7 sonuçtan 1 ile 7 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar Mesajlar
    649
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 188 + 11724


    Arrow Medeniyetler/dinler arası diyalog

    Giriş

    Sanayi toplumundan, teknoloji ve bilgi toplumuna geçmeye çalışan ülkelerde, ekonomik özgürlüklerin ve bilimin pozitivist yorumunun etkisiyle tevhid inancından uzak, materyalist bir dünya görüşüne sahip, bencil, inanç ve ona bağlı değerlere hiç önem vermeyen bir toplum oluşturulmuştur.
    Diğer bir ifade ile, Allah ile insan arasındaki bağ büyük ölçüde koparılmıştır. Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler, bazı bilim adamlarının başını döndürmüş, Allah’ın öldüğünü iddia edecek kadar ileri gitmelerine sebep olmuştur. Aslında ölen Allah değil, toplumu toplum yapan inanç, sevgi ve bunlara bağlı ahlâkî değerlerdir. Toplumlarda inanç öldürülünce, bunun yerine, bilime imanla ortaya çıkan, “üretim, servet ve lezzet tanrıları sistemi” konulmaya çalışılmıştır.

    Bazı filozofların kutsal dinlerin yerine, yeni bir din oluşturma çabaları boşa gitmiştir. Diğer bir kısım düşünürlerin ise, Allah’a inanılmadığında, bütün ahlâkî değerlerin bozulacağı düşüncesi kısmen gerçekleşmiştir. Böylece, cemiyetin temel taşı olan aile kurumu, mukaddes ve ahlâkî değerler ciddî anlamda sarsılmıştır. Bugün teknolojik bakımdan ileri ve her türlü maddî imkânlara sahip olmalarına rağmen, bir türlü gerçek huzuru bulamayan ve ahlâkî bir erozyon içinde olan Batılı ülkelerin vahim durumu bunun en açık bir göstergesidir. Batının kutsal dinleri dışlayan bu tutumu, onları körü körüne taklit eden çoğu İslâm ülkelerini de olumsuz yönde etkilemiştir.
    Yaşadığı çağın hastalıklarını doğru bir şekilde teşhis eden Said Nursî, bu hastalıklara karşı Kur’ân ve hadislerden ilham alarak reçeteler sunmuştur. Bu reçetelerin içinde, medeniyetler arası diyalog konusu da
    azımsanmayacak derece yer almaktadır.

    1. İslâmiyetin medeniyetler arası diyaloğa bakışı

    Bütün insanlığa bir hidâyet rehberi olarak gönderilen İslâmiyet en son, evrensel ve İlâhî bir dindir. İslâmiyet, kendisinden önceki semavî dinleri asıl itibariyle kabul, tahrif olmuş yönlerini tashih, doğrularını da tasdik etmektedir. Evrensel mesajları içerdiğinden dolayı İslâm dini, diğer din mensuplarıyla diyalog kapılarını açık bırakmaktadır. Bu diyaloğun başlangıcı olarak ehl-i kitabı tevhid inancında birleşmeye çağırmakta ve şöyle demektedir: “Ey ehl-i Kitap! Sizin ile bizim aramızda eşit olan kelimeye gelin: Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim, Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmayalım. Allah’ın dışında birbirimizi Rab edinmeyelim.” (Âl-i İmran, 64)
    İslâmiyete göre medeniyetler arasındaki diyalogdan maksat, İslâm ve diğer semavî dinler arasındaki diyalogdur. Bu dinler arasında özellikle Hıristiyanlık ön plana çıkmaktadır. Çünkü Kur’ân-ı Kerim Müslümanlara en yakın semavî dinin Hıristiyanlık olduğunu bildirmektedir. Hz. Peygamberin, müşriklerin zulmünden bunalan Müslümanları bir Hıristiyan ülkesi olan Habeşistan’a göndermesi bu âyetin hayata yansıması olarak değerlendirilebilir. Peygamberimizin bu tavrı, inançsızlığa karşı Hıristiyanlarla ilk diyalog ve işbirliği örneği olması açısından önemlidir. Aynı zamanda Peygamberimiz’in (asm) Hıristiyanlar, Yahudiler ve hatta müşriklerle sulh anlaşmaları yapması onun barış ve diyaloga verdiği önemi göstermektedir. Çünkü insanlığın dünyevî ve uhrevî mutluluğunu hedefleyen İslâmın, en rahat bir şekilde tebliğ edilmesi ancak diyalog ve barış ortamında gerçekleşebilir.

    2. Bediüzzaman’ın medeniyetler arası diyaloğa bakışı

    Bediüzzaman Said Nursî, diyaloğa Kur’ân’ın ve hadislerin bakışıyla yaklaşmaktadır. O, medeniyetler arası diyalogdan özellikle İslâm dini ile Hıristiyanlık arasındaki diyaloğu anlar. Ehl-i kitabın içinde yer alan Yahudilerle diyalog kapısını kapamamakla birlikte, beşerin toplum hayatında oynadıkları olumsuz roller ve çevirdikleri entrikalardan dolayı onlarla diyaloğa, dindar Hıristiyan ruhanîlerle yapılacak diyalog kadar önem vermemiştir. Bu tavır, Kur’ân’ın bu husustaki vurgusuna uygundur. Çünkü Yahudiler, Kur’ân’ın bildirdiğine göre tarih boyunca semavî dinlere ve peygamberlere husûmet içinde olmuşlar, toplumların hayatında da ifsad edici bir rol oynamışlardır.

    Bediüzzaman’ın Müslümanlarla dindar Hıristiyan ruhanîler arasındaki diyalogdan kastettiği, onlarla iletişime geçmek ve ittifak etmektir. Nursî’nin Zülfikâr isimli eserini Katolik Hıristiyanların en yüksek dinî merciî olan Papalık makamına göndermesi bu bağlamda değerlendirilebilir. Onun öğretilerine göre bu ittifak da, müşterek düşman olan mütecaviz dinsizlere karşı yapılmalıdır. Said Nursî, mütecaviz dinsizler tabiriyle, eserlerinin birçok yerinde vurguladığı gibi, dinsizliği ve inançsızlığı yayan komünizmi ve felsefelerini dinsiz ideolojiler üzerine kuran cemiyet ve komiteleri kasteder. O, bu hususta şöyle der: “Şimdi ehl-i imân, değil Müslüman kardeşleriyle, belki Hıristiyanların dindar ruhanileriyle ittifak etmek ve medâr-ı ihtilâf meseleleri nazara almamak, niza etmemek gerektir. Çünkü küfr-ü mutlak hücum ediyor.” Bir başka ifadesinde Hıristiyanlığın İslâmiyetle imtizac edeceğini, dinsizliği ve inançsızlığı ortadan kaldıracağını dile getirmektedir.
    Hıristiyanlarla birlikte hareket etmemizi gerektiren ikinci bir husus ise, Bediüzzaman’ın ifadesiyle anarşidir. Bugün buna, dünyada gittikçe yayılma eğilimi gösteren hem terörizm, hem de ahlâkî yozlaşma diyebiliriz. O, bir eserinde; “Anarşiliğe karşı Hıristiyanlarla adaveti bırakıp dost olmalıyız” demektedir. Bir başka eserinde ise onlarla ittifak hususunda; “Saadet-i dünyeviyenin esası olan âsâyişi muhafazadır” ifadesini kullanmaktadır. Zaten terör ve ahlâktaki anarşinin temelinde dinsizlik ve inançsızlık yatmaktadır. Said Nursî, bu ittifak düşüncesiyle hem İslâm ülkelerindeki âsâyişin teminine, hem de dünya insanlarının barış ve huzur içinde, mutlu bir şekilde yaşamalarına önemli bir katkı sağlamaktadır.

    Günümüzde bazı kesimler, Müslümanlarla Hıristiyanlar arasındaki diyalog ve ittifaka, karşı çıkarak bu konuda şu âyeti delil olarak göstermektedirler: “Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyiniz.” Bediüzzaman, bu âyeti yorumlarken yasak edilen dostluğun, din açısından olduğunu belirtir; “sıfat ve sanat” açısından dost olmanın bu âyete aykırı olmadığını beyan eder. Onlarla dostluk, “Medeniyet ve terakkîlerini istihsan ile iktibas etmektir” der. Buna göre Hıristiyanlar ya da başka dine mensup insanlarla güzel sıfatlarından ve sahip oldukları bilim ve teknolojiden dolayı işbirliği yapmak yasak kapsamında değildir.

    Bununla birlikte, bu diyalog ve işbirliği sürecinin, zillet içinde değil, dinin izzetini koruyarak olması gerektiğini nazara verir. Ona göre bu diyalog, kendi inanç, ahlâk ve kültür değerlerimizden taviz vererek yapılacak bir faaliyet olarak görülmemelidir.

    Sonuç:

    Sosyal bir varlık olarak yaratılan insanın en büyük fıtrî ihtiyacı inanç, güven, huzur ve barış içinde yaşamaktır. İnançsızlık, dinsizlik ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan terör, anarşi, ahlâksızlık ve uyuşturucu kullanımı gibi ferdi, aileyi ve toplumu dejenere eden olumsuz hususlar, insanın bu fıtrî arzusunu engellemektedir. Said Nursî, fertleri, aileleri ve toplumları tehdit eden bu illetleri ortadan kaldıracak tedavi yollarını göstermiştir.
    Dünyada bazı ülkelerin ve cemiyetlerin desteğiyle yayılan dinsizlik, inançsızlık, terör ve ahlâksızlığa karşı sadece Müslümanların karşı koyamayacağını dile getiren Said Nursî, Hıristiyanların dindar ruhanîleriyle işbirliğine giderek bu tehditlerin bertaraf edilebileceğini dile getirmektedir. Onun, Türkiye’nin, inançsızlığı yaymak isteyen komünizme karşı NATO’ya girmesini memnuniyetle karşılaması, Kore Savaşına bir talebesini bizzat göndermesi ve Vatikan’a da bir eserini göndermesi bu konuda atılan önemli bir adımdır. Vatikan’ın artık İslâmiyet’i bir din olarak kabul ettiğini beyan etmesi bu diyalog sürecinin en önemli sonuçlarından birisidir. Nursî’nin bu diyalog ve işbirliği çabaları, günümüzde onun müntesipleri tarafından da sürdürülmekte ve Türkiye’nin Avrupa Birliğine girme sürecine çok olumlu katkılar sağlamaktadır.

    risalei nur enstitüsü

    Benzer Konular
    Dinler arası diyalog hezeyanı ve Bediüzzaman!
    Dinler arası diyalog hezeyanı ve Bediüzzaman! https://www.risalehaber.com/d/news/254644.jpg Dinler arası diyalog hezeyanı ve Bediüzzaman! Bu aptalca, bu ahmakça hamlelerin sonuncusu akademisyen unvanı taşıyan birinden geldi: Doç. Ramazan Kurtoğlu Devami..
    Dinler Arası Diyalog Olmaz
    Dinler Arası Diyalog Olmaz Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "dinler arası diyalog olmaz. Dinler birbirine dönüştürülmez, din adamları dünya ile ilgili yaşanan sorunlarla ilgili s
    Dinler Arası Diyalog Nedir Ya !
    Dinler Arası Diyalog Nedir Ya ! - Hocam! Dinler arası diyalog yapma hevesinde olanlardan çok rahatsız oluyorum. Böyle bir şey meşru olsaydı efendimiz yapardı. O dönemin en güçlü krallarını İslam’a çağırdı. "Allah katında gerçek din İ
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nereden Yer
    KÜTAHYA
    Mesajlar Mesajlar
    1.670
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 548 + 43689


    Cevap: Medeniyetler/dinler arası diyalog

    Müslüman, içine kapalı bir insan değildir. Kur’an-ı Kerim’de “en hayırlı ümmet” olduğumuz haber verilirken, bunun gerekçesi de “doğruyu ve güzeli başkalarına anlatmamız ve onları yanlışlardan ve yasaklardan men etmemiz” şeklinde ortaya konulmuştur. Bütün peygamberlerin ortak yolu, Allah’ın kullarını irşat etmek, onları küfürden, şirkten ve isyandan kurtarmağa çalışmaktır.

    Şimdi iç alemimize dönelim ve kendimizle şöyle bir hesaplaşalım:
    “Acaba ben İslâm’ın nurundan mahrum kalan insanlara acıyıp onları kurtarmaya mı çalışıyorum; yoksa onları, hayatlarına son vererek, cehenneme göndermeğe fırsat mı kolluyorum? Eğer nefsim bu ikinciden yana ise, demek ki ben “Peygamberlerin ortak çizgisinden sapma durumundayım.” Kendime gelmeli ve görevimi iyi şekilde belirleyip ona göre çalışmalıyım.

    Bir doktorun hastaya değil hastalığa düşman olması gibi, Peygamberimiz de şirke düşmandı, ama müşriklere acıyor ve onları kurtarmaya çalışıyordu. Acaba, ben, sevgili peygamberimin bu sünnetine hangi ölçüde uyum gösteriyorum?

    Cenab-ı Hakk’ın rahmetinden ümidimiz odur ki, böyle bir iç muhasebe ve diyalog, bizi gündemdeki diyalog konusunda da en isabetli karara götürecektir.

    alaaddin başar(prof dr.)
    Yazar : Risale Forum
    Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler...(taberani):037:

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Nereden Yer
    İstanbul
    Mesajlar Mesajlar
    854
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 130 + 4996


    Cevap: Medeniyetler/dinler arası diyalog

    Alıntı ARİF Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Müslüman, içine kapalı bir insan değildir. Kur’an-ı Kerim’de “en hayırlı ümmet” olduğumuz haber verilirken, bunun gerekçesi de “doğruyu ve güzeli başkalarına anlatmamız ve onları yanlışlardan ve yasaklardan men etmemiz” şeklinde ortaya konulmuştur. Bütün peygamberlerin ortak yolu, Allah’ın kullarını irşat etmek, onları küfürden, şirkten ve isyandan kurtarmağa çalışmaktır.

    Şimdi iç alemimize dönelim ve kendimizle şöyle bir hesaplaşalım:
    “Acaba ben İslâm’ın nurundan mahrum kalan insanlara acıyıp onları kurtarmaya mı çalışıyorum; yoksa onları, hayatlarına son vererek, cehenneme göndermeğe fırsat mı kolluyorum? Eğer nefsim bu ikinciden yana ise, demek ki ben “Peygamberlerin ortak çizgisinden sapma durumundayım.” Kendime gelmeli ve görevimi iyi şekilde belirleyip ona göre çalışmalıyım.

    Bir doktorun hastaya değil hastalığa düşman olması gibi, Peygamberimiz de şirke düşmandı, ama müşriklere acıyor ve onları kurtarmaya çalışıyordu. Acaba, ben, sevgili peygamberimin bu sünnetine hangi ölçüde uyum gösteriyorum?

    Cenab-ı Hakk’ın rahmetinden ümidimiz odur ki, böyle bir iç muhasebe ve diyalog, bizi gündemdeki diyalog konusunda da en isabetli karara götürecektir.

    alaaddin başar(prof dr.)
    Allah razı olsun, işler doğru..
    ve niyetimiz yine ön planda değil mi, Efendimiz gibi mi.. değil mi.. s.a.s........
    Yazar : Risale Forum
    "La Tehzen.. İnnellahe meena....."

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nereden Yer
    KÜTAHYA
    Mesajlar Mesajlar
    195
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 80 + 2710


    Cevap: Medeniyetler/dinler arası diyalog

    Allah razı olsun birde diyalogun meyvesi programı var kardeslerime bu programları izlemelerini de tavsiye ederim
    Yazar : Risale Forum

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nereden Yer
    KÜTAHYA
    Mesajlar Mesajlar
    1.670
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 548 + 43689


    Cevap: Medeniyetler/dinler arası diyalog

    Alıntı osman43 Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Allah razı olsun birde diyalogun meyvesi programı var kardeslerime bu programları izlemelerini de tavsiye ederim
    inş.tavsiyenize uyalım ve uzun zamandır sizi göremiyorduk bu kadar özletmeyin:021:
    Yazar : Risale Forum
    Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler...(taberani):037:

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Nereden Yer
    KÜTAHYA
    Mesajlar Mesajlar
    195
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 80 + 2710


    Cevap: Medeniyetler/dinler arası diyalog

    Allah affetsin dunya telasına daldık o bakımdan kusura bakmayın
    Yazar : Risale Forum

  7. #7
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Nereden Yer
    KÜTAHYA
    Mesajlar Mesajlar
    1.670
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 548 + 43689


    Cevap: Medeniyetler/dinler arası diyalog

    Alıntı osman43 Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Allah affetsin dunya telasına daldık o bakımdan kusura bakmayın
    est. allaha emanet olunuz.:dft012:
    Yazar : Risale Forum
    Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler...(taberani):037:

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222