Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 3/4 İlkİlk 1234 SonSon
34 sonuçtan 21 ile 30 arası

  1. #21
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Mesajlar Mesajlar
    45
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 48 + 522


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    .....
    Yazar : Risale Forum

  2. #22
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesajlar Mesajlar
    578
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 204 + 14016


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    Şimdi markayı içeri getirirse ütüsü bozulur onu genelde pek yapmazlar.Ebrar can,siz de erkeklerin daha meraklı olduğunu söylemişsiniz evet benim de meraklı olduğum bazı konular oluyor.Ama nedense kafamı hiç arkamı çevirip bakmıyorum kimseye.Sanırım kadınlar birbirlerini kıskandıklarından dolayı bunu çok yapıyorlar.Meraklarından değil.Nurhadimi kardeşim,şuan işteyim biraz geç gelicem ama size cevap yazmama gibi bir lüksüm yok.
    hadi eywallah
    Yazar : Risale Forum

  3. #23
    Turab çevrimdışı Yeni Üye
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2010
    Nereden Yer
    İSTANBUL
    Mesajlar Mesajlar
    1.429
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 281 + 18654


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    bir örtülü nefsini yenip başını örtmüştür bir açıktan bir adım ileridedir,sözüne binaen

    kimin bir adım önde ya da geride olduğunu hiçkimse bilemez...
    Yazar : Risale Forum
    Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir adavet besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de "insan-ı kamil" mertebesine erersin.HZ. ALİ

  4. #24
    Turab çevrimdışı Yeni Üye
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2010
    Nereden Yer
    İSTANBUL
    Mesajlar Mesajlar
    1.429
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 281 + 18654


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    Bence bu turban konusunu kapatsak çok iyi olacak.Allahın emridir lakin konuşar çok dağıldı ve bu forumu belki yüzlerce kişi okumakta...

    Yanlış düşünmemize sebebiyet verebilir..

    Teşekkürler
    Yazar : Risale Forum
    Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir adavet besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de "insan-ı kamil" mertebesine erersin.HZ. ALİ

  5. #25
    nurhadimi çevrimdışı üye Sorumlusu
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar Mesajlar
    4.207
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 607 + 39360


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    Alıntı Turab Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    bir örtülü nefsini yenip başını örtmüştür bir açıktan bir adım ileridedir,

    kimin bir adım önde ya da geride olduğunu hiçkimse bilemez...
    kusura bakmayın ben cevaplarımı sildim hiç hoş olmayan boyuta gidiyor

    kolay gelsin
    Yazar : Risale Forum
    EY NEFSİM;
    KALBİM GİBİ AĞLA VE BAĞIR VE DE Kİ:
    FANİYİM FANİ OLANI İSTEMEM,
    ACİZİM;ACİZ OLANI İSTEMEM,
    RUHUMU RAHMAN'A TESLİM EYLEDİM GAYRİ İSTEMEM.
    İSTERİM FAKAT BİR YAR-I BAKİ İSTERİM.
    ZERREYİM;FAKAT BİR ŞEMS-İ SERMED İSTERİM,
    HİÇENDER HİÇİM FAKAT BU MEVCUDADI UMUMEN İSTERİM.
    BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

  6. #26
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Nereden Yer
    İstanbuL.
    Mesajlar Mesajlar
    2.960
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 504 + 34720


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    .................
    Yazar : Risale Forum
    Konu Muvahhid tarafından (06-02-2014 Saat 10:43 ) değiştirilmiştir.
    ***
    Risale-i Nur eczaları mürşiddir.

    İnsanı haksızlıktan hakka döndürür
    ve hayvanlıktan insaniyete
    ve esfel-i safilinden, a'la-i illiyyine yükseltir.

    Barla - 295

  7. #27
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar Mesajlar
    6.597
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 1232 + 91788


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    Alıntı Tambur Nickli Üyeden Alıntı [Linkleri Görebilmek için Üye olmanız Gerekmektedir.Üye olmak için Tıklayınız.]
    Şimdi markayı içeri getirirse ütüsü bozulur onu genelde pek yapmazlar.Ebrar can,siz de erkeklerin daha meraklı olduğunu söylemişsiniz
    hadi eywallah
    yok mübareğim latife ettim
    ama hakikaten ne bileyim öyle şeyler yapmadık hiç
    biz başörtümüzün markasına değil düzgünlüğüne dikkat ederiz hep
    Allah emrine riayet etmekten ayırmasın inşaAllah...

    birde şu dikkat çekme mevzusunda birşey söylemek istiyorum
    renkler vs vs vs...o konularda birşey söyleyemeyeceğim..
    fakat bütün tesettürlü kardeşlerimin düzgün ve göze hoş gelecek şekilde başörtülerine dikkat etmeleri gerekir.unutmayalım ki karşımızda ki nice tesettürsüz hanıma güzel örnek olmak özendirmek unsuru çok önemlidir..
    nasıl ki çok şeyi anlatarak vesile olmaya çalışıyorsak görünümde bir vesile sebebidir...
    müslüman bir hanım tertipli düzenli temiz olmalıdır ,
    bunun markayla parayla pulla alakası yoktur....
    ve kurallara riayet edildikten sonra göze hoş görünmek kötü birşey değildir
    aksine olması gereken budur , umarım anlatabilmişimdir

    selamlar...
    Yazar : Risale Forum
    çocukken, ne önemi vardı yalnızlığın
    nasılsa oyuncaklarımız vardı oyunlarımız.
    bilmezdik beş para etmezlere; oyuncak olduğunu insanların.
    nasıl acıttığını bilmezdik ağlamanın
    ne kadar zalim olduğunu ağlatanların...
    çocuktuk sadece ve hep masumiyet kokardık....


  8. #28
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Nereden Yer
    Ankara
    Mesajlar Mesajlar
    1.128
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 319 + 23722


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?


    Tesettür sadece saçlarımızı örtmek değildir vücud hatlarını belli eden bir kıyafetle dışarıya çıkmanın tesettür olmadığını bilmeyen kardeşlerimizi ikaz etmek için yayınlama gereği hissettik...


    Müslüman kadının giyim şekli nasıl olmalıdır ?

    Müslüman kadının giyiminde esas mesele, tesettürü sağlamasıdır. Eli ve yüzü dışında bütün vücudunu örtmesi, açık kalmamasıdır.

    Giyilen bir elbisenin tesettüre uygun olması için de

    Altını göstermeyecek şekilde KALIN

    Avret yerlerini örtecek kadar UZUN

    Vücut hatlarını belli etmeyecek derecede BOL olmalıdır.

    Bunun için altını gösterecek şekilde İNCE ve ŞEFFAF ,avret yerlerini örtmeyecek derecede KISA olan, DAR bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz.

    Kadınların yüzleri ile ellerinden başka bütün bedenleri avrettir. Yüzleri ile elleri namazda ve namaz dışında fitne korkusu olmadıkça avret değildir. Ayaklarının avret olup olmaması ihtilaflıdır. Sahih kabul edilen görüşe göre kadınların ayakları da avret değildir. Diğer bir görüşe göre namazda kadının ayakları avret sayılmazsa da namaz dışında avret yeri sayılır. Bu ihtilaftan kurtulmak için ayaklarını örtmeleri iyi olur.

    Sahih olan görüşe göre kadınların kolları kulakları ve salıverilmiş saçları da avrettir.

    Bu meseleye esas teşkil eden hadis-i şeriflerin meali şöyledir:

    Hz. Âişe'nin rivayetine göre, kız kardeşi Hz. Esma bir gün Peygamberimizin huzuruna gitti. Üzerinde altını gösterecek şekilde ince bir elbise bulunuyordu. Resulullah (a.s.m.) onu görünce yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ya Esma, bir kadın buluğ çağına erince—yüzünü ve ellerini göstererek—bunlardan başka bir tarafının görünmesi sahih olmaz." (Ebû Dâvud, Libas 31)

    Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (r.a.} tarafından bir rivayette Peygamberimiz, giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların Cehennemlik olduklarını, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler. (Müslim, Libas,125)

    Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder:

    "Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz. Âişe'nin huzuruna girdi. Hz. Âişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı. (Muvatta', Libas:4)

    Hz. Ömer (r.a.) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur. (Beyhaki, Sünen, 2/235)

    İmam Serahsî bu nakilden sonra, kadının giydiği elbise çok ince de olsa yine aynı hükmü taşır, şeklinde bir açıklama getirir. Daha sonra da, "Giyindiği halde açık" olan mealindeki hadisi kaydeder ve şöyle der: "Bu çeşit bir elbise şebeke (ağ) gibidir, örtünmeyi temin etmez. Bunun için yabancı erkeklerin bu şekilde giyinmiş bir kadına bakması helâl olmaz." (el-Mebsût, 10/155)

    Elbisenin şeffaf olmasındaki ölçü, tenin rengini belli etmesidir. Dışarıdan bakıldığı zaman elbisenin altından insanın teni görünüyorsa, elbise ince de olsa, kalın da olsa böyle bir elbise ile örtünme gerçekleşmiş olmaz. Bu mesele Halebî-i Sağir'de şöyle belirtilir: "Elbise altını, tenin rengini belli edecek şekilde ince olursa, bununla avret yeri örtülmüş olmaz. Fakat kalın olsa da, uzva yapışsa ve uzvun şeklini alsa (uzvun şekli görünür hale gelse), bu durumda örtünme hasıl olduğu için men edilmemesi gerekir, namaz caiz olur. (Halebî-i Sağır, s.141)

    Mesele diğer mezheplerde de aynı şekilde ifade edilir.

    Mâliki mezhebinin görüşü şöyledir:

    Elbise şeffaf olur, cildin rengini hemen belli ederse, bununla örtünme olmaz. Bu şekilde kılınan namazın mutlaka iade edilmesi gerekir. İnce ve dar olduğu için azanın şeklini belli eden elbiseyi giymek de mekruhtur. Çünkü bu bir şahsiyetsizlik sayılır ve selef ulemasının giyim tarzına muhalif hareket edilmiş olunur. (Menânü'l-Celü, 1/156)

    Hanbelî mezhebinin görüşü ise şu şekildedir:

    Vacip olan örtünme, cildin rengini belli etmeyecek şekildeki örtünmedir. Eğer giyilen elbise cildin rengini belli edecek tarzda ince olur da bedenin beyazlık ve kırmızılığı görünürse namaz caiz olmaz. Çünkü bununla örtünme gerçekleşmiş olmaz. Şayet rengini örter de, hacmini belli ederse namaz caiz olur. Çünkü örtü kalın da olsa bundan kaçınmak mümkün değildir. (İbni Kudâme. el-Muğnî, 1/337)

    Şafiî mezhebinin görüşü ise şöyledir:

    Vacip olan, cildin rengini belli etmeyecek elbiseleri giyinmektir. İnceliğinden dolayı cildin rengini belli eden bir elbiseyi giymek caiz olmaz. Çünkü böyle bir elbise ile tesettür gerçekleşmiş olmaz. Yani, inceliğinden dolayı cildin beyazlığını veya siyahlığını gösteren elbise tesettür için kâfi gelmez. Yine, elbise kalın olsa da, dokunuşu itibariyle altından avret yerlerinin bir kısmını gösterse yine yeterli şekilde örtünme sağlanmamış olur. Diz kapakları ve uyluklar gibi bedenin incelik ve kalınlığını belli eden bir elbise ile kılınan namaz sahihtir, çünkü tesettür sağlanmış demektir. Fakat azaları belli etmeyecek şekilde bir örtü kullanmak müstehaptır. (el-Mecmû, 3/170-172)

    Bütün bu nakillerden şöyle bir neticeye varmak mümkündür:

    Kadının kendine nikah düşen erkeklerin yanında giymiş olduğu tenin rengini belli edecek ve gösterecek şekilde ince ise bununla örtünme gerçekleşmiş olmayacağından giyilmesi caiz olmaz. Bu giyecek, bir elbise, gömlek ve etek olduğu gibi, başörtüsü ve çorap da olabilir.

    Buna göre tesettürün dinen makbul olabilmesi için bazı şartları vardır, onlara dikkat etmek gerekir:

    - Elbisenin vücudu gösterecek tarzda ince olmaması,

    - Nazar-ı dikkati çekecek kadar süslü ve renkli olmaması,

    - Vücudun hatlarını gösterecek şekilde dar olmaması gerekir.


    Vücudun azalarını iyice belli edecek şekilde giyilen dar pantolon ve dar gömlekle namaz sahih olsa da, bakanların dikkatini çekip tahrik edeceğinden dinen helal olmaz. Merhum İbn-i Âbidin de eserinde bu hususa işaret etmektedir. (Reddü'l-Muhtar, 5/238)

    Diğer taraftan kadınlar gerekli örtüyü sağlamak zorunda oldukları gibi, erkeklerin dikkatini çekecek bakışlardan, konuşmalardan ve yürüyüş tarzından da sakınmaları gerekir:

    "Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler.

    Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler.

    Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.

    Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler.

    Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar.

    Ey müminler! Hep birden ALLAH'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz." (Nur Suresi 31)

    İşte hür kadınların, bu istisna edilmiş kimselerden başkasına zinetlerini göstermemeleri, kendi iffet ve korunmaları ve güzel geçimleri noktasından gayet önemli olduğu gibi, yabancı erkekleri etkilememek, günaha sokmamak, edeb ve iffet telkin etmek noktasından da çok önemlidir. Özellikle bu noktayı da düşündürmek ve tesettür emrinin kuvvet ve şumülünü bir daha hatırlatmak üzere, yürüyüş tavırlarının bile düzeltilmesi için buyuruluyor ki: gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar, yani baştan ayağa örtündükten sonra yürürken de edeb ve vakar ile yürüsünler.

    Örtüp gizledikleri sunî veya doğal ziynetler bilinsin diye, bacak oynatıp ayak çalmasınlar, çapkın yürüyüşle dikkat nazarları çekmesinler; çünkü erkekleri tahrik eder, şüphe uyandırır. Fakat unutulmaması gerekir ki, kadının bu konuda başarısı daha önce erkeklerin iffeti ve görevlerine dikkati ve toplumda olanların gayreti ve özeni ile de ilgili olarak, bunlar da ALLAH'ın yardımı ile ayakta durabilir. Onun için bu noktada Resulullah (s.a.v) den bütün müslümanlara hitap ve erkekleri zikredip kadınları da içine alacak bir şekilde buyuruluyor ki:

    Ve ey müminler! Hep birden ALLAH'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.

    Demek ki bozuk bir toplulukta kurtuluş ümid olunmaz, toplumun bozukluğu da kadınlardan önce erkeklerin kusur ve hatalarındandır. Bundan dolayı başta erkekler olmak üzere erkek dişi bütün müminler imana yaramayan ve cahiliyyet izleri olan kusur ve hatalarından tevbe ile ALLAH'a dönüp ALLAH'ın yardımına sığınıp emirlerine özen ve dikkat göstermelidirler ki, topluca kurtuluşa erebilsinler. O halde herkesin kurtuluşu bakımından iş sahipleri ve ilgili şahıslar şu emirlere de özen göstermelidir. (Elmalılı, Tefsir)

    Mehmet Paksu
    Yazar : Risale Forum

    Uzakta olmak ayrılığa neden olmadığı gibi, aynı yerde olmak da birlikteliğe yetmez.Bizim yolumuz gönül yoludur .Gönül de mekan istemez...

  9. #29
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Mesajlar Mesajlar
    7
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 38 + 104


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    Yirmi üç senelik bir uygulama müddeti içinde tedricen indirilen Kur'an-ı Azimüşşan;muhatab olarak kabul ettiği toplumun öteden beri alışageldiği ve sürdürdüğü adet,gelenek ve değerlerinin olduğunu,bütün bunların da bir anda terk edilmesinin mümkün olmayacağı gerçeğini göz önene alarak,teşri'de (hüküm koyma hususunda) buna muvafık bir usul tercih etmiştir.İlahi hükümlerde ehemmiyet sırasını gözönünde bulundurarak insanların ihtiyaçlarını gözetmiş ve kolaydan zora doğru bir yol takib etmiştir.İşte bu hikmetlere binaen,tedricen farz kılınan emirlerden biri de "tesettür-i şer'i" emridir.

    Müfessirlerin beyanına göre, hususan Muhammed Ali Sabuni'nin tesbitine göre; “tesettür” emri, Müslümanlar tarafından daha kolay kabul edilmesi ve toplumda daha rahat uygulanması için bir kaç merhalede nazil olmuştur. En son ve en mükemmel şeklini ise" cilbab" da, yani "çarşaf” ta bulmuştur. Şimdi bu merhaleleri kısaca öğrenmeye çalışalım:


    Birinci Merhale: Cenab-ı Hak (cc), kadınların tesettürü hakkında ilk merhalede Ahzab Suresinin gelecek 33. ayet-i kerimesini inzal buyurmuştur;

    Ey Nebi (sav)'in hanımları ve Müslüman hanımları! Hanelerinizde karar kılın (oturun) ve kendinizi süsleyerek sokakta erkekler içine karışıp cahiliyye-i ûlâda olduğu gibi açılıp saçılmayın." (Ahzab, 33)

    Ayet-i kerimede geçen "cahiliyye-i ûlâ" ta'biri, bir görüşe göre; İbrahim (as)'ın veladetleri devri olmakla; o zaman kadınlar elbiselerini çeşitli zînetlerle donatarak başları, yüzleri, boyun ve bacakları açık olarak erkekler arasında gezerlerdi. Ahzab Süresi 33. ayet-i kelime ile kadınların böylece dışarı çıkmaları yasaklanmış ve yuvalarında oturmaları emredilmiştir.

    "Cahiliyye-i uhra" ise; Hz. Isa (as) ile Hz. Muhammed (asm) arasındaki devredir. Bu devirde ise, kadınların baş, bacak ve kolları örtülü olup üzerlerinde başörtüleri ve elbiseleri vardı. Sadece yüzleri, boyunları ve göğüsleri açıktı ve zînetleri görünüyordu.

    İkinci Merhale: Kur'an-ı Mu'cizü'I-Beyan, ikinci merhalede Nur Süresinin 31. ayetiyle kadınların yüz, boyun ve göğüslerinin de zînet olduğunu ve bunların setredilmesi gerektiğini emretti. Şöyle ki:

    "Ve (kadınlar) zinetlerini izhar etmesinler. Onlardan zahir olanı müstesna. Ve başörtülerini yakalan üzerine sarkıtsınlar ve zinetlerini açmasınlar." (Nûr, 31)

    Demek bu ayet-i kerime, 'kadınların ihtiyaç durumunda dışarı çıktıklarında, "yüz, boyun ve göğüslerini' de örtmeleri gerektiğini emretmektedir. Bu konu ile ilgili tafsilatlı bilgi ileride gelecektir.

    Üçüncü Merhale: Bu merhalede Ahzab Süre-i Celilesinin gelecek 59. ayet-i kelimesi nazil olmuştur:


    "Ya Muhammed! Zevcelerine ve kızlarına ve mü'minlerin zevcelerine söyle ki; sokağa çıktıklarında çarşaflarını üzerlerine örtsünler!” (Ahzab, 59)

    Nazil olan bu cilbab ayeti ile de kadınların namahrem erkeklere karşı çarşafla baştan ayağa kadar kapanmaları farz kılınmış ve zinetten sayılan başörtülerini ve elbiselerini de örtmeleri emredilmiştir. Böylece bu ayet-i kelime ile, kadınların baş örtülerini ve elbiselerini yabancı erkeklere göstermeleri yasaklanmıştır.

    Dördüncü Merhalede: Ahzab Süresinin 53. ayet-i kelimesi nazil olmuştur. Şöyle ki:

    "Peygamber (sav) 'in zevcelerinden bir şey istediğinizde, onu perde arkasından isteyin, Bu, sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir."

    Şafii Mezhebine göre, yukarıda zikredilen ve "hicab ayeti'" denilen Ahzab Süresinin bu 53. ayet-i kelimesi Peygamberimizin zevcelerine hastır. Bu sebeple ezvac-ı tahirat dışındaki mü'mine kadınların, evin içinde çarşaflı bir surette erkeklerin huzuruna çıkması caizdir.

    Bir kısım Fukaha-yi İslam ise şöyle buyurmuştur: Bu Ayet-i kerime, ezvac-ı tahirata (Peygamberimizin zevcelerine) has değildir. Belki ezvac-ı tahirat dâhil, umum mü'mine kadınların ev içindeki hicablarını beyan etmektedir. Bu görüşe göre, kadınlar, evin içinde namahrem erkeklerle ancak bir perde veya duvar veyahut kapı arkasından konuşabilirler. Böyle bir hicab olmadan evin içinde erkeklerle karşılıklı konuşamazlar. Âlem-i İslam’ın tatbikatı bu halde devam edegelmiş, haremlik ve selamlık muhafaza edilmiştir. Mü'mine kadınlar dışarı çıkınca da her iki mezhebe göre, Ahzab suresinin 59. Ayet-i kerimesinin delaletince çarşaf giyeceklerdir.

    İHTAR: Hazret-i Peygamber (asm) başta olmak üzere Sahabe-i Kirâmın erkeklerinin tesettürsüz kadınlarla konuşmaları ve başta ezvac-ı tahirat olmak üzere Sahabe-i Kirâmın hanımlarının tesettürsüz erkeklerle konuşmaları ile alakalı hadis-i şerifler ve tarihi vak'alar, daha tesettür emri nazil olmadan önceki devreye aittir ve bu hüküm, tesettür ve hicab ayetleriyle mensuhtur.

    Abdullah İbn-i Mes'ud (ra)'ın rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Muhterem (sav) şöyle buyurmuştur:

    "Kadın avrettir. Dışarı çıktığında şeytan onu gözetler (Fitneye sevk eder.) Kadının, Rabbinin rahmetine en yakın olduğu hâl, evinin içinde bulunduğu vakittir." (Tirmizî, İbn-i Hibbân)
    Yazar : Risale Forum

  10. #30
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jan 2011
    Nereden Yer
    Evim evim güzel evim..
    Mesajlar Mesajlar
    102
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 46 + 682


    Cevap: Gerçekten tesettürlümüyüz?

    Ya cidden ha.. Benim yaşadığım yerin en büyük avm'sinde vakko çok acayip bir dizayna sahip, her seferinde önünden geçerken aklıma gelir, bu kadınlar ne diye illa vakko'dan eşarp alırlar ki?.. Ki Vakko Türkiyeye iki vapur dolusu şapka getirip Türkiye'nin sayılı zenginleri arasında giren adam değil midir? İlginç.. Bir de üstüne üstlük, aynı şehirde 5-6 yıl önce (tam emin değilim) aynı vakko, bir apartmanın altındaki dükkanlarında sırf o tuhaf dizaynlarını sağlamak için ara katı kaldırarak koca binanın çökmesine sebebiyet vermiş ama her ne hikmetse hiçbir yaptırıma maruz kalmamış bir markadır.

    Her önünden geçmemde, içerdeki başörtülü bayanları görüp bunları düşünüyorum..
    Yazar : Risale Forum

Sayfa 3/4 İlkİlk 1234 SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222