Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

6 sonuçtan 1 ile 6 arası

  1. #1
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2006
    Mesajlar Mesajlar
    49
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 58 + 122


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Hadis Alimlerini tanıyalım mı?



    EBU DAVUD (Ö. 275 / 888)
    Tam adı Süleyman b. Eş'as es-Sicistani olup, künyesi olan Ebu Davud'la meşhur olmuştur.

    Kütüb-i Sitte'den üçüncüsü ve ünlü dört Sünen kitabının birincisinin müellifidir, ilmi, irfanı kadar zühd ve takvasıyla da ünlüdür. Tıpkı Buhari ve Müslim gibi, o devir islam dünyasının hemen tamamını dolaşmış ve 50'den fazla bilginden ders almıştır.

    Hocalannın en ünlüleri Müslim b. İbrahim, Süleyman b. Harb, Musa b. İsmail, Abdullah b. Mesleme, Yahya b. Main, Ahmed b. Hanbel, Hişam b. Ammar, Amr b. Avn, Ahmed b. Yunus ve Osman b. Ebi Şeybe'dir.

    Hayatinin büyük kısmı Basra'da geçti. Bağda'ta birçok kez seyahetleri var. Kaynaklar, ünlü mezhep imamı Ahmed b. Hanbel ile yakın dostluğu olduğunu söylerler.

    Ebu Davud, Sünen adıyla andığı eserinde, daha çok fıkha kaynaklık eden hadisleri toplamıştır. O'nun bu eseri, "dünyanın harikası ve İslam'ın dayanağı" diye anılmıştır.

    Ebu Davud'un, h. 1310'da Kahire'de basılan Kitab el-Marasil adlı bir eseri de vardır.

    Ebu Davud'un, Abdullah adında ve el-Mesabih adlı bir eserin de sahibi olan bir oğlu vardır. Abdullah (Ölm. 326) babası çapında büyük bir bilgin olarak ünlüdür.

    Ebu Davud'un, eseriyle ilgili olarak, söylediği şu sözler, O'nun din konusundaki temel anlayışını da göstermektedir: "Resulullah (s.a.)'tan rivayet edilen 5000 hadis topladım ve bunların 4800'ünü eserime koydum. Bu hadislerin Sahih vs. gibi derecelerine de işaret ettim. Bu hadisler içinden şu dört tanesi, bir insana, dini hayatı bakımından yeter:

    Ameller, niyetlere göredir.

    Kişinin Müslümanlığının güzelliğine bir delil de, onun kendisini ilgilendirmeyen şeyleri, boş lakırdıları terketmesidir.

    Kişi, kendisi için sevip istediği şeyi, dostu ve komşusu için de sevip istemedikçe mümin olamaz.

    Helal ve haram, Allah'ın kitabında apaçık belirtilmiştir. Ancak bu ikisi arasında, her iki yöne çekilebilecek şüpheli şeyler vardır.

    Ünlü sufi-bilgin Sehl b. Abdullah et-Tüsteri bir gün Ebu Davud'a geldi ve O'ndan rica etti: "Ey Süleyman! Senden rica ediyorum; Allah Resulü'nden hadisler nakleden o dilini çıkar da bir öpeyim."

    Diyor ki Ebu Davud: "Baş olma, lider olma sevdası, en gizli ve en tehlikeli şehvettir."

    Ebu Davud, Basra'da öldü ve orada defnedildi. (Ebu Davud için bk. Hatib el-Bağdadi, Tarihu Bağdat, biyografi 4638, İbnu Hallikan, Vefeyat, biyografi272).


    Benzer Konular
    Rock yıldızlarını fotoğraflıyordu şimdi İslam alimlerini
    Rock yıldızlarını fotoğraflıyordu şimdi İslam alimlerini https://www.risalehaber.com/d/news/258120.jpg Rock yıldızlarını fotoğraflıyordu şimdi İslam alimlerini Dünyaca ünlü İngiliz fotoğraf sanatçısı Peter Sanders, ziyaret ettiği ülke ve şehirlerde, İslam alimlerini fotoğraf
    500 yıldır din alimlerini yetiştiren medrese
    500 yıldır din alimlerini yetiştiren medrese 500 yıldır din alimlerini yetiştiren medrese Buhara kentindeki Mir Arap Medresesi, yaklaşık 5 asırdır Orta Asya'nın din alimlerini yetiştiriyor. Devamı
    Hadis alimi kime denir? Hadis alimlerini tanıtan yani biyografileri yazılmış bir eser
    Hadis alimi kime denir? Hadis alimlerini tanıtan yani biyografileri yazılmış bir eser Hadis alimi kime denir? Hadis alimlerini tanıtan yani biyografileri yazılmış bir eser biliyor musunuz? Devami...
    İslam âlimlerini işbirliğiyle yetiştirmeliyiz
    İslam âlimlerini işbirliğiyle yetiştirmeliyiz Son dönemde alim yetiştirilememesi sebebiyle İslam dünyasında birtakım olumsuz gelişmeler yaşanıyor Devami...
    Kur'an sempozyumu İslam alimlerini İstanbul'da buluşturdu
    Kur'an sempozyumu İslam alimlerini İstanbul'da buluşturdu Ümit Dergisi ile Akademik Araştırmalar ve İnternet Vakfı'nın organize ettiği 'Kur'an'ın Mucizevi Korunması' başlıklı sempozyum yerli ve yabancı ilim adamlarını bir araya
    Yazar : Risale Forum
    ***"Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin numunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celb et. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et.!!!!!!!!

  2. #2
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar Mesajlar
    10
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 55 + 10


    Hadis Alimlerini tanıyalım mı?

    s.a
    Allah Razı olsun kardeşim.
    çok güzel bilgileri paylaşmışsın
    tşk. tekrar tekrar
    selametle kal.
    devamını bekliyoruz inş.
    Yazar : Risale Forum

  3. #3
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Mesajlar Mesajlar
    413
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 74 + 374


    Ynt: Hadis Alimlerini tanıyalım mı?

    Diyor ki Ebu Davud: "Baş olma, lider olma sevdası, en gizli ve en tehlikeli şehvettir."

    Allah razı olsun.
    Yazar : Risale Forum
    aĞLaRıM HaTRa GeLDiKÇe GüLüŞTüKLeRiMiZ

  4. #4
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    May 2007
    Nereden Yer
    ÜsKüDaR
    Mesajlar Mesajlar
    2.183
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 228 + 9040


    Hadis Alimlerini tanıyalım mı?

    EL-TİRMİZİ

    İslâm dünyasının sekiz büyük hadis bilgininden birisi. Tam adı, Ebu İsa Muhammed bin İsa bin Sevre bin Musa bir Dahhak el-Tirmizî'dir.

    Kütüb-i sitte olarak anılan en güvenilir altı hadis derlemesinden birinin sahibidir. Dördüncü Müslüman kuşak (etbau etbau't-tabiin), içinde yer alır. Hadis ilminde en yüksek dereceye ulaşanlara özgü olan "Hafız" ünvanına sahip ender kişilerdendir.

    Tirmizî'nin doğum yeri ve yılı konusunda farklı rivayetler vardır. Buna göre Tirmizî ya da Mekke'de 200 (815), 206 (821) veya 209 (824) yılında doğdu; Tirmizî'de 270 (883), 275 (888) ya da büyük ihtimalle 279 (892) yılında öldü.

    Kor olarak doğan ya da sonradan gözlerini yitiren Tirmizî, ilk öğreniminden sonra çalışmalarını hadis ilmi üzerinde yoğunlaştırdı. Hadis derlemek amacıyla Horasan, Irak ve Hicaz'da geziler yaptı. Başta Buharî, Müslim ve Ebû Dâvud olmak üzere birçok bilginden hadis aldı. Kendisinden de Heysem bin Kulab el-Şasî, Mekhul bin el-Fald, Muhammed bin Mahbub el-Mahbubî el-Mervezi gibi bilginler hadis rivayet ettiler.

    Tirmizî Kitabu'l-İlel, Kitabu'ş-Şemail, Kitabu Esmai's-Sahabe, Kitabu'l-Esma ve'l-Küna gibi eserler bırakmışsa da büyük ününü es-Sünen de denilen el-Camiu's-Sahih adlı eseriyle kazandı. Tirmizî, câmi' türündeki bu eserde yalnız hadisleri derlemekle kalmamış, her hadisten sonra "Ebu isa der ki" diyerek hadise ilişkin düşüncelerini açıklamış, değerlendirmeler yapmıştır. Hadisleri İslam hukukunun konularına uygun bir düzen içinde sınıflaması ve tekrarlardan sakınması, eserine yararlanma kolaylığı kazandırır. Hadis bilginlerine göre es-Sünen'in diğer hadis derlemelerine üstünlük sağlayan başlıca özellikleri şunlardır: Hadislerin güvenilirlik derecelerini belirtmesi, taşıdığı zaaflara dikkat çekmesi, ravilere ilişkin bilgi vermesi, hukukçuların hadislerden çıkardığı sonuçlara değinmesi ve mezheplerin görüşlerine yer vermesi.

    Tirmizi eseri hakkında şöyle der: "Ben bu Cami-i Kebir'i yazıp bitirince, onu ilkin Hicaz alimlerine gösterdim. Hepsi de beğendiler. Daha sonra alıp Irak alimlerine götürdüm. Onlar da ağız birliğiyle eseri övdüler. Nihayet Horasan diyarı alimlerine takdim ettim. Onlar da memnun oldular, bilahare eseri ilim alemine sundum. Bu eser kimin evinde bulunursa, orada konuşan bir Peygamber vardır" (Abdulaziz bin Şah Veliyyullah Dehlevi, Büstanu'l-Muhaddisin, çev. Ali Osman Koçkuzu, Ankara 1986, 197).

    Endülüs bilginlerinden birisi, Tirmizî'nin eserinin özelliklerini ve değerini, yazdığı bir şiirle şöyle anlatır:

    "Tirmizî'nin kitabı bir ilim bahçesidir. Çiçekleri adeta gökteki yıldızların parlaklığını aksettiriyor. O eser sayesinde hadisler vuzuha kavuşur. Güzel lafızlara meydana konulmuş, adeta resim gibi yerli yerince tanzim edilmiştir. "

    "Hadislerin en yüksek nevi sahihlerdir. Onlar nurlu yıldızlar halinde, her yanı aydınlatırlar. Hadislerin sahihini hasenleri takip eder. Sonra garibler gelir. Hadislerin sahihi sakiminden ayrılmıştır. Tirmizî onları tek, tek işaretleriyle ilim erbabına açıklamıştır. Bu hadisleri, sahih eserler halinde sıraya dizmiş, onları ciddi akıl sahipleri de beğenip seçmişlerdir. Onu beğenenler; fakihlerin ve bilginlerin en önde gelenleri fazilet erbabının, doğru yola gidenlerin en üstünleridir."

    "Tirmizî'nin kitabı böylece enfes bir eser; ilim erbabının takdir ettiği, okuyup konuştuğu bir çalışma olmuştur. Onlar, ruhlarına en yüksek faydayı bahşeden en kıymetli bilgileri, Tirmizî'nin kitabından iltibas etmişlerdir"

    "Ondan, biz de hadisler yazdık; eseri biz de rivayet ettik. Bu işi, cennet ırmağının suyundan kana kana içmek niyetiyle gerçekleştirdik"

    "Düşünce, mana denizine daldı. Oradan en doğru manalara ulaştı. Rahman olan Allah, Ebu İsa et-Tirmizî'yi bu şerefli işinden dolayı hayır üstüne hayır vererek mükâfatlandırsın" (Abdulaziz bin Şah Veliyyullah Dehlevi, a.g.e., 198.)

    Yazar : Risale Forum
    "Düşmanlarım bana ne yapabilir ki?

    Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum, nereye gitsem o benimle gelir.

    Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir.

    Değil mi ki göğsümde Allah'ın Kitabı ve Rasulü'nün sünneti vardır!."

  5. #5
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nereden Yer
    KASTAMONU
    Mesajlar Mesajlar
    266
    Blog Blog Girişleri
    1
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 70 + 2916


    Cevap: Hadis Alimlerini tanıyalım mı?

    Hadis bilginlerinin ileri gelenlerinden biri Muhammed el-Buhârî
    Ebû Abdullah Muhammed b. Ismâil b. Ibrâhim b. el-Mugîre b. Berdizbeh el-Cûfî el-Buhârî. Mugire b. Berdizbeh, Buhara Valisi Yemân el-Cûfi'nin araciligiyla müslüman olmustur. Bu nedenle Cûfi'ye nisbet edilmistir. Buhârî'nin babasi ve dedesi hakkinda pek bilgimiz yoktur.

    Muhammed el-Buhârî, 13 sevvâl 194 h./21 Temmuz 810 tarihinde Cuma günü Buhara'da dogmustur. Bundan dolayi da Buhârî nisbetiyle anilmasina sebep olmustur. Buhârî, henüz bebek iken babasi vefat etmis, kardesi Ahmed'le birlikte yetim kalmistir. Annesinin terbiyesi altinda büyümüs, küçük yasta Kur'an'i ezberlemis ve Arapça ögrenmistir. Babasindan kalan servet onun hiç kimseye muhtaç olmadan ilim ögrenmesinde yararli oldu. On bir yasinda hadis ögrenmeye basladi. Onalti yasinda annesi ve kardesi Ahmed'le birlikte hacca gitti. Annesi ve kardesi Buhârâ'ya dönerken, kendisi ilim ögrenmek istegiyle Mekke'de kaldi. (210 h./825).

    Onsekiz yasinda "Kitâbu Kadâya's-Sahabe ve't-Tâbiin" ile "et-Târîhü'l-Kebîr" adli eserlerini yazdi. ilim ögrenmek için sam'a, Misir'a, Basra'ya, Bagdat'a gitti. Bu amaçla alti yil Hicâz'da kaldi. Buhârî, hadis ögrenmek ve nakletmekle kalmadi. siirle de ilgilendi. Ancak fazla siir yazmadi. Savas sporlarina ilgi duydu, ata bindi, ok atti.

    Akranlari Buhârî'den övgüyle bahsederler. Onu övenler arasinda büyük muhaddis imam Müslim'de vardir. Buna ragmen, Buhârî'nin üstünlügünü çekemeyenler fitne çikarmaktan geri kalmadilar. Buhârî'nin "Kur'an mahluktur" düsüncesini savundugunu yaydilar. Bu dedikodulardan rahatsiz olan Buhârî, memleketi Buhâra'ya gitti. Burada da rahat edemedi. Buhârâ emiri ile arasi açildi. Buhara Emiri Halid Ibn Ahmed, çocuklarina Câmiu's-Sahîh'i ve et-Tarih'i okutmasi için Buharî'yi konagina çagirir fakat Buharî, bu teklifi kabul etmez. ilim meclIslerinin herkese açik oldugunu,isteyenin gelerek yararlanabilecegini, ilmi valinin konaginin duvarlari arasina hapsedemeyecegini bildirir. Bu olay üzerine Ahmed Ibn Hâlid, onu Buhara'dan sürer. Buhârî, Buhara'dan ayrildiktan sonra Semerkand'a gider. Hartenk köyünde bulunan akrabalarinin arasina yerlesir. Semerkand'lilar, Buhârî'den yararlanmak isterler. Bir heyet gönderip Semerkand'a gelmesi ricasinda bulunurlar. Buhârî, Semerkand'a gitmek için hazirlik yapmaya baslar ancak bu arada hastalanir ve Ramazan Bayrami gecesi vefat eder (30 Ramazan 256 h./31 Agustos 869). Cenazesi, bayram günü ögleden sonra kilinarak Hartenk'e defnedilir.

    Imam Buhârî keskin bir zekâ ve ezberleme yetenegine sahipti. Herhangi bir seyi ezberlemesi için ona bir defa bakmasi veya onu bir defa dinlemesi yeterliydi. Bagdatlilarin ve Semerkandlilar'in O'nun zekâ seviyesini denemek için sorduklari sorular bunu göstermesi bakimindan önemlidir. Gezileri sirasinda dinlediklerini yazmamasi ve kendisine takilanlara, dinledigi bütün hadIsleri ezberden okumasi da dikkat çekicidir. O ayni zamanda çok hadis ezberlemekle de söhret bulmustu.

    Ince yapiti uzun boylu idi. ihtiyarliginda çok halim selim görünüslü olmustu. Sert yaratilIsli degildi. Yumusak huyluydu. ilim konusunda çok dikkatli idi. Dayanaksiz konusmak istemezdi. Baskalari hakkinda gayet yumusak bir dil kullanirdi. Derdi ki, "Hiçbir kimseyi giybet etmemis olarak Allah (c.c)'a kavusmayi arzu ediyorum." Rical bilgisi herkesten çok olmasina ragmen cerh ettigi (zayifligini ortaya koydugu) raviler hakkinda bile asagilayici tabirler kullanmazdi. Yalanciligi bilinen birisi için "fîhi nazar (bunda ihtilaf vardir)", "seketû anhu (sikaligi konusunda âlimler sustular)" derdi. O'nun bir adam hakkinda en agir sözü "münkerü'l-hadis (hadisi alinmaz)" terimidir.

    Kütübü sitte müelliflerinden en-Nesâî, Buhârî'yi bizzat görüstügü seyhler arasinda saydiktan sonra söyle demistir: "O, sika, inanilir, akilli bir muhaddistir. Islâm tarihinde ilk defa sahih kitap yazan odur." Bazi âlimler onun için söyle derler: "Buhârî, Allah (c.c)'nun yeryüzünde yürüyen ayetlerindendir." Necm b. el-Fazl diyor ki: "Rüyamda Rasûlullah (s.a.s.) efendimizi gördüm. Bir köyden çikmis gidiyordu ve arkasindan imam-i Buhârî de onu takip etmekteydi. O bir adim atinca Buhârî de bir adim atiyor ve ayagini Rasûlullah (s.a.s.)'in ayagini bastigi yere basiyordu. Kitabini da her bakimdan ona nisbet ediyordu."

    Buhârî ilmiyle amel eden bir insandi. Islâmî sinirlara uymada asiri derecede titizdi. Helâl ve haram konusunda duyarli idi. Hadis ilmine hizmet, bu yolla Allah (c.c.)'in rizasini, Rasûlullah (s.a.s.)'in sefaatini kazanmaktan öte bir amaç tasimiyordu. Babasindan kalan mirasi bile bu yolda harcamisti. Cömertligiyle söhret bulmustu, yardim ettiklerine Allah rizasi için elini uzatiyordu. Çok Kur'an okur, çok nafile namaz kilardi. Rivayete göre her üç günde bir Kur'an'i Kerîm'i hatmederdi. Gecenin bir kismini uykuyla geçirirdi. Sürekli geceleri uykusundan kalkip, kandilini yakar, hadis tahric ederdi. Yahut yazdiklarina isaretler koyar, üzerinde düsünürdü. Seherden önce uyanir, gece namazi kilar; sonra Kur'an'in üçte birini okurdu. Ramazanda ise terâvihten sonra Kur'an'in üçte birini okumaya devam ederdi.

    Buhârî'nin kendi ifadesine göre hadis aldigi hocalarinin sayisi binden fazladir. Hadis yazdigi seyhlerine ait senetleri de bildigini, senedi zayif rivayetlere itibar etmedigini belirtir. Hocalarinin baslicalari sunlardir:

    Ahmed b. Hanbel
    Ali b. el-Medinî
    Yahya b. Maîn
    Ismail b. idris el-Medînî
    Ishak b. Rahuyeh.
    Bunlarin disinda su isimleri de görüyoruz;

    Mekkî b. ibrahim el-Belhî
    Muhammed b. Selam el-Bikendi
    Ibrahim b. el-Es'as
    Ali b. el-Hasan b. Sekîk
    Yahya b. Yahya
    Ibrahim b. Musa el-Hafiz
    Süreyc b. en-Numan
    Ebu Asim en-Nebil es-Seybânî
    Muhammed b. Abdullah el-Ensârî
    Abdullah b. Zübeyr el-Hamidî
    El Mekrî, Abdülaziz el-Üveysî.
    Ögrencileri arasinda da en meshurlari sunlardir;

    Ebu isa et-Tirmîzî
    Muhammed b. Nasru'l Mervezî
    Ibni Ebi Dâvud
    Müslim b. Haccac ve en-Nesâi.
    Câmiu's-Sahîh; Islâm'in ilk dönemlerinde hadIslerin Kur'an'la karismasi söz konusu oldugundan hadIslerin yazilmasi yasakti. Sonralari Kur'an-i Kerîm, kitap haline getirilip, çogaltildi oria bir seyin karismasi engellendi. Sahabe nesli bütünüyle vefat etmis, Islâm ülkeleri genIslemis, degisik düsünceler ortaya çikmisti. Bu tür nedenlerle hadIslerin toplanmasinin yararli olacagina inanildi ve hadIslerin tedvinine baslandi.

    HadIslerin toplanmasina Tabiun döneminde baslanmistir. imam Mâlik* (179 h./195) Hz. Peygamber (s.a.s.)'in hadIslerine Sahabe ve Tabiun kavillerini ekleyerek Muvatta'yi tasnif etmistir. imam Mâlik'ten sonra da hadis konusunda çalismalar yapildi. Buhârî'nin Câmiu's-Sahîhi meydana getirmesi iki sebebe dayanmaktadir. Bunlarin birincisi, hocasinin kendisinden böyle bir istekte bulunmasi, ikincisi de kendisinin görmüs oldugu bir rüyadir.

    Buhârî, sahih adiyla anilan ve içerisine sadece kendince sahih oldugu sabit olan hadIsleri koydugu kitabini yazmakla hükümlerin kaynaklarini bulmada önemli bir hizmeti yerine getirmistir. imam Buhârî ayrica bu eserle kendisinden önce yasamis mezhep imamlarinin dayandigi temellerin saglam oldugunu, hiç birinin kisisel görüsle fetva vermedigini ortaya koydu. Ondan sonra gelen muhaddIsler, hadis çalismalarinin sinirlarini az çok belirlemis oldular. ilim adamlari Buhârî'nin eserine büyük önem verdiler. Özellikle sahih hadis konusunda onun eserinin ortaya koydugu gerçekleri ve sartlari kabul ettiler, örnek aldilar. O, hadiste odak ve hareket noktasi olarak degerlendirildi.

    Buhârî, bu eseri meydana getirirken çok titiz davrandi. Eserine aldigi hadIsleri, alti yüz bin hadisin içinden seçti. Sahih hadIslerin disinda kalan diger hadIsleri eserine almadi. Eserin kabarmasini önlemek için sahih hadIslerin bile bir kismini almamistir. Câmiu's-Sahih'te yer alan hadIslerin sayisi yedibinikiyüzyetmisbestir. Bazi hadIsler degisik kitaplarda geçmektedir. Mükerrerler çikarildiktan sonra geriye kalan hadis sayisi dört bin'dir.

    Câmiu's-Sahih'te hadIsler konularina göre kitaplara, her kitap da kendi arasinda bâblara ayrilmistir. Eserde, üzerinde ihtilaf edilmeyen hadIslere yer verilmis, râvilerin güvenilir olmasi hususunda titiz davranilmistir. Râviler birbirine baglanarak ilk kaynaga kadar götürülmüstür. HadIsleri bazi titiz ölçülere vurduktan sonra sahih kabul edip, uymayanlari reddetme çigirini açan Buhârî olmustur. O'ndan sonra gelen âlimler bu yoldan giderek sahih hadIsleri zayif ve uydurma olanlarindan ayirmaya devam etmIslerdir. Sahih hadis kitabi yazanlar çok olmakla beraber Buhârî kadar titizligi ileri götüren olmamistir. Hadis kabulünde kendine has çok dar bir yolda tek olmasi onun Islâm ümmeti arasinda müstesnâ bir söhret ve güven kazanmasina sebep olmustur.

    Sahih'in nerede telif edildigi hususunda degisik görüsler vardir. Buhârî, hadis almak için gittigi her yerde eserini telife çalismistir. Hayati seyahatlerle ve ilim yolunda geçen bir insanin onalti yillik çalismasinin mahsulü olan bu eserin telifini bir yere baglamak mümkün degildir.

    Câmiu's-Sahih'te yer alan kitap (bölüm) sayisi doksanyedi, bâblarin sayisi üçbindört yüzelli kadardir. Üç râvili hadIslerin sayisi da yirmi ikidir. Degisik senetle gelen hadIsler Sahih'te yer almaktadir. Ancak ayni senet ve ayni metinle birden fazla yerde zikredilen hadIslerin sayisi yirmi üç kadardir. Kur'an'dan sonra ana kaynak olan Buhârî'nin Sahih'i ile Müslim'in eserine Sahih adi verilmektedir. ikisine birden "Sahihayn " denilir. Diger dört hadis kitabina da "Sünen ", alti hadis kitabinin tümüne birden "Kütübü Sitte" denilmektedir.

    Buhârî'nin bu eserine ait bir çok serh yazilmis ve üzerinde çalismalar yapilmistir. En meshur serhleri, Aynî'nin Umdetu'l-Kari, Askalani'nin Fethu'l-Barî ve Kirmâni'nin Kevâkibü'd-Derârî, adli eserleridir.

    Câmiu's-Sahih disinda, su eserleri vardir:

    Tarihu'l Kebir: Hadis ricaline ait önemli bir eserdir. Sahasinda ilk yazilanlardandir. Buhârî bunu henüz onsekiz yasinda iken Rasûlullah (s.a.s.)'in kabri basinda mehtapli gecelerde yazmistir. Haydarabad'ta 1941-1954 tarihlerinde dört cilt,1959-1963 tarihlerinde üç cilt halinde basilmistir.
    Târihu'l-Evsât: Tarihu'l Kebir'in kisaltilmisidir. Bazi yazma nüshalari mevcuttur. Ibni Hacer Tehzibû't-Tehzib isimli eserinde bundan nakiller yapmistir.
    Tarihu's-Sagîr: Tarihu'l Kebir'in bir özetidir. 1325 yilinda Zuafâü's-Sagîr ile birlikte Hindistan'da basilmistir. Kitâbu Zuafâü's-Sagîr: Zayif ravilerin hallerinden bahseder. Hindistan'da 1323 ve 1326 tarihlerinde basilmistir.
    Et-Tarihu fi Ma'rifeti Ruvati'l-Hadîs ve Nükâti'l Âsâr ve's Sünen ve Temyizü Sikatihim min Züafâihim ve Târihu Vefâtihim: Küçük bir risâledir.
    Eet-Tevârîhu'l Ensâb: Bazi sahIslarin özel hallerinden bahseder.
    Kitâbu'l Künâ: Râvîlerin künyelerinden bahseden bir eserdir. Haydarabad'ta 1360 yilinda basilmistir.
    Edebü'l-Müfred: Ahlâk hadIslerini toplayan bir eserdir. istanbul'da 1306, Kahire'de 1346, Hindistan'da 1304 yillarinda basilmistir.
    Refu'l-Yedeyn fi's-Salati: Namazda el kaldirmakla ilgili bir risâledir. Kalküta'da 1257, Delhi'de 1299 yillarinda yayinlanmistir.
    Kitâbu'l-Kiraati Halfe'l-imam: Namazda imamin arkasinda okuma hakkinda yazilmis bir risâledir.
    Hayrü'l Kelâm fi Kiraati Halfi'l Imam adiyla Orduca çevirisi ile beraber 1299'da Delhi'de, ayrica 1320'de Kahire'de basilmistir.
    Halku'l-Ef'ali'l-ibâd ve'r-Redd Ale'l Cehmiyye: Cehmiyye mezhebinin görüslerini reddeden bir kitaptir. 1306'da Delhi'de basilmistir.
    El-Akîde yahut et-Tevhîd: Akaid konusunda yazilmis bir eserdir.
    Abarü's Sifat: HadIsle ilgili bir eserdir ve bazi kütüphanelerde yazma nüshalari mevcuttur.
    . Bunlardan baska kimi kaynaklarda Buhârî'ye ait oldugu zikredilen su kitaplarin ismini de görmek mümkün:

    Birri'l Valideyn
    El-Camiu'l Kebir
    Et-Tefsirü'l Kebir
    Kitabü'l Hibe
    Kitabü'l Esribe
    Kitabu'l Mebsut
    Kitabü'l ilel
    Kitabü'l-Fevâid
    Esamü's Sahâbe
    Kitabu'd-Duâfa
    El-Müsnedü'l-Kebir
    Sülâsiyyât.
    Yazar : Risale Forum
    BİR MUM DİĞER MUMU TUTUŞTURMAKLA ATEŞİNDEN BİR ŞEY KAYBETMEZ.....
    DUA VE SELAM İLE...

  6. #6
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Oct 2018
    Nereden Yer
    ankara
    Mesajlar Mesajlar
    42
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 6 + 10


    Cevap: Hadis Alimlerini tanıyalım mı?

    Bilgiler için teşekkürler.
    Yazar : Risale Forum

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222