Medînedeki Kubâ Mescidi, Peygamberimiz tarafından, hicret esnâsında, burada kaldığı sırada yaptırıldı. İnşâatta diğer müminlerle birlikte çalıştı. Temel taşını mübârek elleriyle koydu. Ağır taşları taşırken, elinden almak isteyenlere vermez, onların da başka taşlar almalarını isterdi. Sahâbîler büyük gayretle çalıştılar. Şâirler, methiyeleri ile şevk kattılar. Peygamberimiz de bu methiyelere iştirak etti. Mescid tamamlanınca, içerisinde yüz kişilik bir cemâatle namaz kılındı.
İslâm cemâati için ilk yapılan mescid budur. Bundan önce bazı müslümanlar, küçük mescidler yapmışlarsa da, bunlar kendileri için husûsî ibâdet yerleri idi.
Kubâ Mescidi, Kurân-ı Kerîmde İlk günden temelleri takvâ üzerine kurulan mescid... (Tevbe Sûresi, 108) diye zikredilir. Mescidin fazileti sebebiyle, Peygamberimiz, her Cumartesi, yaya veya binitli olarak gidip ziyaret eder, orada namaz kılmanın umre sevabına eriştireceğini müjdelerdi. Bazan da Pazartesi günleri gittiği olurdu. Hazreti Ömer (r.a) de buranın fazileti hakkındaki rivâyetleri bildirir, ziyâret sünnetini yerine getirirdi.
Kubâ Mescidi, sonraki halîfe ve hükümdârlar tarafından genişletildi, tâmir ve tezyini yapıldı. Kânûnî Sultan Süleyman, minâresi ve tavanıyla berâber yıktırıp yeniden yaptırdı. İstanbul dan gönderdiği kandillerle süsletti. Sonraki Osmanlı Padişahları da bu hizmetleri devam ettirdiler.

Selam ve dua ile..