Şeytan'ın Vesvesesi

Vesvesesi
"...Vesvese ilka edip, Allah' (c.c.) ın zikrinden kaçan şeytanın şerrinden, narın Rabbi olan Allah (c.c.) a sığınırım.."
Sûre-i Nas
Abdulkadir Geylâni "Hennas beni âdemin kalbine musallat olan, domuz suretinde bir şeytandır" demektedir.
Günyetüttalibin
Bu şeytandan kurtulmanın çaresi Allah-u Teâlâ'yı çok çok zikretmektir. Mezkûr ayetin karşılığını teşkil eden Hadis-i Şerifte Peygamber (S.A.V.) Efendimiz. "Şeytan ben-i âdemin kalbi üzerine yayılıp onu yutar. Ta ki zikrullaha devam etmeğe başlandığında kaçar. Zikir unutulduğu zaman tekrar kalbe yerleşmek ister. Ta ki bu hal. Zikrullahın nurû ile kalb nurlanıp mutmain oluncaya kadar devam eder."
Allah (c.c.) Sure-i Rad'da "...Agâh olunuz ki Allah' (c.c.) ın zikriyle kalbler mutmain olur... müjdesini bizlere bildirmiştir. Anlayan kullardan eylesin Rabbim bizleri. Amin.
- o -
Büyüklerden biri şeytana dedi ki :
-- Senin gibi mel'un olmak istiyorum, ne yapmam lâzım.
Şeytan sevindi o zat'a cevap verdi :
- Benim gibi olmak istersen, namaza ehemmiyet verme.
- o -
Açıktan iblis'e la'net edipde, gizlide ona itaat edenlerden olma. Ömer b. Abdül aziz (r.a.)
Allah'ı unuttuğun an yoldaşın şeytan olur.


Şeytanının şerrinden Allaha sığınmak


Muhammed b. Vasi her sabah namazını müteâkıb şöyle dua ederdi: "Allah'ım, sen bize bir düşman musallat ettin ki, o ve mahiyeti bizi ve kusurlarımızı görür, fakat biz onu göremeyiz. Allah'ım onu rahmetinden mahrum ettiğin gibi bizden de mahrum et; afvından ümidini kestirdiğin gibi, bizden de ümidini kestir, rahmetinle onun arasını uzaklaştırdığın gibi, bizimle de onun arasını uzaklaştır. Zira muhakkak ki, senin gücün her şeye yeter, sen her şeye kaadirsin." Kalbin Tedavi Yolları




Bilmiş ol ki kalbi korumanın çaresi şeytanın giriş yollarını bilmek, bu huylardan temizlemek Allah'ı anmak. Bu onu kalbe uğramaktan alıkor. Zira gerçek zikir, ancak kalbi takvâ ile tamir ettikten ve kalbi kötü sıfatlardan temizledikten sonra kalbde yerleşir ve ulaşılmaz bir kal'a olur.

Ebû Hüreyre (R.A.) anlatıyor. Bir gün bir mü'minin şeytânı ile bir kâfirin, şeytânı karşılaşırlar. Kâfirin şeytânı yağ' lı, semiz, parlak ve temizdir.

Mü'minin şeytânı ise zayıf, pis, kirli ve çıplaktır. Kâfirin şeytânı, mü'minin şeytânına; - Bu ne hâl? diye sorar. Mü'minin şeytânı; - Ne yapayım, bir adama düştüm ki adam yiyeceği zaman (Besmele'yi) olur, ben aç kalırım, içeceği zaman okur, susuz kalırım. Giyinirken okur, çıplak kalırım. Temizlendiği zaman (Besmele) ile temizlenir, pis kalırım. dedi.

Kafirin Şeytanı ise; Ben de öyle birine düştüm ki: Hiç (Besmele) getirmez. Ben de onun yiyeceğine, içeceğine giyeceğine velhâsıl herşeyine ortak olurum, dedi