2 sonuçtan 1 ile 2 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.620
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 335 + 2702


    Cenab-ı Hak, şeytanı ve şerleri halketmiş, hikmeti nedir?

    Şeytanların halkı ve icadı ne içindir? Cenab-ı Hak, şeytanı ve şerleri halketmiş, hikmeti nedir? Şerrin halkı şerdir, kabihin halkı kabihtir?

    Elcevab:
    Hâşâ!.. Halk-ı şer, şer değil, belki kesb-i şer şerdir. Çünki halk ve icad, bütün netaice bakar; kesb, hususî bir mübaşeret olduğu için, hususî netaice bakar. Meselâ: Yağmurun gelmesinin binlerle neticeleri var, bütünü de güzeldir. Sû'-i ihtiyarıyla bazıları yağmurdan zarar görse, "Yağmurun icadı rahmet değildir" diyemez; "Yağmurun halkı şerdir" diye hükmedemez. Belki sû'-i ihtiyarıyla ve kesbiyle onun hakkında şer oldu. Hem ateşin halkında çok faideler var; bütünü de hayırdır. Fakat bazılar sû'-i kesbiyle, sû'-i istimaliyle ateşten zarar görse, "Ateşin halkı şerdir" diyemez. Çünki ateş yalnız onu yakmak için yaratılmamış; belki o, kendi sû'-i ihtiyarıyla, yemeğini pişiren ateşe elini soktu ve o hizmetkârını kendine düşman etti.

    Elhasıl:
    Hayr-ı kesîr için, şerr-i kalil kabul edilir. Eğer şerr-i kalil olmamak için, hayr-ı kesîri intac eden bir şer terkedilse; o vakit şerr-i kesîr irtikâb edilmiş olur. Meselâ: Cihada asker sevketmekte elbette bazı cüz'î ve maddî ve bedenî zarar ve şer olur. Fakat o cihadda hayr-ı kesîr var ki, İslâm küffarın istilasından kurtulur. Eğer o şerr-i kalil için cihad terkedilse, o vakit hayr-ı kesîr gittikten sonra şerr-i kesîr gelir. O ayn-ı zulümdür. Hem meselâ: Gangren olmuş ve kesilmesi lâzım gelen bir parmağın kesilmesi hayırdır, iyidir; halbuki zahiren bir şerdir. Parmak kesilmezse, el kesilir; şerr-i kesîr olur.

    İşte kâinattaki şerlerin, zararların, beliyyelerin ve şeytanların ve muzırların halk ve icadları, şer ve çirkin değildir; çünki çok netaic-i mühimme için halkolunmuşlardır. Meselâ: Melaikelere şeytanlar musallat olmadıkları için, terakkiyatları yoktur; makamları sabittir, tebeddül etmez. Keza hayvanatın dahi, şeytanlar musallat olmadıkları için, mertebeleri sabittir, nâkıstır. Âlem-i insaniyette ise meratib-i terakkiyat ve tedenniyat nihayetsizdir. Nemrudlardan, firavunlardan tut, tâ sıddıkîn-i evliya ve enbiyaya kadar gayet uzun bir mesafe-i terakki var.

    İşte kömür gibi olan ervah-ı safileyi, elmas gibi olan ervah-ı âliyeden temyiz ve tefrik için, şeytanların hilkatiyle ve sırr-ı teklif ve ba's-i enbiya ile, bir meydan-ı imtihan ve tecrübe ve cihad ve müsabaka açılmış. Eğer mücahede ve müsabaka olmasaydı, maden-i insaniyetteki elmas ve kömür hükmünde olan istidadlar, beraber kalacaktı. A'lâ-yı illiyyîndeki Ebu Bekr-i Sıddık'ın ruhu, esfel-i safilîndeki Ebu Cehl'in ruhuyla bir seviyede kalacaktı. Demek şeyatîn ve şerlerin yaratılması, büyük ve küllî neticeye baktığı için icadları şer değil, çirkin değil; belki sû'-i istimalâttan ve kesb denilen mübaşeret-i hususiyeden gelen şerler, çirkinlikler, kesb-i insana aittir; icad-ı İlahîye ait değildir.



    Said Nursi





    Kabih: Çirkin, kötü.
    Halk-ı şer: Şerrin halk edilmesi, kötülük ve fenanın yaratılması.
    Belki: Umulur, olabilir. *Hattâ. *Kat’iyyetle. Şüphesiz.
    Kesb-i şer: Kötülüğü kazanmak, kötülüğü elde etmek için yönelmek.
    Netaic: Neticeler, sonuçlar.
    Kesb: Kazanma, edinme, işi gerçekleştirmek için yönelme.
    Mübaşeret: Dokunma, temas etme. *Girişme, girişim, başlama.
    Sû'-i ihtiyar: Kötü seçim, yanlış seçim, iradeyi kötüye kullanmak.
    Sû'-i istimal: Kötüye kullanma, yanlış yerde kullanma.
    Hayr-ı kesîr: Çok hayır, çok iyilik.
    Şerr-i kalil: Az kötülük.
    İntac: Netice verme, doğurma, meydana getirme.
    Şerr-i kesîr: Çok kötülük, kesîr şer.
    İrtikâb: İşlemek, yapmak, çirkin ve kötü iş işlemek.
    Ayn-ı zulüm: Zulmün ta kendisi, haksızlığın kendisi.
    Zahiren: Görünüş olarak.
    Beliyye: Bela, afet, musibet, sıkıntı.
    Netaic-i mühime: Mühim neticeler, önemli sonuçlar.
    Terakkiyat: İlerlemeler, yükselmeler.
    Tebeddül: Başkalaşmak, değişmek.
    Hayvanat: Hayvanlar.
    Âlem-i insaniyet: İnsanlık alemi, insanlık dünyası.
    Meratib-i terakkiyat: Terakkiyat mertebeleri.
    Tedenniyat: Tedenniler, alçalmalar, gerilemeler.
    Mesafe-i terakki: Yükselme mesafesi.
    Ervah-ı safile: Aşağılık ruhlar, kötü ve alçak ruhlar.
    Ervah-ı âliye: Yüksek ruhlar.
    Temyiz: Ayırmak, ayırt etmek, seçmek.
    Hilkat: Yaratılış.
    Sırr-ı teklif: Teklif sırrı, insanın sorumlu tutulmasındaki gizli gerçek.
    Ba's-i enbiya: Peygamberlerin gönderilmesi.
    Meydan-ı imtihan: İmtihan meydanı.
    Mücahede: Din için çalışma ve uğraşma. *Çaba gösterme.
    Maden-i insaniyet: İnsanlık madeni, insanlığın kaynağı.
    İstidat: Kabiliyet, yetenek.
    Şeyatîn: Şeytanlar.
    Sû'-i istimalât: Kötüye kullanmalar, kötü kullanmalar, yanlış yerde kullanmalar.
    Mübaşeret-i hususiye: Özel bir girişim ve temas.
    Kesb-i insan: İnsan kesbi, insanın bir işi gerçekleştirmek için ona meyletmesi.

    Benzer Konular
    Cenab-ı Hakkın hikmeti bu yıl böyle tecelli etti: Ocak ayında papatyalar açtı
    Cenab-ı Hakkın hikmeti bu yıl böyle tecelli etti: Ocak ayında papatyalar açtı Cenab-ı Hakkın hikmeti bu yıl böyle tecelli etti: Ocak ayında papatyalar açtı Cenab-ı Hakkın hikmeti bu yıl böyle tecelli ediyor Devami...
    Cenab-ı Hakk'ın hikmeti: Yarım saat arayla iki mevsim
    Cenab-ı Hakk'ın hikmeti: Yarım saat arayla iki mevsim Cenab-ı Hakk'ın hikmeti: Yarım saat arayla iki mevsim Van'ın yüksek kesimlerinin karla kaplanması, vatandaşlara sonbahar ve kış mevsimini bir arada yaşatıyor Devami...
    Şeytanı kahreden o silah nedir?
    Şeytanı kahreden o silah nedir? Şeytanı kahreden o silah nedir? İslam?ı tek kelime ile ifade etmek gerekirse, ?İslâm; edeptir? deriz. Peki hayatımızda edebi ne kadar yaşıyoruz? Devami...
    "Hakikat ilmini, hakikî hikmeti istersen, Cenâb-ı Hakkın marifetini kazan. Çünkü
    "Hakikat ilmini, hakikî hikmeti istersen, Cenâb-ı Hakkın marifetini kazan. Çünkü Devami...
    "Cenâb-ı Hak, hayr-ı mahz olarak melâikeyi yaratmıştır, şerr-i mahz olarak da şe
    "Cenâb-ı Hak, hayr-ı mahz olarak melâikeyi yaratmıştır, şerr-i mahz olarak da şe Devami...
    Yazar : Risale Forum

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar Mesajlar
    6.620
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 335 + 2702


    Cevap: Cenab-ı Hak, şeytanı ve şerleri halketmiş, hikmeti nedir?

    Halk-ı şer, şer değil; belki kesb-i şer, şerdir. Çünkü halk ve icad, umum neticelere bakar. Bir şerrin vücudu, çok hayırlı neticelere mukaddime olduğu için o şerrin icadı, neticeler itibarıyla hayır olur, hayır hükmüne geçer. Mesela, ateşin yüz hayırlı neticeleri var. Fakat bazı insanlar sû-i ihtiyarıyla ateşi kendilerine şer yapmakla “Ateşin icadı şerdir.” diyemezler. Lemalar
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222