Bu konudaki en beğenilen mesaja bak. Tıklayınız.

Sayfa 2/62 İlkİlk 1234561252 ... SonSon
613 sonuçtan 11 ile 20 arası

  1. #11
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Kur'an ve Tefekkür devamı

    Rabbine kul, Rasûlü’ne ümmet olabilmeyi saâdet bilenler, bu muhabbet râbıtasında saf tutarlar. Bu ulvî cephenin adı îmandır. Îman ki gönülde Hak nûrunun

    parlamasından muhabbetin yüreği doldurup taşırmasından ibâret kudsî bir duyuştur. Feyizli bir gönül ile kâinâta nazar edenler, öyle bir duyguya nâil olurlar ki, nazarlarında sanki üzerlerindeki semâ, muhteşem bir billur avize gibi ilâhî sırlardan

    göz kırpan bir derinlik sunmakta; yeryüzü ise her ağaç ve onların yaprakları ile niyaz ellerini açarak neşeli ürperişlerle Rabbine yalvarmakta… Çimenler, sanki Muhammedî bir cemaat için seccâde, onun üzerinde çiçekler sefâlı bir ümmet olarak dalgalanmakta… Kudret nişâneleri olan dağlar, ilâhî huzurda kıyam hâlinde…

    Bulutlar, seyyar feyz ü bereket menbaı olarak semâda dolaşan birer deniz… Rüzgârlar, ilâhî ilhâmın gaybî habercileri… Şimşekler, korku ve ümit şerâreleri. Gürlemeler ve yıldırımlar, Kahhâr’ın saltanatının fermanları ve gafletten îkaz edici bombardımanları… Gündüzler, onun nûrunun zuhûru; geceler, sırlar ve hikmetlerin

    cümbüşü... Hulâsa cihan, onun câzibe âyetleri ile dolu bir tecellî ve esrar kitabı; esmâ-yı ilâhiyyenin fiilî tecellîsi, âdetâ sessiz bir Kur’ân... Kur’ân da, kelâma bürünmüş bir cihân… İnsan da, her ikisinin kavşağında bulunan bir irfan mihrâkı ve tecellî âbidesidir.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  2. #12
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Kur'an ve Tefekkür devamı

    Âişe -radıyallâhu anhâ-, Rasûlullâh

    - sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in kalbî rikkatine dâir bir manzarayı şöyle sergiler:

    “Bir gece Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bana:

    «–Ey Âişe! İzin verirsen, geceyi Rabbime ibâdet ederek geçireyim.» dedi. Ben de:

    «–Vallâhi seninle berâber olmayı çok severim, ancak seni sevindiren şeyi daha çok severim.» dedim.

    Sonra kalktı, güzelce abdest aldı ve namaza durdu. Ağlıyordu… O kadar ağladı ki, elbisesi, mübârek sakalları, hattâ secde ettiği yer sırılsıklam ıslandı. O, bu hâldeyken Bilâl namaza çağırmaya geldi. Ağladığını görünce:

    «–Yâ Rasûlallâh! Allâh Teâlâ sizin geçmiş ve gelecek günahlarınızı bağışladığı hâlde niçin ağlıyorsunuz?» dedi.

    Bunun üzerine Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

    «– Allâh’a çok şükreden bir kul olmayayım mı? Vallâhi bu gece bana öyle âyetler indirildi ki, onu okuyup da üzerinde tefekkür etmeyenlere yazıklar olsun!» dedi ve şu âyetleri okudu:

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  3. #13
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Kur'an ve Tefekkür devamı

    Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akl-ı selîm sahipleri için (Allâh’ın birliğini gösteren) kesin deliller vardır.

    Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her an) Allâh’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin tefekkür ederler ve: Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Seni tesbîh ederiz; bizi cehennem azâbından koru! (derler).» (Âl-i İmran, 190-191)” (İbn-i Hibbân, II, 386)

    Bu âyet-i kerîmeler inzâl olduğu gece Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, göklerin yıldızlarını imrendirecek gözyaşları ile sabaha kadar ağlamıştı. Allâh’ın lutfu ile mü’minlerin de gözyaşları, muhakkak ki fânî gecelerin ziyneti, kabir karanlıklarının aydınlığı, âhiretteki cennet bahçelerinin şebnem damlalarıdır.

    Cenâb-ı Hakk’ın lutfettiği bâzı aylar, günler ve geceler vardır ki vuslata nâil olmanın fırsat demleridir. Rabbimiz, inşâ ettiği semâ takviminde on iki aydan bâzılarını diğerlerine üstün kılmıştır. Şehrullâh olarak da anılan “Receb” ayı, bunlardan biridir.

    Câhiliyye devrinde dahî bu ayda kılıçlar kınına sokulur, kanlı ihtiraslara sükûnet örtüsü çekilirdi. İslâmiyet gelince de Receb ayına gösterilen bu hürmet ve tâzim devâm etti. Bu mübârek ay, ilk Cuma gecesi -meleklerin diliyle-Regâib ve 27. gecesi Mîrâc olmak üzere iki kandil gecesiyle şereflendirildi.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  4. #14
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Kur'an ve Tefekkür devamı

    Bu geceleri Allâh Rasûlü’nün feyz ve muhabbeti ile tezyin etmek en mühim vazîfelerimizden biri olmalıdır. Zîrâ Allâh Rasûlü’nün muhabbeti, kalblerimizin saâdet sermâyesidir. O’na muhabbetle itaat eden, O’na gönül veren bahtiyarlar;

    Allâh’ın nîmetlerine nâil olan peygamberler, sıddîklar, şehidler ve sâlihler kâfilesine katılan ebediyet yolcularıdır.

    Allâh Teâlâ kalblerimizi; hulûlüyle müşerref olduğumuz bu mübârek gün, gece ve ayların feyz ve bereketi ile doldursun, Rasûlullâh’ın nûru ile aydınlatsın, O’nun muhabbetiyle donatsın. Bizleri mahşerde Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem-Efendimiz’in sancağı altında haşretsin ve O’nun şefaatine nâil eylesin.

    Memleketimizi ve bi’l-cümle İslâm âlemini hayırlara, fütûhâta ve füyuzâta mazhar eylesin.

    Yâ Rabbî! Uzun bir gurbet ve derin bir yalnızlık yurduna akıp gitmekteyiz. Orada güneşimiz îmân, dostlarımız nebîler ve sâlihler, saâdet bahçelerimiz de sâlih ameller olsun!

    Allâh’ım! Bizleri, kâinât ve hâdiseleri gönül gözü ile seyredebilen hakîkî idrâk sahibi kullarından eyle! “Oku” emr-i celîlinin muhtevâsından kalblerimize nasipler...
    osman nuri topbaş
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  5. #15
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Hizmette Edeb ve Ölçüler -1-

    Âşıkların hizmetleri de, hizmetlerine karşı aldıkları da,

    Hak Teâlâ’dır (O’nun rızası, lutfu ve ihsânıdır)...”
    Hazret-i Mevlânâ

    Hizmet, Cenâb-ı Hakk’ın kullarından taleb ettiği ictimâî bir kulluk vazifesidir. Müminin hayatı, mahlûkâta hizmetle bereketlenir; derinlik ve mânâ kazanır. İslâm ahlâkının mühim bir bölümünü teşkîl eden hizmet, nefsin hodgâmlığından kurtularak diğergâm bir rûhla mahlûkâta yönelmek sûretiyle Allâh’ı ve rızâsını aramaktır. Nefsânî menfaat düşüncesinden uzak, Allâh rızâsı için îfâ edilen her samîmî hizmet, Rabb’e olan vuslatın aranmasıdır.

    Dolayısıyla bütün hizmetler, mâhiyet ve keyfiyet itibâriyle en mükemmel bir sûrette îfâ edilmelidir. Bu da, birtakım edeb ve ölçülere riâyet etmekten geçer. Yâni gerek maddî, gerekse mânevî hizmetlerin îfâsında gösterilen gayretin ehemmiyeti kadar, onların hangi kalbî keyfiyet ve seviye ile yapıldığı da pek mühimdir. Zîrâ hizmetin bereketli ve Hak katında makbul olabilmesi, ancak buna bağlıdır. Onun içindir ki büyükler:

    “Hizmet mühimdir; lâkin hizmette edeb daha mühimdir.” buyurarak hizmetin, feyiz dolu samîmî bir yürekle ve belli âdâb ve usûllere uyularak îfâ edilmesinin lüzûmunu beyân etmişlerdir.

    O hâlde hizmette muvaffak olabilmek için ilim, irfân, liyâkat, vakar, sağlam bir karakter ve şahsiyet sahibi olmak zarûrîdir. Bunun zıddına, samîmiyetsiz ve gâfilâne yapılan hizmetlerden de bereketli bir netice beklemek beyhûdedir.

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  6. #16
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Hizmette Edeb ve Ölçüler -1- devamı

    Hizmet insanının düstur edineceği vasıfları, dikkat edeceği edeb ve ölçüleri şu şekilde sıralayabiliriz:

    1. Hizmetin Ehemmiyetini

    İdrâk Etmek

    Hizmet ehli, öncelikle hizmetin kendisi için büyük bir ganimet ve lutuf olduğunu düşünmeli ve bunu hizmetin birinci düsturu olarak kabul etmelidir. Nimetin devamının şükürle kâim olduğunu idrâk ederek, Rabbine karşı hamd ve şükür duyguları içerisinde bulunmalıdır.

    Hizmetlerin en yücesi olan îlâ-yı kelimetullâh, Allâh adının ve

    kelime-i tevhidde hulâsa edilen İslâm dininin yaşanarak tebliğ edilmesi ve yüceltilmesi. müminlere emânet edilmiş azametli bir dâvâ ve kudsî bir vazîfedir. Kur’ân-ı Kerim ve sünnet-i seniyye, Allâh ve Rasûlü’nün bizlere bir emânetidir.

    Sahâbe-i kirâm ve mübârek ecdâdımız, bu emâneti 1400 küsur seneden beri ne şekilde idrâk edip bize kadar taşımışlarsa, biz de gelecek nesillere öylece taşımak mecburiyetindeyiz. Bu hizmetler bizim âhiret sermayemiz ve inşâallâh cennet vizemiz olacaktır.
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  7. #17
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Hizmette Edeb ve Ölçüler -1- devamı

    Ömrünü Allâh’ın mahlûkâtına hizmete adamış mümtaz bir insan olan merhum pederimiz Mûsâ Efendi -kuddise sirruh-, hizmetin kıymet ve ehemmiyetini şöyle ifâde buyururlardı:

    “Mümin, ibâdet ve hayrın büyüğüne küçüğüne bakmayıp, fırsat düştükçe ihlâs ile hepsini yapmaya gayret etmelidir. Çünkü büyük hizmet yapan pek çok kimseler, bâzı küçük görünen hizmetleri ihmâl ederler. Hâlbuki Allâh Teâlâ’nın rızâsı nerededir, hangisindedir bilinmez.

    Şunu idrâk etmelidir ki, hizmet etme fırsatı herkese nasip olmaz. Çok kimseler vardır ki, her hususta hizmet kâbiliyetleri olduğu hâlde, zaman ve mekân müsâit olmadığından hizmet etmekten nasipleri yoktur. Hizmet edenler, hizmeti bir nîmet bilip tevâzûlarını artırmalı ve hattâ bu nîmete vesîle oldukları için hizmet edilenlere teşekkür edâsı içinde bulunmalıdırlar.”

    İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, hizmet edenin, hizmet edilenleri bir nîmet bilerek onlara karşı teşekkür edâsı içinde bulunması zarûretini şöyle ifâde eder:
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  8. #18
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Hizmette Edeb ve Ölçüler -1- devamı

    “Nasıl bir kişi çok kimselerin kemâlât elde etmesine sebep olabiliyorsa, bir çok kimselerin de bir kimsenin kemâlât elde etmesine sebep olması mümkündür. Zîrâ her ne kadar bir üstad talebelerinin kemâlâtına sebep oluyorsa da, onların da karşılıklı in’ikâs neticesinde üstadlarının kemâlâtına birer sebep olduğu muhakkaktır.”

    Diğer taraftan, maldan yapılacak infâkın farz olan zarûrî ölçüsü bildirilmiştir. Bu itibarla malının zekâtını veren kimse, malı ile îfâ etmesi gereken hizmeti gerçekleştirmiş olur. Ancak Cenâb-ı Hakk’ın insana lutfetmiş olduğu kâbiliyet ve imkânların nisâb miktârını tâyin etmek mümkün olmadığından, son nefesimize kadar, tâkatimiz nispetinde kendimizi Hak yolunda hizmete adamak durumundayız.

    Zîrâ o keyfiyet, Allâh’a mâlum, bize meçhuldür. Bu sebeple gayret ve tâkatimizin son haddine kadar hizmet ve himmet için çırpınmak îcâb etmektedir. Yâni kula düşen, yaptığı hizmetleri yeterli görmeyip, daha neler yapabilirim düşüncesiyle, sürekli bir hizmet arayışı içinde olmasıdır. Bunun en canlı misâllerinden biri, ashâb-ı kirâmdan

    Abdullâh bin Ümmi Mektûm -radıyallâhu anh-’tır. Bu sahâbî, âmâ olduğu için cihaddan muâf tutulmuştu. Fakat o mübârek sahâbînin, hiç olmazsa sancağı tutabilirim düşüncesiyle Kadisiye Harbi’ne katılması, her hâlükârda bir hizmete tâlip olma arzusunun açık bir tezâhürüdür.

    Bu bakımdan her mümin, hizmet imkânı bulunduğu hâlde bunu îfâ etmekten geri durmanın mesûliyet ve vebâlinin azametini idrâk etmelidir. Bunun aksine davranmanın, ebedî hayât için büyük bir tehlike arz ettiğini bilmelidir.

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  9. #19
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Hizmette Edeb ve Ölçüler -1- devamı

    2. Kalbi Mânevî Hasletlerle Zînetlendirmek

    Gönül feyzinden mahrûm bir hizmet, çöle dökülen bir kova su misâlidir. Kurak arâzîye atılan bir tohum, tarla fârelerinin kursağında yok olmaya mahkûmdur. Gönülle atılan hizmet tohumları ise istikbâlin çınarlarıdır. Bu sebeple hizmet insanı, şahsî hayâtının mânevî gıdasına dikkat etmek mecbûriyetindedir. İbâdetlerde rûhâniyete, ahlâk ve muâmelâtta incelik, zarâfet ve diğergamlığa ehemmiyet verip, rûhen olgunluğa kavuşmak durumundadır.

    Hizmet eden kişinin gönlü, münbit bir toprak gibi olmalıdır. Toprağın üzerinde gezen canlılar, onu çiğner ve cürûfunu da oraya dökerler. Fakat toprak, bu cürûfun hepsini temizler ve sonra çeşit çeşit güzellikte nebatlar bitirerek üzerinde dolaşan bütün mahlûkâtı besler. İşte hizmet ehlinin gönlü de böyle münbit bir toprak gibi olmalı, kalbindeki bütün güzellikler, manzaralar, kudret akışları, tabiî bir şiir hâlinde hizmet edilenlere in’ikâs etmelidir. Bu hâle sâhib olabilmek için şu dört esâsa dikkat etmek lâzımdır:

    a. Kalbin dâimî bir sûrette Allâh ile beraber olması,

    b. Kalbin Allâh ve Rasûlü’nün muhabbeti ile dolu olması,

    c. Kalbin din kardeşlerinin muhabbeti ile dolu olması,

    d. Kalbin Hâlık’tan ötürü mahlûkâta sevgi, şefkat ve merhametle dolu olması.

    Hizmet, ancak zengin bir kalbî hayatla îfâ edilebilir ve bereketli semereler verir. İnsan bu hâle ulaşınca muhabbet odağı hâline gelir. Muhabbetle atılan tohum da ebedîdir. Bu sebeple kendimizi evveliyetle Cenâb-ı Hakk’ın muhabbetiyle ihyâ edip, hayatımızı buna göre programlamamız gerekmektedir.

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


  10. #20
    ABDULLAH çevrimdışı Forum Yöneticisi
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nereden Yer
    Gurbet eller
    Mesajlar Mesajlar
    9.245
    Blog Blog Girişleri
    61
    Tecrube  Tecrübe Puanı: 815 + 40638


    1 üyeden 1 kişi bu mesajı faydalı buldu.

    Cevap: Osman nuri topbaş hoca efendiden hergün bir sohbetler..

    Hizmette Edeb ve Ölçüler -1- devamı

    3. İhlâs ve İstikâmeti

    Muhâfaza Etmek

    İhlâs ve istikâmet, hizmet ehlinin iki vazgeçilmez vasfı olmalıdır. Gerçek bir hizmet ehli olabilmek, Allâh Teâlâ’nın kuluna yüce bir lutfudur. Bu yüce nîmetin kadri iyi bilinmeli ve yapılan her işte ihlâs ve istikâmet üzere olmaya gayret edilmelidir. Aksi

    hâlde bu nîmetin elden alınacağı bilinmelidir. Nitekim yüksek bir dağın zirvesine tırmanan kimsenin, ayağını bastığı yere ve tutunduğu dala daha çok dikkat etmesi gerekir. Zîrâ zirvelerde yanlış bir adım atmak veya çürük bir dala tutunmak...

    daha tehlikelidir. Nitekim: “...Muhlisler büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.” (Beyhakî, Şuabu’l-îmân, V, 345) hadis-i şerifi de, bu gerçeğin en güzel bir ifâdesidir.

    İhlâs, hizmetin sıhhatinin en mühim şartlarındandır. İhlâsın olduğu yerde tefrika, benlik ve ihtiraslar kaybolur. Böylece nefse pay çıkarma yolu tıkanmış olur; hizmet yolundaki engeller de asgarîye iner.

    Hizmet ehli, her şeyden önce etrafına sağlam bir karakter sergileyebilmelidir. Zîrâ insanlar, sağlam karakterli, vakarlı örnek şahsiyetlere hayran olur ve onları örnek alarak peşlerinden gider. Bu bakımdan hizmet ehli, «el-Emîn» ve «es-Sâdık»

    sıfatlarına hâiz bir peygamberin ümmeti olduğu şuuruyla, sözünde ve özünde doğru (sıdk ehli) güvenilir bir kimse olmalıdır. Bütün bunlar, ancak istikâmet üzere bir kullukla gerçekleşebilir. Bu itibarla sıratta yürürcesine bir rikkat ile, gerek şahsî hayatında ve gerekse bulunduğu hizmetlerdeki hassasiyete dikkat etmelidir.

    devamı var
    Yazar : Risale Forum
    “Müslüman, Müslüman’ın elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir (Riyâzu’s-Sâlihîn, 211)


Sayfa 2/62 İlkİlk 1234561252 ... SonSon

Facebook Yorumları

Facebook Giriş

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

102, 108, 112, 115, 118, 119, 120, 124, 126, 127, 128, 131, 134, 135, 137, 138, 139, 140, 142, 143, 146, 147, 151, 153, 155, 157, 159, 160, 161, 164, 165, 166, 167, 172, 179, 184, 191, 195, 198, 207, 527, 600, abese, açacak, açıklıyoruz, adıyla, affetme, ahenk, ahirettedir, ahmaklar, aklı, aklımızla, akıldan, alâkası, aldatmak, aldıkları, aleme, âlemleri, allah, alınmış, amelin, amellerin, âmî, anarşiye, andan, anlayan, anlıyoruz, araf, arkadaşı, armut, arpa, arınmış, arz, asi, askerinin, atan, atmak, aya, âyetlerden, ayetten, âyine, azlığı, ağlayarak, ağzı, bahçeyi, bana, basar, baskı, bayrak, bazı, bağlamış, bağışlar, başlarında, başlayan, başıbozuk, başıboş, başındaki, bedeldir, bekçisi, benî, beraberdim, beraberlik, bertaraf, berzahta, beşer, biçarelerin, bildirir, bile, bilesin, bilinen, biliniz, bilinmez, biliyorlardı, bilmesi, bin, bir adam, birdir, birlik, bitti, bizimle, bizleri, boz, bozan, boğulmak, boğulur, boşa, budur, bulamaz, bülbülü, buldum, bulunmak, burayı, bütünleş, çalışıyor, çarşı, çağırdı, çerçevesi, cevaben, cihâ, cihanı, cilvelerine, çok, çoktur, cömertlik, cömertlikte, cümlemizi, cümleyi, çıkış, dadır, daire, damarı, davranışları, dayanamıyorum, dağlar, dedikleri, dedikodu, dediler, delalet, delildir, demeye, demişler, derece, dervişler, devletinin, deyince, değildi, değilim, değişmem, değiştirmek, dikkatle, dile, dileyen, dinlersen, dirilsin, diye, diyordum, diyorsunuz, diyoruz, diz, dökmek, doktora, dönsü, dosyaları, doymak, dünyadan, dünyasına, durarak, duruma, duyan, düzenli, düğü, düğümü, düşmanı, düşünmeliyim, dış, dışında, edebdir, edendir, edenleri, edilemeyen, edilirse, ediyorlar, efes turları, ehemmiyetlidir, ejderha, eliyle, elzemdir, emanetin, emridir, emrini, emsal, engeli, engeller, erbili, esrarlı, etmektedirler, etmekteyiz, etmeme, etmemesi, etmemiz, etmeyiz, etmişsin, etrafındaki, ettir, ettiren, ettirir, ettiğimiz, evden, evladı, eyleme, eşlerini, eşsiz, faaliyette, fakirler, fare, fazilet, fecr, ferah, fetihlerin, fikirleri, fikrini, firâseti, gaflete, galebe, ganimet, gaybe, gayret, gazabı, gecelerin, geçmesi, gelmiş, gerçekleri, gerçeğini, gerekiyor, getirip, gevşemeyin, gezer, gezi, girdim, gitmiş, gitti, gizlidir, gökte, göndermiş, göreceksin, göremiyorlar, görmeye, görmeyi, görüyorum, görüşleri, gösteriş, gösterme, gümüş, günahlarınızı, günlüğü, güruh, gururu, güzelliklere, güzelliklerinden, güzelliği, hac ve umre, hadislerden, hakikatine, halka, hallere, hallerini, hâlıkını, hanımlarda, hararet, harbi, hasletlerin, hastalığından, hastalığını, havuz, hayatım, hazretlerini, hazırlığı, herşeyin, hevâ, heves, hevesi, hicr, hiddetle, hilkat, hitaben, hizmete, hizmetteki, hoca, hoşnud, hristiyan, huyları, huylu, huşû, hıristiyan, hırsları, ibarettir, îcâbı, içimize, içindeyim, idrakin, ihata, ihtiras, ihtiraslar, ihtirasları, ikincisi, ikinin, ile, ilerleme, ilham, ilimle, ilimlerde, ilimsiz, ilişkileri, ilişkisi, inananlar, inancı, incitir, incitmek, incitmekten, indirdi, insanin, insanlığı, isen, isimli, istediğini, istekleri, istemeye, istikbaldeki, isyana, itidal, izale, işaret, işkence, işlemeyen, işlere, iştir, iştiyak, kabre, kadınları, kahrı, kalacak, kalbinin, kalblerine, kalmamış, kalmasını, kamer, kampanyaları, kandilleri, kanunları, kaplan, karakterli, kardeşi, kardeşlerimiz, kardeşlerimizi, karışsı, kavga, kavme, kavmin, kavuşmuş, kayser, kazancı, kederi, kemik, kendilerini, kendisinde, kesilmiş, kesmeyi, kesti, kimsede, kitabını, kolaylaştırır, kontrolü, konuşmak, korkudan, korkunun, koruması, korunması, kötülüklerin, koyan, koyup, küçümsemek, kudretine, kudüs, küfrü, kullar, külliye, kullukla, kulumun, kurar, kurtarıcı, kurulan, kuruş, kuvvetle, kılınmıştı, kırılmaya, kısmen, kısmı, kısı, kıyamete, kıymetini, lâkin, lisanlar, lisanı, lütuf, maddeten, mahalli, mahkeme, mahlukat, mahvolur, malımı, malzemeleri, mama, manen, mağfiret, mağlub, mağlup, mecbur, menbaı, merhametin, mesel, meselâ, meselede, meydanı, meşhurdur, milleti, misafirhanesi, misin, misli, misvak, muazzam, mücahede, mucib, müdâfii, muhabbete, muhabbettir, muhakkak, muhaldir, muhterem, müjdeyi, mukayese, mükellefiz, mükerrem, mümkü, münafıklar, mürşidi, müslümana, müsrif, müstehak, mütevâzî, müş, nail, nas, nasib, nden, nefret, nefsânî, neyin, nezâket, nihayet, niyetle, nüfuz, numunesi, ödü, okuyunca, olan, olana, olduk, öldürmeye, olduğuna, olduğundan, olgun, olmadı, olmaktan, olmamak, olmayanı, olmayı, ölülere, omuzuna, onlardan, onsuz, oradan, oralarda, ötelere, ötesine, otururken, öyledir, özellikle, öğreten, pakistan, pamuk, parçalar, parıldayan, peygamberdir, peygamberlere, planı, rabbinin, rahatı, rahmeten, revaç, rezil, rivayette, saadetine, sabahı, sabırda, sahibidir, sahnesi, sakı, sakınmak, salahiyet, sâlihleri, sana, sardı, sarılmak, sayılan, seâdeti, sekiz, semeresi, sergilemek, sergiler, sermaye, servet, seslendi, seslenir, sev, sevilelim, seviyesi, sevmez, sevsin, sihri, sizde, sizdeki, sohbete, sohbetin, sohbette, sor, sordular, söylemez, söylemiş, söyleyerek, süfyan, sultana, sünnetleri, süre, süren, suretle, sürü, süsleyen, susuz, sıhhat, sırra, sığı, sığınmak, tahrip, takdim, takdiri, takvim, tamamıyla, tarîkı, tasavvuf, tasavvur, tavır, taşları, teberrük, tedirgin, tekini, teli, temasları, teranesi, ters, titizlik, tokat, toplamak, toplansa, topluma, tükenmez, tutma, tutuyorlar, tuğlaları, ufkunu, ufuk, uhrevî, ülke, ümid, umma, üslûbuyla, ustaları, üstü, uyanı, uyum, uzeyr, üzülmeyin, vacib, vahy, varlığının, vazgeç, vazifeli, vazifesidir, veliyi, verdiği, verildi, verilmiş, vermenin, vesveseler, vurmak, yapabilme, yapacaktı, yapanlar, yapması, yaradan, yaradanı, yaratanı, yaratılışında, yardımı, yarım, yarışmaları, yarışı, yaygın, yayı, yazdığı, yazmalı, yağıyor, yaşıyoruz, yepyeni, yerden, yok, yolcusu, yönden, ırkı, yurduna, yüzleri, yıldızlara, yıldızları, ızdırab, ışık, ışıkları, zahmet, zamanla, zamanları, zarif, zata, zelzele, zemzem, zengini, zerafet, zevklerinden, zikirle, zikredince, zincire, zira, zulmü, zıttı, şahiddir, şahsî, şahsiyet, şahsiyetini, şartları, şaşkınlığı, şefkatinin, şerifi, şerleri, şevk, şeye, şeylerle, şeytanları, şeytanı, şöhret, şükürle, şüpheli

Etiket Bulutu Ana Sayfası

Sosyal İmleme

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222