EL-BÂİS

"Kıyametten sonra ölüleri tekrar dirilten.”

“Peygamber gönderen; ölü kalpleri hidayetle dirilten.”

“Nasıl oluyor da Allah’ı inkâr ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi O diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O’na döndürüleceksiniz.”(Bakara Sûresi, 2/28)


Bâis ismi için İmam Gazâlî Hazretleri, “ikinci bir inşa ile ölüleri dirilten” mânâsı verir. Bu mânâ, aklımıza şöyle bir tefekkür levhası açar:

Ölü elementleri bir araya getirip insan bedeni haline koyan Allah, ruhun bedenden ayrılmasıyla ölümü tattırdığı insana, ahiret âlemine münasip bir ceset giydirerek, yeniden dirilişi tattıracak ve böylece insan, Cennet yahut Cehennemle son bulacak olan ikinci bir yolculuğa başlamış olacaktır.

Ruhun hayatı devamlıdır. Bedenden ayrılması, onun hayatında bir noksanlık meydana getirmez. Buna göre,Bâis ismine, ‘ölüleri dirilten’diye mânâ verdiğimizde, cesetlerin yeniden hayata kavuşmasını kastederiz.

Allah, akıllara durgunluk veren diriliş mucizesiyle, Bâis ismini tecelli ettirecektir.

Ba’s, yani öldükten sonra diriliş, gerçekte ‘kabir âleminden mahşere çıkış’ demektir. Doğum, ana rahminden dünyaya gelişin ismi, ölüm dünyadan kabre göçüşün ismi olduğu gibi,ba’s da kabirden mahşere çıkışın ismidir.

Gerçekte, ömrümüzün her safhası bir diriliştir. Ana rahminde nutfeden alâka safhasına geçen bir beden için, nutfe safhası ölmüş, yeni bir devre başlamıştır. Tavırdan tavıra geçerek dokuz ay devam eden bu yolculuk, dünyaya çıkışla yeni bir devreye girer.

Ölümle bu safhaya son verildiği gibi, ba’s ile de kabir hayatı son bulur. Yani, “ba’s” kabir hayatının sona ermesi, mahşer ve hesap safhasının ise başlaması demektir.

Buna göre, Bâis ismine, “Kabir âlemindeki ruhların bir anda ceset giyerek ahiret âlemine doğuşları, haşir meydanına çıkışları” şeklinde mânâ verebiliriz.

Dirilişle ilgili bir âyet-i kerîme:

“İnsan der ki: Ben öldüğüm zaman mı tekrar diri olarak çıkarılacağım? İnsan hiç düşünmez mi ki, kendisi önceden hiçbir şey değilken biz yarattık onu.” (Meryem Sûresi, 19/66, 67)

Ve bir hadis-i şerif:

“Şuna da taaccüb olunur ki, her gün, her gece ölüp dirilip dururken ba’si ve nüşûru inkâr eder.”

Nur Külliyatı'nda, uyku için‘mevtin (ölümün) küçük kardeşi’ denilir. İnsan, his dünyasının şu âlemden çekilmesiyle uykuya geçmiş olur ve kendisine bir başka âlemin kapısı açılır. Artık aynı hisler, bu yeni âlemde vazife görürler.

Rüyasında bir şeyler görüp işitirken, gözleri kapalıdır ve kulağı yanındaki konuşmaları işitemez haldedir.

İşte bu hal, ölüme ve kabir hayatına çok güzel bir misaldir. Uyanma hadisesiyle, his dünyası yeniden dünya hayatıyla ilgilenmeye başlar; bu ise dirilmeye en güzel bir misaldir.

Demek oluyor ki, Allah Resûlünün (a.s.m.) hadis-i şeriflerinde beyan ettikleri gibi, insan her gün hem ölümün hem de dirilmenin misallerini yaşar.

Böyle bir insanın dirilişi inkâr etmesi, gerçekten hayreti muciptir.


Sorularla İslamiyet