Terâvîh Namazı




Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“…Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.” (Bakara, 185)



Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Allâh Teâlâ Ramazan’da orucu farz kıldı, ben de (terâvîh) namazını sünnet kıldım.” (İbn-i Mâce, Salât, 173)



Hz. Âişe (ranha) vâlidemiz şöyle buyurur:
“Allâh Rasûlü (sav), Ramazan ayında bir gece mescidde nâfile namaz kılmıştı. Birçok kimse de ona uyarak namaz kıldı. Sabah olunca ashâb:
–Rasûlullâh geceleyin mescidde namaz kıldı. diye konuştular.
Nebiyy-i Ekrem (sav) ertesi gece de namaz kıldı. Halk, yine bunu konuştu; katılanların sayısı da iyice arttı. Üçüncü veya dördüncü gece insanlar yine toplandı. Öyle ki, mescid onları alamayacak hâle geldi.
Ancak Allâh Rasûlü, sonraki gece onların yanına çıkmadı. Sabah olunca Efendimiz:

“–Yaptığınızı gördüm. Yanınıza çıkmaktan beni alıkoyan şey, bu namazın sizlere farz oluvermesinden korkmamdır.” buyurdu.” (Buhârî, Terâvîh, 1; Müslim, Müsâfirîn, 177) (Osman Nûri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa (sav)-2, Erkam Yay.)