3 sonuçtan 1 ile 3 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2016
    Mesajlar Mesajlar
    14
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 4 + 40


    Exclamation İslamiyete Göre Giyim Kuşam Şartları Nelerdir?

    İslamiyete göre giyim kuşam şartlarından biri şeffâf ve avret yerine yapışacak darlıkta olmamaktır… Zîrâ, avret yerlerini[1] örtecek, soğuk ve sıcağın zararını giderecek vasıfta elbise giymek farzdır.[2]


    İleride de genişçe anlatılacağı gibi, bir elbisenin avret yerlerini örtecek vasıfta olması, hacmini belli etmeyecek büyüklük ve genişlikte olmasını da gerektirir. “Cehennemliklerden (henüz) görmediğim iki sınıf vardır: Yanlarında sığırların kuyrukları gibi kamçılar bulunan ve onlarla insanlara vuran bir kavim ve giyinmiş çıplak kadınlar…”[3] hadîsini iyi bir düşünsünler. Bu, erkeklerle değil, kadınlarla alâkalıdır, diyerek de işi geçiştirmesinler. Zîrâ, hadîsde husûsiyetle kadınların zikredilmesi, şu hâl, erkekleri de kapsamadığından değil, daha çok kadınlarda bulunduğundandır. Evet, avret yerlerini örtecek, göstermeyecek ve hacmini belli etmeyecek büyüklük, genişlik ve kalınlıkda olan bir elbise giymek lâzimdır.


    Bu Husûs İle Alâkalı Birkaç Rivâyet:


    1. Üsâme İbn-i Zeyd (şöyle) dedi:


    Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem bana, Dihyetü’l-Kelbî’nin O’na hediye ettiği kalın Kubtıyyeler’den, ya’ni bir çeşit ince Mısır kumaşlarından giydirdi. Ben de onu hanımıma giydirdim. Bunun üzerine Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem bana, ne oldu sana, Kubtıyye’yi neden giymiyorsun? dedi. Onu zevceme giydirdim, dedim. Bunun üzerine Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:


    “Ona emret elbisesinin altına iç kaftan (astar) koysun. Çünki ben, (şu kubtıyyesinin) kemiklerinin/vücûdunun hacmini belli etmesinden korkuyorum”[4]


    2. Hişâm (şöyle) dedi:


    “Münzir İbnü’z-Zübeyr ‘Irâk’dan geldi. Esmâ binti Ebî Bekr’e, gözleri kör oldukdan sonra, ince Merv kumaşının Kuhustân örgüsünden olan bir elbise gönderdi.”


    (Hişâm devamla şöyle) dedi:


    “(Esmâ) eliyle elbiseye dokundu ve ‘üf! elbisesini ona geri veriniz’ dedi.”


    (Hişâm), “Bu, Münzir’e ağır geldi ve (şöyle) söyledi,” dedi:


    “Anacığım!.. O, altını göstermez.”


    (Esmâ da), “O, altını göstermese de, kesinlikle belli eder” dedi.[5]


    3. Abdullah İbnü Ebî Seleme’den rivâyet edildi:


    Ömer İbn-i Hattâb radıyallâhu anhu insanlara Kubtıyyeler giydirdi ve zevceleriniz bunları giymesin, dedi.


    Bir adam, “Ey mü’minlerin Emîri! Ben onu hanımıma giydirdim. Evin içinde geldi gitti ve ben o elbisenin, altını gösterdiğini görmedim” dedi. Bunun üzerine,


    Hazre-i Ömer radıyallâhu anhu,


    Altını göstermese de vasfeder/belli eder”[6] dedi.[7]


    Mes’ele’nin Usûl Tarafı


    Kur’ân ve Sünnet’de avret yerlerini örtmek bir emr/emir,[8] açmak da bir nehy/yasak’dır.[9] Şu emir ve nehiylerden her birinin, -biribirinden ayrı va müstakıl düşünülmeleri hâlinde bile- birer fıkhî hükmü vardır. Aksi delîllerle sâbit olmadıkça, emrin mûcebi/gereği vâciblik,[10] nehyin mûcebi de harâmlıkdır.[11]


    Yine, şu husûstaki emrin ve nehyin -biribirlerinden ayrı düşünüldükleri takdîrde-, zıdlarının ayrı ayrı hükmü nedir? Usûl-i Fıkıh’da, Emr’in ve Nehy’in/yasağın zıdlarının hükmü var mıdır, varsa, nedir? süâli, değişik şekillerde cevâblanır.


    Kısaca şöyle denmektedir: Bu husûsta âlimlerce ihtilâf edilmiştir. Sahîh olan, (emrin zıddını yapmak) emir ile kasdedileni ortadan kaldırıyorsa harâm, yasaklananın zıddı yasağı ortadan kaldırıyorsa, vâcibdir/farzdır. Kaldırmıyorsa, emrin zıddı mekrûh, yasağın zıddı Sünnet-i Müekkededir.[12] Bu kelâmın hâsılı, bir şeyin vücûbu (farz ve vâcib oluşu) terkinin harâm olduğunu, bir şeyin harâm oluşu da onu terk etmenin vâcib olduğunu gösterir. Bu, hakkında tartışma düşünülemeyecek bir şeydir.[13]


    Bir görüşe göre bir şeyi emretmek zıddını yasaklamayı, bir şeyi yasaklamak da zıddını emretmeyi gerektirir. Bize göre de, bir şeyi emretmek zıddının mekrûh olmasını, bir şeyi yasaklamak da zıddının vâcib bir sünnet olmasını gerektirir. Bu bir şeyi emretmek zıddının mekrûh olmasını gerektirir şeklindeki temel kaidenin faydası vardır. Çünki emrolunanın zıddında sâbit olan harâmlık emirle hedeflenmeyince ancak emri ortadan kaldırması bakımından mu’teber olur. Ya’nî emredilenin zıddıyla oyalanılıp da emredilen yok edilirse yok edilmesi harâmdır. Ama emredilen şeyin bu zıddı o emredileni ortadan kaldırmıyorsa, o zıddı işlemek mekrûh olur… İşte yasaklama zıddının sünnet olmasını gerektirdiğinden dolayı, ihrâmlı kimse dikili elbise giymekten yasaklanınca izâr ve ridâ giymek sünnet oldu dedik. [14]


    Hâsılı; Şâyet; vücüdun mahrem yerlerinin hatlarını belli etmeyecek genişlikte elbise giymek emredilmiştir. Bu emri terk ederek vücûd hatlarını belli edecek darlıkta elbise giymek harâmdır,


    Veya, Vücûd hatlarını belli edecek darlıkta bir elbise üzerinden avret yerini göstermek yasaklanmıştır. Bu yasağın zıddı olan avret yerlerini belli etmeyecek genişlikte olan (meselâ şalvar ve onun gibi) bir elbise giymek vâcib derecesinde bir sünnettir, denilse, ulemâ efendilerimiz ne buyururlar? İlim dâiresinde şu söze karşı söylenebilecek bir şey elbette olamaz. Ancak, cehâlet, şartlanmışlık, yobazlık ve sapmışlık çerçevesinde ise kim ne derse, şâkilesince/yapısınca amel etmiştir.


    Bir Takım Fetvâlar


    Zehîre’de ve diğer kitâblarda (şöyle bir fetvâ) vardır:


    Eğer kadın üzerinde elbise varsa, cesedini düşünmekde bir (bakma) zarar(ı) yokdur. Bu, elbise altını vasf edecek şekilde (cesede) yapışmış olmadığı ve altını vasf edecek/belli edecek şekilde ince olmadığı zamândır. Böyle olmazsa, o zamân kişinin ona bakmaması lâzımdır. [(Zehîre’nin fetvâsı) bitti.]


    Et-Tebyîn’de (şöyle bir ifâde) vardır:


    Dediler ki,


    “Kadının bedeninde, üzerinde bir elbise varken, (şu elbise) altını belli etmediği müddetçe düşünmekde bir (bakma) zarar(ı) yokdur. (Üzerinde) altını belli eden bir elbise varsa, (kişi) o zamân ona bakmaz.… Yine, çünki, elbise bedenin altını belli etmez ise, uzuvlarına/organlarına değil de elbisesine ve boyuna bakmış olur. Böylece, içinde kadının bulunduğu bir çadıra baktığı zamân gibi olur. Vasf ettiği zamân da uzuvlarına bakan biri olur.” [(“Tebyîn”in ibâresi) bitti.]


    Ben (İbn-i Âbidîn) derim ki;


    “Bu ibârenin ifâde ettiği ma’nâ şudur: Bir elbiseye (mahrem) uzvun hacmini belli edecek bir şekildeyken bakmak, o elbise, cild ondan görünmeyecek bir biçimde kalın bile olsa, yasaktır… Buna göre, Başkasının avret yerine, oraya yapışmış ve hacmini belli eden bir elbise üzerinden bakmak helâl olmaz.”[15] (İbn-i Âbidîn’in sözü bitti.)


    Yağlı boya ile kalın bir şekilde boyanmış bir avret yerinin -derisi kesinlikle görünmese ve dar elbiseden bile daha çok örtücü olsa da- buna hiçbir akıllı mü’min tesettür diyemez.


    “Cehennemlik (henüz) görmediğim iki sınıf vardır: Ellerinde sığırların kuyrukları gibi kamçı bulunup onlarla insanlara vuran bir kavim ve giyinmiş çıplak kadınlar…”[16] hadîsini bir düşünsünler ve sözü edilen hadîs kadınlarla alâkalıdır, erkeklerle değil diyerek işi geçiştirmesinler. Zîrâ şu hadîsde geçen kadınlar ifâdesi, hükmün onlara hâs olmasından değil de, bu hâlin çok kere kadınlarda bulunması sebebiyledir.


    Okuyanların affına sığınarak diyoruz ki,


    Oturduğunda, gezdiğinde, edeb yerleri hangi bacağı tarafında yuvalandığı herkesçe görülebilen, rükû’ ve secdeye vardığında arkasının hatları girintili, çıkıntılı engebeli hâliyle çirkin bir şekilde ortaya çıkan bir kimsenin hâli İslâm ölçülerine göre cidden hazîn olup, hiç olmazsa bu mes’elede konuşmaktan biraz olsun utanması dahî îmân îcâbıdır.


    Zîrâ, Hayâ îmândandır…


    Devam edecektir…


    Dipnotlar


    [1] Erkeklerde diz kapakları ile göbek arası, kadınlarda, bütün vücüd.
    [2] Multeka (Dâmad Şerhi ile):2/531
    [3] [Sahîh-i Müslim (Nevevî Şerhi ile):14/109,110], Ahkâmu’l-Avret ve’n-Nazar:…
    [4] [Ahmed (5/205), Zıyâ el- Makdisî, “el-Muhtâreh” (11/441), Taberâ nî, el-Kebîr (1/160), Beyhekî, Sünen-i Kübrâ (2/234), İbn-i Sa’d, Taba kât (4/64-65) (Sââtî), El-Fethu’r-Rebbânî’de, Heysemî’den şunları nakletti: Bu(hadîsin isanâdı)nda Abdullah ‘Abdullah İbn-i Ukayl vardır ki O’nun hadîsi Hasendir ve O’nda zayıflık vardır. Kalan râvîleri sağlam kimselerdir. (17/301)], Muhammed Ahmed İsmâîl, Avedetü’l-Hicâb, el-Kısmü’s-Sâlis el-Edille: 151
    [5] [İbn-i Sa’d, Tabakât (8/184)], Muhammed Ahmed İsmâîl, Avedetü’l-Hicâb, el-Kısmü’s-Sâlis (c.3) el-Edille: 149
    [6] [Beyhekî, Sünen-i Kübrâ (3/234-235), İbnü Ebî Şeybe, Musannef (8/195) benzer bir ifâdeyle. İn lem yeşiffe fe innehû yesıfu sözünün ma’nâsı, altı görünmese bile, inceliği sebebiyle altını vasfeder; belli eder, demektir. El-Fâik fî Ğarîbi’l-Hadîs (3/153) Mâlik (şöyle) dedi: “Bana Ömer radıyallâhu anhu’nun kadınlara Kubtıyye giymelerini yasakladığı ve ‘altını göstermese de vasfeder/belli eder’ dediği (rivâyeti) ulaştı.” Mâlik (şöyle) dedi: Vasfeder demenin ma’nâsı, deriye yapışır demektir. El-Bâcî, Müntekâ (7/224)], Muhammed Ahmed İsmâîl, Avedetü’l-Hicâb, el-Kısmü’s-Sâlis (c.3.) el-Edille:149
    [7] “Şu rivayetlerde Kubtıyyelerin kadınlar tarafından değil de giyilebileceği görülmektedir. Oysa bunlar şu yazıda erkeklerin de tesettürünü içine alacak şekilde delîl olarak ileri sürülmektedir denilecek olursa, deriz ki: Kadınların avret yerleri bütün vücudlarıdır. Dolayısıyla onlar için bu tür elbiseler hiçbir şekilde elverişli değildir. Erkeklerin ayre yerleri ise diz kapak ile göbek arası olduğundan onların bu nevi kumaşlardan elbise giymeleri her zaman avret yerlerinin belli olmasına sebep olmayabilir. Arada mühim bir fark vardır. Bizim istidlâl mahallimiz elbisenin, avret yerlerinin belli olacağı bir şekilde giyilemeyeceğidir.
    [8] Nûr:30,31, A’râf:31, Avretini hanımın veya câriyenden başkalarından koru. ([Tirmizî:2670, Buhârî, kesin ifâdeyle Muallak olarak: 1/266], Ahkâmu’l-Avret ve’n-Nazar:23)
    [9] Nûr:30, 31, Erkek kadının, kadın da erkeğin avret yerine bakmasın. ([Sahîh-i Müslim, Kitâbu’t-Tahâret, Avret yerlerine bakmanın haram kılınması bâbı, 4/30], Ahkâmu’l-Avret ve’n-Nazar:23
    [10] İmâm Serahsî, Usûlü’s-Serahsî:1/14-19
    [11] İmâm Serahsî, Usûlü’s-Serahsî:1/78-94
    [12] Mahbûbî, Tenkîh (Tevzîh ve Telvîh ile): 1/422
    [13] Teftâzânî, et-Telvîh: 2/423
    [14] İmâm Nesefî, el-Menâr (Şerh-i İbn-i Melek ile): 192-193, Hüssâmî, El-Müntehab: 54, El-Matba’u’l-Müctebâî-Delhi.
    [15] İbn-i Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr: 1/321
    [16] [Sahîh-i Müslim (Nevevî Şerhi ile): 14/109,110], Müsâid İbn-i Kâsim el-Fâ lih, Ahkâmu’l-Avret ve’n-Nazar: 171-172

    Benzer Konular
    Bediüzzaman'a Göre İttihad-ı İslamın Şartları Nelerdir?
    Bediüzzaman'a Göre İttihad-ı İslamın Şartları Nelerdir? Bediüzzaman hayatı boyunca İman davası ve İttihad-ı İslam için mücadele eden bir Alimdir. Hayatı ve eserleri buna şahittir. Peki İttihad-i İslam nasıl olmalıdır: İslam birliği, ancak amaç ve gayede mümkündür.
    İslamiyete göre burçlar nedir, ne değildir?
    İslamiyete göre burçlar nedir, ne değildir? Burçlar ile ilgili merak edilen sorular, Yazar Hatice Kübra Ergin ve Doç. Dr. Ayhan Tekineş'in konuk olduğu Samanyolu Haber TV'de yayınlanan Haber Özel programında değerlendirildi. Devami...
    Oruçun Şartları Nelerdir?
    Oruçun Şartları Nelerdir? Oruçun Şartları Nelerdir? Farz olmasının şartları Müslüman olmak : Kafir iman etmediği için amelle sorumlu olmaz. Akıllı olmak : Deliye oruç farz değildir. Büluğa ermiş olmak : Çocuklara oruç tutmak farz deği
    Giyim-Kuşam Üzerine İslamî Bir Bakış
    Giyim-Kuşam Üzerine İslamî Bir Bakış Giyim-Kuşam Üzerine İslamî Bir Bakış Doç. Dr. İsmail KÖKSAL, Yeni Ümit Geçici yenilik manasına gelen moda, pek çok sahada kendini göstermekle birlikte bunun en fazla hissedilen alanı giyim ve kuşam sahasıdır. Farkın
    Giyim-Kuşam Üzerine İslamî Bir Bakış
    Giyim-Kuşam Üzerine İslamî Bir Bakış Doç. Dr. İsmail KÖKSAL, Yeni Ümit 27.07.2009 Geçici yenilik manasına gelen moda, pek çok sahada kendini göstermekle birlikte bunun en fazla hissedilen alanı giyim ve kuşam sahasıdır. Farkında olsun veya olmasın h
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2017
    Mesajlar Mesajlar
    6
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1 + 10


    Cevap: İslamiyete Göre Giyim Kuşam Şartları Nelerdir?

    Bilgiler için teşekkürler.
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2016
    Mesajlar Mesajlar
    14
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 4 + 40


    Cevap: İslamiyete Göre Giyim Kuşam Şartları Nelerdir?

    Rica ederim...
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222