Mushaf-ı Şerif "Elhamdü-lillâh" ile başlar, "Kuleuzü" ile sona erer. Bu her iki sûrenin harfleri tekrarsız olarak sayılırsa 22 harftir. Alusî'nin nakline
göre, bunu nüzul senelerine bir remz ve işaret sayanlar olmuştur. .

Burada şöyle bir nükte de vardır: Kur'an'ın nüzul müddeti 22 sene, 2 ay, 22
gün olduğunu söylenmişdir. İki tarafta sûreler iki yerde 22 harfli; bunu şöyle
yazalım: 22-2-22. İki tarafa 22 yazıp araya da 2'yi koyunca tam nüzul müddeti
olan 22.2.22 çıkıyor. Nasıl hoş değil mi?

"Kur'an Dili" sahibi merhum M.Hamdi Yazir bu hususta diyor ki:
"Bu gibi tevafuklara ahkâm terettüp edecek kadar ihticaca salih, ifadesi maksud bir mânayı murad nazariyle bakmak doğru olmaz ise de hakikatte ilmi ilâhîye nazaran tesadüf mülâhazası varid olamıyacağı ve her tesadüfün dahi nefsel emirde bir hikmet ve mânası bulunmak iktiza edeceği teemmül olunursa, bu gibi tesadüflerin yerine göre remzi bir mâna ifadesinden hâli kalmıyacağı da inkâr edilemez. Bu sebeple bunları da letaifi işaret ve müstetbeati terakib kabilinden olan zevki nüktelere mülhak remzler, imalar halinde kayıt ve mütalâa etmek faideden hâli olmaz. Kur'an'da bu kabilden de bir çok incelikler bulunduğu malûm, maamafih müteşabihat vâdisi demek olan bu gibi nüktelerden muhkemat hilâfına mânalar çıkarmaya kalkışmak, hurufilik zeygu dalalile batınilik zulmetlerine sürüklenmek demek olacağı, bunun ise Kur'an'ın zulmetten nura götüren açık beyanına münafi olduğu da şüphesiz olmakla beraber muhkemata aykırı olmayarak sezilen, duyulan, lem'alar, lemhalar, ince ince irfanları, zevkleri okşayan remzler, imalar, kaalden ziyade hâle ait olan ve ehlinden başkasına keşf-i nikab etmeyen bedialar da ne kadar incelense o kadar müfid, o kadar lâtif olur. Meselâ Kur'an'ın evveli besmelenin (Başı) ile başladığı, ahiri de nâsın (sini) ile hitam bulduğu mülâhaza edilince, buna "Bes"(17) yâni yetişir, kâfi, işte o kadar demek gibi olduğu, bunun da
ما فرطنا في الكتاب من شيئ ثم 'لي ربهم يحشرون
"Mâ Ferratnâ fil-kitabi min şey'in sümme ileyye rabbibhim yuhşerun''
mazmunu muhkemine mutabık olarak Kur'an'ın başka bir kitaba, diğer bir delile ihtiyaç bırakmıyacak derecede usuli dinin hepsini hâvi, kâfi bir hidayet rehberi olduğuna bir remz, yâni
اولم يكفيهم 'نا انزلنا عيك الكتاب تتلي عليهم ان في ذلك لرحمة وذكري لقوم يؤمنون
"Evelem yekfihüm inna enzelna aleykel kitabe tütlâ aleyhim inne fi zalike lerahmeten ve zikra likavmin yü'minun" mazmunu muhkemine de işaret olması gibi anlayışlar, boş değil hoştur."(18)
Bazıları Kur'an'ın "Elhamdülil-lâh" ile başladığına, onun elifini alarak nâsın sini ile bir "Üs" teşkil ederler ve bu Kur'an esas temeldir, remzine bir işarettir derler ki, buda (Bes) gibi hoştur.


____________

(17) Evvel ve âhri Kur'an ziçe bâ âmed ve sin اول وآخر قرآن زجه آمد وسين
Yâni ender rehdin-i rehber-i tü Kur'an-ı bes..
يعني اندر ره دين رهبير تو قران بس

18) M. H. Yazır, Hak Dini, Kur'an Dili; c. VIII, s. 6430.