2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    tebliğ çevrimdışı Vefasız
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 463 + 32174


    Lutüf Dolu 10 Gece

    Başı rahmet, ortası mağfiret sonu da cehennem azabından kurtuluş olan bu kutlu ayın son on gününü, yani en kıymetli zaman dilimlerini yaşıyoruz şu sıralar. Zira, Kadir Gecesi gibi bin aydan daha hayırlı bir gece On Bir Ayın Sultanı’nın bu son günlerinde saklı.



    Orucu, iftarı, sahuru, teravihi, yardımlaşmasıyla gönül dünyamıza eşsiz tatlar bırakan Ramazan bizlere veda etmeye hazırlanıyor. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu da cehennem azabından kurtuluş olan bu kutlu ayın son on gününü, yani en kıymetli zaman dilimlerini yaşıyoruz şu sıralar. Zira, Kadir Gecesi gibi bin aydan daha hayırlı bir gece On Bir Ayın Sultanı’nın bu son günlerinde saklı. Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan’ın son on gününü itikâfta geçirmesi ve Ashabını da daha çok ibadet yapmaya teşvik etmesi bu günlerin kıymetini gözler önüne seriyor.
    Biz de bu kıymetli günleri nasıl değerlendirmemiz gerektiğini öğrenmek için ilahiyatçı yazar Cemil Tokpınar’ın kapısını çaldık ve merak ettiklerimizi öğrenmeye çalıştık.
    Kutlu zaman dilimlerini içerisinde barındıran Ramazan’ın son on günü inananlar için ne anlam ifade ediyor. Bu özel günleri nasıl değerlendirmeliyiz?


    Neredeyse bütün ömrünü ‘Ramazanlaştıran’ Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ifadesiyle “Bu mübarek ayın başı rahmet, ortası mağfiret, son on günü ise cehennemden kurtuluştur.” Nasıl ki ibadet bakımından gecenin son üçte biri daha faziletlidir; Ramazan’ın da son üçte biri daha değerli ve daha faziletlidir.
    Ramazan ayını ihya etmenin en alt mertebesi; beş vakit namazını mümkün oldukça cemaatle kılmak, orucunu tutmak, teravihini tavizsiz eda etmek, en az bir hatim yapmak, gücü nispetinde infakta bulunmak, zikir, tesbihat ve dualarını arttırmak, günahtan daha fazla kaçınmak. Ancak Ramazan’ın son on gününü daha farklı değerlendirmek gerekir. Bunun için herkes kendi durumu ve imkânına göre bir plan yapmalı. Zamanı ve imkânı olan kardeşlerimiz, son on gününü umreye giderek değerlendirebilirler. Böylece “Ramazan ayında umre yapan benimle hac yapmış gibidir.” hadis-i şerifinin hikmet ve faziletlerine nail olurlar.


    Kadir Gecesi’ni bilhassa son on günde aramamız emredildiği için geceler mümkünse tamamen ibadetle geçirilmelidir. Ancak gündüz çalışmak zorunda olan kardeşlerimiz mümkün mertebe gece 12’ye kadar teravih, Kur’an, dua, salavat ve istiğfarla meşgul olmalılar. Yıl boyunca terk edilmemesi gereken Kuşluk, Evvabin, teheccüt gibi namazları hiç değilse Ramazan’da, bunu da başaramayanlar son on günde bu faziletli namazları kılmalılar. Bu on günde, af bekleyen idamlık bir mahkûmun halet-i ruhiyesiyle, Cenâb-ı Hakkın rahmet kapısında boynu bükük ve çaresiz, af ve mağfiret ümidiyle beklemeli, Rabb’imizi hoşnut edecek ibadetlerle rahmetini çekmeliyiz.


    ‘KADİR GECESİ’NDE KAYBEDİLEN HER DAKİKANIN DEĞERİ 30 BİN KAT’


    Cenâb-ı Hak’ın Kadir Gecesi gibi özel hikmetlerle bezeli bir günü yaratması ve böyle bir gecenin bin aydan daha hayırlı olmasındaki hikmetler nelerdir? İnananlar Kadir Gecesi gibi önemli bir fırsatı nasıl değerlendirmeli?
    Yılda Ramazan, Ramazan’da Kadir Gecesi, bir haftada cuma günü ve cumada duaların kabul edildiği icabe saati gibi fırsatların bir mabudiyet yönü bir de abdiyet yönü var. Rabb’imiz o vesilelerle hem küllî mabudiyete karşı ihtişamlı bir ibadet, adeta bir resmi geçit istiyor hem de rahmet ve mağfiretinin coşkunluğunu gösteriyor. Yani Yaratıcı olarak bazı zamanları özel ve cazip kılıyor ki, ibadet âleminde sayı ve kalite olarak yoğunluk olsun. Ayrıca bizi affetmek, cennete sokmak için vesileler, hatta bir anlamda bahaneler sunuyor.


    Kul olarak baktığımızda kelimelerle ifade edilmeyecek kadar muhteşem ve muazzam kurtuluş fırsatıdır Kadir Gecesi. Kadir Sûresi’nde belirtildiği gibi, bir gecenin bin aydan hayırlı olması demek, bir gecenin 30 bin geceden değerli olması demek. Yani bu gece yapılan her salih amelin sevabı 30 binle çarpılıyor. O geceki teravih 20 rekât değil, 600 bin rekâtmış gibi ücretlendiriliyor. O gece okunan bir Yasin 30 bin Yasin’miş gibi değerlendiriliyor. Mesela bir Cevşen okuyan kişi, sanki 30 bin okumuş gibi muamele görüyor.
    Bu yüzden Kadir Gecesi ve benzer mübarek gün ve gecelere çok önceden hazırlanmak gerekiyor. Bunun için o geceye yorgun, uykusuz veya meşguliyetli girmemeliyiz. Kadir Gecesi’nde mümkün mertebe seyahat, toplantı, uzun misafirlik gibi durumlardan kaçınmalıyız. İftardan sonra uykumuzu kaçıracak çay ve kahve kullanarak her anı iyi değerlendirerek sabaha kadar istiğfar, Kur’an, namaz, salavat ve dua ile değerlendirmeliyiz. O gece, cami ve türbeleri gezmek, sohbetle zaman geçirmek doğru değildir. Çünkü kaybedilen her dakikanın değeri 30 bin kattır.
    30 gün boyunca Ramazan ikliminde ibadetlere daha bir önem vermek birçok fazileti bizlere kazandırıyor şüphesiz. Ancak Ramazan’ın bitmesinin ardından kazandığımız bu iyi erdemleri kaybetme ihtimalimiz var. Kutlu ayın kazandırdıklarının daha sonraki aylarda korunması ve devam ettirilmesi için neler tavsiye edersiniz?
    Mutlaka hayra teşvik eden, şerden koruyan bir arkadaş çevremiz olmalı. Böylece yıl boyu birbirimizi hayır adına teşvik etmeliyiz. Yaptığımız güzellikleri ailece yapmaya çalışmalıyız. Hatta aile fertlerini bu hususta ödüllendirmeliyiz. Özellikle cemaatle namaza dikkat etmeliyiz. Dinî sohbet ve irşad programlarını tavizsiz takip etmeliyiz. Bunlar manevî dünyamızın şarj makineleri gibidir. Ramazan’da yaptıklarımızı az ve küçük ölçekte de olsa sürdürmeye çalışmalıyız. Ramazan’ın dışındaki fırsatları değerlendirmeli, mesela Şevval ve Zilhicce oruçlarını tutmalı, hatta dost ve akraba çevremizi iftara davet etmeliyiz.


    Ramazan’ın ardından Cenâb-ı Hak’ın lütfettiği bayram günleri kapımızı çalacak. Peki bayram müminler için ne anlama geliyor. Bu günlerin bayram olarak adlandırılması ve Allah tarafından insanlara lütfedilmesindeki hikmetler nelerdir?
    Aslında gerçek bayram Ramazan’ın kendisidir ve otuz gün sürer. Ay sonundaki bayramın mesajı olsa olsa, böyle kutlu bir ayı değerlendirip affa ermenin sevinci olabilir. Bayramlar, kardeşlik ve diyaloğun arttığı, Hakk’a davet için adım atmaya güzel vesilelerin oluştuğu günlerdir. Özellikle iyilikte yardımlaşmak gayesiyle komşu ve akrabalarla, kurum ve kuruluşlarla güzel irtibatların kurulacağı fırsatlardır bayramlar.
    Günümüzde bayramları ‘tatil günleri’ olarak algılayanlar var. Oysa o günlerin de kendine has bir özelliği var. Bayram günleri sizce nasıl değerlendirilmeli?


    Bayramları insanlardan uzak herhangi bir tatil beldesinde geçirmek, bayramların ruhunu, kıymetini, hikmetini anlamamak demektir. Bayramlar birbirimizle tanışmaya, irtibatı tazelemeye, dertli ve ihtiyaç sahibi kimseleri fark etmeye, yardıma koşmaya ve paylaşmaya vesile olmalıdır. Bu anlamda başta kendi akrabalarımız ve komşularımız olmak üzere hastaneler, kimsesiz çocuklar, belki hiç ziyaretçisi olmayan yaşlıların kapısı çalınmalı, hediyeler götürülmeli, onların da gönülleri bayram ettirilmelidir. Ve bayramın ilk gününden itibaren yeni bir Ramazan’ın özlemi, duası ve kavuşma ümidi benliğimizi kaplamalıdır.


    “Gufranla tüllenen ayın” en kıymetli anlarını güzel bir şekilde değerlendirmek şüphesiz ki bize bağlı. İyi bir program ve iradenin hakkını vermek bu anları hakkıyla değerlendirmenin ön şartı. Cibril-i Emin’in “Ramazan’a yetişmiş, Ramazan’ı idrak etmiş olduğu halde Allah’ın mağfiretini kazanamayan, afv ü mağfiret bulamayan kimseye de yazıklar olsun, rahmetten uzak olsun o!” demesi üzerine Allah Resûlü’nün “Amin” dediğini bilerek bu son fırsatı iyi değerlendirmek gerekmez mi ?

    Benzer Konular
    Saklı cennet Kandıra bayramı 'dolu dolu' geçirecek
    Saklı cennet Kandıra bayramı 'dolu dolu' geçirecek https://www.risalehaber.com/d/news/259453.jpg Saklı cennet Kandıra bayramı 'dolu dolu' geçirecek Mavi bayraklı plajları ve el değmemiş koylarıyla Karadeniz'in önde gelen yaz turizm merkezlerinden Kandıra'da Ramazan Bay
    Diyanet 'Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nı dolu dolu geçirecek
    Diyanet 'Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nı dolu dolu geçirecek https://www.risalehaber.com/d/news/247561.jpg Diyanet 'Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nı dolu dolu geçirecek Diyanet İşleri Başkanlığı bu önemli haftada camilerin fiziki yapısını sempozyum ile ele alacak.
    Şanlıurfa'da Ramazan Dolu Dolu Geçiyor
    Şanlıurfa'da Ramazan Dolu Dolu Geçiyor Şanlıurfa'da Ramazan Dolu Dolu Geçiyor Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Ayı etkinlik takvimini sürdürüyor. Ayın maneviyatına uygun programlar düzenleyen Büyükşehir Beled
    Eyüp'te Ramazan etkinlikleri dolu dolu!
    Eyüp'te Ramazan etkinlikleri dolu dolu! Eyüp'te Ramazan etkinlikleri dolu dolu! Eyüp'te sahur programları kapsamında sergilenen meddah gösterisi büyük ilgi gördü. Devami...
    Ramazan ayı Boşnaklarda dolu dolu geçiyor
    Ramazan ayı Boşnaklarda dolu dolu geçiyor Ramazan ayı Boşnaklarda dolu dolu geçiyor yaşayan Boşnaklar, ramazan ayında tüm aile fertlerinin katılmasıyla geleneksel yemeklerin yapıldığı iftar sofraların
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

  2. #2
    tebliğ çevrimdışı Vefasız
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2010
    Nereden Yer
    Şark..
    Mesajlar Mesajlar
    2.557
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 463 + 32174


    Cevap: Lutüf Dolu 10 Gece

    Bayramları insanlardan uzak herhangi bir tatil beldesinde geçirmek, bayramların ruhunu, kıymetini, hikmetini anlamamak demektir. Bayramlar birbirimizle tanışmaya, irtibatı tazelemeye, dertli ve ihtiyaç sahibi kimseleri fark etmeye, yardıma koşmaya ve paylaşmaya vesile olmalıdır. Bu anlamda başta kendi akrabalarımız ve komşularımız olmak üzere hastaneler, kimsesiz çocuklar, belki hiç ziyaretçisi olmayan yaşlıların kapısı çalınmalı, hediyeler götürülmeli, onların da gönülleri bayram ettirilmelidir. Ve bayramın ilk gününden itibaren yeni bir Ramazan’ın özlemi, duası ve kavuşma ümidi benliğimizi kaplamalıdır.
    Yazar : Risale Forum
    Biz ise hem insancasina,Hem muslumancasina yaşamak istiyoruz.Bediuzzaman..

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222