık radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    238. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Her kim, önemsemeyerek, Cuma namazına gitmeyi üst üste üç kez terkederse, Allah onun kalbini mühürler."
    Ebûl Câd radıyallahu anh. Tirmizî.

    239. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kişinin namazını uzun, hutbesini kısa tutması anlayışlı olduğunun alâmetidir. Onun için, siz de hutbeyi kısa tutun, namazı uzatın. Çünkü, bazı konuşmalarda büyüleyici sözler bulunur."
    Ammar radıyallahu anh. Müslim.

    240. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Cumâ günü imam hutbe okurken, arkası üzerine oturup, dizlerini dikerek, ellerini dizlerine bağlamaktan alıkoymuştur.
    Muaz radıyallahu anh. Tirmizî.

    241. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, hutbeyi şiir gibi okuyanlara lânet etmiştir.
    Muaviye radıyallahu anh. Taberânî.

    242. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bayram günü mescide gitmeden evvel yıkanırdı.
    İbn Ömer radıyallahu anh. Mâlik.

    243. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, yemek yemedikçe Ramazan bayramı namazına çıkmazdı. Kurban bayramında ise, namaz kıldırıncaya kadar birşey yemezdi.
    Büreyde radıyallahu anh. Tirmizî.

    244. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, bize, Ramazan ve Kurban bayramlarında çıkmamızı emrederdi.

    Genç kızlar, çadırda yaşayan genç bakireler ve aybaşı olmuş kadınlar hepimiz çıkardık.

    Aybaşı olanlar namaza katılmazlar, uzaktan vaaz ve nasihat dinlerler ve müslümanların dualarına katılırlardı.

    Dedim ki: "Ey Allahın Resûlü! Birimizin dışarı elbisesi olmayabilir..?"

    Şöyle buyurdu: "Kız kardeşi ona dışarı elbisesini giydirsin."
    Ümmü Atiyye radıyallahu anha. Buhârî.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  6. #16
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    Nafile, vitir, gece...

    NAFİLE, VİTİR, GECE...

    245. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Allah teâlâ buyurmuştur:

    "Kulum bana, kendisine farz kıldıklarımı yerine getirmekten daha iyi bir şeyle yaklaşamaz.

    Ondan sonra, kulum bana nâfile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, nihâyet ben onu severim. Ben onu bir de sevdim mi, artık işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı olurum.

    Bir şey isterse, hemen veririm, bir şeyden de bana sığınırsa, onu muhakkak korurum."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    246. Ben, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ile, öğleden önce iki rekat, öğleden sonra iki rekat, Cumâdan sonra iki rekat, akşamdan sonra iki rekat, yatsıdan sonra iki rekat nâfile namaz kıldım, ablam Hafsa, "sabahtan önce de iki rekat var," dedi.
    İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    247. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Her kim oniki rekat nafile kılmaya devam ederse, Allah onun için cennette bir köşk yapar: Öğleden önce dört rekat, öğleden sonra iki rekat, akşam namazından sonra iki rekat, yatsıdan sonra iki rekat, sabah namazından önce iki rekat."
    Aişe radıyallahu anha. Tirmizî
    .

    248. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Akşam hariç, iki ezan arasında bir namaz vardır, dileyen kılar."
    Büreyde radıyallahu anh. Bezzâr.

    249. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemle birlikte namaz kıldım. Yolculuk sırasında nâfile namaz kıldığını hiç görmedim.
    İbn Ömer radıyallahu. Buhârî.

    250. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi belki yirmi kere izledim. Hepsinde de, akşamdan sonraki iki rekat namazla sabah namazından önceki iki rekat namazda "Kul ya eyyühel kâfirûn" sûresiyle "Kul huvallahu ehad" sûresini okuduğunu gördüm.
    İbn Ömer radıyallahu anh. Tirmizî.


    251. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Gece kıldığınız namazın sonu tek olsun!"
    İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    252. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Vitir, gecenin sonunda tek rekattır. Gece namazı ikişer ikişerdir. Bitirmek istersen sonunda bir rekat kılar, böylece sonunu teklemiş olursun."
    İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    253. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim gecenin sonunda kalkamamaktan korkarsa, gecenin başında vitrini kılsın, sonra uyusun."
    Câbir radıyallahu anh. Müslim.

    254. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Akşam namazı, gündüz namazlarının vitridir."
    İbn Ömer radıyallahu anh. Mâlik.


    255. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Gece namazı kılmalısınız. Çünkü bu, sizden önceki iyi insanların âdetidir. Zira, gece namazı kişiyi Allaha yaklaştırır, günahlardan alıkoyar, kötülüklere karşılıktır, bedenden hastalıkları giderir."
    Bilâl radıyallahu anh. Tirmizî.


    256. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem, ne Ramazanda, ne de öbür aylarda, geceleri onbir rekattan fazla nafile namaz kılmazdı.
    Aişe radıyallahu anha. Buhârî.

    257. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Nekadar da ısrarcısınız! Neredeyse bu teravih namazının size farz kılınacağını sandım. Namazı evlerinizde kılmalısınız! Farz namazından başka, kişinin en hayırlı namazı, evinde kıldığı namazdır."
    Zeyd radıyallahu anh. Buhârî.

    258. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra konuşup sohbet etmeyi yasaklardı.
    Ebû Berze radıyallahu anh. Buhârî.

    259. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, müslümanları ilgilendiren bir iş hakkında Ebû Bekir ile gece sabaha kadar konuşurlardı, ben de onlarla beraber olurdum.
    Ömer radıyallahu anh. Tirmizî.


    260. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Farz namazı dışında, kişinin evinde namaz kılması, benim bu mescidimde namaz kılmasından daha üstündür."
    Zeyd radıyallahu anh. Tirmizî.


    261. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kıyamet gününde, amelinden yana, kulun ilk önce sorguya çekileceği şey, namazıdır. Eğer bunun hesabını verirse, kurtulur. Veremezse, eli boş dönüp, büyük bir zararla karşılaşır.

    Farz namazından bir eksik çıkarsa, Rab Teâlâ der ki:

    "Gel, bak bakalım kulumun nâfile namazı var mı?"
    Bakılır, varsa getirilir ve onunla farz namaz tamamlanır.
    Sonra diğer amelleri de bunun gibi olur."
    Hureys radıyallahu anh. Tirmizî.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  7. #17
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    Hastalik, tedavi, bela, ziyaret...

    HASTALIK, TEDAVİ, BELA, ZİYARET...

    262. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Müslümanın başına gelen bir ağrı, yorgunluk, dert, hastalık, üzüntü, hatta ufak bir kaygının karşılığında, Allah, onun günahlarından bir kısmını mutlaka örter, bağışlar."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    263. Dedim ki:

    "Ey Allahın Resûlü! insanların içinde en çetin belaya uğrayan kimdir?"

    Şöyle buyurdu:

    "Peygamberler, sonra sırasıyla derecelerine göre insanlar, sonra sırasına göre insanlar. Sonra kişi dinine göre sınanır. Eğer dininde sıkı ise, Allah onu çetin bir bela ile sınar. Eğer dininde gevşekse, Allah onu dini oranında sınar.
    Bela, kuldan hiç ayrılmaz, onun yakasını bıraktığı zaman, kişi günahlarından arınmış olur."
    Musâb radıyallahu anh. Tirmizî.

    264. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Rab Sübhanehu ve Teâlâ buyuruyor ki: "izzetim ve Celâlim hakkı için, affetmek istediğim kulumun, gerek bedeninde bir hastalık, gerekse rızkında bir eksiklik vererek tüm hatalarını bağışlamadan dünyadan çıkartmam."
    Enes radıyallahu anh. Rezîn.

    265. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Sabır, felaketle ilk karşılaşma anında olur."
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    266. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Herhangi bir müslümanın başına bir musibet geldiğinde, "innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn," derse, Allah ona daha hayırlısını verir."
    Ümmü Seleme radıyallahu anha. Müslim.

    267. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim musibet anında, "innâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn," derse, Allah onun bu musibetini giderip, sonunu iyi kılar."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Taberânî.

    268. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kul hastalandığı zaman, Allah ona iki melek gönderir:

    "Bakın bakalım, ziyaretine gelenlere ne diyor?" der.
    Eğer gelen ziyaretçilerine karşı, Allaha hamd ederse, durumu hemen Allaha bildirirler.

    Allah da şöyle der:

    "Bu kulumun ruhunu alırsam, mutlaka onu cennetime koyacağım. Şifa verip iyileştirirsem, ona etinden daha iyi bir et, kanından daha iyi bir kan vereceğim. Üstelik tüm günahlarını da örtüp, bağışlayacağım."
    Atâ radıyallahu anh. Mâlik.

    269. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kime, gerek malına, gerek canına bir musibet gelir de, sabreder, kimseye açıp şikâyet etmezse, artık Allahın onu bağışlaması bir hak olur."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Taberânî.

    270. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "insanların arasına karışıp eziyetlerine sabreden müslüman, insanların arasına karışmayıp, onların eziyetlerine sabretmeyen müslümandan daha hayırlıdır."
    Yahya radıyallahu anh. Tirmizî.

    271. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim bir hastayı, ya da bir müslüman kardeşini Allah için ziyaret ederse, bir seslenici ona şöyle seslenir:

    "Hoş yaşayasın! Gidişin de hoş oldu! Cennette de kendine güzel bir konak hazırladın!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    272. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Birinizin, elini hastanın alnına, ya da eline koyup, onun nasıl olduğunu sorması, hasta ziyaretinin tamamındandır.

    Aranızdaki selâmlaşmanın tamamı ise, tokalaşmaktır."
    Ebû Ümâme radıyallahu anh. Tirmizî.

    273. Hasta ziyaretinde, hastanın yanında gürültü etmemek ve az oturmak sünnettir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, hasta olup da, yanında sesli konuşup tartıştıklarında, "Haydi, yanımdan kalkıp gidin!" emrini vermiştir.
    İbn Abbas radıyallahu anh. Rezîn.

    274. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Bir hastanın yanına varırsanız, size dua etmesini söyleyin, çünkü onun duası meleklerin duası gibidir."
    Ömer radıyallahu anh. İbn Mâce.

    275. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Hastalarınızı yemeğe, içmeğe zorlamayın! Şüphesiz, Allah onlara hem yedirir, hem de içirir."
    Ukbe radıyallahu anh. Tirmizî.

    276. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Tedavi olun! ihtiyarlık dışında, Allah ilaçsız hiçbir hastalık yaratmamıştır."
    Üsâme radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    277. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Tedaviler arasında, kan aldırmak en faydalı olanıdır!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    278. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, boynunun iki tarafındaki ve omuzunun arasındaki damarlardan kan aldırırdı.
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    279. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kan aldırmak için en uygun günler, Onyedinci, ondokuzuncu ve yirmibirinci günlerdir."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.

    280. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Karın ağrısından ölen şehîddir. Karın ağrısının devası baldır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

    281. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Çörekotunda, ölüm hariç her türlü hastalık için şifa vardır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    282. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Mantar, bir kudret helvasıdır, suyu göze şifadır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    283. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, zehir ve benzeri habis şeylerden ilaç yapılmasını yasakladı.
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

    284. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, sağ elini ağrıyan yere sürer, şu duayı okurdu:

    "Ey insanların Rabbi! Sıkıntıyı gider, şifa ver! Şifa veren sensin. Senden başka şifa veren yoktur. Hastanın, tüm hastalıklarını gideren bir şifa ver!"
    Aişe radıyallahu anha. Buhârî.

    285. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Elini, vücudunun ağrıyan yerine koy ve üç kere, "Bismillah," de. Yedi kere de: "Eûzü billahi ve kudretihi min şerri mâ ecidû ve uhazirû," de!"
    Osman radıyallahu anh. Müslim.

    286. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Nazar haktır, eğer kaderi bir şey geçseydi, nazar onu geçerdi."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Müslim.

    287. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Akşam olup karanlık basınca, çocuklarınızın dışarı çıkmalarına engel olun! Çünkü, o saatlerde şeytanlar faaliyete geçerler. Kapların üstünü örtün, tulumların başını bağlayın, kapıyı kapatın, kandilleri söndürün, besmele çekin."
    Câbir radıyallahu anh. Buhârî.

    288. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Hakkında birçok insanın aldandığı iki nimet vardır: Sağlık ve boş vakit."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Buhârî.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  8. #18
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    ölüm, cenaze, kabir, taziye, vasiyet...

    ÖLÜM, CENAZE, KABİR, TAZİYE, VASİYET...

    289. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "insan, yanıbaşında doksan dokuz ölüm olduğu hâlde tasvir edilmiştir. Bu ölüm tehlikelerini atlatırsa, ihtiyar olur ve sonunda ölür."
    Mutarrif radıyallahu anh. Tirmizî.

    290. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Hiçbiriniz, başına gelen bir zarardan dolayı, sakın ölümü dilemesin. Mutlaka böyle bir şey yapması gerekiyorsa, şöyle dua etsin:

    "Allahım! Yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat. Ölmek benim için daha iyi ise, canımı al!"
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    291. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ölülerinize, "Lâ ilâhe illallah"ı telkin edin!"
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Müslim.

    292. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ölülerinize Yâsin sûresini okuyun!"
    Mâlik radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    293. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "insan iki şeyden nefret eder: Ölüm, oysa ölüm mümin için, fitneden, kargaşadan daha iyidir. Az mal, oysa az malın hesabı da az ve kolay olur."
    Mahmud radıyallahu anh. Ahmed.

    294. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin oğlu ibrahim can çekişiyordu. Onu o hâlde görünce, gözleri yaşardı.

    "Ey Allahın Resûlü! Sende mi?" diye soran sahabîye şöyle buyurdu:

    "Bu, bir merhamet eseridir. Göz yaşarır, kalb hüzünlenir, fakat biz yine de

    Rabbimizin hoşnut olacağı şeyi söyleriz," diye cevap verdi.

    Sonra da: "Ey ibrahim! Biz senin ayrılışından dolayı çok üzgünüz," dedi.
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    295. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Dünyada ve âhirette lânetli iki ses vardır: Nimet anında çalgı sesi ve musibet anındaki ağlama sesi."
    Enes radıyallahu anh. Bezzâr.

    296. Bir kadına denildi ki:

    "Kardeşin öldürüldü."

    "Allah ona rahmet etsin! innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn," diyerek cevapladı.

    "Kocan da öldürüldü," dediler.

    "Eyvah!" dedi.

    Bunun üzerine, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "Kadının kalbinde, kocasının, hiçbir şeyle karşılanamayacak bir yeri vardır."
    Hamne radıyallahu anha. İbn Mâce.

    297. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Cenazeleri acele götürünüz! Eğer iyi ise, bir an önce yerine ulaştırmış olursunuz, kötü ise, bir an önce sırtınızdan atıp, rahatlarsınız."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    298. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Cenaze gördüğünüz zaman kalkınız, sizi geride bırakıncaya kadar ayakta bekleyiniz."
    Amir radıyallahu anh. Buhârî.

    299. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim bir mezar kazarsa, Allah ona cennette bir köşk bina eder.

    Kim bir cenaze yıkarsa, annesinden doğduğu günki gibi tüm günahlarından sıyrılır.

    Kim bir ölüyü kefenlerse, Allah ona cennet giysilerinden bir giysi giydirir.

    Kim, yaslı bir kimseye taziyette bulunursa, Allah ona takva elbisesi giydirir, ruhlar içinde onun ruhuna da merhamet edilir.

    Kim, başına bir musibet gelen kişiyi teselli ederse, Allah ona cennet giysilerinden, dünyada pahası biçilmez iki elbise giydirir.

    Kim cenazenin ardından gidip de gömülünceye kadar beklerse, Allah ona üç kırat sevap verir. O üç kırattan sadece bir tanesi Uhud dağından büyüktür.

    Kim bir yetimi, ya da bir dulu koruyup gözetirse, Allah onu gölgesinde gölgelendirir ve cennetine girdirir."
    Câbir radıyallahu anh. Taberânî.

    300. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bir ölüyü gömdükten sonra şöyle dua etti:

    "Allahım! Sen onun Rabbisin, onu sen yarattın. Onu islâma sen hidâyet ettin. Ruhunu alan da sensin. Gizli ve açık hâllerini en iyi bilen sensin. Onu affetmen için aracılık etmeye geldik, ne olur onu bağışla!"
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    301. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ben size kabir ziyaretini yasaklamıştım, artık ziyaret edebilirsiniz. Çünkü onlar size âhireti hatırlatır."
    Büreyde radıyallahu anh. Müslim.

    302. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Ölülerimize sövmeyin, söverseniz dirilerimizi üzersiniz."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Nesêî.

    303. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Vasiyet edecek bir malı bulunan müslümanın, vasiyeti yanında olmaksızın üst üste iki gece geçirmeye hakkı yoktur."
    İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

    304. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kişinin, yaşarken bir para sadaka vermesi, ölürken yüz para sadaka vermesinden daha hayırlıdır."
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    305. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem,ben hastayken ziyaretime geldi.

    "Vasiyet ettin mi?" diye sordu.

    "Evet," dedim.

    "Ne kadar vasiyet ettin?"

    "Allah yolunda malımın tümünü..."

    "Çocuklarına ne bıraktın?"

    "Onlar iyidirler, ihtiyaçları yoktur."

    "Onda birini vasiyet et!" buyurdu.

    Bunu ben pek az buldum, artırmaya çalışıyordum. Nihâyet "üçte bir," dedim.

    "Üçte bir olur, hatta üçte bir bile çoktur," buyurdu.
    Saad radıyallahu anh. Buhârî.

    306. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ne bir dinar, ne bir dirhem, ne bir köle, ne bir câriye bırakmadı. Ondan kalan, bir binek, bir silah ve Allah için verdiği bir tarladan ibarettir.
    Amr radıyallahu anh. Buhârî.

    307. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Kurândan başka bir şey bırakmamıştır.
    İbn Abbas radıyallahu anh. Buhârî.

    308. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Mümin can çekişirken, rahmet melekleri beyaz bir ipekle gelip,

    "Haydi, sen Allahtan, Allah da senden razı olarak, doğru Allahın rahmetine ve cennetine, sana kızgın olmayan Rabbe doğru çıkıp gidiver," derler.

    Bunun üzerine, misk gibi güzel bir koku saçarak çıkar, melekler onu birbirlerine verirler. Gök kapılarına el üstünde getirirler ve derler ki, "Yerden size gelen bu koku ne kadar da ferahlatıcı!"

    Sonra onu, mümin ruhların yanına götürürler. Onlar, sizden birinizin gurbette olan yakınına kavuştuğu zaman duyduğu sevinci duyarlar.

    Yanına gelip sorarlar: "Fülan ne yaptı, fülan ne âlemde?"

    Cevap verirler: "Bırakın onu, o dünya zevkine dalmıştı."

    Gelen ruh: "O öldü, size hâlâ gelmedi mi?" der.

    "Öyleyse o, Haviye cehennemine götürüldü" derler.

    Kâfir can çekişirken, azap melekleri, ellerinde bir kamçı ile gelirler ve derler ki:

    "Haydi, sen Rabbine karşı kızgın ve Rabbin de sana karşı kızgın olarak, Allahın azabına doğru çıkıver."

    O da, leş kokusundan daha kötü bir koku içinde, Allahın azabına doğru çıkar. Sonunda arzın kapısına iletirler.

    "Ne kötü bir koku!" diyerek, onu kâfirlerin ruhlarının bulunduğu yere götürürler."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Nesêî.

    309. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kabir, âhiret konaklarının ilkidir. Kim orada kurtulursa, artık gerisi kolaydır.

    Kim de orada kurtulamazsa, gerisi ondan daha zordur.

    Hangi manzara ile karşılaştımsa, kabri ondan daha korkunç buldum."
    Hani radıyallahu anh. Tirmizî.

    310. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Eğer siz, lezzetleri yok eden ölümü ansaydınız, bu kadar çok konuşmazdınız. O lezzetleri yıkanı çokça anın!

    Kabir her gün şöyle konuşur:

    "Ben, gurbet eviyim. Ben, içinde yalnız yaşanan bir evim. Ben, içinde kurtlar ve zararlı böceklerin bulunduğu evim."

    inanmış bir kul gömülünce, kabir ona şöyle der:

    "Merhaba, hoş geldin safa geldin! Sen üzerimde yürüyenlerin en sevimlisiydin. işte şimdi bana kavuştun. Sana yapacağım iyiliği kendi gözünle göreceksin."

    Sonra o kabir genişler, genişler ve ona cennete bakan bir kapı açılır.

    Azgın ve kâfir kula gelince, kabir ona şöyle seslenir: "Sana ne merhaba, ne hoş geldin, ne safa geldin! Çünkü sen, üzerimde yürüyen en nefret ettiğim kişiydin. Şimdi bana geldin, sana yapacaklarımı göreceksin."

    Ondan sonra üzerine abanacak, sıkacak, sıkacak kaburgaları birbirine girecek. Ona doksandokuz tane büyük yılan sataşacak. Onlardan birisi yere üfürse, yerde hiçbir şey bitmez ve dünyada hayat da kalmaz. Hesap vermek için dirilinceye kadar, onun etinden koparacak, onu sokacaklar.

    Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçedir, ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur."
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Rezîn.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  9. #19
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    Zekat, sadaka, fakir, zengin...

    ZEKAT, SADAKA, FAKİR, ZENGİN...

    311. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Sen, Ehlikitap olan bir topluma gidiyorsun. Onları davet edeceğin ilk şey, Allaha ibadettir.

    Onu bilip anladıklarında, Allahın günde beş vakit namazı farz kıldığını bildir.

    Bunu kabul edip uygulamaya başladıklarında, Allahın, onlara, mallarından, zenginlerden alınıp, fakirlere verilecek olan zekâtı farz kıldığını bildir.

    Zekât alırken, halkın gözünde kıymetli olan mallarından uzak dur.

    Zulme uğrayanın bedduasından da kaçın. Çünkü, onun bedduası ile Allah arasında hiçbir perde yoktur."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Buhârî.

    312. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kıyamet gününde, fakirlerden dolayı zenginlerin vay hâline! Çünkü onlar şöyle diyecekler:

    "Ey Rabbimiz! Bu zenginler bize haksızlık ettiler. Senin, bizim için onlara farz kıldığın hakkımızı vermediler."

    Allah teâlâ da şöyle diyecektir:

    "izzetim ve Celâlim hakkı için, sizi yaklaştıracağım, onları uzaklaştıracağım."
    Enes radıyallahu anh. Taberânî.

    313. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Gerçek fakir, bir veya iki lokma, ya da bir veya iki hurma ile baştan savulan değildir, asıl fakir, ihtiyacını giderecek bir şey bulamayan, kendisine sadaka verilmesinin zarureti bilinmeyen ve kalkıp insanlardan da dilenmeyen kimsedir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    314. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bize fitre sadakasını zekât âyeti inmeden önce emretmiştir. Zekât emri geldikten sonra, onu vermemizi bize ne emretti, ne de yasakladı. Ama biz gene de veriyorduk.
    Kays radıyallahu anh. Nesêî.

    315. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Sadaka, Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölüme engel olur."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

    316. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kulların sabaha kavuştuğu hiçbir gün yoktur ki, iki melek inip, biri:

    "Allahım! Allah için veren kimsenin verdiği malın yerine daha iyisini ver!"

    Öbürü: "Allahım! Vermeyip, elinde tutanın malına telef ver!" demesinler."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    317. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Bir müslüman, sevabını Allahtan umarak çoluk çocuğuna bir harcama yaparsa, bu onun için bir sadaka olur."
    Ebû Mesûd radıyallahu anh. Buhârî.

    318. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Yarım hurma ile de olsa ateşten korunun. Bunu da bulamazsanız, gönül alıcı güzel sözler söyleyin."
    Adiy radıyallahu anh. Buhârî.

    319. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Allah için vermekle mal eksilmez.

    Allah, affeden kulunun şerefini daha da artırır.

    Allah için tevazu göstereni, Allah daha da yükseltir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    320. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Bakmaya yükümlü olandan başla. En hayırlı yardım, ihtiyaç dışındakinden verilendir.

    Kim iffetli davranmak isterse, Allah onu iffetli kılar.

    Kim insanlardan bir şey beklemezse, Allah onu kimseye muhtaç etmez."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    321. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Veren el, en yüksek eldir. Bakmakla yükümlü olduklarından başla: Annen, baban, kız kardeşin, erkek kardeşin, sonra sırasıyla öbür yakınların."
    Târık radıyallahu anh. Nesêî.

    322. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Her "Allahuekber" bir sadaka, her "elhamdülillah" bir sadaka, her "lâ ilâhe illallah" bir sadakadır. iyiyi önermek bir sadaka, kötüden alıkoymak bir sadakadır. Birinizin, hanımıyla münasebet kurmasında bile bir sadaka vardır."

    Dediler ki:

    "Ey Allahın Resûlü! Birimiz hanımı ile cinsel ilişkide bulununca sevap alır mı?"

    "O, şehvetini haram yollardan giderdiği zaman günah almaz mı? işte bunun gibi, şehvetini helâl yollardan tatmin ederse, bu onun için bir sevap olur!"
    Ebû Zer radıyallahu anh. Müslim.

    323. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Birinizin elinde bir hurma fidanı varsa, kıyamet de kopmaya başlasa, onu hemen diksin."
    Enes radıyallahu anh. Bezzâr.

    324. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Herhangi bir müslüman, bir ağaç diker, ya da bir ekin eker de, ondan kuş, ya da insan, veya hayvan yerse, mutlaka karşılığında bir sadaka sevabı alır."
    Enes radıyallahu anh. Buhârî.

    325. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "insanın, her bir organı için, her gün verilmesi gereken bir sadakası vardır.

    iki kişi arasında adâletli davranman bir sadakadır.

    Binitine binerken birine yardım etmen, onu üzerine bindirmen veya yükünü onun üzerine yüklerken yardım etmen, bir sadakadır.

    Güzel bir söz de bir sadakadır.

    Namaza gitmek üzere attığın her adım bir sadakadır.

    Yoldan insanları rahatsız edici bir şeyi kaldırman da bir sadakadır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    326. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Yedi sınıf insan vardır ki, Allah, Kıyamet gününde, kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı zamanda, onları kendi gölgesinde gölgelendirecektir:

    Adaletli davranan yönetici.

    Allaha ibadet ederek büyüyüp yetişen genç.

    Çıkıp dönünceye kadar kalbi mescide bağlı olan kişi.

    Buluştuklarında da, ayrıldıklarında da Allah sevgisinde birleşip, birbirini seven iki kişi.

    Alımlı bir kadın kendisini sevişmeye davet edince, "Ben âlemlerin Rabbi olan Allahtan korkarım," diyen namuslu kişi.

    Sağ elinin verdiğini sol eli bilemiyecek derecede yardımını gizli yapan insan.

    Issız yerde Allahı anıp da gözleri dolu dolu olan kişi."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    327. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Müslüman olup, kendisine yetecek kadar rızık verilip, Allahın verdiklerine kanaat eden, gerçekten kurtuluşa ermiştir."
    İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.

    328. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Biriniz mal ve huy bakımından kendinden üstün birini gördüğü zaman, kendinden aşağı olana baksın."
    Ebû Ümâme radıyallahu anh. Buhârî.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

  10. #20
    genc_kalem çevrimdışı Okumak,Yaşamaktır
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Nereden Yer
    Şark-i Anadolu
    Mesajlar Mesajlar
    2.842
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 499 + 34180


    Oruç, hac, sefer, kurban...

    ORUÇ, HAC, SEFER, KURBAN...

    329. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "insanın her amelinin sevabı yediyüze kadar katlanır.

    Allah buyurdu ki: "Oruç bunun dışında. Çünkü o, benim içindir, onun ödülünü ben vereceğim. Çünkü o, şehvetini ve yemesini sırf benim için terk ediyor."

    Oruçlunun iki sevinci vardır: iftar edince ve Rabbine kavuşunca.

    Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    330. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Her kim, inanarak ve karşılığını yalnız Allahtan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    331. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Yemek yeyip şükreden, oruç tutup sabreden gibi sevap alır."
    Sinan radıyallahu anh. İbn Mâce.

    332. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme, bir adam, oruçluyken hanımıyla sevişmesinin hükmünü sordu, ona izin verdi. Başka birisi geldi ve aynı soruyu sordu, fakat ona bunu yasakladı.

    Bir de baktık ki, izin verdiği kişi ihtiyar, yasakladığı kişi ise genç değil mi!
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    333. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kocası yanında olan kadın, onun izni olmadan nâfile oruç tutamaz."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    334. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "insanlar, iftarı acele yaptıkça, hayır üzerinde bulunurlar."
    Sehl radıyallahu anh. Buhârî.

    335. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim, hurma bulursa iftarını hurma ile açsın, bulamayan su ile açsın. Çünkü su temizdir."
    Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

    336. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim bir oruçluya iftar verirse, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeksizin, oruçlunun sevabı gibi sevap alır."
    Zeyd radıyallahu anh. Tirmizî.

    337. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, iftar ederken şöyle derdi:

    "Allahım, senin için oruç tuttum, senin rızkınla orucumu açtım."
    Muaz radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    338. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, "yolculuk sırasında orucun" hükmünü soran bir sahabiye şöyle buyurdu:

    "istersen tut, istersen tutma."
    Aişe radıyallahu anha. Buhârî.

    339. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Bu ay gelip çattı. Onun içinde bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi vardır. Kim onun hayrından yoksun olursa, bütün hayırlardan yoksun olmuş olur. Onun hayrından yoksun olan, ancak saadetten payı olmayan kimsedir."
    Enes radıyallahu anh. İbn Mâce.

    340. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Hac ile umreyi birbiri ardına yapın! Bu ikisi, günahları, körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiği gibi giderirler. Kabul edilmiş haccın karşılığı, cennettir. Herhangi bir mümin, ihramlı olarak kaldığı zaman, batan güneş onun günahlarını da alıp götürür."
    İbn Mesûd radıyallahu anh. Tirmizî.

    341. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Umre, diğer umreyle arasında geçen günahlara keffarettir. Kabul olunan haccın karşılığı, cennettir."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    342. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Üç kişi birlikte yolculuk yaparlarsa, aralarından birini kendilerine lider yapsınlar."
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    343. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Yolculuk azaptan bir parçadır. Sizleri yemekten, içmekten ve uyumaktan alıkoyar. Seyahatte işi biten, hemen ailesine dönsün."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

    344. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Biriniz, yolculuk yapmak istediği zaman, müslüman kardeşlerine selâm versin. Çünkü onlar, dualarına dua katarlar."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Taberânî.

    345. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Nerede olursanız olun, sizin selâmınız bana ulaşır."
    Ali radıyallahu anh. Ebû Yâlâ.

    346. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kişi, Allah katında, Kurban bayramında kurban kesmekten daha sevimli bir amel işlememiştir. Zira, o kurban, Kıyamet gününde, boynuzları, kılları, tırnakları ile gelecektir. Kurbandan akan kanın damlası yere düşmeden, Allah katındaki bir mekana düşer. Gönülleriniz, kurban kesmeniz sebebiyle hoş olsun."
    Aişe radıyallahu anha. Tirmizî.

    347. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Koyuna gelince, keserken ona acırsan Allah da seni esirger."
    Kurre radıyallahu anh. Ahmed.

    348. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Her çocuk akîka kurbanına karşı rehindir, yedinci gün onun için o kurban kesilir ve başı tıraş edilip, ismi konur."
    Semûre radıyallahu anh. Tirmizî.

    349. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Bebek için yedi şeyi yapmak sünnettir:

    Yedinci günü adı konur, sünnet edilir ondan bunun sıkıntısı giderilir, kulağı delinir, namına kurban kesilir, başına kurbanının kanı sürülür, saçının ağırlığınca altın ya da gümüş sadaka verilir."
    İbn Abbas radıyallahu anh. Taberânî.

    350. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Her kim, yemin etmek yoluyla müslüman kişinin hakkını alırsa, Allah ona cenneti haram, ateşi de vâcip kılar."
    İyas radıyallahu anh. Müslim.

    351. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin kuvvetli yemini şu idi:

    "Hayır, Ebûl Kasımın canı elinde olana yemin ederim!"
    Ebû Saîd radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

    352. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Kim Allahın adından başkasıyla yemin ederse, küfür ve şirke girmiş olur."
    İbn Ömer radıyallahu anh. Tirmizî.

    353. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Biriniz bir şeye yemin eder de, sonra başkasını ondan daha iyi bulursa, yemininden dönme bedeli versin, sonra iyi olan işi yapsın."
    Abdurrahman radıyallahu anh. Nesêî.

    354. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Adak adamayın, çünkü adak, kaderden olan hiçbir şeyi engellemez. Ancak, adamak sebebiyle cimriden mal çıkartılır."
    Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

    355. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

    "Adını koymadan bir adak adayanın, keffareti yemin keffareti gibi olur. Gücü yetmediği bir adakta bulunursa, keffareti yemin keffareti gibi olur. Kim de gücü yettiği bir şey adarsa, yerine getirsin!"
    İbn Abbas radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
    Yazar : Risale Forum

    Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen ya da ilmi seven ol. Fakat sakın beşincisi olma; (bunların dışında kalırsan) helâk olursun. Hadis-i Şerif

Sayfa 2/7 İlkİlk 123456 ... SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

102, 103, 104, 105, 106, 108, 111, 112, 113, 115, 117, 118, 119, 120, 121, 124, 125, 126, 127, 128, 130, 131, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 151, 152, 153, 154, 155, 157, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 171, 172, 173, 174, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 189, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 227, 271, 327, 427, 592, 600, abese, adaletli, adi, adıyla, affetme, aklı, akıldan, alanında, aldatan, aldıkları, âlemleri, allah, amelin, amellerin, andan, anlamak, anlamıyorlar, anlatımı, anlayamıyorum, anlayan, araf, arkadaşı, arınmış, arz, aslı, atmak, avret, aya, aynen, ağzı, bakıyorum, basar, baskı, baskısı, bayrak, bağışlar, başkasını, başlarında, başlayan, başındaki, bedeldir, benzetmek, beşer, bilinmez, billahi, bilmede, bindir, bir adam, birlik, bitmeyen, bizimle, bizleri, bozan, boğulur, boşa, budur, bulamaz, buldum, bulunduğunuz, bulurduk, buna, bundan, bıraktığı, çağırdı, cehennemlik, çekerse, cevaben, cevap, çok, çoktur, çıkış, çıplak, dadır, dane, darı, davranışları, dedikleri, dediler, delildir, derece, deri, deyince, değildi, değilim, değiştirmek, dikkatle, dile, dilediğini, dileyen, dininde, dirilere, dirili, diyarında, dönsü, dünyadan, duruma, duyan, düğü, düğümü, düşmanı, dışında, eceli, edeceğiniz, edenleri, ediyorlar, eliyle, ellerinde, emrini, engeller, esenlik, etmemesi, ettiklerini, ettir, ettiren, ettirir, faydali, felak, firdevs, fitnesinde, fiyat, gaflete, ganimet, gaybi, gayret, gazabı, gelişine, gelmiyor, gelmiş, gerçekleri, getirip, gezi, gidip, gitti, giydirir, gökteki, göndermeyin, göreceksin, görmeye, görünmek, görüyorum, gösteriş, gösterme, gümüş, günahtan, günahını, gününüz, güvenme, güzelliği, hadisleri, haktan, halka, hangisine, hastalığından, hatası, huyları, huylu, ibarettir, içindekiler, idrar, ihanet, ikincisi, ikinin, ilham, ilimsiz, ilişkileri, imran, inancı, incileri, isimli, istediğini, istekleri, istemeye, itidal, iyi, işaret, işittim, kaçını, kadınları, kâfiri, kalacak, kalbinin, kaldıracak, kalmasını, kandilleri, kapanmak, kaplaması, kapılmak, kardeşi, kardeşleri, kavmin, kemik, kendilerini, kendisinde, kesilmiş, kesti, kitabı, kitabını, konuyu, konuşmak, konuşsun, korkudan, koruması, kötülüklerinden, koyan, koyup, küfrü, kulak, kulumun, kurdudur, kuvvetle, kısmı, kıyamete, lâkin, lisanı, lütuf, lüzumu, malımı, mağfiret, mertebesini, meselede, mesih, mevcut, misvak, muhakkak, mümkü, müslümana, müş, nefret, neyin, nurdur, ödü, olacak, olana, olduk, olgun, olmadı, olmadığı, olmamak, olmayı, olsun, oluyor, onbir, onlardan, onsuz, oradan, oralarda, orga, otururken, oyunlar, özgü, öğrendik, öğrendim, öğreten, paylasim, rabbinin, rahatla, rahatı, rüyalar, sabi, sahibidir, sahibine, sakı, sakıncası, sekiz, sekte, sellemden, selleme, selma, servet, seslendi, seslenir, sizde, sizlerden, sizlere, sofrasından, sordular, sormuşlar, sorumludur, söylemiş, söyleyerek, süfyan, sünnetleri, süre, sürü, susuz, süzme, sırra, sığı, takdiri, takvasını, takvaya, tanıyor, tavsiyelerini, taziye, tecavüz, terkeden, terki, teyze, teşehhüd, ticarette, titizlik, toplamak, topluma, tutar, tutma, ülke, ülkesinin, üstü, uyanı, uyu, vazgeç, verdiği, verildi, verilmiş, vicdanında, yahudiye, yapanlar, yapması, yapıyorlar, yardımı, yarım, yarışı, yayı, yepyeni, yerden, yitik, yönden, yorgunluk, yüzleri, yıldızlara, yıldızları, ışık, zahmet, zeminde, zemzem, zengini, zira, zulmet, şeye, şeylerle, şeytandan, şeytanları, şeytanı, şirke, şüpheli

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222