Kuran’da, hayatın her anında, küçük ya da büyük her olayda Yüce Allah'la kesintisiz bir bağlantı içerisinde olmaya ve her ortamda O’nu anmaya yönelik bir iman anlayışı tarif edilmektedir. İnanan insanın her anı, içinde bulunduğu her durum, yaptığı her iş, yaşadığı her olay, onun Allah'a yakınlaşması, ahlakını güzelleştirmesi, ecrini artırması için verilmiş bir fırsattır.

Kuran'da -Allah'tan bir rahmet olarak-müminin yaşamının her anında bunu nasıl gerçekleştirebileceğine dair birçok hatırlatma da yer almaktadır. Bunlardan biri de müminlerin evlere girerken selam vererek güzel ahlak örneği göstermesidir:

"... Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız. " (Nur Suresi, 61)

Ayetin ifadesiyle inanan insan aklını kullanır ve bu sözün anlamını derin düşünürse, verilen selamla hem Rabbimiz'in ayetteki buyruğunu yerine getirecek, aynı zamanda Allah'ı ve O'nun barış ve esenlik veren anlamındaki ‘Selam’ ismini anacaktır. Selam kelimesi aynı zamanda güvenilirliğin de bir ifadesidir.

Dedi ki: "Hamd Allah'ındır ve selam O'nun seçtiği kullarının üzerinedir. Allah mı daha hayırlı yoksa onların ortak koştukları mı?" (Neml Suresi, 59)

İnanan insanlar ayrıca selam vesilesiyle birbirlerine güzel dileklerde bulunup sevgilerini pekiştirir, bağlılıklarını arttırırlar. Selamla, insanlar arasında bir sıcaklık ve yakınlık kurulmuş olur. Bu nedenlerle inanan insanların bulunduğu yerlerde saygının olmadığı gergin ortamlar oluşmaz.

Kuran’da Nahl Suresi, 32. ayette, ölüm meleklerinin inanan insanların canlarını selam vererek aldıkları bildirilmektedir:

"Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: "Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin."

Selam ayrıca, "Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel." (Ra'd Suresi, 24) ayetiyle sabır ehli olan müminlerin cennetteki karşılanmalarını, "...oradaki dirlik temennileri: "Selam"dır; dualarının sonu da: "Gerçekten, hamd alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (Yunus Suresi,10) ayetiyle de cennetteki selamlaşmaları özlemle hatırlatır.

Evlere girerken, ‘şeytandan Allah'a sığınarak selam vermek’ de, insanın apaçık ve sinsi düşmanı olan şeytanın varlığını diğer inananlara hatırlatmak ve ona karşı dikkatli olmak açısından önemli bir uyarı olacaktır. Ayrıca insanlara zayıf yönlerinden sokulmaya çalışan sapkın şeytanı yaşadığımız ortamlardan -Allah'ın dilemesiyle-uzaklaştırma yönünde hayırlı bir davranıştır. Mümin şeytanı kovma ve selam verme ibadetini yalnızca alışkanlık gibi değil, şuur açıcı şekilde yapar.

Daha güzel bir selamla karşılık vermek de, Allah Katında karşılığı ‘hesabı tam olarak yapılmış’ güzel bir davranıştır:

"Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin. Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır." (Nisa Suresi, 86)

‘Selam’ aynı zamanda, Yüce Allah’ın güzel isimlerindendir ve ‘her türlü tehlikelerden kullarını selamete çıkaran, cennetteki kullarına selam eden’ anlamındadır.

O Allah ki, O'ndan başka İlah yoktur. Meliktir; Kuddûstur; Selam'ır; Mü'mindir; Müheymindir;

Azizdir; Cebbardır; Mütekebbirdir. Allah, (müşriklerin) şirk koştuklarından çok Yücedir. (Haşr Suresi, 23)

Rabbimiz Kendisi'ne iman edenlere sonsuz ağırlanma yurdu olan cennetini müjdelemektedir. Ancak kullarına karşı iyiliği çok olan Rabbimiz, iman edenleri yalnızca ahirette değil dünyada da güzel bir hayatla ödüllendirmektedir. Bu dünya ve ahiret müjdesi, Kuran'da şöyle haber verilmektedir:

Sizin yanınızda olan tükenir, Allah'ın Katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle Biz muhakkak vereceğiz. Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 96-97)

Dünyadaki ve ahiretteki güzel yaşam, kulları üzerinde sonsuz rahmet sahibi olan Allah'ın 'Selam' sıfatının bir tecellisidir. Yalnızca Yüce Allah’a kulluk ve ibadet eden, sadece Rabbimiz’in hoşnutluğunu gözeterek salih amellerde bulunan ve karşılığında dünyada güzel bir hayat süren mümin, ahirette de 'hoşnut edici ve hoşnut edilmiş’tir ve sonsuz barınma konağı cennettir. Allah samimi kullarına ahiret müjdesini Kuran'da şöyle haber vermektedir:

Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir, (o gün) yakınlaştırılmıştır. Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah'a) yönelip-dönen (İslam'ın hükümlerini) koruyan, Görmediği halde Rahman'a karşı 'içi titreyerek korku duyan' ve 'içten Allah'a yönelmiş' bir kalp ile gelen içindir. "Ona 'esenlik ve barış (selam)la' girin. Bu, ebedilik günüdür." Orda diledikleri herşey onlarındır; Katımız'da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 31-35)

Allah'ın Selam sıfatı, cennetine aldığı takva sahibi kullarına selam vermesi anlamına da gelmektedir. Rabbimiz bir Kuran ayetinde, "Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır)" (Yasin Suresi, 58) ifadesiyle cennetteki kullarına sözlü olarak selam vereceğini bildirmektedir. Ve hiç kuşkusuz Rabbimiz’in vereceği selam, bir müminin alabileceği en büyük müjdedir.

Kuran ayetlerinde, müminlerin cennetin kapısında “selam”la karşılandıkları ve o sonsuz ödül yurdunda saçma ve boş söz değil, yalnızca “selam”ı işittikleri diğer Kuran ayetlerinde şu şekilde haber verilmektedir:

O'na kavuşacakları gün, onların dirlik temennileri: "Selam"dır. Ve O, onlara üstün bir ecir hazırlamıştır. (Ahzab Suresi, 44)

Rablerinden korkup-sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: "Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin." (Zümer Suresi, 73)

İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar. (Furkan Suresi, 75)

İman edip salih amellerde bulunanlar, Rablerinin izniyle altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere konulmuşlardır. Orada birbirlerine olan dirlik temennileri: "Selam"dır. (İbrahim Suresi, 23)

Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır. (Meryem Suresi, 62)

Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur); Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma. Yalnızca bir söz (işitirler "Selam, selam." (Vakıa Suresi, 24-25-26)

Yüce Allah’ın dilemesiyle, umarız “Selam”la karşılanan, sonsuza kadar da kutlu ve güzel yaşama temennisi olan “Selam” işiten kullardan oluruz.

Yazar: Elif Alaca