Kur'an'da Müminlerin Özellikleri



Onlar, namazlarında huşû içinde (kalbi ve bedeniyle tam teslimiyet halinde)dirler. (Mü’minûn Sûresi, 2)

Onlar, boş söz (ve iş)lerden yüz çevirirler. (Mü’minûn Sûresi, 3)

Onlar, zekât (vazifesin)i îfâ ederler. (Mü’minûn Sûresi, 4)

Onlar, edep yerlerini/iffetlerini korurlar. (Mü’minûn Sûresi, 5)

Onlar (o mü’minler) ki emanetlerine ve ahitlerine riâyet ederler. (Mü’minûn Sûresi, 8)

Onlar ki namazların(ı vaktinde ve gereğince kılmay)a devam ederler. (Mü’minûn Sûresi, 9)

Onlar ki yalana şâhitlik etmezler. Boş ve kötü sözlere rastladıkları zaman da, vakarlı bir şekilde (onlardan yüz çevirip) geçerler.
(Furkan Sûresi, 72)

(Rahmân’ın o has kulları) ki, harcadıkları zaman israf etmezler, cimrilik de yapmazlar, (harcamaları hususunda) bu (ikisi) arasında bir denge tuttururlar. (Furkan Sûresi, 67)

Onlar ki, Allah’la beraber başka bir tanrıya yalvarıp tapmaz/tapınmazlar. Allah’ın haram kıldığı canı, haksız yere öldürmezler. Zina etmezler. (Furkan Sûresi, 68)

Onlar ki, Rabbinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar (itaat için can kulağıyla dinlerler). (Furkan Sûresi, 73)

(Onlar) büyük günahlardan, hayasızlık (ve çirkin işler)den kaçınırlar; kızdıkları zaman (da onlar) bağışlarlar.
(Şura Sûresi, 37)

Onlar, kötülüğü iyilikle savarlar ve kendilerine rızık (olarak) verdiğimiz şeylerden hayra harcarlar. (Kasas Sûresi, 54)

Onlar, hayırlı işlerde koşuşurlar ve bu uğurda yarış ederler. (Mü’minûn Sûresi, 61)

Onlar, (sıkıntılara) sabreden ve yalnız Rablerine dayanıp güvenenlerdir. (Ankebut Sûresi, 59)

(Onlar) Rableri(nin çağrısı)na gelirler, namazı dosdoğru kılarlar. İşleri aralarında danışma iledir. (Onlar) kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de (Allah için) harcarlar.” (Şura Sûresi, 38)

Onlar, bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman yardımlaşıp kendilerini savunur (zulme baş eğmez)ler. (Şura Sûresi, 39)

(Gerçek) mü’minler ancak, Allah’a ve Resûlü’ne inanan; sonra (bunda) şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşanlardır. İşte (Hucurat Sûresi, 15)

Onlar (bilirler) ki, gerek dilenen, gerekse (utancından istemeyip) mahrum kalan (fakire vermek) için, mallarında belli bir hak vardır. (Mearic Sûresi, 24-25)

Onlar (o namaz kılanlar), hesap gününü tasdik ederler.
(Mearic Sûresi, 26)

Onlar, Rablerinin azabından korkarlar. (Mearic Sûresi, 27)

Rahmân’ın (has) kulları o kimselerdir ki, yeryüzünde mütevazi bir şekilde yürürler ve cahiller kendilerine laf atarsa (tartışmayıp): “Selametle (hoşça kal).” de(yip gider)ler.
(Furkan Sûresi, 63)

Onlar ki, gecelerini Rablerine secde ederek ve kıyamda durarak geçirirler. (Furkan Sûresi, 64)

Ve onlar ki: “Ey Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve nesillerimizden gözler(imizin) nuru (olacak iyi insanlar) lütfet ve bizi (fenalıktan) sakınanlara rehber yap.” derler. (Furkan, 74)

Onlar (gece namazı için) yataklarından kalkarlar, korkarak ve umarak Rablerine yalvarırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan da (hayır yolunda) harcarlar. (Secde Sûresi, 16)

(İşte) nice adamlar (var)dır ki onları ne ticaret, ne de alış veriş, Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru/gereğine uygun kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoyar. Onlar, (dehşetinden) kalplerin ve gözlerin halden hâle geçeceği bir günden korkarlar.
(Nur Sûresi, 37)

[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]'dan alıntıdır.