Dabbetü'l arz!

Kıyamet alâmetlerinden biri!
Dabbetü'l arz...
Kur’ân’da; dabbetü'l arz’ın ne şekilde bir çıkışı olacağı üzerinde de durulur.
Neml Sûresi 80-85. âyetlerde yer alır!
Yeryüzünden bir dabbenin/debelenen mahlûk çıkacağına dikkatler çekilir.
Dabbe;
Kelimenin sözlük anlamı olarak:
“Debelenen şey” demektir.
Aslında;
Kur'ân âlimleri:
“Kur’ân-ı Kerim, bu ifadeyi her türlü canlı için kullanır!” demektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır da;
Dabbe terimi için:
“Hayvan gibi, insan için de kullanılır” demektedir.
Demek:
Kur’ân’ın kullandığı şekliyle dabbe, yerine göre, başka bir canlı da olabilir!
***
Şu tesbitler de zaman zaman yapılmaktadır:
1. Dabbetü'l arz yerküreden çıkacaktır.
2. Dabbetü'l arz uyarıcıdır:
Aynı zamanda;
İnsanın hareketlerini sergilemekten çok, debelenen bir varlığın hareketlerini sergilemektedir.
3. Dabbetü'l arz denildiğinde; Kur’ân’daki tanıtıma uyduğu ifade edilen ünlü dahi fizikçi Stephen Hawking bile akıllara gelmiştir!
Demek ki;
4. Kur’ân bünyesinde 14 yerde tekil (dabbe), 4 yerde de çoğul (devabb) olarak geçen Dabbe; tam olarak fonksiyonel bir insan değildir.
Ve:
İşte, onun belirtilerinden biri de kıyamet zamanı ortaya çıkacağıdır.
***
Bu mahlûkla ilgili olarak ele aldığımız bu satırlarla alâkalı olarak;
“Hafazanallah bu nereden çıktı şimdi? Çok ürktüm!” diye düşünebilirsiniz.
Ancak bizim de hiç aklımızda yoktu bu mesele…
Yalnızca;
İlâhiyatçı ve gerçekten de âlim bir grubun konuşmalarının özetidir anlattıklarımız.
Peki:
Neye benzettiler bu arkadaşlarım Dabbeyi?
Çok kolay…
İnsanoğlu bütün peygamberler esnasında çok az sayıda sapkınlık gösterdiler…
Sayacak az idiler sapkınlık yapanlar.
Yani;
Bir peygambere asî olan ümmetler en fazla kaç kişi olabilirdi ki?!
Beş bin..
Elli bin…
Bilemediniz yüz bin…
Ancak:
Deccal gibi komünizm döneminde:
Hâşâ, milyarı aşkın insan Allah’ı inkâr etmeye kalkıştılar.
Hiçbir Peygamber döneminde İlâhî Kuvvete bu şekilde başkaldırı olmamıştı!
***
Veeee:
Bu ilâhiyatçı kardeşlerimin keşmekeş hale gelen bu ahir zamanda dabbetü'l arz olarak gördükleri şeyin ne olduğunu da hemen söyleyelim:
Debelenip duran şey..
Yerden fışkıran kara beşâret:
Petrol…
Bildiğimiz “petrol” olarak görülüyor bu ilâhiyatçı arkadaşlar tarafından.
Petrol için akan kanlar..
Nerede duracağını bir Allah’ımızın bildiği ahir zaman sancıları…
Rabbimizin Rahmetine sığınıyoruz.
Bu arada:
Bir arkadaşımız da;
Kur'ân-ı Kerim’in her harfinin birbirinden mânâlı hikmetler taşıdığına da dikkatlerimizi çekti.
Hikmetli ifadelerde bulundu.
Elif.
Lam..
Mim… harflerine dikkat etmemizi istedi.
Ve dedi ki;
Elif, Allah isminin ilk harfidir!
Lam; Lâilâheillallah kelime-i tevhidinin!
Mim ise Muhammed-ün Resulallah tamlamasının ilk harfleridir!
Hem Risâle-i Nurdaki sırları kavramış ve hem de ilâhiyatçı olan bu kardeşlerimin yorum kabiliyetlerinden bir başka lezzet aldım.
Sizlerle de paylaşayım istedim.
Aktarmak bizden..
Takdir sizlerden….
Mehmet KAPLAN
21.05.2009
Yeniasya