Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 249 + 16439


    2 üyeden 2 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Lokman Hekim..

    EY İNSAN TABİBLERİN DE TABİBİ VAR...

    Adam amansız bir derde tutulmuştu. Günden güne eriyip tükenmekte, artık Azrail Aleyhisselam’ın yolunu gözlemekteydi.

    Gittiği bütün tabiplerden eli boş dönmüş, çaldığı her kapı yüzüne kapanmıştı. Yemeden içmeden kesilmiş, bir deri bir kemik kalmış, gözleri günlerdir uyku görmemişti. Bir tek, filan yerde bir hekim daha var, dedikleri vakit dizlerine biraz derman geliyor, son bir ümitle gidiyor ama oradan da bir çare bulamıyordu. Bütün hekimler ağız birliği etmişti sanki. Bu hastalığın çaresi yok, diyorlar, başka bir şey demiyorlardı.

    Boynunu büküp kaderine razı olmaya çalıştığı sırada Lokman Hekim’i duydu. Kimsenin derdine çare bulamadığı hastalar onun elinden şifa buluyor, ölümün pençesinde kıvrananlar onun ilaçlarıyla yeniden doğmuş gibi oluyorlardı. O hekimlerin hekimiydi.

    Adamın ne nefes almaya mecali vardı, ne de yürümeye takati. Dağların ardındaydı Lokman Hekim. Ama ne yapıp-edip, ölüm gelmeden bir de ona gitmeliydi.

    Yol azığını, asasını, dostlarının dualarını aldı yola koyuldu. Mecali kalmayıp yere yığıldığı zamanlarda Lokman’ın şifalı elleriyle iyileşeceğini düşünerek tekrar kalktı. Her adımda dermana biraz daha yaklaştığını hissederek güç-kuvvet buldu. Yaklaştıkça ümidi arttı Lokman Hekim’e dualar etti, o olmasaydı ne yapardım diye düşündü, gülümsedi, yürüdü dağlar boyunca.

    Lokman Hekim’in kapısına geldiğinde yolculuğunun yedinci günü bitmek üzereydi. Son bir gayretle kapının eşiğine geldi, oracığa yığıldı kaldı. Lokman Hekim onu içeri aldı, dinlenmesi için yer gösterdi. Adam kurtarıcısının yüzüne güldü, solgun dudaklarını kıpırdatıp, fısıltıyla dualar etti.

    Hekimlerin Hekimi adamı muayene etti, sorular sordu, ne olduğunu anlamadığı bir şeyler yaptı. Sabaha doğru hastasını incelemeyi bırakıp alnındaki teri sildi, bir köşeye oturdu, düşünceye daldı. Adam gözlerini aralayıp yalvararak kurtarıcısına baktı. Bir güzel söz bekledi, bir ümit kırıntısı, yaşayacağına dair bir tek söz, bir tebessüm hiç olmazsa…

    Oturduğu yerden yavaşça doğruldu Lokman Hekim, hastasının elini tuttu, gözlerini gözlerine dikti. Adam yalvarırcasına bakmaya devam ediyor, gözleri yaşlı, nefesini tutmuş bekliyordu.

    — Evlat, dedi Hekimlerin Hocası, senin derdinin dermanı bende yok!

    O anda zaman durdu sanki, hasta adam bir ah çekti, boynu yan tarafa düştü.

    Öğleye doğru kendine geldi, zorlukla ayağa kalktı hiçbir şey söylemeden asasına dayanarak kapıdan çıkıp gitti. Nereye gittiğini bilmiyordu, nereye kadar gidebileceğini de… Burada, son ümidini de yok eden bu adamın yanında kalmak istemiyordu, o kadar. Ölüme gidiyordu adam.

    Akşamüstüne kadar hiç durmadan yürüdü. Dizlerinde derman tükenince bir ağaca doğru sürünerek ilerledi, sırtını ağaca yasladı. O anda uyku hücum etti gözlerine, direndi. Gözleri kapanırsa bir daha açılmayacak gibi geliyordu. Biraz ilerideki koyun sürüsünü izlemeye başladı. Kuzulara baktı, annesinin etrafında oynaşan kuzulara. Gözünün önüne çocukları geldi, gözlerini aralamaya çalıştı. Peh, dedi, Lokman Hekim’miş, güya hocaların hocası!..

    Yolcu yanında kalan son ekmek parçasını da yemeye niyetlendi,lakin ekmek çok kuruydu.Vardı çobanın yanına gitti,Biraz süt istedi.Çoban adamın hasta halini görüp pek iç geçirdi peki dedi,Bir koyun kestirdi gözüne sütünü sağmak için..Fakat koyun inat eder sütünü sağdırmaz ,takdiri ilahi bu ya, çoban inat eder ve nihayetinde sağar zor da olsa sütü ve yolcuya verir.
    Adamcağız son bir gayretle az ilerdeki suyun yanına varır,sütüne ekmeğini doğrar ve susuzluğunu gidermek için suya yanaşır.Kana kana içer suyu.Arkasını döndüğünde dehşet verici bir manzara ile karşılaşır,Koca bir yılan süt tasına kusmakta. .O kısa anda her duyguyu yaşar adamcağız,derken yılan yönünü çevirip gider adama dokunmadan.

    Düşündü adam. Bu bir işaret miydi? Belki… Ölümü beklemek, ölüme gitmekten daha zordu. Sürünerek ak taşın yanına vardı, kararını verdi, yılanın kustuğu sütü içip ölecekti. Taşın üstündeki siyahlaşmış süt tasına baktı, bir an durakladı, sonra içiverdi. Lokman’mış, dedi, Lokman!.. Bir daha içti. Gözleri kapanıyordu, engel olmadı gözlerine, kuzulara baktı son kez, başı dönüyordu. Ak taşın üstüne yığılıp kaldı adam.

    Güneşin ilk ışıklarıyla gözlerini açtı, etrafına bakındı. Akşam neler olmuştu? Ak taşa ilişti gözü, hatırlamaya çalıştı. Ölmeyi bile becerememişti.

    Ağaca doğru yürüdü, eğilip asasını aldı, dönüp bir ak taşa, bir asaya baktı. Ama ağaca kadar asasına dayanmadan nasıl yürüyebilmişti? Nasıl olurdu bu? Kendini şöyle bir kontrol etti, nefes alıp verdi, bir başkalık vardı vücudunda, iyi hissediyordu kendini.

    Köyüne doğru yürümeye başladı. Yürüdükçe açıldı, açıldıkça kendine geldi, asayı attı. Eskisi gibiydi. Sanki dün akşam sürünerek ölüme giden adam kendisi değildi. Elindeki çıkını fırlatıp attı, sevinç içinde köyüne, çocuklarına doğru koşmaya başladı.

    O anda Lokman Hekim aklına gelince durdu, dönüp geldiği yola baktı, kararını verdi, geri dönüp onu görecekti. Hani benim derdimin dermanı yoktu, hani sen hekimlerin hocasıydın, bak işte sapasağlamım diyecekti. Sen de tabipsin öyle mi, hadi canım!.. Bak bir yılanın zehri… Yok yok, söylemeyecekti nasıl iyileştiğini, bilmesin di o kendini hekim zanneden adam. Lokman Hekim’le nasıl alay edeceğini düşündükçe dizleri daha bir kuvvetleniyor, adımları hızlanıyor, vücudu biraz daha canlanıyordu.

    Lokman Hekim’in evinin önüne gelip durdu. Bu defa başkaydı, eşiğe baktı, kahkaha attı, var gücüyle kapıyı çalmaya başladı. Lokman’mış, dedi bir kez daha, daha hızlı çaldı kapıyı. Lokman kapıyı açtı nihayet, içeriye buyur etti. Adam kapıyı omuzlarcasına girdi içeri.

    — Bak, diyordu vücudunu göstererek, oradan oraya zıplıyor, yerinde duramıyor, hey Lokman Hekim, diyordu, bütün dertlerin dermanı varmış sende! Bir de beni muayene etsen, hocaların hocası, hah hah ha…

    Lokman Hekim adama yaklaştı, omuzlarından tuttu, dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme, tane tane konuşmaya başladı:

    —Ah evlat ah, senin derdinin dermanı bende yok dedim, ben nereden bulaydım 1000 yıllık karayılanın zehrini,100 yaşındaki kara koyunun sütünü, kendi rızasıyla nasıl yaptırsaydım bunları o hayvanata.
    Adam şaşırmıştı, gözlerini yerden kaldıramıyordu, ellerine sarıldı Lokman Hekim’in, af diledi yüreği yanarak.

    Dermanın sahibini bilmişti adam. Gerçek derdi bilmişti…

    Benzer Konular
    Kur'an'da adı geçen Lokman Hekim anılıyor
    Kur'an'da adı geçen Lokman Hekim anılıyor https://www.risalehaber.com/d/news/248458.jpg Kur'an'da adı geçen Lokman Hekim anılıyor Kur'an-ı Kerim'de aynı isimli surede iki kez adı geçen ve anlatılara göre bir yandan hastalara şifa dağıtırken bir yandan da hikme
    Obeziteye Lokman Hekim formülü
    Obeziteye Lokman Hekim formülü Bitkisel ürünlerle tedavilere destek veren Eczacı Mustafa Aydıner, en büyük ilacın yediklerimiz olduğunu söylüyor. Devami...
    LOKMAN HEKİM (Hekim-i Lokman)
    LOKMAN HEKİM (Hekim-i Lokman) İslâmiyetten önceki Araplarda, kıssası dilden dile dolaşan bir şahsiyettir. Kur’ân’da da zikredilir. Bir nebî veya velî olabileceği konusunda çeşitli görüşler vardır. Lokman Hekim’in oğluna yaptığı tavs
    Lokman (lukman) hekim
    Lokman (lukman) hekim Bir nebî veya velî oldugu ihtilâfli; ancak çogunlugun tercihine göre hakim bir sahsiyet. Kur'ân-i Kerîm'de Lokman adi iki yerde geçer (Lokman, 31/12,13). Kelime, ayni zamanda Mekkî bir surenin adidir. Bu sûrenin nüzul s
    Lokman (lukman) Hekim
    Lokman (lukman) Hekim LOKMAN (LUKMAN) HEKIM Bir nebî veya velî oldugu ihtilâfli; ancak çogunlugun tercihine göre hakim bir sahsiyet. Kur'ân-i Kerîm'de Lokman adi iki yerde geçer (Lokman, 31/12,13). Kelime, ayni zamanda Mekkî bir sureni
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2012
    Mesajlar Mesajlar
    1.605
    Blog Blog Girişleri
    44
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 262 + 16732


    Cevap: Lokman Hekim..

    Teşekkür ederiz çok güzel bir paylaşım Allah (c.c.) razı olsun...
    Yazar : Risale Forum
    İnsanlar içinde kurtulması en ümitli olan, kendisinin akıbeti hakkında en çok korkandır.

    Süfyan-ı Sevrî

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2012
    Nereden Yer
    Şark
    Mesajlar Mesajlar
    1.377
    Blog Blog Girişleri
    63
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 249 + 16439


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Lokman Hekim..

    Alıntı Denis Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Teşekkür ederiz çok güzel bir paylaşım Allah (c.c.) razı olsun...
    Cümlemizden kardeş...
    Yazar : Risale Forum
    HAYY' dan geldik, HU' ya gideriz...

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222