BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM





Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtiyle, sekiz hikâyecikler ile birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü, ben nefsimi herkesten ziyâde nasihate muhtaç görüyorum. Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim "Sekiz Söz"ü, biraz uzunca, nefsime demiştim. Şimdi, kısaca ve avâm lisânıyla nefsime diyeceğim. Kim isterse beraber dinlesin.



Birinci Söz



Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân-ı haliyle vird-i zebânıdır. Bismillâh ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki:


Bedevî Arab çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki, bir kabîle reisinin ismini alsın ve himâyesine girsin -tâ şakîlerin şerrinden kurtulup, hâcâtını tedârik edebilsin. Yoksa, tek başıyla, hadsiz düşman ve ihtiyacâtına karşı perişan olacaktır.


1 Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.


2 Ve sâdece Ondan yardım dileriz.


3 Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.), onun bütün âl ve asâbına salât ve selâm olsun.


İşte böyle bir seyahat için iki adam sahrâya çıkıp gidiyorlar. Onlardan birisi mütevâzi idi; diğeri mağrur. Mütevâzii, bir reisin ismini aldı; mağrur almadı. Alanı her yerde selâmetle gezdi. Bir kàtıü’t-tarîka rast gelse, der: "Ben filân reisin ismiyle gezerim." Şakî def’ olur, ilişemez. Bir çadıra girse, o nâm ile hürmet görür. Öteki mağrur, bütün seyahatinde öyle belâlar çeker ki, tarif edilmez. Dâimâ titrer, dâimâ dilencilik ederdi. Hem zelîl, hem rezil oldu.


İşte, ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür. Aczin ve fakrın hadsizdir. Düşmanın, hâcâtın nihayetsizdir. Mâdem öyledir, şu sahrânın Mâlik-i Ebedîsi ve Hâkim-i Ezelîsinin ismini al. Tâ bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisâtın karşısında titremeden kurtulasın.


Evet, bu kelime öyle mübârek bir defînedir ki, senin nihayetsiz aczin ve fakrın, seni nihayetsiz kudrete, rahmete rabt edip, Kadîr-i Rahîmin dergâhında aczi, fakrı en makbul bir şefaatçi yapar. Evet, bu kelime ile hareket eden, o adama benzer ki: Askere kaydolur. Devlet nâmına hareket eder. Hiçbir kimseden pervâsı kalmaz. Kanun nâmına, devlet nâmına der. Her işi yapar, her şeye karşı dayanır.


Başta demiştik: "Bütün mevcudât lisân-ı hal ile, ’Bismillâh’ der." Öyle mi?


Evet. Nasıl ki, görsen; bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı. Yakînen bilirsin, o adam kendi nâmiyle, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor. Belki o bir askerdir, devlet nâmına hareket eder, bir padişah kuvvetine istinad eder.


Öyle de, her şey Cenâb-ı Hakkın nâmına hareket eder ki, zerrecikler gibi tohumlar, çekirdekler, başlarında koca ağaçları taşıyor, dağ gibi yükleri kaldırıyorlar. Demek her bir ağaç "Bismillâh" der; hazîne-i rahmet meyvelerinden ellerini dolduruyor, bizlere tablacılık ediyor.


Her bir bostan, "Bismillâh" der, matbaha-i kudretten bir kazan olur ki, çeşit çeşit pek çok muhtelif leziz taamlar, içinde beraber pişiriliyor.


Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübârek hayvanlar "Bismillâh" der, rahmet feyzinden bir süt çeşmesi olur. Bizlere Rezzâk nâmına en latîf, en nazîf, âb-ı hayat gibi bir gıdâyı takdim ediyorlar.


Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları "Bismillâh" der, sert olan taş ve toprağı deler, geçer. "Allah nâmına, Rahmân nâmına" der; her şey ona musahhar olur.


Evet, havada dalların intişârı ve meyve vermesi gibi, o sert taş ve topraktaki köklerin kemâl-i sühûletle intişâr etmesi ve yer altında yemiş vermesi; hem şiddet-i hararete karşı aylarca nâzik, yeşil yaprakların yaş kalması, tabiiyyunun ağzına şiddetle tokat vuruyor. Kör olası gözüne parmağını sokuyor. Ve diyor ki: "En güvendiğin salâbet ve hararet dahi emir tahtında hareket ediyorlar ki, o ipek gibi yumuşak damarlar, birer asâ-i Mûsâ (a.s.) gibi,


emrine imtisâl ederek taşları şakk eder. Ve o sigara kâğıdı gibi ince nâzenin yapraklar, birer âzâ-yı İbrâhim (a.s.) gibi, ateş saçan hararete karşı, âyetini okuyorlar."


Mâdem herşey mânen, "Bismillâh" der, Allah nâmına Allah’ın ni’metlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dahi, "Bismillâh" demeliyiz. Allah nâmına vermeliyiz. Allah nâmına almalıyız. Öyle ise, Allah nâmına vermeyen gàfil insanlardan almamalıyız.


Suâl: Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba, asıl mal sahibi olan Allah ne fiat istiyor?


Elcevap: Evet, o Mün’im-i Hakiki, bizden o kıymettar ni’metlere, mallara bedel istediği fiat ise, üç şeydir: Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir.


Başta "Bismillâh" zikirdir. Ahirde "Elhamdülillâh" şükürdür. Ortada, bu kıymettar hârika-i san’at olan ni’metler Ehad, Samed’in mu’cize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir.


Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de, zâhirî mün’imleri medih ve muhabbet edip Mün’im-i Hakikiyi unutmak, ondan bin derece daha belâhettir.


Ey nefis! Böyle ebleh olmamak istersen; Allah nâmına ver, Allah nâmına al, Allah nâmına başla, Allah nâmına işle, vesselâm.


"Asânı taşa vur!" dedik. (Bakara Sûresi: 60.)


Ey ateş! Serin ve selâmetli ol. (Enbiyâ Sûresi: 69.)





[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]




Bismillah-i Şerif'in esrarı ve şerefli manası



Bismillahi Şerif ' in Esrarı Âdem ve Âlem Kitabından alınmıştır.


Aşağıda, Bismillhi Şerif in esrarı ve şerefli manası anlatılmaktadır. Çok dikkatle okunması rica olunur. Bismillhirrahmnirrahim Ey inananlar! Görülüyor ki dünyada bir kaç gün dar ve geniş yaşadıktan sonra hiç reyimiz alınmadan, yerlerimiz dünyaya yeni gelenlere terk ettirilerek, bu âlemden Ahirete götürürler. İşte kudretin cilvesi, yaratılışın hikmeti budur. Gelen, gider, doğan ölür. Yalnız, bu doğmak ile ölmek arasında hüner: Allah'ı bilmek, en büyük Resul'ü tasdik etmek, insanlık hukukunu tanımak, Hüda'nın yaratıklarına şefkatli olup, bu kubbede hoş bir seda, yararlı bir eser bırakıp gitmektir. Onun için arifler derler ki; -Ey mağrur! Hayata kurulma, sakın gafil dolaşma, ayak bastığın topraklar, ya güzel bir sevgilinin yanağı yahut bir cihan kahramanının göbeğidir. Binaenaleyh yalnız eşini, aşını, işini bilmekle işim oldu bitti zannetme. İnsanlık makamına kadem bas. Ruhunun yolunun manasını Kadir Rabbe götürebilecek iki kanat tedarikine bak. Ki o kanatlara, "iman" ve "amel" kanatları denir. Her şeyin hakikatini öğrenmek, huzur ile yaşamak dünya ve Ahirete saadete kavuşmak, hülasa iyi netice almak istersen: Hazır (uyanık ol! Tahir (temiz) ol! Kur'anı Mübin'in bağrına kulağını koy, oradan alacağın cevapla her müşkülünü hallet. Her işe Allah'ın ismi ile başla! Allah de! O'nun namı ile al, O'nun namı ile ver, O'nun namı ile yap! Zira kudret kapısı, ilahi esma ile açılır. Besmeledeki tatlılığı görmeye çalış. Evet, o üç ismin yani Allah, Rahman, Rahim isimlerindeki hoşluğu tat da, Allah'ın rahmetinin, azabını kapladığını anla. Onun ismi ile başlayan işin sonu ile On'suz başlanan işin sonunu tetkik et, On'suz başlanan işin sonsuz olduğunu, Mahrumiyetle neticelendiğini gör ve canlı misal istersen tarihe bak, Firavun'un işiyle Hz. Musa'nın işini mukayese et. Besmele, her hayrın başıdır. 0 mübarek kelime İslam'ın en büyük nişanı olduğu gibi, bütün varlıklar da hal lisanıyla onun devamlı tekrarlayıcısıdırlar. Besmele'deki Rahman isminin tatlılığını tadan kimsenin himmeti karşısında, Ferş'in sırtından Arş'ın zirvesine kadar olan mesafe bir sivrisineğin kanadı kadar gelmez. Bu ismin kölelik halkasını kulağına takan, bütün dünya ve Ahireti unutur. Bu ismin çeşmesinden bir damla içenler, dünya zenginliğine kıl kadar kıymet vermezler. Onların kalbine ikbal burcundan saadet güneşi doğmuştur. O kalb artık artık Kâbe haremi olmuştur. Besmele öyle bir isimdir ki, Hz. İbrahim o isimle Nemrut'un narını (ateşini) nura (ışığa) çevirdi. Evet, Besmele öyle bir isimdir ki, o isimle Hz. Muhammed'in mucize parmağı ayda göründü. Bir asker, devlet namına hareket eder, hiç kimseden korkmaksızın o namla her işi görür. İcabederse bir şehir halkını zorla bir yere sevk edebilir. Belki o halkın içinde ilim, fen, kudret ve zekâ bakımından ondan çok yüksek olanı bulunabilir, fakat hiç kimse ne yapıyorsun diyemez. Çünkü herkes bilir ki o asker kendi namıyla, kendi kuvvetiyle hareket etmiyor, kendini devlete mal etmiş, o hesaba çalışıyor, o kuvvete dayanıyor. Ey dinleyenler! Şimdi dikkat edin! Ya insan? Ölmez, sönmez, yenilmez ve Rabbani hükümetin, evet, "Allahu La İlahe İllallah" süphani hükümetinin askeri olup da, O nama çalışıp, O isimle hareket ederse acaba neler yapmaz? Bunun için külfet yok, ücret yok, minnet yok, zahmet yok. 0 halde Allah de! Şunu iyi bil ki: Kâinatın bütün zerreleri O'nu arıyor ve O'nun ismiyle her şey hareket ediyor. Zerreler, tohumlar o ismin sayesinde kocaman ağacı başında taşıyor. Allah'ın ismini anmasa, dallar havada yayılıp meyvesini verebilir mi? Sigara kâğıdından daha ince, ipekten daha nazik bir filiz; Allah'ın ismini anmasa, kazmaların parçalayamadığı taşları, sert toprağı parçalayıp meydana çıkabilir mi? Yine Besmele, mübarek hayvanlarda bize gıda olan süt çeşmesini yapıyor, rahman namına, bizlere ikram olunuyor. Mademki her şey hal lisanı ile Bismillah diyor. Allah namına nimetlerini getirip bizlere veriyorlar, o halde biz de Allah'ın ismini analım. O'nun namına verelim. O'nun namına alalım. Bütün nimetlerin Ahad ve Samed olan Hakk'ın mucizesi, kudreti, hediyesi ve rahmeti olduğunu düşünelim. Bir büyüğün, uşağı ile gönderdiği hediye hoşumuza gidince, asıl gönderini göremeyip ona sadece şükrünü bile bırakarak, yalnız uşağının ayağını öpmek suretiyle gaflete kalmayalım. Yalnız zahirdeki nimetleri methedip, onlara muhabbet edip, onun sahibini unutmayalım. İşte bütün nimetlerin sahibi, bizden üç şey ister. Dikkat edelim. 1.Kendini anmak: Bu bismillah ile olur. 2.Şükretmek: Bu hamd ile olunur. 3.Fikir: Bu da kudret mucizesi olan Rahman hediyesini düşünmekle olur. Hayatta Allahsız yaşamayalım, iman tedarik edelim. Hakk'a kendi isteği ile iman etmeyenler, zorla muhakkak ederler. Akıllı olanlar, gaflet perdesi açılmadan, kudret elden gitmeden diyenlerdir. Zira zanneder misiniz ki inanmayanlar Hakk'ı tesbih etmezler? Şu fermana dikkat edin: "Hiçbir şey yoktur ki O'na hamd ile tesbih etmesin" (Isra/44) Cenab-ı Hakk öyle kadir Mutlaktır ki, insanın sayılı nefesine kendi ismini vaz etmiştir. Kendisini tasdik ettirmeden kimseyi bırakmaz. Mademki nefes alıyorsun, veriyorsun. Hakkı tesbih ediyorsun. Gizli terennüm Hakk ismidir. Yani her nefes Hay ile girer, Hü ile çıkar. Yahut da ahmak inatçılık eder, nefes alıp vermezse çatlar. Münkir, Her gün insanlık takviminin yaprağını koparırken: "Yokluğa gidiyorum, hiç oluyorum" diye titrer. Mümin ise o yaprağı koparırken: "Terhisim yaklaştı, aslıma kavuşuyorum ebediyete gidiyorum" diye heyecan duyar. İslam dini şu dünyayı bir ceset insanı da o cesedin ruhu olarak gösterir. Yaratılışın hikmet sırrına açılan kapının anahtarının La İlahe İllallah yüceltme sözünün manasındaki feyizde olduğunu ilham ettirir. Cisme hava, ruha "Hû" lazımdır. İnsan için en büyük hakikat nefes almaktır. Nefes aldığın zaman bir haz içinde bulunduğunun farkında ol! Büyük Kudreti gör! Yine Allah de! Bizi sayıya gelmeyen nimetleri ile besleyip büyüten şu gökler ve yerin Allah'ı bizden ne istiyor? Muradı nedir? Biraz merak et! Meraklar hayretler içinde en açık, en sağlam ve lüzumlu olarak, bize hakikat dersi veren Zati Ecelli ala'ya koşmak lazım gelirken, kulağını tıkama, gözünü perdeleme. Allah'ın şu hitabını iyi dinle, bak ne diyor? "Ey henüz ağaran tüyün ak olmasını geri çeviremeyen aciz! Ey gelmede ve gitmede tercih hakkı olmayan Âdemoğlu! İsmin yoktu, resmin yoktu, henüz ad almamıştın, hiç kimse tarafından da tanınmamıştın, yalnız beni ilimimde idin, sana kıymet verdim, yaratıklar içerisinde en şerefli sınıfa soktum, herhangi süfli bir mahlûk olarak yaratmadım. Ahsen-i Takvim (en güzel biçim) sırrına mazhar kıldım. İnsan yaptım, kendime muhattap tuttum, mükerrem kıldım. Bütün bunların neticesinde benden ne fenalık gördün de bana karşı kafanı kaldırıyorsun? Güneşler, yıldızlar, küreler emrime itaat ediyorlar da, sen neyine güvenip de bana hasım oluyorsun? Hakk'ı inkârında ne maddeten ne manen bir fayda, tasdikinde de bir zarar olmadığına göre tasdik et. Hem ilim insanı tasdike götürür, cehalet de inkâra. 1.Büyük kitabı: Yani Kur'an-ı Mübini ki, Kâinat Kitabı'nın özüdür. 2.Kitab-ı Natık'ı (Konuşan kitap) : Yani Hz. Muhammed'i Evet, o kitabın derinliklerine dal, yalnız ölüye okuyup, sözlerini kıraat edip geçme, mezarlık kitabı da sanma hükümlerine uy! Yalnız hafızın sesini dinlemekle vakit geçirme. Çünkü o kitap, ruhu manalar teşvik ile insana insanlığı öğretir. En yüksek ahlakı talim eder. Örnek olarak da Hz. Muhammed'i S.A.V. insanlığa takdim eder. Hakk'ın Rahmet Sıfatının kulun günahları ile yarış edip, rahmetin geçtiğini ilan eder. Fakir olurum diye korkma, zenginlikten de kaçma! Der. Hızlı yağan yağmur insana nasıl uyku verirse, hızla geçen bu ömür de insana öyle gaflet uykusu verir. Fakat sen gafil olma, biraz harekete gel gözünü aç. Önce hakikat gözünden perdeyi kaldır, kendini bil, sonra Hakk'ı bilirsin.. Ey İnsanoğlu! Bütün bu hakikatlerden sonra seni sefahate sevk ederek kalbini öldürmek isteyen, dünyayı sana zühirde bal gibi tatlı gösterip, içindeki katledici zehiri gizleyen, seni inkâr sahasına sokmak için karşına hem sapık, hem saptırıcı olarak biri çıkarsa, çok yorulmadan, fazla konuşmadan ona de ki: "Ey hakk'ın varlığına bu kadar delil bu kadar azamet varken, bunların hiçbirinden nasibini almamış kısmetsiz! Davanı ispat için: Evveli ölümü öldür! Sönmeyi dünyadan kaldır! Aciz. Ve fakirliği gider! Bunları yapabiliyorsan gel, konuşalım, çaresi varsa söyle dinleyelim., yoksa sus! Evrenin büyük mescidinde Kur'an okunuyor. Onu dinleyelim. 0 ışık ile aydınlanalım. Hidayet koşalım. Onu dilimizin zikri yapalım. Zaman kısa, müddet az, biraz gayret edelim! Hemen Allah diyelim. Hacı Ahmet Kayhan






[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]







Salât-ı Fethiyye




اَللَّهُمَّصَلِّوَسَلِّمْوَبَارِكْعَلَىسَيِّدِنَامُحَمَّدٍالْفَاتِحِلِمَااُغْلِقَوَالْخَاتِمِلِمَاسَبَقَنَاصِرِالْحَقِّبِالْحَقِّوَالْهَادِىاِلَىصِرَاطِكَالْمُسْتَقِيمِوَعَلَىآلِهِحَقَّقَدْرِهِوَمِقْدَارِهِالْعَظِيمِ




“Allâahümme salli ve sellim ve bâarik alâa seyyidinâ Muhammedini’l-fâtihi limâa uğlika ve’l-hâtimi limâa sebeka nâasıri’l-hakkı bi’l-hakkı ve’lhâadii ilâa sirâatıke’l müstakıym ve alâa âalihii hakka kadrihii ve mikdâarihi’lazıym.”




MUHAMMED BEKRİ (Rahmetullahi Aleyh)



Evliyânın büyüklerinden ve fıkıh âlimi. Kendi ismi ve babasının ismi Muhammed'dir. Künyesi Ebü'l-Mekârim ve Ebî Bekr, lakabı Şemsüddîn'dir. Bekrî ismiyle meşhûr oldu. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. Soyu baba tarafından hazret-i Ebû Bekr'e, anne tarafından Peygamber efendimize dayanmaktadır.



MUHAMMED BEKRİ HAZRETLERİ buyuruyor ki : RASULULLAH S.A.V.' i mânâ âleminde gördüm.


RASULULLAH S.A.V. bana buyurdu ki :



BU SALAVATI ÖMRÜNDE 1 (BİR) KERE OKUMUŞ OLAN CEHENNEME G İ R M E Y E C E K..!




GİRECEKSE CEHENNEME BUNU OKUMAK ONA NASİP O L M A Y A C A K..!


MUHAMMED BEKRİ HAZRETLERİ BUYURURDU Kİ : bu salavatı okuyup da CEHENNEME GÖTÜRÜLEN BENİ ARASIN BULSUN, YAKAMA YAPIŞSIN..






[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]





KENZÜL ARŞ DUASI :



Bismillahir-rahmanir-rahim



La ilahe illellahül melikül hakkul mübin.


La ilahe illellahül hakemül adlül metin.


Rabbüna ve rabbü abainel evvelin.


La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin.


La ilahe illellahü vehdehu la serike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve


yümitü ve hüve hayyül la yemutü ebeden bi yedihil hayru ve ileyhil masiru ve


hüve ala küllü sey´in kadir.


Ve bihi nesteinu Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.


La ilahe illellahü sükran li ni´metih.


La ilahe illellahü ikraran bi rububiyyetih.


Ve sübhanellahi tenzihen li azametih..


Es´elüke Allahümme bi hakkismikel mektubi ala cenahi cibrile aleyke ya rabbi


Ve bihakkismikel mektubi ala cenahi mikaile aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikel mektubi ala cebheti israfile aleyke ya rabbi:


Ve bihakkismikel mektubi ala keffi azraile aleyke ya rabbi.


Ve bi hakkismikellezi semmeyte bihi münkeran ve nekiran aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismike ve esrari ibadike aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi teme bihil islamü aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi telekkahü ademü lemma hebeta minel cenneti fe nadake


Fe lebbeyte düaehü aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi sitü aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi kavveyte bihi hameletel arsi aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikel mektubi fit-tevrati vel-incili vez-zeburi vel-fürkani aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismike ila münteha rahmetike ala ibadike aleyke ya rabbi.


Ve bihakki temami kelamike aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi ibrahimü fece altennara aleyhi berden ve


selamen aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi ismailü fe necceytehü minezzebhi aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi ishake fe kadeyte hacetehu aleyke ya rabbi


Ve bihakkismikellezi nadake bihi hudü aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi deake bihi yakubü fe radedte aleyhi basarahu ve veledehû


yusufe aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi davüdü fe cealtehü halifeten fil ardi ve elente


lehül hadide fi yedihi aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi deake bihi süleymanü fe a´taytehül mülke fil ardi aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi eyyubü fe necceytehu minel gammillezi kane


fihi aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi isebnü meryeme fe ahyeyte lehül mevta aleyke


ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi musa lemma hatabeke aletturi aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadetke bihi asiyetümra etü fir´avne fe razaktehel cennete


aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihi benu israile lemma cavezul-bahra aleyke ya rabbi.


Ve bihakkismikellezi nadake bihil hidiru lemma meşa alel mai aleyke ya rabbi.


Ve Bihakkismikellezi nadake bihi muhammedün sallallahü aleyhi ve selleme yevmel gari


fe necceytehu aleyke ya rabbi.


İnneke entel kerimül kebiru.


Hasbünellahü ve ni´mel vekil.


Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.


Ve sallallahü ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi vesellem .



AMiN






[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]





Kenzül Arş duası ANLAMI…



Tercümesi:



Melik , Hakk, Mübin Allah’tan başka ilah yoktur. Hakem, Adl ve Metin Allah’tan başka ilah yoktur. Bizim ve eski atalarımızın Rabbidir. Senden başka İlah yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Ben zalimlerden oldum. Allah’tan başka ilah yoktur. Onun ortağı yoktur. Yönetim onundur. Övgüler onun içindir. Diriltir ve öldürür. O diridir ve ebediyen ölmez. Hayır onun kontrolündedir, dönüş onadır. Ve O her şeye gücü yetendir. Ve onunla yardım isteriz. İyilik yapmaya, kötülükten kaçmaya güç kuvvet sadece yüce ve her şeyi bilen Allah’tandır. Nimetlere şükür olarak, ondan başka ilah yoktur. Rabb’lığının ikrarı olarak, ondan başka ilah yoktur. Yüceliğini arındırmak için, Allah noksanlıklardan arınıktır.


Ey Allahım Ya Rabbi! “Cebrail’in kanadında yazılı ismin hürmetine, Mikail’in kanadı üzerinde yazılı ismin hürmetine, İsrafil’in alnında yazılı ismin hürmetine, Azrail’in avucunda yazılı ismin hürmetine, ve senin verdiğin Münker ve Nekir ismi hürmetine, ve kullarının sendeki sırları hürmetine, İslam’ı kendisiyle tamamladığın ismin hürmetine, ve Adem’in senden öğrenip cennetten indirildiği zaman kendisiyle sana seslendiği ve senin de kabul ettiğin ismin hürmetine, Şit’in sana seslendiği ismin hürmetine, arşı taşıyan melekleri kendisiyle güçlendirdiğin ismin hürmetine, Tevrat’ta, İncil’de, Zebur!da ve Furkan’da yazılı ismin hürmetine, kullarına rahmetini sonsuza kadar ulaştırdığın ismin hürmetine, sözlerin tamamı hürmetine, İbrahim ateşe atıldığında hangi isminle sana seslendi de ateş soğuk ve selamet olduysa işte o ismin hürmetine, İsmail kesilirken hangi isminle seslendi de onu kesilmekten kurtardıysan işte o ismin hürmetine, İshak hangi isminle sana yalvardı da sen onun ihtiyaçlarını karşıladıysan işte o ismin hürmetine, Hud hangi isminle sana seslendiyse işte o ismin hürmetine, Yakup sana hangi isminle dua etti de sen onun gözlerini ve çocuklarını ona geri verdiysen işte o ismin hürmetine, Davut hangi isminle sana seslendi de sen onu yeryüzüne halife yaptıysan ve demiri onun elinde yumuşattıysan işte o ismin hürmetine, Süleyman hangi isminle sana dua etti de sen onu yeryüzüne kral yaptıysan işte o ismin hürmetine, Eyyüb hangi isminle sana seslendi de sen onu içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtardıysan işte o ismin hürmetine, Meryem oğlu İsa hangi isminle sana seslenip de onunla ölüyü dirilttiysen işte o ismin hürmetine, Musa hangi isminle sana seslendi de sen ona Tur’da hitap ettiysen işte o ismin hürmetine Firavunun karısı Asiye sana hangi isminle seslendi de sen onu cennette rızıklandırdıysan işte o ismin hürmetine, israiloğulları sana hangi isminle seslendiler de denizi geçirdiysen işte o ismin hürmetine, Hızır hangi isminle seslendi de onu suda yürüttüysen işte o ismin hürmetine, Muhammed SAV sana mağarada hangi isminle seslendi de sen onu kurtardıysan işte o ismin hürmetine senden istiyorum. Hiç şüphesiz sen cömertsin, büyüksün. Bize Allah yeter. O ne güzel vekildir. İyilik yapmaya da kötülükten kaçmaya da güç kuvvet sadece yüce ve büyük Allah’tandır. Allah efendimiz Muhammed’e, ailesine ve arkadaşlarına destek versin, güvenliklerini sağlasın!



AMİN



[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]




SEKİNE DUASI____



Sekîne duâsı nelerden bahseder. Bu duâyı on dokuz defa okumamızın sırrı ve hikmeti nedir.


Aslı vahye dayanan yüksek, sırlı, tılsımlı, feyizli ve kuvvetli duâlardan birisi de Sekîne’dir.


Hazret-i Cebrâil Aleyhisselâm Peygamber Efendimizin (asm) huzurunda bir sayfa indiriyor Allah’ın altı ismi yazılı bulunan bu esrarlı ve tılsımlı duâ sayfası Hazret-i Ali’ye (ra) tebliğ ediliyor Hazret-i Ali (ra) bu hâdiseyi şöyle anlatıyor: “Ben Cebrâil’i gökkuşağı gibi semâyı kuşatmış olarak gördüm Sesini işittim Sayfayı aldım Sayfada Allah’ın Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl ve Kuddûs isimlerini yazılı buldum” Sekîne ile bildirilen ve Allah’ın Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl ve Kuddûs isimlerinden ibâret olan bu altı ismi Hazret-i Ali (ra) için ism-i azamdır Bu isimlerden Hakem ve Adl isimleri İmam-ı Azam için ism-i azamdır Hayy ismi, Abdülkadir-i Geylânî için ism-i azamdır Kayyûm ismi, İmam-ı Rabbânî için ism-i azamdır. Kezâ bu isimlerin tamamının asrımızda bir meyvesi zuhur etmiştir. Risâle-i Nûr Üstad Bedîüzzaman Hazretleri Risâle-i Nûr’u bu altı ismin mazhariyetinde telif etmiş, Otuzuncu Lem’ayı da özel olarak bu altı ismin izah ve tefsîrine ayırmıştır.


Sekîne’de bu isimlerin zikrinden sonra on dokuz harfli on dokuz âyetle Allah’tan istimdat edilir, Allah’a sığınılır, muhtelif isimleri ile Allah zikredilerek dünyevî ve uhrevî her sıkıntımızı aşmamız için bu isimlerin feyiz ve bereketi istenir. Kısaca arz edelim:



1- Allah her sıkıntıdan sonra kolaylık lütfedecektir


2- Yüzlerin sıkıntısı Hayy-ı Kayyûm içindir


3- Allah size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir


4- Allah tövbeleri çok kabul edici ve kullarına çok merhamet edicidir


5- Muhakkak ki, Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir


6- Muhakkak ki, Allah herşeye gücü yettiği halde çok bağışlayıcıdır


7- Şüphesiz Allah herşeyi hakkıyla işitir, ve herşeyi hakkıyla görür


8- Şüphesiz Allah herşeyi hakkıyla bilir ve her işi hikmetle yerine getirir


9- Muhakkak ki, Allah sizin üzerinizde gözeticidir ve her halinizi görür


10- Biz sana apaçık bir fetih yolu açtık


11- Ve Allah sana pek şerefli bir zaferle yardım etsin


12- Şüphesiz Allah’a tâbi olan topluluk gerçek gâliplerin tâ kendisidir


13- Muhakkak ki Allah azabında pek kuvvetlidir ve kudreti her şeye galip olandır


14- Muhakkak ki hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her türlü övgüye lâyık olan ancak Allah’tır


15- Allah bana yeter O’ndan başka ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur


16- Allah bize yeter O ne güzel vekildir


17- En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez


18- Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım isteriz


19- Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun



NASIL OKUNUR___


1. Niyet( ne için ve ne maksatla okunduğuna niyet etmek)


2. İstiğfar (7 DEFA)


3. Salavat-ı Şerife ( 7 DEFA)


4. Allah-u Ekber (10 DEFA)


5. Altı Esma her ayetle beraber okunacak.(19 DEFA)


ÖNEMLİ NOT:


Yani; yukarıda sayılan maddelerden sonra Önce Besmele sonra 6 esma (Ferdun, hayyun, Kayyumun, Hakemun,Adlun,Kuddusun)sonra birinci ayet 19 Defa okunacak. Arkasından Tekrar Besmele Altı isim Sonra ikinci ayet 19 defa okunacak.Örnek: Bismillahirrahmanirrahim, Ferdün, Hayyun, Kayyumun, Hakemun, Adlun, Kuddusun- “Seyec ‘alullahu ba’de ‘usru-y yusra” 19 Defa okunur. Sonra tekrar besmele ve ikinci ayet okunur böylelikle bütün ayetler okunur.



[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]




S E K İ N E D U A S I



Allâh-u Ekber * Allâh-u Ekber * Allâh-u Ekber *


Allâh-u Ekber * Allâh-u Ekber * Allâh-u Ekber *


Allâh-u Ekber * Allâh-u Ekber * Allâh-u Ekber *


Allâh-u Ekber *




Bismillahir-rahmanir-rahim



* Ferdün Hayyün Kayyûmun Hakemün Adlün Kuddüs .


* Seyec’ alullâhu ba’de usri'y-yüsrâ .


* Ve aneti’l-vücûhu li’l-hayyi’l-Kayyûm .


* Ve innallâhe biküm le raûfu’r-rahim .


* İnnallâhe kâne tevvâbe’r-rahimâ .


* İnnallâhe kâne ğafûra’r-rahima .


* Fe innallâhe kâne afuvven kadirâ .


* İnnallâhe kâne semia’n-basirâ .


* İnnallâhe kâne alimen hakimâ .


* İnnallâhe kâne aleyküm rakibâ .


* İnnâ fetahnâ leke fetha’m-mübinâ .


* Ve yensurakallâhu nasran azizâ .


* İnne hizballâhi hümü’l-ğâlibun .


* İnnallâhe hüve’l-kaviyyü’l-aziz .


* İnnallâhe hüve’l-ğaniyyü’l-hamid .


* Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû .


* Hasbünallâhu ve nime’l-vekil .


* Lâ yahzünühümü’l-fezeu’l-ekber .


* İyyâke nabüdü ve iyyâke nestein .


* Ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemin .




SEKİNE DUASI ­_(HAZİNE DUASI)



NASIL OKUNUR :



1. Niyet( ne için ve ne maksatla okunduğuna niyet etmek)


2. İstiğfar (7 DEFA)


3. Salavat-ı Şerife ( 7 DEFA)


4. Allah-u Ekber (10 DEFA)


5. Altı Esma her ayetle beraber okunacak.(19 DEFA)




HAVVÂSS'UL CELCELÛTİYYE




HAVVÂSS'UL CELCELÛTİYYE



Celcelûtiye, Süryânîce “Bedî” demektir.


Resûl-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü vesselâma Hazret-i Cebrâil (as) tarafından indirilen ve içinde İsm-i Azam’ı da taşıyan yüksek mânâlar, Hazret-i Ali radiyallahü anh tarafından Celcelûtiye adıyla ve cifir ilmine göre bir çok tarih de düşürülerek Süryânî diliyle nazmedilmiş ve kaside haline getirilmiştir. Yüksek ve tesirli bir duâdır. Bir isimler hazinesidir. Allah’ın rahmetini celb etmesi hasebiyle bir rahmet


hazinesi veya bir Cennet hazinesi demek de mümkündür. Allah’ın en büyük ismi olan İsm-i Azam bu duânın içerisinde gizlenmiş olduğundan, bu duâyı okuyarak Allah’a sığınan kimsenin, dünya ve âhiret işlerinde çok kolaylıklar ve bereketler göreceği müjdelenmiştir. İmam-ı Gazâlî hazretleri nakleder ki: Cebrâil Aleyhisselâm Peygamber Efendimiz’e (asm) dedi ki:


“Yâ Muhammed Rabb’in sana selam ediyor ve selâmın en mükerremini sana tahsis buyuruyor. Sana bu hediyeyi ihsan buyurdu.” Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm):


“Ey kardeşim Cebrâil! Bu hediye nedir?” dedi. Cebrâil Aleyhisselâm:


“Bu hediye, içinde İsm-i Azam ile en kapsamlı kasem bulunan büyük duâdır.” Diye cevap verdi.


Peygamber Efendimiz (asm): “Ey kardeşim Cebrâil! Bu duânın adı nedir? Keyfiyeti nasıldır diye sordu.


Cebrâil Aleyhisselâm dedi ki: “Yâ Muhammed! Bu duânın adı Bedî’dir (Celcelûtiye). İçinde en yüksek kasem ve İsm-i Azam vardır. O İsm-i Azam ki:


1- Arş-ı Alâ’nın kenarına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Allah’ın arşını taşıyan melekler bu arşı kaldıramazlardı. 2- Güneşin kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, güneşin ışığı ve nûru olmazdı. 3- Ay’ın kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, ay ışık veremezdi. 4- Cebrâil Aleyhisselâm’ın kanadına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Hazret-i Cebrâil yeryüzüne inemez, semaya çıkamazdı. 5- Mîkâil Aleyhisselâm’ın başına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı yağmurlar ve damlalar ona itaat etmezlerdi. 6- İsrâfîl Aleyhisselâm’ın alnına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı sur üfleyemezdi. 7- Azrâîl Aleyhisselâm’ın elinin üzerine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, mahlûkâtın canlarını alamazdı. 8- Yedi kat göklere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı gökler yükselemezdi. 9- Yedi kat yerlere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, yedi kat yerler, şimdi olduğu gibi sâbit olmazdı Bu ismi Âdem Aleyhisselâm okumuştur!” İsm-i Azamı içinde saklayan ve Celcelûtiye’ye kaynaklık eden yüksek mânâların, yeşil bir atlas üzerinde yazılı olarak Cebrâil Aleyhisselâm tarafından Peygamber Efendimiz’e (asm) semâdan indirildiği nakledilir. Hazret-i Ali radiyallahü anh demiştir ki: “Ben Cebrâil’in şahsını gök kuşağı sûretinde gördüm. Sesini işittim. Sahifeyi aldım. Bu isimleri içinde buldum!” Üstad Bedîüzzaman hazretlerinin, “İsm-i Azam veya İsm-i Azamın altı nuru” unvanıyla Otuzuncu Lem’a’da açıkladığı ve Hazret-i Ali (ra) için birer İsm-i Azam olduğunu beyan buyurduğu Ferd,Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl ve Kuddûs isimlerinin Celcelûtiye’de geçen İsm-i Azam’dan olduğunu On Sekizinci Lem’anın satır aralarından çıkarabiliyoruz. Celcelûtiye’nin cifir ilmiyle haber verdiği bir çok gizli işâretin Risâle-i Nûr’da ortaya çıkmış olması, mânâsı olan Bedî isminin Risâle-i Nûr müellifinin ismiyle bağdaşması, Risâle-i Nûr’un Hakîm, Rahîm ve Nûr isimleriyle birlikte Bedî ismine de mazhar olması, bir çok beytinin açıktan Risâle-i Nûr’dan bahsetmesi ve Risâle-i Nûr’u haber vermesi, vahiy kaynaklı Celcelûtiye’nin mânâ ve müjdelerinin, asrımızda Risâle-i Nûr’da ortaya çıktığını gösteriyor.


Risâle-i Nûr Müellifi Bedîüzzaman Hazretleri, Yirmi Sekizinci Lem’a’da Hazret-i Ali (ra) ile mânâ âleminde yaptığı bir konuşmadan bahsediyor. Hazret-i Ali’ye (ra): “Ercûze’nde benden bahisle “Kendini muhafaza et.” Demişsin. Hem tam vaktinde emrinizi gördük. Fakat maatteessüf,


kendimizi muhafaza edemedik. Bu belâya düştük. Şahsımdan binler defa daha ehemmiyetli olan Risale-i Nur’dan bahis ve işaretin yok mu?” diye soruyor. Hazret-i Ali radiyallahü anh da şöyle cevap veriyor: “Yalnız işaret değil; belki Celcelûtiye’mde tasrih ediyorum. (Açıkça bahsediyorum.)”


Bediüzzaman hazretleri bu soru-cevaptan sonra, Hazret-i Ali’nin kasidelerinden en meşhuru ve en esrarlısı olan Celcelûtiye kasidesinde; “Sirâcü’n-Nûr (Risâle-i Nûr) gizli olarak yakılır ve aydınlatır! Kandiller kandili gizli olarak tutuşturulur. O da her tarafı aydınlatır!” fıkrâsını bulduğunu, bu fıkranın açıktan ve ismiyle Risâle-i Nûr’dan bahsettiğini kaydediyor. Celcelutiye Süryanice yazılmış açık ve anlaşılır bir dua nazmıdır. Kimi beyitler peş peşe gelen bir iki beyitle özetlenmiş olarak verilmiş olduğundan, söz konusu beyitlerin müstakil meali verilmemiş gibi gözükse de, genel itibariyle meali verilmeyen beyti yoktur. Bize okuyup feyiz almak düşüyor.





[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]




CELCELUTİYE DUASI



Bismillahir-rahmanir-rahim



1- Bütün Sırların hazinesi olan “Bismillah” ile başlarım. Ruhum içinde sırların gizlendiği hazineyi onunla keşfetti.


2- Ardından mahlûkatının en hayırlısı, dalalet ve yanlışlıkların ortadan kaldırıcısı,Hz. Muhammed(sav)’e salâvat getiririm.


3- İlahi Kusursuz olan Allah, Ehad, Bedi ve Kadir isimlerini şefaatçi kılıp niyazla Senden istiyorum.


4- Kadri muazzam olan ism-i Azam’ın hürmetine Senden niyaz ediyorum Ya ilahi, işlerimi kolaylaştır


5- Ya Hayy, ya Kayyum Allah’ım, Ehad, Bedi ve Basıt isimlerini şefaatçi kılarak ve ümitle Sana yalvarıyorum.


6- Ey yaratma mertebelerinin en yükseğinde bulunan Allah’ım Sabit, Cebbar isimlerinin hakkı, uyumaz sıfatın ve ateşleri söndüren Halim ismin hürmeti için.


7- Ey çabuk imdada koşan Rabbim Allah, Ehad, Basit isimlerin ve dualara süratle cevap veren Bedi ismin hürmetine Sana yalvarıyorum.


8- Kayyum ismin hürmetine, kalbimi bütün kirlerden temizleyerek ihya et. Ona Senin Kayyumiyet sırrın yerleşip ışık saçsın.


9- O sırrın nurunun parıltılarından üzerimde bir aydınlık bulunsun. Böylece kalbime ve yüzümde bir ışıltı zuhur edip parıldasın.


10- Kalbime rahmet sağanakları dökülsün de onu Kerim olan Mevla’mızın hikmet incileriyle dile getirsin.


11- Her yandan beni nurlar kuşatsın da büyük Mevla’mızın heybeti bizi kaplasın.


12- Sen her türlü noksandan münezzehsin, ey yaratma ve yoktan her an çoklukla var etme mertebesinin en yükseğinde bulunan ve ölüleri en kerimane tarzda dirilten ve rızıklandıran Allahım.


13- Allahım Bir araya getirilmiş bütün heca harflerinin hakkı için beni maksadıma ulaştır ve her türlü ihtiyaçlarımı gider.


14- Yüce ismi azamın ve Kuran’ın her tarafı kuşatan nuruyla irademe yerleştirilen harflerin sırrı hürmetine ve ismi Azamın nuru hürmetine .


15- Nurlardan üzerime ışık saçacak bir feyiz akıt ve ism-i Hâkiminle, Nur isminle kalbimin cansızlığını giderip hayatlandır.


16- Ne olur ism-i cebbarınla bana bir heybet ve celal giydir ve düşmanlarımın ellerini benden çektir.


17- Kadri yüce, Kadir,Selam, Aziz ve celil ism-i şeriflerinin hürmetine beni her türlü düşman ve hasetçiden ve kötülüklerden koru.


18- Allah’ım Celal.Celil. Rauf,Kuddüs ve Rahim iisimlerinin nuru hürmetine bu karanlıkları nurunla aydınlığa çevir.


19- Ey Rabbim İsmi Azam’ın nuru hürmetine O nur ile ihtiyaçlarımı gider. Selam ve Hayy ism-i şeriflerinle hacetimi süratle yerine getir.


20- Ma’bud, Hu, Samed ve Şehid isimlerinin hürmetine ey Yüce Kâfi isminle benim bütün işlerimi kolaylaştır. Sen bana yetersin.


21- Ey Celal sahibi Ve ey Halim Senin yardımınla açılacak bir ilmin sırrıyla bana bir ikram lütfeyle.


22- Sırları kesin ve inkişaf etmiş Kuran-ı Hâkim’in nurani ve açık ifadeleriyle beni her türlü korku ve sıkıntıdan kurtar.


23- Ey Celal sahibi ve ey kırık gönülleri üzüntüden kurtarıp canlandıran Allah’ım “Kün=ol” emrinin “ Kaf” harfinin sırrı hürmetine beni koru.


24- Karanlıklar ve Tehlikeler deryasında beni güvende kıl ve o deryadan en hayırlı bir selamet sahiline çıkmayı ihsan eyle. Sensin benim sığınağım ve sıkıntılar ancak Seninle ortadan kalkar.


25- Rahmet olan yağmurun sağanak hali gibi üzerime rızık yağdır. Her ne kadar günahta aşırıya gitselerde âlemlerin ümidi yalnız sensin.


26- Ey Celal sahibi’ Basir ism-i şerifin hürmetine. İhsan ettiğin sayısız nimetlere karşı nankörlük eden düşmanlarımızı sağır, dilsiz, kör eyle.


27- Âlim, Gani ve Sabur isimlerinle beraber herşeyi, kuşatan ismi Azam’ın kalesine sığınarak, her türlü yanlışlığa düşmekten korunurum.



28- Baştanbaşa bütün mahlûkatın gönüllerine ülfet ve ünsiyet bahşederek bana lütfunla çevir ve Fettah ism-i şerifinle bana makbuliyet elbisesini giydir.(üstad böyle okurmuş)- bütün âlemlerin kalplerini Risale-i Nura ısındır ve Fettah isminle ona makbuliyet ihsan eyle.


29- Ya ilahi Ali, Ala ve Selam ism-i şerifin hürmetine bize izzet ve yücelik ver. Ve işlerimizi kolaylaştır


30- Üzerimize afve mağfiret örtüsünü ger ve kalplerimize rahmetinle şifa ver. Kalpleri manevi hastalık kirlerinden temizleyip şifaya kavuşturan yalnız sensin.


31- Allah’ım Hu ismi şerifin hürmetine, bütün rızkımızda bize bereket ihsan eyle ve önümüzdeki bütün zorluk ve güçlükleri kaldır.


32-Ya ilahi, Ey gerçek Mabud, Ya Hu ve Ya Hayre’l-halıkîn Rızıklarımızı nihayetsiz cömertlikle bize gönderen Cevad isminle sana yalvarıyorum.


33- Her yönden gelen düşmanı senin yardımınla defederiz. Sen de ismi Azam’ınla onları uzaklaştırır ve onları darmadağın edersin.


34- Ey Celal sahibi Çöl kelerinin, yanına koşarak gelip şikayette bulunduğu Hz. Muhammed’in (asm) şanı hürmetine düşmanlarımızı rahmetinden mahrum kılarak zelil eyle.


35- Ya ilahi! Benim ümidim ve seyidim yalnız sensin. Beni tahkir etmek isteyen ordunun düzenini dağıt.


36- Kesin yeminlerin ve muhtevaları hürmetine bütün zararlıların hile ve tuzaklarını benden defet.


37- Ey eski ümmetlerden beri kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, ihsanda bulunanların en kerimi ve ümit kapılarının en değerlisi.


38- Ey gizliliklere ilmiyle nüfuz eden Nur İsminle, yıldızımı çağlar ve asırlar boyu nurlu kıl ve parlamaya devam ettir.


39- Ey Ehad, Bedi,Aziz ve Celil olan Allah’ım Sen’in bütün güzel isimlerin sonsuz haşmet ve azametiyle sürekli parlamaktadır.


40- ey Evvel ve Ahir olan Allah’ım bütün mahlukatın arzu ve ihtiyaçlarına cevap veren güzel isimlerini anarak onların bereketine sığınıyorum.


41- Nurun kandili gizliden gizliye tutuşturulup yakılıyor. Kandiller kandili perde altında yanarak nur saçıyor.


42- İzzet, azamet, celal ve Kibriya sahibi münezzeh ve mukaddes olan Zat-ı Rahim’in nuruyla küfrün ateşi söndürülür.


43- Ma’bud-u bilhak (el-ilah) Hu, Samed, Zu’l-Batş (düşmanlarını kıskıvrak yakalayan) Cebbar (hükmüne karşı konulmaz) ve Halim olan Zatın yardımıyla (o nur) düşmanlarının ateşini bastıracak.


44- Gerçek Ma’bud, Hak olan ve hakkı gerçekleştiren, Cemil, Vedud ve Mucib olan Zatın yardımıyla insanlara kendisini sevdirecektir.


45-Ey Kayyum ve Vekil olan ve bütün ayetlerinin hikmetlerini yalnız kendisi bilen Allah’ım Hannan isminin hürmetine dualarımızı kabul et.


46- Ey bütün sırlara vakıf olan Allah’ım Mübdi ve Müid isimlerinin hürmetine bize şefkat ve merhametinle muamele et.


47- Her hak sahibinin hakkını layıkıyla veren, her varlığın ihtiyacını adaletle gideren Adl. Ve haklıyı haksızdan ayıran, hüküm sahibi Hakem isimlerinin tecellisiyle dünya tahripten kurtulur ve tamir edilir.


48- Hak ism-i şerifin hürmetine duamı kabul buyur, benim yanımda ol, düşmanlarıma karşı bana kâfi gel, çünkü artık onlar çok ileri gittiler.


49- Ey Rab ve Rahman olan Allah’ım Hiç şüphesiz sen Hak Ma’budsun. Ey kuvvetli mededkârım . Fitne, düşmanlık ve inkar fırtınalar peşi peşine kopmaktadır.


50- Kâfirlerden korunmak ve düşmana şiddetli hücum gerçekleştirmek ancak senin yardımınladır. Senin yüce kapına gelip sığınan kimsenin karanlığı dağılır.


51- Tâ Hâ, Yâ Sîn, Tâ Sîn (Neml) ve Tâ Sîn Mîm (Kasas ve Şuara) sureleri hürmetine bize yönelip gelen bir saadete ermek için bizim yardımcımız ol.


52- Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd (Meryem süresi) ile bizi dört bir yandan kuşatan kem gözlere karşı korunuruz ve bu bize yeter.


53- Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf (Şûrâ süresi) bizi koruyan sığınağımız olsun; onun karşısında dağlar bile sarsılır.


54- Kâf, Nûn ve Hâ Mîm sureleri hürmetine bu himayeyi gerçekleştir. Duhan suresinde de muhkem kılınmış bir sır vardır. Bu sır hürmetine bizi muhafaza eyle.


55- Elif Lâm ile başlayan sureler, Nisa suresi, Maide suresi, En’am suresi ve nurlu kılınmış Nur suresi hürmetine…


56- Elif Lâm Râ ile başlayan (Yunus, Hûd, Yusuf, İbrahim, Hicr) sureleri sırrı ve İsm-i A’zam’ın nuruyla, işlediğim her günahtan vazgeçerek yükseldim.


57- Elif Lam Mim Ra (Rad) suresiyle yüce olan ruhaniler ve melekler meclisine yükseldim.


58-Kuran-i Hakim’de Hâ Mim ile başlayan bütün sürelerin sırrı hürmetine, beni her türlü nurun kaynağı olan Nur isminin fazlına ve tecellisine mahzar eyle.


59- Amme, Abese, Naziat, Tarik, Ve`s-Semai Zati’l-büruc ve Zilzal sureleri hürmetine.


60- Tebareke, Nun, Seele Sailün, Tehmiz (Hümeze), Ize`ş-Şemsu Kuvvirat sureleri hakkı için...


61- Zariyat, Necm ve Kamer sureleri hürmetine işlerim bana kolaylaşsın.


62- Kuran-i Hakim’deki Hizb hizb, ayet ayet okuyucuların okudukları ve inmiş olanlar adedince Kur`an sureleri hakkı için.


63- Ey Mevla’m Kendilerine kitap indirdiğin her peygambere ihsanda bulunan lütuf ve fazlını istiyorum.


64-Ey Hayy ve Kayyum olan Allah’ım Sen’in her şeye gücü yeten ve kudretiyle bütün varlık alemini kuşatan Kadir ve Cebbar isimlerinin üzerine kasem ve yemin ederek sana yalvarıyorum.


65-Ey Allamü’l-Ğuyub olan Allah’ım Fetih kapılarını ve gayb alemlerinin sırlarını açan Fettah isminin nuruyla ve Sen’in inayetinle fetihler nasip olur.


66-Ya Seyyid’im Varlık ve birliğini güçlü delillerle ispat eden Ayetü’l Kübra’daki hakikatlerin nuruyla beni her türlü felaket ve tehlikelerden emin kıl.


67- Ey İlah’ımız Fettah ve Rezzak isimlerinin hürmetine ve Esma-i Hüsna diye tarif edilen bütün güzel isimlerinin hakkı için beni dağınıklık ve perişaniyetten kurtar.


68- Bu harfler ‘nur harfleri’ dir. Ve Merih yıldızı gibi yüksek ve âlidir. Asa-yi Musa ismiyle Manevi karanlıklar dağılır.


69- Ya Rabbi Bu harflerin yüce manalarını şefaatçi yaparak sana niyaz ediyorum ki, bu dua ve yakarışlarım, zillet ve aczini izhar ederek hidayete erenlerin duası nevinden olsun.


70- Ey merhametli Rabbim Bunlar öyle harflerdir ki, manaları sebebiyle çağlar ve zamanlar boyu üstünlük kendilerine bahşedilmiş ve faziletle yüceltilmişlerdir.


71- Ey Allah’ım Kur’an-ı Hakim’in bütün ayetlerini ve ihtiva ettiği hakikatleri vesile kılarak, Sana yalvardım.


72- İşte onlar, nur harfleridir. Onların hasiyet ve meziyetlerini (bende) topla, manalarını gerçekleştir. Her türlü hayır onlarla tamamlanır.


73- Bana itaat eden yardımcı bir hizmetçi gönder. Onunla tüm gam, keder ve sıkıntım ortadan kalksın.


74- Ümmü`l-Kitap olan Fatiha suresi ve arkasından gelen sureler hürmetine bu konuda bana itaat edecek bir hizmetçi musahhar kil.


75- Ey Mevla’m! Kendisiyle çağrıldığında bütün işlerin kolaylaştığı isminle ismi Azam’ınla Sana yalvarıyorum.


76- İlahi Peygamberlerin Sana manen yaklaşmak için kendilerine şefaatçi kıldıkları kelimeler hürmetine güçsüzlüğüme merhamet et. Günahlarımı bağışla.


77- Ey Yaratıcım ve Seyyidim (Efendim), İhtiyacımı yerine getir. İşlerim sana havaledir.


78- Ya Rabbi Hz. Muhammed (sav)`i ve burada cemedilen güzel isimlerini şefaatçi kılarak Senden niyaz ediyorum. Yalvarıyorum.


79- Ya ilahi Günah ve yersiz bir bakışa varıncaya kadar bütün hatalarımdan tevbe etmeyi şu miskin kuluna lütf eyle ve affınla muamela et.


80- Beni hayır, ihlâs ve takvaya muvaffak kil ve yüce toplulukla birlikte beni Firdevs cennetine sakin eyle.


81- Hayatımda ve ölüp kabrin karanlığına vardığımda bana merhametli ol ve kabir karanlığını Üzerimden atarak beni aydınlığa çıkar.


82- Ya ilahi Ne olur, Mahşerde amel sahifemi lütfunla ak eyle, Ve eğer hafif gelecek olursa sevap terazimi lütfunla ağır getir.


83- Beni, keskin olan sırat köprüsünden koşarak geçir ve o büyük Cehennem ateşinden ve içindeki dehşetli azaptan koru.


84- işlediğim her günahtan dolayı beni affet. Çok da olsa büyük günahlarımı hata ve kusurlarımı bağışla.


85- Ey kadri yüce ismi Azamı taşıyan, onun bereketiyle Bütün tehlikeli işlerden kurtuldun ve selamete erdin.


86- Savaş, korkma! Harbet, çekinme! Vahşi ve yırtıcı hayvanlarla dolu her yere gir.


87- Saldır, kaçma! Dilediğin düşmanla mücadele et! Dört yanını kuşatmış da olsa hiçbir kralın gücünden korkma!


88- Ne bir yılandan korkarsın, ne de bir akrep görürsün. Ne de bir aslan gürleyerek sana gelir.


89- Ne bir kılıçtan, ne bir hançerin yaralamasından, ne bir mızraktan ve ne ortalığı almış kötülük ve tehlikeden korkma.


90- Bunu okuyanın mükâfatı Hz. Muhammed'in (a.s.m.) şefaatidir. Saf saf dizilmiş hurilerle birlikte Cennette toplanır.


91- Bil ki, Muhammed Mustafa (a.s.m.) en üstün Peygamberdir. Allah'ın yeryüzüne yayılmış kullarının en faziletlisidir.


92- Yüce şanından dolayı her dileğinin başında onu an, onu şefaatçi yap ve her türlü zulüm ve tecavüzden korunmak için O’nu (asm) vesile kıl.


93- Yâ İlâhî Her gün, her an ve her rüzgâr estikçe o seçkin Muhammed Mustafa'ya (asm) salât eyle.


94- O seçilmiş Muhammed'e (a.s.m.) ve bütün Âline yeryüzünün bitkileri ve kıyamete kadar esen rüzgârın esintileri adedince salât eyle.


95- Parıldayan şimşeklerle birlikte bulutlardan dökülen yağmurlar adedince ve yeri göğü dolduracak kadar salât eyle!


96- Bizzat Hz. Allah'ın ve meleklerinin ona salât ve selâm getirmesi (Onun (asm) şanının büyüklüğünü göstermesi bakımından) sana yeter.


97- O halde sen de, yıllar ve günler sürdükçe ve güneş ışık saçmaya devam ettikçe, sürekli olarak ve şefaatini dileyerek ona salât getir.


98- Âl-i Hâşim'den (Haşim Oğullarından) o paklara, hacılar Kâbeyi ziyaret edip onu selâmlamaları adedince selâm eyle.


99- Yâ İlâhî Hz. Ebû Bekir ve Ömer'den, Hz. Osman ve sarsılmaz Haydar'dan da (Allah'ın Arslanı Hz. Ali'den) razı ol.


100- Aynı şekilde bütün Âl ve Ashabından, evliya ve salihlerden ve bunlara tâbi herkesten razı ol.


101- Bu, Hz. Muhammed'in (a.s.m.) amcası oğlu Hz. Ali'nin sözleridir. Onda mahlûkat için ilimlerin özü ve sırrı toplanmıştır.



Amin




[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]





CELCELÛTİYYE DUASI



Bismillahir-rahmanir-rahim



1.Bede'tü bi bismillahi rûhî bihih tedet. İlâ keşfi esrârin bi bâtınihin'tevet.


2.Ve salleytü bis'sânî alâ hayri halkıhî. Muhammedin men zâhad dalâlete vel-ğalet.


3.İlâhi lekad aksemtü bismike dâıyen. Bi âcin mâ hûcin celet fetecelcelet.


4.Seeltüke bil ismil muazzami kadruhû. Ve yessir ümûri yâ ilâhî bi salmehet.


5.Ve yâ hayyü yâ kayyûmu ed'ûke râciyen. Bi âcin eyûcin celceliyyûtin helhelet.


6.Bi samsâmin tamtâmin ve yâ hayra bâzihin. Bimihrasi mihrâşin bihin nârü uhmidet.


7.Bi âcin ehûcin yâ ilâhî mühevvicin. Ve yâ celcelûtin bil icâbeti helhelet.


8.Li tuhyî hayâtel kalbi min denesin bihî. Bi kayyûmin kâmes sirru fîhi ve eşrakat.


9.Aleyye dıyâün min bevârikı nûrihî. Felâha alâ vechî senâün ve ebrakat.


10.Ve subbe alâ kalbî şeâbî bû rahmetin. Bi hıkmeti mevlânel kerîmi fe'entakat.


11.Ehâtat biyel envâru min külli cânibin. Ve heybetü mevlânel azimi binâ alet.


12.Fe sübhâneke'llâhümme yâ hayra hâlikin. Ve yâ hayra hallâkın ve ekrame men beğat.


13.Fe belliğnî kasdî ve külle meâribi. Bi hakkı hurûfin bil hicâi tecemmeat.


14.Bi sirri hurûfin ûdiat fî azimetî. Bi nûri senâil ismi ver rûhi kad alet.


15.Efıd lî minel envâri feydate müşrikın. Aleyye ve ahyî meyte kalbî be taytağat.


16.Elâ ve elbisennî heybeten ve celâleten. Ve küffe yedel a'dâi annî bi almehet.


17.Elâ vahcübennî min aduvvin ve hâsidin. Bi hakkı şemâhın eşmehın sellemet semet.


18.Bi nûri celâlin bâzihın ve şerantahın. Bi kuddûsin berkûtin bihiz zulmetüncelet.


19.Elâ vakdı yâ rabbâhü bin nûri hâcetî. Bi nûri eşmehın celyen serîan kadinkadat.


20.Biyâhin ve yâyûhin nemûhin esâliyen. Ve yâ âliyen yessir ümûrî bi saysalet.


21.Ve emnahnî yâ zel celâli kerâmeten. Bi esrâri ılmin yâ halimü bikencelet.


22.Ve hallısnî min külli hevlin ve şiddetin. Bi nassı hakimin kâtıis sırri esbelet.


23.Ve ahrisnî yâ zelcelâli bi kâfi kün. Eyâ câbirel kalbil kesiri minel habet.


24.Ve sellim bi bahrin ve a'tınî hayra berrihâ. Fe ente melâzi vel kürûbi bikencelet.


25.Ve subbe aleyyer rizka sabbete rahmetin. Fe ente recâül âlemine velev tağat.


26.Ve esmim ve ebkim sümme a'mi adüvvena. Ve ahrishüm yâ zelcelâli bilhavsemet.


27.Ve fi havsemin mea devsemin ve berâsemin. Tehassantü bil ismil azimi minelğalet.


28.Ve ellif kulübe'l-alemine cemiaha. (Ala risaleti nuri ) Aleyye ve a'tıni'l-kabule bişelmehet.


29.Ve yessir ümûri yâ ilâhî ve a'tıni. Minel ızzi vel ulyâ bi şemhın ve eşmehat.


30.Ve esbil aleynes setra veşfi kulûbenâ. Fe ente şifâün lil kulûbi minel ğaset.


31.Ve bârik lena'llâhümme fi cem'i kesbinâ. Ve hulle ukûdel usri biyâyûhin irtehat.


32.Biyâhin ve yâyûhin ve yâ hayra bâzihın. Ve yâ men lenel erzâku min cûdihî nemet.


33.Neruddü bikel a'dâe min külli vichetin. Ve bil ismi termîhim minel bu'di bişşetet.


34.Ve ahzilhüm yâ zelcelâli bi fadli men. İleyhi seat dabbül felâti ve kad şeket.


35.Fe ente recâi yâ ilahî ve seyyidî. Fe fülle lemîmel ceyşi in râme bî abet.


36.Ve küffe cemiâl mudırrîne keydehüm. Ve annî bi aksâmike hatmen ve mâ havet.


37.Fe yâ hayra mes'ûlin ve ekrame men a'ta. Ve yâ hayra me'mûlin ilâ ümmetin halet.


38.Ekıd kevkebî bil ismi nûran ve behceten. Meded dehri vel eyyâmi yâ nûru celcelet.


39.Biâcin ehûcin celmehûcin celâletin. Celîlin celceliyyûtin cemâhin temehracet.


40.Bi ta'dâdi ebrûmin ve simrâzi ebramin. Ve behrati tebrîzin ve ümmin teberraket.


41.Tükâdü sirâcün nûri sirran beyâneten. Tükâdü sirâcüs sürci sirran tenevverat.


42.Bi nûri celâlin bâzihın ve şerantahin. Bi kuddûsi berkûtin bihin nâru uhmidet.


43.Biyâhin ve yâyûhin nemûhin esâliyen. Bi tamtâmin mihrâşin li nâril ıdâ semet.


44.Bi hâlin ehîlin şel'ın şel'ûbin şâliın. Tahiyyin tahûbin taytahûbin tayettahet.


45.Enûhın bi yemlûhin ve ebrûhin uksimet. Bi temlihi âyâtin şemûhin teşemmehat.


46.Ebâzîha beyzûhin ve zeymûhin ba'dehâ. Hamârûhin yeşrûhin bi şerhin teşemmehat.


47.Bi belhın ve simyânin ve bâzûhın ba'dehâ. Bi zeymûhın eşmûhın bihil kevnü ummirat.


48.Bi şelmehatin ikbel düâi ve kün mai. Ve kün lî minel a'dâi hasbî fekad beğat.


49.Fe yâ şemhasâ yâ şemhasâ ente şemlehâ. Ve yâ aytalâ hetlur riyâhı tehalhalet.


50.Bikel havlü ve's-savlü'ş-şedîdü limen etâ. Libâbi cenâbike veltecâ zulmetüncelet.


51.Bi tâha ve yâsîn ve tâsîn kün lenâ. Bi tâsin mîm lis seâdeti ukbelet.


52.Ve kâfin ve hâyâin ve aynin ve sâdihâ. Kifâyetünâ min külli aynin binâ havet.


53.Bi hâmîm aynin sümme sînin ve kâfihâ. Himâyetünâ min külli süin bişelmehet.


54.Bi kâfin ve nûnin sümme hâmîmin ba'dehâ. Ve fî sûretid dühâni sirran kad uhkimet.


55.Bi elifin ve lâmin ven nisâi ve ukûdihâ. Ve fî sûretil en'âmi ven nûri nüvvirat.


56.Ve elifin ve lâmin sümme râin bi sirrihâ. Alevtü bi nûril ismi min külli mâ cenet.


57.Ve elifin ve lâmin sümme mîmin ve râihâ. İlâ mecmeı'l ervâhı ver rûhi kad alet.


58.Bi sirri havâmîmil kitâbi cemîıhâ. Aleyke bi fadlin nûri yâ nûru uksimet.


59.Bi amme abese ven nâziâti ve târikı. Ve fî vessemâi zâtil bürûci ve zülzilet.


60.Bi hakkı tebâreke sümme nûnin ve sâilin. Ve fî sûretit tehmîzi veş şemsi küvvirat.


61.Ve bizzâriyâtiz zerri ven necmi iza hevâ. Ve bıkterabet liyel ümûru tekarrabet.


62.Ve fî suveri'l-kur'âni hızben ve âyeten. Adede mâ karael kârî ve mâ kad tenezzelet.


63.Fe es'elüke yâ mevlâye fî fadlikellezî. Alâ külli mâ enzelte kütüben tefaddalet.


64.Bi âhiyyen şerâhiyyen ezûnâyi sabvetin. Esbâvüsin âli şeddâye aksemtü bi taytağat.


65.Bi sirri büdûhin echezetın betadin zehecin. Bivâhıl vehâ bil fethi ven nasri esraat.


66.Bi nûri feceşin maa sezhazin yâ seyyidî. Ve bil âyetil kübrâ eminnî minel fecet.


67.Bi hakkı fekacin maa mahmetin yâ ilâhena. Bi esmâikel hüsnâ ecirnî mineş şetet.


68.Hurûfün li behrâmin alet ve teşâmehat. Ve'smü asâ mûsâ bihiz zulmetün celet.


69.Tevesseltü yâ rabbi ileyke bi sirrihâ. Tevessüle zî züllin bihin nasühtedet.


70.Hurûfun bi ma'nâhâ lehel fadlü şürrifet. Meded dehri vel eyyâmi yâ rabbinhanet.


71.Da'vetüke yâ Allâhü hakkan ve innenî. Tevesseltü bil âyâti cem'an bimâ havet.


72.Fe tilke hurûfun nûri fecma' havâssahâ. Ve hakkık meânîhâ bihel hayru tümmimet.


73.Ve ahdırnî avnen hadîmen müsehharan. Tuheymefeyâîlü bihil kürbetün celet.


74.Fe sehhırlî fîhâ hadîmen yütiuni. Bi fadli hurufi ümmil kitâbi ve mâ telet.


75.Fe es'elüke yâ mevlâya fismikellezî. Bihî izâ duıye cem'ul umûri teyesserat.


76.İlâhi ferham da'fi vağfirlî zelleti. Bi mâ kad deatkel enbiyâü ve tevesselet.


77.Eyâ hâliki yâ seyyidî ıkdı hâcetî. İleyke ümûrî yâ ilâhî tesellemet.


78.Tevesseltü yâ rabbî ileyke bi ahmedâ. Ve esmâikel husnelletî hiye cümmiat.


79.Fe cüd va'fü vasfah yâ ilâhî bi tevbetin. Alâ abdikel miskîni min nazratin abet.


80.Ve veffıknî lil hayri ves sıdkı vettükâ. Ve eskinennil firdevse maa firkatin alet.


81.Ve kün bî raûfen fî hayâti ve ba'demâ. Emûtü ve elkâ zulmetel kabrin celet.


82.Ve fil haşri beyyıd yâ ilâhî sahîfetî. Ve sekkıl mevâzînî bi lutfike in haffet.


83.Ve cevviznî haddes sırâti mûhervilen. Ve ahminî min harri nârin ve mâ havet.


84.Ve sâmihnî min külli zenbin ceneytühû. Vağfir hatiati'l ızâme ve in alet.


85.Fe yâ hâmilel ismillezî celle kadruhû. Tevekkâ bihî küllel ümûri tesellemet.


86.Fe kâtil ve lâ tahşe ve hârib ve lâ tehaf. Vedüs külle ardın bil vühûşi teammerat.


87.Ve akbil ve la tehrab ve hasım men teşaü. Ve la tahşe be'sen li'l-müluki velev havet.


88.Fe lâ hayyetün tahşâ ve lâ akrabün terâ. Ve lâ esedün ye'ti ileyke bi hemhemet.


89.Ve lâ tahşe min seyfin ve lâ ta'nin hancerin. Ve lâ tahşe min rumhin ve lâ şerrin eshemet.


90.Cezâ men kara hâzâ şefâatü ahmedâ. Ve yühşeru fil cennâti maa hûrin suffifet.


91.Va'lem bi ennel Mustafâ hayru mürselîn. Ve efdalü halkıllâhi men kad teferrakat.


92.Ve saddir bihî min câhihî külle hâcetin. Ve selhü likey tencü minel cevri vettağat.


93.Ve salli ilâhi külle yevmin ve sâatin. Alel mustafa'l muhtâri mâ nesmetün semet.


94.Ve salli alel muhtâri vel âli küllihim. Ke addi nebâtil ardı ver rihi mâ seret.


95.Ve salli salâten temleül arda ves semâe. Kevebli ğamâmin maa ruûdin tecelcelet.


96.Fe yekfîke ennellâhe sallâ bi nefsihî. Ve emlâkehû sallet aleyhi ve sellemet.


97.Ve sellim aleyhi dâimen mütevessilen. Meded dehri vel eyyâmi mâ şemsün eşrakat.


98.Ve sellim alel ethâri min âli hâşimin. Adede mâ haccel hacîcü ve sellemet.


99.Varda yâ ilâhî an ebî bekrin maa omera. Varda alâ osmâne maa haydari's sebet.


100.Kezel âlü vel ashâbü cem'an cemîuhum. Maal evliyâi ves sâlihine ve mâ havet.


101.Mekâlü aliyyin vebni ammi muhammedin. Ve sirru ulûmin lil halâikı cümmiat.



AMiN




Evrad-ı Şerif


Hacı Bayram-ı Veli Hz.’lerinin okuduğu ; gün içinde her an okunabilen ancak yatsı namazı ile sabah namazı arasındaki vakitte okunması tavsiye edilen Evrad-ı Şerif aşağıda verilmiştir.

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Elhamdü leke allahümme hamden yuva fi niameke ve yukafi mezideke nahmedüke bicemi’i mehamidike külliha ma alimna minha ve malem nalem ve ala külli halin estağfirullahe estağfirullahel azimel kerimellezi la ilahe illa hüve el hayyul kayyum * Ve etubü ileyhi ve nes’elühuttevbete vel mağfirete velhidayete lena innehü hüvettevvabürrahim*
Allahümme entesselamü ve minkesselamü ve ileyke yerciusselamü fehayyina rabbena bisselami ve edhilna daresselami * Tebarekte rabbena vetealeyte yazelcelali vel kemali vel ikram ( 7 KERE) *
Allahümme ecirna minennari * Ve edhilnel cennete meal ebrarı biafvike ya mücir ( 3 KERE ) * La ilahe illallahü vahdehu la şerike lehü , lehül mülkü velehül hamdü yuhyi ve yümitü ve hüve hayyün la yemütü ebeden daimen bakiyen biyedihil hayru zül celali vel kemali vel ikrami * Ve hüve ala külli şey‘in kadirün *Ve ileyhil masirü * La ilahe illallahü vahdehü ve sadeka va’dehü ve nasara abdehü ve ğafera zenbehü ve eazze cendehü ve hezemel ahzabe vahdehü vela şey’e ba’dehü la ilahe illallahü vela havle vela kuvvete illa billahi * La ilahe illallahü vela na’bude illa iyyahu lehu’n- nimete ve velehül muhlisu lehuddinü * Velev kerihel kafirune * La ilahe ilallahül melikül cebbaru * La ilahe ilallahül azizül ğaffaru * La ilahe ilallahül vadidül kahharu* La ilahe ilallahül mühey minussettarü * La ilahe illallahül kebirül mutealü * La ilahe illallahü celle senaühü * La ilahe illallahü amme nevalühü* La ilahe illallahü azume şanuhu* La ilahe illallahü şemule ihsanehü* La ilahe illallahü teala kibriyauhu * La ilahe illallahü tekaddeset esmauhu* La ilahe illallahü tenezzehet sıfatuhu * La ilahe illallahül halimül kerim* La ilahe illallahü azizül hakim * La ilahe illallahül aliyyül azim * La ilahe illallahül ğafururrahim * La ilahe illallahü’ş şekürül halim *
La ilahe illallahül evvelül kadim * La ilahe illallahül ahirül mukim * La ilahe illallahül ezeliyyül ebed * La ilahe illallahül vahidül ehadü *
La ilahe illallahül ferdüssamedü * La ilahe illallahül kayyumu’s samedu * La ilahe illallahü lem yettehiz sahibeten vela veleden * La ilahe illallahü lem velid velem yuled velem yekün lehü küfüven ehad *
La ilahe illallahül ma’budu bikülli mekanin* La ilahe illallahül mezküru bikülli lisanin* La ilahe illallahül meşkürü bikülli ihsanin * La ilahe illallahül mün’imü bila imtina’ in * La ilahe illallahü külle yevmin hüve fi şe’nin * La ilahe illallahü imanen billahi * La ilahe illallahü emanen minallahi *
La ilahe illallahü emaneten indallahi * La ilahe illallahü hakkan hakkan * La ilahe illallahü imanen ve sıdkan * La ilahe illallahü telattufen verifkan * La ilahe illallahü teabbüden ve rikkan* La ilahe illallahü sahibel vahdaniyyetil ferdaniyyetil kadimiyyetil ezeliyyetil , ebediyyeti’l – lezi leyse lehü dirrün vela niddün vela şebihün vela şerikün vela nazirün vela müşirün vela vezirün vela veledün*
Muhammedün rasulüllahi kaimen biemrihi ve vahyihi euzu bikelimatillahi-t tammati külliha min şerri ma haleka vezeran ve berae ( 3 KERE )*
Bismillahi hayrülesmai , bismillahi rabbül ardı ve rabbüssemavati* Bismillahillezi la yedurru measmihi şey’ün fil ardı vela fissemai ve hüvessemiül alimü ( 3 KERE )*
Bismillahiftetahtü ve alellahi tevekkeltü ve fevvidtü emri ilallahi innallahe basirün bil ibadi* Elhamdü lillahillezi ayhanan ba’de ma ematena ve radde ileyna ervahana ve ileyhil ba’sü vennüşür *
Elhamdü lillahillezi afana min nevmina ve ebkana min emsina ila yevmina haza* Elhamdü lillahi alatta’ati vettevfikü * Ve nestağfirullahe min külli zenbin ve amedin ve hatain ve nuksanin ve teksirin * Elhamdü lillahillezi zehebe billeyli müzlimen ve cau binnehari mubsiran *
Elhamdü lillahillezi ezhebe anna’l hazene inne rabbena leğafurun şekür * Ellezi ehallena darel makameti min fadlihi la yemessüna fiha nasabün ve la yemessüna fiha lüğüb *
Elhamdü lillahillezi sadekana va’dehü ve evrasena’l –arda netebevveü mine’l cenneti haysü neşau feni’me ecrül amiline*
Elhamdü lillahillezi hedena lihaza vema künna linehtediye levla en hedanallahü lekad caet rusulü rabbina bilhakkı ve nudu en tilkümül cennetü üristümüha bima küntüm ta’melüne (3 KERE) *
Allahümme inna esbahna nüşhüdike ve nüşhidü hameleten arşike ve melaiketeke * Ve cemia halgike bienneke ente * Allahü la ilahe illa ente vahdeke la şerike leke venestağfiruke ve netübü ileyke ve neşhedü enne Muhammeden abdüke ve rasulüke *Allahümme inna nügaddimü ileyke beyne yedeyye külli nefesin ve lemhatin ve lahzatin ve tarfatin tatrifü biha ehlu’s semavati ve ehlu’l ardı ve küllü şey’in hüve fi ilmike kainun ev gad kane* Allahümme inna nügaddimü ileyke beyne yedeyye zalike küllihi merhaben hissabahil cedidü * Ve bilyevmi ‘s saidü ve bil melekeynil kerimeynil katibeyniş – şahideynil adileynil hafizayni hayakuma’l –lahü teala üktübü fi ğurrati yevmina haza neşhedü en la ilahe illallahü vahdehü la şerike lehü ve neşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasulühü ve habibuhu ve nebiyyuhu ve safiyyuhu ve ala hazihiş şehadeti nayha ve aleyha nemütü ve aleyha neba’sü ğaden inşa’allahü teala*
Esbahna ve esbahalmülkü lillahi ve’l –azameti lillahi ve’l-heybeti lillahi ve’l kudreti lillahi ve’l kibriyaü lillahi ve’l –alau lillahi ve nenna-maü ve’l atau lillahi ve’l bakau lillahi ve’l- behau lillahi ve’l cemalüllahi ve’l celalüllahi ve’l mülküllahi velmelekütüllahi ve’l ceberutü lillahil vahidil gahhar*
Esbahna ala fıtratil islami ve ala kelimetil ihlasi ve ala dini nebiyyina Muhammedin sallallahü aleyhi veselleme ve ala milleti ebina ibrahime aleyhis-salavatü vesselamü hanifen müslimen ve ma ene minel müşrikin *
Sübhane Rabbiyel –aliyyil a’lel vehhab*La ilahe illa ente sübhaneke * Allahümme ve bi hamdike ve uhsi senaen aleyke ente kema esneyte ala nefsike *
Sübhaneke ma arafnake hagga marifetike ya ma’rufu * Sübhaneke ma zekernake hagga zikrike ya mezkur * Sübhaneke ma şekernake hagga şükrike ya meşkür * Sübhaneke ma abednake hagga ibadetike ya mabudu * Sübhanellahi ve bihamdihi sübhanellahil azimi ve bihamdihi vela havle vela guvvete illa billahil aliyyil azim*
Sübhanellahi ve bihamdihi adede halgihi ve ridae nefsihi ve zinete arşihi ve midade kelimatihi ve mil’e berrihi ve bahrihi*Sübhanellahi vel hamdü lillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela guvvete illa billahil azim*
Euzu billahissemiül alimi ve alaihi mineşşeytanirracim ve belaihi*
Bismillahirrahmanirrahim
Elhamdülillahi rabbil alemin.Errahmanirrahim.Maliki yevmiddin.İyyake na’budü ve iyyake nestain.İhdinassıratel müstakim.Sıratellezine en’amte aleyhim ğayril mağdubi aleyhim veladdallin.Amin.Ve ilahüküm ilahün vahidün.La ilahe illa hüvel hayyül kayyüm.La te’huzuhü sinetün vela nevmün lehü ma fi’ssemavati ve ma fil ardı menzellezi yeşfeu indehü illa bi’iznihi ya’lemu mabeyne eydihim vema halfehüm vela yuhitune bişey’in min ilmihi illa bimaşa’e ve sia kürsiyyühüssemavati velarda vela yeudühü hıfzuhüma ve hüvelaliyyil azim.
La ikrahe fiddini gad tebeyyene’r rüşdü minelgayyi femen yekfur bittağuti ve yü’min billahi fegadistem seke bil urveti’l vüsga.Lenfisame leha vallahü semiün alimün Allahü veliyyüllezine amenü yuhricühüm minezzulümati ilennur.
Vellezine keferü evliya ühumuttağutu yuhricühüm ninennuri ilezzulümati ülaike eshabünnari hüm fiha halidün.
Lillahi ma fissemavati vema fil ardı ve in tübdü ma fi enfüsiküm ev tuhfühu yuhasibküm bihillahü.Feyağfiru limen yeşau ve yuazzibu men yeşau.Vallahu ala külli şey’in kadir.
Amenerrasulü bima ünzile ileyhi min rabbihi velmü’minün.Küllün amene billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rusulih.La nüferrigu beyne ahadin min rusulih.Ve galü semi’na ve ata’na ğufraneke rabbena ve ileykel masir.La yükellifüllahü nefsen illa vüs’aha , leha ma kesebet.Ve aleyha mektesebet.Rabbena la tüahizna innesina ev ahta’na rabbena ve la tahmil aleyna isran kema hameltehü alellezine min gablina ,Rabbena ve la tuhammilna ma la ta gatelena bih.Va’fu anna ,Vağfirlena ,Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafirin.
Rabbena la tuziğ gulübena ba’de iz hedeytena veheblena min ledünke rahmeten inneke antel vehhab.Rabbena inneke camiunnasi li yevmin la raybe fih.İnnallahe la yuhlifül miad.Ellezine yegulüne rabbena innena amenna fağfirlena zünubena vagina azabennar.Essabirine vessadigine velganitine velmünfigine velmüstağfirine bil eshar.Şehidallahü ennehü la ilahe illa hüvel melaiketü ve ulül ilmi gaimen bilgıst.La ilahe illa hüvel azizül hakim.
İnnedine indallahil İslam ( 3KERE )
Gulillahümme malikel mülki tü’til mülke menteşau ve tenziül mülke mimmen teşaü ve tüizzu menteşau ve tüzillü menteşau biyedikel hayr.İnneke ala külli şey’in kadir.Tülicülleyle finnehari ve tülicünnehare fil leyl.Ve tuhricül hayya minel meyyiti ve tuhricül meyyite minelhayyi ve terzügu men teşau biğayri hisab.İnne rabbekümüllahüllezi halagassemavati velarda fi sitteti eyyamin.Süm’mesteva alel arşi yüşşilleylennehara yatlübü hasisan veşşemse vel gamera vennucüme müsahharatin biemrihi ela lehülhalgü vel emrü tebarekellahü rabbül alemin.Ud-ü rabbeküm tedarruan ve hüfyeten innehü la yuhibbül mu’tedin.
Vela tüfsidü fil ardı ba’de islahiha ved’ü hu havfen vetamean inne rahmetallahi garibün minel muhsinin.Legad caeküm rasulün min enfüsiküm azizün aleyhi ma anittüm harisün aleyküm bilmü’minine raufün rahim.
Fein tevellev fegul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azim. ( 7 KERE )
Fesubhanallahi hiyne tümsüne ve hiyne tüsbihüne velehül hamdü fissemavati vel ardı aşiyyen ve hiyne tuzhirüne.Yuhricül hayye minel meyyiti ve yuhricül meyyite minel hayyi ve yuhyil arda ba’de mevtiha ve kezalike tuhracüne.
Ve min ayatihi en halgaküm min türabin sümme iza entüm beşerün tenteşirüne.
Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yasıfüne ve selamün alel mürseline.Velhamdülillahi rabbil alemin.
Bismillahirrahmanirrahim ,
Ha.Mim.Tenzilül kitabi minallahil azizil alim.Gafirizzenbi ve gabilittevbi şedidil igabi zittavli.La ilahe illa hüve ileyhil masir.Velillahil esmaül hüsna fed’uhü biha.Hüvallahül lezi la ilahe illa hüve.Allahümme inna nes’elüke ya Allahü ,ya Rahmanü ,ya Rahimü ,ya Melikü ,ya Guddüsü , ya Selamü ,ya Mü’minü , ya Müheyminü, ya Azizü, ya Cebbarü, ya Mütekebbirü , ya Haligu , ya Bariu, ya Musavviru ,ya Gaffari , ya Gahharu , ya Vehhabu, ya Basitu, ya Hafizu ,ya Rafiu ,ya Muizzu ,ya Muzillü ,ya Semiu ,ya Basirü ,ya Hakemu ,ya Adlü , ya Latifü ,ya Habiru, ya Halimü ,ya Azimü, ya Ğafuru , ya Şeküru , ya Aliyyü ,ya Kebirü ,ya Hafizü ,ya Mugitü ,ya Hasibü, ya Cel’lu ,ya Cemilu , ya Kerimü ,ya Rakibu ,ya Mücibu ,ya Vasiu ,ya Hakimu ,ya Vedudü ,ya Mecidü , ya Baisü ,ya Şehidü ,ya Hakku ,ya Vekilü ,ya Gaviyyü , ya Metinü, ya Veliyyü ,ya Hamidü ,ya Muhsi , ya Mübdi ,ya Muinu ,ya Mühyiu ,ya Mümitü ,ya Hayyu ,ya Gayyumü ,ya Vacidu ,ya Macidu ,ya Vahidu ,ya ahadu ,ya Samedu ,ya Gadiru ,ya Muktediru ,ya Mukaddimu ,ya Müehhiru ,ya Evvelu ,ya Ahiru ,ya Batınü ,ya Vali ,ya Muteali ,ya Berru ,ya Tevvabu ,ya Mün’imü ,ya Müntegimu ,ya Afüvvü ,ya Raufü , ya Malikel mülki ,ya Zelcelali vel ikrami , ya Rabbi ,ya Muksitu ,ya Camiu ,ya Ğaniyyü ,ya Muğni ,ya Mu’ti , ya Maniu ,ya Hannanü ,ya Nafiu ya Nur, ya Hadi, ya Bediü, ya Bagi, ya Varisü, ya Reşidü, ya Sabüru, Ellezi tegaddeset anil eşhabi zatühü ve tenezzehet an müşabehetil emsali sıfatuhu ve dallet ala vahdaniyyetihi masnuatihi ve şehidet bi ulühiyyeti ayatühu vahide la min gilletin ve mevcüdün la min illetin bila ma’rüfin bila ğayetin ve bilkemali mevsüfin bila nihayetin evvele kadimin bila iktidain ahiru mükimun bila intihain ellezi la ilahe hüve vesia külle şey’in rahmeten ve ilmen ve ğafera zunubel müznibine keramen ve hilmen.Leyse kemislihi şey’ün.Ve hüvessemiül basir.Hüve mevlana ve ileyhil masiru.Ni’mel mevla ve ni’mennasir.Ğufraneke rabbena ve ileykel masir.La havle an ma’siyetillahi illa bi ismetillahi ve la kuvvete ala ta’atillahi illa bitevfikıllahi la melcae vela mencae minellahi illa ileyhi maşaellahü kane ve malem yeşa’lem yekün.
Ve ma kadarullahe seyekünü ela ilallahi tesirül umüru ,yef’alüllahü ma yeşau bikudratihi ve yahkümü ma yüridü.Bi izzetihi ela lehül halgu vel emrü tebarekellahü rabbül alemin.
İnnallahe vemela iketühü yusallune alennebiyyi , ya eyyühellezine amenü sallü aleyhi ve sellimü teslime.Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim ,küllema zikrike ve zikrihi’zzakirune ve ğafele an zikrikel ğafilün ( 3 KERE ).
Ve radıyallahu an sadatina ashabi rasulillahi ecmain.Veselamün alelmürselin velhamdülillahi rabbil alemin.


[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]




EVRAD-I FETHİYYE'NİN OKUNUŞU



Bismillâhirrâhmânirrâhim.



"La ilâhe illâllahü adede habbatihi."



"La ilâhe illâllahü adede hayatihi."



"La ilâhe illâllahü adede hasatihi."



"La ilâhe illâllahü adede kelimatihi."



"La ilâhe illâllahü adede halkihi."



"La ilâhe illâllahü zinete arşihi."



"La ilâhe illâllahü mil'e semavatihi."



"La ilâhe illâllahü mil'e ardihi."



"La ilâhe illâllahü adede misli zâlike ma'ahu."



"La ilâhe illâllahü vahdehu lâ şerike lehû lehül-mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yümiytü ve hüve hayyün lâ yemütü biyedih-il-hayrü ve hüve alâ külli şey'in


kadiyr ve ileyh-il-masiyr."



"Esrağfirullahe sübhanallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illâllahü vallahü ekberü ve lâ havla velâ kuvvete illâ billahil aliyyil-aziym."





EVRAD-I FETHİYENİN TERCÜMESİ




RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHÜ TEALANIN İSMİYLE



"Allahû Teâlâ'nın yarattığı taneler sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Allahû Teâlâ'nın hayatı sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Allahû Teâlâ'nın yarattığı küçük taşlar sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Allahû Teâlâ'nın kelimeleri sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Allahû Teâlâ'nın bütün yaratıkları sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Allahû Teâlâ'nın arş-ı aziminin ağırlığınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Allahû Teâlâ'nın gökleri dolusunca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Allahû Teâlâ'nın yerleri dolusunca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Bütün bu zikr olunanların misli sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim."



"Ma'bud-u-bil-hak yoktur. İllâ "Allahû Teâlâ" vardır. Birdir, uluhiyyette ortağı yoktur. Mülk ve tasarruf "O"na mahsustur. Bütün dirileri diri eden, bütün ölenleri öldüren "O"dur. Bütün hayırlar "O"nun elindedir. Herşey üzerine bizzat kâdirdir. Tam kudret sahibidir. Öldükten sonra, bizimde dönüşümüz "O"nadır.



"Allahû" Teâlâ'dan mağfiretimi ve günahlarımın örtülmesini dilerim.



Allahû Teâlâ'yı zat-ı pâkine ve şan-ı şerifine layık olmayan noksanlardan tenzih ve Kemal sıfatları ile tavsif ederim. Hamd, "Allahû Teâlâ'ya mahsustur. Ma'bud-u-bilhak yoktur. İlla "Allahu Teâlâ" vardır. Her şeyden büyük ve ziyadesi ile uludur. Ma'siyetlerden, "O"nun koruması ile sakınır, ta'at ve ibadete de çok ulu ve yüce olan "Allahû Teâlâ'nın yardımı ile kudret bulurum."





[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]



Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahim



Lâ ilahe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilahe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilahe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilahe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ ilahe illâllahü adede halkihi.. Lâ ilahe illâllahü zinete arşihi.. Lâ ilahe illâllahü mil'e semâvatihi.. Lâ ilahe illâllahü mil'e ardıhi.. Lâ ilahe illâllahü adede misli zâlike mâ'ahu.. Lâ ilahe illâllahü vahdehu lâ şerike lehû lehülmülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümiytü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedih-il-hayrü ve hüve alâ külli şey'in kadir ve ileyh-il-masiyr.. Estağfirullahe Sübhanallahi vel-hamdü lillahi ve lâ ilahe illâllahü vallahu ekberü ve lâ havle ve kuvvete illâ billah-il aliy-yil-aziym..



Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahim



Sübhanallahi ve bi-hamdihi.. Ve mâ tevfikü illâ billahi ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi sübhanallah-il-aziymi ve bi-hamdihi.. Sübhanallahi ve bi-hamdihi adede halkihi ve zinete arşihi ve rıdâ'e nefsihi ve midâde kelimâtihi ve müntehâ



ilhimi ve minnetihi ve rahmetihi ve re'fetihi ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh-il-aliyyil-aziym.. Allahümme yâ hayyü yâ kayyûmü yâ Allahü yâ bedi'as-semâvati vel-ardi yâ mâik-el-mülki yâ zel-celâli vel-ikram.. Yâ lâ ilahe illâ ente innâ nes'elüke bi-izzetike en tuhyi kulûbenâ ve ecsâmenâ ve ebdânenâ ve ervahenâ bi-envari mâ'rifetike ebeden dâ'imen bakiyen hâdiyen. yâ Allahü yâ Allahü yâ. Allah.. Ve bi-envâri hidayetike ve bi-envâri kudretike ilâhi â'mâlüna kaliylün ve hâcâtüna kesiyrün ve ilâhüna basiyrün.. Allahümmef al bina mâ ente lehu ehlün ve lâ tef'al bina mâ nahnü lehu ehlün.. Allahümme inniy es'e-lüke mâ lâ estahıkku ve e'uzü bike mimmâ estahıkku ni'mel-Mevlâ ve ni'men-nasiyr gufraneke Rabbena ve ileyk-el-masiyr.. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh-il-aliyyil-aziym.. El-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn es-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'ıyn.. Allahümme yâ vâcib-el-vücudi ve yâ vâhib-el-hayri vel-cûd.. Efıd aleynâ envâre rahmetike ve yessir lenel-vüsule ilâ kemâli mâ'rifetike.. Sübhaneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ ve lâ yuhitûne bi-şey'in min ilmihi illâ bi'mâ şâ'e ve lâ mâ'rifete lenâ illâ mâ elhemte-nâ inneke entel alim-ül-hakiym.. Allahümme innâ nes'elüke min-el-ismeti devamehâ



ve min-en-ni'meti tamamehâ ve min-el-âfiyeti husulehâ ve min-er-rahmeti şümûlehâ ve min-el-ayşi ergadehu ve in-el-ömri es'adehu ve min-el-vakti atyabehu ve min-er-rızkı evsa'ahu ve min-el-fadli â'zebehu ve min-el-lûtfi enf a'ahu ve min-el-in'ami e'ammehu ve min-el-ihsani etemmehu.. Allahümme yâ Allahu kün lenâ yâ Cebbar.. Ve lâ tekün aleynâ yâ Gaffar.. Allahümme yâ Allahu ahtim bis-sa'adeti âcâlenâ ve hakkık biz-ziyadeti âmâlenâ vakrün


bil-âfiyeti gudüvvenâ ve âsâlenâ vec'al ilâ rahmetike ve magfiretike masiyrenâ ve me'alenâ ve subbe sicâle afvike alâ zünûbinâ ve münne aleynâ bi-islâhi uyubenâ vec'al-it-i tekvâ zâdena ve fi dinike ictihâdena fe-inne aleyke tevekkülenâ ve itimadenâ ve sebbitnâ alâ nehc-il-istikameti ve a'idnâ min mucibât-in-nedameti yevm-el-kıyameti ve haf'fif annâ sikal-el-evzâri verzüknâ mâ'iyşe't-il-ebrâr vekfi-'nâ vasrif annâ şerrel-eşrâri vâ'tik rıkabena ve rıkabe âbâ'inâ ve ümmehâtinâ ve meşâyihinâ ve üstâzinâ min-ed-deyni vel-mezalimi vennâri bi-izzetike yâ azizü yâ gaffarü yâ keriymü yâ settârü yâ haliymü yâ vehhâb.. Ve sallalla'hümme alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ecma'ıyne (Âmin) birahmetike yâ erham-er-Rahimiyn vel-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn..



Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahim



Estagfirullah-el-aziym.. Estagfirullah-el-aziym.. Estagfirullah-el-aziym. Ellezi lâ ilahe illâ hüvel-hayyül kayyûme ve etûbü ileyh.. Allahümme-entes-selâmü ve mink , es-selâmü ve ileyke yerci-üs-selâmü hayyinâ Rabbena bis-selâmi ve-edhilnâ dâr-es-selâmi tebârekte Rabbenâ ve te'aleyte yâ zel-celâli vel-ikrami.. Allahümme lek-el-hamdü haraden yüvâfi ni'amike ve yükâfi mezide keremike ahmediike bi-cemi-i mehamidike mâ alimtü minhâ ve mâlem âlemü ve alâ cemi-i ni'amike küllihâ mâ alimtü minhâ ve mâ lem âlem ve alâ külli hal..



E'ûzü billahi min-eş-şeytan-ir-raeiym Bismillah-ir-Kahman-ir-Rahiym



Allahu lâ ilahe illâ hüvel-hayyül kayyûmü lâ te'huzü-hu sinetün ve lânevmün lehu mâfis-semâvati ve mâ fil-ar-di men-zellezi yegfa'u indehu illâ bi-iznihi yâ'lemü mâ beyne eydiyhim ve mâ halfehüm ve lâ yuhitûne bi-şey'in min ilmihi illâ bi-mâ şâ'e vesi'a kürsiyyühüs-semâvati vel-arda ve lâ ye'udühü hıfzıhümâ ve hüvel-aliyyül-aziym..



Sübhanallahi el-hamdü lillahi Allahu ekberü lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike lehu lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve nüve alâ külli şey'in kadir.. Sübhanallahi vel-hamdü lillahi ve lâ ilahe illallahu vallahu ekber.. Lâ ilahe



illâllah-ül melik-ül-cebbâr.. Lâ ilahe illâllah-ül vahid-ül-kahhâr.. Lâ ilahe illâllah-ül aziz-ül-gaffâr.. Lâ ilahe illâl-lah-ül kerim-üs-settâr.. Lâ ilahe illâllah-ül kebir-ül-mü-te'al.. Lâ ilahe illâllahu hâlık-ül leyli ven-nehâr.. Lâ ilahe . illâllah-ül mâbudi bi-külli mekân.. Lâ ilahe illâllah-ül mezkûr-ül bi-külli lisan.. Lâ ilahe illâllah-ül mâ'rufu bi-külli ihsan.. Lâ ilahe illâllahu külle yevmin hüve fi şe'n.. Lâ ilahe illâllahu iymanen. billah.. Lâ ilahe illâllahu emâ-nen min'Allah.. Lâ ilahe illâllahu emaneten ind"Allah.. Lâ ilahe illâllahu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.. Lâ ilahe illâllahu ve lâ nâ'büdü illâ iyyâh.. Lâ ilahe illâllahu hakkan hakka.. Lâ ilahe illâllahu lymânen ve sıdka. Lâ ilahe illâllahu tâ'abbüden ve rıkka.. Lâ ilahe illâllahu te-lâttüfen ve rıfka.. Lâ ilahe illâllahu kable külli şey'in.. Lâ ilahe illâllahu bâ'de külli şey'in.. Lâ ilahe illâllahu yebka [ Rabbünâ ve yefnâ ve yemûtü külli şey'in.. Lâ ilahe illâl-lah-ül melik-ül hakkul-mübiyn.. Lâ ilahe illâllah-ül me-lik-ül hakkul-yakiyn.. Lâ ilahe illâllah-ül aliyyül-aziym.. Lâ ilahe illâllah-ül hakim-ül-keriym.. Lâ ilahe illâllahu Rabbüs semâvat-is-seb'i ve Rabbül arş-ül-aziym.. Lâ ilahe illâllah-ül ekrem-ül ekremiyn.. Lâ ilahe illâllahu erham-ür-râhimiyn.. Lâ ilahe illâllahu habib-üt-tevvâbiyn.. Lâ ilahe illâllahü



râhim-ül-mesâkiyn.. Lâ ilahe illâllahü hâdiyyül-mudil-liyn... Lâ ilahe illâllahü delil-ül-hâ'iriyn.. Lâ ilahe illâllahü emân-ül-hâ'ifiyn.. Lâ ilahe illâllahü gıyâs-ül müstegıysin.. Lâ ilahe illâllahü hayr-ün-nâsırıyn.. Lâ ilahe illâllahü hayr-ül-hâfızıyn.. Lâ ilahe illâllahü hayr-ül-vârisiyn.. Lâ ilahe illâllahü hayr-ül-hâkimiyn.. Lâ ilahe illâllahü hayr-ür-râzıkıyn.Lâ ilahe illâllahü hayr-ül-fâtihiyn.. Lâ ilahe illâllahü hayr-ül-gafiriyn.. Lâ ilahe illâllahü hayr-ür-râ-himiyn.. Lâ ilahe illâllahü vahdehu ve sadaka vâ'dehu ve nasara abdehu va e'azze cündehu ve hezem-el-ahzâbe vahdehu ve lâ şey'e bâ'dehu.. Lâ ilahe illâllahü ehl-ün-ni'meti ve lehül-fadlü ve lehüs-senâ'ül-hasen.. Lâ ilahe illâllahü adede halkıhi ve zinete arşihi ve rıdâ'e nefsihi ve midâde kelimâtihi.. Lâ ilahe illâllahü sahib-ül vahda-niyyet-il ferdâniyyet-il kadimiyyet-il ezeliyyet-il ebediyyet-illezi leyse lehu sıddun ve lâ niddün ve lâ şibhün ve lâ şsrikün yuhyi ve yümiytü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedih-il hayrü ve hüve alâ külli şey'in kadir ve ileyh-il masiyr.. Hüvel-evvelü vel-âhirü vez-zâhirü vel-bâtınü ve hüve bi-külli şey'in aliym. Leyse kemislihi şey'ün ve hü-ves-semi'ul-basiyr.. Hasbünallahü ve ni'mel-vekil ni'mel-Mevlâ ve ni'men-nasiyr.. Hasbünallahü ve ni'mel-vekil



ni'mel-Mevlâ ve ni'men-nasiyr gufraneke Rabbena ve ileyk-el-masiyr..



Allahümme lâ mâni'a limâ â'teyte ve lâ mû'tiy limâ menâ'te ve lâ radde limâ kadayte ve lâ yenfâ'u zel-ceddi mink-el-ced.. Sübhane Rabbiyel aliyyil-â'lel-vehhâb.. Sübhane rabbiyel aliyyil-â'lel kerim-il-vehhâb.. Sübhane-ke mâ abednâke hakka ibadetike.. Sübhaneke mâ arefnâke hakka mâ'rifetike.. Sübhaneke mâ zekernâke hakka zikrike.. Sübhaneke mâ şekernâke hakka şükrike.. Sübhan'allah-il-ebediyyil-ebed.. Sübhan'allah-il-vahid-il-ahad. Sübhan'allah-il ferd-is-samed.. Sübhan'allahi râfi-is-se-mâvati bi-gayrı amed. Sübhan'allahi bâsıt-il-aradıyni bilâ sened.. Sübhan'allah-illezi lem yettahiz sahibeten ve lâ veled.. Sübhan'allah-illezi lem yelid ve lem yûled ve lem yekûn lehu küfüven ahad.. Sübhan-el-melik-il-kuddüs.. Sübhane zil-mülki vel-melekût.. Sübhane zil-izzeti vel-aza-meti vel-kudreti vel-heybeti vel-celâli vel-cemali vel-ke-mali vel-beka'i ves-senâ'i ved-dıyâ vel-âlâ'i ven-nu'amâ'i vel-kibriyâ'i vel-ceberût.. Sübhan-el melik-il-mâbud.. Sübhan-el melik-il-vüeud.. Sübhan-el malik-il hâlık-il hayyil-lezi lâ yenâmü ve lâ yemût.. Sübbuhün kuddüsun Rabbünâ ve Rabbül-melâ'iketi ver-ruh..



Sübhanâllahi vel-hamdü lillahi ve lâ ilahe illâllahu vallahu ekber ve lâ havle velâ kuvvete illâ billah-il aliyyil-aziym.. Allahümme entel melik-ül-hakkullezi lâ ilahe illâ ente.. Yâ Allahü.. Yâ Rahmanü.. Yâ rahiymü.. Yâ mâlikü, yâ kuddüsü, yâ selâmü, yâ mü'minü, yâ müheyminü, yâ azizü, yâ cebbârü, yâ mütekebbirü, yâ hâlıkü, yâ bâri'ü, yâ musavvirü, yâ gaffarü, yâ kahharü, yâ vehhâbü, yâ rezzakü, yâ fettahü, yâ alimü, yâ kabidü, yâ bâsitü, yâ hâfıdü, yâ râfi'ü, yâ mu'izzü, yâ müzillü, yâ semi'u, yâ basiyrü, yâ hakemü, yâ adlü, yâ lâtifü, yâ habiyrü, yâ halimü, yâ azimü, yâ gafuru, yâ şekûrü, yâ aliyyü, yâ kebiyrü, yâ hafiyzü, yâ mukiytü, yâ hasiybü, yâ celilü, yâ kerimü, yâ rakibü, yâ mücibü, yâ vâsi ü, yâ bakimü, yâ vedûdü, yâ mecidü, yâ bâ'isü. yâ şehidü, yâ hakkü, yâ vi'kilü, yâ kaviyyü, yâ metinü, yâ VPİiyyü. yâ hamidü, yâ muhsi, ya mübdi'ü, yâ mu'iydü, yâ muhyi, yâ mümiytü, yâ hayyü, yâ kayyûmü, yâ vâcidü, yâ mâeidü, yâ vâhidü, yâ ahadü, yâ samedü. yâ kadirü, yâ muktedirü, yâ mukaddimü, yâ mu'ahhirü, yâ evvelü, yâ âhirü, yâ zâhirü, yâ bâtınü, yâ vali, yâ müte'ali



ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, yâ mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, , yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyii, yâ mugni, , yâ mû'ti, yâ mâni'ü, yâ dârrü, yâ nâfi'ü, yâ nuru, yâ hadi, yâ bedi'ü, yâ baki, yâ vârisü, yâ reşidü, yâ saburü, yâ sâdıkü, yâ settârü, yâ men tekaddeset an-il eşbâhi ; zâtühu ve tenezzehet an müşabehet-il emsali sıfâtühu ve yâ men dellet alâ vahdaniyyetihi ve âyâtihi ve şehidet bi-rübubiyetihi masnu'atihi.. Vâhidün lâ min kılletin ve mevcudun lâ min illetin.. Yâ men hüve bil-birri mâ'rufün ve bil-ihsani mevsufün.. Mâ'rufün bilâ gayetin, ve mev-sufün bilâ nihayetin evvelün kadiymün bilâ ibtidâ'i, âhirün keriymün rahiymün bilâ intihâ'i.. Ve gafere zünûb-el-müznibiyne keremen ve hilmen.. Yâ men leyse kemislihi şey'ün ve hüves-semi'ul-basiyr.. Hasbünallahü ve ni'mel-vekil ve ni'mel-Mevlâ ve ni'men-nasiyr.. Yâ dâ'imen bilâ fenâ'in ve yâ ka'imen bilâ zevalin ve ya müdebbiren bilâ vezirün, sehhil aleynâ ve alâ vâlidîynâ külle asiyr. Lâ uhsî senâ'en aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsike azze cârüke ve eelle senâ'üke ve tekaddeset esmâ'üke ve azüme şânüke ve lâ ilahe gayrüke.. Yef alüllahe mâ yeşâ'ü



bi-kudretihi ve yahkümü mâ yüridü ve bi-izzetihi.. Elâ ilâllahi tasiyr-ül-umûr küllü şey'in halikın illâ vechehu lehül-hükmü ve ileyhi türca'un. Fessyekfikehümüllahü ve hüves-semi'ul-aliym.. Hasbünallahü ve kefâ semi'alla-hü limen de'â leyse verâ'allahil-müntehâ men'i'tesame billahi yuhyi.. Sübhane men lem yezel Rabben rahiymen ve lâ yezâlü keriymen.. Lâ ilahe illâllah-ü! halim-ül-keriym sübhanallahi ve tebârekâllahü Rabbüs-semâvat-is seb'a ve Rabbül arş-il-aziym vel-hamdü lillahi Rabbil-âle-miyne ilahen vahiden ahaden sameden ferden vitren hay-yen kayyûmen ebeden lem yettahiz sahibeten ve lâ veleden ve lem yekûn lehu şerikün fil-mülki ve lem yekûn lehu veliyyün min-ez-zülli ve kebbirhü tekbirîn Allahu ekber..



Hasbünallahü li-dininâ.. Has'bünnallahü li-dünyanâ.. Hasbünallahü limâ ehemmenâ.. Hasbünallahü limen bega aleynâ.. Hasbünallahü limen hasedenâ, hasbünallahü li-men kâdenâ bi-su'in.. Hasbünallahü ind-el-mevti.. Has-bünallahü ind-el-kabri.. Hasbünallahi ind-el-mesâ'ili..Hasbünallahü ind-el hisabi.. Hasbünallahü ind-el-mizâni..Hasbünalllahü ind-es-sırati.. Hasbünallahü ind-el-cennetiven-nâr.. Hasbünallahü ind-eî-lika'i.. Hasbiya'lahüllezi



Lâ ilahe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve ileyhi üniyb.. Lâ • ilahe illâllahü sübhanallahi mâ â'zamallahü lâ ilahe illal-lahü sübhanallahi mâ ahlemallahü Lâ ilahe illâllahü sübhanallahi mâ ekremallahü. Mâ â'zamallahü mâ ahlemallahü mâ ekremallahü.. Lâ ilahe illâllahü vahdehu lâ şerike lehu Muhammedün Resûlüllah.. Allahümme salli alâ Muhammedin küllemâ zekerelı-üz-zâkirun.. Allahümnıe salli alâ Muhammedin küllemâ gafele an zikrih-il-gafilûn.. Radîynâ billahi teâlâ Rabben ve bil-islâmi dinen ve bi-Muhammedin sallallahu aleyhi ve selleme nebiyyen ve resûlen ve bil-kur'ani imamen ve bil-kâ'beti kıbleten ve bis-salâti ves-savmi vez-zekâti vel-hacci farizatan ve bü-mü'miniyne ihvânen ve bil-mü'minâti ahevâtin ve bis-Sıddıykı vel-Faraki ve zin-Nûreyni vel-Mürte-dâ e'immeten ve bi-sair-is-sahabeti rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecma'iyne kıdveten ve bi-halâlillahi teâlâ halâlen ve bihi hisaben ve bi-haramillahi teâlâ haramen ve bihi azaben ve bil-cenneti sevaben ve bin-nâri ikaben.. Merhaben merhaba bis-sabah-il-cedid ve bil-yevm-is-sa'iyd ve bil-melekeyn-il kirâmeyn-il kâtibeyn-iş şâhideyn-il âdileyni hayyen kümallâhü teâlâ fi gurreti yevminâ ha-zektübâ fi evveli sahifetinâ



hâzihi BİSMİLLAH-İR-RAHMAN-İR-RAHİM ve eşhede bi-ennâ neşhedü en lâ ilahe lâllahu vahdehu lâ şerike lehu ve neşhedü enne Muhammeden, abdühu ve resûlühu erselehu bil-hüdâ ve din-il-hakkı alâ hâzih-iş-şehadeti nahyâ ve aleyha nemûtü ve aleyhâ nüb'asü inşâ'allahu teâlâ.. E'uzü bi-kelimâtillah-it-tâmmati külleha min şerri mâ halâka.. Bismillahi hayr-il-esmâ'i.. Bismillahi Rabbil-ardi ve Ra'bbis-semâ'i.. Bismillahillezi lâ yadurru mâ'a ismihi şey'ün fil'ardi ve lâ fis-semâ'i ve hüves-semi'ul-aliym.. El-hamdü lillahillezi ahyanâ bâ'de mâ ematenâ ve redde ilebnâ ervahenâ ve ileyh-il bâ'sü ven-nüşûr.. Asbah-nâ ve asbehal-mülkü lillahi vel-azametü velkibriyâ'i vel-ceberutu ves-sultanü vel-bürhanü lillahi vel-âlâü ven-nu'-araâ'ü lillahi vel-leyli ven-neharü lillahi ve mâ sekene fiy-himâ lillah-il vahid-il-kahhâr.. Asbahnâ alâ fıtra't-il islâ-mi ve alâ kelime't-il-ihlâsi ve alâ din-i nebiyyinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve selleme ve alâ milleti ebiynâ İbrahime haniyfea müslimen ve mâ kâne min-el-müşrikiyn. Salâvatullahi ve melâ'iketihi ve enbiyâ'ihi ve rüsûlihi ve hameleti arşihi ve cemi-i halkıhı



alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashabihi aleyhi ve aleyhim-üs-selâmü ve rahmetullahi ve berekâtühu.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ Resûlallah.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ habiballah.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ halilallah.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ nebiyyallah Es-salâtü ves-selâmü aleyke ya safiyyallah.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ hayre halkıllah.. Es-salâ-tü ves-selâmü aleyke yâ men. Ahtarehullah.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men erselehullah.. Es-selâtü ves-selâmü aleyke yâ men zeyyenehullah.. Es-salâtü ves-se-lâmü aleyke yâ men kerremehullah... Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ men azzemehullah.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ seyyid-el-mürseliyn.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ imam-el-müttekıyn.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ hâtim-en-nebiyyin.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ şefi-al-müznibiyn.. Es-salâtü ves-selâmü aleyke yâ resûle Rabbil-âlemiyn.. Salâvatullahi ve melâ'iketihi ve enbiyâ'ihi ve rüsûlihi ve hameleti arşihi ve cemi-i halkıhi alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashabihi aleyhi ve aleyhim-üs-selâmü ve rahmetullahi ve berekâtühu.. Allahümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin fil evveliyn.. Ve salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin



fil-âhiriyn.. Ve salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin fil-mele'il â'lâ ilâ yevm-id-din ve salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin fi külli vaktin ve hıynin ve salli alâ cemi-il enbiyâ-i vel-mürseliyn ve alâ melâ'iketik-el-mukarrebiyn ve alâ ibâdik-es-sâlihiyn ve alâ ehl-i tâ'atike ecma'iyne min ehl-is-semâvati ve min ehl-il-aradiyn ver-hamnâ vahşürnâ mâ'ahüm bi-rahmetike yâ erham-er-râ-himiyn.. Allahümme edhilnâ fi rahmetike ve ente hayr-ür-râhimiyn..



Bismillah-ir-rahman-ir-rahim



Allahümme yâ mâlik-er-rıkab.. Yâ müfettih-el-eb-vâb.. Ve yâ müsebbib-el-esbâb heyyi lenâ sebeben lâ nes-tatıy'u lehu taleben.. Allahümmec'alnâ meşguliyne bi-em-rike âminiyne bi-ahdike âyisiyne min halkıke ânisiyne bike müstevhışıyne an gayrike radıyne bi-kada'ike sâbiriyne alâ belâ'ike şâkiriyne le-ni'mâ'ike mütelezziziyne bi-zikrike ferihiyne bi-kitabike münâciyne bike fi ânâ'il-leyli ve etraf-in-nehâr mübgızıyne lid-dünya muhibbiyne lil-âhireti müştakıyne ilâ lika'ike müteveceihiyne ilâ cenâbike müsta'ıddıyne lil-mevti.. Rabbena âtina mâ ve ad-tenâ alâ rüsûlike ve lâ tuhzinâ yevm-el-kıyameti inneke lâ tuhlif-ul-mi'ad..



Allahümmec'al tevfike refikenâ ves-sırat-eî müstakime tarikenâ.. Allahümme evsılnâ ilâ makasidinâ ve tüb aley-nâ inneke ent-et-tevvâb-ür-rahiym.. Allahümme bike as-bahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemûtü ve ileyk-el-masiyr.. Allahümme erinel-hakka hakkan ver-zuknâ ettiba'ahu ve erinel-bâtıla bâtılen verzuknâ ectinâ-behu teveffenâ müslimiyne velhıknâ bis-sâlihiyn.. Vedfâ' annâ şsrrez-zâlimiyne ve eşriknâ fi dua-il-mü'miniyn.. Ve kına Rabbena şerre mâ kadayte.. Allahümmagfir li-üm-, meti Muhammed.. Allahümmansur ümmete Muhammed.. Allahümmerham ümmete Muhammed.. Allahüm-mahfaz ümmete Muhammed.. Allahümme ferric an ümmeti Muhammed.. Allahümme tecavez an ümmeti Muhammed.. Allahümme yâ habib-et-tevvâbiyne tüb aleynâ ve yâ emân-el-hâ'ifiyne âminnâ ve yâ delil-el-mütehayyiriyne ! düllenâ ve yâ hâdiyeel-mudıllıynehdinâ ve yâ gıyas-el-müstagıysiyne agisnâ ve yâ recâ-el-münkatı'ıyne lâ tak-tâ' recâ'enâ ve yâ râhim-el-asıyn-erhamnâ ve yâ gafir-el-müznibiyne ıgfir lenâ zünübenâ ve keffir annâ seyyi'ati-nâ ve teveffenâ mâ'al-ebrâr.. Allahümme nevvir kulûbe-nâ.. Allahümmeşrah sudurenâ.. Allahümme yessir umurenâ.. Allahümmestür uyubenâ.. Yâ hafiy-yel-eltâf neccinâ mimmâ nehaf.. Allahümmagfir lenâ ve valideynâ ve li-üstâzinâ ve li-meşâyihinâ



ve li-ihvanina ve li-ashabinâ ve li-ahbabinâ ve li-aşâ'irinâ ve li-kabâ ilinâ ve limen lehu hakka aleynâ ve limen ves-sanâ bid-dua'il-hayri ve li-cemi-il mü'miniyne vel-mü'mi-nât vel-müslimiyne vel-müslimât el-ahyâ'ü minhüm vel-emvât.. Allahümmahfeznâ yâ feyyazü min cemi-il belâ'i vel-emrâz kâffeten bi-rahmetike yâ erham-er-râhimiyn..



[Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]


FETHİYE EVRADI




Bismillahirrahmanirrahim.



La ilahe illallah ve La Havle ve La Kuvvete İlla Billah.



(Allahu Teala Hazretlerinin tevfiki olmaksızın isyandan yüz çevirmek, ibadet ve taatte sebat ve karar etmek yoktur.)


La havle ve la kuvvete illa billah, 99 derde devadır.


Bir hadisi şerifte, Resülullah (Allah’ın Selamı Üzerine Olsun) Efendimiz Hazretleri, Ebu Musa Eşari Radıyallahu Anha hitaben:


— La havle ve la kuvvete illa billahı sık sık tekrar et. O, cennet hazinelerinden bir hazinedir, buyurmuşlardır.


Bir diğer hadisi şerifte de:


— La havle ve la kuvvete İlla billah, cennet kapılarından bir kapıdır, buyrulmuştur.


Yine buyurulmuştur ki, o cennet fidanıdır. Unutmamalıdır ki bu kelime i Şerifin, güç işlerin kolaylaşmasında, ağır işlerin çabuklaşmasında ve hafifleşmesinde, fakrü zarurette büyük tesiri vardır.


Allahu Teala arştan sonra, arşı götüren melekleri yarattı. O melekler:


— Bizi niçin yarattın? diye sordular. Cenabı Bari buyurdu ki,


— Arşı götürmeniz için. Melekler tekrar sordular:


— Ya Rab! Arşı götürmeğe kimin kuvveti yeter? Halbuki, senin azamet ve Celalin, arşın üzerindedir.


Hazreti Bari buyurdu ki:


— La havle ve la kuvvete İlla billah deyiniz, kaldırırsınız.


Melekler: La havle ve la kuvvete illa billah dediler ve arşı kaldırdılar.


Bir hadisi şerifte de:


— Her kim, günde 100 kerre La havle ve la kuvvete illa billah derse, O kimseye fakirlik erişmez, buyrulmuştur.



La ilahe illallahu ve la nabudü illa iyyahu


(Mabudu bil hak yoktur, yani başka gerçek ilah yoktur. Allahu Teala dan gayriye ibadet etmeyiz, illa Allahu Tealaya ibadet ederiz.)



La ilahe illallahu hakkan hakka


(Doğru ve haklı bildiğim için La ilahe illallah derim).



La ilahe illallahu iymanen ve sıdkan


(La ilahe illallah kelimesini iman ve tasdik ettiğim ve sadık olduğum için söylerim.)



La ilahe illallahu taabbüden ve rikkan


(La ilahe illallah kelimesini ibadet ve kulluk olduğu için söylerim.)



La ilahe illallah talattufen ve rifkan


(La ilahe illallah kelimesini, Hak Sübhanehu ve Teala bana dostluk ve iyilik ettiği için söylerim.)


İmamı Caferi Sadık Radıyallahu Anh hazretleri buyurmuşlardır ki:


"İlahi! Lütfettin ve dostluk gösterdin müminlere ki, dostlarındır. Düşmanların olan kafirlere de dostluk gösterseydin inkar edemezlerdi, senin birliğini kabul ederlerdi."



La ilahe illallahu kable külli şeyin


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ve her şeyden öncedir. Ondan başka evvel yoktur.)



La ilahe illallahu bade külli şeyin


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır. Ondan sonra hiç bir şey yoktur, her şeyin sonu Odur. Bütün eşya fani olduktan sonra, O bakidir.)



La ilahe illallahu yebka rabbüna ve yefna ve yemütü külli şeyin


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır. Bizim Rabbimiz, her şey fani olup gittikten sonra yine de bakidir.)



La ilahe illallahül melikül hakkül mübiyn


(Mabudu bil Hak yoktur, illa Allahu Sübhanehu ve Teala vardır ki, padişahtır, padişahlığa layıktır, istihkakı padişahlığı ile zahirdir.)



La ilahe illallahül melikul hakkül yakiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, padişahlığa layıktır, padişahlığı hakkel yakiyn zahir olmuştur).



La ilahe illallahül Aliyyül Aziym


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır, ulflhiyyette ortağı ve benzeri yoktur. Öylesine yüce ve uludur ki, ona nisbetle her şey hakîrdir).



La ilahe illallahül Hakimül Kerim


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, hikmet ve cömertlik sahibidir.)



La ilahe illallahü rabbüs semavatis sebi ve rabbül arşil azim


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, yedi kat göklerin O, büyük arşın sahibi ve malikidir.)



La ilahe illallahü ekremül ekremiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, kerim olanların hepsinden daha kerimdir. Kerem bakımından hepsinden üstündür.)



La ilahe illallahü Erhamer Rahimiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, Onun rahmeti, rahmet edicilerin rahmetinden ziyadedir.)


Sahihi Müstedrik’te belirtildiğine göre, Peygamber Efendimiz (Allah’ın Selamı Üzerine Olsun) buyurmuştur ki:


- Allahü Teala, bir meleğini Ya Erhamer Rahimin diyen kullarına vekil


tayin buyurmuştur. Bir kimse ne zaman Ya Erhamer Rahimiyn derse, o melek kendisine hemen cevap verir:


“Erhamer Rahimiyn sana yüz tuttu. Şimdi isteyeceğini iste” der.



La ilahe illallahü habibüt tevvabin


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, tövbe edenleri sevicidir.)


Nitekim, Kuranı Kerimde: "Allahu Teala, tövbe edenleri sever" buyurulmuştur. (Bakara, 222)


Bir hadisi kudside denmiştir ki:


— Benim zikir ehlim, meclisimde bulunanlardır. Benim taat ehlim, keramet ehlimdir. Ben günah ehlimi de umutsuz ve üzgün bırakmam. Tövbe


ederlerse, onların da sevgilisiyim. Eğer tövbe etmezlerse, onların tabibi olurum. Onları belalar ile müptela ederim ve ayıplarından pak eylerim.



La ilahe illallahü Rahimül mesakiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, miskinlere rahmet edicidir.)


Hak Tealanın Rahmeti, nimet ve ikramından ibarettir. Haberde varid olmuştur ki, hayatlarını fakirlikle geçirenler kıyamet günü Hak Sübhanehu ve Teala Hazretlerine kavuşurlar. Bir kimsenin, herhangi bir dostunun haklarına riayette kusur ettiği zaman özür dilemesi gibi Hak Celle ve Ala Haz­retleri de bu kullarına nimet ve lütufla söyle buyurur:


Sizler, dünyaya layık değildiniz. Dünya, sizler için hakir bir şey ve az bir mal gibi idi. Bugün, size derecenizin yüksekliğini açıklayacağım. Size ik­ram ve nimetim şu olacaktır: Arafat meydanına bir bakınız. Dünyada iken, sizlere bir lokma ekmek verenleri, size bağışladım. Onun elinden tutup cennete götürünüz.



Laillahe illallahü Hadiyül mudilliyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, azgınlara yol göstericidir.)



La ilahe illallahü Delilül Hairiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, hayret sahiplerine yol göstericidir.)



La ilahe illalahü emanül haifiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, korkanları, korkularından emin kılıcıdır.)



La ilahe illallahü gıyasül müstagisiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, medet isteyenlerin imdadına erişicidir.)



La ilahe illallahü hayrül vasiriyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, yardım edenlerin en değerlisidir.)



La ilahe illallahü hayrül hafiziyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, koruyucuların en değerlisidir.)


Allahu Tealanın hıfzı altında bulunan, bütün afetlerden korunmuş olur. Ona ilişmeye kimsenin mecali kalmaz. Bu sebebledir ki, "Bunların hıfzı, Ona ağırlık ve meşakkat vermez." (Bakara, 255)



La ilahe illallahü hayrül varisiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, varislerin en değerlisidir.)


Hak Teala Hazretlerine şu sebeble varis derler ki, varis bir ölüden kendisine mal kalan kimseye derler. Bütün mal ve mülk sahipleri fani olduğundan, malları ve mülkleri Allahu Tealaya kalsa gerektir. Nitekim Kuranı Kerimde:


"Göklerin ve yerin mirası, Allahu Tealanındır." (Ali İmran, 180) "Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allahu Tealanındır." (Ali imran, 129)



La ilahe illallahü hayrül hakimiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, hakimlerin en değerlisidir, hayırlısıdır.)


Şu bakımdan ki, onun hükümlerinde hata ve yanlışlık bulunmaz. Hak Sübhanehu ve Teala, ahiret gününde iki kimse arasında hükmeder. Onlardan hangisi zalim ise, zulmünü kendisine açıklar. Bununla beraber, mazluma cennette o kadar dereceler verir ki, onu razı eder ve zalimi de kurtarır.



La ilahe illallahü hayrür razıkıyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, bütün rızık verenlerin hayırlısı ve değerlisidir.)


Ondan gayrı herkes, zahiren rızık verendir. Allahu Teala, hakiki rızık vericidir. Haktan gayrı rızık verenlerin hepsi, Allahu Tealanın malından verir. Allahu Zülcelal öyle bir rızık vericidir ki, kafirlerden, fasıklardan bile rızkını esirgemez.




La ilahe illallahü hayrül fatihiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, fatihlerin hayırlısı


ve değerlisidir.)


Kuranı Azimiişşanda:


"Ya Rab! bizimle kavmimiz arasında sen hakla hükmet ki, hükmedicilerin hayırlısısın" ayeti kerimesinde Fatihi iki şekilde tefsir etmişlerdir. Biri­si: Fatih, Fettahtan gelir ki, fatih demek hakim demek olur. ikincisi ise, fatih fetihten gelir ki, müşküllerin fethi manasınadır. Bu taktirde fatih, be­yan ve temyiz edici anlamına gelir. Bir de fatih, açmak manasına gelir ki, en uygunu da budur. Nitekim:


"Ya Fettah! Kalbimizin kapısını aç," derler. Kuranı Kerirnde de Fetih, bu manaya gelmiştir.


"Biz de gök kapılarını açtık" (Kamer 11). Bu manaya göre, Allahu Tea­la Hayrül fatihiyn olarak, saliklere melekut yolunu, ceberut kapısını ve ta­hlil kapısını açar ve Hak Teala Hazretlerinden başka hiçbir fatihin fethi, bu mertebeye kadar yükselemez. Hiç kimse de, Allahu Tealanın fethini değiştiremez. Fetihte, Hak Subhanehu ve Teala kimseye muhtaç değildir amma, herkes fetihte Allaha muhtaçtır,



La ilahe illallahü hayrül gafiriyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, yarlıgayıcıların en hayırlısıdır.)


Günahları yargılamak yalnız Allahu Tealaya mahsustur. Nitekim, Kuranı Azimüşşanda:


"Allahu Tealadan gayrı günahları mağfiret eden kim var?" (Ali imran, 135) Bu ayeti celiledeki soru, hiç kimse günahları yarlıgayamaz, ancak Allahu Teala yarlıgar manasınadır. Nitekim, dualarımızda da:


Fağfirli zünübi feinnehu la yağfirüz zünube illa ente. (Beni yarlıga, senden gayrı kimse günahları yarlıgayamaz) denilmekte­dir.


Bilindiği gibi, günahlar iki kısımdır:


Birincisi: Kul ile Allahu Teala arasında olur.


İkincisi: Kul ile kul arasında olur.


Mağfiret, birinci kısım günahlara mahsustur, ikinci kısım günahların mağ­firetini Allahu Sübhanehu ve Teala, sahibine bırakmıştır. Ona izin vermiş ve kendisini serbest bırakmıştır. Dilerse zalimi bağışlar. Nitekim:


"Düşmanının eza ve cefasına sabreden ve onun günahlarından vazgeçip, intikam almaktan geçen kimsenin bu sabrı ve vazgeçmesi, azmedilecek işlerdendir" (Şura, 43) buyrulmuştur.



La ilahe illaliahü hayrür rahimiyn


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, rahmet edenlerin en hayırlısıdır.


Hakk’ın Rahmeti, ihsan ve nimetten ibarettir.


Hak Sübhanehu ve Teala Hazretlerinin bağışları ve nimetleri, sayılama­yacak kadar çoktur.


Nitekim, Kuranı Kerimde:


"Allahu Tealanın nimetlerini sayayım derseniz, sayamazsınız", buyurulmuştur (Nahi, 18).



La ilahe illallahu vahdehu


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, tektir.)



Ve sadaka vaadehu


(Vaadinde sadıktır.)



Ve nasare abdehu


(Kullarına yardım etti.)



Ve Eazze cündehu


(Kendi askerlerini galip eyledi.)



Ve hezemel ahzabe vahdehu


(Kafirlerin cemaatlerine bozgunluk ve kırgınlık verdi.)


Ahzab, hizbin çoğuludur. Burada kafirler kasdedilmiştir. Bilindiği gibi, Kureyş ve Gatfan kabileleriyle bazı Yahudiler ve Nasraniler, Fahri Alem (Allahın Selamı Üzerine Olsun) Efendimiz ile muharebe için Medinei Münevvereye yöneldiler. Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz, Ashabı Kiram ile müşavere ederek, Medinei Münevverenin etrafına hendek kazdılar. Muhasara bir ay kadar sürdü. Habibi Ekrem (Allahın Selamı Üzerine Olsun) Efen­dimiz, bunlar hakkında şöyle dua ettiler:


"Ey Kitabı indiren, hesabı çabuk olan, kafir taifelerini hezimete uğratan Allahım! Bu kafirleri de bozguna uğrat ve darmadağın et, Allahım!"


Bir gece, Hak Sübhanehu ve Teala, kafirlerin üzerine soğuk bir rüzgar dalgası gönderdi. Çadırları yıkıldı, ateşleri söndü, bütün malzemeleri harap oldu. Mümin saflarından melekler tekbir ettiler. Kafirlerin kalplerine korku düştü, çarpışmadan bozguna uğradılar. Kuranı Azimüşşanda:


“Ey iman edenler! Allahu Tealanın üzerinizdeki nimetini anın... Kureyş, Gatfan, Kurayza ordularının askerleri, size hücum ettiği zaman, üzerlerine kuvvetli bir rüzgar ve meleklerden görmediğiniz askerler göndermiştik" buyrulmakttadır (Ahzab, 9).



Ve la şeye badehu


Ondan sonra hiç bir şey yoktur. Bütün mahlukatın fenasından sonra, baki kalan ancak Odur.)





La ilahe illalahu ehlün nimeti


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki, bütün nimetlerin sahibidir.)



Ve lehül fadlü


(Fadl dahi Onun içindir.)


Burada fadlın manası şudur:


Kullarının bazılarına, dünyada ve ahirette fadl yolu ile muamele eder, adl ile muamele etmez. Ehli sünnet vel cemaatin mezhebi de budur.


Allahu Tealanın, müminlere taatleri karşılığında sevap vermesi, fadlındandır. Kulun ona istihkakı yoktur. Allahu Teala üzerine vacip yoktur, günahlara karşılık ceza verirse, adl yolu iledir.



Ve lehüs senaül hasenü


(En güzel senaya, ancak Allahu Teala müstahaktır. Başkaları değildir.)


Övülen kimsenin övülmesi faziletindendir ki, o fazilet de o kula Allahu Teala tarafından ihsan buyurulmuştur. O halde senaya yalnız Allahu Teala müstahak olur, başkaları olamaz.



La ilahe illallahü adede halkihi


(La ilahe illallah kelimesini, Allahu Tealanın mahlukatı adedince söylerim.)



Ve zinete arşihi


(Onun arşının süsü ve ağırlığı miktarınca.)



Ve ridae nefsihi


(La ilahe illallah kelimesini, Allahu Teala razı oluncaya kadar söylerim.)



Yani, onun rızası kadar söylerim ki, rızası Rahmeti gibi sonsuzdur.




Ve midade kelimatihi


(La ilahe illallah kelimesini, Allahu Tealanın malumatı miktarınca söylerim.)



İbni Melek, Meşarik: şerhinde:


"Midattan murat, denizlerin damlalarıdır" buyurmuştur. Nitekim, Kuranı Kerimde:



"De ki: Rabbim Celle Şanenin ilim ve hikmetine ait sözlerini yazmak için, denizlerin suyu mürekkep olsa, yardımcı olarak bir misli de ona ilave edilse, her halde Rabbimin sözleri tükenmeden, denizler tükenirdi " (Kehf, 109).




La ilahe illallahü sahibül vahdaniyyetil ferdaniyyeti


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır ki. Vahdaniyet ve Ferdaniyet sahibidir.)


Bu iki lafız, aynı manaya gelmektedir. Burada tekrarı desteklemek için­dir. Tekrardan sakınılırsa biri zat ve biri sıfat itibariyle olabilir.




El kadimiyetil ezeliyyeti


(Kıdem, öncelik ve ezeliyet sahibidir. Burada da, biri zat ve biri sıfat itibar olunabilir).




El Ebediyyeti


(Ebediyet sahibidir. Zatı ve sıfatı ebedidir.)


Kadim ve ezeli Odur. Onun vücuduna başlangıç yoktur. Ebedi Odur, Onun vücuduna son yoktur.




Ellezi leyse lehu siddün


(O Allahu Teala ki, Onun için uluhiyet emrinde karşı gelecek zıd yoktur.)




Ve la niddün


(Onun işlerine ve isteklerine muhalefet edebilecek benzeri ve eşiti yoktur.)




Ve la şibhün


(Onun benzeri yoktur. Hiç bir şey sıfatında Ona benzetilemez, zira Hak Sübhanehu ve Teala Hazretlerinin ilim ve kudreti ve diğer sıfatları, kemali ecel ve aladır. Bizim ilmimiz ise, kıttır ve kısırdır.




Ve la şerikün


(Uluhiyette ortağı yoktur.)




Yuhyi ve yümiytü


(O Allahu Teala diriltir ve öldürür.)




Ve hüve hayyün la yemutü


(O Allahu Teala daima diridir, Ona ölüm arız olmaz.)




Biyedihil hayrü


(Bütün hayırlar onun kudret elindedir.)




Ve Hüve ala külli şeyin Kadir


(O Allahu Teala her şey üzerine kadirdir.)




Ve ileyhil masiyr


(Ölümden sonra herkes ona dönecektir.)




Huvel Evvelü


(O Allahu Teala bütün mevcudat üzerinde evveldir ve sabıktır.)




Vel Ahirü


(Mahlukatın fenasından sonra da ahirdir, bakidir.)




Vez Zahirü


(Onun vücudu zahirdir ve aşikardır. Zira, her zerre onun vücuduna en kuvvetli şahit ve en parlak delildir.)




Vel Batınü


(Mahiyeti, gizlenmiş ve örtülmüştür. Zira, zatının hakikati, Kibriya perdesi ile perdelenmiştir.)




Ve hüve bikülli şeyin aliym


(O Allahu Teala aza veya çoğa, olana olmayana, bütün eşyaya alimdir.)




Leyse kemislihi şeyün


(Hiç bir şey, Allahu Tealanın misli değildir.)




Ve hüves semiul basiyr


(O Allahu Teala bütün işitilenleri işitici ve bütün görünenleri görücüdür.)




Hasbinallahü


(O Allahu Teala bütün işlerimizde bize kafidir.)




Ve nimel vekil


(Allahu Teala, en iyi vekildir.)




Nimel Mevla


(Allahu Teala, en iyi Mevladır. Burada mevla, seyyid manasınadır.)




Ve Nimen nasiyr


(Allahu Teala, en iyi yardım edicidir.)




Hasbinallahü ve nimel vekil nimel mevla ve nimen nasiyr


Bu kelimeleri üç kere söylemenin sırrı şudur: Tecrübe ile bilinmiştir ki, bütün güç işlerin kolaylaşmasında bu kelimelerin tekrarlanmasının büyük tesiri vardır.


Rivayet olunur ki, Hazreti İbrahim Salavatullahi Alanebiyyina ve Aleyh, Nemrut ateşe attırdığı zaman: Hasbinallahü ve nimel vekil kelimesini söylemiş, Hak Teala, ona ateşi gül bahçesi eylemiştir. Süneni Ebu Davudda belirtildiğine göre, Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz Hazretleri:


"Her ne zaman sana bir şey üstün gelirse, Hasbinallah venimel vekil de" buyurmuşlardır.




Gufraneke Rabbena


(Ey Kudret ve azamet sahibi Rabbimiz! Senin mağfiretini isteriz.)




Ve ileykel masiyr


(Ölümden sonra dönüşümüz sanadır.)




Allahümme la mania lima ateyte


(Allahım! Senin verdiğin şeye hiç bir mani yoktur. Yani, senin ezelde takdir ederek verdiklerine engel olunamaz.)




Ve la mutiye lima menate


(Senin menettiğin ve vermediğini de verecek yoktur.)




Ve la radde lima kadayle


(Senin kaza ettiğin şeyi reddedebilecek de yoktur.)




Ve la yenfau zel ceddi minkel ceddü


Muhtarı Sihhada belirtildigine göre, bu hadisi şerifteki Ced, zenginlik manasınadır. O halde demek olur ki: "Allahım! Varlık şahitlinin varlığı, se­nin katında hiç fayda vermez. Faydalı olan salih amellerdir."




Sübhane Rabbiyel aliyyil alel Vehhab


(Rabbimi tenzih ederim. O yücelerden yüce ve şeriki olmaktan münezzehtir, çok bağışlayıcıdır.) iki kere okunur. Üçüncü seferinde şöyle okunur:




Subhane Rabbiyel aliyyil alel Kerimil Vehhab sübhaneke ma abednake hakka ibadetike


(Seni tenzih ederiz, sana layık hakiki ibadet ile ibadet edemedik.)




Subhaneke ma arefnake hakka marifetike


(Seni tenzih ederiz, seni layık oldugun şekilde bilemedik.)




Subhaneke ma zekernake hakka zikrike


(Seni tenzih ederiz, seni layık olduğun şekilde zikredemedik.)




Subhaneke ma şekernake hakka şükrike


(Seni tenzih ederiz, sana layık olduğun şekilde şükredemedik.)




Subhanallahil ebediyyil ebed


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, ebedi Odur.)




Subhanallahil Vahidil Ahad


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, sıfatında birdir, mahiyette ve hakikatte birdir. Yani, sıfatında ve hakikatte ortağı, benzeri yoktur).




Subhanallahil ferdis samed


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, birdir ve uludur, bütün hacet­lerde ona kasdolunur.)




Subhanallahi Rafiıs semavati bigayri amed


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, gökleri yükselten, direksiz ve dayanaksız tutan odur.)




Subhanallahi Basitil aradeyne bila sened


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, yerleri dayanaksız döşeyen de odur.)




Suhhanallahillezi lem yettahiz sahibeten ve la veled


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, O eş ve çocuk edinmemiştir.)




Subhanallahillezi lem yelid ve lem yüled ve lem yekün lehu küfüven ahad.


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, hiç kimse ondan doğmamıştır, kendisi de kimseden doğmamıştır. Doğmaktan ve doğurmaktan münez­zehtir. Hiç kimse ona eşit olamamıştır.)




Subhanel melikil kuddüs


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, öylesine bir padişahtır ki, her türlü ayıplardan paktır.)




Subhanezil mülki vel melekut


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, mülk ve melekut sahibidir.)


Alemler iki cinstir: l- Zahiri alem, 2- Batıni alem.


Zahiri alemin üç adı vardır: Zahiri alem. Mülk alemi, Şahadet alemi. Batıni alemin de üç adı vardır: Batın alemi, Melekut alemi ve Gaib alemi.


Batın alemi 2 kısımdır: Birinci kısmına Allah Celle Celalühü, idrakine delil göstermemiştir.


"Gaibin anahtarları onun yanındadır. Onları, ondan gayrı kimse bilmez" (Enam, 59).


ikinci kısım ise, idrakine delil gösterilmiştir. Kıyamet, cennet, cehennem ve bunlarda olacak haller ki, Kuran ayetleriyle delilendirilmişlerdir. Alla­hu Teala, takva sahiplerine yol göstericidir. Onlar, gaibi tasdik ederler.




Subhanezil izzeti


(Allahu Teala Hazretlerini tenzih ederim, o izzet sahibidir.)




Vel azameti, Vel kudreti, Vel heybeti


(Azamet, kudret ve heybet sahibidir.)




Vel Celali vel Cemali


(Celal ve Cemal sahibidir.)


Lugatta Celal, ululuk, Cemal ise güzellik manasına gelir. Tasavvufta Celal, kahır sıfatlarından, Cemal ise lütuf sıfatlarından ibarettir.




Vel Kemali vel Bekai vessenai vezziyai


(Kemal, beka, sena ve ziya sahibidir).



Vel Alai ven nuamai


(Nimet sahibidir. Burada ala, ilanın çoğuludur. Nimet manasınadır.)




Vel Kibriyai vel ceberut


(Zatında ve sıfatında ululuk sahibidir.)




Subhanel melikil mabud


(Tenzih ederim o padişahı ki, mabudumdur.)




Sübhanel melikil vücud


(Tenzih ederim o padişahı ki, mevcuttur.)




Subhanel melikil halık


(Tenzih ederim o padişahı ki, bütün alemlerin yaratıcısıdır.)




El Hayyillezi la yenamü vela yemut


(O öyle bir padişahtır ki, daima diridir, uyumaz ve ölmez.)




Subbuhün Kuddüsün


(Her türlü noksanlıklardan ve ayıplardan paktır, münezzehtir ve uzaktır.)




Rabbüna ve Rabbül melaiketi verruh


(Celal ve azamet sahibi Rabbimizdir. Bütün meleklerin ve ruhların da Rabbidir.)




Subhanallahi velhamdülillahi


(Allahu Teala Hazretlerini her türlü ayıplardan ve noksanlıklardan ten­zih ederim. Hamd, ancak Allahu Tealaya mahsustur.)




Ve la ilahe illallahü


(Mabudu bil hak yoktur, illa Allahu Teala vardır.)




Vallahü Ekber


(Allahu Teala en büyüktür ve çok uludur.)




Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim


(Yüce ve azim olan Allahu Teala Hazretlerinin yardımı olmaksızın isyandan yüz çevirmek, ibadet ve taatte sebat ve karar etmek yoktur.)




AIlahümme entel melikül Hakkullezi la ilahe illa ente


(Allahım! Sen padişahsın, padişahlığa layıksın. Senden gayrı mabudu bil hak yoktur, illa sen varsın.)



AMİN